Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kirazlıyayla

- Kirazlıyayla haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kirazlıyayla haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İznik Gölü ve Yenişehir Ovası risk altında Haber

İznik Gölü ve Yenişehir Ovası risk altında

Yenişehir Çevre Platformu Sözcüsü Erkan Erdem, 5 Haziran Dünya Çevre Günü nedeniyle açıklama yaparak bölgedeki çevre sorunlarına dikkat çekti. Erdem, İznik Gölü'ndeki kirlilik ve su çekilmesi, Kirazlıyayla atık barajı kazasının süregelen etkileri, İnegöl kaynaklı sanayi kirliliğinin Boğazköy Barajı'na yansıması ve Yenişehir Ovası'nda artan sanayileşme baskısını gündemin önüne taşıdı. İznik Gölü "kirli" kategorisinde ve çekilme tehlikesi altında Erkan Erdem, bilimsel çalışmaların İznik Gölü'nü su kalitesi açısından "kirli" kategorisinde değerlendirdiğini hatırlatarak gölde mikroplastik ve pestisit kalıntıları başta olmak üzere çok sayıda kirletici unsurun tespit edildiğini aktardı. Sorunun yalnızca kuraklıkla açıklanamayacağını belirten Erkan Erdem, sanayi faaliyetleri, kontrolsüz atıklar ve yanlış planlamanın gölü sistematik biçimde tahrip ettiğini ileri sürdü. Erkan Erdem, su kaybı meselesine de ayrıca dikkat çekti. Bölgedeki sanayi tesislerinin gölden ciddi miktarda su çektiğini, bunun sonucunda yağışların görece normale yakın seyrettiği dönemlerde dahi göl kıyısının yüzlerce metre gerilediğini vurguladı. Mevcut kullanım düzeyi ve denetim boşlukları sürdüğü takdirde İznik Gölü'nün uzun vadede kuruma riskiyle karşı karşıya kalabileceğini belirten Erkan Erdem, "Çiftçiyi tek sorumlu ilan ederek bu sorundan çıkamayız. Sanayi tesislerinin su tüketimi hesaba katılmadan gölü korumak mümkün değildir. Sorunun tamamına bakmak zorundayız" dedi. Boğazköy Barajı'nda sanayi baskısı Erkan Erdem, İnegöl'deki organize sanayi bölgesi ile mobilya ve tekstil sektörlerindeki işletmelerin yetersiz arıtma altyapısı nedeniyle Boğazköy Barajı havzasını kirlilik yükü altına soktuğunu öne sürdü. Ağustos 2023'te baraj çevresinde çok sayıda ölü balığın karaya vurması üzerine yapılan resmi incelemede, balık ölümlerinin Kalbur Deresi'ne karışan endüstriyel atıklar ile oksijen yetersizliğinden kaynaklandığı tespit edildi. Uludağ Üniversitesi'nde yürütülen akademik bir çalışma da havzanın su kalitesinin iyi durumda olmadığını, sanayinin gelişmiş olması ve tarımsal faaliyetlerin su kirliliğine yol açtığını ortaya koymuştu. 11.187 hektarlık tarım alanına sulama hizmeti veren barajdaki kirlilik, doğrudan tarımsal üretimi de tehdit etmektedir. Kirazlıyayla'nın hesabı hala verilmedi Meyra Madencilik'e ait atık barajının çökmesinin ardından bölgedeki su kaynakları ve tarım arazileri üzerindeki etkilerin tam olarak ortaya konulamadığını vurgulayan Erkan Erdem, kazanın denetim boşluklarını ve madencilik faaliyetlerinin yarattığı riskleri gözler önüne serdiğini belirtti. "Çevreyi koruma konusunda samimi olunacaksa önce Kirazlıyayla'nın hesabı verilmelidir" dedi. Yenişehir Ovası'nda tarım arazileri baskı altında Yenişehir Ovası'nda çevredeki maden projelerinin genişlemeyi sürdürdüğünü hatırlatan Erdem, ovanın Türkiye'nin stratejik tarım havzaları arasında yer aldığını vurguladı. Üretim alanlarının kaybedilmesi halinde yalnızca toprağın değil, gıda güvencesinin de tehlikeye gireceğini söyledi. Erkan Erdem açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Su, toprak ve havayı korumadan çevre günü kutlamanın pratik bir anlamı yoktur. İznik Gölü, Boğazköy Barajı, Kirazlıyayla ve Yenişehir Ovası aynı denetimsizlik ve ihmal tablosunun parçalarıdır. Bunların tamamını görmeyen bir çevre politikası eksik kalır."

Kirazlıyayla köylülerinden maden isyanı: “Köyümüz bir gece ansızın toprağa gömülecek” Haber

Kirazlıyayla köylülerinden maden isyanı: “Köyümüz bir gece ansızın toprağa gömülecek”

Bursa’nın Yenişehir ilçesine bağlı Kirazlıyayla Mahallesi’nde bulunan Meyra Madencilik’e ait atık barajı, 20 Ocak 2026 tarihinde çöktü. Çökme sonrası barajda biriken ve kurşun, çinko, bakır ve çeşitli kimyasal bileşenler içeren binlerce ton atık dereye ve toprağa karıştı. Yaşanan facia nedeniyle, İliç’teki maden faciasının yıldönümünde Bursa Su Kolektifi Bursa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Basın açıklamasında konuşan Kirazlıyayla sakini Muhterem Çakır, yıllardır mahalle sakinleri olarak verdikleri mücadelede kolluk kuvvetlerinin müdahalesiyle karşılaştıklarını hatırlatarak, “Yerlerde sürüklendik. Evlerimize hapsolduk. 35 tane köylüye 350 tane çevik kuvvet ve jandarma geldi. Etten duvar ördüler, gücümüz yetmedi. Yedi tane bilirkişi geldi ve ‘burası heyelan bölgesi, tarım bölgesi, olmaz’ dedi. Bilirkişiler hiçe sayıldı. İtiraz mahkememiz oldu. Şirket belli kişileri ziyaret etti, mahkememizi kaybettik. Köyümüzde metrelerce yarıklar oluştu. Köyümüz bir gece ansızın toprağa gömülecek. Bizim köyümüzde artık bir tane meyve olmuyor. Kirazlıyayla ama biz kiraz yiyemiyoruz. Her şeyimiz zehirlendi. Yeter artık, bu felaketi durdursunlar. Artık mezarlıklarımız da gidecek biz de beraber toprağa gömüleceğiz. Sevdiklerimizin kemikleri bile kalmayacak. Mezarımız olmayacak.” Dedi. Yağışlardan dolayı kaymalar devam edebilir” Mahalle muhtarı Hasan Acar buradan akan zehirli atıkların akarsular aracılığıyla Yenişehir ovasına ulaştığını ve asıl tepki göstermesi gerekenin de ilçe halkı olduğunu söylerken, mücadeleyi sadece Kirazlıyayla sakinlerinin verdiğini ifade etti. Çökme sonrası su ve topraktan numuneler alındığını belirten Acar, “İnşallah numuneler doğru şekilde çıkar da yetkililer de ne gerekiyorsa onu yapar, bizi de köy olarak kurtarır. İnşallah sadece bu kadar zarar görürüz. Bundan sonra kaymalar büyük ihtimalle olacak yağışlardan dolayı. Yetkililerden gereğinin yapılmasını rica ediyoruz.” dedi. Çevre güvenliği ve halk sağlığı tehlikede Bursa Su Kolektifi adına basın açıklamasını Erkan Erdem ve Ayşe Sarı okudu. Açıklamada Kirazlıyayla’daki atık barajının çökmesinin teknik bir arıza olarak geçiştirilemeyecek kadar ağır sonuçlar doğurduğu ve büyük bir ihmal olduğu vurgulandı. Ortaya çıkan tablonun çevre güvenliği, halk sağlığı, kamu denetimi ve idari sorumluluk açısından tüm yönleriyle araştırılması gereken ciddi bir duruma işaret ettiği ifade edilirken, şu sözler yer aldı: Bölgede dere yatağında biriken atık çamurunun, suya ve toprağa karışma riski bulunan ağır metaller ile kimyasal proses kalıntıları içerdiği bilinmektedir. Kurşun, çinko, bakır, arsenik, kadmiyum ve civa gibi toksik elementler doğaya karıştığında kısa sürede yok olmaz, yıllarca kalıcılığını sürdürerek ekosistem ve insan sağlığı üzerinde birikimli etkiler yaratır. Sülfür içeren minerallerin zamanla asidik koşullar oluşturması ise kirlenmenin derinleşmesi riskini artırmaktadır. “Su numunelerinde yüksek seviyede ağır metal tespit edildi” Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırılan laboratuvar analizlerinde, su numunelerinde kurşun başta olmak üzere birden fazla ağır metalin yüksek seviyelerde tespit edildiği ifade edilmektedir. Bu bulguların resmi kurumlar tarafından doğrulanması ve tüm ayrıntılarıyla açıklanması hayati önemdedir. Öte yandan sahadan gelen bilgiler, riskin yalnızca geçmişte yaşanan çökme ile sınırlı olmadığını göstermektedir. Maden yetkililerinin, atıkları köy yerleşiminin içinden kontrolsüz biçimde taşıyarak farklı bir alana nakletmeyi planladığı, mevcut atık alanını tamamen kapatıp atıkları geçici bir maden ocağına dökmeyi, ardından yeni bir atık barajı inşa ederek bu alana taşımayı öngördüğü ifade edilmektedir. Bu süreçlerin her biri başlı başına yeni bir çevresel ve sağlık riski doğurmaktadır. Atıkların taşınması sırasında rüzgârla havaya karışabilecek tozlar ve yağışla yayılabilecek kimyasal kalıntılar, bölgede yaşayan insanların solunum yoluyla maruziyetine neden olabilir. Bu durum yalnızca çevreyi değil, doğrudan insan sağlığını tehdit eden bir tabloyu ortaya çıkarmaktadır. “Son denetim ne zaman yapıldı?” Tam da bu nedenle Bursa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne kamuoyu adına şu soruları yöneltiyoruz: Atık barajına ilişkin son denetim ne zaman yapılmıştır? Çökme sonrasında bölgede kaç noktadan numune alınmış, analizler hangi laboratuvarlarda yapılmaktadır? Atıkların köy içinden taşınmasına yönelik bir izin, denetim veya çevresel güvenlik planı var mıdır? Geçici depolama ve yeni atık barajı süreçleri için hangi çevresel etki değerlendirmeleri yapılmıştır? İhmali ya da sorumluluğu bulunan kişi ve kurumlar hakkında idari veya adli süreç başlatılmış mıdır? Kirazlıyayla ile Reşadiye Köyü arasındaki maden ocağı alanına, hiçbir koruyucu önlem alınmadan kimyasal atıkların gelişigüzel döküldüğü; bir kısmının ise yalnızca toprakla örtülerek gizlenmeye çalışıldığı görülmektedir. Bu denli vahşi bir depolama yöntemi hangi mevzuata dayanmaktadır? Böyle bir sorumsuzluk hangi yasal gerekçeyle ve kimin yetkisiyle gerçekleştirilmiştir? Meyra Madenciliğin maden ruhsatı derhal iptal edilmeli” Bursa Su Kolektifi ve Kirazlıyayla sakinleri taleplerini şöyle sıraladı: “Meyra Madenciliğin Kirazlıyayla ÇED Raporu ve maden ruhsatı derhal iptal edilmelidir. Kirazlıyayla toprak kayma riski nedeniyle madenciliğe kapatılmalıdır. Mevcut atık barajı ise bilimsel yöntemler doğrultusunda derhal rehabilite edilmelidir. Meyra Madenciliğin toplamda 12 yıl atık barajı olmadan çalıştırılmasına izin veren bürokratlar yargılanmalı caydırıcı güçlü cezalar verilmelidir. Atık barajı gereksinimi olan tüm madenler kapatılması için plan yapılıp hızla uygulanmalıdır. Türkiye’nin tüm güzelliklerini yok eden maden ihalelerine son verilmeli, son üç yılda yapılanlar tümüyle iptal edilmelidir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.