Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Vekalet değil, ganimet operasyonu: Bursa'da irade hırsızlığı

Yazının Giriş Tarihi: 25.04.2026 11:23
Yazının Güncellenme Tarihi: 25.04.2026 11:28

Bursa’nın siyasi ikliminde bugünlerde bir "operasyon" rüzgarı esiyor. Şehrin iradesi, hukuk kılıfına uydurulmuş siyasi bir fırsatçılıkla bypass ediliyor. Üstelik bu yapılırken ne devlet geleneği gözetiliyor ne de yarın halkın yüzüne bakılacağı düşünülüyor.

Bir belediye başkanı tutuklanıyor. Hakkında kesinleşmiş tek bir satır hüküm yok. Halbuki hukuk fakültelerinin ilk senesinde öğretilen evrensel hukuk ilkesi çok net: "Suçluluğu ispatlanana kadar herkes masumdur."

Ancak görüyoruz ki, Bursa’daki siyasi iştah, hukukun sesini çoktan bastırmış. Koltuk boşalır boşalmaz, meclis çoğunluğunu bir "ganimet paylaştırma aracı" olarak kullanan anlayış, vekaleti bir hizmet değil, bir tasfiye süreci olarak kodluyor.

Vekalet mi, el koyma mı?

Yeni başkanvekilinin ilk hamlelerine bakın: Daire başkanları değişiyor, iştiraklerin yönetim kurulları hallaç pamuğu gibi atılıyor. Ortada teknik bir görevlendirme değil, adeta bir "idari darbe" görüntüsü var.

Eğer siz, yargı süreci devam eden bir makamda "vekil" sıfatıyla oturup, sanki o koltuğu seçimle kazanmışçasına kadro operasyonuna girişiyorsanız; bu yaptığınızın adı yönetim değil, siyasi fırsatçılıktır.

Vekalet, sınırları belli olan bir "bekleme odası"dır. Siz o odayı yıkıp, yerine kendi sarayınızı kurmaya kalkarsanız; hem hukukun ruhunu hem de halkın iradesini enkaz altında bırakırsınız.

Belediye mi, emekli siyasetçiler lokali mi?

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin koridorlarında bugünlerde liyakat değil, "sadakat ve hatır" öne çıkıyor. Atama listelerine bakınca insan sormadan edemiyor: Burası bir kamu kurumu mu, yoksa siyasi ömrünü tamamlamış isimler için bir huzurevi mi?

Halkın sandıkta tasfiye ettiği, kendi ilçesinde karşılık bulamadığı için evine gönderdiği eski ilçe belediye başkanları; siyaset sahnesinden silinmiş, partisinde dahi karşılığı kalmamış eski ilçe başkanları tek tek "daire başkanı" ya da "yönetim kurulu üyesi" sıfatıyla piyasaya sürülüyor.

Sanki Bursa, kentin sorunlarını çözecek liyakatli bürokratlardan yoksunmuş gibi, tüm stratejik noktalar "emekli siyasetçiler lokaline" çevriliyor.

Vekaleten oturduğu koltuğun imkanlarını, seçimi kazanmış bir fatih edasıyla bu isimlere peşkeş çeken anlayış şunu görmüyor mu: Kendi ilçesinde halkın güvenini tazeleyemeyen bir isim, Bursa’nın devasa sorunlarına nasıl vizyon katabilir?

Eğer bir belediye, kentin geleceğini planlamak yerine, "bizim eskileri nereye yerleştiririz" derdine düşmüşse; orada kamu yararı bitmiş, siyasi ganimet paylaşımı başlamış demektir. Bursa’nın kaynakları, birilerinin siyasi emeklilik ikramiyesi değildir!

Liyakat değil, sadakat operasyonu

Bursa Büyükşehir Belediyesi gibi köklü bir kurumun hafızasıyla oynamak, "benim adamım" devrini başlatmak, bu şehre yapılabilecek en büyük kötülüktür. Yapılan bu kapsamlı değişiklikler, kurumsal devamlılığı değil, partizanca bir kadrolaşmayı işaret ediyor.

Şu soruya dürüstçe cevap verilmeli: Altı ay sonra tutuklu Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey görevine dönerse, bu darmadağın ettiğiniz kadroların, altüst ettiğiniz liyakat zincirinin hesabını nasıl vereceksiniz?

Yoksa asıl niyetiniz, mahkeme sonucunu beklemeden kentin yönetimini "arka kapıdan" teslim almak mı?

Siyasi hafıza silinmez

Hukuki prosedürler size bu hamleleri yapma kapısını aralamış olabilir; ancak unutmayın ki mümkün olan her şey meşru değildir. Meşruiyet, gücünü kanun maddelerinden değil, toplum vicdanından alır.

Bursa halkı sandığa gidip bir irade beyan etmiştir. Bu iradeyi, geçici bir yargı sürecini fırsat bilerek tersyüz etmek, sadece bugünü değil, gelecekteki güven zeminini de yok eder.

Sonuç olarak:

Koltuk hırsı, siyasi ahlakın önüne geçtiğinde; orada ne hizmet kalır ne de adalet. Bursa’da bugün yapılanlar, birer "başarı" değil, siyasi tarihe geçecek birer "fırsatçılık vesikası"dır.

Emaneti mülk sananlar, mülkün gerçek sahibinin halk olduğunu sandık önlerine geldiğinde çok ağır bir bedelle öğreneceklerdir. Çünkü koltuklar el değiştirir ama arsız kadrolaşmanın ve irade hırsızlığının lekesi o koltuklarda ebediyen kalır.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.