Merve Özdemir Çevik
Resim yapmak her çocuk için renkli ve eğlenceli bir dünyaya kapı açarken bazen ise bir çizim ile çocuğun ruhsal dünyasında yatan trajik bir olayı önümüze serebiliyor. Bundan dolayı Görsel Sanatlar Öğretmeni Akif Seven resmin çocuk için önemli bir ifade aracı olduğunu söylerken ebeveynleri de bu konuda bilinçli olmaya davet ediyor.
Tarih öncesi insanların güdüleriyle benziyor
"Picasso'nun çocuk ve sanat ilişkisine dair iki önemli sözü bulunmaktadır. Bunlardan ilki, ‘Raphael gibi resim yapmak dört yılımı, bir çocuk gibi resim yapmak ise bütün ömrümü aldı’ ifadesidir. Diğeri ise ‘her çocuk sanatçıdır; önemli olan, büyüdüğünde de sanatçı kalabilmesidir’ sözüdür. Bu ifadeler, çocuğun sanatsal üretim sürecine dair doğal ve içten yaklaşımını anlamak açısından son derece yol göstericidir." diyerek alıntıladığı sözleriyle konuya hızlı bir giriş yapan Görsel Sanatlar Öğretmeni Akif Seven, konuşmasına devam ederken, "Çocuklar kalemi ellerine aldıkları andan itibaren çevrelerinde buldukları pek çok yüzeye çizim yapma eğilimi göstermektedirler. Bu yüzeyler kimi zaman bir kâğıt, kimi zaman ise yaşadıkları mekânın duvarları olabilmektedir. Çocuklarla çalışan bazı psikologlar, duvarlara resim yapan çocukların bu davranışlarını, tarih öncesi dönemde mağara duvarlarına resim yapan insanların güdüleriyle benzer şekilde değerlendirmektedir." diye konuştu.
Belirleyici unsur yetenek değil istek
Sanatsal bir üretimde belirleyici unsurun yetenekten çok çocuğun isteği ve duyduğu ilgi olduğunu vurgulayan Görsel Sanatlar Öğretmeni Akif Seven, "Çocuklarla yoğun biçimde çalışan bir eğitimci olarak, en sık karşılaşılan kavramlardan birinin 'yetenek' olduğu gözlemlenmektedir. Yetenek, bireyin doğuştan sahip olduğu özelliklerden biri olup farklı sanatsal alanlarda ortaya çıkabilmektedir. Bilindiği üzere yedi temel sanat dalı bulunmaktadır ve bunlardan biri, hatta belki de ilki resim sanatıdır. Ancak her bireyin resim alanında yetenekli olması beklenmemelidir. Buna rağmen, resimde yetenek olmasa dahi istek ve sevgiyle yürütülen çalışmalar sonucunda nitelikli ürünler ortaya konulabilmektedir. Bu bağlamda sıklıkla ‘benim çocuğum çok yetenekli, çok güzel resimler yapıyor’ ya da ‘benim çocuğumda hiç yetenek yok, resim yapamıyor’ şeklindeki ifadelerle karşılaşılmaktadır. Oysa vurgulanması gereken nokta, sanatsal üretimde belirleyici unsurun yetenekten çok çocuğun isteği ve bu alana duyduğu ilgi olduğudur." dedi.
Çocuklarda teknolojik gelişmelerin etkisi
Teknolojinin hızla gelişmesi ve bu gelişmelerle birlikte çocukların bu duruma hızla ayak uydurmasıyla birlikte yoğun bir görsel uyaranla da karşı karşıya kaldıklarını ifade eden Seven, "Teknolojik gelişmelerle birlikte çocuklar yoğun bir görsel uyaran ortamında büyümektedir. Cep telefonu, tablet, bilgisayar ve televizyon aracılığıyla karşılaşılan bu görseller, çocukların resim yapma biçimlerini doğrudan etkilemektedir. Çocukların oyun karakterlerini, çizgi film figürlerini ya da kitaplarda yer alan karakterleri birebir çizmeleri, sanatsal gelişim açısından katkı sağlamamaktadır. Bu tür hazır kalıp çizimler, çocuğun gözlem yapma ve özgün üretim becerilerini sınırlamaktadır. Bu noktada önerilen yaklaşım, çocukların fotoğraflardan ya da gerçek nesnelerden yararlanarak çizim yapmalarının teşvik edilmesidir." ifadesine yer verdi.
Çocuk için önemli bir ifade aracı
Resimlerin, çocuk için önemli bir ifade aracı olduğunu belirten Seven, "Çocuk resim yoluyla kendini özgürce ifade edebilmekte, hayal dünyasını dışa vurabilmekte, öğrenme sürecini destekleyebilmekte, ruhsal olarak rahatlamakta ve özgüven kazanmaktadır. Sınıf öğretmenleriyle yapılan görüşmelerde, çocukların en sevdikleri derslerin genellikle resim, müzik ve beden eğitimi olduğu ifade edilmektedir. Ancak aynı derslerin en az işlenen dersler arasında yer aldığı da görülmektedir. Öğretmenler bu konuda iyi niyetli olmakla birlikte, derslerin nasıl işleneceği konusunda kendilerini yeterli hissetmemektedirler. Bu bağlamda "Çocuğa resim yapmak öğretilmeli mi yoksa özgür mü bırakılmalıdır?" sorusu gündeme gelmektedir. Bu soruya verilecek yanıt, resim yapmanın çocuğun keyif alacağı basit yöntemlerle öğretilebileceği yönündedir. Bu süreçte temel yaklaşım, çocukla iletişim kurarak ilerlemektir. Yanı sıra çocuk resimlerinde kullanılan malzeme de büyük önem taşımaktadır. Yumuşak ve kaliteli boyalar, çocuğun resim yapma isteğini artırırken; sert ve kalitesiz boyalar bu isteği azaltmaktadır. Mum boyalar ise sert yapıları nedeniyle çocuklar için uygun değildir."
"Verilen eğitim yetersiz"
Seven üniversitelerde verilen eğitimi eleştirirken; "Üniversitelerin resim öğretmenliği bölümlerinde çocuk resmi üzerine verilen eğitimin yetersiz olduğu görülmektedir. "Çocukların sanatsal gelişimi" dersi bulunmakla birlikte, bu derslerde uygulamaya yönelik içerikler sınırlıdır. Bu durum, mezun olan öğretmenlerin çocuklarla çalışma sürecinde zorluklar yaşamasına neden olmaktadır. Çocuk resmi alanında uzman eğitimci sayısının sınırlı olması, resim kurslarının niteliğini de etkilemektedir. Pek çok atölyede çocuklardan hazır görselleri ya da ünlü ressamların eserlerini kopyalamaları istenmektedir. Oysa sanatsal gelişim açısından önemli olan, çocuğun hayal dünyasını özgürce ifade edebilmesidir." diyerek sözlerini noktaladı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ebeveynler dikkat: Çocuk resimleri sinyal veriyor
Tarih öncesi insanların güdüleriyle benziyor
"Picasso'nun çocuk ve sanat ilişkisine dair iki önemli sözü bulunmaktadır. Bunlardan ilki, ‘Raphael gibi resim yapmak dört yılımı, bir çocuk gibi resim yapmak ise bütün ömrümü aldı’ ifadesidir. Diğeri ise ‘her çocuk sanatçıdır; önemli olan, büyüdüğünde de sanatçı kalabilmesidir’ sözüdür. Bu ifadeler, çocuğun sanatsal üretim sürecine dair doğal ve içten yaklaşımını anlamak açısından son derece yol göstericidir." diyerek alıntıladığı sözleriyle konuya hızlı bir giriş yapan Görsel Sanatlar Öğretmeni Akif Seven, konuşmasına devam ederken, "Çocuklar kalemi ellerine aldıkları andan itibaren çevrelerinde buldukları pek çok yüzeye çizim yapma eğilimi göstermektedirler. Bu yüzeyler kimi zaman bir kâğıt, kimi zaman ise yaşadıkları mekânın duvarları olabilmektedir. Çocuklarla çalışan bazı psikologlar, duvarlara resim yapan çocukların bu davranışlarını, tarih öncesi dönemde mağara duvarlarına resim yapan insanların güdüleriyle benzer şekilde değerlendirmektedir." diye konuştu.Belirleyici unsur yetenek değil istek
Sanatsal bir üretimde belirleyici unsurun yetenekten çok çocuğun isteği ve duyduğu ilgi olduğunu vurgulayan Görsel Sanatlar Öğretmeni Akif Seven, "Çocuklarla yoğun biçimde çalışan bir eğitimci olarak, en sık karşılaşılan kavramlardan birinin 'yetenek' olduğu gözlemlenmektedir. Yetenek, bireyin doğuştan sahip olduğu özelliklerden biri olup farklı sanatsal alanlarda ortaya çıkabilmektedir. Bilindiği üzere yedi temel sanat dalı bulunmaktadır ve bunlardan biri, hatta belki de ilki resim sanatıdır. Ancak her bireyin resim alanında yetenekli olması beklenmemelidir. Buna rağmen, resimde yetenek olmasa dahi istek ve sevgiyle yürütülen çalışmalar sonucunda nitelikli ürünler ortaya konulabilmektedir. Bu bağlamda sıklıkla ‘benim çocuğum çok yetenekli, çok güzel resimler yapıyor’ ya da ‘benim çocuğumda hiç yetenek yok, resim yapamıyor’ şeklindeki ifadelerle karşılaşılmaktadır. Oysa vurgulanması gereken nokta, sanatsal üretimde belirleyici unsurun yetenekten çok çocuğun isteği ve bu alana duyduğu ilgi olduğudur." dedi.Çocuklarda teknolojik gelişmelerin etkisi
Teknolojinin hızla gelişmesi ve bu gelişmelerle birlikte çocukların bu duruma hızla ayak uydurmasıyla birlikte yoğun bir görsel uyaranla da karşı karşıya kaldıklarını ifade eden Seven, "Teknolojik gelişmelerle birlikte çocuklar yoğun bir görsel uyaran ortamında büyümektedir. Cep telefonu, tablet, bilgisayar ve televizyon aracılığıyla karşılaşılan bu görseller, çocukların resim yapma biçimlerini doğrudan etkilemektedir. Çocukların oyun karakterlerini, çizgi film figürlerini ya da kitaplarda yer alan karakterleri birebir çizmeleri, sanatsal gelişim açısından katkı sağlamamaktadır. Bu tür hazır kalıp çizimler, çocuğun gözlem yapma ve özgün üretim becerilerini sınırlamaktadır. Bu noktada önerilen yaklaşım, çocukların fotoğraflardan ya da gerçek nesnelerden yararlanarak çizim yapmalarının teşvik edilmesidir." ifadesine yer verdi.Çocuk için önemli bir ifade aracı
Resimlerin, çocuk için önemli bir ifade aracı olduğunu belirten Seven, "Çocuk resim yoluyla kendini özgürce ifade edebilmekte, hayal dünyasını dışa vurabilmekte, öğrenme sürecini destekleyebilmekte, ruhsal olarak rahatlamakta ve özgüven kazanmaktadır. Sınıf öğretmenleriyle yapılan görüşmelerde, çocukların en sevdikleri derslerin genellikle resim, müzik ve beden eğitimi olduğu ifade edilmektedir. Ancak aynı derslerin en az işlenen dersler arasında yer aldığı da görülmektedir. Öğretmenler bu konuda iyi niyetli olmakla birlikte, derslerin nasıl işleneceği konusunda kendilerini yeterli hissetmemektedirler. Bu bağlamda "Çocuğa resim yapmak öğretilmeli mi yoksa özgür mü bırakılmalıdır?" sorusu gündeme gelmektedir. Bu soruya verilecek yanıt, resim yapmanın çocuğun keyif alacağı basit yöntemlerle öğretilebileceği yönündedir. Bu süreçte temel yaklaşım, çocukla iletişim kurarak ilerlemektir. Yanı sıra çocuk resimlerinde kullanılan malzeme de büyük önem taşımaktadır. Yumuşak ve kaliteli boyalar, çocuğun resim yapma isteğini artırırken; sert ve kalitesiz boyalar bu isteği azaltmaktadır. Mum boyalar ise sert yapıları nedeniyle çocuklar için uygun değildir.""Verilen eğitim yetersiz"
Seven üniversitelerde verilen eğitimi eleştirirken; "Üniversitelerin resim öğretmenliği bölümlerinde çocuk resmi üzerine verilen eğitimin yetersiz olduğu görülmektedir. "Çocukların sanatsal gelişimi" dersi bulunmakla birlikte, bu derslerde uygulamaya yönelik içerikler sınırlıdır. Bu durum, mezun olan öğretmenlerin çocuklarla çalışma sürecinde zorluklar yaşamasına neden olmaktadır. Çocuk resmi alanında uzman eğitimci sayısının sınırlı olması, resim kurslarının niteliğini de etkilemektedir. Pek çok atölyede çocuklardan hazır görselleri ya da ünlü ressamların eserlerini kopyalamaları istenmektedir. Oysa sanatsal gelişim açısından önemli olan, çocuğun hayal dünyasını özgürce ifade edebilmesidir." diyerek sözlerini noktaladı.En Çok Okunan Haberler