Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Abd

- Abd haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Abd haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tom Barrack, İsrail'in Suriye saldırısını anlattı: Türkiye uçaklarını havalandırmayı değerlendirdi Haber

Tom Barrack, İsrail'in Suriye saldırısını anlattı: Türkiye uçaklarını havalandırmayı değerlendirdi

ABD'nin Ankara Büyükelçisi, Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, İsrail'in Suriye'nin kuzeyindeki İdlib ilinin doğusunda bulunan Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na düzenlediği saldırının perde arkasını anlattı. Barrack’ın aktardığına göre İsrail, saldırıdan yaklaşık altı gün önce Washington’a Türkiye’nin hedef alınan üsse asker ya da askeri ekipman sevk etmeye hazırlandığına ilişkin istihbarat bulunduğunu iletti. Ancak Barrack'ın anlattığına göre ABD, kendi istihbarat kaynakları üzerinden yaptığı kontrollerde bölgede böyle bir Türk askeri hareketliliğine rastlamadı. “BUNUN BÖYLE OLMADIĞINI BİLİYORUZ” Barrack, İsrail’in elindeki istihbaratın neye dayanmış olabileceğine ilişkin üç ayrı ihtimal üzerinde durdu. İlk senaryo, Türkiye’ye ait askerlerin veya askeri unsurların bölgede bulunduğuna yönelik bilgiydi. Ancak Barrack, ABD’nin yaptığı incelemelerin bunu doğrulamadığını söyledi. İkinci olasılık, İsrail’in saldırının hemen öncesinde diğer ülkelerin fark etmediği ani bir askeri hareketlilik tespit etmiş olmasıydı. Barrack’ın daha güçlü bulduğu üçüncü ihtimal ise Türkiye’nin ilerleyen dönemde bölgede askeri eğitim faaliyetlerini genişletmesine ilişkin bazı görüşmelerin İsrail istihbaratının radarına girmiş olmasıydı. SURİYE İLE MOSSAD ARASINDA SALDIRIDAN ÖNCE İKİ SAATLİK GÖRÜŞME Barrack’ın anlattıklarına göre saldırı öncesinde diplomatik temaslar devam ediyordu. Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani ile Mossad’ın yeni başkanı arasında yaklaşık iki saat süren bir görüşme yapıldığını belirten Barrack, bu görüşmede taraflar arasındaki sorunların ayrıntılı biçimde ele alındığını söyledi. “YAPMADIKLARI ŞEY BİZE YA DA TÜRKİYE’YE HABER VERMEKTİ” Barrack’a göre krizin en tehlikeli aşaması, İsrail’in saldırı öncesinde Washington’a da Ankara’ya da bilgi vermemesiyle başladı. Tarafların iletişim kanalları üzerinden sorunun kontrol altına alındığını düşündüğü sırada İsrail, pistleri vurma kararı aldı. "TÜRKİYE SAVAŞ UÇAKLARINI KALDIRMAYI DEĞERLENDİRDİ" Barrack’ın açıklamalarında en dikkat çekici bölümlerden biri, İsrail savaş uçaklarının Türkiye sınırına yaklaşması sırasında Ankara’da yaşananlardı. Türkiye’nin güçlü bir askeri ve istihbarat kapasitesine sahip olduğunu vurgulayan Barrack, İsrail uçaklarının sınıra yöneldiğinin görülmesine rağmen Ankara’nın uçakların hedefi, rotası ve niyeti konusunda bilgi sahibi olmadığını söyledi. Bu belirsizlik nedeniyle Türkiye’de savaş uçaklarının havalandırılması seçeneği gündeme geldi. Barrack o anları şöyle anlattı: “Bu uçakların sınıra doğru geldiğini gördüklerinde amaçlarını, yönlerini ya da niyetlerini bilmiyorlar. ‘Biz de kendi uçaklarımızı kaldırmak zorunda kalacağız’ demeye başlıyorlar.” Barrack, son anda iletişim kanallarının devreye girdiğini ve gerilimin kontrol altına alındığını söyledi. Aksi durumda sonuçların çok daha ağır olabileceğine işaret etti. İSRAİL TÜRKİYE’Yİ KIŞKIRTMAYA MI ÇALIŞTI? Barrack’a, diplomatik temaslar sürerken İsrail’in neden böylesine riskli bir saldırıya başvurduğu da soruldu. Kesin nedeni bilmediğini belirten Barrack, Trump yönetiminin üzerinde durduğu iki ihtimali anlattı. Bunlardan ilki, İsrail’in Türkiye’yi bilinçli biçimde karşılık vermeye zorlamaya çalışmış olabileceğiydi. Barrack, Türkiye’nin geçmişte hava sahasına giren bir Rus savaş uçağını düşürdüğünü hatırlatarak, önceden bildirim yapılmadan Türkiye sınırına yakın bölgelerde savaş uçaklarıyla operasyon düzenlenmesini “çok tehlikeli bir oyun” olarak değerlendirdi. Böyle bir hamlenin İsrail’de yaklaşan seçim süreci bakımından “agresif ama karşılık bulabilecek” bir siyasi strateji olabileceğini de söyledi. Barrack, röportajın önceki bölümünde Netanyahu’nun ekim ayına doğru seçim sürecine ilerlediğini ve kendi siyasi tabanının beklentilerini dikkate aldığını belirtmişti. MOSSAD, ORDU VE NETANYAHU ARASINDA KOORDİNASYON SORUNU İHTİMALİ Barrack’ın gündeme getirdiği ikinci senaryo ise İsrail devlet kurumları arasındaki iletişim ve koordinasyonun aksamasıydı. Bu ihtimale göre Mossad Başkanı, Suriye Dışişleri Bakanı ile diplomatik görüşmeleri yürütürken İsrail ordusundaki bir komutan eldeki istihbaratı acil bir tehdit olarak yorumlayarak pistlerin vurulması yönünde harekete geçmiş olabilir. Barrack, böyle bir durumda Mossad, İsrail ordusu ve Başbakanlık arasındaki bilgi akışı tamamlanmadan saldırı kararının uygulanmış olabileceğini söyledi. “ANKARA ÇATIŞMA İSTEMİYOR” Barrack, Türkiye’nin kriz sırasındaki tutumuna ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Ankara’daki siyasi ve güvenlik yönetiminin gerilimi büyütmemeye odaklandığını söyleyen ABD’li diplomat, Türkiye’nin İsrail’le askeri bir çatışmaya girmek istemediğini vurguladı. Barrack, MİT, Dışişleri Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı ve güvenlik bürokrasisinin yaklaşımını şöyle aktardı: “Kendilerini kontrol etmeye odaklanmış durumdalar. Saldırgan değiller. İsrail’le askeri veya hasmane bir ilişkiye girmekle ilgilenmiyorlar.” NE OLMUŞTU? İsrail ordusuna ait savaş uçakları iki gün önce, Suriye'nin kuzeyinde Türkiye sınırında yer alan İdlib ilinin doğusunda bulunan terk edilmiş durumdaki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na saldırı düzenlemişti. Saldırıda can kaybı ya da yaralanan olup olmadığına ilişkin bilgi paylaşılmamıştı. Suriyeli yetkili, İsrail savaş uçaklarının Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na 8 saldırı düzenlediğini belirterek, saldırılarda pistin yanı sıra hangarda atıl durumdaki bir yapının hedef alındığını kaydetmişti.

Trump, İran'a karşı ekonomik savaş ilan etti Haber

Trump, İran'a karşı ekonomik savaş ilan etti

ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İran'a bir anlaşma yapma fırsatını kendisinden başka kimsenin vermediğini savundu. İran'ın bu fırsatı değerlendiremediğini kaydeden Trump, "Bu nedenle bugün, herhangi bir ülkeye karşı şimdiye kadar uygulanmış en ezici ekonomik operasyonu ilan ediyorum. Bu, eşi benzeri görülmemiş ölçekte ekonomik savaş ve izolasyon olacak." ifadelerini kullandı. Trump, İran donanmasının yok edildiğini, hava kuvvetlerinin imha edildiğini, askeri fabrikalarının enkaz halinde olduğunu, para biriminin değersiz ve ülkenin pamuk ipliğine bağlı durumda olduğunu öne sürdü. ABD Başkanı Trump, şöyle devam etti: "Bugün ayrıca, finans kuruluşlarının, şirketlerin, havalimanlarının veya devlet kurumlarının İran'a herhangi bir tür can simidi sağlamasına izin veren herhangi bir ülkenin de muazzam ekonomik sonuçlarla karşı karşıya kalacağını ilan ediyorum. Petrol kaçakçılığı, swap hatları, nakit transferleri, döviz büroları, gemi sicilleri, paravan şirketler, bunların hepsinin derhal sonlandırılması gerekiyor. Kim olduğunuzu biliyorsunuz." İran tehdidini izole etmek ve yenilgiye uğratmak için tüm müttefiklerin ABD'nin yanında durmasına ihtiyaç olduğunun altını çizen Trump, İran'ın köşeye sıkıştığını ve bu tarihi önlemlerin ülkenin "dünya genelinde terör yayma kabiliyetlerini" felce uğratacağını ifade etti. ABD'NİN STRATEJİSİ İŞE YARAR MI? ABD Başkanı Donald Trump'ın İran konusunda elindeki askeri seçenekler sınırlı bu nedenle ekonomik baskıyı artırma yöntemini seçti. Amerikan New York Times gazetesinde yayımlanan analizde İran'ın ABD'nin ekonomik baskısına ne kadar dayanabileceği mercek altına alındı. Çin gibi İran'dan petrol satın alan ülkelere yaptırım uygulanmaya başlanabileceğine veya finansal işlemlere ilişkin ilave cezalar uygulanabileceğine dikkat çekildi. 1979'DAN BERİ ABD YAPTIRIMLARI VAR Gazete bu önlemlerin ne kadar işe yarayacağını şüpheli olduğu yorumuna yer verdi. İran'ın, 1979'dan beri ABD yaptırımları altında olduğu hatırlatıldı. İran'ın ekonomisinin ABD'den gelen baskıyla şekillendiğinin altı çizildi. İran'ın ABD'nin yaptırımlarını Çin ve Rusya'ya ucuza petrol satarak aşmaya çalıştığına vurguda bulunuldu. Çin'in İran'dan satın aldığı petrolü, ABD yaptırımlarının kıskacına girmeyecek küçük rafinerilerde değerlendirdiği belirtildi. İran'ın petrolünü satabilmek için kaçakçılık ağlarını genişleterek gölge bir filo oluşturduğu da hatırlatıldı. Petrolü mal karşılığında takas ederek sanayi sektörünü geliştirdiği, ithalatını ve dolar kullanımını ise büyük ölçüde azalttığı belirtildi. Savaş ve Amerikan ablukasından bu yana İran'ın, petrolünün bir kısmını kara ve demir yoluyla naklettiğine de dikkat çekildi. "İRAN, ATEŞKES DÖNEMİNDEN FAYDALANDI" İran'ın Haziran ayında Amerika Birleşik Devletleri ile mutabakat zaptı imzalandıktan sonraki sakin dönemi de titizlikle değerlendirdiği belirtildi. İran'ın abluka öncesinde boğazın dışında satmaya hazır beklettiği petrolü bulunduğuna dikkat çekildi. Mutabakat zaptının hemen ardından İran'ın 80 milyon varil petrol ihraç ederek depolama üzerindeki baskıyı hafiflettiği vurgulandı. İran'ın yükselen petrol fiyatları sayesinde, bu yılki petrol satışlarından öngörülenden daha çok gelir elde ettiğinin de altı çizildi. Bu veriler dikkate alındığında ABD'nin öngördüğü gibi İran'ın ekonomisindeki çöküşten dolayı teslim olmasının zor olduğu vurgulandı. İran uzmanı Veli Nasr'a göre İran için seçenekler tam teslimiyet ile sonuna kadar mücadele arasında değişiyor. Nasr, "Onlar, daha iyi bir anlaşma elde etmenin tek yolunun, şimdiki bedelleri göze alıp küresel ekonomiyi ve Trump'ı köşeye sıkıştırmak olduğuna inanıyorlar." dedi. 60 GÜNLÜK SÜRE SONA ERMİŞTİ İran ile ABD arasında savaşı sona erdirmek amacıyla 17 Haziran'da imzalanan mutabakat zaptı, taraflara nihai bir barış anlaşmasına varabilmeleri için 60 gün süre tanıyordu. Mutabakat, İran'ın nükleer programı ve ABD yaptırımlarını kapsayacak daha geniş bir anlaşma için müzakere süreci öngörüyordu. Ancak anlaşma, küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticareti açısından kritik önemdeki Hürmüz Boğazı'nın kontrolü konusunda yaşanan anlaşmazlık nedeniyle kısa sürede çözülmeye başlamıştı. Sürenin sona ermesinin ardından ABD, geçici ateşkes anlaşmasının süresini uzatmayacaklarını duyurmuştu.

ABD-İran arasındaki çatışma yeniden başladı Haber

ABD-İran arasındaki çatışma yeniden başladı

ABD ile İran arasında diplomatik temaslara alan açmak amacıyla cumartesi günü durdurulan karşılıklı saldırılar yeniden başladı. ABD ordusu, İran'ın bölgedeki ABD güçlerin çok sayıda balistik füze fırlattığını açıkladı. ABD, Irak'ın doğusunda İran destekli olduğunu öne sürdüğü gruplara ait hedefleri vurduğunu da duyurdu. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), gece saatlerinde düzenlenen balistik füze saldırısındaki tüm füzelerin hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildiğini ifade etti. CENTCOM, operasyonun Suudi Arabistan ile işbirliği içinde yürütüldüğünü belirttiği açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ile Suudi Arabistan Silahlı Kuvvetleri, 28 Temmuz'da Irak'ta, İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun (DMO) ABD güçleri ve Suudi Arabistan'ın enerji altyapısına saldırı düzenlemekle görevlendirdiğini öne sürdüğü İran bağlantılı militanlara yönelik nokta operasyonları gerçekleştirdi. ABD ve Suudi savaş uçakları, son 72 saat içinde DMO'nun yönlendirdiği 30'dan fazla insansız hava aracı saldırısına güçlü bir karşılık olarak Irak'ın doğusundaki çok sayıda militan lojistik ve silah tesisini vurdu. ABD güçlerine yönelik saldırılar başarısız oldu. Şubat-Nisan 2026 döneminde Irak'ta İran bağlantılı silahlı gruplar tarafından ABD vatandaşları ve tesislerine yönelik 600'den fazla saldırı girişiminde bulunuldu. İran Devrim Muhafızları Ordusu ve ona bağlı vekil güçlerin, ABD'nin daha fazla askeri karşılık vermesini önlemek için bu saldırılara son vermesi gerekiyor." İRAN ÜRDÜN’DEKİ ABD ÜSSÜNÜ VURDUĞUNU AÇIKLADI İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) ise Ürdün'deki bir ABD hava üssü ile ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın (CENTCOM) karargahını balistik füzelerle hedef aldığını duyurdu. IRGC’ye göre Hava-Uzay Kuvvetleri'ne bağlı birlikler, Ürdün'deki ABD hava üssü ile CENTCOM karargahına çok sayıda balistik füze fırlattı. Açıklamada, saldırının ABD'nin son dönemde İran'a yönelik askeri saldırganlığına yanıt olarak düzenlendiği ifade edildi. Açıklamanın devamında, İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik tehditlerin ve ABD güçlerinin İran'ın çıkarlarına karşı "hukuka aykırı ve düşmanca eylemleri" sürdüğü sürece İran'ın da direnişini sürdüreceği belirtildi. NE OLMUŞTU? ABD Başkanı Donald Trump saldırılardan bir gün önce İran ile "çok dostane müzakereler" yürütüldüğünü açıklamıştı. Taraflar, diplomatik görüşmelere fırsat tanımak amacıyla üç gün boyunca karşılıklı saldırıları durdurmuştu. Trump yönetimi, saldırıların askıya alınmasının diplomasiye alan açmak amacı taşıdığını açıklarken, İranlı yetkililer de ABD saldırıları sürdüğü sürece misillemelerin devam edeceği mesajını vermişti. Çatışmaların yeniden başlaması, Hürmüz Boğazı'nın güvenliğine ilişkin endişeleri yeniden artırdı. Saldırı haberlerinin ardından petrol fiyatları yaklaşık yüzde 4 yükseldi. Gelişmeler, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Washington ziyareti sırasında yaşandı. ABD ve İran, 13 gün süren hava saldırılarının ardından 25 Temmuz'da arabulucuların girişimiyle saldırıları geçici olarak durdurmuştu.

Kabine bugün toplanıyor: Gündemde hangi konular var? Haber

Kabine bugün toplanıyor: Gündemde hangi konular var?

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi iki haftalık aranın ardından bugün, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanıyor. Kabine Toplantısı'nda birçok kritik başlık masaya yatırılacak. EKONOMİDEKİ GELİŞMELER GÜNDEMDE OLACAK Toplantıda ekonomideki gidişatın da masada olması bekleniyor. Merkez Bankası'nın faizleri sabit tutma kararı sonrasında para piyasalarındaki göstergeler değerlendirilecek. Kabinede tekrar alevlenen ABD-İran savaşı da masada olacak. Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin başta enerji fiyatları olmak üzere Türkiye'ye etkileri değerlendirilecek. 'TERÖRSÜZ TÜRKİYE' SÜRECİ VE YASAL ADIMLAR Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine gelmesi beklenen 'Terörsüz Türkiye' süreci yasası kabinenin önemli gündem başlıklarından biri olacak. Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) sahadaki son raporları kabinede ayrıntılandırılacak. ABD İLE NATO ZİRVESİNDE YAPILAN GÖRÜŞMELER Öte yandan ABD ile NATO zirvesi marjında gerçekleştirilen görüşmelerin ayrıntıları kabinede bir kez daha görüşülecek. CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ve F-35'lerin Türkiye'ye teslimine ilişkin ara formül bulma çalışmalarında gelinen aşamanın kabinede konuşulabileceği değerlendiriliyor. ORMAN YANGINLARIYLA MÜCADELE Kabinede orman yangınları da değerlendirilecek. Hazırlıkların gözden geçirilmesi ve riskli alanların yeniden ele alınması bekleniyor. Yangınlarla sürdürülen mücadele de ayrıntılandırılacak.

ABD ordusu İran'ı vurdu, Tahran misillemeyle karşılık verdi Haber

ABD ordusu İran'ı vurdu, Tahran misillemeyle karşılık verdi

ABD ordusu, taraflar arasındaki ateşkese rağmen yeniden başlayan çatışmaların altıncı gününde düzenlediği saldırıların, İran'ın Hürmüz Boğazı'nda "masum denizcileri tehdit etme gücünü zayıflatmak" amacıyla yapıldığını, ülkenin çeşitli bölgelerine altı saat süren yoğun bir saldırı dalgası düzenlediğini ifade etti. İran'ın başmüzakerecisi Muhammed Bakır Kalibaf ise devlet medyasına yaptığı açıklamada, ülkeye fayda sağlamayan anlaşmalara bağlı kalmaları için bir neden olmadığını söyledi. Kalibaf, İran'ın ulusal güvenliğinin Hürmüz Boğazı'nda "İran'ın kendi düzenlemelerini" sürdürmesine bağlı olduğunu ifade etti. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), son saldırılarda İran'ın Bandar Abbas liman kenti ile Büyük Tunb Adası da dahil olmak üzere çeşitli bölgelerdeki komuta merkezleri, hava savunma sistemleri ve kıyı gözetleme tesislerinin hedef alındığını açıkladı. İran'dan misilleme saldırıları İran devlet medyası ise ülkenin çeşitli yerlerinden patlama sesleri duyulduğunu ve başkent Tahran'da hava savunma sistemlerinin devreye girdiğini bildirdi. Saldırıların ardından İran Körfez’in diğer kıyısına misilleme saldırıları düzenlerken ABD'nin Körfez'deki müttefiklerinden de açıklamalar geldi. Kuveyt ordusu insansız hava araçlarıyla düzenlenen saldırıları engellediğini duyururken, Bahreyn İçişleri Bakanlığı vatandaşlara sakin olmaları ve en yakın güvenli bölgeye gitmeleri çağrısında bulundu. İran ordusu ayrıca son saldırı dalgasında Ürdün'deki ABD'ye ait haberleşme sistemleri ile yakıt depolama tesislerini de hedef aldığını açıkladı. Bunun yanı sıra ABD, çarşamba günü Curaçao bayraklı ve yük taşımayan bir petrol tankerini ateş açarak etkisiz hale getirdi. CENTCOM, tankerin İran limanlarına uygulanan deniz ablukasını ihlal ederek abluka altındaki bir limanına doğru ilerlemeye çalıştığını öne sürdü.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.