Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Seçimli demokrasinin sessiz sonu mu?

Yazının Giriş Tarihi: 10.09.2026 11:11
Yazının Güncellenme Tarihi: 10.09.2026 11:18

Türkiye'de son iki yılda otuz altı belediye başkanı görevden alındı, yedi belediye el değiştirdi, hiçbirinde yeniden sandığa gidilmedi. Oy veriliyor, ama sonucu artık seçmen değil, tutuklama kararları, itirazlar ve meclis içi transferler belirliyor. Seçmen mi karar veriyor, yoksa karar seçmene rağmen mi veriliyor?

Üsküdar'da dört oy, bir karar

Salı sabahı Üsküdar Belediyesi'nin çevresinde polis ekipleri meclis üyelerinin girişini tek tek kontrolden geçiriyordu. Binanın içinde kırk iki oy kullanılacaktı. Dördüncü tur bittiğinde tablo ortaya çıktı: on dokuz oy Sibel Tan Çetinkaya'ya, yirmi üç oy Dündar Ziya Gültekin'e. Üsküdar'ın yeni başkan vekili AK Parti'den çıktı, tutuklu Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın koltuğuna oturan isim bu oldu.

Sürecin başlangıcı bir ay öncesine dayanıyor. Dedetaş, 31 Temmuz'da yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanınca anayasanın 127. maddesi ile Belediye Kanunu'nun 47. maddesi işletildi, İçişleri Bakanlığı görevden uzaklaştırma kararını imzaladı. 5 Ağustos'taki ilk oylamada eski CHP'nin adayı Çetinkaya yirmi iki oyla kazanmıştı, AK Parti oy sayımına itiraz etti, mahkeme bu itirazı kabul edip seçimi iptal etti. İkinci oylamadan önce dört CHP'li meclis üyesi AK Parti'ye geçti, sayısal denge tersine döndü, sonuç da ona göre çıktı.

Bir yılın bilançosu

Bu tablo yalnız Üsküdar'a özgü değil. Ekim 2024'ten bu yana eski CHP'li belediyelere yönelik soruşturmalarda otuz altı başkan görevden alındı, otuz biri halen tutuklu. İstanbul'un yirmi yedi eski CHP'li ilçesinden on altısında koltuk boş kaldı ya da vekaleten dolduruldu. İçişleri Bakanlığı üç belediyeye doğrudan kayyım atadı, Büyükçekmece'ye bunu iki kez uyguladı. Yirmi dokuz belediyede meclis kendi içinden yeniden bir isim seçerek çoğunluğunu korudu. Üsküdar'la birlikte AK Parti'nin devraldığı belediye sayısı yediye yükseldi. Sürecin tek yönlü işlemediğini de eklemek gerekir, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere ile İzmir Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit hakkındaki tedbirler kaldırıldı, ikisi de görevine döndü.

Butlancı CHP'nin yeni ortaklıkları

Ankara Etimesgut'ta yaşananlar bu tablonun en çarpıcı örneği. Tutuklanan Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu'nun yerine yapılan seçimde YENİ Parti'nin adayı Mehmet Özdemir ilk iki turda önde gitti, meclisin gerçek muhalefet çizgisini temsil eden isim oydu. Dördüncü turda tablo değişti, butlancı CHP'nin adayı Seda Dilber, AK Parti ve MHP'den oluşan Cumhur İttifakı'nın oylarıyla yirmi bir oy alıp seçimi kazandı. Yani butlancı CHP, YENİ Parti'yi geride bırakabilmek için AK Parti ile aynı safta oy kullanmayı, muhalefetin ortak duruşunu bozmayı tercih etti.

Silivri'de de benzer bir sahne yaşandı, AK Parti grubu aday bile göstermeyip butlancı CHP'nin adayının tek başına kazanmasına izin verdi. Ataşehir'de ise tersi oldu, iki meclis üyesi tutuklu olduğu için oy kullanamasa da butlancı CHP çoğunluğu koruyup kendi vekilini çıkardı. Bu üç örnek yan yana konduğunda görülen şu: YENİ Parti kendi çizgisinde durmayı sürdürürken, butlancı CHP zaman zaman iktidar ortağıyla aynı masaya oturmaktan çekinmiyor, muhalefetin sözünü değil o günkü sayısal hesabı önceliyor.

Kayyımın iki hali

Bir ayrım gerekiyor burada, çünkü gazetecilik her vakayı aynı kefeye koymaz. Üsküdar'da, Etimesgut'ta ve Ataşehir'de yaşanan teknik olarak kayyım değil, meclisin kendi oyuyla belirlediği bir vekalet. Türkiye'nin bazı doğu ve güneydoğu belediyelerinde ise 2016'dan bu yana doğrudan kayyım yöntemi uygulanıyor, seçilmiş başkan görevden alınıyor, yerine valilik ya da bakanlık ataması geliyor, meclise hiç sorulmuyor. Bugün eski CHP'li belediyelerde görülen tablo, o yöntemin meclis oylamasıyla yumuşatılmış hali. Araç farklı olsa da varış noktası ortak: yerel iktidarın seçmenin elinden çıkıp merkezin ya da o günkü ittifakın eline geçmesi.

Seçimli mi, seçimsiz mi

Soru şu hale geliyor: seçim bir sonuç mu üretiyor, yoksa yalnızca bir başlangıç noktası mı? Otuz altı başkan görevden alındı, otuz biri halen tutuklu, yedi belediye el değiştirmiş durumda, sayı her ay güncelleniyor. Bu hızla gidilirse 2029 yerel seçimlerine kalan sürede tablo bugünkünden çok daha farklı olabilir, çünkü mekanizma artık kendi kendine işliyor: bir soruşturma açılıyor, başkan tutuklanıyor, meclis toplanıyor, ittifaklar günlük çıkara göre kuruluyor, sonuç sandıkta değil salonda belirleniyor.

Seçmen beş yılda bir oy kullanma hakkını koruyor, ama o oyun sonucu seçim gününden sonraki aylarda tutuklama kararlarıyla, itirazlarla, meclis içi geçişlerle yeniden yazılabiliyor.

Bu belki seçimli demokrasinin bittiği an değil, ama anlamının içinin boşaldığı bir eşik. Sandık kuruluyor, oy veriliyor, oysa sonucu belirleyen artık sandığın kendisi değil, sandıktan sonra işleyen hukuki ve siyasi süreç.

Sırada İstanbul B.B mi?

Maalesef gidişat başka bir yöne işaret ediyor. Eylül ayının başında İmamoğlu'nun başkanlık sıfatının sona erdirilmesinin hukuki yolu konuşulmaya başlandı, aynı hafta İBB'ye yönelik yeni bir soruşturma açıldı. Otuz altı belediyeden sonra sıradaki hedefin İstanbul Büyükşehir Belediyesi olduğunu düşünmek için artık yeterince işaret var.

Sorulması gereken soru ortada duruyor:

İstanbul'u kazanan Türkiye'yi kazanır derler, doğrudur, ama bu kazanım mahkeme kararıyla mı olmalı yoksa sandıkla mı ?

Sandık geldiğinde

Üsküdarlı, Etimesgutlu, Ataşehirli yaklaşık üç yıl önce oyunu vermişti. Meclis salonlarında alınan kararlarda o oy değil, transferler ve mahkeme kararları belirleyici oldu. Ama bu satırları okuyan vatandaş neyin ne olduğunu görüyor, kimin kiminle hangi oyu kullandığını, hangi sandalyenin nasıl el değiştirdiğini akılda tutuyor.

Bu bilgi bir yerde birikiyor ve sandık geldiğinde karşılığını buluyor. Ben buna inanıyorum, çünkü demokrasi bu topraklarda ne kadar ertelenirse ertelensin, ne kadar belediye meclis odalarında yeniden yazılırsa yazılsın, son sözü söyleyecek olan yine sandıktır.

Demokrasinin vazgeçilmez unsuru sandıktır, başka hiçbir mekanizma onun yerini tutamaz, tutmamalıdır.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.