Ankara kulislerinde yeni parti isimleri: Özgür Özel neye işaret etti?
Yazının Giriş Tarihi: 28.06.2026 15:07
Yazının Güncellenme Tarihi: 28.06.2026 15:08
CHP'nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında konuştu. Mahkeme kararıyla atanan CHP yönetimine seslenen Özel, "Gerekli imzaları ilettiğimizden beri kurultay tarihi bekliyoruz. Kamuoyunun ve partililerimizin hiç tahammül edemediği bahaneleri dinliyoruz" sözleriyle kurultay çağrısını yineledi.
Ancak CHP liderinin en çok dikkat çeken, sosyal medyada konuşulan açıklaması "Ya bir yol bulacağız, ya bir yol yapacağız. Eninde sonunda iktidara kavuşacağız" oldu. Özel bu açıklamayı ilk defa yapmıyordu. Daha önce defalarca kez benzer ifadeleri kullandı. Peki ne oldu da bu ifadeler yankı uyandırdı?
Aslında bu sorunun net bir cevabı yok. Ankara kulisleri bildiğiniz üzere pek hareketli. Her bilgiye tuzlukla atlamamak gerektiği gibi her bilgiyi de dikkatlice analiz etmek, farklı kaynaklarla konuşmak gerekiyor.
Ben de tam olarak böyle yaptım. Birden fazla kişiyle konuştum, görüşünü merak ettim. Nasıl anladıklarını ve nasıl anlattıklarını dikkatlice dinledim. Sonra sosyal medyaya baktım. Butlan yönetimine karşı çıkan vekiller, kanaat önderleri, akademisyenler ve CHP seçmeni ne düşünüyor diye şöyle bir göz gezdirdim. Paylaşımların ana aksını Özel’in “yol” retoriği oluşturuyordu.
Siyasal iktidardan bunalmış, geleceksiz, yoksul-emekçi halk uzun süredir iktidardan kurtulmanın yollarını arıyor, hayalini kuruyor. Özgür Özelli CHP bunun için en uygun profili çiziyordu. Cezaevindeki İmamoğlu dahi iktidar için bir korku nesnesine dönüşmüştü.
Butlanla birlikte ne olduğunu hiç hatırlatmayacağım bile. İstesek de istemesek de hepimizin gözü önünde cereyan ediyor, her şey…
Tartışmaların odağında artık yeni parti sesleri var. CHP’nin yanı sıra CHP dışı toplumsal muhalefet tabanının ezici bir çoğunluğu CHP içerisindeki mücadeleyi beyhude bulurken, yeni partinin vakit kaybetmeksizin ilan edilmesini bekliyor. Beklemekle de kalmayıp tazyik oluşturuyor. Benzer bir tazyiki Silivri’den de duyuyoruz. İmamoğlu’nun Özgür Özel’e bir an önce parti kurması gerektiği yönünde fikrini paylaştığı Özel’in ise CHP içindeki mücadeleyi sonuna kadar sürdürmekte ısrarcı olduğunu izliyoruz. İkili arasında bu sıralarda pek de sıcak olmayan bir hava olduğu da başka bir kulis bilgisi. Ancak bu butlancıların elini ovuşturacak düzeyde “sevindirici” bir haber olarak algılanmamalı. Fikir ayrılıkları, nüans farklılıkları normaldir, olağandır, olur, olmalıdır da. Her ne ise…
Sosyal medyadaki paylaşımlarda iş artık parti ismini tartışmaya kadar evrildi bile. Bugünlerde çeşitli milletvekillerinin büyük harflerle “YÜRÜYÜŞ” yazması dikkat çekiyor. Ankara kulisleri yeni parti adının Yürüyüş olabileceğini konuşurken, parti logosu dahi dolaşıma sokulmuş. Ancak elbette resmi bir açıklama henüz bulunmuyor.
Özgür Özel’in açıklamalarından anlaşıldığı üzere en son tahlilde ayrı parti kaçınılmaz olarak ufukta beliriyor. Hatta yargı tacizine karşı taktik hamle olarak ikinci yedek parti hazırlığı bile mevcut.
Kafa karıştırmak için bu partinin finansal durumuna kadrolarına kadar pek çok soru işareti bilinçli şekilde pompalanıyor. Ancak finansal olarak çözülmeyecek bir sorun olduğunu düşünmüyorum. Toplumsal muhalefet öylesine birikmiş durumda ki her engeli önüne katarak sel gibi sürükleyecek mukavemeti gösterecek kudrette, erketede bekliyor.
Parti isimleri arasında SHP’nin de adı geçiyor. Hatta CHP’nin eski kadrolarının bir kısmı SHP ismini tayin ediyor ve hazır olduğunu belirtiyor. İstiklal Partisi ise başka bir isim iddiası olarak fısıltı gazetesinin sürmanşetinde yer alıyor.
Zannımca parti isminin, cisminin, şeklinin ve şemailinin hiçbir önemi yok. Özgür Özel’in de dediği gibi salon değil sokak. Retorik olarak kalmamalı, sokağın örgütlenmesi, toplumsal tabanın harekete geçirilmesi, birbirine sıkı sıkıya bağlanması yarının aydınlığı için vazgeçilmez bir seçenek olarak masada duruyor.
Bugünden hangi senaryonun gerçekleşeceğini öngörmek kolay değil, hatırlarsanız Süleyman Demirel, “siyasette 24 saat uzun bir süredir” mealinde açıklama yapmıştı. Türkiye siyasetinde birkaç saat bile çok önemlidir ve her şey değişebilir.
Yakın gelecekte ne olup bittiğini birlikte göreceğiz ama kaçınılmaz olana, tarihe hep beraber tanıklık edeceğiz diye düşünüyorum.
Sizce parti ismi önemli mi?
Haydi selametle.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Mahir Yılmaz
Ankara kulislerinde yeni parti isimleri: Özgür Özel neye işaret etti?
CHP'nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında konuştu. Mahkeme kararıyla atanan CHP yönetimine seslenen Özel, "Gerekli imzaları ilettiğimizden beri kurultay tarihi bekliyoruz. Kamuoyunun ve partililerimizin hiç tahammül edemediği bahaneleri dinliyoruz" sözleriyle kurultay çağrısını yineledi.
Ancak CHP liderinin en çok dikkat çeken, sosyal medyada konuşulan açıklaması "Ya bir yol bulacağız, ya bir yol yapacağız. Eninde sonunda iktidara kavuşacağız" oldu. Özel bu açıklamayı ilk defa yapmıyordu. Daha önce defalarca kez benzer ifadeleri kullandı. Peki ne oldu da bu ifadeler yankı uyandırdı?
Aslında bu sorunun net bir cevabı yok. Ankara kulisleri bildiğiniz üzere pek hareketli. Her bilgiye tuzlukla atlamamak gerektiği gibi her bilgiyi de dikkatlice analiz etmek, farklı kaynaklarla konuşmak gerekiyor.
Ben de tam olarak böyle yaptım. Birden fazla kişiyle konuştum, görüşünü merak ettim. Nasıl anladıklarını ve nasıl anlattıklarını dikkatlice dinledim. Sonra sosyal medyaya baktım. Butlan yönetimine karşı çıkan vekiller, kanaat önderleri, akademisyenler ve CHP seçmeni ne düşünüyor diye şöyle bir göz gezdirdim. Paylaşımların ana aksını Özel’in “yol” retoriği oluşturuyordu.
Siyasal iktidardan bunalmış, geleceksiz, yoksul-emekçi halk uzun süredir iktidardan kurtulmanın yollarını arıyor, hayalini kuruyor. Özgür Özelli CHP bunun için en uygun profili çiziyordu. Cezaevindeki İmamoğlu dahi iktidar için bir korku nesnesine dönüşmüştü.
Butlanla birlikte ne olduğunu hiç hatırlatmayacağım bile. İstesek de istemesek de hepimizin gözü önünde cereyan ediyor, her şey…
Tartışmaların odağında artık yeni parti sesleri var. CHP’nin yanı sıra CHP dışı toplumsal muhalefet tabanının ezici bir çoğunluğu CHP içerisindeki mücadeleyi beyhude bulurken, yeni partinin vakit kaybetmeksizin ilan edilmesini bekliyor. Beklemekle de kalmayıp tazyik oluşturuyor. Benzer bir tazyiki Silivri’den de duyuyoruz. İmamoğlu’nun Özgür Özel’e bir an önce parti kurması gerektiği yönünde fikrini paylaştığı Özel’in ise CHP içindeki mücadeleyi sonuna kadar sürdürmekte ısrarcı olduğunu izliyoruz. İkili arasında bu sıralarda pek de sıcak olmayan bir hava olduğu da başka bir kulis bilgisi. Ancak bu butlancıların elini ovuşturacak düzeyde “sevindirici” bir haber olarak algılanmamalı. Fikir ayrılıkları, nüans farklılıkları normaldir, olağandır, olur, olmalıdır da. Her ne ise…
Sosyal medyadaki paylaşımlarda iş artık parti ismini tartışmaya kadar evrildi bile. Bugünlerde çeşitli milletvekillerinin büyük harflerle “YÜRÜYÜŞ” yazması dikkat çekiyor. Ankara kulisleri yeni parti adının Yürüyüş olabileceğini konuşurken, parti logosu dahi dolaşıma sokulmuş. Ancak elbette resmi bir açıklama henüz bulunmuyor.
Özgür Özel’in açıklamalarından anlaşıldığı üzere en son tahlilde ayrı parti kaçınılmaz olarak ufukta beliriyor. Hatta yargı tacizine karşı taktik hamle olarak ikinci yedek parti hazırlığı bile mevcut.
Kafa karıştırmak için bu partinin finansal durumuna kadrolarına kadar pek çok soru işareti bilinçli şekilde pompalanıyor. Ancak finansal olarak çözülmeyecek bir sorun olduğunu düşünmüyorum. Toplumsal muhalefet öylesine birikmiş durumda ki her engeli önüne katarak sel gibi sürükleyecek mukavemeti gösterecek kudrette, erketede bekliyor.
Parti isimleri arasında SHP’nin de adı geçiyor. Hatta CHP’nin eski kadrolarının bir kısmı SHP ismini tayin ediyor ve hazır olduğunu belirtiyor. İstiklal Partisi ise başka bir isim iddiası olarak fısıltı gazetesinin sürmanşetinde yer alıyor.
Zannımca parti isminin, cisminin, şeklinin ve şemailinin hiçbir önemi yok. Özgür Özel’in de dediği gibi salon değil sokak. Retorik olarak kalmamalı, sokağın örgütlenmesi, toplumsal tabanın harekete geçirilmesi, birbirine sıkı sıkıya bağlanması yarının aydınlığı için vazgeçilmez bir seçenek olarak masada duruyor.
Bugünden hangi senaryonun gerçekleşeceğini öngörmek kolay değil, hatırlarsanız Süleyman Demirel, “siyasette 24 saat uzun bir süredir” mealinde açıklama yapmıştı. Türkiye siyasetinde birkaç saat bile çok önemlidir ve her şey değişebilir.
Yakın gelecekte ne olup bittiğini birlikte göreceğiz ama kaçınılmaz olana, tarihe hep beraber tanıklık edeceğiz diye düşünüyorum.
Sizce parti ismi önemli mi?
Haydi selametle.