Bursa’nın tek kadın servis şoförü: Erkekleşerek değil, kadınca şoförlük yapabilmek

Servis şoförlüğü yalnızca erkek mesleği olarak görülürken, Bursa’nın kayıtlı tek kadın servis şoförü Ecem Şen her gün bu algıyı yıkmak için direksiyon sallıyor. Hem fabrika işçilerinin hem de öğrencilerin servislerine kaptanlık yapan Şen mesleki anlamda bir fark yarattığı kadar, çevresindeki kadınlara da örnek oluyor. Bu haberimizde ‘Yolların Kraliçesi’ Ecem Şen’in yolculuğuna uzanıyoruz.

Bursa’nın tek kadın servis şoförü: Erkekleşerek değil, kadınca şoförlük yapabilmek
Yayınlama: 23.09.2023
A+
A-

BursaTanık Özel

Bursa’yı tanıyanlar akşam 5’ten sonra trafiğe kalmamanın ne kadar önemli olduğunu bilir. Onlarca fabrikaya ev sahipliği yapan Bursa’da trafik fabrika çıkışında işçileri ve okul çıkışında öğrencileri taşıyan servisleriyle neredeyse bitmez tükenmez bir çile sunar. Servis şoförleri bilindiği üzere yalnızca tek bir fabrikadan ya da tek bir okulun servisinden mesul değil. Bir servis biter, ardından hızlıca bir diğeri başlar. Şoförler gün boyu oradan oraya mekik dokur. Bu sürat yarışı halk deyimiyle kendini yolların sahibi sanan servis şoförlerinin kimi zaman yarattıkları kural bilmezlikle trafik sorunlarıyla insanları baş başa bırakır. Pek tabi kadından şoförün kabul edilmediği bu trafik, büyük çoğunluğu erkek servis şoförlerinin hakimiyeti altında. Servis şoförlüğünün erkekler tarafından yapılabileceğinin düşünülmesi, herhalde bu trafikte yolunu bulmanın tek çaresinin hudut bilmezlik, kural tanımazlık olarak görülmesiyle alakalı. Ama bu mesleği yapan kadınlar da var, hem de severek yapan kadınlar…

AYNI FABRİKALAR, AYNI YOLCULAR, AYNI İŞ ARKADAŞLARI

Onlardan birisi de Bursa’nın tek kayıtlı servis şoförü Ecem Şen. 1991 yılında Bursa’da doğan ve Uludağ Üniversitesi Gıda Bölümü’nden mezun olduktan sonra bir süre gıda işiyle ilgilenen Şen, servis şoförlüğüne babasının vefatıyla başladı. Babadan oğula geçen bir mesleğin, babadan kıza geçen çok az örneğinden biri. Mesleğin babasından kendisine kalması nedeniyle tek çocuk sanılsa da aslında bir abisi var. Ancak abisi bu işe hevesli olmayınca, iş başa düşmüş. Küçüklüğünden beri servis şoförlüğüne hevesi olan Şen 3 yıldır babasının servis çektiği okullara, fabrikalara çalışıyor, onun yolcularını taşıyor, onun iş arkadaşlarıyla aynı mesaiyi paylaşıyor ve babadan kalma mesleği devam ettirmenin gururunu taşıyor.

Şen’in günü sabah 05’te başlıyor. Hazırlanıp evden çıkıp aracının lastiklerini, yağını, suyunu kontrol ettikten sonra besmele çekerek yollara düşüyor. Sabah hiç ara vermeden art arda dört servis çektikten sonra ufak bi’ mola verip okul servislerine dönüyor. Akşam saat 7’ye kadar günü büyük bir yoğunlukla geçiyor. Hem can taşımanın verdiği sorumluluk hem trafikte diğer araçlarla yaşanan olumsuzluklar hem de işin kendi doğası gereği mesleğinin oldukça stresli olduğunu söylüyor Şen. Ama çocuk servisinden bahsederken neşeleniyor, gözlerinin içi gülüyor. İşinin en eğlenceli kısmı da bu. En çok da çocuklar nedeniyle okullara servis çekmeyi seviyor.

BEKLENENDEN FAZLA DESTEK

Şen’in mesleğe başlarken en büyük korkusu diğer ‘servisçi abiler’den kendisine yönelecek tepkiler olmuş. Ama kendisine yönelik tepkiler, beklediğinin aksine olumlu yönde ilerlemiş. Şen’in düşüncesine göre kadınların bu mesleği ellerinden almasından korkan servis şoförleri de olabilir. Ancak hem böyle düşünecek hem de Şen’in bu işi yapmasına karşı çıkan şoförlere rağmen destekçileri oldukça fazla.

Erkeklerin yoğun olarak çalıştığı bu sektörde doğal olarak bir ‘erkek ortamı’ da oluşuyor. Böyle bir ortamın içinde çalışıyor olmak belki pek çok kadının zorluk yaşamasına neden olsa da Şen, o ortama dahil olup olamadığını sorduğumuzda, “Tabii ki de. Hatta ben dahil olmak istemesem bile beni zorla dahil ediyorlar.” diyor. Şen çalışma ortamını şu sözlerle açıklıyor:

“Şirketimizin bir lokali vardır. Genelde servis saatlerimizin dışında herkes orada kahvaltısını eder, çay-kahve muhabbetlerimizi yaparız. Onların yanına çok rahatlıkla gidip oturabiliyorum, muhabbet ediyorum. Beni hiçbir zaman yadırgamıyorlar, ayırmıyorlar. Konuşmalarına benim yanımda dikkat ediyorlar. Aslında bir aile gibiyiz, bazı çalışma arkadaşlarımın eşleriyle de görüşüyorum.”

OLUMSUZLUKLARIN ÇÖZÜMÜ SAKİNLİK, OLGUNLUK VE UMURSAMAZLIK

Şen’in bu meslekte en çok zorlandığı nokta trafik. Trafikte kadın servis şoförü görmeye alışkın olmayan Bursalı sürücüler kimi zaman Şen’e olumsuz tepkiler de gösterebiliyor. Trafikte dikkat çekmeyi normal karşılayan Şen, olumsuz durumlarla karşılaştığında ise çözümü sakinlik, olgunluk ve umursamazlıkta buluyor.

ŞOFÖRLÜĞÜ ERKEKLEŞEREK DEĞİL KADINLIKLA YAPMAK İSTİYOR

Çoğunluğu erkeklerden oluşan fabrika işçilerinin servisinin kaptanı olunca Şen’in giyim kuşamına dikkat etmek zorunda hissettiğini düşünenler olabilir, ancak Şen aynı fikirde değil. Çünkü Şen, bu mesleğin erkek işi olarak görülmesine dair algının yıkılması gerektiğini ve kendisinin bir nebze de olsa bundan katkısı olduğunu düşünüyor. Şen, elbise ve etek rahat giyemediğini kabul etse de fikrini şu sözlerle açıklıyor: “Bu işi erkekleşerek değil de kadınlıkla, kadınlık iç duygularımızla yapabilmek. Evet buna makyaj da dahil, kıyafetimiz de dahil.”

Şen’in servisine binen birçok işçi memnuniyetlerini yalnızca kendisine aktarmakla kalmayıp, iş yeri yönetimlerine de ayrıca bildiriyor. Memnuniyetler üzerine artan geri bildirimler fabrikaların da dikkatini çekmiş olacak ki Şen’in yöneticilerini başka iş yerleri arayarak kadın şoför talebinde bulunuyor.

İŞÇİ KADINLARA ÖRNEK OLUYOR

Yarattığı fark yalnızca iş yerlerinde kadın şoför talebiyle sınırlı değil. Bu noktada Şen’in sözlerine kulak veriyoruz:

“Kadınların özgüvenini artırıyorum. Beni yolda gördüklerinde durdurup ‘bize ders verir misin’ diyorlar. Fabrikada servisime binen kadın işçiler eşlerine ‘biz de ehliyet almak istiyoruz, biz de trafiğe çıkmak istiyoruz’ diyorlarmış. Bunlar çok güzel duygular. Keşke vaktim olsa da bütün kadınlara ders verebilsem, hepsini trafikte görebilsek. Ben buradayım, plakam 0594. Herkese elimden gelen yardımı yapmaya hazırım. Ama ben şimdi ‘Yolların Kraliçesi’ olarak servise kaçar.”