Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Özgür Özel

- Özgür Özel haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Özgür Özel haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Özgür Özel: "Bursa'dan Tarım Bakanı çıkaracağız" Haber

Özgür Özel: "Bursa'dan Tarım Bakanı çıkaracağız"

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa’nın Çağrışan köyünde üzüm üreticileriyle buluştu. Bir üzüm üreticisi, geçen yıl don ve yanık nedeniyle ürün alamadıklarını belirterek, bu yıl ürünlerin dalında çürüdüğünü söyledi. Üretici, "Yaptığımız masrafların karşılığını alamadık. Bu sene ürünümüz var. Ürünümüz dalında çürüyor. Pazar bulamıyoruz. İhracat duruyor" dedi. Şeftalinin 40 liradan başlayıp 5-15 liraya kadar düştüğünü ve buna rağmen satılamadığını belirten üretici, "Şu anda 20 ton üzüm dalında çürüyor. Satılmıyor, pazar yok" diye konuştu. Üretici, önümüzdeki dönemde zeytinde de benzer bir sorun yaşanmasından endişe ettiklerini belirterek, "Zeytinyağı toptancıları, silolarımız, depolarımız dolu, piyasaya giremeyeceğiz diyorlar. Yağlık zeytin alamayacağız diyorlar" ifadelerini kullandı. Başka bir üretici ise ambalaj ve mazot maliyetlerinin yüksekliğine dikkati çekerek, "En büyük sıkıntımız bugün ambalaj, mazot çok pahalı. İncirin maliyeti, ambalajı, götürmesi, getirmesi bunların hepsini biz çiftçi olarak üstleniyoruz" dedi. Zeytin üretiminde de alım sorunu yaşandığını belirten üretici, "Satmak da çok büyük sıkıntı olacak gibi duruyor. Şu an Marmarabirlik alım yapmıyor. Ne olacağı belli değil. Çok kötü bir sezon bekliyor bizi" diye konuştu. "Üzümünüzün sadece hasat maliyeti kilo başına 12 lira" Özel, üreticilerin sorunlarını dinledikten sonra yaptığı konuşmada, üzümün üretim maliyetine ve satış fiyatına dikkati çekerek şunları söyledi: "Ben kendim Manisa'nın Hacıhaliller köyündenim. Biz ağırlıklı olarak çekirdeksiz kuru üzüm üretiyoruz. Alaşehir'imizde sofralık üzüm üretiliyor. Buraya doğru geldikçe siyah üzümümüz üretiliyor. Üzüm eğer dolu olursa ya da kesilip serildikten sonra sel vurursa, çere çöpe karışırsa üzümü götürüp şaraplık üzüm ya da alkol fabrikasına verirseniz böyle çer çöp halde satılır ve bütün emekleriniz ziyan olmuş olur." Geçen yıl şaraplık üzümün kilogramının 20 liraya satıldığını belirten Özel, Türkiye'nin en güzel sofralık üzümlerinden birisi olan Çağrışan karasının ise bu yıl halde 25 liraya satıldığını ifade ederek "Alkollü üzüm geçen sene kilosu 20 liraydı ki geçen sene mazot 50 liraydı. Şimdi mazot 98 lira ve Çağrışan karası 25 liraya satılıyor. Daha biz kime ne anlatacağız?" diye konuştu. Özel, üretim maliyetinin satış fiyatına yaklaştığını belirterek, "Geçen sene 2,5 kilo şaraplık üzüm 1 litre mazot alıyordu, bu sene 4 kilo Çağrışan karası 1 litre mazot alıyor. Daha kime ne anlatacağız? Durumun vehameti bu kadar ortada. Eğer ben bu işi biraz biliyorsam, dönümündeki işçilik kesim maliyetiyle düşündüğünüzde bu üzümün sadece hasadı kilogram başına 12 lira maliyet getiriyor. Bunu traktörle yükledin, gittin, koydun, hale götürdün ve bütün masraflarını hesap etmesem bile toplamda 25 lira maliyeti olan üzümü sizden 25 liraya almaya kalkıyorlar. O yüzden burada geçinmek mümkün değil" dedi. Özel, "Türkiye'deki en büyük sorunlardan bir tanesi Adalet ve Kalkınma Partisi geldiğinde 36 olan ortalama çiftçi yaşının bugün 57-58'e çıkmış olması. Çiftçimiz yaşlı. Genç çiftçi yok. Üç genç çiftçiden ikisi de ‘asgari ücret bulursam, asgari ücretli işe girelim, çiftçilik yapmam’ diyor" ifadesini kullandı. "Kime garanti yok? yoksula, çiftçiye garanti yok" Özel, otoyol ve köprülerin özelleştirme programına alındığına işaret ederek, "Şimdi bu otoyolu zenginin birine verecekler, buraya geçiş garantisi verecekler. Osman Gazi Köprüsüne, Avrasya Tüneli'ne geçiş garantisi var. Bursa'nın dışına yapılan o kocaman şehir hastanesinde hasta garantisi var. Kime garanti yok? Yoksula, çiftçiye garanti yok. Bu Çağrışan karasını yetiştirene ya da bu dünyanın en güzel siyah incirini yetiştiren köylüye, çiftçiye, üreticiye geçim garantisi yok. Çünkü alım garantisi yok. Çünkü planlama yok. Devlet Planlama Teşkilatı'nı kapatmışlar. Ekene, dikere karışmıyorlar. Kredi isteyene, 'tarlanı bizim bankaya ipotek et' diyorlar. TARSİM sigortasına imzanı atıyorsun, başına afet geliyor, ‘TARSİM bunu kapsamıyor’ diyorlar" dedi. "Alım garantili yeni bir tarım dönemi başlatmak durumundayız" Özel, planlı üretim yapılması gerektiğini belirterek, "Dünya pazarlarını gören Türkiye bu pazara ne satabilir? Ne kadar satabilir? Ne fiyata satabilir? Bunu önceden analiz eden, uluslararası bağlantılarını yapan, bu ürünün ekilmesini garanti etmek için doğru ürüne doğru yerde, doğru teşvik politikalarını uygulayan bir sistem kurulması gerekir" diye konuştu. Özel, şunları kaydetti: "Doğru ürünü, doğru yerde, doğru destekleme politikalarıyla, sözleşmeli olarak ama arada, yani tohumu veren, daha sonra parayı peşin veren, fiyatı baştan bağlayan, zamanı gelince emeği sömüren birtakım aracıların yaptığı gibi değil; devletin soğuk hava depolarıyla, lisanslı alım anlaşmalarıyla ürünlerin alınması, depolanması, ihracatı, tahsilatı, size ödenmesiyle, kaça satacağını bildiğiniz ürünü nerede üreteceğinizi bildiğiniz için ipoteğe karşılık değil, gelecek seneki ürününün karşılığında sana işletme sermayesi sağlayan, düşük faizli, gerektiğinde sıfır faizli kredilerin olduğu, alım garantili yeni bir tarım dönemini başlatmak durumundayız. YENİ Parti'nin yeni döneminde, yeni iktidarında, son cumhurbaşkanının olduğu gibi çiftçi yakasına yapışıp derdini anlattığında ‘Anam ağladı’ deyince ‘Al ananı da git’ diyen bir cumhurbaşkanı değil, birincisi gibi ‘Çiftçi milletin efendisidir’ diyen bir cumhurbaşkanı... Bu ürünlerin sahibi olan bu şehirlere doğru destekleme yapıldığında çok büyük imkanlar var önümüzde. O yüzden sizlerin emeğini sömüren, alın terini görmeyen, tarlasını ipotek edip borcunu ödemeyince tarlasını elinden alan AK Parti'nin kara düzenine karşı Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi size değer verenlerin yeni düzeni gelecek. "bursa'dan Tarım Bakanı çıkaracağız" Ben partinin genel başkanı olarak, bağ arasından geliyorum, pamuk tarlasından geliyorum, 12 yaşında Ford 3000 traktörün üzerinde kültivatör çekmekten geliyorum. Akşamleyin damda hayvanın pisliğini küremekten geliyorum. Süt sağmaktan geliyorum. Tarlada alın teri döken insanların emeğini biliyorum. Ben bahçıvan Abdullah Ağa'nın torunuyum. Size and olsun ki yüzünüzü güldüreceğim." Özel, Sencer Solakoğlu'nu kastederek, "Allah'ın izniyle Bursa'dan Tarım Bakanı çıkaracağız" dedi. Özel, "Bursa'nın emekçisi emeğinin karşılığını alacak. Bursa'nın sanayisini öncelerken tarımı geride bırakılmayacak. Bursa çiftçisinin emeği sömürülmeyecek, Bursa'nın yüzü gülecek" dedi. Özel, "Köyünüze bugün YENİ Parti'nin Genel Başkanı ve lideri olarak geldim, inşallah bir daha geldiğimizde iktidar partisinin genel başkanı olarak geleceğiz, en güzel günlerde birlikte olacağız" ifadesini kullandı.

Özgür Özel’den öz eleştiri sorusuna olay yanıt! “Kim öngördü de ben görmedim?” Haber

Özgür Özel’den öz eleştiri sorusuna olay yanıt! “Kim öngördü de ben görmedim?”

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhuriyet gazetesine yaptığı açıklamada, belediye başkanlarının AK Parti’ye geçişleri ve parti yönetimine yöneltilen eleştiriler hakkında değerlendirmelerde bulundu. Özel, aday belirleme sürecinde izlenen yöntemi savunurken yaşanan transferlerin önceden öngörülmesinin mümkün olmadığını ifade etti. “Aday belirlerken korku-stres testi diye bir yöntem yok” Cumhuriyet gazetesine verdiği röportajda 31 Mart yerel seçimlerinde elde edilen başarıyı hatırlatan Özel, adayların belirlenme sürecinde çeşitli aşamalardan geçildiğini söyledi. Şehirlere heyetler gönderildiğini, aday adaylarının değerlendirildiğini ve anketlerle kazanma ihtimali yüksek isimlerin belirlendiğini aktaran Özel, adayların daha önce kendilerini destekleyip desteklemediğine göre değerlendirilmediğini kaydetti. Belediye başkanlarının transferleri üzerinden kendisine yöneltilen eleştirilere tepki gösteren Özel, şu ifadeleri kullandı: “Biz 4-5 Kasım kurultayıyla göreve gelmişiz, 31 Mart akşamı uyguladığımız yöntemle tarihin en büyük başarısını elde etmişiz. Şimdi bana diyorlar ki ‘Öz eleştiri yapacak mısınız?’ Bunu ben kendime değil, tarihe haksızlık sayıyorum.” Belediye başkanlarının karşı karşıya kaldığını öne sürdüğü baskılara da değinen Özel, “Aday belirlerken karakter analizi, korku-stres testi diye bir yöntem yok. Belediyeler üzerine böyle haysiyetsiz, alçakça bir saldırı olmamış bir şey. Şimdi ‘Bunu niye öngörmedin?’ Kim öngördü de ben görmedim?” diye konuştu. Bursa Masası’nı gündeme getirdi Özel, parti içindeki eleştiriler ve belediye başkanlarının transferleri üzerinden yürütülen tartışmalara ilişkin açıklamasında Bursa’daki aday belirleme sürecini de gündeme taşıdı. Butlancı Bursa Milletvekili üzerinden örnek veren Özel, adayların belirlenmesinde farklı kesimlerin birlikte hareket ettiğini savundu. Özel, “Butlan yönetimindeki Bursa Milletvekili, Bursa Masası’nda yer aldı. Bütün adayları birlikte belirlediler. Konuşmasına Bursa Masası’na teşekkür ederek başladı” ifadelerini kullandı. Aday belirleme sürecinde Parti Meclisi’nden çıkan isimlere farklı kesimlerin de oy verdiğini belirten Özel, yaşanan gelişmelerin sorumluluğunun yalnızca mevcut yönetime yüklenmesine karşı çıktı. “Hırsıza değil, mağdura hesap soran anlayışa teslim olmayacağım” Özgür Özel, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun belediye başkanları ve yolsuzluk iddialarına ilişkin açıklamalarını da eleştirdi. YENİ Parti’ye geçen isimler üzerinden yapılan değerlendirmelerin gerçeği yansıtmadığını savunan Özel, siyasi operasyon iddialarına dikkat çekti. Özel, “Biz bütün arkadaşlara ‘Siyasi operasyonlara kimse teslim edilemez’ diye bakıyoruz” dedi. Belediye başkanlarının AK Parti’ye geçişleri üzerinden kendisine yöneltilen eleştirileri kabul etmeyen Özel, sözlerini şöyle sürdürdü: “AKP’ye gitmeyenin hapse atıldığı, gidenin kürsüye çağrıldığı bir dönemdeyiz. Hırsıza değil, mağdura gelip hesap soran bir anlayışa teslim olacak değilim.” Özel, iktidarın muhalif seçmeni sandıktan uzaklaştırmayı amaçladığını ileri sürerek muhalefetin ortak mücadele yürütmesi gerektiğini savundu. “Bu millet sandığı öyle kolay kolay bırakmaz” Seçimlerin yapılmaması ihtimaline ilişkin endişeler hakkında da konuşan Özel, Türkiye’de sandığa yönelik güvenin zayıflatılmaya çalışıldığını öne sürdü. Sandığın ortadan kaldırılmasından çok, yurttaşların seçimlere olan inancının kırılmasının hedeflendiğini savunan Özel, “Bugün bu ülkeye yapılacak en büyük kötülük sandıktan umudu kesmektir” ifadelerini kullandı. Özel, sözlerini, “Sandığı elinden alır, getirir, onları da tarihin çöplüğüne gönderir. Bu millet sandığı öyle kolay kolay bırakmaz” diye sürdürdü. “Hiçbir yerde genel merkezin adayı yok” YENİ Parti’nin il ve ilçe kongrelerinde genel merkezin belirlediği adayların öne çıkarıldığı yönündeki iddialara da yanıt veren Özel, seçimlerde üyelerin tercihinin esas alınacağını söyledi. İzmir, Ankara ve İstanbul dahil hiçbir ilde tek aday dayatmadıklarını belirten Özel, “Üyelerin seçtiği aday başımızın tacıdır. Hiçbir yerde genel merkezin adayı yok. Üyenin seçtiği aday, genel merkezin adayıdır” dedi. Özel, ilerleyen dönemde belediye başkanlığı ve milletvekilliği aday adaylarının ön seçimle belirlenebileceğini de ifade etti.

YENİ Parti Bursa'da Nihat Yeşiltaş adaylığını açıkladı Haber

YENİ Parti Bursa'da Nihat Yeşiltaş adaylığını açıkladı

YENİ Parti Bursa Kurucu İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, İl Başkanlığına adaylığını açıkladı. Yeşiltaş'ın açıklaması şu şekilde: Değerli Yol Arkadaşlarım, YENİ Parti'nin inançlı, cesur ve fedakâr üyeleri; Ülkemiz, Cumhuriyet tarihinin en zorlu ve en karanlık sınavından geçiyor. Adaletsizliğin ve yoksulluğun memleketimizin üzerine kara bir bulut gibi çöktüğü, emperyalizmin bu topraklar için monarşi planları kurduğu, bir avuç çıkar çevresinin her geçen gün zenginleştiği, emeğiyle geçinen halkımızın ise giderek yoksullaştığı zamanlardayız. Kardeşlerim! Bizler, işte bu bozuk düzeni kökünden değiştirmek için yollara düşenleriz! En ışıksız ve en umutsuz anlarda bile; "Tutuşturup yüreğimizi bir kandil yakarız bağrımızda / Acımız da diner, ağrımız da" diyerek, dermanı her zaman kendi mücadelemizde aradık ve tüm engellere rağmen bu yolda omuz omuza yürümekten asla vazgeçmedik! Yüreğini meşale yapıp karanlığın üstüne yürüyenler olarak; inandığımızda ve bir olduğumuzda neleri başarabileceğimizi herkese kanıtladık. Bu inançla mayalanan örgütlü gücümüz; bize Bursa’da tarihimizin en büyük seçim zaferini yaşattı ve sonrasında YENİ Parti’yi bu şehrin birinci partisi konumuna getirdi! Bugüne kadar bu büyük ailenin bir neferi olmaktan ve il başkanlığı görevini taşımaktan daima onur duydum. Bugün ise; göreve geldiğimiz ilk andan beri büyük bir dikkatle her adımını planladığımız ve bu sayede zaferle taçlanacağından zerre şüphe duymadığımız o büyük yolculuğumuzu hedefe ulaştırmak için sizlerden aldığım güçlü destekle, YENİ Parti Bursa İl Başkanlığı’na adaylığımı açıklıyorum! Şimdi birlikte büyüttüğümüz bu haklı mücadeleyi çok daha ileriye taşıma vaktidir. Bu yola baş koymuş bir yol arkadaşınız olarak buradan açıkça ilan ediyorum: YENİ Parti’nin 'Yeni Siyaset' anlayışını örgütümüzün kılcal damarlarına kadar yayacağız. Üyelerimizin parti politikalarına doğrudan yön vereceği demokratik ve katılımcı yapıyı kurumsallaştıracağız. Bir kişiyi bile geride bırakmadan; yılmadan, yorulmadan ve hep birlikte cesurca yol yürüyeceğiz! Monarşi heveslilerine ve saltanat sevdalılarına karşı; Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün en büyük eseri olan Türkiye Cumhuriyeti’ni ve onun aydınlık değerlerini son nefesimize kadar savunacağız! Mahallelerde, iş yerlerinde, fabrikalarda, tarlalarda, okullarda... Hayatın her alanında haklı mücadelemizi kitleselleştirecek; Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in öncülüğünde ülkemizin beklediği ve hak ettiği o güzel geleceğe hep birlikte ulaşacağız. Hepinize söz veriyorum: Seçim gecesi birbirimizin gözlerinin içine gururla bakacak, 'Verdiğimiz hiçbir emek boşa gitmedi' diyeceğiz. Çünkü o gece partimizi iktidara, Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nu ise Çankaya’ya taşımış olacağız. Ve inanın bana kardeşlerim; bu kentin meydanlarında o özgürlük şarkılarını hep bir ağızdan söyleyeceğiz! Bursa’nın ve Türkiye’nin aydınlık yarınlarına selam olsun! Yolumuz açık olsun!

Özgür Özel’den Mersin operasyonundaki görüntülere sert tepki: "O şarlatanı ya sen durdur..." Haber

Özgür Özel’den Mersin operasyonundaki görüntülere sert tepki: "O şarlatanı ya sen durdur..."

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Artvin programı kapsamında Milli İrade Meydanı’nda yurttaşlara hitap etti. Özel’in konuşmasının gündeminde, Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik operasyon sırasında bir evde kaydedilen görüntülerin sosyal medyada paylaşılması da yer aldı. Operasyon kapsamında polis ekiplerinin baskın düzenlediği evlerden birinde, kapıyı açan kadının gece kıyafetleriyle görüntülendiği kayıtların sosyal medya hesaplarında paylaşılmasına tepki gösteren Özel, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Bir tarafta ‘Ailem Güvende’ diye kendince operasyonlar yapacaksın, güya aileyi koruyacaksın. Öbür tarafta suçsuz günahsız insanların ev halini polis kamerasına çekip servis edeceksin. Allah sizden aileyi korusun, kadınları korusun, bu memleketi korusun, yazıklar olsun.” Erdoğan’a da çağrıda bulunan Özel, Adalet Bakanlığı içerisinde bazı haber ve görüntülerin basına yönlendirildiğini öne sürerek bu konuda işlem yapılmasını istedi. "O şarlatanı ya sen durdur..." Özel, “Erdoğan’a buradan sesleniyorum. Adalet Bakanlığında gayriresmi olarak her haberi ‘böyle yazın’ diye, yalan yanlış yollayan, yalan yanlış fotoğraflar videolar yollayan, suçsuz günahsız insanların eşinin iffetiyle oynayan o şarlatanı ya sen durdur ya gelip biz durduracağız” dedi. Özel, özel hayata ilişkin görüntülerin yeniden basına servis edilmesi halinde milletvekilleriyle birlikte harekete geçeceklerini belirterek, “Bundan sonra bir özel hayat görüntüsünü basına yollarsa o şarlatan, o bakanlığı biz basacağız milletvekilleri olarak” ifadelerini kullandı. Konuşmasının devamında operasyon kapsamında görüntüleri servis edilen kişilere ilişkin sert ifadeler kullanan Özel, “Kimse bu memleketi sahipsiz sanmasın. Kimse millete kibir yapmasın, milleti karınca gibi görüp ezmeye kalkmasın” diye konuştu. Özel, Mersin’deki operasyon sırasında kaydedilen görüntülerin kamuoyuna yansımasına ilişkin tepkisini, “Karıncanın kardeşi bu meydandaki YENİ Partililerdir” sözleriyle sürdürdü. Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik operasyonda bir eve yapılan polis baskını sırasında kaydedilen görüntüler, daha sonra bazı sosyal medya hesaplarında paylaşılmıştı. Görüntülerde, operasyon kapsamında kapıyı açan bir kadının gece kıyafetleriyle olduğu görülüyordu. Görüntülerin paylaşılması sosyal medyada da tepki toplamıştı.

Özgür Özel'den 'okul saldırısı' açıklaması: "Okullardaki şiddet vakaları münferit olaylarla izah edilemez" Haber

Özgür Özel'den 'okul saldırısı' açıklaması: "Okullardaki şiddet vakaları münferit olaylarla izah edilemez"

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa Turgutlu'da bir lise önünde meydana gelen saldırıya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti: “Manisa Turgutlu ilçemizden gelen acı haber, hepimizi derinden yaraladı. Bir lise önünde meydana gelen silahlı saldırıyla ilgili, sabahın ilk saatlerinde Manisa Valimiz Vahdettin Özkan ve Turgutlu Belediye Başkanımız Çetin Akın ile telefonla görüşerek bilgi aldık, ardından milletvekillerimizden oluşan bir heyeti görevlendirdik. Milletvekillerimiz; Murat Bakan, Deniz Yücel, Bekir Başevirgen ve Suat Özçağdaş bölgede gerekli incelemelerde bulunuyor ve yaralılarımızın sağlık durumlarını yakından takip ediyor. Yaralılarımıza acil şifalar diliyor, ailelerine ve memleketime geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Daha önce de okul ve öğrenci güvenliği konusunda defalarca uyardık, somut öneriler sunduk. Okul içinde ya da önünde yaşanan şiddet vakaları artık münferit olaylarla izah edilemez. Bir anne-baba çocuğunu okula gönderirken ‘Acaba güvende mi’ diye düşünüyorsa ortada görmezden gelinemeyecek bir güvenlik sorunu ve yerine getirilmeyen bir kamu sorumluluğu vardır. Yaşananların tüm yönleriyle aydınlatılması, sorumluların ve sorumluluğunu yerine getirmeyenlerin ortaya çıkarılması için sürecin takipçisi olacağız.”

Özgür Özel’den Bursa’da Bozbey açıklaması: “Çıktığında YENİ Parti rozetini ben takacağım” Haber

Özgür Özel’den Bursa’da Bozbey açıklaması: “Çıktığında YENİ Parti rozetini ben takacağım”

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, bir dizi ziyaret ve temaslarda bulunmak üzere Bursa’ya geldi. Özel, sabah saatlerinde Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i cezaevinde ziyaret etti. Ardından sanayici ve iş insanlarıyla bir araya gelen Özel, cuma namazını Ulu Cami’de kıldı. Cuma namazı çıkışında basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Özel, Bozbey’in son yerel seçimlerde 160 binin üzerinde oy farkıyla seçildiğini söyledi. “Bursa’yı siz değil, biz yöneteceğiz dediler” Özel, Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'ndeki üye dağılımına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, partisinin aldığı oyların AK Parti'nin büyükşehir belediye meclisi için aldığı oyların toplamından 60 binden fazla olduğunu belirtti. Bursa’daki bazı ilçelerde AKP'nin belediye başkanlıklarını kazanması nedeniyle belediye meclisindeki üye dağılımının oy oranlarından farklı oluştuğunu belirten Özel, Bozbey’in tutuklanmasına ilişkin olarak AKP iktidarını eleştirdi. Özel, “Bursalılar 160 bin kişi fazlasıyla Bursa’yı Bozbey’e emanet ettiği halde ‘Bursa’yı siz değil biz yöneteceğiz’ dediler” ifadelerini kullandı. Bozbey’in önceki döneme ilişkin iddialarla ilişkilendirilerek gözaltına alındığını ve ardından tutuklandığını savunan Özel, süreci “haksızlık” olarak nitelendirdi. “Bozbey gitti gideli işler durdu” Bursa’da vatandaşlarla yaptığı görüşmelerden söz eden Özel, Bozbey’e yönelik destek mesajları aldığını belirtti. Özel, “Diyorlar ki ‘Büyük haksızlık yapıldı. Bozbey’e sahip çıkın, Bursa’ya sahip çıkın. Bozbey gitti gideli işler durdu’” dedi. Bursa’da dün yüzde 25 oranında bir zam yapıldığını da söyleyen Özel, vatandaşların kendisine “Bozbey’in yapmadığı zamları, AK Parti geri geldi ve yine yapmaya başladı” şeklinde değerlendirmelerde bulunduğunu aktardı. Özel, Bursa’daki programı kapsamında iş insanları, çiftçiler ve esnafla görüşerek kentin sorunlarını dinlemeye devam edeceklerini söyledi. “Çıktığında YENİ Parti rozetini ben takacağım” Bir basın mensubunun “Mustafa Bozbey’i yeni siyasi yapınızda görecek miyiz?” sorusunu da yanıtlayan Özel, Bozbey’in önceki partisinden istifa ettiğini ve kendileriyle gönül bağı bulunduğunu ifade etti. Özel, “Sayın Bozbey zaten önceki partiden istifa etti, şu anda da gönlü bizimle beraber. Cezaevinde şu anda kendisi. Bursa’da da bizim YENİ Parti’mize gelmemiş, görevde herhangi bir belediye başkanımız ya da vekilimiz yok. Sayın Bozbey’in de hem gönlü hem bütün desteği bizimle birlikte. Çıktığında da büyük bir onurla yakasına YENİ Parti rozetini ben takacağım” diye konuştu.

Özgür Özel'den yurttaşlara YENİ Parti'ye katılma çağrısı: 'Bu hikayeyi kimse dışarıdan seyretmesin' Haber

Özgür Özel'den yurttaşlara YENİ Parti'ye katılma çağrısı: 'Bu hikayeyi kimse dışarıdan seyretmesin'

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin genel merkezinde gerçekleştirilen ilk İl Başkanları Toplantısına başkanlık etti. Toplantının açılışında konuşan YENİ Parti lideri Özel, "Değerli il başkanlarım, kıymetli yol arkadaşlarım, milletimizin kurduğu YENİ Partimizin yeni genel merkezine, bu çatı altındaki ilk İl Başkanları Toplantısına hepiniz hoş geldiniz, şeref verdiniz. Sizler yeni partimizin 81 ilindeki kurucularımızsınız, kurucu il başkanlarımızsınız ve temsilcilerimizsiniz. Bugün bu salonda Anadolu'nun ve Trakya'nın derdini, tasasını, umudunu ve mücadelesini konuşacağız. Anadolu ve Trakya'nın selamlarını getirdiniz ve sizlerle birlikte bundan sonra YENİ Parti'nin Türkiye'deki yeni siyasetini konuşacağız" dedi. Özel, şunları söyledi: "KENDİMİZDEN VE İL BAŞKANLARIMIZIN ZAFERİNDEN EMİNDİK" "Bilinsin ki biz bu binayı Ankara'da tuttuk, Ankara'da kurduk ama ne bu binanın tapusu, ne bu hareketin tapusu, ne YENİ Parti'nin tapusu hiçbirimizin üzerine değildir. Bu partinin sahibi millettir, tapusu da Cumhuriyetimizi kuran Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün üstüne kayıtlıdır. Binamız açıldı, hepimize hayırlı, uğurlu olsun. Ama bugün bir bina açılışından, bir toplantı salonundan, yeni bir adresten söz etmeyeceğim. Biz 24 Mayıs günü hep birlikte arkamızda binaları, makamları, imkanları bırakarak yağmurun, dolunun altında Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne yürüdük ve yeni bir siyasetin kuruluşunu başlattık. Elbette ki Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu, 'baba evimiz' dediğimiz partimizde yepyeni bir anlayışla üç yıldır siyaset yapıyorduk. Değişim kurultayı'nda kimimiz bir taraftaydık, kimimiz başka bir taraftaydık. Sabaha karşı biten kurultaydan sonra sabahleyin il başkanlarımızla kahvaltıda buluştuk ve söze şöyle başladık. Dedik ki 'Bu süreçte en karşımızda olan il başkanımız ve en yanımızda olan il başkanımız...' Orada da söyledim, 'İsim olarak söylüyorum' diyerek rahmetli Ferdi'yi söyledim, Manisa İl Başkanım. 'Manisa İl Başkanı bana ne kadar yakınsa, şu andan itibaren tüm il başkanlarımız o kadar yakın olacak' demiştik. O günden sonra yepyeni bir anlayışla; kaybetmeyi geride bırakan, yenilmeyi geride bırakan bir anlayışla yola çıktık ve aslında yepyeni bir siyaseti son kurultaydan sonra hep birlikte gerçekleştirdik. Kalıcı ayrılıkları geride bıraktık. 'Sen o taraftaydın, ben bu taraftayım'ı geride bıraktık. Birbirimize kin duymayı, nefret duymayı hiç düşünmedik ve kolkola girdik. En doğru adayları belirleme mücadelesi verdik. Doğrusuyla, yanlışıyla ama ne yaptıysak iyi niyetle yaptık ve 31 Mart günü sizler illerinizde sandıklara sahip çıkarken ve oy sayımı başlamak üzereyken ben partinin her seçimde attığı bir mesajı bu sefer bambaşka hazırlamanın ve yollamanın heyecanini yaşıyordum. Hepiniz şahitsiniz ki sandıklar açılmaya başladığında, daha sandık sonuçları ortaya çıkmadan şöyle bir mesaj gelmedi. 'Anadolu Ajansı, iktidara yakın kanallar bilerek en kötü olduğumuz yerlerden haberler veriyorlar. kimse moralini bozmasın ve sandığı terk etmesin. Islak imzalı tutanakları almadan kimse görev yerinden ayrılmasın' mesajına bizim artık ihtiyacımız yoktu. Biz sandıklar açılırken bütün sandık görevlilerinin cep telefonlarına 'Birazdan Türkiye'nin dört bir yanından çok güzel haberler alacaksınız. Sakın bu haberlerin heyecanıyla görev yerinizi terk etmeyin, ıslak imzalı tutanağı almadan asla oradan ayrılmayın' mesajını atacak kadar kendinizden emindik, özgüvenliydik ve sizin emeğinizden, sizin çabanızdan, sizin zaferinizden emindik." "İKTİDAR NAMZETİ OLUNCA OLMAYACAK İŞLERE GİRİŞTİLER" "Gelinen noktada biz arkada binaları, imkanları, makamları değil; biz arkada kaybetmeye alışmayı, muhalefette olmayı, birbiriyle didişmeyi ve birilerine rakip, tehdit olmaksızın bir görevde olma anlayışını bıraktık. İşte biz onu geride bırakınca ve biz geride hiçbir arkadaşını bırakmayan, geride kimseyi bırakmayı kabul etmeyen bir anlayışta Genel Başkan ve il başkanları, genel merkez ve Türkiye'deki Cumhuriyet Halk Partisi'nin o dönemdeki tüm il ve ilçe başkanları, yöneticileri, örgütü, üyeleri bu fikirde birleşince bizim artık iktidar için bir tehdit olduğumuz, yönetimi değiştirmeye niyetli olduğumuz, geleceğin iktidar partisi namzeti olduğumuz algısı yerleşti. Buna karşı birileri ellerinde bulundurdukları kamu gücünü kullanarak, maalesef yargıyı kullanarak, savcıları kullanarak, hakimleri kullanarak olmayacak işler içerisine giriştiler. Baştan sona hatırlatmayacağım ama ilk iş olarak Türkiye'nin en büyük ilçesine, Esenyurt'a operasyon yapıp kayyım atayarak başladılar. 19 Mart'ta İstanbul Büyükşehir'e kayyım atama niyetiyle terör soruşturması başlattılar. Aynı zamanda 'Dünyaya derdimizi anlatamayız' diye düşünüp bir yolsuzluk soruşturması icat ettiler. Yetmedi, 'casus' dediler. Yetmedi, 'hırsız' dediler. Ama sonuçta dünyanın, Türkiye'nin adını bilmeyip o şehrin adını bilen bütün dünyanın gözünün önünde bile döndüler, dolaştılar ve İstanbul'un seçilmiş iradesine kafa tuttular; İstanbul'un kendisine, milletin kendisine kafa tuttular. Mücadele ettik. Yalanlarına, tertiplerine, kumpaslarına, iftiralarına teslim olmadık. Arkadaşlarımızı geride bırakmadık, ailelerini yalnız bırakmadık. Bir büyük mücadeleyi hep birlikte başlattık. Önce Saraçhane'de, takip eden günlerde kayyım püskürtüldükten sonra da önce Maltepe'de, sonra her çarşamba akşamı İstanbul'da bir ilçede, her hafta sonu sizlerin bir şehrinizde bir büyük mücadeleyi milletimizle kucaklaşarak, daha önce niyetlenemediğimiz meydanlara sığmayarak, şehrin geçmişte doldurulup şimdi birilerinin doldurmadığı ve kaçtığı meydanlarını doldurarak, taşıyarak bir büyük mücadeleyi hep birlikte verdik. Ayrıca örgütümüze verdiğimiz sözü tuttuk, hep beraber partiyi daha demokratik olarak nasıl yöneteceğimizi, daha iyi nasıl yöneteceğimizi taahhüt ettiğimiz tüzüğümüzü öyle 600'e 600 ayrılmış, birbirine denk iki delege yapısı hiç değişmeden sadece bir yıl sonra oybirliği ile değiştirdik." "HEP BİRLİKTE DEĞİŞTİRDİK" "Hep beraber çalıştık. 81 ilde, ilçelerde defalarca il danışma kurulları, STK'lar, meslek örgütleri ile çalışmalar, sendikalarla, iş insanları ile görüşmeler, sayısız ziyaretler, dünyaya bakarak, Türkiye'yi doğru okuyarak 20 yıldır değişmeyen ki belki artık her yıl revizyonlu konuşmak lazım Parti Programını hem Türkiye'yi nasıl yöneteceğimiz iddiasını ortaya koyarak hem de kronikleşmiş tespitinde ortaklaşılmış sorunların nasıl çözüleceğini somutlayarak yine büyük bir uğraşın sonunda hep birlikte değiştirdik. Bu arada saldırılar, saldırılar, saldırılar, saldırılar sürerken yarışmalı kurultayımızdan sonra aynı delegelerimizle 6 Nisan'da partiye de bir saldırı, partinin kapısındayken bir olağanüstü kurultay yapıp o kurultaydan hep birlikte tek yumruk olarak çıktık. 21 Eylül'de İstanbul İl Başkanlığımıza hem kayyım atanıp hem bina saldırıya uğradıktan sonra İstanbul delegeleri olmaksızın ve doğal delegeler olmaksızın yapılan bir kurultayda yine tek yumruk olarak çıktık. Ardından olağan kongre takvimini başlattık. Her mahalleye sandık koyduğunuz, mahalleden ilçeye, ilçeden ile, ilden Ankara'ya bütün seçilmişler yenilendi, yeni baştan seçildi, yepyeni bir irada çıktı. Kumpasçıların açtığı dava, mahkemede konusuz kaldı, kapandı. Bu sefer siyasi partilerin değil de medeni hukukun alanı olan bir alanda yeni bir saldırı başladı. Saldırı devam ettirildi. Siz, biz eğilmedikçe, bükülmedikçe Türkiye'yi yönetme iddiasını ifade ettikçe ve son kurultayda güçlü kadrolar, iktidar yürüyüşü için görevlendirildikçe karşımızdaki kötülük durmadı, durmadı, durmadı." "KURUMSAL KİMLİĞE SALDIRILDI" "Maalesef bu kez partinin cumhurbaşkanı adayına, partinin belediye başkanlarına ve meclis üyelerine, bürokratlarına yapılan saldırılar, son olarak partinin kurumsal kimliğine yöneldi ve AK Parti yargısı, AK Parti'nin kara düzeninin yargı kolları başkanlığı, partimizin Genel Başkanını, yöneticilerini değiştirip 6 yıl önceki bir kurultaya gidip partiyi 6 yıl seçimsizliğe de mahkum edip üst üste kazandığımız dört mazbatayı da yok sayıp bildiğiniz süreci başlattı. Maalesef tarih önünde bazılarımız sınavdan geçemedi. Tarih, siyasetçilere, insanlara sonra bakıp not vermek üzere sorular sorar. Şükürler olsun ki bu salonda, bu salondakilerin yönettikleri şehirlerinde, ilçelerinde neredeyse tümüne yakın olarak hep söylüyoruz, karpuzu ortadan böleceklerdi. Bir bütün olarak kalabilen ve sadece sapından ayrışan bir anlayışla tarihin doğru tarafında durduk, durdunuz, tarihin doğru tarafında duranlara selam olsun." "MİLLETİMİZ, 'BİR YOL AÇIN' DEDİ" "Tarihin eğri tarafından kendilerine makam, mevki arayanlar geride kaldı. Onlar, tarihte yarın sorulacak sorulara, verilecek cevap bulamamanın utancı içinde kalsınlar. Ancak biz tarihin doğru tarafında duranlarız. 2 yıldır hazırlanan büyük kötülüğe, o büyük kötülüğün ardından 2 ay süreyle önce genel merkezde, il binalarında, ilçe binalarında, mahkeme salonlarında, sokaklarda hem direndik, mücadele ettik hem de yola düştük, Türkiye'yi temsil eden 22 farklı şehirde istikamet sorduk, yol sorduk, yön sorduk. Ve millet bir zaman sonra, ilk önce 'Aman bırakmayın' diyen millet, bir zaman sonra 'Yeni bir yola çıkın, yürüyün, arkanızdayız' dedi. Bahsedebileceğiniz her türlü imkansızlığı kendi zihninde yenmiş, kendi gönlünde de bu anlamda bize bir yer ayırmış olan milletimiz, 'Bir yol bulamıyorsanız yeni bir yol açın ve arkanızdan yürüyeceğiz' dedi ve hep birlikte o yeni yola çıktık. Hep beraber o yeni yolda atılması zor, atılması zaruri ama geleceği kurtaracak ve eskiyi geride bırakacak yeni bir yolu kurduk, yeni partiyi kurduk. Milletimize selam olsun." "TÜRKİYE'YE, MİLLETE YEDİ SÖZÜMÜZ VAR" "Hepinize verdiğiniz mücadeleden dolayı helal olsun. Hep birlikte kısa zamanda çok işler başardık. Bu geçmiş hatırlatması bu zaruri,tarih önündeki geçmiş hatırlatması bir yana, bir daha da dönmemek üzere şimdi hep birlikte çok büyük işler başarıyoruz. Türkiye'de tarihin en hızlı örgütlenme sürecini başarıyorsunuz. Tarihin en büyük üye katılımını başardınız, başarmaya devam ediyorsunuz. Tarihin en büyük bağış kampanyasını yürütüyoruz ve milletimizin büyük teveccühüne layık olmaya çalışıyoruz. Şaka değil, bugünün iktidar partisi, üyesi ile övünen iktidar partisi, kurulduktan bir yıl sonra 400 bin üyeye ulaşmışken yarının iktidar partisi, seçimden sonra iktidar partisi, YENİ Parti 18 günde 600 bin üyeye ulaştı. Elbette bütün ihtiyaçlara yetmez, elbette eski imkanları getirmez, elbette devletin bir yılda verdiğinin üçte biri bile değildir ama 539 milyonluk bir bütçeyle, '3 otobüsün olmasın ama bir tanesi olsun. Otobüsün benden' dedi. 'Mütevazı bir binan olsun ama o bina bizden, imkanları bizden' dedi. 'Araç lazımsa araç, ne lazımsa biz sağlarız, kimseye muhtaç değilsin, ben senin arkandayım' dedi. Ve kurulmasına milletin karar verdiği, adını sokakta, hepiniz şahitsiniz ki ad arayamadık, YENİ Parti dediler geçtiler, adını milletin verdiği, adını milletin koyduğu, bütçesini milletin belirlediği YENİ Parti'nin şimdi artık bu çıktığı yeni yolda, iktidara doğru yürümek ve omzumdaki yükün farkında olarak taşımak, arkasında duran milletin umutlarını boş çıkarmamak dışında bir hedefi yoktur. Yola çıktık, yoldayız ve sizinle birlikte YENİ Parti'nin iktidarını kurmak için yorulmadan yürümeye devam edeceğiz. Hepinize kolay gelsin." "OYA HÜRMET EDEN BİR SİYASİ AHLAKI YERLEŞTİRECEĞİZ" "Değerli başkanlarım bu toplantıda elbette örgütlenmemizi konuşacağız, sorunları ve çözümleri konuşacağız. Ama bu toplantıda esas iki şeyi konuşacağız. Bunlardan bir tanesi, iktidara gelmek için millete ne söz veriyoruz? Onu konuşacağız. İkincisi, bu verdiğimiz sözü tutmak için bize ve size hangi görevler düşüyor? Onu konuşacağız. Çünkü bir siyasi partinin iki büyük sorumluluğu vardır. Birincisi, millete nasıl bir düzen kuracağını açıkça söylemek; ikincisi, o düzeni kuracak gücü, kadroyu, iradeyi açıkça ortaya koymak. İşte bu yüzden milletimize bu toplantıda verilecek, 'yeni'nin yedi sözü vardır. Sizlere bu toplantıda verilecek, YENİ Parti'nin yedi tane görevi vardır. Türkiye'ye, millete yedi sözümüzden birincisi elbette ki demokratik Türkiye. Yeni Parti siyasetin işletim sistemini değiştirmeye geliyor. Eski nesil örgütlenme modelini terk ediyor. Üyeler ve üye olamayanlar, gönlü partide olanlar ya da üye olmasa da bu partide gönlü olanların söz sahibi olacağı, bütün karar alanlarında tek yetkilinin de partinin üyeleri olacağı bir dönem başlatıyoruz. Gençler ve kadınlar siyasetin kapısında ya da vitrininde beklemeyecekler. Karar masasında ve temsil mekanizmalarında hak ettikleri yeri bulacaklar. Millet adına karar veren değil, milletle birlikte karar veren bir siyaseti müjdeliyoruz. Partiler arasında serbest rekabeti, güvenilir seçimleri mümkün kılan ve sonrasında millet kimi seçerse o seçilmişe itibar eden bir anlayışı taşıyoruz. Milletin oyuna hürmet eden bir siyasi ahlakı yerleştirmek üzere yola çıkıyoruz. Türkiye kimlikler, hayat tarzları, siyasi tercihler, eski kamplaşmalar üzerinden bölünmeyecek; bu gerilimler üzerinden yönetilmeyecek. Bir partiye oy veren de vermeyen de iktidara oy veren de vermeyen de Cumhuriyet'in eşit vatandaşı olarak görülecek. YENİ Parti, Türkiye ittifakı anlayışı içinde Türkiye'nin bütün demokratlarının ortak çatısı olacak. Kutuplaştıran değil birleştiren, dışlayan değil kucaklayan, kavga eden değil sorun çözen bir siyaset kurulmakta. Kurulacak, yerleşecek, iktidar olacak. Milletimize birinci sözümüz budur." "MAHKEMEDE, GELİRDE, VERGİDE, SOSYAL HAYATTA ADALET..." "Milletimize ikinci sözümüz, adil ve özgür Türkiye'dir. Mahkemede adalet, gelirde adalet, vergide adalet, sosyal hayatta adalet. Adalet anlayışımız bu dört ayak üzerine kurulacak. Yani hukuk önünde herkese eşit olacak. Adaletli bir gelir dağılımıyla toplumda herkes refahtan hak ettiği payı alacak. Adil bir vergi sistemi ile vermesi gereken verecek, vermemesi gereken vermeyecek. Herkes gelirine göre, adilane şekilde vergilendirilecek ve sosyal hayatta adalet olacak. Hangi inançtan, hangi kimlikten olursa olsun herkes kendini devlet karşısında eşit hissedecek. Basın özgür olacak. Gençleri canından bezdiren yasakların bizatihi kendisi yasak olacak. Türkiye'de sadece yasak getirmek yasak olacak. İnsanlar düşüncesini söylediği için 'Başıma bir iş gelir' diye yutkunmayacak, susmayacak, sinmeyecek, geri çekilmeyecek." "MİLLETİN ZENGİNLEŞTİĞİ DÜZENİ KURACAĞIZ" "Türkiye'ye ve milletimize üçüncü sözümüz, üreten ve zenginleşen Türkiye'dir. Üçüncü sözümüz üretim ve refahtır bu yüzden. Türkiye yoksul bir ülke olmaya mahkum değildir. Aksine Türkiye; yoksullaşması ancak özellikle yanlış yapılırsa olabilecek, aksi takdirde zengin, güçlü ve eşit paylaşıldığında herkesin refah içinde olması gereken bir ülkedir. Biz yoksulluğu yönetmeye değil, yok etmeye geliyoruz. Sanayide daha çok üreteceğiz. Tarımda daha verimli ve daha çok üreteceğiz. Teknolojide daha ileriye gideceğiz. Yatırımı, girişimciliği, ihracatı destekleyeceğiz. Sadece zenginleşip de bir kesimin oradan aslan payını aldığı değil, milletin zenginleştiği bir düzeni sağlayacağız. Yardım alan insan sayısıyla değil, yardıma ihtiyaç duyan insan sayısının azalmasıyla, onu azaltmakla, günü geldiğinde artık onu bitirmiş olmakla övüneceğiz." "AB'YE TAM ÜYELİK TERK EDİLMEZ, ERTELENMEZ HEDEFTİR" "Milletimize dördüncü sözümüz, güçlü ve güvenli Türkiye'dir. Sizi güvende tutacağız, Türkiye'yi güçlü kılacağız. Cumhuriyetimizi, üniter yapımızı, ülkemizin bütünlüğünü ve milletimizin güvenliğini her şeyin üzerinde görüyoruz. Savunma sanayimizi yeni yatırımlarla güçlendireceğiz. Dış politikayı günlük siyasi hesapların değil, Türkiye'nin uzun vadeli çıkarlarının alanı haline getireceğiz. Yabancı devletlerle kısa vadeli, şahsi ilişkiler değil; milletin menfaatini önceleyen, uzun vadeli kurumsal ilişkiler kuracağız. Orta Doğu'da kalıcı barışı savunmaya devam edeceğiz. Bölgesel kalkınmayı ve komşularımızla işbirliğini önceleyeceğiz. Avrupa Birliği'ne tam üyelik konusundaki hedefi vazgeçilmez, terkedilmez, ertelenemez bir hedef olarak görüyoruz. İktidarımızın ilk aylarında yapacağımız deklarasyon, planlama ve harekete geçme ile iktidarımızın ilk dönemi bitmeden Türkiye'yi Avrupa Birliği'ne tam üye yapacağız. Milletimize verdiğimiz 'güçlü devlet, güvenli Türkiye', Avrupa'nın gücüne güç katıp, Türkiye'nin de Avrupa'nın da güvenliğini artık pazarlık konusu yapmaktan çıkaracak." "KİMSEYİ ZORLUKLARDA ÇARESİZ VE GERİDE BIRAKMAYACAĞIZ" "Milletimize beşinci sözümüz, kimseyi geride bırakmayan Türkiye'dir. Cumhuriyet Halk Partisi, geçmiş dönemde siyaset yaptığımız, daha sonra ayrıştığımız noktada kalanı ve geleniyle baktığımızda, 'Arkadaşları geride bırak, Ankara merkezli siyasete gel. Otobüsün üstünden in, miting yapma. Sokakta durma. Gel, partinin başında otur' denilen, 'Partinin başında 20 yıl otur, sana kimse karışmaz ama bu iktidarı değiştirmeye çalışma' denilen sözlere prim vermeyenlerin, kimseyi geride bırakmayıp hiç kimseyi arkada bırakmayanların kurduğu partinin adı; YENİ Parti'dir. Nasıl kimseyi geride bırakmadıysak YENİ Parti'nin yeni siyaseti de kimseyi geride bırakmayan bir devlet yönetim anlayışına sahip olacaktır. Sözümüzün özü, gerçek sosyal devlettir. Hayatta herkesin başına kötü şeyler gelebilir. İşinizi kaybedebilirsiniz. Hastalanabilirsiniz. Yalnız başınıza yaşlanabilirsiniz. Bir anne çocuğunu tek başına büyütmek zorunda kalabilir. Bir genç uzun süreler iş bulamayabilir. Sağlıklı bir insan engelli hale gelebilir. İşte sosyal devlet tam da bugünlerde lazımdır. Biz insanları yardıma bağımlı hale getiren bir düzeni reddediyoruz. İnsanı zor gününde ayağa kaldıran bir sosyal devlet inşasını önemsiyoruz. Temel vatandaşlık geliri uygulamasını mutlaka hayata geçireceğiz. Asgari ve insanca bir geri güvencesini her haneye sunacağız. Ev kadınlarına sigorta ve emeklilik hakkı tanıyacağız. Kimseyi hayatın zorlukları karşısında çaresiz bırakmayacağız. Kimseyi geride bırakmayacağız. Milletimize beşinci sözümüz, güçlü, gerçek ve kimseyi geride bırakmayan bir sosyal devlettir." "NİTELİKLİ EĞİTİM, LİYAKAT VE GELECEK SAĞLAYACAĞIZ" "Altıncı sözümüz ise evlatlarına gelecek sunan Türkiye. Sözümüz evlatlarımıza, gençlerimize. Bugün anne ve babalarının en büyük kaygılarından biri şudur. 'Benim çocuğumun geleceği ne olacak? Biraz daha karamsarım. Gözüm arkada kalacak, bu çocuğun sonu ne olacak?' Çocuğunu okutuyor, üniversiteye gönderiyor, büyük fedakarlıklar yapıyor. Ama sonra o genç iş bulamıyor. Torpili olmadığı için geride bırakılıyor. Sonunda dönüyor, dolaşıyor ve 'Fırsatını bulursam yurtdışına giderim, bir daha da dönmem' diyor. Biz bunu tersine çevirmek durumundayız. Nitelikli eğitimi sınıfsal bir ayrıcalık olmaktan çıkaracağız. Üniversitelerimizi özgür, üniversitelerimizi gerçekten bilimin merkezi kılacağız. Gençlerin aldığı eğitim ile bulacağı iş arasındaki bağı kuracağız. Evlatlarımıza nitelikli eğitim, liyakat ve gelecek sağlayacağız. Kamuda torpili ve kayırmacılığı kökünden kazıyacağız." "MAKAMLAR TAPULU MAL OLMAYACAK" "Milletimize yedinci sözümüz, makamların emanet sayıldığı Türkiye. Bizim iktidarımızda makamlar, tapulu mal olmayacak. Görev ve nöbet olacak. Dönem sınırıyla siyaseti yenileyecek, yeni kadrolara ve gençlere yol açacağız. Kimse oturduğu koltuğa kök salmayacak, makam geçici, millet kalıcı olacak. YENİ Parti, bütçesini milletin belirlediği, bu yüzden şeffaflığın bizim için önemli olduğu bir partidir. Siyasi ahlak ve siyasi etik vazgeçilmezimizdir. Bağışları ve harcamaları düzenli olarak milletimize duyuruyoruz. Kuruluş kurultayımızda, kuruluşta kullanılan tüm bütçeyi bütün detaylarıyla hem üyelerimizle hem de milletimizle paylaşacağız. Sonrasında da bugün olduğu gibi düzenli bağışları düzenli aralıklarla, harcamaları da düzenli aralıklarla kamuoyuyla paylaşmaya devam edeceğiz. Millete, 'Bize güvenin' demekle yetinmeyeceğiz. 'Bizi denetleyin' diyeceğiz. Milletin parasının olduğu her yere, milletin gözünü de koyacağız. İktidardan ayrıldığımız gün, bizden sonra gelenlerin de aynı hukukla yöneteceği kurumlar kuracağız. Çünkü bizim hedefimiz devleti ele geçirmek değil, bir daha kimsenin ele geçiremeyeceği gerçek bir devlet düzeni kurmak. Makamların geçici, devletin ve milletin kalıcı olduğu anlayışına sahibiz." "İLK GÖREV; DEVLETİ YÖNETMEYE HAZIR PARTİ OLARAK ÇIKMAK" "Değerli yol arkadaşlarım, milletimize verdiğimiz yedi söz, örgütümüze de yedi görev olarak karşımızda duruyor. Ben karşımda bu görevi almaya, bu görevi yönettiği illere, yönetimlere anlatmaya, ilçelere anlatmaya ve alınan bu görevi yerine getirirken milletin umutlarını ayağa kaldırmaya namzet kıymetli yol arkadaşlarım görüyorum. Birinci görevimiz, iktidar kapasitemizi göstermektir. İlk görevimiz, milletin karşısına yalnızca itiraz eden bir parti olarak değil, devleti yönetmeye hazır bir parti olarak çıkmaktır. Türkiye'yi yönetmeye hazırız. Bunu tüm tutum, davranış, eylem ve söylemlerimizle milletimize göstermeliyiz. Dilimizi ve davranışlarımızı yeni siyasetimizde ve YENİ Parti'nin kendisinden beklenen yeni yaklaşımlarıyla uyumlu halde tutmak durumundayız. Devletin ciddiyetini, milletin sorumluluğunu taşıyan kadrolarız çünkü bizler. Bizler ilçe örgütlerimizle, il örgütlerimizle, binalarda, sokaklarda, etkinliklerde, nerede olursa olsun disiplini, kararlılığı ve iktidarın yükünü taşıyacak sorumluluğu milletin gözümüzden anlamasını, gözümüzde görmesini, bu anlayışı YENİ Parti'nin yeni anlayışını sadece ve sadece size, yöneticilere, üyelere, kadrolarımıza baktığında anlamasını sağlayacak bir anlayışa sahibiz. Birinci görevimiz, iktidar kapasitesini milletimize göstermektir." "PARTİ KAPILARI MİLLETE ARDINA KADAR AÇIK" "İkinci görevimiz, kapıları milleti açmaktır. Parti binalarının kapılarını milletimize ardına kadar açacağız. Sadece herkesi partiye üye olmaya davet etmek değil, üyeyi artık yeni siyasette vaat ettiğimiz ve heyecanlandığı tüm yapıların içine sokmak, görevlendirmek, orada o üretini sağlamak, hepinize emanet, en önemli görevdir. Mümkün olan tüm mahallelerde, tüm ilçelerde, tüm illerde, mahalle meclislerini, ilçe ve il meclislerini büyük bir kapsayıcılıkla, arzu eden kimseyi dışarıda bırakmayan, hatta kapasitesini bildiğimiz, dışarıda kalmışları ısrarla çağıran, davet eden bir anlayışın sahibi olmalıyız. İl Başkanlıkları, parti tabelamızın asıl olduğu yerler değil, milletin içine girdiği, sözünü söylediği yerler olacak. Kendi seçmenlerimizle olduğu kadar bize oy vermeyen seçmenlerle de konuşacağız. Kapsayıcılıktan ve farklı görüşlerden asla çekinmeyecek, aksine gücümüzü oradan alacağız." "YENİ PARTİ HER İLDE ÇÖZÜMÜN PARÇASI OLACAK" "Üçüncü görevimiz, her ilde çözümü hazırlamak ve çözümün bir parçası olmaktır. İl örgütü yalnız etkinlik düzenleyen, afiş asan, basın açıklaması yapan bir yapı olmamalıdır. Aynı şekilde ilçelerde, ilçelere bakış açımız da bu şekildedir. Bulunduğu şehrin aklı olan, sokağı dinleyen, işçiyi, işvereni dinleyen, esnafla, çiftçiyle, memurla ve emekli ile iletişimini bir an olsun koparmayan, meslek örgütlerini, sendikaları, akademiyi, uzmanları, sivil toplumu mutlaka siyasetimize dahil eden bir yönetim anlayışını illerinizde hayata geçirmenizi bekliyoruz. Bize yalnız şikayet getirmemelisiniz. İlinizin sorununu getiriyorsunuz, ilinizin sorununa genel çözüm önerilerimizi biliyor, tartışıyorsunuz. Ancak son dönemde yaptığımız Denizli, Diyarbakır, Gaziantep, Gebze ve Kayseri'de iş insanları ile yaptığımız toplantılarda gördüğümüz odur ki sorunları gayet iyi tespit ettiğiniz, çözüm önerilerinizin genel olarak kabul gördüğü ancak yerelde o ilin, o ilçenin, o sektörün bizden spesifik, somut ve kendilerine özel çözüm önerilerini de duymak istedikleri ve duyduklarında bu karar noktasında, siyasi tercihleri değiştirme noktasında bu işin çok etkili olduğu ortadayken sizlerin en önemli görevi, içinde olduğunuz, değiştirdiğiniz programımızı, bildiğiniz programımızı tüm üyelerimizin bilmesini, o programın da bir hükümet programına evrilme aşamasında katkı sağlayabilecek herkesin yerelde bu katkıyı vermesini ve bizim politikalarımızın seçim zamanında gideceğimiz her ilçe, her il ve her sektör açısından somut, özgün şekilde ete kemiğe bürünmesine katkı sağlamanızı öneriyoruz. Bu konuda güçlü kadrolar, heyetler, çalışan başkanlıklarımız var. Ancak yerelden beslenmeyen hiçbir vaat, hiçbir taahhüt yerelde beklenen etkiyi yapmaz. Bu konuda artık 81 ilin bilgisini Türkiye'nin hükümet programına taşıyan bir iş birliği için örgütümüzü görevlendiriyoruz. Şunu unutmayalım, sorunu en iyi anlatan, en iyi muhalefet olur. Ama çözümü hazırlayan iktidar olur. Biz YENİ Parti'yi muhalefet partisi olarak değil, yapılacak ilk seçimlerden sonra Türkiye'nin iktidar partisi olarak kurduk." "DEMOKRASİYİ ÖNCE KENDİ EVİMİZDE GÜVENLE KURMALIYIZ" "Sizlerin dördüncü görevi, demokrasiyi önce kendi evimizde kurmaktır. Millete demokrasi sözü veriyorsak önce kendimize bakacağız. Tüm üyelikler 26 Ağustos tarihine kadar hızla sürdü ve bu üyelerimiz yapılacak ilçe seçimlerinde 26 Eylül Cumartesi günü hepsi birden oy kullanarak İlçe Başkanlarımızı belirleyecekler. Eylül ayı boyunca partimize katılacak tüm üyeler 17, 18 Ekim tarihlerinde yapacağımız İl Başkanlığı seçiminde oy kullanacaklar. Eylül ile Ekim ayı boyunca gelecek tüm üyelerimiz de hepimizle birlikte Genel Başkan seçiminde kendi il ve ilçelerde oy kullanacaktır. İlçe başkanlığı seçimlerini bir günde yapacağız ilçemizde. İl Başkanlığı seçimi, cumartesi günü adaylık şartlarını yerine getiren adayların, il merkezinde toplanacağımız, tutulacak bir salonda kendilerini tanıttıkları projelerini anlattıkları ve sizlerden oy istedikleri bir toplantı olacak. Ancak oy verme işlemi ertesi gün pazar günü sabahın erken saatlerinden akşamın geç saatlerine kadar bütün üyelere açık olarak ilçe binalarımızda, hatta temsilcilik ve varsa belde binalarımızda oy kullanma işlemleri yapılacak. En yüksek katılımla ilçe başkanı seçecek, en yüksek katılımla il başkanı ve en yüksek katılımla Genel Başkan seçimini yapacağız. Bugün atılan küçük bir adım ve YENİ Parti'nin yeni bir adımı ama Türkiye demokrasisi için örnek, geriye atılamaz ve hızla diğer siyasi partilere de yansıyacak, diğer partilerde talep yaratacak bir adım olduğunu görüyor; halkta yarattığı heyecanı büyük bir memnuniyetle takip ediyorum. Gücünü tüm üyeden alan ilçe başkanlarının ve gücünü tüm üyeden alan il başkanlarının bundan sonraki süreçlerde örneğin il başkanları toplantısında tüm üyelerin oylarıyla seçilmiş il başkanlarının partinin en önemli karar organlarından bir tanesi olması kaçınılmazdır. Gücünü milletten alan, gücünü doğrudan alan ve atanmış değil seçilmiş, şeklen ya da hazırlanmış bir delege tarafından değil doğrudan üye tarafından seçilmiş ilçe ve il başkanlarının Türkiye demokrasisi açısından da çok önemli bir güvence olacağı ve demokrasinin temel dayanağı olan milletten güç alan yöneticilerin hem partimize hem Türkiye'nin geleceğine çok önemli katkılar sağlayacağını şimdiden görüyor, bundan büyük bir heyecan duyuyorum. Gençlerin, kadınların siyasetin kapısında beklemediği, o kapıdan güvenle içeri girdiği, her birinizin illerinizdeki üyelerin kararlarına güvendiğiniz, il başkanının görevinin kendine bağlı bir örgüt kurmak değil, doğru karar verebilen bir örgüt kurmak olduğunu kendi üyemize güvenmeden 'Millete güveniyoruz' demenin bir manasının olmadığını ve demokrasiyi önce kendi evimizde güvenle kurmamız gerektiğini bir kez daha not ediyoruz. "BİZ BİR MUHALEFET PARTİSİ KURMADIK" Örgütümüzün beşinci görevi, kibri siyasetten silmektir. Eski siyaset millete tepeden bakan bir anlayışa sahiptir. Biz vatandaşla göz hizasında konuşanlarız. Şu anda iktidarın esiri olduğu kibri siyasetten sileceğiz. Tevazuyu siyasetimizin tek hakimi yapacağız. Patron millettir, siyasetçi milletin çalışanıdır. Bunun bilinciyle hareket edeceğiz. Altıncı görevimiz ise en güçlü olduğumuz tarafımız olan yoldaşlık hukukuna sonuna kadar sahip çıkmaktır. YENİ Parti'de herkes eşittir, herkes yenidir. Bu partinin kıdemlisi, eskisi, imtiyazlısı yoktur. Hep beraber yeni bir yola çıktık. Bu yolda her birimiz birbirimizi koruyacağız. Birbirimizin eksikliğini tamam edeceğiz, birbirimize güç vereceğiz. Bir yoldaşlık hukuku içinde birbirimize bağlı kalacağız. Birimizin başına bir şey geldiğinde hepimiz yardıma konuşacağız. Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için ve hepimiz milletimiz için çalışacağız. Yoldaşlık hukukundan asla taviz vermeyeceğiz. En önemli görev; YENİ Parti'nin örgütünden beklediği yedinci, tartışmayacağı ve olmazsa olmaz gördüğü görev kazanmaktır. Kazanacağız. Biz girdiği ilk seçimleri kazanan kadrolarız. Bunu kabul etmeyenlere direnen kadrolarız. Kurulan kumpasları bozan kadrolarız. Biz 'Otur, yenilgiyi kabul et; yenilmeye razı ol, makamını koru' diyenlere karşı makamı elinin tersiyle iten, yollara düşen, yeni yollar açan, iktidara yürüyen kadrolarız. Bu yüzden asla ve asla kaybetmeyi, yenilmeyi kabul etmiyoruz. Biz bu partiyi bir partimiz olsun diye kurmadık. Biz bu partiyi iktidar olsun diye kurduk. Biz bir muhalefet partisi kurmadık, biz YENİ Parti'yi iktidar partisi olarak kurduk. Biz seçim geceleri birbirimizi teselli etmek için bir parti kurmadık, kazanmak ve milletimize hizmet etmek için bir parti kurduk. Biz YENİ Parti'yi Türkiye'yi yönetmek için kurduk. O yüzden tüm görevlerin en önemlisi ve vazgeçilmezi kazanmaktır. Kazanacağız, kazanacaksınız, Türkiye kazanacak. "KENDİMİZİ DEĞİL ÜLKEMİZİN YARINLARINI DÜŞÜNECEĞİZ" Değerli arkadaşlarım milletimize verdiğimiz yeni söz, örgütümüze verdiğimiz yeni görev, bunların hepsinin sorumluluğu hepimizin omuzlarındadır. Bütün bu sözleri tutabilmenin tek bir şartı vardır. Görevimizi yapacağız, layıkıyla yapacağız. Kendimizi değil partimizi, kendimizi değil milletimizi, kendimizi değil ülkemizin yarınlarını düşüneceğiz. Biz iktidara kimsenin evini yıkmaya gelmedik. Türkiye'nin bozulan düzenini onarmaya geliyoruz. Yıkacağımız tek şey, AK Parti'nin kurduğu kara düzendir. Yoksulu daha yoksullaştıran, yaşlıyı yalnızlaştıran, kadını evde unutan, çocuğun gelecek umutlarını karartan AK Parti'nin kara düzenini yıkıp; YENİ Parti'nin umut dolu yeni düzenini kuracağız. Devleti tamir edeceğiz. Adaletin terazisini dengeleyeceğiz. Ekonomiyi ve Türkiye'yi ayağa kaldıracağız. Bunu yaparken bir kesimi öbür kesime galip getirmeyeceğiz. 86 milyonun ortak geleceğini kuracağız. Bizim hesabımız milletimizin hesabıdır. Şunu unutmayalım. Bizim rakibimiz farklı düşünen komşumuz değildir. Bizim rakibimiz yoksulluktur, işsizliktir, adaletsizliktir. Bizim rakibimiz liyakatsizliktir, cehalettir, israftır. Yeni siyaset diğerini düşman bilen bir siyaset olmadığı gibi yeni siyaset siyaset yapmak için bir düşmana ihtiyaç duyan siyaset de değildir. Şahısları, kişileri, partileri, grupları düşman bilmek; ötekileştirmek, uzaklaştırmak, kutuplaştırmak, şeytanlaştırmak, bunun üzerinden kendi arkasını kalabalıklaştırmak Türkiye'nin bugünkü kara düzeninin işidir. Biz düşman olarak kişileri, insanları, yapıları, partileri değil; yoksulluğu, işsizliği, adaletsizliği, haksızlığı, hukuksuzluğu görüyoruz. "SAMİMİ SİYASETİN BİLİNCİNDEYİZ, SEL OLUP AKIYORUZ" Değerli il başkanlarım şehrinize döndüğünüzde deyin ki 'YENİ Parti geliyor. Kavganın tarafı olmaya değil, milletin tarafı olmaya geliyor.' Şehrinize gidince deyin ki 'YENİ Parti geliyor. Makam almaya değil, sorumluluk almaya geliyor.' Şehrinize gidince deyin ki 'YENİ Parti geliyor. Devleti paylaşmaya değil, devleti millete geri vermeye geliyor. YENİ Parti devletin esas sahibi olan millete kapılarını açmaya geliyor.' Bir vatandaştan oy istemeden önce onun derdini sormak, bir insana parti rozeti uzatmadan önce sıcak elimizi uzatmak ve seçimin sandıkta kazanıldığını ama iktidarın gönüllerde kazanıldığını bilmek bizim siyasetimizin en önemli anahtarı ve parolasıdır. Bu yüzden biz birlikteyiz. Bu yüzden biz birbirimize inanıyoruz, birbirimize güveniyoruz. Bu yüzden sokağa çıktığımızda kalabalık oluyoruz, çok oluyoruz. Yürürken insan seli olup akıyoruz. Çünkü biz gönül almanın, samimi siyasetin, milletin kendisi gibi olanların partisi olmanın bilincindeyiz. "BU YENİ TARİHİ YAZMAYA MİLLETİMİZİ DAVET EDİYORUZ" Henüz üyemiz olmayan tüm vatandaşlarımıza sesleniyoruz. YENİ Parti üyeliği herhangi bir siyasi parti üyeliğinden çok farklı. Bu hikayeyi kimse dışarıdan seyretmesin. Türkiye'de yeni bir tarih yazılıyor. Biz bu yeni tarihi yazmaya tüm milletimizi davet ediyoruz. Bir Genel Başkan ve bir genel merkez binasından seslenen bir siyasetçi olarak değil; 10 yaşında devlet parasız yatılı bursuyla yatılı okullara gitmiş ve orada yetişmiş biri olarak, boğazından geçen her lokma bu devlete yaptığı hizmetin sonucunda devlet tarafından ödenmiş biri olarak, iki emekli öğretmenin evladı ve bahçıvan Abdullah Aga'nın torunu, Manisa Hacıhaliller Köyü'nde dokuz yaşından beri tarlada çalışan, Hatuniye Camii'nin arkasındaki saksıcı Ahmet Amca'nın yanında çıraklık yaparak esnaflığa başlamış, kendi mesleği olan, mesleğini kendi memleketinde yapmış, sonra oranın başkanı, sonra Türkiye'nin başkanı, sonra siyasetin bir parçası, bugün de sizin 'Yürü, arkandan geleceğiz' diyerek bir adım öne ittirdiğiniz için, kendisiyle, çevresiyle, arkadaşlarıyla ilgili hiçbir beklentisi olmayan, tek hedefi Türkiye'yi bir an önce düze çıkaracak iktidar değişikliğini gerçekleştirmek, vatanını, milletini, bayrağını ve Atatürk'ü seven minyonların, 86 milyonun birbiriyle kucaklaşmasını ve Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında yeni bir Cumhuriyet hikayesinin, herkesin eşit olduğu, herkesin kendini bu devletin sahibi gördüğü, kimsenin geride kalmadığı, arkada kalmadığı, hiçbir çocuğun hayata kapatamayacağı bir farkla geriden başlamadığı, anne - babaların evlatlarına yoksulluğu miras olarak bırakmadığı yepyeni bir Türkiye için, 100 yıl önce hedeflenen, 100 yıl önceki hedeflerini tutturmuş, bundan sonra geleceği umutla bakan, bölgesinin de Avrupa'nın da dünyanın da en hızlı büyüyen, en hızlı gelişen, en özgür, en mürreffeh ve en mutlu insanlarının yaşadığı yepyeni bir Türkiye'yi kurmak için bu yeni yola çıktık. Bu yürüyüşümüzde bize katılın, bizimle birlikte olun. Gelin, kadroları seçin, tarihi geçin. Gelin, bizimle birlikte yürüyün, sizinle birlikte Türkiye yürüsün ve Türkiye'nin yüzü gülsün. Tüm Türkiye'yi, milletimizi YENİ Parti'nin yeni binasından ilk İl Başkanları Toplantımızdan saygıyla, sevgiyle, önünde saygıyla eğilerek selamlıyoruz." + A -

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.