CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nın iptali kararı dünya basınına muhalefet üzerindeki baskıları artıran yeni bir adım olarak yansıdı
Haber Giriş Tarihi: 22.05.2026 12:21
Haber Güncellenme Tarihi: 22.05.2026 12:23
Kaynak:
ANKA
Uluslararası basın kuruluşları, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nın iptal edilmesini ve Özgür Özel yönetiminin görevden uzaklaştırılmasını, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın muhalefet üzerindeki baskısını artıran yeni bir adım" olarak değerlendirdi.
Birleşik Krallık merkezli Financial Times gazetesi, kararı “Erdoğan’ın iktidarını sıkılaştıracak tarihi bir karar” olarak yorumladı. Gazete kararın, Türkiye’nin en büyük muhalefet partisinin “etkisizleşmesine yol açabileceğini” yazdı.
Haberde, CHP’nin son dönemde kamuoyu yoklamalarında AK Parti ile başa baş gittiği, ancak Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından partinin “eşi görülmemiş bir yargı baskısıyla” karşı karşıya kaldığı belirtildi. Financial Times, onlarca CHP’li yetkili hakkında hukuki işlem yapılmasının “demokratik gerileme endişelerini artırdığını” vurguladı.
Gazete “Türkiye’de mahkeme muhalefet liderini görevden aldı, Erdoğan kontrolü sıkılaştırıyor” başlıklı haberinde ayrıca kararın piyasaları sarstığını, Borsa İstanbul’da yüzde 6’yı aşan düşüş yaşandığını ve yatırımcıların siyasi istikrarsızlık kaygısıyla tepki verdiğini aktardı.
Gazete ayrıca Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın aynı gün Londra’da yatırımcılarla temas yürüttüğünü hatırlatarak, kararın piyasalarda hukuk güvenliği ve siyasi öngörülebilirlik tartışmalarını yeniden gündeme taşıdığını aktardı.
ABD merkezli The New York Times da kararı “Erdoğan’ın rakiplerini zayıflatacak yeni bir hukuki hamle” olarak nitelendirdi. Gazete, CHP yönetiminin görevden uzaklaştırılmasının, muhalefete yönelik kapsamlı bir baskı sürecinin parçası olarak görüldüğünü yazdı.
Haberde, Ekrem İmamoğlu’nun cezaevinde olduğu, çok sayıda CHP’li belediye başkanı ve yöneticinin benzer soruşturmalarla karşı karşıya kaldığı hatırlatıldı. Ayrıca çok sayıda hukukçunun ’’Hükümetin, siyasi muhalefeti yeniden şekillendirmek amacıyla mahkemeler üzerindeki etkisini kullandığı’’ değerlendirmesine yer verildi. Gazete, kararı hükümetin erken seçim hesaplarıyla ilişkilendirdi.
The Guardian gazetesi, mahkeme kararını “Erdoğan’a meydan okuyan isimlere yönelik son darbe” şeklinde değerlendirdi. Gazete, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Türkiye’de muhalefetin yeni yüzü haline geldiğini ve partinin yeniden canlanmasının mimarlarından biri olarak görüldüğünü yazdı.
Guardian, Özel’in görevden alınmasının ardından Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden göreve dönmesinin önünün açıldığını, bunun da CHP içinde yeni krizlere yol açabileceğini belirtti. Haberde, dava sürecinin, “CHP’yi kontrol altına alma” ve “Erdoğan’a daha uyumlu bir lideri yeniden işbaşına getirme çabası” olarak eleştirildiği kaydedildi.
Gazete ayrıca son dönemde CHP’li belediye başkanlarına yönelik operasyonlara dikkati çekerek, insan hakları örgütü Human Rights Watch’un soruşturmaları, "adalet sisteminin CHP’ye karşı silah olarak kullanılması” şeklinde değerlendirdiğini aktardı.
Özgür Özel’in daha önce Guardian’a verdiği röportajda yaklaşan seçimi, “Türkiye’de otokrasi ile demokrasi arasında referandum” olarak tanımladığı da haberde hatırlatıldı.
Alman yayın kuruluşu Deutsche Welle (DW), kararı “Erdoğan için önemli bir destek” olarak gördü. DW haberinde, Özgür Özel döneminde CHP’nin anketlerde AK Parti ile başa baş duruma geldiğini ve Özel'in özellikle Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından düzenlenen kitlesel protestoların siyasi yüzlerinden biri halinde olduğunu vurguladı.
DW, ilk derece mahkemesinin daha önce dava dosyasında “esaslı bir sorun bulunmadığı” yönünde karar verdiğini ancak istinafın bunu bozduğunu hatırlattı. DW son kararın “CHP üyeleri ve seçilmiş muhalefet temsilcilerini hedef alan hukuki süreçlerin son halkası” olduğunu yazdı. Haberde ayrıca kararın ardından Türk piyasalarında sert düşüş yaşandığı ve muhalefetin “kaosa sürüklendiği” değerlendirmelerine yer verildi
Fransız Le Monde gazetesi, gelişmeyi “Ankara’da yargısal darbe” ifadesiyle duyurdu. Gazete, CHP yönetiminin yargı kararıyla değiştirilmesinin Türkiye’de siyasi dengeler açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Le Monde, ilk derece mahkemesinin daha önce davayı reddettiğini hatırlatarak, üst mahkemenin kararı tersine çevirmesinin Türkiye’de yargı bağımsızlığı tartışmalarını derinleştirdiğini yazdı.
Alman Der Spiegel dergisi haberinde, “Erdoğan’ın yargısı muhalefeti felç etti” başlığını kullandı. Analizde, kararın Türkiye’de yargı ve siyaset ilişkisi tartışmalarını yeniden gündeme taşıdığı ifade edildi. Dergi ayrıca kararın Türkiye’de demokratik kurumların işleyişine dair tartışmaları da büyüttüğünü belirtti.
Euronews, kararın CHP içinde yeni bir yönetim krizine yol açtığını aktarırken, önceki dönem CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden göreve dönmesinin parti içindeki siyasi dengeleri değiştireceğini yazdı. Haberde, kararın muhalefetin cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesindeki stratejik pozisyonunu da etkileyebileceği değerlendirmesine yer verildi.
Avrupa basınındaki analizlerde en sık kullanılan kavramlardan biri “lawfare”, yani hukukun siyasi mücadele aracı olarak kullanılması oldu. Birçok değerlendirmede, CHP kararının İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkındaki yargı süreci ve belediyelere yönelik görevden alma uygulamalarıyla birlikte ele alındığı görüldü.
Brüksel merkezli Avrupa Birliği yayın organları ve analiz platformlarında ise karar, Türkiye’de daha önce belediyelerde uygulanan kayyum modelinin daha geniş bir siyasi zemine taşınması tartışmalarıyla ilişkilendirildi.
Bazı analizlerde, Özgür Özel yönetimindeki CHP’nin 2024 yerel seçimlerinde elde ettiği başarının ardından yeniden yükselen bir siyasi alternatif haline geldiği, mahkeme kararının ise partiyi yeniden eski yönetim yapısına döndürdüğü yorumları yapıldı. Avrupa basınındaki birçok analizde, Türkiye’de siyaset-yargı ilişkilerinin Avrupa kamuoyunda yeniden yoğun biçimde tartışılmaya başlandığı vurgulandı.
Yunanistan basınında karar manşetlere taşınırken, yorumlarda "Türkiye’de artan siyasi belirsizliğin Ege ve Doğu Akdeniz’de yeni gerilim risklerini beraberinde getirebileceği" ileri sürüldü.
Kathimerini gazetesi, kararı "Türkiye’nin rekabetçi otoriterlik sürecinde yeni bir aşama olarak" nitelendirdi. Gazetede yayımlanan analizlerde, "iç politikada baskı altında kalan yönetimlerin milliyetçi söylemleri dış politikaya taşıma eğiliminde olabileceği" ifade edildi. Gazetedeki yorumlardan birinde, "İç siyasi baskı altındaki bir yönetim dikkatleri dış cephelere yönlendirme eğilimi gösterebilir" değerlendirmesine yer verildi. Analizde, "özellikle Ege ve Doğu Akdeniz’de tansiyonun yükselme ihtimali bulunduğu" öne sürüldü.
Ta Nea ve diğer Yunan yayın kuruluşları da CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in görevden uzaklaştırılmasıyla birlikte Atina açısından öngörülebilir ve diyaloga açık siyasi aktörlerin zayıfladığı yorumunu öne çıkardı. Ta Nea gazetesine konuşan bir Yunan siyasi yorumcu, "Kurumsal ve öngörülebilir siyasi aktörlerin zayıflaması, Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde belirsizliği artırır" ifadelerini kullandı.
Rum basınında ise karar daha çok Doğu Akdeniz enerji dengeleri ve Kıbrıs sorunu ekseninde ele alındı. Politis gazetesi ile Cyprus haber ajansı, CHP Kurultayı'nın "mutlak butlan" gerekçesiyle iptal edilmesini geniş şekilde haberleştirdi.
Rum yorumcular, "Türkiye’de iç siyasi denge mekanizmalarının zayıflamasının Ankara’nın Doğu Akdeniz politikalarında daha sert bir çizgiye yönelmesine neden olabileceğini" savundu. Politis’e konuşan bir bölgesel analiz uzmanı, "İçeride siyasi kontrolün yoğunlaşması, dış politikada milliyetçi reflekslerin güçlenmesine yol açabilir" değerlendirmesinde bulundu.
Rum basınındaki analizlerde ayrıca, Türkiye’deki siyasi gelişmelerin deniz yetki alanları, enerji koridorları ve Kıbrıs müzakereleri üzerindeki etkilerine işaret edildi..
Orta Doğu merkezli yayın organları ise gelişmeyi daha çok demokratik rekabetin geleceği ve yargının siyasallaşması çerçevesinde değerlendirdi.
ABD merkezli Orta Doğu haberlerine yer yapan Al-Monitor, kararı "devlet destekli baskı sürecinde yeni bir eşik" olarak tanımladı. Platformun analizinde karar, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkındaki süreç ve belediyelere yönelik kayyum uygulamalarıyla birlikte ele alındı.
Al-Monitor'a konuşan bir uzmanı, "Yargı artık bağımsız bir hakemden çok siyasi bir araç olarak algılanıyor" ifadelerini kullandı.Katar merkezli yayın kuruluşu El Cezire de gelişmenin, Orta Doğu’da sıradan bir parti içi kriz olarak görülmediğini, Türkiye’de seçim sonuçlarının yargı yoluyla değiştirilebilir hale gelip gelmediği sorusu üzerinden tartışıldığını aktardı.
El Cezire'ye konuşan bir yorumcu, "Bu artık delegeler ya da kurultay prosedürleri tartışması değil. Bölge bunu doğrudan siyasi rekabetin geleceğiyle ilgili bir mücadele olarak görüyor" değerlendirmesini yaptı.
Bölgesel analizlerde ayrıca, Türkiye’de artan siyasi belirsizliğin ekonomik etkilerine de dikkat çekildi. Yatırımcı güveni, kurumsal öngörülebilirlik ve Türkiye’nin hassas bölgesel dosyalardaki diplomatik manevra alanı açısından yeni risklerin oluşabileceği yorumları öne çıktı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Dünya basını 'butlan' haberini nasıl gördü?
CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nın iptali kararı dünya basınına muhalefet üzerindeki baskıları artıran yeni bir adım olarak yansıdı
Uluslararası basın kuruluşları, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nın iptal edilmesini ve Özgür Özel yönetiminin görevden uzaklaştırılmasını, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın muhalefet üzerindeki baskısını artıran yeni bir adım" olarak değerlendirdi.
Birleşik Krallık merkezli Financial Times gazetesi, kararı “Erdoğan’ın iktidarını sıkılaştıracak tarihi bir karar” olarak yorumladı. Gazete kararın, Türkiye’nin en büyük muhalefet partisinin “etkisizleşmesine yol açabileceğini” yazdı.
Haberde, CHP’nin son dönemde kamuoyu yoklamalarında AK Parti ile başa baş gittiği, ancak Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından partinin “eşi görülmemiş bir yargı baskısıyla” karşı karşıya kaldığı belirtildi. Financial Times, onlarca CHP’li yetkili hakkında hukuki işlem yapılmasının “demokratik gerileme endişelerini artırdığını” vurguladı.
Gazete “Türkiye’de mahkeme muhalefet liderini görevden aldı, Erdoğan kontrolü sıkılaştırıyor” başlıklı haberinde ayrıca kararın piyasaları sarstığını, Borsa İstanbul’da yüzde 6’yı aşan düşüş yaşandığını ve yatırımcıların siyasi istikrarsızlık kaygısıyla tepki verdiğini aktardı.
Gazete ayrıca Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın aynı gün Londra’da yatırımcılarla temas yürüttüğünü hatırlatarak, kararın piyasalarda hukuk güvenliği ve siyasi öngörülebilirlik tartışmalarını yeniden gündeme taşıdığını aktardı.
ABD merkezli The New York Times da kararı “Erdoğan’ın rakiplerini zayıflatacak yeni bir hukuki hamle” olarak nitelendirdi. Gazete, CHP yönetiminin görevden uzaklaştırılmasının, muhalefete yönelik kapsamlı bir baskı sürecinin parçası olarak görüldüğünü yazdı.
Haberde, Ekrem İmamoğlu’nun cezaevinde olduğu, çok sayıda CHP’li belediye başkanı ve yöneticinin benzer soruşturmalarla karşı karşıya kaldığı hatırlatıldı. Ayrıca çok sayıda hukukçunun ’’Hükümetin, siyasi muhalefeti yeniden şekillendirmek amacıyla mahkemeler üzerindeki etkisini kullandığı’’ değerlendirmesine yer verildi. Gazete, kararı hükümetin erken seçim hesaplarıyla ilişkilendirdi.
The Guardian gazetesi, mahkeme kararını “Erdoğan’a meydan okuyan isimlere yönelik son darbe” şeklinde değerlendirdi. Gazete, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Türkiye’de muhalefetin yeni yüzü haline geldiğini ve partinin yeniden canlanmasının mimarlarından biri olarak görüldüğünü yazdı.
Guardian, Özel’in görevden alınmasının ardından Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden göreve dönmesinin önünün açıldığını, bunun da CHP içinde yeni krizlere yol açabileceğini belirtti. Haberde, dava sürecinin, “CHP’yi kontrol altına alma” ve “Erdoğan’a daha uyumlu bir lideri yeniden işbaşına getirme çabası” olarak eleştirildiği kaydedildi.
Gazete ayrıca son dönemde CHP’li belediye başkanlarına yönelik operasyonlara dikkati çekerek, insan hakları örgütü Human Rights Watch’un soruşturmaları, "adalet sisteminin CHP’ye karşı silah olarak kullanılması” şeklinde değerlendirdiğini aktardı.
Özgür Özel’in daha önce Guardian’a verdiği röportajda yaklaşan seçimi, “Türkiye’de otokrasi ile demokrasi arasında referandum” olarak tanımladığı da haberde hatırlatıldı.
Alman yayın kuruluşu Deutsche Welle (DW), kararı “Erdoğan için önemli bir destek” olarak gördü. DW haberinde, Özgür Özel döneminde CHP’nin anketlerde AK Parti ile başa baş duruma geldiğini ve Özel'in özellikle Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından düzenlenen kitlesel protestoların siyasi yüzlerinden biri halinde olduğunu vurguladı.
DW, ilk derece mahkemesinin daha önce dava dosyasında “esaslı bir sorun bulunmadığı” yönünde karar verdiğini ancak istinafın bunu bozduğunu hatırlattı. DW son kararın “CHP üyeleri ve seçilmiş muhalefet temsilcilerini hedef alan hukuki süreçlerin son halkası” olduğunu yazdı. Haberde ayrıca kararın ardından Türk piyasalarında sert düşüş yaşandığı ve muhalefetin “kaosa sürüklendiği” değerlendirmelerine yer verildi
Fransız Le Monde gazetesi, gelişmeyi “Ankara’da yargısal darbe” ifadesiyle duyurdu. Gazete, CHP yönetiminin yargı kararıyla değiştirilmesinin Türkiye’de siyasi dengeler açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Le Monde, ilk derece mahkemesinin daha önce davayı reddettiğini hatırlatarak, üst mahkemenin kararı tersine çevirmesinin Türkiye’de yargı bağımsızlığı tartışmalarını derinleştirdiğini yazdı.
Alman Der Spiegel dergisi haberinde, “Erdoğan’ın yargısı muhalefeti felç etti” başlığını kullandı. Analizde, kararın Türkiye’de yargı ve siyaset ilişkisi tartışmalarını yeniden gündeme taşıdığı ifade edildi. Dergi ayrıca kararın Türkiye’de demokratik kurumların işleyişine dair tartışmaları da büyüttüğünü belirtti.
Euronews, kararın CHP içinde yeni bir yönetim krizine yol açtığını aktarırken, önceki dönem CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden göreve dönmesinin parti içindeki siyasi dengeleri değiştireceğini yazdı. Haberde, kararın muhalefetin cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesindeki stratejik pozisyonunu da etkileyebileceği değerlendirmesine yer verildi.
Avrupa basınındaki analizlerde en sık kullanılan kavramlardan biri “lawfare”, yani hukukun siyasi mücadele aracı olarak kullanılması oldu. Birçok değerlendirmede, CHP kararının İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkındaki yargı süreci ve belediyelere yönelik görevden alma uygulamalarıyla birlikte ele alındığı görüldü.
Brüksel merkezli Avrupa Birliği yayın organları ve analiz platformlarında ise karar, Türkiye’de daha önce belediyelerde uygulanan kayyum modelinin daha geniş bir siyasi zemine taşınması tartışmalarıyla ilişkilendirildi.
Bazı analizlerde, Özgür Özel yönetimindeki CHP’nin 2024 yerel seçimlerinde elde ettiği başarının ardından yeniden yükselen bir siyasi alternatif haline geldiği, mahkeme kararının ise partiyi yeniden eski yönetim yapısına döndürdüğü yorumları yapıldı. Avrupa basınındaki birçok analizde, Türkiye’de siyaset-yargı ilişkilerinin Avrupa kamuoyunda yeniden yoğun biçimde tartışılmaya başlandığı vurgulandı.
Yunanistan basınında karar manşetlere taşınırken, yorumlarda "Türkiye’de artan siyasi belirsizliğin Ege ve Doğu Akdeniz’de yeni gerilim risklerini beraberinde getirebileceği" ileri sürüldü.
Kathimerini gazetesi, kararı "Türkiye’nin rekabetçi otoriterlik sürecinde yeni bir aşama olarak" nitelendirdi. Gazetede yayımlanan analizlerde, "iç politikada baskı altında kalan yönetimlerin milliyetçi söylemleri dış politikaya taşıma eğiliminde olabileceği" ifade edildi. Gazetedeki yorumlardan birinde, "İç siyasi baskı altındaki bir yönetim dikkatleri dış cephelere yönlendirme eğilimi gösterebilir" değerlendirmesine yer verildi. Analizde, "özellikle Ege ve Doğu Akdeniz’de tansiyonun yükselme ihtimali bulunduğu" öne sürüldü.
Ta Nea ve diğer Yunan yayın kuruluşları da CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in görevden uzaklaştırılmasıyla birlikte Atina açısından öngörülebilir ve diyaloga açık siyasi aktörlerin zayıfladığı yorumunu öne çıkardı. Ta Nea gazetesine konuşan bir Yunan siyasi yorumcu, "Kurumsal ve öngörülebilir siyasi aktörlerin zayıflaması, Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde belirsizliği artırır" ifadelerini kullandı.
Rum basınında ise karar daha çok Doğu Akdeniz enerji dengeleri ve Kıbrıs sorunu ekseninde ele alındı. Politis gazetesi ile Cyprus haber ajansı, CHP Kurultayı'nın "mutlak butlan" gerekçesiyle iptal edilmesini geniş şekilde haberleştirdi.
Rum yorumcular, "Türkiye’de iç siyasi denge mekanizmalarının zayıflamasının Ankara’nın Doğu Akdeniz politikalarında daha sert bir çizgiye yönelmesine neden olabileceğini" savundu. Politis’e konuşan bir bölgesel analiz uzmanı, "İçeride siyasi kontrolün yoğunlaşması, dış politikada milliyetçi reflekslerin güçlenmesine yol açabilir" değerlendirmesinde bulundu.
Rum basınındaki analizlerde ayrıca, Türkiye’deki siyasi gelişmelerin deniz yetki alanları, enerji koridorları ve Kıbrıs müzakereleri üzerindeki etkilerine işaret edildi..
Orta Doğu merkezli yayın organları ise gelişmeyi daha çok demokratik rekabetin geleceği ve yargının siyasallaşması çerçevesinde değerlendirdi.
ABD merkezli Orta Doğu haberlerine yer yapan Al-Monitor, kararı "devlet destekli baskı sürecinde yeni bir eşik" olarak tanımladı. Platformun analizinde karar, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkındaki süreç ve belediyelere yönelik kayyum uygulamalarıyla birlikte ele alındı.
Al-Monitor'a konuşan bir uzmanı, "Yargı artık bağımsız bir hakemden çok siyasi bir araç olarak algılanıyor" ifadelerini kullandı.Katar merkezli yayın kuruluşu El Cezire de gelişmenin, Orta Doğu’da sıradan bir parti içi kriz olarak görülmediğini, Türkiye’de seçim sonuçlarının yargı yoluyla değiştirilebilir hale gelip gelmediği sorusu üzerinden tartışıldığını aktardı.
El Cezire'ye konuşan bir yorumcu, "Bu artık delegeler ya da kurultay prosedürleri tartışması değil. Bölge bunu doğrudan siyasi rekabetin geleceğiyle ilgili bir mücadele olarak görüyor" değerlendirmesini yaptı.
Bölgesel analizlerde ayrıca, Türkiye’de artan siyasi belirsizliğin ekonomik etkilerine de dikkat çekildi. Yatırımcı güveni, kurumsal öngörülebilirlik ve Türkiye’nin hassas bölgesel dosyalardaki diplomatik manevra alanı açısından yeni risklerin oluşabileceği yorumları öne çıktı.
Kaynak: ANKA
En Çok Okunan Haberler