Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Trump

- Trump haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Trump haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trump'tan İran açıklaması: 15 maddenin çoğu üzerinde anlaşmaya varıldı Haber

Trump'tan İran açıklaması: 15 maddenin çoğu üzerinde anlaşmaya varıldı

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile geçici ateşkes anlaşması hakkında açıklamalarda bulundu. Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Trump, İran ile yakından çalışacaklarını savunarak, "Uranyum zenginleştirmesi olmayacak ve ABD, İran ile işbirliği yaparak, derine gömülmüş olan tüm (B-2 bombardıman uçakları) nükleer 'tozu' kazıyıp çıkaracaktır. Bu, şu anda ve geçmişte de çok titiz bir uydu gözetimi (Uzay Kuvvetleri) altındadır. Saldırı tarihinden beri hiçbir şeye dokunulmamıştır" ifadelerini kullandı. İran ile müzakere sürecine değinen Trump, "İran ile gümrük vergileri ve yaptırımların hafifletilmesi konusunda görüşüyoruz ve görüşmeye devam edeceğiz. 15 maddenin çoğu üzerinde zaten anlaşmaya varıldı" ifadelerini kullandı. Paylaşımında Trump, İran'a askeri silah tedarik eden ülkelerin ABD'ye sattıkları tüm malların "derhal yüzde 50 gümrük vergisine tabi tutulacağını" ve bu uygulamanın ivedilikle yürürlüğe gireceğini ifade etti. NE OLMUŞTU? ABD ve İsrail’in İran’a 28 Şubat’ta başlattığı saldırıların ardından İran’ın misillemeleriyle bazı bölge ülkelerine düzenlediği saldırılarla savaşa dönüşen süreçte, ABD Başkanı Donald Trump, 8 Nisan’da 01.30'da ateşkesi kabul ettiğini duyurdu. Trump, Hürmüz Boğazı'nın açılması şartıyla 2 haftalık ateşkesi kabul ettiklerini, İran’dan 10 maddelik teklif aldıklarını ve bunun müzakere için uygulanabilir bir temel olduğunu ifade etti. "İran'ın savaştaki hedeflerine ulaştığı" açıklamasında bulunan İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi de nihai müzakerelerin İslamabad’da en fazla 15 gün içinde sonuçlandırılmasının hedeflendiğini bildirdi.

İran'dan yalanlama geldi: “ABD ile müzakere yapılmadı” Haber

İran'dan yalanlama geldi: “ABD ile müzakere yapılmadı”

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, İran halkının saldırganların “en ağır şekilde cezalandırılmasını” talep ettiğini belirtti. Kalibaf, açıklamasında şunları söyledi: "İran halkı, saldırganların en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ediyor. Bu hedef gerçekleştirilene kadar tüm İranlı yetkililer, yüce liderlerinin ve halkının arkasında kararlılıkla duruyor. ABD ile müzakere yapılmadı, sahte haberler, finans ve petrol piyasalarını manipüle etmek ve ABD ile İsrail’i saplandığı çıkmazdan kurtulmak için kullanılmakta." Bekayi: Mesaj alındı, müzakere yok İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD ile aracılar aracılığıyla mesaj alışverişi yapıldığını ancak müzakere gerçekleştirilmediğini açıkladı: "ABD’nin savaşın sona erdirilmesi için müzakerelerde bulunmak üzere bazı dost ülkeler aracılığıyla gönderdiği mesajları aldık. Buna, ülkenin duruşuna göre uygun cevaplar verildi. Verdiğimiz cevapta İran'ın hayati altyapısına yönelik her türlü saldırının vahim sonuçlarıyla ilgili gerekli uyarılar yapıldı." Bekayi, İran’ın enerji altyapısına yönelik her saldırıya “kesin, hızlı ve etkili cevap” verileceğinin ABD’ye iletildiğini belirtti ve ekledi: "Savaşın başladığı günden bu yana ABD ile hiçbir şekilde müzakere yapılmadı. İran’ın savaşın sona erdirilmesi ile ilgili şartları ve Hürmüz Boğazı'yla ilgili tavrı hiç değişmedi." ABD’nin görüşme talebi iddiası Adı açıklanmayan üst düzey bir İranlı yetkili, ABD’nin geçtiğimiz cumartesi günü Kalibaf ile bir görüşme talep ettiğini öne sürdü. Yetkili, İran yönetiminin henüz bu talebe yanıt vermediğini ve talebin İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi tarafından da henüz değerlendirilmediğini söyledi. ABD Başkanı Donald Trump ise, İran ile süren çatışmayı sona erdirmek amacıyla Tahran yönetiminden “üst düzey bir isimle” temas halinde olduklarını ve 15 anlaşma noktasına ulaşıldığını iddia etmişti.

Trump: İran'ın silah ve füze kapasitesi tükenmek üzere Haber

Trump: İran'ın silah ve füze kapasitesi tükenmek üzere

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın silah ve füze kapasitesinin "tükenmekte olduğunu" öne sürerek çatışmaların 4 ila 5 hafta sürebileceğini veya birkaç gün içinde sona erebileceğini söyledi. Politico haber sitesine verdiği mülakatta Trump, 28 Şubat'ta İsrail ile ABD'nin İran'a ortak saldırıyla başlayan çatışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu. Trump, İran'ın bir süre daha "füze saldırılarına devam etmesinin beklenmesine" rağmen Tahran'ın askeri kapasitesinin giderek zayıfladığını savundu. İran'ın vuracak alanı tükeniyor İran'ın vuracak alanının tükenmekte olduğunu, büyük kayıplar verdiğini ve füze fırlatma rampalarının bitmek üzere olduğunu savunan Trump, "Orta ve üst düzey mühimmat ve benzeri malzemelerimiz sınırsız. Bunu saklıyoruz ve üretiyoruz" diye konuştu. Trump, savunma firmalarının ihtiyaç duydukları malzemeleri üretmek için harekete geçtiğini belirterek firmaların acil durum talimatları altında çalıştığını söyledi. Yeni hükümetle çalışmayı düşünmesinin çok mu geç olduğu sorulan Trump, "Hayır, henüz geç değil. 49 (İranlı üst düzey lider) öldürüldü. Unutmayın, bu oldukça derin değil mi? Yeni isimler ortaya çıkıyor. Çok sayıda kişi bu görevi istiyor. Bazıları çok iyi olur" yanıtını verdi. Trump ayrıca, çatışmaların 4 ila 5 hafta sürebileceğini veya birkaç gün içinde sona erebileceğini belirtti. ABD-İsrail'in İran saldırıları İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı. İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi. ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü. İran Kızılayı, ABD-İsrail saldırılarında 787 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

Trump: İran'ın yeni liderliği benimle görüşmek istiyor, ben de kabul ettim Haber

Trump: İran'ın yeni liderliği benimle görüşmek istiyor, ben de kabul ettim

ABD Başkanı Donald Trump, İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in öldürülmesinden bir gün sonra İranlı yetkililerinin kendisiyle görüşmek istediğini ve bunu yapmayı planladığını söyledi. Trump ile telefon görüşmesi gerçekleştiren The Atlantic'ten Michael Scherer'in haberine göre Trump, “Konuşmak istiyorlar ve ben de konuşmayı kabul ettim, dolayısıyla onlarla konuşacağım. Bunu daha önce yapmalıydılar. Çok pratik ve kolay olan şeyi daha önce vermeliydiler. Fazla beklediler” dedi. Görüşmenin ne zaman olacağı sorusuna yanıt veren Trump, “Bunu size söyleyemem” dedi. Son haftalarda müzakerelerde yer alan bazı İranlı yetkililerin artık hayatta olmadığını söyleyen Trump, “O insanların çoğu artık yok. Muhatap olduğumuz bazı kişiler artık yok, çünkü bu büyük—çok büyük bir darbeydi” dedi. Trump, sözlerini “Bunu daha önce yapmalıydılar, Michael. Bir anlaşma yapabilirlerdi. Daha önce yapmalıydılar. Fazla kurnazlık yaptılar" diye sürdürdü. Trump dün sabah sosyal medyada yayımladığı bir videoda, bombardıman kampanyası sona erdiğinde İran halkını mevcut rejime karşı ayağa kalkmaya çağırmıştı. “Artık size istediğinizi veren bir başkanınız var. Bakalım nasıl karşılık vereceksiniz,” demişti. “Kaderinizi kontrol altına almanın ve elinizin uzanabileceği kadar yakın olan müreffeh ve görkemli geleceği serbest bırakmanın zamanı geldi.”

İran devlet medyası, dinî lider Hamaney'in öldürüldüğünü doğruladı Haber

İran devlet medyası, dinî lider Hamaney'in öldürüldüğünü doğruladı

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Hamaney'inöldürüldüğü yönündeki açıklamalarını İran devlet medyası da doğruladı. İran devlet televizyonunun haberinde Ayetullah Ali Hamaney'in cumartesi günü erken saatlerde ofisinde öldürüldüğünü aktardı. Ülkede 40 günlük yas ilan edilirken Tahran yönetimi ülke genelinde 7 günlük resmî tatil ilan etti. Bundan sonra süreç nasıl işleyecek? Sürecin nasıl işleyeceği anayasal olarak düzenlenmiş durumda. "Rehberlik makamı" seçimle belirleniyor ancak seçimi halk tarafından seçilmiş 88 üyeli Uzmanlar Meclisi yapacak. Yeni dinî lider, Uzmanlar Meclisi'ndeki oylamayla belirleniyor. Yeni bir dinî liderin seçimi için sürenin uzaması beklenmiyor. Yeni bir isim seçilinceye kadar dinî liderin sorumlulukları Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı ve Yargı erkinin başındaki isimlerden oluşan heyet yerine getiriyor. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın da ABD-İsrail saldırılarında öldürüldüğü iddia edilmişti. Ancak şu ana kadar ne ABD ne İsrail ne de Tahran yönetimi, Pezeşkiyan'ın sağlık durumu hakkında açıklama yaptı. Trump, "tarihin en kötü insanlarından biri" diyerek öldürüldüğünü duyurmuştu ABD Başkanı Trump, Truth Social hesabından yaptığı açıklamayla İran'ın dinî lideri Ayetullah Ali Hamaney'in öldüğünü duyurmuştu. Trump, Hamaney'in "tarihin en kötü insanlarından biri olduğunu" söylemişti. "Bu yalnızca İran halkı için değil, Büyük Amerikalılar ve Hamaney ile onun kana susamış ZORBAlar çetesi tarafından öldürülen ya da sakat bırakılan dünyanın birçok ülkesinden insanlar için de bir adalettir," diyen Trump, şöyle devam etmişti: "İstihbaratımızdan ve son derece gelişmiş takip sistemlerimizden kaçamadı ve İsrail'le yakın iş birliği içinde, onun ya da kendisiyle birlikte öldürülen diğer liderlerin yapabileceği hiçbir şey yoktu" "Bu, İran halkının ülkelerini geri alması için tek ve en büyük fırsattır," diyen Trump, İran Devrim Muhafızları, ordu ve diğer güvenlik ile polis güçlerinin birçoğunun artık savaşmak istemediğini söyledi; "bizden dokunulmazlık arıyorlar," ifadelerini kullanmıştı. "Dün gece söylediğim gibi, 'Şimdi dokunulmazlık elde edebilirler, sonra ise yalnızca Ölüm alırlar!'" diyen Trump, şöyle demişti: "Umuyoruz ki İran Devrim Muhafızları ve polis, İranlı vatanseverlerle barışçıl biçimde birleşir ve ülkeyi hak ettiği Büyüklüğe geri getirmek için tek bir birim olarak birlikte çalışır." "Bu sürecin yakında başlaması gerekir; çünkü yalnızca Hamaney'in ölümü değil, ülke de sadece bir günde büyük ölçüde yıkıldı, hatta yerle bir edildi. Bununla birlikte ağır ve nokta atışı bombardıman, Orta Doğu'da ve hatta dünyada BARIŞ hedefimize ulaşmak için hafta boyunca ya da gerektiği sürece kesintisiz devam edecektir"

ABD’nin İran’a olası saldırısına dair senaryolar: Trump’ın önündeki üç askeri seçenek Haber

ABD’nin İran’a olası saldırısına dair senaryolar: Trump’ın önündeki üç askeri seçenek

Washington merkezli düşünce kuruluşu Atlantic Council’de yayımlanan bir analizde, ABD’nin İran’a yönelik olası askeri saldırısının nasıl şekillenebileceğine dair dikkat çekici öngörüler paylaşıldı. Eski ABD Savunma Bakanlığı yetkilisi William F. Wechsler, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’la yürütülen müzakerelerin çökmesi halinde sınırlı ve geniş çaplı üç farklı askeri seçenekle karşı karşıya kalabileceğini belirtti. Analizde, Trump’ın tam ölçekli bir savaşa girmek istememesi nedeniyle ilk ve en sınırlı seçeneği tercih etmesinin daha olası olduğu öne sürüldü. Wechsler’a göre Trump yönetiminin önünde üç temel askeri senaryo bulunuyor: İran güvenlik güçlerine yönelik sınırlı ve kısa süreli bir “uygulama” saldırısı, İran’ın nükleer ve füze kapasitesini hedef alan daha geniş çaplı bir “zayıflatma” operasyonu ya da rejimin siyasi ve askeri liderliğini hedef alan en kapsamlı seçenek. Analizde, Trump’ın tam ölçekli bir savaşa girmek istememesi nedeniyle ilk ve en sınırlı seçeneği tercih etmesinin daha kuvvetli bir ihtimal olduğu savunuldu. Birinci senaryo Wechsler’a göre Trump yönetiminin önünde üç temel askeri senaryo bulunuyor. İlk seçenek olan “dayatma” saldırısı, İran’daki devlet güvenlik yapısını hedef alan sınırlı ve kısa süreli bir hava harekâtını öngörüyor. Bu senaryoda, İran yönetiminin, geçen haftalarda sokaklara çıkan protestoculara yönelik sert müdahalelerinde rol oynayan Devrim Muhafızları ve ona bağlı paramiliter unsurların altyapısı hedef alınabilir. Wechsler’a göre bir ya da iki geceyle sınırlı tutulması beklenen bu saldırı seçeneğinin temel hedefi, Washington’un ilan ettiği “kırmızı çizgiyi” dayatmak ve daha geniş bir çatışmaya kapı aralamadan caydırıcılık mesajı vermek. ABD Başkanı Donald Trump İran’daki protestolara ilişkin açıklamalarında, protestocuların öldürülmesi halinde İran’a yönelik müdahalede bulunacağını söylemişti. İkinci senaryo İkinci senaryo olan “zayıflatma” operasyonu ise İran’ın nükleer tesislerini, balistik füze, roket, insansız hava aracı kapasitesini ve bu sistemleri destekleyen sanayi altyapısını kapsayan daha geniş çaplı ve uzun süreli bir askeri harekâtı içeriyor. Wechsler, bu seçeneğin İran’ın bölgesel tehdit kapasitesini ciddi biçimde geriletmeyi hedeflediğini, ancak tek seferlik bir saldırının yeterli olmayabileceğini ve ilerleyen aylarda tekrarlanan operasyonlar gerektirebileceğini belirtiyor. Üçüncü senaryo Üçüncü ve en kapsamlı seçenek ise İran yönetiminin siyasi ve askeri liderliğini hedef alan, komuta-kontrol zincirini felce uğratmayı amaçlayan bir saldırı paketi olarak tanımlanıyor. Bu senaryoda, İran yönetiminin sembolik ve meşruiyet açısından kritik görülen hedeflerinin de vurulabileceği, ancak kara birliklerinin sahaya sürülmesinin gündemde olmadığı vurgulanıyor. Wechsler, bu seçeneğin doğrudan rejim değişikliğini garanti etmediğini, ancak Tahran’ın kısa vadede tehdit oluşturma kapasitesini ağır biçimde sınırlamayı amaçladığını kaydediyor. Analizde, Trump’ın tam ölçekli bir savaşa girmek istememesi nedeniyle ilk ve en sınırlı seçeneği tercih etmesinin daha olası olduğu öne sürülüyor. Analizde ayrıca, İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in son dakikada ABD’nin taleplerini karşılayacak güçlü bir anlaşma sunmasının düşük ihtimal olduğu, Trump’ın ise önceki döneminin aksine zayıf bir anlaşmayı kabul etmeye daha mesafeli durduğu belirtiliyor. Bu durumun, özellikle İsrail’in tek taraflı bir askeri hamle yapma riskini artırabileceği değerlendirmesi yapılıyor. Wechsler, ABD’nin sınırlı bir saldırı düzenlemesi halinde İran’ın buna “sembolik” bir karşılık vermesinin beklendiğini, ancak yanlış hesaplama durumunda çatışmanın hızla tırmanabileceğini ifade ediyor. Böyle bir senaryoda ABD’nin daha geniş çaplı saldırılara yönelmek zorunda kalabileceği ve İsrail’in de sürece doğrudan dahil olabileceği kaydediliyor. Analize göre, olası ABD saldırıları İran içinde yeni protesto dalgalarını tetikleyebilir. Ancak rejimin geçmişte olduğu gibi sert güvenlik önlemleriyle karşılık vermesinin yüksek ihtimal olduğu belirtilirken, bunun Washington açısından daha derin bir askeri müdahale baskısı yaratabileceği uyarısı yapılıyor. Wechsler, böyle bir sürecin hem ABD hem de İran için “kontrol edilmesi güç” bir çatışma riskini beraberinde getireceğini vurguluyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.