Doç. Dr. Deniz Şimşek: “Menopoz şikayetlerine alışmak zorunda değilsiniz”
Doç. Dr. Deniz Şimşek: “Menopoz şikayetlerine alışmak zorunda değilsiniz”
Haber Giriş Tarihi: 11.12.2025 08:10
Haber Güncellenme Tarihi: 10.12.2025 17:27
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.bursatanik.com/
DOÇ. DR. ŞİMŞEK MENOPOZU VE BİLİMSEL GERÇEKLERİ ANLATTI
Merve Özdemir Çevik
Her kadının belirli bir yaş aralığına geldiğinde tanışacağı bir dönem olan menopoz kulağa hoş gelmese de kaçınılmaz bir durum olduğu bilinen bir gerçek. Peki bu süreci yaşayan her kadın menopoz ile karşı karşıya kaldığında kendisini neler bekliyor? Nasıl bir tedavi süreci başlıyor ve tedavi şekillerinden birisi olan bioeşdeğer hormon tedavisi bu sürece ne gibi katkı sağlıyor? İşte yanıtlar...
Menopozu aslında kadın biyolojisinin ritminin değiştiği doğal bir dönem olarak değerlendiren Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Deniz Şimşek, menopozun tam karşılığını anlatarak sözlerine devam ederken, "Bu dönem kadın biyolojisinin ritminin değiştiği doğal bir dönem. Tıbbi olarak bir yıl boyunca adet görülmemesi, laboratuvarda da östrojenin düşmesi ve FSH’nın yükselmesi menopozu gösterir. Özetle, menopoz bir son değil, hormonların yeni bir düzene geçtiği bir dönemdir.” dedi.
"Erkek menopozu" diye bir şey var mı?
Kadınlar böyle bir hormonal durum yaşarken erkeklerde bunun karşılığının olup olmadığını sorduğumuz Doç. Dr. Deniz Şimşek, "Birebir karşılığı yok ama 'andropoz' dediğimiz testosteronun yaşla azalması durumu var. Fakat bu azalma kadınlardaki gibi ani değil, yıllar içinde yavaş yavaş gerçekleşiyor. Burada bir gerçek var, erkekler hormonlarının yaklaşık üçte birini kaybettiklerinde bile bunu ciddi bir sorun haline getirebiliyorlar. Kadınlarda ise östrojen bir anda düşüyor ama toplum kadının 'alışmasını' bekliyor. Bu büyük bir haksızlık. Bu süreçte hormonları düşen erkek dikkat isterken, menopozdaki kadından sabır bekleniyor. Bu algı değişmeli.” diyerek bu konunun altını çizip farkındalığın öne çıkması noktasında kadınların iç sesi oluyor.
Menopoz şikayetlerine alışmak zorunda değilsiniz
"Menopoz döneminde kadınların ani ruhsal değişimleri kaçınılmaz oluyor. Peki bu dönemde en sık görülen şikayetler nelerdir?" diye sorduğumuz Doç. Dr. Deniz Şimşek, "Kadınların çoğu ani terleme - sıcak basmaları, vajinal kuruluğa bağlı ilişkide ağrı, uykusuzluk, duygu dalgalanmaları, konsantrasyon bozukluğu şikayetiyle gelirken yanı sıra kalp çarpıntısı hissi, kilo artışı, eklem ağrıları gibi yakınmalar ile de karşılaşıyoruz. Burada en önemli cümleyi söyleyeyim: Bu şikayetler normal değildir ve kadın bunlara alışmak zorunda değildir.” dedi.
Menopozda büyük kurtarıcı biyoeşdeğer hormon tedavisi
Menopoz ve premenopoz döneminde sık görülen şikayetlerin hafiflemesinde biyoeşdeğer hormon tedavisinin önemli rol üstlendiğini ifade eden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Deniz Şimşek, konu hakkında açıklamada bulundu.
Şimşek, "Bioeşdeğer hormonlar, vücudun doğal hormonlarına benzer yapıdadır. Teknik anlatmaya gerek yok, halkın anlayacağı en doğru tanım şu: Amaç, vücudu koruyacak sağlıklı hormon seviyelerine ulaşmaktır. Bu tedavi klasik HRT’den farklıdır çünkü kişiye özel planlanır; kan değerleri, semptomlar, yaşam tarzı dikkate alınır. Sadece sıcak basmasına değil; kemik, kalp, beyin ve genel metabolizmanın korunmasına destek sağlar. Bioeşdeğer hormon tedavisi yalnızca şikâyetleri azaltmaz; kadının sağlığını bütüncül olarak destekler.”
Hormon tedavisi risk değil, koruyucu bir destek
Biyoeşdeğer hormon tedavisine başlamadan önce yapılacakları sıralayan Doç. Dr. Deniz Şimşek, kimlerin bu tedaviye uygun olmadığını da ayrıca belirtti. Şimşek, "Tedaviye başlamadan önce mutlaka kapsamlı bir değerlendirme yapılmalı. Bunları; hormon profili, tiroidfonksiyonları, vitamin–mineral seviyeleri, karaciğer–böbrek testleri, meme ultrasonu veya mamografi, pelvik ultrason, karotis intima mediakalınlığı (IMT) gibi testler olarak sıralayabiliriz. Tedaviye başlamadan önce kadının sağlık zeminini görmek çok önemlidir. Bu tedaviyi kimlerin alamayacağı konusuna gelecek olursak, daha önce hormon duyarlı meme kanseri geçirenler, pıhtı atma riski çok yüksek olanlar, tanı konmamış vajinal kanaması olanlar, kontrolsüz karaciğer hastalığı olanlar diyebiliriz. Unutmamak gerekir ki bu süreçte her hasta bireysel değerlendirilmelidir. Doğru hasta seçildiğinde hormon tedavisi risk değildir; koruyucu bir destektir.” diye konuştu.
Bu tedavi bir süreçtir
Hormon tedavisinin faydaları noktasında artık kadınların ani terleme ve sıcak basmalarının azalmasından yaşam kalitesinin belirgin şekilde artmasına kadar birçok gözle görülür etkilerinin olduğunu söyleyen Şimşek, hormon tedavisi alan kadınların nasıl takip edilmesi gerektiğini de ayrıca detaylı bir şekilde anlattı. Doç. Dr. Şimşek, "3–6 ay aralıkla kontroller, kan hormon düzeyleri, yıllık mamografi veya meme USG, gerekirse doz ayarlamaları, karotis IMT takibi, kemik yoğunluğu kontrolü takiplerinin yapılması gerekmektedir. Bu tedavi bir süreçtir; kişiye özel yol haritası ile ilerlenir." ifadelerini kullandı.
İlaç dışında fonksiyonel tıbbın önemi
Kadınların en merak ettiği konulardan birisi de menopoz döneminde ilaç dışında yaşam şekillerini nasıl düzenlemeleri gerektiği olurken bu konuda da kadınlara önerilerde bulunan Şimşek şöyle konuştu:
"Fonksiyonel tıp burada devreye giriyor. Bir kere burada beslenme çok önemli. Rafine şekerden uzak, sebze ağırlıklı bir beslenme olması gerekirken Omega-3 desteği ve olmazsa olmaz düzenli su tüketimi çok önemli. Yanı sıra spor büyük ölçüde önemli. Haftada 3 gün yürüyüş, direnç egzersizleri (kemik sağlığı için ) şart. Düzenli uyku, nefes egzersizleri, meditasyon, gerekirse psikolojik destek de ruh sağlığı açısından önemli. Menopoz yalnızca hormon değil; zihin–beden–ruh dengesinin birlikte yönetildiği bir süreçtir.”
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Deniz Şimşek son olarak menopoz dönemindeki kadınlara seslenerek; "Menopozdan korkmayın. Doğru destekle bu dönem, kadının gücünü yeniden topladığı bir dönüşüm olabilir." dedi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Doç. Dr. Deniz Şimşek: “Menopoz şikayetlerine alışmak zorunda değilsiniz”
"Erkek menopozu" diye bir şey var mı?
Kadınlar böyle bir hormonal durum yaşarken erkeklerde bunun karşılığının olup olmadığını sorduğumuz Doç. Dr. Deniz Şimşek, "Birebir karşılığı yok ama 'andropoz' dediğimiz testosteronun yaşla azalması durumu var. Fakat bu azalma kadınlardaki gibi ani değil, yıllar içinde yavaş yavaş gerçekleşiyor. Burada bir gerçek var, erkekler hormonlarının yaklaşık üçte birini kaybettiklerinde bile bunu ciddi bir sorun haline getirebiliyorlar. Kadınlarda ise östrojen bir anda düşüyor ama toplum kadının 'alışmasını' bekliyor. Bu büyük bir haksızlık. Bu süreçte hormonları düşen erkek dikkat isterken, menopozdaki kadından sabır bekleniyor. Bu algı değişmeli.” diyerek bu konunun altını çizip farkındalığın öne çıkması noktasında kadınların iç sesi oluyor.Menopoz şikayetlerine alışmak zorunda değilsiniz
"Menopoz döneminde kadınların ani ruhsal değişimleri kaçınılmaz oluyor. Peki bu dönemde en sık görülen şikayetler nelerdir?" diye sorduğumuz Doç. Dr. Deniz Şimşek, "Kadınların çoğu ani terleme - sıcak basmaları, vajinal kuruluğa bağlı ilişkide ağrı, uykusuzluk, duygu dalgalanmaları, konsantrasyon bozukluğu şikayetiyle gelirken yanı sıra kalp çarpıntısı hissi, kilo artışı, eklem ağrıları gibi yakınmalar ile de karşılaşıyoruz. Burada en önemli cümleyi söyleyeyim: Bu şikayetler normal değildir ve kadın bunlara alışmak zorunda değildir.” dedi.Menopozda büyük kurtarıcı biyoeşdeğer hormon tedavisi
Menopoz ve premenopoz döneminde sık görülen şikayetlerin hafiflemesinde biyoeşdeğer hormon tedavisinin önemli rol üstlendiğini ifade eden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Deniz Şimşek, konu hakkında açıklamada bulundu. Şimşek, "Bioeşdeğer hormonlar, vücudun doğal hormonlarına benzer yapıdadır. Teknik anlatmaya gerek yok, halkın anlayacağı en doğru tanım şu: Amaç, vücudu koruyacak sağlıklı hormon seviyelerine ulaşmaktır. Bu tedavi klasik HRT’den farklıdır çünkü kişiye özel planlanır; kan değerleri, semptomlar, yaşam tarzı dikkate alınır. Sadece sıcak basmasına değil; kemik, kalp, beyin ve genel metabolizmanın korunmasına destek sağlar. Bioeşdeğer hormon tedavisi yalnızca şikâyetleri azaltmaz; kadının sağlığını bütüncül olarak destekler.”Hormon tedavisi risk değil, koruyucu bir destek
Biyoeşdeğer hormon tedavisine başlamadan önce yapılacakları sıralayan Doç. Dr. Deniz Şimşek, kimlerin bu tedaviye uygun olmadığını da ayrıca belirtti. Şimşek, "Tedaviye başlamadan önce mutlaka kapsamlı bir değerlendirme yapılmalı. Bunları; hormon profili, tiroidfonksiyonları, vitamin–mineral seviyeleri, karaciğer–böbrek testleri, meme ultrasonu veya mamografi, pelvik ultrason, karotis intima mediakalınlığı (IMT) gibi testler olarak sıralayabiliriz. Tedaviye başlamadan önce kadının sağlık zeminini görmek çok önemlidir. Bu tedaviyi kimlerin alamayacağı konusuna gelecek olursak, daha önce hormon duyarlı meme kanseri geçirenler, pıhtı atma riski çok yüksek olanlar, tanı konmamış vajinal kanaması olanlar, kontrolsüz karaciğer hastalığı olanlar diyebiliriz. Unutmamak gerekir ki bu süreçte her hasta bireysel değerlendirilmelidir. Doğru hasta seçildiğinde hormon tedavisi risk değildir; koruyucu bir destektir.” diye konuştu.Bu tedavi bir süreçtir
Hormon tedavisinin faydaları noktasında artık kadınların ani terleme ve sıcak basmalarının azalmasından yaşam kalitesinin belirgin şekilde artmasına kadar birçok gözle görülür etkilerinin olduğunu söyleyen Şimşek, hormon tedavisi alan kadınların nasıl takip edilmesi gerektiğini de ayrıca detaylı bir şekilde anlattı. Doç. Dr. Şimşek, "3–6 ay aralıkla kontroller, kan hormon düzeyleri, yıllık mamografi veya meme USG, gerekirse doz ayarlamaları, karotis IMT takibi, kemik yoğunluğu kontrolü takiplerinin yapılması gerekmektedir. Bu tedavi bir süreçtir; kişiye özel yol haritası ile ilerlenir." ifadelerini kullandı.İlaç dışında fonksiyonel tıbbın önemi
Kadınların en merak ettiği konulardan birisi de menopoz döneminde ilaç dışında yaşam şekillerini nasıl düzenlemeleri gerektiği olurken bu konuda da kadınlara önerilerde bulunan Şimşek şöyle konuştu: "Fonksiyonel tıp burada devreye giriyor. Bir kere burada beslenme çok önemli. Rafine şekerden uzak, sebze ağırlıklı bir beslenme olması gerekirken Omega-3 desteği ve olmazsa olmaz düzenli su tüketimi çok önemli. Yanı sıra spor büyük ölçüde önemli. Haftada 3 gün yürüyüş, direnç egzersizleri (kemik sağlığı için ) şart. Düzenli uyku, nefes egzersizleri, meditasyon, gerekirse psikolojik destek de ruh sağlığı açısından önemli. Menopoz yalnızca hormon değil; zihin–beden–ruh dengesinin birlikte yönetildiği bir süreçtir.” Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Deniz Şimşek son olarak menopoz dönemindeki kadınlara seslenerek; "Menopozdan korkmayın. Doğru destekle bu dönem, kadının gücünü yeniden topladığı bir dönüşüm olabilir." dedi.En Çok Okunan Haberler