Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Chp

- Chp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Chp haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP Bursa İl Başkanı Yeşiltaş: "Sandıkta kaybedenlerin, kapalı kapılar ardında görevlendirilmesini meşru görmüyoruz" Haber

CHP Bursa İl Başkanı Yeşiltaş: "Sandıkta kaybedenlerin, kapalı kapılar ardında görevlendirilmesini meşru görmüyoruz"

Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Deniz Köken’in Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreterliği görevine getirilmesine ilişkin açıklama yaptı. Söz konusu atamanın “siyasi bir tasarruf” olduğunu belirten Yeşiltaş’ın açıklaması şu şekilde: “Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde yaşanan son gelişmeler ışığında karşımızda duran tablo; halkın sandıkta ortaya koyduğu iradeyi yok sayan, yerel demokrasiyi askıya alan ve merkezi müdahaleyi kalıcı hale getirmeye çalışan açık bir siyasi mühendislik girişimidir. Seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Bozbey’in hukuksuzca tutuklanıp görevden uzaklaştırılmasıyla başlayan bu antidemokratik tablo, Bursa Valiliği eliyle yürütülen geçici kayyum modeliyle derinleşmiş; şimdi ise yapılan atamalarla birlikte kurumsallaştırılmak istenmektedir. "Deniz Köken sandıkta kaybetti" Bu zincirin son halkası olan Deniz Köken’in Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreterliği görevine getirilmesi, idari bir tercih olarak izah edilemez. Bu, doğrudan doğruya siyasi bir tasarruf, açık bir dayatma ve kamu vicdanını yeniden yaralayan bir karardır. Deniz Köken’in geçmişi ve siyasi performansı ortadadır. İstanbul Eyüpsultan’da belediye başkanlığı yapmış, ancak 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde sandıkta kaybetmiştir. Bürokrasiden siyasete geçiş yapan ve son seçimde sandıkta kaybetmiş, seçmenin güvenini yitirmiş bir ismin; Bursa gibi ekonomik ve sosyal açıdan stratejik öneme sahip bir kentin en kritik bürokratik makamlarından birine atanması, demokrasiye meydan okumaktan başka bir anlam taşımamaktadır. "Bu atama sadakatle izah edilebilir" Bu atama, ancak ve ancak siyasi sadakat ilişkileriyle izah edilebilir. Daha açık bir ifadeyle sandıkta kaybedenler, masa başında ödüllendirilmek istenmektedir. Bursa halkının iradesi yok sayılmakta, seçim sonuçları fiilen geçersiz kılınmakta ve yurttaşa “siz kimi seçerseniz seçin, biz istediğimizi göreve getirir, istemediğimizi görevden alırız” anlayışı kurumsallaştırılmak istenmektedir. Bursa Büyükşehir Belediyesi, siyasi kariyer planlamalarının yapılacağı bir alan değildir. Burada özellikle altını kalın çizgilerle belirtmek isteriz. Bu eleştirimiz, 'başka şehirden gelmek' üzerinden yürütülen dar bir yaklaşım değildir. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Bozbey’in halkın oylarıyla göreve gelmesinin ardından Genel Sekreterlik görevini üstlenen Ergül Halisçelik de Bursa dışından gelmiştir. Ancak o dönemde yapılan atama liyakat, bürokratik birikim ve kurumsal yönetim kapasiteleri değerlendirilerek yapılmıştı. "Başarısız olduğu tescillenmiş bir figür" Bugün ise bambaşka bir durumla karşı karşıyayız. Bugün karşımızda, halkın oylarıyla başarısız olduğu tescillenmiş bir siyasi figürün kritik bir göreve atanması vardır. Bu anlayış, devleti yönetme ciddiyetinden uzak, kamu görevlerini birer “ikram” gibi dağıtan, demokratik ilkeleri hiçe sayan bir zihniyetin ürünüdür. Bu atamayla birlikte Bursa halkının demokratik iradesi açıkça gasp edilmeye devam edilmekte, liyakat ilkesi ortadan kaldırılmakta, kamu yönetimi, siyasi sadakat ilişkilerine teslim edilmektedir. Bu tabloyu kabul etmiyoruz. Bu yapılan, Bursa’yı yönetmek değil; Bursa’yı kontrol altına alma girişimidir. Bu yapılan, demokrasi değil; uyguladıkları vesayet pratiğinin yeni bir halkasıdır. Biz, sandıkta kaybedenlerin, kapalı kapılar ardında görevlendirilmesini meşru görmüyoruz. Hiç kimse unutmasın, halkın iradesinin üzerinde hiçbir güç yoktur. Ve o irade, günü geldiğinde kendisini yok sayanlara gereken cevabı mutlaka verecektir.”

İmamoğlu'ndan seçim vurgusu: Erdoğan zihniyetinin ülkemize yaşattığı fetret devri bitecek Haber

İmamoğlu'ndan seçim vurgusu: Erdoğan zihniyetinin ülkemize yaşattığı fetret devri bitecek

CHP'nin tutuklu Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, iktidara eleştirilerde bulundu. Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'nin hesabından yapılan paylaşımda Ekrem İmamoğlu, "⁠Bir Milli Eğitim Bakanı atanır; yeni sınav sistemi, yeni müfredat, yeni ders kitapları, kafa karıştıran uygulamalar, saçmalıklar! Giden mevkidaşını yerden yere vuran bakan ve zırvaları... Zannedersiniz hükümet değişti. Halbuki yine AK Parti'nin kara düzeni; memleketi, milleti alt üst eden Erdoğan zihniyeti..." ifadelerini kullandı. İmamoğlu, şöyle devam etti: "⁠Bir İçişleri Bakanı atanır; gece-gündüz operasyonlar, şehirlerimiz işgal edilmiş gibi çeteler, suç örgütleri, gözaltılar, filmlere taş çıkartan sayısız görüntüler, drone çekimleri! Yeni bakanın selefini kötüleyen açıklamalarını duydukça şoka girersiniz! "Hükümet mi değişti?" diye sorarsınız. Halbuki yine AK Parti'nin kara düzeni; memleketi, milleti alt üst eden Erdoğan zihniyeti... Bir Adalet Bakanı atanır; “Adaletsizlik aldı başını gidiyor, yeni uygulamalar şart” der. Yönetici kadrolarını tamamen değiştirir. "Üstü kapatılan dosyaların üstüne gideceğiz," "Korunan torpilli suçluları tutuklayacağız" der! Seleflerini yerin dibine gömer. Troller; adaletsiz sefil bakanlar gitmiş, her yerinden "adalet fışkıran" bir bakan gelmiş diye sahne alır. Şaşırmak yine bize kalır. Halbuki yine AK Parti'nin kara düzeni; memleketi, milleti alt üst eden Erdoğan zihniyeti..." "⁠Sizleri Maliye Bakanı, Tarım Bakanı vs tek tek bakan geçidi ile yormayacağım" diyen İmamoğlu, "Aziz Milletimiz; Acımız çoktur, meselemiz büyüktür, dertlerimiz tarifsizdir. İktidar sorunları yönetemedikçe bakan değiştirip umut satarak zaman kazanmaya çalıştı bunca sene. Fakat deniz bitti. Millet artık topyekun değişim istiyor" vurgusunda bulundu. Seçim vurgusu "Bu iktidar ise sandıktan korkuyor, kaybedeceğini biliyor. Rakibinin isminden, cisminden tir tir titriyor" ifadesini kullanan İmamoğlu, şunları söyledi: "Ancak boyun eğmez, pes etmez, milli iradeden vazgeçmez on milyonlarca yurttaşımız var. Çözüm seçimdir. O sandık sonunda kurulacak, kimse bundan kaçamayacak, aksi bir niyete millet asla izin vermeyecek. Sandık kurulduğunda, siyasi aktörlere operasyon yapınca sonuçlar değişir sananlar, onları evine göndermekte kararlı olanın milletin kendisi olduğunu görecek. Erdoğan zihniyetinin ülkemize yaşattığı fetret devri bitecek, kara düzen sona erecek! Her şey çok güzel olacak!"

Deniz Yavuzyılmaz: Bursa dahil 5 ildeki ücretsiz çevre otoyolu özelleştirilecek Haber

Deniz Yavuzyılmaz: Bursa dahil 5 ildeki ücretsiz çevre otoyolu özelleştirilecek

CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Karayolları Genel Müdürlüğü'nün ücretsiz olarak işlettiği 5 ildeki 5 çevre otoyolunun 25 yıllığına özelleştirilmesinin planlandığını tespit ettiklerini bildirdi. Yavuzyılmaz, şunları kaydetti: "AKP'nin yeni bir özelleştirme planını daha ortaya çıkardık! Karayolları Genel Müdürlüğü'nün ücretsiz olarak işlettiği 5 ildeki 5 Çevre Otoyolunun 25 yıllığına özelleştirilmesinin planlandığını tespit ettik. Özelleştirilmesi planlanan 5 Çevre Otoyolu: Ankara Çevre Otoyolu, 120 km. İstanbul 2.Çevre Otoyolu, 38 km. İzmir Çevre Otoyolu, 51 km. Bursa Çevre Otoyolu, 34 km. Gaziantep Çevre Otoyolu, 32 km. Bağlantı yolları dahil toplam 275 km! 2025 yılında bu 5 Çevre Otoyolundaki araç geçiş sayısı: 836 Milyon 568 bin adet! 23 Mart 2026 tarihli CİMER'den gelen yanıta göre; KGM'nin işlettiği 2.282 km otoyol ve köprüler (ücretli otoyollar, yapımı devam eden otoyollar ve Çevre Otoyolları dahil) zaten özelleştirme paketinin içindeydi. 2010 yılında özelleştirme paketinde yer alan Çevre Otoyollarının 2026 itibarıyla özelleştirilmesi gerçekleşirse şirketler, bu otoyolları, Yap-İşlet-Devret modeliyle yapılan otoyolların ortalama kilometre başına araç geçiş fiyatıyla işlettiğinde; şirketlerin bir yılda vatandaştan tahsil edeceği geçiş ücreti en az 21 milyar 677 milyon lira olacak! 25 yıllık özelleştirme sürecinde şirketlerin kasasına girecek tutar: 542 milyar lira! Bugünkü kurla en az 12 milyar dolar. Bunun adı vatandaşı soymaktır! Vatandaşın vergileriyle zaten maliyeti ödenmiş olan çevre otoyollarını özelleştirmek halk düşmanlığıdır!"

Bursa’da kentsel dönüşüm isyanı: "Adaletli bir şekilde kentsel dönüşüm istiyoruz" Haber

Bursa’da kentsel dönüşüm isyanı: "Adaletli bir şekilde kentsel dönüşüm istiyoruz"

Güllük mahallesi sakinleri Yıldırım Belediyesi tarafından mahallelerinde yapılacak olan kentsel dönüşüm projesinin adil ve şeffaf olmadığı gerekçesiyle bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Mahallede yapılan basın açıklamasında konuşan hak sahipleri, arsalarına yapılması planlanan büyük ölçekli projelere karşın kendilerine yeterli daire verilmeyeceğini belirterek sürecin yeniden planlanması talebinde bulundu. Yapılan basın açıklamasına siyasi partiler de destek verdi. "Adil, şeffaf ve yaşanılabilir dönüşüm talep ediyoruz" Mahalleli tarafından yapılan basın açıklamasında şu ifadeler yer aldı: “Bugün burada bir kentsel dönüşüm sürecine karşı çıkmak için değil, adil, şeffaf ve yaşanabilir bir dönüşüm talep etmek için bulunuyoruz. Bölgede yaşayan vatandaşlarımızın önemli bir kısmı mevcut yapıların durumunun farkındadır ve dönüşüm fikrine ilkesel olarak açıktır. Ancak yürütülen sürecin, bu beklentiyi karşılayacak düzeyde bir güven ve öngörülebilirlik oluşturmadığı görülmektedir. Sahada yürütülen görüşmelerde, sürecin büyük ölçüde yazılı ve resmi bir çerçeveye oturtulmadan ilerlediği, benzer durumdaki hak sahiplerine tutarlılık göstermeyen yaklaşımlar sergilendiği, önceki dönemlerde oluşan beklentiler ile bugünkü yaklaşımlar arasında farklılıklar bulunduğu, sunulan seçeneklerin mevcut yaşam düzeni ve aile yapılarıyla her zaman uyumlu olmadığı yönünde yaygın bir memnuniyetsizlik söz konusudur. "Süreç, belirsizlik ve endişe yaratıyor" Bununla birlikte, sürece ilişkin teknik ve hukuki konuların, vatandaş nezdinde zaman zaman belirsizlik ve endişe oluşturduğu görülmektedir. Bu başlıkların açık, anlaşılır ve güven verici bir şekilde ele alınması sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından önem taşımaktadır. Buradan açıkça ifade ediyoruz, kentsel dönüşüm süreçleri, vatandaşın barınma hakkını zayıflatacak ya da onu kabul etmekte zorlanacağı şartlara yöneltecek bir anlayışla yürütülemez. Kentsel dönüşüm, bir dayatma süreci değil, bir uzlaşı ve güven inşa etme sürecidir. Bizim talebimiz nettir. Sürecin şeffaf, yazılı ve denetlenebilir bir zemine taşınması, tüm hak sahipleri için eşitlikçi ve öngörülebilir bir yaklaşımın benimsenmesi, sunulan çözümlerin insanların yaşam alışkanlıklarını ve aile yapılarını gözetmesi, sürecin müzakere ve rıza temelinde yürütülmesi. Unutulmamalıdır ki, vatandaş dönüşüme karşı değil; belirsizliğe ve adaletsizliğe karşıdır. Bizler, sürecin sağlıklı ilerlemesi adına yapıcı bir duruş sergilemeye devam edeceğiz. Ancak hiçbir vatandaşımızın hak kaybına uğramasına veya süreç dışında bırakılmasına izin verilmeyeceğini de açıkça ifade ediyoruz. Yetkilileri; süreci hukuka, hakkaniyete ve toplumsal uzlaşıya uygun şekilde yeniden değerlendirmeye davet ediyoruz.” "Kentsel değil, rantsal dönüşüme karşıyız" Yapılan açıklamada konuşan bir mahalleli, “Biz kentsel dönüşümle ilgili sıkıntı yaşıyoruz. Bu sıkıntıyı yetkililere duyurmaya çalıştık ama başarılı olamadık. Tek tek bizlerin birbirimizden habersiz olduğunu düşünerek baskı ve korkutmaya sevk ederek kabul etmediğimiz şeyleri bize dayatarak kabul ettirmeye çalıştılar. Biz buna karşıyız. Kentsel dönüşüme karşı değiliz, rantsal dönüşüme karşıyız.” dedi. Güllük mahalle muhtarı İlhami Aydın, “Biz kentsel dönüşüme kesinlikle karşı değiliz. Biz halkımızı daha fazla sosyal donatı, yaşam alanı daha yüksek, kaliteli bir kentsel dönüşüm istiyoruz. Biz buradaki halkın başka yere gitmesini istemiyoruz. 40 yıldır burada yaşıyoruz. Aynı yerde daha yaşanılabilir bir Güllük mahallesi istiyoruz.” şeklinde konuştu. Bir başka mahalle sakini de, “Rantsal dönüşüm istemiyoruz. Adaletli bir şekilde kentsel dönüşüm istiyoruz. Benim babam 75 yaşında, belediyeye gittiğinde kimse dikkate almıyor. Böyle bir şey olamaz. Vatandaşı dinleyeceksin. Burada kimseyi mağdur edemezsin. Yıldırım’ın belediye başkanı nerede? Oy zamanı herkes buraya geliyor. Biz adalet istiyoruz.” Söz alan başka mahalle sakini ise, “Benim arsamın üzerinde 4 tane daire var. 4 tane dairemin hakkını versin bana, arsamı vereyim, arsamız üzerine 100 tane daire yapsın… Ben kabul etmiyorum.” İfadelerini kullandı. Bir başka mahalleli ise şu ifadeleri kullandı: “Hayatımız boyunca çalışarak kazandığımız yuvamızı başımıza yıkmaya çalışıyorlar. Bu kentsel dönüşümü ortaya getiren şahıs nerede? Ben evimde kentsel dönüşüme karşıyım. Burada doğdum burada yaşayacağım, benim tapum var. ‘Sana 4 bin lira kira vereyim, git nerede yaşarsan yaşa’ diyor. 4 bin liraya kira mı var?” "Bizi buradan süremezsiniz" Açıklamaya destek için katılan CHP Yıldırım İlçe Başkanı Ahmet Keskin de şu ifadeleri kullandı: “Kentsel dönüşüm tüm Türkiye’de ve Bursa’da da özel bir uygulamayla yapılıyor. Yüzde 50’nin üzerinde bir rıza aranıyor ve ondan sonra geri kalanının rızası aranmaksızın dönüşüm yapılıyor. Eğer bahsi geçen yerde kamunun da arazileri varsa kamu da bu yüzde 50’nin içerisine giriyor. Böylece birçok yerde vatandaşın rızası aranmadan kentsel dönüşüm meydana gelmiş oluyor. Kentsel dönüşüm rantın en yüksek olduğu, depreme dayanıklı olup olmadığına bakılmaksızın, vatandaşın ihtiyacı olup olmadığına bakılmaksızın, sermayedar ve müteahhitlerin en yüksek kar edebilecekleri şekilde yapılıyor. Kentsel dönüşüm yapılırken arsan ne kadar, kaç para eder buna bakıyorlar. Hatta ‘senin 4 katlı evin ne kadar yapar’ diye soruyorlar, 5 milyon ediyorsa diyorlar ki ‘ben sana 7 milyon vereyim git’. Yahu biz bu 4 katlı evde 4 aile yaşıyoruz. Bizim için bu evin parası pulu önemli değil ki. Sen benim 4 katlı evimi yıkıyorsun. Biz farklı şehirlerden bu şehre sanayisi olduğu için geldik. Bu evleri de geldiğimizde zengin olalım diye yapmadık. Biz bu evlerin ilk katını kendimize, diğer katlarını da çocuklarımıza yaptık. Bu evleri kiraya vermiyoruz, üzerinden rant elde etmiyoruz. O yüzden bu evlerin TL karşılığı da bizim çok umurumuzda değil. Sen benim 3-4 katlı evimiz yıkacaksın, karşılığında bana bir daire parası vereceksin, ondan sonra benim 3 hane insanım nerede yaşayacak bunun cevabını vermeyeceksin. Sen o zamna kentsel dönüşümde ne yapıyorsun? Diyorsun ki ‘ben bu mahalleyi beğenemedim, müteahhitleri getireyim, buraya inşaatlar yapsın, yaptıklarının yarısını kendi ceplerine indirecekler, burada 4 hane insanın en fazla 2 tanesine ev vereceğim, kalanı da nereye gidiyorsa gitsin’. Güllük’ün insanı burayı terk etmek zorunda kaldıkta sonra bu mahalledeki inşaatlar güzel olmuş kime ne! Bizim buna rızamız yok. Burada kim dönüşüm yapacaksa bilsin ki bizi buradan süremezsiniz.”

CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol tutuklandı Haber

CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol tutuklandı

İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON AŞ üzerinden Gaziemir ilçesindeki Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı projelerinde S.S. İş İnsanları Gaziemir Yapı Kooperatifi üzerinden menfaat temin edildiği iddiasıyla 'zimmet', 'nitelikli dolandırıcılık', 'resmi belgede sahtecilik' ve 'denetim görevinin ihmali suçları'ndan işlem yapıldı. Kooperatifin yeni yönetim kurulunun şikâyet dilekçesi, mağdur beyanları ve bilirkişi raporları doğrultusunda, suç tarihlerinde İZBETON AŞ yetkilisi, kooperatif yönetim ve denetim kurullarına üye 10 kişi hakkında 9 Nisan'da gözaltı kararı verildi. Haklarında gözaltı kararı bulunan 10 kişiden 9'u yakalanarak gözaltına alınırken, yakalanamayan 1 kişinin yurt dışında olduğu tespit edildi. Aralarında CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol'un da bulunduğu kişiler, İzmir İl Jandarma Komutanlığındaki işlemlerinin ardından bugün sabah saatlerinde adliyeye getirildi. Soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcısı, Ümit Erkol'un da aralarında bulunduğu kişileri, savcılıktaki işlemlerinin ardından tutuklama istemiyle sulh ceza hakimliğine sevk etti. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca, İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON A.Ş. üzerinden yürütüldüğü belirtilen usulsüzlüklere ilişkin soruşturma kapsamında savcılık ifadesinin ardından tutuklama istemiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol'un da aralarında bulunduğu isimler tutuklandı.

CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol hakkında tutuklama talebi Haber

CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol hakkında tutuklama talebi

İzmir'deki "kooperatif" soruşturması kapsamında gözaltına alınan ve aralarında CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol'un da bulunduğu 9 kişi adliyeye sevk edildi. Soruşturması kapsamında 9 kişi, geçtğimiz perşembe günü gözaltına alınmıştı. Aralarında Ümit Erkol’un da bulunduğu gözaltına alınan 9 kişinin, İzmir İl Jandarma Komutanlığı'ndaki işlemleri tamamlandı. Gözaltında bulunanlar, işlemlerin ardından bugün adliyeye sevk edildi. Tutuklama talebi Ümit Erkol’un arasında bulunduğu 9 kişi, savcılık ifadesinin ardından tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi Başsavcılık açıklaması İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, Ümit Erkol'un gözaltına alındığı soruşturmaya ilişkin açıklama yapmıştı. Açıklamada şunlar kaydedilmişti: "İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan İZBETON A.Ş. Üzerinden yapılan usulsüzlüklere ilişkin başlatılan soruşturma kapsamında; İZBETON A.Ş. Üzerinden İzmir ili Gaziemir ilçesi Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı projeleri kapsamında S.S. İş İnsanları Gaziemir Yapı Kooperatifi kılınarak menfaat teminine ilişkin olarak, Zimmet, Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgeside Sahtecilik ve Denetim Görevinin İhmali suçlarından soruşturma yürütülerek; Kooperatif Yeni Yönetim Kurulu’nun şikayet dilekçesi, mağdurları beyanı ve bilirkişi raporları esas alınmak suretiyle suç tarihlerinde İzbeton A.Ş yetkilileri, Kooperatif Yönetim Kurulu Üyeleri ve Denetim Kurulu Üyeleri oldukları tespit edilen 10 şüpheli yönünden 09 Nisan 2026 tarihinde operasyon gerçekleştirilmiş olup gözaltı kararı tesis edilmiştir. Haklarında gözaltı kararı verilen 10 şüpheliden dokuzu yakalanarak gözaltına alınmıştır. Yakalanamayan şüphelinin yurtdışında olduğu tespit edilmiştir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.