Yenişehir Çevre Platformu Sözcüsü Erkan Erdem, 5 Haziran Dünya Çevre Günü'nde; İznik Gölü, Boğazköy Barajı ve Yenişehir Ovası'ndaki kirlilik, sanayileşme baskısı ve Kirazlıyayla atık barajı kazasıyla ilgili ciddi uyarılarda bulundu.
Haber Giriş Tarihi: 04.06.2026 13:55
Haber Güncellenme Tarihi: 04.06.2026 13:58
Kaynak:
BursaTanık
Yenişehir Çevre Platformu Sözcüsü Erkan Erdem, 5 Haziran Dünya Çevre Günü nedeniyle açıklama yaparak bölgedeki çevre sorunlarına dikkat çekti. Erdem, İznik Gölü'ndeki kirlilik ve su çekilmesi, Kirazlıyayla atık barajı kazasının süregelen etkileri, İnegöl kaynaklı sanayi kirliliğinin Boğazköy Barajı'na yansıması ve Yenişehir Ovası'nda artan sanayileşme baskısını gündemin önüne taşıdı.
İznik Gölü "kirli" kategorisinde ve çekilme tehlikesi altında
Erkan Erdem, bilimsel çalışmaların İznik Gölü'nü su kalitesi açısından "kirli" kategorisinde değerlendirdiğini hatırlatarak gölde mikroplastik ve pestisit kalıntıları başta olmak üzere çok sayıda kirletici unsurun tespit edildiğini aktardı. Sorunun yalnızca kuraklıkla açıklanamayacağını belirten Erkan Erdem, sanayi faaliyetleri, kontrolsüz atıklar ve yanlış planlamanın gölü sistematik biçimde tahrip ettiğini ileri sürdü.
Erkan Erdem, su kaybı meselesine de ayrıca dikkat çekti. Bölgedeki sanayi tesislerinin gölden ciddi miktarda su çektiğini, bunun sonucunda yağışların görece normale yakın seyrettiği dönemlerde dahi göl kıyısının yüzlerce metre gerilediğini vurguladı. Mevcut kullanım düzeyi ve denetim boşlukları sürdüğü takdirde İznik Gölü'nün uzun vadede kuruma riskiyle karşı karşıya kalabileceğini belirten Erkan Erdem, "Çiftçiyi tek sorumlu ilan ederek bu sorundan çıkamayız. Sanayi tesislerinin su tüketimi hesaba katılmadan gölü korumak mümkün değildir. Sorunun tamamına bakmak zorundayız" dedi.
Boğazköy Barajı'nda sanayi baskısı
Erkan Erdem, İnegöl'deki organize sanayi bölgesi ile mobilya ve tekstil sektörlerindeki işletmelerin yetersiz arıtma altyapısı nedeniyle Boğazköy Barajı havzasını kirlilik yükü altına soktuğunu öne sürdü. Ağustos 2023'te baraj çevresinde çok sayıda ölü balığın karaya vurması üzerine yapılan resmi incelemede, balık ölümlerinin Kalbur Deresi'ne karışan endüstriyel atıklar ile oksijen yetersizliğinden kaynaklandığı tespit edildi. Uludağ Üniversitesi'nde yürütülen akademik bir çalışma da havzanın su kalitesinin iyi durumda olmadığını, sanayinin gelişmiş olması ve tarımsal faaliyetlerin su kirliliğine yol açtığını ortaya koymuştu. 11.187 hektarlık tarım alanına sulama hizmeti veren barajdaki kirlilik, doğrudan tarımsal üretimi de tehdit etmektedir.
Kirazlıyayla'nın hesabı hala verilmedi
Meyra Madencilik'e ait atık barajının çökmesinin ardından bölgedeki su kaynakları ve tarım arazileri üzerindeki etkilerin tam olarak ortaya konulamadığını vurgulayan Erkan Erdem, kazanın denetim boşluklarını ve madencilik faaliyetlerinin yarattığı riskleri gözler önüne serdiğini belirtti. "Çevreyi koruma konusunda samimi olunacaksa önce Kirazlıyayla'nın hesabı verilmelidir" dedi.
Yenişehir Ovası'nda tarım arazileri baskı altında
Yenişehir Ovası'nda çevredeki maden projelerinin genişlemeyi sürdürdüğünü hatırlatan Erdem, ovanın Türkiye'nin stratejik tarım havzaları arasında yer aldığını vurguladı. Üretim alanlarının kaybedilmesi halinde yalnızca toprağın değil, gıda güvencesinin de tehlikeye gireceğini söyledi.
Erkan Erdem açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Su, toprak ve havayı korumadan çevre günü kutlamanın pratik bir anlamı yoktur. İznik Gölü, Boğazköy Barajı, Kirazlıyayla ve Yenişehir Ovası aynı denetimsizlik ve ihmal tablosunun parçalarıdır. Bunların tamamını görmeyen bir çevre politikası eksik kalır."
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İznik Gölü ve Yenişehir Ovası risk altında
Yenişehir Çevre Platformu Sözcüsü Erkan Erdem, 5 Haziran Dünya Çevre Günü'nde; İznik Gölü, Boğazköy Barajı ve Yenişehir Ovası'ndaki kirlilik, sanayileşme baskısı ve Kirazlıyayla atık barajı kazasıyla ilgili ciddi uyarılarda bulundu.
Yenişehir Çevre Platformu Sözcüsü Erkan Erdem, 5 Haziran Dünya Çevre Günü nedeniyle açıklama yaparak bölgedeki çevre sorunlarına dikkat çekti. Erdem, İznik Gölü'ndeki kirlilik ve su çekilmesi, Kirazlıyayla atık barajı kazasının süregelen etkileri, İnegöl kaynaklı sanayi kirliliğinin Boğazköy Barajı'na yansıması ve Yenişehir Ovası'nda artan sanayileşme baskısını gündemin önüne taşıdı.
İznik Gölü "kirli" kategorisinde ve çekilme tehlikesi altında
Erkan Erdem, bilimsel çalışmaların İznik Gölü'nü su kalitesi açısından "kirli" kategorisinde değerlendirdiğini hatırlatarak gölde mikroplastik ve pestisit kalıntıları başta olmak üzere çok sayıda kirletici unsurun tespit edildiğini aktardı. Sorunun yalnızca kuraklıkla açıklanamayacağını belirten Erkan Erdem, sanayi faaliyetleri, kontrolsüz atıklar ve yanlış planlamanın gölü sistematik biçimde tahrip ettiğini ileri sürdü.
Erkan Erdem, su kaybı meselesine de ayrıca dikkat çekti. Bölgedeki sanayi tesislerinin gölden ciddi miktarda su çektiğini, bunun sonucunda yağışların görece normale yakın seyrettiği dönemlerde dahi göl kıyısının yüzlerce metre gerilediğini vurguladı. Mevcut kullanım düzeyi ve denetim boşlukları sürdüğü takdirde İznik Gölü'nün uzun vadede kuruma riskiyle karşı karşıya kalabileceğini belirten Erkan Erdem, "Çiftçiyi tek sorumlu ilan ederek bu sorundan çıkamayız. Sanayi tesislerinin su tüketimi hesaba katılmadan gölü korumak mümkün değildir. Sorunun tamamına bakmak zorundayız" dedi.
Boğazköy Barajı'nda sanayi baskısı
Erkan Erdem, İnegöl'deki organize sanayi bölgesi ile mobilya ve tekstil sektörlerindeki işletmelerin yetersiz arıtma altyapısı nedeniyle Boğazköy Barajı havzasını kirlilik yükü altına soktuğunu öne sürdü. Ağustos 2023'te baraj çevresinde çok sayıda ölü balığın karaya vurması üzerine yapılan resmi incelemede, balık ölümlerinin Kalbur Deresi'ne karışan endüstriyel atıklar ile oksijen yetersizliğinden kaynaklandığı tespit edildi. Uludağ Üniversitesi'nde yürütülen akademik bir çalışma da havzanın su kalitesinin iyi durumda olmadığını, sanayinin gelişmiş olması ve tarımsal faaliyetlerin su kirliliğine yol açtığını ortaya koymuştu. 11.187 hektarlık tarım alanına sulama hizmeti veren barajdaki kirlilik, doğrudan tarımsal üretimi de tehdit etmektedir.
Kirazlıyayla'nın hesabı hala verilmedi
Meyra Madencilik'e ait atık barajının çökmesinin ardından bölgedeki su kaynakları ve tarım arazileri üzerindeki etkilerin tam olarak ortaya konulamadığını vurgulayan Erkan Erdem, kazanın denetim boşluklarını ve madencilik faaliyetlerinin yarattığı riskleri gözler önüne serdiğini belirtti. "Çevreyi koruma konusunda samimi olunacaksa önce Kirazlıyayla'nın hesabı verilmelidir" dedi.
Yenişehir Ovası'nda tarım arazileri baskı altında
Yenişehir Ovası'nda çevredeki maden projelerinin genişlemeyi sürdürdüğünü hatırlatan Erdem, ovanın Türkiye'nin stratejik tarım havzaları arasında yer aldığını vurguladı. Üretim alanlarının kaybedilmesi halinde yalnızca toprağın değil, gıda güvencesinin de tehlikeye gireceğini söyledi.
Erkan Erdem açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Su, toprak ve havayı korumadan çevre günü kutlamanın pratik bir anlamı yoktur. İznik Gölü, Boğazköy Barajı, Kirazlıyayla ve Yenişehir Ovası aynı denetimsizlik ve ihmal tablosunun parçalarıdır. Bunların tamamını görmeyen bir çevre politikası eksik kalır."
Kaynak: BursaTanık
En Çok Okunan Haberler