Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Türkiye

- Türkiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tom Barrack, İsrail'in Suriye saldırısını anlattı: Türkiye uçaklarını havalandırmayı değerlendirdi Haber

Tom Barrack, İsrail'in Suriye saldırısını anlattı: Türkiye uçaklarını havalandırmayı değerlendirdi

ABD'nin Ankara Büyükelçisi, Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, İsrail'in Suriye'nin kuzeyindeki İdlib ilinin doğusunda bulunan Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na düzenlediği saldırının perde arkasını anlattı. Barrack’ın aktardığına göre İsrail, saldırıdan yaklaşık altı gün önce Washington’a Türkiye’nin hedef alınan üsse asker ya da askeri ekipman sevk etmeye hazırlandığına ilişkin istihbarat bulunduğunu iletti. Ancak Barrack'ın anlattığına göre ABD, kendi istihbarat kaynakları üzerinden yaptığı kontrollerde bölgede böyle bir Türk askeri hareketliliğine rastlamadı. “BUNUN BÖYLE OLMADIĞINI BİLİYORUZ” Barrack, İsrail’in elindeki istihbaratın neye dayanmış olabileceğine ilişkin üç ayrı ihtimal üzerinde durdu. İlk senaryo, Türkiye’ye ait askerlerin veya askeri unsurların bölgede bulunduğuna yönelik bilgiydi. Ancak Barrack, ABD’nin yaptığı incelemelerin bunu doğrulamadığını söyledi. İkinci olasılık, İsrail’in saldırının hemen öncesinde diğer ülkelerin fark etmediği ani bir askeri hareketlilik tespit etmiş olmasıydı. Barrack’ın daha güçlü bulduğu üçüncü ihtimal ise Türkiye’nin ilerleyen dönemde bölgede askeri eğitim faaliyetlerini genişletmesine ilişkin bazı görüşmelerin İsrail istihbaratının radarına girmiş olmasıydı. SURİYE İLE MOSSAD ARASINDA SALDIRIDAN ÖNCE İKİ SAATLİK GÖRÜŞME Barrack’ın anlattıklarına göre saldırı öncesinde diplomatik temaslar devam ediyordu. Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani ile Mossad’ın yeni başkanı arasında yaklaşık iki saat süren bir görüşme yapıldığını belirten Barrack, bu görüşmede taraflar arasındaki sorunların ayrıntılı biçimde ele alındığını söyledi. “YAPMADIKLARI ŞEY BİZE YA DA TÜRKİYE’YE HABER VERMEKTİ” Barrack’a göre krizin en tehlikeli aşaması, İsrail’in saldırı öncesinde Washington’a da Ankara’ya da bilgi vermemesiyle başladı. Tarafların iletişim kanalları üzerinden sorunun kontrol altına alındığını düşündüğü sırada İsrail, pistleri vurma kararı aldı. "TÜRKİYE SAVAŞ UÇAKLARINI KALDIRMAYI DEĞERLENDİRDİ" Barrack’ın açıklamalarında en dikkat çekici bölümlerden biri, İsrail savaş uçaklarının Türkiye sınırına yaklaşması sırasında Ankara’da yaşananlardı. Türkiye’nin güçlü bir askeri ve istihbarat kapasitesine sahip olduğunu vurgulayan Barrack, İsrail uçaklarının sınıra yöneldiğinin görülmesine rağmen Ankara’nın uçakların hedefi, rotası ve niyeti konusunda bilgi sahibi olmadığını söyledi. Bu belirsizlik nedeniyle Türkiye’de savaş uçaklarının havalandırılması seçeneği gündeme geldi. Barrack o anları şöyle anlattı: “Bu uçakların sınıra doğru geldiğini gördüklerinde amaçlarını, yönlerini ya da niyetlerini bilmiyorlar. ‘Biz de kendi uçaklarımızı kaldırmak zorunda kalacağız’ demeye başlıyorlar.” Barrack, son anda iletişim kanallarının devreye girdiğini ve gerilimin kontrol altına alındığını söyledi. Aksi durumda sonuçların çok daha ağır olabileceğine işaret etti. İSRAİL TÜRKİYE’Yİ KIŞKIRTMAYA MI ÇALIŞTI? Barrack’a, diplomatik temaslar sürerken İsrail’in neden böylesine riskli bir saldırıya başvurduğu da soruldu. Kesin nedeni bilmediğini belirten Barrack, Trump yönetiminin üzerinde durduğu iki ihtimali anlattı. Bunlardan ilki, İsrail’in Türkiye’yi bilinçli biçimde karşılık vermeye zorlamaya çalışmış olabileceğiydi. Barrack, Türkiye’nin geçmişte hava sahasına giren bir Rus savaş uçağını düşürdüğünü hatırlatarak, önceden bildirim yapılmadan Türkiye sınırına yakın bölgelerde savaş uçaklarıyla operasyon düzenlenmesini “çok tehlikeli bir oyun” olarak değerlendirdi. Böyle bir hamlenin İsrail’de yaklaşan seçim süreci bakımından “agresif ama karşılık bulabilecek” bir siyasi strateji olabileceğini de söyledi. Barrack, röportajın önceki bölümünde Netanyahu’nun ekim ayına doğru seçim sürecine ilerlediğini ve kendi siyasi tabanının beklentilerini dikkate aldığını belirtmişti. MOSSAD, ORDU VE NETANYAHU ARASINDA KOORDİNASYON SORUNU İHTİMALİ Barrack’ın gündeme getirdiği ikinci senaryo ise İsrail devlet kurumları arasındaki iletişim ve koordinasyonun aksamasıydı. Bu ihtimale göre Mossad Başkanı, Suriye Dışişleri Bakanı ile diplomatik görüşmeleri yürütürken İsrail ordusundaki bir komutan eldeki istihbaratı acil bir tehdit olarak yorumlayarak pistlerin vurulması yönünde harekete geçmiş olabilir. Barrack, böyle bir durumda Mossad, İsrail ordusu ve Başbakanlık arasındaki bilgi akışı tamamlanmadan saldırı kararının uygulanmış olabileceğini söyledi. “ANKARA ÇATIŞMA İSTEMİYOR” Barrack, Türkiye’nin kriz sırasındaki tutumuna ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Ankara’daki siyasi ve güvenlik yönetiminin gerilimi büyütmemeye odaklandığını söyleyen ABD’li diplomat, Türkiye’nin İsrail’le askeri bir çatışmaya girmek istemediğini vurguladı. Barrack, MİT, Dışişleri Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı ve güvenlik bürokrasisinin yaklaşımını şöyle aktardı: “Kendilerini kontrol etmeye odaklanmış durumdalar. Saldırgan değiller. İsrail’le askeri veya hasmane bir ilişkiye girmekle ilgilenmiyorlar.” NE OLMUŞTU? İsrail ordusuna ait savaş uçakları iki gün önce, Suriye'nin kuzeyinde Türkiye sınırında yer alan İdlib ilinin doğusunda bulunan terk edilmiş durumdaki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na saldırı düzenlemişti. Saldırıda can kaybı ya da yaralanan olup olmadığına ilişkin bilgi paylaşılmamıştı. Suriyeli yetkili, İsrail savaş uçaklarının Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na 8 saldırı düzenlediğini belirterek, saldırılarda pistin yanı sıra hangarda atıl durumdaki bir yapının hedef alındığını kaydetmişti.

Dünyada çocuklara yönelik sosyal medya kısıtlamaları yaygınlaşıyor Haber

Dünyada çocuklara yönelik sosyal medya kısıtlamaları yaygınlaşıyor

Avrupa'da giderek daha fazla hükümet yaş doğrulama ve erişim kısıtlamalarını gündemine alıyor. Fransa Parlamentosu 21 Temmuz’da 15 yaşın altındaki çocukların sosyal medyaya erişimini yasaklayan yasa tasarısını kabul etti. Böylece Fransa, TikTok, Instagram, Snapchat gibi uygulamaları çocuklara yasaklayan ilk Avrupa Birliği ülkesi oldu. Fransa hükümeti, yasanın gerekçesinin çocukların ruh sağlığını koruma ve çevrim içi platformların bağımlılık yaratan tasarımlarının etkisini azaltma olduğunu bildirdi. Araştırmalar, sosyal medya platformlarında kullanıcıları daha uzun süre çevrim içi tutmayı amaçlayan algoritmaların çocukları siber zorbalık, zararlı içerikler, uyku bozuklukları ile kaygı ve depresyon belirtileri riskinin artmasıyla ilişkilendirildiğini ortaya koydu. Dünyanın önde gelen üniversiterlerinden araştırmacılar, çocukların sosyal medya kullanımına karşı daha sıkı önlemler alınması çağrısında bulunuyor. 2023'te 40'tan fazla eyalet başsavcısı Meta'ya dava açtı. Davada, Facebook ve Instagram'ın çocukları platformda daha uzun süre tutmak için sonsuz kaydırma (infinite scroll), otomatik oynatma, bildirimler ve algoritmik öneriler gibi bağımlılık yaratan tasarım özelliklerini kullandığı, şirketin bu riskleri bildiği halde kamuoyunu yanılttığı öne sürüldü. Haziran 2026'da federal yargıç Meta'nın davayı düşürme talebini reddetti ve davanın görülmesine karar verdi. Ayrıca mahkeme, Meta'nın 13 yaş altındaki çocuklar için ebeveyn izni hükümlerine uymadığı yönündeki iddiaların yargılama konusu olabileceğine hükmetti. SOSYAL MEDYADA YAŞ SINIRINI İLK UYGULAYAN ÜLKE: AVUSTRALYA Çocuklar için sosyal medya sınırlamalarını uygulayan ilk ülke Avustralya, 2024 yılında kabul ettiği yasayla 16 yaşın altındaki çocukların belirli platformlarında hesap açmasına veya mevcut hesaplarını kullanmasını yasaklamıştı. Düzenleme 10 Aralık 2025’te yürürlüğe girdi ve çocuklara veya ebeveynlere ceza öngörülmezken, yükümlülüklerini sistematik biçimde ihlal eden şirketlere 49,5 milyon Avustralya dolarına, yaklaşık 1,64 milyar TL kadar para cezası verilebiliyor. Avustralya eSafety kurumunun mart ayı raporuna göre, düzenlemenin ardından yaklaşık 4,7 milyon yaş kısıtlamalı hesap kaldırıldı veya erişime kapatıldı. Buna rağmen çok sayıda çocuğun yaş doğrulama sistemlerini aşmayı sürdürdüğü belirtildi. ÇOCUKLARIN ÇEVRİMİÇİ GÜVENLİĞİ İÇİN KÜRESEL GİRİŞİM Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de 13 Temmuz'da çocukları “sömürücü algoritmalardan” korumak için sosyal medya yasağı sözü vermişti. Leyen'in taahhüdü, Avrupa Komisyonu'nun çevrim içi çocuk güvenliği için oluşturduğu bağımsız uzman kurulunun 13 yaşın altındaki çocuklara yönelik kısıtlama önerisinin ardından geldi. Yunanistan 15 yaş altındaki çocukların Facebook, Instagram, TikTok ve Snapchat gibi platformlara erişimini 1 Ocak 2027 tarihinden itibaren engellemeyi hedefliyor. Birleşik Krallık ise 16 yaş altına sosyal medya hizmeti sunulmasını yasaklayacak düzenlemeyi 2026 sonundan önce parlamentoya taşımayacak, Londra, yeni koruma tedbirlerini 2027 ilkbaharında yürürlüğe koymayı planlıyor. Çocuklara yönelik sosyal medya kısıtlamalarına ilişkin planlamalar Avrupa’yla sınırlı değil. Vietnam da 16 yaşın altındaki çocukların, sosyal medya platformlarında içerik paylaşmasını, yorum yapmasını veya gönderilere tepki vermesini engelleyecek bir kararnameyi kabul etmeye hazırlanıyor. Benzer şekilde Malezya’da da 16 yaş altı için 1 Haziran 2026’da sosyal medya hesabı açma ve tutma yasağı getirilmişti. Yaş sınırının altında olduğu tespit edilen kullanıcılara, verilerini indirmeleri veya başka bir platforma aktarmaları için bir aylık süre tanındı. TÜRKİYE’DE 15 YAŞ ALTINA SOSYAL MEDYA KISITLAMASI Türkiye de benzer bir düzenlemeyi 1 Mayıs 2026’da Resmi Gazete’de yayımlanan 7578 sayılı Kanun kapsamında getirmişti. Düzenleme, sosyal ağ sağlayıcılarının 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunmasını yasaklıyor ve şirketlere yaş doğrulama dahil gerekli tedbirleri alma yükümlülüğü getiriyor. Kanun ayrıca 15-18 yaş grubuna yönelik ayrıştırılmış hizmetler ile hesap ayarları, ücretli işlemler ve kullanım süresinin sınırlandırılmasını kapsayan ebeveyn kontrol araçları öngörüyor. İlgili hükümlerin 1 Kasım 2026’da uygulanmaya başlaması bekleniyor. Türkiye'deki düzenleme de çocukların dijital ortamda korunmasına yönelik tartışmaların ardından gelmişti. Nisan ayında Kahramanmaraş'taki okul saldırısının ardından sosyal medyada yayılan tehdit ve şiddet içerikleri ile Telegram'da organize edilen provokatif paylaşımlar, çocukların çevrim içi güvenliğine ilişkin kaygıları artırmış, kısa süre sonra TBMM, 15 yaş altına sosyal medya yasağını içeren düzenlemeyi kabul etmişti.

Dünya Kupası’nda 2. maçlar tamamlandı Haber

Dünya Kupası’nda 2. maçlar tamamlandı

Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Meksika’nın ev sahipliğinde düzenlenen 2026 FIFA Dünya Kupası’nda gruplarda oynanan 2. maçlar tamamlandı. 6 puana ulaşan ev sahiplerinden Meksika ve ABD’yle birlikte Almanya, Fransa, Norveç, Arjantin ve Kolombiya ilk 2 maçında galip gelerek adlarını son32 turuna yazdırdı. Ayrıca gruplarda oynanacak son maç öncesi Haiti, Türkiye, Tunus, Ürdün ve Panama ilk 2 maçı direkt rakiplerine kaybederek turnuvaya devam etme şansı kalmadı. Dünya Kupası’nın en golcüsü Messi 2014 yılından bu yana, Alman forvet Miroslav Klose, 16 golle Dünya Kupası tarihinin en golcü oyuncusu olarak tek başına zirvede yer alıyordu. Arjantin, 2026 FIFA Dünya Kupası’nda J Grubu’nda Cezayir’i 3-0, Avusturya’yı 2-0 mağlup ederek bir üst tura yükselmeyi başardı. Arjantin’in yıldız futbolcusu Lionel Messi, turnuvada şuana denk ülkesinin attığı 5 golde de sahneye çıktı. Messi, attığı bu 5 golle Dünya Kupaları’nda toplam gol sayısını 18’e yükseltti. 38 yaşındaki futbolcu, Dünya Kupası tarihinde en fazla gol atan ünvanının da sahibi oldu. Ronaldo, 6 Dünya Kupası’nda da gol atan tek oyuncu Portekiz, K Grubu’nun 2. maçında Özbekistan’ı 5-0 mağlup etti. Müsabakada 2 gol kaydeden Cristiano Ronaldo, Dünya Kupaları’nda gol sayısını 10’a yükseltti. Ronaldo, attığı ilk golle birlikte 6 Dünya Kupası’nda da gol atan tek futbolcu oldu. Ayrıca Portekizli futbolcu, Dünya Kupası tarihinde bir maçta iki gol atan en yaşlı (41 yaş 138 gün) oyuncu olarak kayıtlara geçti. Toplam gol rekoru 2026 FIFA Dünya Kupası’nda 12 grupta ikinci maçlar tamamlanırken, oynanan 48 karşılaşmada toplam 140 gol kaydedildi. 2026 FIFA Dünya Kupası, takım sayısının 32’den 48’e, maç sayısının ise 64’ten 104’e yükselmesiyle birlikte gol rekorlarının yeniden yazılacağı bir organizasyon olmaya aday. Turnuva genelindeki maç sayısında büyük artış nedeniyle, 2022 FIFA Dünya Kupası’nda 64 maçta atılan 172 golle kırılan ’bir Dünya Kupası’nda en fazla gol’ rekorunun aşılması bekleniyor.

Türkiye'ye göç edenlerin sayısında artış: Bursa kaçıncı sırada? Haber

Türkiye'ye göç edenlerin sayısında artış: Bursa kaçıncı sırada?

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Uluslararası Göç İstatistikleri’ni açıkladı. Buna göre, yurt dışından Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025 yılında, bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Göç eden nüfusun yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklular oluşturdu. Türkiye'den yurt dışına 403 bin 216 kişi göç etti Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 5 azalarak 403 bin 216 oldu. Göç eden nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklular oluşturdu. En fazla 20-24 ve 25-29 yaş grubundaki nüfus göç etti Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin yaş grubu incelendiğinde, en fazla göç edenlerin yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi. Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu izledi. Yurt dışından en fazla göç alan ve yurt dışına en fazla göç veren il İstanbul oldu Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti. Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul'un en fazla göç veren il olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 İzmir izledi. Türkiye'ye gelen yabancı nüfusun yüzde 23,4'ünü Türkmenistan vatandaşları oluşturdu Türkiye'ye 2025 yılında gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Türkmenistan'ı yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları izledi. Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Irak'ı yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları takip etti.

Hakan Çalhanoğlu: ''Belki benim için son Dünya Kupası'' Haber

Hakan Çalhanoğlu: ''Belki benim için son Dünya Kupası''

2026 FIFA Dünya Kupası'nda Paraguay mağlubiyetiyle turnuvaya veda eden A Milli Takım'da kaptan Çalhanoğlu, karşılaşmanın ardından açıklamalarda bulundu. Tecrübeli futbolcu, yaşanan hayal kırıklığını dile getirirken geleceğe dair umut mesajı verdi. 2026 FIFA Dünya Kupası'nda Paraguay mağlubiyetiyle turnuvaya veda eden A Milli Takım'da kaptan Hakan Çalhanoğlu, karşılaşmanın ardından dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Tecrübeli futbolcu, yaşanan hayal kırıklığını dile getirirken geleceğe dair umut mesajı verdi. 2026 FIFA Dünya Kupası'nda Paraguay'a 1-0 mağlup olarak grup aşamasında elenen A Milli Futbol Takımı'nda kaptan Hakan Çalhanoğlu, karşılaşmanın ardından duygusal açıklamalarda bulundu. Turnuvaya erken veda edilmesinin ardından büyük üzüntü yaşadıklarını belirten milli futbolcu, takım olarak ellerinden gelen mücadeleyi ortaya koyduklarını söyledi. Daha çok turnuvamız olacak Kariyerindeki Dünya Kupası serüvenine ilişkin de konuşan Hakan Çalhanoğlu, bu turnuvanın kendisi açısından son Dünya Kupası olabileceğini ifade etti. Çalhanoğlu, "Biz genç takımız, daha çok turnuvamız olacak. Belki benim için son Dünya Kupası.... Herkes üzüldü, kahroldu! Denedik olmadı! Herkes için tecrübe oldu!" dedi. Kendimizle gurur duymalıyız Milli takımın bu noktaya gelmesinin kolay olmadığını vurgulayan tecrübeli futbolcu, yaşanan hayal kırıklığına rağmen takımın ortaya koyduğu süreçle gurur duyulması gerektiğini söyledi. Hakan Çalhanoğlu, "Kendimizle gurur duymalıyız, buralara kolay gelmedik! Nerelerden nerelere geldik... Elenmek kolay değil, insan kabullenemiyor! Futbol bazen acımasız!" ifadelerini kullandı. Ders çıkarmalıyız Paraguay karşısında yaşanan mağlubiyete de değinen milli takım kaptanı, karşılaşmanın tek pozisyonla kaybedildiğine dikkat çekti. Çalhanoğlu, "Bundan da ders çıkarmalıyız! Bir şutla yine maçı kaybettik!" sözleriyle değerlendirmesini tamamladı.

Türklerin Schengen çilesi sürüyor: Başvuruları arttı, retler azalmadı Haber

Türklerin Schengen çilesi sürüyor: Başvuruları arttı, retler azalmadı

Avrupa Komisyonu'nun yayımladığı 2025 Schengen vize istatistiklerine göre Türkiye'den yapılan Schengen vizesi başvuruları bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 8 artmasına rağmen ret oranında kayda değer bir değişiklik yaşanmadı. Verilere göre Türkiye'den 2024 yılında yapılan 1 milyon 173 bin 917 Schengen vize başvurusu, 2025 yılında 1 milyon 268 bin 376'ya yükseldi. Buna rağmen ret oranı 2024'te yüzde 14,54 iken 2025'te yüzde 14,59 olarak gerçekleşti. Böylece Türk vatandaşlarının yaptığı yaklaşık her 7 Schengen başvurusundan biri reddedildi. 2025 yılında 183 bin 196 başvuru olumsuz sonuçlanırken, 1 milyon 72 bin 54 başvuruya vize verildi. Bir önceki yıl ise 170 bin 129 başvuru reddedilmişti. En yüksek ret oranı Malta'da Türkiye'deki Schengen temsilciliklerinin verilerine göre Türk vatandaşlarına en yüksek ret oranı uygulayan ülkeler arasında Malta ilk sırada yer aldı. 2025 yılında ret oranları şu şekilde gerçekleşti: "Malta: yüzde 34,8, Polonya: yüzde 29,3, İsveç: yüzde 26,5, Norveç: yüzde 24,7, Finlandiya: yüzde 21,2, Almanya: yüzde 21,1, Danimarka: yüzde 19,2." Veriler, özellikle Kuzey Avrupa ülkeleri ile bazı Orta Avrupa ülkelerinde ret oranlarının Türkiye ortalamasının belirgin şekilde üzerinde seyrettiğini ortaya koydu. Yunanistan en fazla vize veren ülke oldu Türk vatandaşlarının en yoğun başvuru yaptığı ve en fazla vize aldığı ülke ise Yunanistan oldu. 2025 yılında Yunanistan'ın Türkiye'deki temsilciliklerine 310 bin 920 başvuru yapılırken, bunların 276 bin 959'u olumlu sonuçlandı. Yunanistan'ın ret oranı yüzde 10,7 olarak kaydedildi. Yunanistan'ı Almanya, Fransa ve Hollanda takip etti. Çok girişli vize sayısında artış Türk vatandaşlarına verilen çok girişli Schengen vizesi sayısı da artış gösterdi. 2024 yılında 645 bin 583 çok girişli vize verilirken, 2025 yılında bu sayı 736 bin 556'ya yükseldi. Böylece verilen vizelerin yaklaşık yüzde 69'unu çok girişli vizeler oluşturdu. Türkiye ikinci sıradaki yerini korudu 2025 Schengen verilerine göre Türkiye, Çin'in ardından Schengen bölgesine en fazla başvuru yapan ikinci ülke olmaya devam etti. Türkiye'den yapılan başvuruların sayısı 1,26 milyonu aşarken, ret oranının önceki yıla kıyasla neredeyse değişmemesi, Schengen vizesine erişimde yaşanan tartışmaların da sürmesine neden oldu.

Tüm okullarda yarın ilk ders: Finansal okuryazarlık işlenecek Haber

Tüm okullarda yarın ilk ders: Finansal okuryazarlık işlenecek

Milli Eğitim Bakanlığı ve Sermaye Piyasası Kurulu iş birliğinde hazırlanan finansal okuryazarlık dersi içerikleri, ilkokul, ortaokul ve lise kademesindeki tüm okullarda yarın 1'inci ders saatinde ortak olarak işlenecek. Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre; Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin (TYMM) programlar arası bileşenleri arasında tanımlanan 'okuryazarlık becerileri' kapsamında, finansal okuryazarlık önemli bir beceri alanı olarak yer alıyor. Beceri temelli, bütüncül ve yaşamla ilişkili öğrenme yaklaşımı doğrultusunda finansal okuryazarlık; öğrencilerin bilinçli bireyler olarak yetişmelerine katkı sunan temel alanlardan biri olarak değerlendiriliyor. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından TYMM ile uyumlu olarak öğrencilere yönelik Eğitim Bilişim Ağı (EBA) ve EBA Akademi; öğretmenler ile yöneticilere yönelik ise Öğretmen Bilişim Ağı (ÖBA) platformlarına içerikler geliştiriliyor. Bu doğrultuda, Sermaye Piyasası Kurulu ile iş birliğiyle finansal okuryazarlık konusunda çalışmalar yürütülüyor. Yapılan çalışmalar doğrultusunda, tüm öğrencilerin finansal okuryazarlığa dair farkındalık ve bilinç düzeylerinin geliştirilmesi amacıyla yarın temel eğitim ve ortaöğretim kademesindeki tüm okullarda 1'inci ders saati, ortak şekilde finansal okuryazarlık dersi olarak işlenecek. Öğretmenin branşı fark etmeksizin ilkokul, ortaokul ve lise seviyeleri için hazırlanan ders planları ve materyalleri EBA üzerinden yayımlandı. Yasa dışı bahis ve kumar farkındalığı Finansal okuryazarlık dersinde öğrencilere, dijital dünyanın finansal risklerine yönelik farkındalık kazandırılması amaçlanıyor. Derste, teknoloji ve dijital platformların hayatın her alanında yer almasının, işleri hızlandırıp kolaylaştırdığına ancak bununla birlikte bu platformların, kötü niyetli kişiler için yeni dolandırıcılık yöntemlerine zemin hazırladığına dikkat çekilecek. Yasa dışı bahis ve sanal kumar gibi tehlikelere karşı uyarılara yer verilecek derste ayrıca bütçe planlama, kaynakların etkili kullanımı gibi konu başlıklarında öğrenciler bilgilendirilecek. Finansal okuryazarlık dersi ile teknolojinin ve dijital platformların günlük yaşamdaki ve finansal faaliyetlerdeki yerini fark etmeleri için öğrencilere rehberlik edilmesi hedefleniyor. Ders planları ve içeriklerine https://www.eba.gov.tr/dijital-teknolojiler adresinde yer alan 'finansal okuryazarlık' alanından erişilebilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.