Önceki yazılarımızda infertilitenin ne olduğunu, ne zaman değerlendirme gerektiğini ve tetkikler sonrasında hangi tedavi yollarının izlenebileceğini konuştuk.
Bu yazıda ise sürecin belki de en zor kısmına geliyoruz: doğru bilinen yanlışlar. Çünkü infertilite sürecinde, iyi niyetle söylenen ama yanlış olan bilgiler, bazen hastalığın kendisinden daha yıpratıcı olabiliyor.
“Herkes hemen hamile kalır”
Hayır. Sağlıklı bir çiftte bile, her ay gebelik olasılığı yaklaşık %20–25 civarındadır. Yani birkaç ay gebelik olmaması, başlı başına bir sorun değildir. Bu süreç sabır ister.
“Bir yıl hamile kalamadıysan kesin bir sorun vardır”
Yanlış. Bir yıl, değerlendirme için kullanılan tıbbi bir eşiktir; bir hüküm değildir. Bu süre, “artık bakalım ne oluyor” demek içindir, “olmaz” demek için değil.
“Sorun mutlaka kadındadır”
Yanlış ve haksız. İnfertilitenin yaklaşık yarısı erkek faktörüne bağlıdır. Bu nedenle değerlendirme mutlaka çift olarak yapılmalıdır. Bu bir suç arama süreci değil, çözüm bulma sürecidir.
“Her gün ilişkiye girmek şart”
Hayır. Her gün ilişki, gebelik ihtimalini artırmak zorunda değildir. Hatta bazı erkeklerde sperm kalitesini düşürebilir. Yumurtlama dönemine denk gelen, haftada 2–3 ilişki çoğu zaman yeterlidir.
“AMH düşükse asla hamile kalınmaz”
Bu en sık karşılaştığımız yanlışlardan biridir. AMH:
Yumurtalık rezervi hakkında bilgi verir
Yumurta kalitesi hakkında tek başına bilgi vermez
Düşük AMH, “zor olabilir” demektir; “imkânsız” demek değildir.
“Stres hamileliği tamamen engeller”
Stres tek başına infertilite nedeni değildir. Ama süreci zorlaştırabilir. Burada önemli olan şudur: Stresli olduğunuz için suçlu değilsiniz. Bu bir neden değil, çoğu zaman bir sonuçtur.
“Bir kez tedavi başarısız olduysa bir daha olmaz”
Yanlış. Her deneme, vücut hakkında yeni bilgi verir. Tedaviler:
Gözden geçirilir
Değiştirilir
Kişiye özel yeniden planlanır
Bir başarısızlık, sürecin sonu değildir.
“Tüp bebek son çaredir”
Hayır. Bazı çiftler için tüp bebek, en doğru ilk adımdır. Önemli olan yöntemin adı değil, kişiye uygun olup olmadığıdır.
Son söz
İnfertilite süreci, bilgi kirliliğiyle değil; doğru bilgi, doğru zamanlama ve doğru yaklaşımla yönetildiğinde çok daha sağlıklı ilerler. Kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın. Her yolculuk kendine özgüdür. Bu yazıyla birlikte, infertilite konusundaki ana başlıkları tamamlamış oluyoruz.
Bir Sonraki Köşemizde…
Bu köşede şimdi yeni bir başlığa geçiyoruz: Jinekolojik Ameliyatlar Köşesi. “Ameliyat şart mı?”, “Başka yolu yok mu?”, “Hangi durumda beklenir, hangi durumda gecikilmez?”
Bir sonraki yazımızda, kadınların en çok korktuğu ama en az doğru bilgiye sahip olduğu ameliyatlar konusunu, yine korkutmadan ve net bir dille konuşacağız.
Görüşmek üzere.
Doç. Dr. Deniz Şimşek
Kadın sağlığına dair yazılar ve güncel bilgilere ulaşmak için...
Kısa bilgilendirmeler ve güncel paylaşımlar için takip edebilirsiniz.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Doç. Dr. Deniz Şimşek
İnfertilite: İyi niyetli sözler, yanlış bilgiler
Önceki yazılarımızda infertilitenin ne olduğunu, ne zaman değerlendirme gerektiğini ve tetkikler sonrasında hangi tedavi yollarının izlenebileceğini konuştuk.
İnfertilite nedir? Kısırlık nedir?---TIKLAYIN
Bu yazıda ise sürecin belki de en zor kısmına geliyoruz: doğru bilinen yanlışlar. Çünkü infertilite sürecinde, iyi niyetle söylenen ama yanlış olan bilgiler, bazen hastalığın kendisinden daha yıpratıcı olabiliyor.
“Herkes hemen hamile kalır”
Hayır. Sağlıklı bir çiftte bile, her ay gebelik olasılığı yaklaşık %20–25 civarındadır. Yani birkaç ay gebelik olmaması, başlı başına bir sorun değildir. Bu süreç sabır ister.
“Bir yıl hamile kalamadıysan kesin bir sorun vardır”
Yanlış. Bir yıl, değerlendirme için kullanılan tıbbi bir eşiktir; bir hüküm değildir. Bu süre, “artık bakalım ne oluyor” demek içindir, “olmaz” demek için değil.
“Sorun mutlaka kadındadır”
Yanlış ve haksız. İnfertilitenin yaklaşık yarısı erkek faktörüne bağlıdır. Bu nedenle değerlendirme mutlaka çift olarak yapılmalıdır. Bu bir suç arama süreci değil, çözüm bulma sürecidir.
“Her gün ilişkiye girmek şart”
Hayır. Her gün ilişki, gebelik ihtimalini artırmak zorunda değildir. Hatta bazı erkeklerde sperm kalitesini düşürebilir. Yumurtlama dönemine denk gelen, haftada 2–3 ilişki çoğu zaman yeterlidir.
“AMH düşükse asla hamile kalınmaz”
Bu en sık karşılaştığımız yanlışlardan biridir. AMH:
Düşük AMH, “zor olabilir” demektir; “imkânsız” demek değildir.
“Stres hamileliği tamamen engeller”
Stres tek başına infertilite nedeni değildir. Ama süreci zorlaştırabilir. Burada önemli olan şudur: Stresli olduğunuz için suçlu değilsiniz. Bu bir neden değil, çoğu zaman bir sonuçtur.
“Bir kez tedavi başarısız olduysa bir daha olmaz”
Yanlış. Her deneme, vücut hakkında yeni bilgi verir. Tedaviler:
Bir başarısızlık, sürecin sonu değildir.
“Tüp bebek son çaredir”
Hayır. Bazı çiftler için tüp bebek, en doğru ilk adımdır. Önemli olan yöntemin adı değil, kişiye uygun olup olmadığıdır.
Son söz
İnfertilite süreci, bilgi kirliliğiyle değil; doğru bilgi, doğru zamanlama ve doğru yaklaşımla yönetildiğinde çok daha sağlıklı ilerler. Kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın. Her yolculuk kendine özgüdür. Bu yazıyla birlikte, infertilite konusundaki ana başlıkları tamamlamış oluyoruz.
Bir Sonraki Köşemizde…
Bu köşede şimdi yeni bir başlığa geçiyoruz: Jinekolojik Ameliyatlar Köşesi. “Ameliyat şart mı?”, “Başka yolu yok mu?”, “Hangi durumda beklenir, hangi durumda gecikilmez?”
Bir sonraki yazımızda, kadınların en çok korktuğu ama en az doğru bilgiye sahip olduğu ameliyatlar konusunu, yine korkutmadan ve net bir dille konuşacağız.
Görüşmek üzere.
Doç. Dr. Deniz Şimşek
Kadın sağlığına dair yazılar ve güncel bilgilere ulaşmak için...
Web Sitesi: www.docdrdenizsimsek.com
Instagram: @doc.dr.denizsimsek
Kısa bilgilendirmeler ve güncel paylaşımlar için takip edebilirsiniz.