Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Chp

- Chp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Chp haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Oyları CHP'den alıp AKP'ye geçen Burcu Köksal: "Tek sevdam Afyon" Haber

Oyları CHP'den alıp AKP'ye geçen Burcu Köksal: "Tek sevdam Afyon"

Afyonkarahisar Belediyesi önündeki görüntülerde, Afyonkarahisar Belediyesi ana hizmet binasının önündeki alanda bir karşılama hazırlığı yapıldığı görüldü. Burcu Köksal'ın konuşma yapmasının beklendiği belediye binası önünde sahne kurulurken, ses sistemleri hazırlandı. "Yatırımları hayata geçirmek için..." Belediye binası önüne gelerek konuşma yapan Burcu Köksal, şu ifadeleri kaydetti: "Sevgili Afyonkarahisarlı hemşirelerim. Benim yürekli hemşirelerim, havası sert insanı mert hemşirelerim. Bu memleketin derdiyle dertlenmiş bir evladınız olarak dün olduğu gibi bugün de tek sevdamın Afyonkarahisar olduğunu özellikle belirtmek istiyorum. Afyonkarahisar'ımıza daha güçlü hizmet getirmek, çözüm bekleyen meseleleri daha hızlı sonuçlandırmak şehrimizin ihtiyaç duyduğu yatırımları hayata geçirmek ve hemşirelerimin taleplerine daha güçlü cevap verebilmek için yeni bir döneme adım attık. İnşallah bundan sonra da başta kentsel dönüşüm olmak üzere altyapıdan ulaşıma, gençlerimize kadınlarımıza yönelik projelere kadar birçok çalışmayı aynı kararlılıkla hayata geçireceğiz. Şehrimizi büyüten geliştiren güçlendiren her adımın yanında olacağız. Dün söylediğim gibi sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde Afyonkarahisar'ımızı yeniden inşa etmek için memleketime Adalet ve Kalkınma Partisi'nde hizmet etmeye devam edeceğim. Ben Ankara'dayken bir sözü sıklıkla söyler ve ara sıra paylaşırdım. Herkes beni Ankara'da sanır ama Afyonkarahisar'da bir dam yıkılsa yüreğim parçalanır, işte ben bu kadar Afyonkarahisar sevdalısıyım. Ve daha önce de söyledim, Afyonkarahisar için elimi her zaman taşın altına koydum bundan sonra da devam edeceğim. Adalet ve Kalkınma Partisi'nde Afyonkarahisar'ımızı hak ettiği yere getirmek için hep birlikte sizlerle hizmet edeceğim."

Özgür Özel'den 'kurultay' açıklaması: “Kazananıyla-kaybedeniyle bir onur kurultayıdır” Haber

Özgür Özel'den 'kurultay' açıklaması: “Kazananıyla-kaybedeniyle bir onur kurultayıdır”

Özgür Özel, 6 Mayıs 1972’de idam edilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı anmak için bulunduğu Karşıyaka Mezarlığı’nda basın mensuplarının sorularını yanıtladı. “Yargı üzerinden siyasi partilere müdahale kabul edilemez” Partilere yönelik yargı süreçlerini eleştiren Özel, bir siyasi partinin yargı yoluyla zayıflatılmasının demokrasiye zarar verdiğini söyledi. Özel, “CHP’yi değil, tüm siyasi sistemi savunuyoruz” ifadelerini kullandı. Bahçeli açıklamasına değerlendirme MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin CHP’ye ilişkin açıklamalarını “doğru ve kıymetli” olarak nitelendiren Özel, siyasi partilerin yargı eliyle dizayn edilmesine karşı çıkılması gerektiğini belirtti. “CHP şantaja boyun eğmez” mesajı İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu’nun açıklamalarına da değinen Özel, CHP’nin “şantajla yönlendirilemeyecek bir parti” olduğunu vurguladı. Türkiye’nin birlik ve kardeşlik içinde güçlü kalması gerektiğini ifade etti. Kurultay ve yargı süreci yorumu CHP kurultayıyla ilgili tartışmalara da değinen Özel, sürecin şeffaf biçimde incelenmesinden yana olduklarını belirterek, “En ufak şüphe kalmayana kadar her iddia araştırılsın” dedi. Kurultayın demokratik bir irade değişimi olduğunu savundu. Özel Kurultay'la ilgili şu değerlendirmede bulundu: "İsmet Paşa’nın nasıl 1950’de kaybettiğinde bunu kendisi için bir yenilgi ama demokrasi için bir kazanç saydıysa siyasi partiler tarihimizde de bu bir kazananıyla-kaybedeniyle onur kurultayıdır. Bunu böyle yorumlamak gerekiyor. Ayrıca o kurultayda çok konuşuluyordu, bugün konuşanlar da konuşuyordu. ‘Asla bu kurultayda delege değişim yapmaz’ diye. O kurultayın -saatlerce siz oradaydınız- hala daha o salonun duvarlarında yankılanan ses: ‘Delege sokağın sesini dinle’ydi. Orada bir değişiklik olduysa, bir irade değişikliği olduysa delegeye sokağın sesini hatırlatan milyonlar sayesinde olmuştur. Oradan sonra da birkaç ay sonra CHP, 47 yıl sonra birinci parti olmuştur. O kurultayı lekelemeye, iradesini sakatlamaya kimsenin gücü yetmez. Ama son meczup dinlenene kadar ben sabırla o mahkemenin tüm iddiaları dinlemesini istiyorum. Çünkü her dinlenen bir yıldır ortaya atılan bunca yalanın ne kadar boş olduğunu ortaya koyuyor. Çok memnunum ben, her ‘Duydum’ diyenin çağrılıp ‘Nereden duydun, kanıtını söyle, ispatını söyle’ denmesini. Adem Soytekin de gelsin, ne duyduysa söylesin. İddiasının somut bir gerçeğe dayanmadığı ortaya çıksın ve hiçbir şüphe kalmasın. Ben bundan memnunum.”

CHP kurultay davası ertelendi Haber

CHP kurultay davası ertelendi

CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı’nda 'usulsüzlük' iddiasıyla ilgili açılan ceza davası bugün görüldü. Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada savcı, “Aziz İhsan Aktaş” iddianamesinde olaya ilişkin ifadelerinin bulunduğu gerekçesiyle itirafçı Adem Soytekin’in tanık olarak dinlenmesini istedi. Duruşma, 1 Temmuz tarihine ertelendi. İddianameden İddianamede; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Bursa Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, CHP Sancaktepe İlçe Başkanı Özgen Nama, CHP Bitlis İl Başkanı Metin Güzelkaya, CHP Parti Meclisi Üyesi Baki Aydöner, CHP Gençlik Kolları Genel Başkan Yardımcısı Serhat Can Eş, eski CHP Mardin İl Başkanı Mehmet Kılınçaslan ve eski CHP Parti Meclisi Üyesi Hüseyin Yaşar şüpheli sıfatıyla yer alıyor. Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 12 kişi hakkında “oylamaya hile karıştırma” suçlamasıyla 1 ila 3 yıl arasında hapis cezası isteniyor. "Mutlak butlan" istinafta Kurultaya ilişkin "mutlak butlan" olarak bilinen dava dosyası ise İstinaf sürecinde. Lütfü Savaş'ın da aralarında bulunduğu önceki CHP kurultay delegeleri, Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin CHP'nin 4-5 Kasım 2023'te yapılan 38. Olağan Kurultayı'nın iptali davasında verdiği davanın "konusuz kalması" sebebiyle "karar verilmesine yer olmadığına" dair kararın iptali için İstinaf Mahkemesi'ne taşımıştı.

Özgür Özel: CHP bugünden itibaren savunmadan hücuma çıkıyor Haber

Özgür Özel: CHP bugünden itibaren savunmadan hücuma çıkıyor

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Yürütme Kurulu Toplantısı'na başkanlık etti. Özgür Özel, toplantının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Bugünden itibaren 81 ilimizde ve 973 ilçemizde yoğun bir programla sahaya çıkıyoruz. Mücadelede vitesi yükseltiyoruz ve yeni bir aşamaya geçiyoruz" dedi. Basın mensuplarından "Bundan sonra ne olacak? Nasıl bir mücadele vereksiniz? Nasıl direneceksiniz?" sorularının geldiğini belirten Özel, "Buna kurumsal ama halk arasında çokça kullanılan ve futbolda da bütün dünyada çok beğenilen bir yanıtımız var. En iyi savunma hücumdur arkadaşlar. Bugünden itibaren Cumhuriyet Halk Partisi bu kötülüklerin tamamını yapanlara karşı onları değiştirmek, iktidarı değiştirmek, iktidar olmak ve adaleti getirmek için savunmadan hücuma çıkıyor, sahaya gidiyor ve orada ülkenin yerleşmiş, kronikleşmiş, insanları canından bezdirmiş sorunlarına hangi çözümleri üreteceğini, bu ülkeyi nasıl yöneteceğini, yoksulluğu ve işsizliği nasıl yok edeceğini, asık suratları nasıl güldüreceğini, umutsuzluğun yerini umuda nasıl çevireceğini anlatıyor" yanıtını verdi. Seçim çalışmaları yeni bir evreye girdi Seçim çalışmaları yeni bir evreye girdiğini kaydeden Özel, "Seçim çalışmaları bundan sonra yeni bir evreye girmiştir. Bu işin son günü, seçimi kazandığımız gündür. O güne kadar durmadan ve yılmadan çalışacaklar. Biraz önce ifade ettiğim gibi merkezi düzeyde, dört koldan sahadayız. Merkez Yönetim Kurulumuz, Parti Meclisi üyelerimiz, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Yürütme Kurulu üyelerimiz ve milletvekillerimiz; ayrıca illerde ve ilçelerde il başkanlarımız ve ilçe başkanlarımız; kadın ve gençlik kollarımız hep birlikte sahada olacaklar" diye konuştu. Sandık görevlilerine özel vurgu "Sandık görevlilerimize özel bir vurgumuz var" diyen Özel, şöyle devam etti: "Bugün itibariyle 106 bin sandık görevlimiz, seçim günü sandıklarında görev yapacak 106 bin arkadaşımız o gün sandıklarında oy kullanacak kimi köyündeki 40 kişi, kimi büyükşehir ilçesindeki 300 - 320 kişiyle birebir görüşmeye, yüz yüze görüşmeye, göz hizasından iletişim kurmaya, onların elini sıkmaya, kendini tanıtmaya, onları tanımaya ve bundan sonra her fırsatta onlarla birlikte olmaya başlıyor. Geçmişte seçime iki ay kala ‘Sandıklar sağlam mı?’ sorusuna 2,5 yıl önceden verdiğimiz cevap ‘Sandık görevlileri tamamdır, irademiz sağlamdır’ ve oy kullanmaya geldiklerinde o güne kadar en az beş - altı kez görüşmüş oldukları, tanışmış oldukları, belki artık birbirlerinin ismini öğrenmiş oldukları sandık görevlilerimiz bugünden itibaren çalışmaya başlıyor. Rakam, 4 Mayıs 2026 itibariyle 106 bindir. Ellerindeki ‘Benim Sandığım’ uygulama programlarıyla, saha ziyaretlerine bu sabah çıkmaya hazır olduklarını bizlere yaptıkları bildirimlerle. Bu rakam en nihayetinde 186 bin hedef sayısına ulaşacaktır. Bunun için önümüzdeki iki ayı hedefliyoruz. İki ayın sonunda tüm sandık görevlileri kapıları çalmaya, kendilerini tanıtmaya, tanışmaya ve bundan sonra sürekli bir iletişim halinde olmaya devam edecekler. ‘Bugünden itibaren çarşıda, pazarda, caddede, sokakta, çalmadık kapı ve sıkılmadık el bırakmadan çalışmaya başlıyoruz’ diyemem, örgütümüzün halen çalışmakta olan neferlerine haksızlık olur. Ama tam kadro bu çalışmalara katılıyoruz." Yeni bir aşamaya geçiyoruz "Kasım 2023’ten beri 242 kez meydanlarda olan milletimize demokrasiyi kurtarmadan eve dönmemeleri çağrısını yapıyoruz" ifadesini kullanan Özel, şunları kaydetti: Bunun için herkes çağrıldığında meydanlarda, sokaklarda, eylemlerde ve sözünü söylemesi gereken neresiyse orada buluşmalı, son sözü de sandıkta söylemeli, milleti kurtarmalıdır. Onlar evlerine döndüklerinde bizleri de kapılarında bulacaklar. Bugünden itibaren hep beraber yeni bir aşamaya geçiyoruz. Milletimiz yıllardır her alanda adaletsizlik yaşıyor. Gelirde adalet yok, vergide adalet yok, mahkemelerde adalet yok, sosyal hayatta adalet yok. Bitmeyen bir ekonomi krizin ortasındayız, iktidar değişmediği takdirde krizin biteceğine yönelik en ufak bir inanç, en ufak bir gösterge de yoktur." Enflasyon değerlendirmesi Enflasyon verileri ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Özel, "Bugün açıklanan rakamlarla dört aylık enflasyon yüzde 14,6’ya ulaşmıştır. Bu iktidarın bu yıl başlarken yıllık enflasyon hedefi yüzde 16’ydı. Bir yılda ulaşılacak noktaya enflasyon rakamları ki TÜİK’in rakamlarının ne kadar tartışmalı olduğunu sadece hatırlatmak isterim. TÜİK rakamlarına göre bir yıllık hedefe, dört ayda ulaşılmıştır. Yani memura verilen, emekliye verilen, emekçiye verilen zamlar bu yüzde 16 yıllık enflasyon hedefine göre yapılmıştır. Bu hedefe neredeyse dört ayın sonunda ulaşılmıştır" diye konuştu. Ara zam yapılmalı çağrısı "Bu yüzden mutlaka bütün maaşlarda bir ara zam, bütün ödemelerde, devletin bütün ödemelerinde vatandaşa yapacağı bu enflasyonla ilgili hızlı bir düzeltmeye ihtiyaç vardır" diyen Özel, şunları söyledi: "Aylık yüzde 4,18’lik oran, maalesef bu aylık oran 100 ülkenin yıllık enflasyondan fazladır. Yanlış duymadınız. Dünyada 100 ülkede bizde bir ayda yaşanan enflasyon bir yılda yaşanmıyor. Bizim vatandaşlarımız böyle bir kötü yönetime mecbur bırakılmış durumda. Her gün iğneden ipliğe zam haberlerine uyanıyoruz. Her gün hukuksuz bir operasyona uyanıyoruz. Her gün derinleşen bir eşitsizlikle yüzleşiyoruz, güvende tutulmayan yurttaşlarımızın acı haberlerine uyanıyoruz her gün. İşte tüm bu adaletsizliklere karşı sokaktayız. Türkiye’yi bu hale getirenler bu millete umut olamadılar, asla da olamayacaklar. Türkiye’nin umudu; tüm demokratların özgür, bağımsız, adil ve refah içinde bir ülke kurma mücadelesini birlikte vermesindedir. Bunun için mücadeleyi ülkemizin her bir mahallesinde, her bir caddesinde, her bir sokağında, her bir evin kapısında, her köyün mezranın kahvesinde, yani vatandaşımız neredeyse orada sürdürmeye kararlıyız." Hiçbir kumpas bizi yolumuzdan çeviremeyecek "Bundan sonraki süreçte artık bizim verdiğimiz mücadele bir kararlılık değil, bir müjde içermektedir" diyen Özel, şunları söyledi: "Bizim müjdemiz, seçim kazanma müjdesi değildir. O sandığa vardığımızda seçimi kazanacağımızdan zaten eminiz. Bizim müjdemiz, yönetimde yozlaşmanın bittiği, güçlü kurumların, güçlü kuralların yani sarsılmaz bir sistemin hayat bulduğu Türkiye müjdesidir. Bizim müjdemiz, faize, israfa, lükse, şatafata giden kaynakların son bulduğu, verginin adil toplandığı ve hakça bölüşüldüğü bir Türkiye müjdesidir. Bizim müjdemiz, düşmanlığın, kutuplaşmanın, ötekileştirmenin bittiği, milletimizin huzur, barış ve kardeşlik içinde yaşadığı bir Türkiye müjdesidir. Bizim müjdemiz, devleti güçlü, milleti huzurlu, vatandaşları eşit ve özgür kılma müjdesidir. Söz veriyoruz, hiçbir operasyon, hiçbir kumpas bizi yolumuzdan çeviremeyecek. Yolumuza kurulan hiçbir pusu, yürüyüşümüzü durduramayacak."

CHP Bursa'dan sağlık alanlarının özelleştirmesine tepki: Halkın yakasından düşün Haber

CHP Bursa'dan sağlık alanlarının özelleştirmesine tepki: Halkın yakasından düşün

Bursa’da sağlık alanlarının satışına yönelik tepki çekerken , CHP Bursa İl Başkanlığı konuyla ilgili Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi Memleket Hastanesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Bursa Memleket Hastanesi’nde düzenlenen basın açıklamasına TBMM Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal ve çok sayıda partili katıldı. CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Bursa’da kamuya ait sağlık alanlarının özelleştirme kapsamına alınmasına ilişkin kapsamlı bir basın açıklaması yaptı. Yeşiltaş, söz konusu sürecin yalnızca Bursa’yı değil, Türkiye genelinde sağlık sisteminin geleceğini doğrudan ilgilendirdiğini belirterek, kamu sağlık hizmetlerinin sistematik biçimde tasfiye edildiğini vurguladı. Yeşiltaş açıklamasında, 16 Mart ve 24 Nisan tarihlerinde yayımlanan Cumhurbaşkanı kararlarıyla başlayan sürecin kapsamının giderek genişletildiğine dikkat çekti. Nilüfer, Yıldırım ve Yenişehir’deki taşınmazlarla başlayan uygulamaların; bugün Memleket Hastanesi, Bursa Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi arazisi, Mustafakemalpaşa Tepecik Aile Sağlığı Merkezi ve Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi gibi Bursa’nın sağlık omurgasını oluşturan kritik alanlara kadar uzandığını ifade etti. Bu gelişmelerin teknik bir planlama ya da masum bir dönüşüm olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Yeşiltaş, “Bu, açık ve net bir şekilde kamu sağlık altyapısının tasfiye edilmesidir. Ve bu tasfiye süreci, AKP iktidarının yıllardır uyguladığı politikaların doğrudan sonucudur” dedi. AKP’nin sağlık alanını bir kamu hizmeti olmaktan çıkararak kar odaklı bir sektöre dönüştürme hedefini hiçbir zaman gizlemediğini söyleyen Yeşiltaş, “Sağlıkta dönüşüm” adı altında yürütülen politikalarla önce kamu hastanelerinin sistemli biçimde zayıflatıldığını, nitelikli hizmet üretme kapasitesinin törpülendiğini ve sağlık çalışanlarının ağır çalışma koşullarına mahkûm edildiğini ifade etti. Ardından ortaya çıkan sorunların gerekçe gösterilerek özelleştirme politikalarının devreye sokulduğunu belirten Yeşiltaş, “Bu süreç bilinçli olarak yürütülmüştür” dedi. Şehir hastaneleri modeline de değinen Yeşiltaş, bu modelin kamu kaynakları üzerindeki yüküne dikkat çekti. Milyarlarca liralık garanti ödemeleriyle kamu bütçesinin uzun yıllar boyunca yük altına sokulduğunu belirterek, sağlık hizmetlerinin şirketlerin kar planlarının bir parçası haline getirildiğini ifade etti. Bugün alınan “özelleştirme kapsamına alma” kararlarının yarın hangi projelere ve hangi sermaye gruplarına hizmet edeceğinin belirsiz olduğunu vurgulayan Yeşiltaş, bu konuda kamuoyuna bugüne kadar tatmin edici hiçbir açıklama yapılmadığını dile getirdi. Bursa’nın ve Güney Marmara’nın en köklü sağlık kurumlarından biri olan Memleket Hastanesi’ne de özel olarak değinen Yeşiltaş, hastanenin yıllar önce kapatıldığını ve inşaatının uzun süredir tamamlanamadığını hatırlattı. Bursalıların bu alanın yeniden sağlık hizmetine kazandırılmasını beklediğini belirten Yeşiltaş, buna karşın söz konusu alanın özelleştirme kapsamına alınmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti. Memleket Hastanesi’nin yalnızca bir sağlık kurumu olmadığını vurgulayan Yeşiltaş, buranın Bursa’nın ortak hafızasında önemli bir yere sahip olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Memleket Hastanesi; hayatın en gerçek anlarının yaşandığı, sevinçlerin ve hüzünlerin iz bıraktığı bir duraktı. Burada atılan ilk nefesler, verilen mücadeleler ve edilen vedalar, yıllar boyunca sayısız insanın hafızasında yer etti. Bu hastane, Bursalıların ortak duygularını taşıyan bir mekâna dönüştü. Bugün bu hafızanın yok sayılması, sadece bir yapının değil, bir kentin geçmişinin de yok sayılmasıdır.” Açıklamasında iktidara bir dizi soru yönelten Yeşiltaş, Bursa’nın en kıymetli sağlık alanlarının hangi gerekçeyle özelleştirme kapsamına alındığını, bu alanların geleceğinin kimlerle ve hangi kriterlere göre belirlendiğini sordu. Şehir hastanelerinin sürdürülebilirliği için yeni kamu alanlarının hedef alınıp alınmadığını da gündeme getirdi. Bu halk sizi ilk seçimde gönderecek Kamuya ait alanların satışından elde edilecek gelirlerin siyasi amaçlarla kullanılıp kullanılmayacağına ilişkin kaygılarını da dile getiren Yeşiltaş, “Eğer kamu alanlarını satarak bir seçim bütçesi yaratmayı hedefliyorsanız, hiç uğraşmayın. Çünkü bu halk sizi ilk seçimde gönderecek” ifadelerini kullandı. Sağlık hizmetinin anayasal bir hak olduğunun altını çizen Yeşiltaş, mevcut sistemin eşitsizlik ürettiğini belirterek, “Parası olanın daha hızlı ve kaliteli hizmet aldığı, parası olmayanın ise sistemin dışına itildiği bir düzen kabul edilemez” dedi. Kamu hastanelerinin bilinçli olarak işlevsizleştirildiğini ve ardından “çalışmıyor” gerekçesiyle özelleştirme politikalarının devreye sokulduğunu ifade etti. CHP Bursa İl Başkanlığı olarak bu sürecin karşısında durmaya devam edeceklerini belirten Yeşiltaş, Bursa’nın sağlık altyapısının talan edilmesine ve geleceğinin ipotek altına alınmasına sessiz kalmayacaklarını vurguladı. Söz konusu kararların iptali için her türlü demokratik ve hukuki mücadelenin sürdürüleceğini ifade etti. Yeşiltaş açıklamasının sonunda ise şu ifadelere yer verdi: “Hiç kimse şunu unutmasın: Bu ülkenin hastaneleri, sağlık merkezleri, arazileri bir avuç iktidar sahibinin tasarrufunda değildir. Bunlar 86 milyon yurttaşın ortak değeridir. Bursa’nın iradesine çöktünüz, Bursa’nın suyuna çöktünüz, Bursa’nın yeşiline çöktünüz; şimdi de Bursa’nın malına çökmeye çalışıyorsunuz. Artık yeter. Bursa’nın yakasından da halkın yakasından da düşün.” Tutuklu olan Bursa'nın iradesidir Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın da yaptığı açıklamada gündeme ilişkin sert değerlendirmelerde bulundu. Günaydın, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey üzerinden yürütülen sürece tepki göstererek, “Tutuklu olan yalnızca Mustafa Bozbey değil, Bursa’nın iradesidir” dedi. Günaydın, 2024 yerel seçimlerinde CHP’nin Bursa’da açık farkla kazandığını hatırlatarak, buna rağmen farklı yöntemlerle belediye yönetiminin etkisizleştirilmeye çalışıldığını ifade etti. Eski dosyalar üzerinden yürütülen süreçleri “kumpas” olarak nitelendiren Günaydın, halkın iradesinin gasp edilmek istendiğini söyledi. Yargı üzerinden siyasetin dizayn edilmek istendiğini ifade eden Günaydın, Türkiye genelinde belediyelerin büyük çoğunluğunun iktidar partilerinde olmasına rağmen tüm eleştirilerin CHP’li belediyelere yöneltildiğini dile getirdi. Günaydın, bu söylemlerin gerçeği yansıtmadığını belirtti. Konuşmasında cezaevlerindeki doluluk oranlarına da değinen Günaydın, mevcut kapasitenin üzerinde tutuklu ve hükümlü bulunduğunu, bunun sistemsel bir sorun olduğunu ifade etti. Günaydın, artan suç oranlarının nedenlerinin sorgulanması gerektiğini vurgulayarak, özellikle uyuşturucu, sanal bahis ve kumar konularında iktidarı eleştirdi. Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Günaydın, yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı nedeniyle milyonlarca vatandaşın açlık sınırının altında yaşadığını söyledi. Eğitim ve sağlık sistemine yönelik eleştirilerde de bulunan Günaydın, vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimde ciddi sorunlar yaşadığını kaydetti. Hastaneleri satmak çözüm değil Sağlık alanındaki özelleştirmelere de değinen Günaydın, hastanelerin satışına karşı olduklarını belirterek, “Sağlık sistemi çözülemeyince hastaneleri satmak çözüm değildir” ifadelerini kullandı. Erken seçim çağrısında da bulunan Günaydın, toplumun büyük bir kesiminin sandık istediğini dile getirerek, “Sandık geldiğinde halkın iradesi yeniden tecelli edecek” dedi.

Erdoğan’ın Rize ziyaretinde "30 milyonluk" harcama Haber

Erdoğan’ın Rize ziyaretinde "30 milyonluk" harcama

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Rize’ye yaptığı 5 günlük Ramazan Bayramı ziyareti sırasında sadece koruma polislerine verilen yemek hizmeti için yaklaşık 13 milyon TL harcandığı, toplam maliyetinin ise 30 milyon lirayı bulduğu belirtildi. Sözcü'de yer alan habere göre, CHP Rize Milletvekili Tahsin Ocaklı, gıda alım belgelerini paylaştı ve şunları söyledi: “Rize Emniyet Müdürlüğü tarafından beş günlük ziyaret süresince görevli personele sağlanan yemek hizmeti için 12 milyon 928 bin 620 TL harcandı. Sabah kahvaltısı, öğle ve akşam yemeklerinden oluşan toplam 22 bin 277 öğün için bu bedel ödendi. Bu tutara Erdoğan’ın yanındaki personel de dahil değil." Bu paraya 300 bin öğrenciye yemek verilebilirdi Ulaşım ve konaklama ile birlikte gezinin en az 30 milyon liraya mal olduğunu savunan Ocaklı "Rize Cumhurbaşkanının memleketi, bu kadar polis ve masraf ile kimi kimden koruyorlar" dedi ve şunları söyledi: "Hemşehrileri kendisini korurdu. Gıdayı da Rizeli olmayan bir őrmadan yapmışlar. Kamu kaynakları işte böyle gereksiz harcanıyor. Emekliden, işçiden tasarruf ediyorlar itibardan edemiyorlar. Bu paraya 300 bin öğrenciye yemek verilebilirdi." Ağırlama için yaklaşık 13 milyonluk alım 18 Mart 2026 tarihli yazıda "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ilimizi ziyaretleri kapsamında iaşe alımı" adı altında temsil ve ağırlama için yaklaşık 12 milyon 928 bin 620 liraya mal alımı yapıldığı belgelere böyle yansıdı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.