Kadınların yerel yönetimlerden talepleri: Kadın dostu kentler istiyoruz

Yerel seçimlere sayılı günler kalırken, siyasi partilerin adayları yine ağırlıkla erkeklerden oluştu. Kadınların ‘görünmediği’ erkek egemen toplumda, siyasetin kadınlarla ilgili vaatleri de kadın örgütlerine göre gerçekçi olmaktan çok uzak.

Kadınların yerel yönetimlerden talepleri: Kadın dostu kentler istiyoruz
Yayınlama: 12.03.2024
A+
A-

Sibel Kahraman

Erkek egemen düzende yine bir seçim sath-ı mailine girdik. Siyasi partilerin adaylarının neredeyse tamamına yakını erkek adaylardan oluşuyor. Kadınlarla ilgili vaatleri de yine erkek düzendeki iktidar sahipleri belirliyor. Yerel seçimlere sayılı günler kala Bursa Tanık olarak Koza Kadın Derneği üyesi Derya Şimşek Aksakal’la yerel seçimlerde kadınların taleplerini konuştuk.

Derya Şimşek Aksakal, siyasi partilerin kadın çalışmalarının ‘sahici’ olmadığını söylerken, kadınların, çocukların taleplerini anlattı. Söz Derya Şimşek Aksakal’da…

Partilerin belediye başkan adayları belli oldu. Fakat kadın belediye başkan adaylarının sayısı yine az bu seçimde. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Partilerin tüzüklerinde var bu diye biliyorum. Bildiğim kadarıyla CHP’nin ve AKP’nin yüzde 30 kotası var. Ama kota koyulmasının bir anlamı yok, bir şey ifade etmiyor, bir sonuç koymuyor ortaya. Mesele kotanın olmasından çok kotanın nasıl kullanılmasıyla ilgili. Kadınların orada yer alması onlar açısından çok önemli diye ifade ediyorlar ama kendi izin verdikleri ölçüde kadınlar orada yer alabilirler. Var olan listeler bunu gösteriyor. Doğal olarak bu partilerin kadın çalışmalarının sahici olmadığını, her şeyin göstermelik olduğunu gösteriyor. Aslında kadın meclis adaylıklarına da bakmak lazım burada. Sadece çok kadın aday göstermek değil, kadınların seçilebilir üst sıralardan seçilmesini sağlamak lazım. Biz buna fermuar sistemi diyoruz. Bunu yapan bir tek parti var bildiğim kadarıyla, HDP yani şimdiki DEM Parti. Onlar uyguluyorlar bunu sadece ve Bursa’da da yine öyle yaptılar eş başkanlık sistemiyle. Ama maalesef DEM Parti’nin Bursa’da seçilme ihtimali olmadığını biliyoruz. Bursa’nın demografik yapısı itibariyle. Kendi illerinde seçildiğinde bu oranın kadın meclis üyeliklerinde ve belediye başkanlıklarında bütün partilerin en üstünde olacağına eminim. Partiler dostlar alışverişte görsün gibi meclis üyeliklerinde ve belediye başkanlıklarındaki kotayı sadece kâğıt üzerinde yazıyorlar ama uygulamıyorlar ve tabii ki sınıfta kalıyorlar bu konuda. Çok tanıdık gelen bir durum. Kadınlar sadece siyasette değil hiçbir yerde görünmediği için ve konu mankeni olduğu için her zaman benzeri bir durumla karşılaşıyoruz.

Kadınların bu seçimde yerel yönetimlerden talepleri nelerdir?

Bir sürü başlık var ve bunların hepsini kadın dostu kentler istiyoruz diye söylüyoruz. Kadınların ve çocukların yaşamlarını kolaylaştıran, daha kaliteli bir yaşam ortamı sağlayan yerel yönetimler istiyoruz. Sadece kadınlar demeyelim tabii burada çocuklar ve dezavantajlı grupları da kapsayan, eğitimden sağlığa kadar bir sürü başlık var. İlk önce toplumsal cinsiyete duyarlı bütçe istiyoruz. Yani kadınların ihtiyaçlarını karşılayan, onları ertelemeyen, ötelemeyen ve önceliği alan hem kadınların, hem çocukların ihtiyaçlarını önceleyen bir bütçe. Özel olarak kadın bütçesinin ayrılması gerekiyor. Kadınlar sorun yaşadıklarında ilçelerde böyle beyaz masalar kuruyorlar ya insanlar bir sorun yaşadıklarında direkt başvurdukları sadece kadınların olduğu mor masaya çevirmek lazım. Çünkü kadınlar herhangi birine gidip de bir sorun yaşadığında o sorunu kolaylıkla anlatamıyorlar. Onlar için sadece kadın meselesiyle ilgilenen mor masaların kurulmasının önemli olduğunu düşünüyoruz.

KADINLAR İÇİN MOR HARİTA

Mor haritalar var mesela. UNDP’nin hazırladığı bir proje bu. Çanakkale ve İzmir diye hatırlıyorum Mor harita uygulaması başlattılar ve bu haritaya göre de o şehirdeki bütün karanlık sokaklardan kadınların kendini güvende hissetmediği her ortama ilişkin birçok insanın bunu ifşa edeceği, sorunun çözülmesini isteyeceği bir masa ya da bir telefon numarası veya bir makam olması gerekiyor. Oraya bu sorun gittiği zaman karanlık sokakların aydınlatılması, kadınların geçemediği karanlık sokaklar gibi yerlerin kadınlar için daha güvenli olarak kullanabilmesi için oluşturulan bir mor haritadan bahsediyoruz. Biz Bursa için böyle bir şey talep ediyoruz. Kadınlar için en önemli meselelerden bir tanesi çocuklarının iyi beslenmesi, doğru ve sağlıklı beslenmesi ve artık yaşadığımız koşullarda çok da bu mümkün olamıyor. Yerel yönetimlerin bunu her okulda özellikle dezavantajlı kırsal kesimlerde yoksul mahallelerdeki çocuklara günde bir öğün sıcak yemek verebilir. Sağlıkla ilgili söylediğimizde her mahallede hem kadınların hem de çocukların sağlık problemlerini çözebileceği sağlık merkezi talep ediyoruz. İçerisinde psikoloğundan, nörolojik taramasının yapılmasına kadar bir sağlık merkezi talep ediyoruz.

Kadın sığınakları talebinizi de sık sık dile getiriyorsunuz…

Kadın sığınakları yeterince yok. Şiddet her geçen gün katlanarak artıyor ve kadınlar hiçbir şekilde güvenli bir hayat yaşamıyor. Bunun için de sığınak sayısının artırılması ve sığınak adreslerinin de titizlikle saklanması gerekiyor. Güvenli ve konforlu bir yaşam sağlanması gerekiyor. Aynı zamanda danışma merkezlerinin sayısının da arttırılması gerekiyor. Kadınların en kolay ulaşabileceği yerlerde danışma merkezlerinin olması gerekiyor. Şöyle bir konu da var. 13 yaşından büyük erkek çocuğu olan kadınlar normal sığınaklara giremiyor, çocuğun yaşı büyük olduğu için. Bu durumdaki kadınlar için çözümler üretilmesi gerekiyor. Boşanmış, daha önce çalışmamış ve ekonomik açıdan kendi bağımsızlığı elinde olmayan kadınların yeni bir yaşam kurması için belediyelerin bir çalışma yaparak kadınların işe yerleştirilmesi gerekiyor.

Talepler bunlarla mı sınırlı?

Yerel yönetimlerden bir diğer talebimizde bakıma muhtaç olan yaşlılar için. Yaşlısı olan kadınlar tamamen sosyal hayattan soyutlanıyor. Kendine vakit ayıramıyor. Yaşlısını emanet edeceği birisi ya da bir yer yok. Böyle yerler olduğunda çocuğunu ya da yaşlısını bırakınca kadınlar kendine vakit ayırabilir. Kadınlar için meslek edinme kurslarının daha fazla yaygınlaştırılması gerekiyor. Özetle barınmak, beslenmek ve güvenlik insanının en temel 3 ihtiyacıdır. Bu temel ihtiyaç için belediyelerin çalışması gerekiyor. Bunları sağlamayan bir belediyecilik sosyal bir belediyecilik değildir.

Örneğin Nilüfer ve Yıldırım’daki insanların talepleri bir değil. Yıldırım’da oturan birisinin öncelikli talebi güvenlik olabilir mesela. Siz ilçelere göre talepleri çıkardınız mı?

Mesela Nilüfer’de az önce söylediğiniz gibi meslek edindirme kursları ve ücretsiz ulaşım ya da orada meslek edindirme kurslarının malzemelerinin ücretsiz temini gibi bir ihtiyacı yok. Diğer ilçeler için bu geçerli olabilir. Bizim elimizde her ilçeye ait bir veri yok. Mesela Heykel’deki Maksem Mahallesi’yle hemen biraz yukarısındaki Kuştepe Mahallesi’nde yaşayan insanların bile ihtiyaçları farklı. Hem kültürel hem sosyoekonomik açıdan talepleri farklı. Onların birbirinden ayırt edilmesi gerekiyor. Kadınların yaşadıkları yere göre, kendi taleplerine göre yapılmalı. Mahallede oturan insanların katılımcılığını sağlayacak taleplerini dinleyecek birimlerin oluşturulması gerekiyor. Mesele küçük çocuğu olan kadınlara ücretsiz ulaşım kartı verebilir. Nilüfer’deki için çok geçerli olmayabilir ama Yıldırım’da oturan için bu geçerli olabilir. Kreşler olabilir çünkü çocuklu ailelerde ilk vazgeçen kadın oluyor ve çocuğuna bakmak zorunda kalıyor. O yüzden belediyelerin kreş sayısını arttırması gerekiyor.

ÇALIŞANLAR ARASINDA CİNSİYET EŞİTLİĞİNE DİKKAT EDİLMİYOR

Yerel yönetimlerdeki en önemli sorunlardan bir tanesi de çalışanlar arasında cinsiyet eşitliğine dikkat edilmemesi. Şimdi bütün belediyelere baktığımızda kadın çalışan sayısı fazladır ama yönetici statüsünde en fazla bir tane kadın vardır. Liyakate dayalı kadın erkek eşitliğine dikkat edilmesi çok önemli. Bursa’da büyükşehir ve ilçe belediyelerinin buna özen göstermesi gerekiyor.