Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Süleymancılar

- Süleymancılar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Süleymancılar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Arınç'tan "Süleymancılar" açıklaması: Ben bu oluşumu eskiden beri tanırım, fakat hiç cemaat mensubu olmadım Haber

Arınç'tan "Süleymancılar" açıklaması: Ben bu oluşumu eskiden beri tanırım, fakat hiç cemaat mensubu olmadım

Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, kamuoyunda "Süleymancılar" olarak bilinen Süleymancılar Cemaati ile ilgili yürütülen soruşturmaya ilişkin, soruşturmanın gizliliği ve masumiyet karinesine dikkat edilmesi çağrısında bulundu. Arınç, "Savcılarımız, kolluk kuvvetlerimiz, hakimlerimiz ne olur soruşturmanın gizliliği konusunda çok titiz davransınlar. Hukukun gereğini yapsınlar ve sonucunu hepimiz alkışlarla karşılayalım" dedi. Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, konuya ilişkin sosyal medya hesabından yazılı açıklama yaptı. Arınç, Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanı'nın soruşturmanın herhangi bir cemaatveya tarikata yönelik olmadığı, kişiler tarafından işlendiği iddia edilen adi suçlar nedeniyle yürütüldüğü yönündeki açıklamalarına itibar ettiğini belirtti. Bakanların bu ifadelerinde samimi olduklarına ve özen gösterdiklerine inandığını söyleyen Arınç, devam eden soruşturma sürecinde Ceza Muhakemesi Kanunu'na açıkça aykırı uygulamalar bulunduğunu savundu. Soruşturmanın gizliliğinin esas olduğunu vurgulayan Arınç, iddianame düzenlenip mahkemece kabul edilmeden önce kişilerin masumiyet karinesinin korunması gerektiğini ifade etti. Arınç, "Bu süreç neticesinde maalesef sosyal medyada kişiler infaz edilmektedir. Yazılı ve görsel basında da konuyla ilgisi ve bilgisi olmayan insanlar hüküm vermekte" diye konuştu. Arınç, bazı görseller üzerinden kişilerin mal varlıkları veya yaptıkları işler hakkında "çarpık ifadeler" kullanıldığını belirterek, basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkının yanında adil soruşturma ve adil yargılama hakkının da temel bir hak olduğunu kaydetti. "SUÇLAMA YAPARAK DELİL ARAMAK FEVKALADE YANLIŞ" Soruşturmalarda delilden hareket edilmesi gerektiğini belirten Arınç, "Bugün delilden hareket ederek kişiye yönelmek ne kadar doğruysa, birtakım suçlamalar yaparak onlara göre delil aramak fevkalade yanlıştır" dedi. Süleymancılar üzerinden "cemaat ve tarikatlar kapatılsın" şeklinde yapılan çağrıları da eleştiren Arınç, cemaat ve tarikatların sosyolojik yapılar olduğunu söyledi. Türkiye'de bu yapıların uzun yıllardır var olduğunu belirten Arınç, 12 Eylül sonrasında yargılanan cemaatin lideri Kemal Kaçar'ın avukatlığını yapan eski Türk hukukçu ve siyasetçi Muammer Aksoy'un sözlerini de hatırlattı. Arınç, Aksoy'un cemaatin yurtlarını ve Kur'an kurslarını ziyaret ettiğini, burada Kur'an'ın öğretilmesi dışında bir faaliyet görmediğini söylediğini aktardı. "CEMAAT MENSUBU OLMADIM" Kendisinin de söz konusu oluşumu geçmişten beri tanıdığını belirten Arınç, Kemal Kaçar'la hukuk fakültesinde öğrenciyken tanıştığını ancak cemaat mensubu olmadığını söyledi. Arınç şu ifadeleri kullandı: "Ben bu oluşumu eskiden beri tanırım. Kemal Kaçar'la Hukuk Fakültesinde okuduğum yıllarda tanışmışlığım da oldu. Fakat cemaat mensubu olmadım. Bunların Silistreli Süleyman Hilmi Tunahan liderliğinde, Kur'an okumanın ve öğretmenin yasak olduğu dönemlerden başlayarak Türkiye'de Kur'an kursları adıyla Kur'an eğitimi ve öğretimi yaptırdığını biliyorum ve onlara inanıyorum. Bulunduğum şehirlerin hepsinde ve gittiğim her yerde onlarla dostane ilişkiler içinde oldum. Çünkü onlar, hakikaten Kur'an hizmetkârı birer insandılar. İmam hatip düşmanlıklarının da zaman içerisinde köreldiğini biliyorum. Rahmetli Ahmet Arif Denizolgun'la da aynı yıl milletvekili oldum. Alanya'daki dostluklarımızı da zaman zaman dile getirdiğimiz olurdu ama bunu ayrıca belki bir canlı yayında açıklamak isterim. 2011 seçimleri sırasında Genel Başkanımızın da bilgisi dâhilinde kendisiyle üç dört defa özel görüşmelerim olmuştu. Kendisinden AK Parti'ye bir destek sağlayamadım ama pek çok konuyu ortaya koyarak konuşma imkânımız olmuştu." Arınç, Süleymancılarla AK Parti arasındaki mesafenin zaman içerisinde açıldığını belirterek, bu sürecin iki kardeşten birinin AK Parti'den milletvekili olması ve diğerinin buna karşı çıkmasıyla başladığını, yıllar sonra ise kuzenler arasındaki mal ve mülkiyet anlaşmazlığına dönüştüğünü söyledi. Arınç, "Biz, bunlarda taraf olamayız. Ama hukuka, kanuna açıkça aykırı eylemleri varsa şüphesiz hâkimlerimiz, savcılarımız davalarını açarlar, kişiler yargılanırlar. Ancak bu soruşturma içerisinde ismi geçen o kadar temiz ve mükemmel insanlar var ki, onların bir şekilde isimlerinin geçmesini bile ben kendileri açısından mahzurlu buluyorum. O zaman ısrar ediyorum, lütfen savcılarımız, kolluk kuvvetlerimiz, hâkimlerimiz ne olur soruşturmanın gizliliği konusunda çok titiz davransınlar. Hukukun gereğini yapsınlar ve sonucunu hepimiz alkışlarla karşılayalım" dedi. "AK PARTİ'Yİ DESTEKLESEYDİLER OPERASYON OLUR MUYDU?" Arınç, kendisine "Bu cemaat AK Parti'yi destekleseydi başlarına böyle bir iş gelir miydi? Böyle bir operasyon olur muydu?" sorusunun yöneltildiğini de belirtti ve şu ifadeleri kullandı: "Ben onlara rahatlıkla şunu söyleyebilmeliyim: 'Hayır, bizim şu veya bu cemaate, şu veya bu tarikata peşin hükümlü bir düşmanlığımız yok. AK Parti'yi desteklesin veya desteklemesin. Kendi işlerine iyi baksınlar, kendi işlerinde iyi olsunlar, ülkeye, millete faydalı hizmetler yapsınlar. Ama bunlardan hangisi olursa olsun eğer kanuna göre açıkça suç teşkil eden işler yapıyorlarsa biz bunların üzerine gideriz, gitmeye mecburuz.' diyebilmeliyim. Adalet Bakanımızdan ve İçişleri Bakanımızdan bu hassasiyeti bekleme hakkını kendimde görüyorum."

İdris Naim Şahin'den "Süleymancılar" ve "kiralık araç" açıklaması Haber

İdris Naim Şahin'den "Süleymancılar" ve "kiralık araç" açıklaması

Süleymancılar cemaatinin lideri Alihan Kuriş'e yönelik soruşturmada aranan kardeşi Hilmi Tuna Kuriş ve Erhan Yılmaz'ın yurt dışına kaçmaya çalışırken Marmaris Bozburun'da yakalandığı araç üstüne tahsisli olan eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, söz konusu aracın kendi bilgisi dışında kullandırıldığını ve suç duyurusunda bulunduğunu söyledi. BBC Türkçe'ye konuşan Şahin, Ankara'da ikamet ettiğini ve aracı İstanbul'a gittiğinde kullanmak için kiraladığını, kullanmadığı zamanlarda da otoparkta tutulması üzerine anlaştığını fakat aracı kiralayan şirketin sahibinin bu araçla Hilmi Tuna Kuriş ve Erhan Yılmaz'ı taşıdığını basından öğrendiğini belirtti. Hilmi Tuna Kuriş ve Erhan Yılmaz'ı tanımadığını söyleyen Şahin, şirketin sahibi hakkında suç duyurusunda bulunduğunu da ekledi. 2011-2013 YILLARI ARASINDA BAKANLIK GÖREVİNDE BULUNDU AKP'nin kurucularından olan İdris Naim Şahin 2011-13 yılları arasında bakanlık görevinde bulunmuştu. Daha sonra partisinden ayrılan Şahin 2019'da Saadet Partisi'nden Ordu büyükşehir belediye başkan adayı, 2023'te ise İYİ Parti'den Ordu birinci sıra milletvekili adayı olmuş fakat ikisini de kazanamamıştı. İkilinin Marmaris'e şoförlüğünü yapan Yasin Kaya da "suçluyu kayırma" iddiasıyla tutuklandı. Marmaris'teki operasyon, 13 Ağustos'ta Alihan Kuriş'e yönelik operasyon günü aktive edilen ve Erhan Yılmaz adına kayıtlı bir internet aboneliğiyle bağlantı kurduğu tespit edilen bir GSM hattının takibe alınmasıyla başladı. Soruşturma kaynakları, bu hattın 15 Ağustos'ta İstanbul Kadıköy'de kapandıktan sonra 16 Ağustos'ta Muğla'da sinyal verdiğini ve plaka takip sistemi kayıtlarıyla karşılaştırıldığında çakarlı bir araçla Muğla'ya gidişlerinin tespit edildiğini aktarıyor. ALİHAN KURİŞ SORUŞTURMASI NEDİR? Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Süleymancılar olarak bilinen dini cemaatin liderliğini yapan Alihan Kuriş, suç örgütü kurmakla suçlanıyor. 13 Ağustos'ta düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 38 kişiden 32'si 16 Ağustos'ta tutuklandı. 17 ilde 123 adreste arama yapılan operasyonlarda kaynağı belirsiz olduğu iddia edilen 1,34 milyar TL değerinde 200 kilo külçe altın bulundu. Savcılığa göre bu örgütle mali ve ticari bağlantıları bulunduğu değerlendirilen 32 şirket tespit edildi. Bunlar arasında Armine Giyim, Ayakkabı Dünyası ve Verona Ev Tekstil gibi inşaattan gıdaya, kuyumculuktan, denizcilik ve eğitime farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketler yer alıyor. Yurt dışına büyük miktarlarda para transferi yapıldığı da iddia ediliyor. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, operasyonun üzerinde uzun zamandır çalışıldığını açıkladı. KURİŞ: İTİBAR SUİKASTI YAPILIYOR İfade tutanağında Kuriş tüm suçlamaları reddetti ve bunun bir "itibar suikastı" olduğunu savundu. Furkan Vakfı'nın kurucusu Alparslan Kuytul ise sosyal medya hesabından paylaştığı videoda, operasyonun Süleymancılar olarak bilinen oluşumun muhalefeti desteklediği için gerçekleştirildiğini öne sürdü. "Suç varsa da yoksa da onu ben bilemem" diyen Kuytul, "Suç olmasa da bu yapılacaktı" görüşünü savundu. Bundan birkaç gün sonra Kuytul da Furkan Vakfı'na yönelik operasyonda gözaltına alındı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.