Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Silivri

- Silivri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Silivri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DEM Parti'den 'Öcalan’a konut' iddialarına yanıt Haber

DEM Parti'den 'Öcalan’a konut' iddialarına yanıt

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, güncel gelişmelere ilişkin partisinin Genel Merkez'inde basın toplantısı düzenledi. İmralı Heyeti'nin hem İçişleri Bakanı hem de Adalet Bakanı ile yaptığı görüşmeleri hatırlatan Doğan, şunları kaydetti: "Görüşme sonrası görüşmenin içeriğine dair kamuoyu bilgilendirildi. Söz konusu bakanlıklar kendilerine yöneltilen sorulara zaman zaman bu konuya dair yanıt veriyorlar ama bu yanıtlar halen belirsiz yanıtlar. Bu yanıtlar halen önümüzdeki dönemin takviminin nasıl olacağının, nasıl işleyeceğinin, içeriğine dair bilgiler vermeyen ya da bunları kapsamayan yanıtlar. Toplumsal beklenti artık bu yasal düzenleme aşamasına geçilmesi ve bunun takvimlendirilmesi, çeşitli tarihlere göre ertelenmemesidir. Ne demek istiyorum? Bunu daha önce de söylemiştik. Bayrama sayılı günler kaldı. Dedik ki bunu bayramdan önce yapalım. Ramazan ayı hayırlı bir ay ve bu ayda hayırlı işlere imza atalım. Ama görülüyor ki bu süre zarfında Meclis'in gündemine henüz Adalet Komisyonu'na ya da Genel Kurul'a böyle bir takvim bilgisi verilmedi. Böyle bir takvim bilgisinin verilmemiş olması da bu yasal düzenlemelerle ilgili bayram sonrasının beklendiğine ilişkin yorumlara neden oluyor. Bir daha çağrımızı yineleyelim. Yasal düzenleme beklemeyen adımlar var.. Bunları yapıp Ramazan Bayramı'nda ve Nevruz'da bu iki bayramın coşkusunu arttırabiliriz ve çok büyük bir haksızlığa son verebiliriz. AİHM ve AYM kararları uygulanabilir. Hakikaten daha ne bekleniyor Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması için, siyasi güçlerin bırakılması için, ağır hasta mahpuslar neden hala cezaevinde tutuluyor? Niye biz bunları tekrar tekrar ifade etmek durumunda kalıyoruz? Bu adaletsizliği gidermek için ne bekleniyor? Mesela önceki dönem Eş Genel Başkanlarımız Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve diğer Kobani davası tutsakları dışarı çıksa, AİHM kararları uygulansa, Kobani kumpas davası inadından ve ısrarından vazgeçilse bu Türkiye demokrasisine kazandırmaz mı? Bu Türkiye'de hukukun yeniden işler hale geldiğine ilişkin önemli bir işaret sayılmaz mı? Sayılır. Milyonlarca insan bu kararların uygulanmasını bekliyor. İlla bir gerekçe arıyorsanız hukuksuzluğu hukukla kapatmak için çünkü bunlar siyasi davalar. O yüzden Kobani kumpas davası diyoruz." "İBB DAVASI AÇIKÇA DEMOKRASİYE DARBE" Doğan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Davası'na ilişkin tepki gösterdi: "Silivri'deki Marmara Açık Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde görülüyor bu duruşma. Gerginliklerle başladı. Biz de davayı çok yakından takip ediyoruz. Üstelik heyetimiz de orada ve sonuna kadar da takip edeceğiz. Yerel Yönetimlerden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcımız Mehmet Rüştü Tiryaki, İstanbul Milletvekilimiz ve Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyemiz Celal Fırat da oradaydı. İstanbul il yönetimimiz, il eş başkanlarımız ve yöneticilerimiz de orada davayı takip ediyorlar. Şimdi bu açıkça demokrasiye darbe, muhalefete bir tasfiye ve cumhurbaşkanlığı seçimlerine şimdiden müdahale olarak görülüyor. Bu muhalefetin dizaynı olarak değerlendiriliyor ve o nedenle cezaevi kampüslerinde kamuoyunun erişimine uzak, özel seçilmiş, tarafsızlığından ve bağımsızlığından şüphe duyulan mahkeme heyetleri, biz bunları gördük, yaşadık, yaşıyoruz. Gayet iyi biliyoruz. Gayet iyi tanıdığımız hamleler bunlar. Aşina olduğumuz operasyonlar." Adalet Bakanı Akın Gürlek'in çok kritik bir zamanda bakanlık koltuğuna oturduğunu söyleyen Doğan, "O koltuğun gereği adaleti sağlamaktır ve Adalet Bakanı'nın yapması gereken tam olarak budur. 'Mahkeme salonları siyaset arenası değil' demişti hemen koltuğa oturduktan sonra yaptığı açıklamada. Milyonlarca oy almış bir belediye başkanının tutuklu yargılandığını unutmuş olsa gerek Sayın Bakan. Öyle savunma hakkını sınırlamak değil, aksine bu haklara, temel tüm insan haklarına alan açması gerekir Adalet Bakanı'nın ve bu adaletsizlikleri gidermesi gerekir" diye konuştu. "MESELE BİR EV VE KONUT MESELESİ DEĞİL" Terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan ile ilgili birtakım "kulis haberleri" olduğunu ifade eden Doğan, şöyle devam etti: "Evdi, konuttu, statüydü gibi çeşitli başlıklarda bazı tartışmalar var. Zaman zaman yapılan çağrılar var. 'Ne olacak bu statü açığı? Nasıl kapanacak?' deniyor. 'Gördünüz mü?' diyenler oluyor siyasilerden... Bu sürecin başlamasından memnuniyet duymayanlar, dudak büzüp bakanlar sürecin niye başladığını anladılar mı diye serzenişler de oluyor. DEM Parti olarak Ekim 2024'ten bu yana bunun öncesi de var biliyorsunuz, ağır tecrit koşullarının, mutlak iletişimsizliğin bir işkence hali olduğunu hep söyledik. Temel bir insan hakkı ihlali olduğunu söyledik ve ağır bir insan hakkı suçu olduğunu söyledik. Buna karşı mücadele ettik. Kime yapılırsa yapılsın bunun karşısında duracağımızı söyledik. Evet bir ağır insan hakkı ihlali var. Bir kere bu giderilmeli. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı var, uygulanmalı. Mesele bir ev ve konut meselesi değil. Burada yanlış anlaşılan bir durum var muhtemelen. Mesele açıkça şu sorunun altını hukuken doldurabilmek. Ne yapılacak bundan sonra? "PARTİMİZE ULAŞMIŞ HERHANGİ BİR BİLGİ YOK" Bu sürecin ana aktörü, bu sürecin baş müzakerecisi, bu süreçte bugüne kadar atılan pek çok adımın temel olarak sağlayıcısı ve inisiyatif alanı, sorumluluk üstleneni, yıllardır bu konuda çaba sarf eden halkların karşı karşıya gelmemesi, halkların bir arada eşit ve özgür bir biçimde yaşayabilmesi için çok büyük bir gayret, özveri ve çabanın sahibi Sayın Öcalan'la ilgili özgür çalışabileceği koşullar nasıl oluşturulacak? Özgür iletişim kurabileceği koşullar nasıl oluşturulacak? Dünyada pek çok çatışma, çözüm deneyiminde benzer durumlar yaşanmış ve böyle bir liderlik gücü bir ada hapishanesinde bu koşullarda tutulmamış bu süreler boyunca ve sonrasında. Tartışmamız gereken temel mesele bu. Bunun altını doldurmak gerekiyor ama defacto bir biçimde değil, fiili bir biçimde değil. 'Orada bir konut yapıldı mı, yapılmadı mı?' diye bize böyle sorular geliyor. Buna ilişkin partimize ulaşmış herhangi bir bilgi yok. DEM Parti İmralı Heyeti'nin yaptığı görüşmelerden de bize ulaşmış herhangi bir bilgi yok. Yakın zamanda muhtemelen bayram arifesinde ya da sonrasında DEM Parti İmralı Heyeti tekrar adada Sayın Öcalan'la bir görüşme yapabilir. Bu görüşme sonrasında böyle bir gelişme varsa bu konuya dair bir gündem olursa zaten kendileri de sizlerle paylaşacaktır ama partimize şu ana kadar ulaşmış bugüne kadar yapılan avukat, aile ve İmralı Heyeti görüşmelerinden bize ulaşmış böyle bir bilgi yok." "ÇİÇEK OTLU'NUN SAĞLIK DURUMU İYİYE GİDİYOR" DEM Parti İstanbul Milletvekili Çiçek Otlu'nun geçirdiği ağır bir rahatsızlık nedeniyle İstanbul'da hastanede tedavisinin devam ettiğini belirten Doğan, "Sağlık durumu iyiye gidiyor. En kısa sürede tekrar bizimle olacağına, mücadele alanlarında yan yana olacağımıza inanıyoruz. Hastaneye geldiği, ulaştığı ilk andan itibaren hiçbir detay atlanmadan titizlikle ve hassasiyetle hem buradan hem oradan arkadaşlarımız takip ediyor. Bu konuda da Çapa Tıp Fakültesi Sağlık emekçilerine de ayrıca ilgileri için çok teşekkür ederiz" dedi.

Tarihi davada ilk gün: Mahkeme heyeti salonu terk etmişti, duruşma kaldığı yerden devam ediyor Haber

Tarihi davada ilk gün: Mahkeme heyeti salonu terk etmişti, duruşma kaldığı yerden devam ediyor

Aralarında CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 106’sı tutuklu 402 sanıklı İBB davasının ilk duruşması Silivri’de başladı. Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu duruşma salonuna getirilirken alkışlarla karşılandı. Duruşma öncesinde Silivri Kaymakamlığı'nın kararıyla ilçede adeta OHAL ilan edildi. Marmara Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde görülecek duruşma öncesi cezaevi çevresi "özel güvenlik bölgesi" ilan edilirken, basın ve avukat katılımına kısıtlamalar getirildi. Dava öncesinde Silivri Kaymakamlığı'nın kararıyla ilçede adeta OHAL ilan edildi. DURUŞMAYA ARA VERİLDİ 14.14 | "DARBECİLERİN SEMBOLİK MEKANI SİLİVRİ'DEYİZ" Duruşmada konuşan Ekrem İmamoğlu ve avukatı Mehmeh Pehlivan'ın avukatı Hasan Fehmi Demir, Silivri'nin tarihî önemine dikkat çekerek "Darbecilerin sembolik mekanı Silivri'deyiz" dedi. Demir, şunları kaydetti: "Müvekkillerimizle iletişimden yoksun kaldığımız, birçok sanık yakınının içeri alınmadığı bir ortamda karşınızdayız. Bu ortamdan mahkeme heyetinin payı büyük. İktidar bunu ilk defa 2008 Ergenekon davası ile başlattı. 163 subayı bir gecede tutsak alındığı daha büyük salona geçildi. Balyoz'da aldatıldık diyenler daha büyük işlerin peşine düştüler. Bu binanın tarihi budur. Ekrem İmamoğlu siyasi yaşamında 4 seçimin 4 ünü de kazandı. Aday yoklamasında 16 milyon yurttaşın teveccühünü gördü. 'BU FAALİYETİ YARGILAMA OLARAK KABUL ETMİYORUZ' Adliyeye geldiği gün çalışanlar dahi alınmadı. Bu durum İstanbul'un emperyalist işgalinden bu yana adliye tarihinde ilktir. Adliyeyi kuşatmışlardır. Bugün ise Toplantı gösteri yürüyüş kamera çekimi slogan atma sembolü kıyafet giyme gibi temel hak ve hürriyetleri yasaklama ihtiyacı duydular. Yasak gerekçesi bu salonla ilgili tespitlerimizi kanıtlar niteliktedir. Özetle belirttiğim olağanüstü hal altında mahpushane içinde toplama kampı içinde yürüttüğünüz faaliyeti yargılama olarak kabul etmiyor, reddediyoruz. 'AMAÇ GERÇEKLERİ KAMUOYUNDAN KAÇIRMAK' Karşımızdaki heyet bize deseydi ki canımız böyle istiyor deseydi bunu daha iyi anlardık. Zira sayın İmamoğlu, tek başına sanık olduğı dosyalarda da yine bu salonda yargılandı. Hatta idare mahkemesi bile bu salonda gerçekleştirildi. Amaç gerçekleri kamuoyundan kaçırmaktır. O dosyaların heyetleri de sizin gibi sonradan oluşturulmuştur. Dava dosyasında kabul edildiğini var saydığımız 26 Kasım 2025 tarihinde bu defa 2029 ve 2030 sayılı kararnamesi ile mahkemenin 3 üyesi başka yerde görevlendirildi. Yeni 3 üye atandı. Yani iddianamenin kabulünden sonra heyet değiştirildi. Bu kanuna aykırıdır kabul etmiyoruz. İddianame diye önümüze koyulan bir ihtimaller antolojisinden ibaret ve evrak yığınıdır. Sadece adının mahkeme olması ona hukuki bir nitelik kazandırmaz, yargısal mahkeme tanımını ortaya koymaz. Dava dosyası tam da bundan ibaret. 14.00 | SANIKLAR GELMEYE BAŞLADI Verilen aranın ardından tutuklu yargılanan sanıklar duruşma salonuna getirilmeye başladı. 13.30 | DURUŞMANIN DEVAM ETMESİ BEKLENİYOR Duruşmanın kaldığı yerden devam etmesi bekleniyor. Mahkeme heyeti ve sanıklar henüz duruşma salonuna gelmedi. Bu sırada konuşan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, izleyicilerle konuşarak "Selamlama alkışı dışında kürsüye müdahale etmemede hassas davranalım. Anlayışınız için teşekkür ederim" dedi. Duruşma arasında da kısa bir açıklama yapan Özgür Çelik, “Mahkeme heyete ile bir görüşme gerçekleştirdik. Seyircili olarak başlayacak mahkeme. Biz haftalardır hazırlık içindeyiz. Şu an binlerce insan Silivri Dayanışma Merkezi’nde" dedi. Heyetin salonu terk etmesinin ardından duruşmaya 13.30'a kadar ara verildi. 11.20 | MAHKEME HEYETİ, SALONU TERK ETTİ Sanık avukatları, yandaş Yeni Şafak gazetesinde sanık listesinin yayınlanmasını tepki göstererek avukatlara verilmeyen bu listenin nasıl Yeni Şafak'a sızdırıldığını sordu. Mahkeme Heyeti, en son Ekrem İmamoğlu'nun savunmasının alınmasına karar verildiğini bildirdi. Bunun üzerine İmamoğlu’nun söz almak istemesi ve Mahkeme Başkanı'nın izin vermemesi üzerine avukatlar itiraz etti İzleyicilerden gelen tepkilerin ardından mahkeme başkanı, salonun boşaltılmasını istedi. Mahkeme heyeti, duruşma salonundan ayrıldı. 11.15 | İMAMOĞLU HAKKINDA ZABIT TUTULDU İmamoğlu, tartışma üzerine kürsüye çıktı, uyarılara rağmen kürsüye geldiği için hakkında zabıt tutuldu. Hakim, "Bu şekilde yargılamaya devam edemeyiz, lütfen yerinize geçin" dedi. Avukatların itirazı devam ediyor. 11.10 | İMAMOĞLU İLE HAKİM ARASINDA SELAMLAMA TARTIŞMASI Ekrem İmamoğlu ile hakim arasında 'selamlama' tartışması yaşandı. Hakim, "Şu an söz alma, selamlama zamanı değil" derken salondakiler alkışlarla İmamoğlu'na destek verdi. İmamoğlu, "Söz almak istiyorum bu benim hakkım" derken hakim söz vermedi. 11.05 | TUTUKSUZ SANIKLAR İÇİN YAKALAMA KARARI ÇIKARTILMAYACAK Davanın hakimi, ilk celsede tutuklu sanıkların, ikinci celsede tutuksuz sanıkların savunmalarının alınacağını söyledi. Bir buçuk aylık bir program yaptıklarını belirten hakim, tutuksuz sanıkların için yakalama kararı çıkartılmayacağını belirtti. Mahkeme başkan, yargılamanın ses veya görüntü kaydının bir yere düşmesi halinde yargılamayı seyircisiz yapacağını söyledi. Tutuklu sanıkların selamla konuşması isteği mahkemece reddedildi. 11.00 | İMAMOĞLU SALONA GETİRİLDİ Ekrem İmamoğlu duruşma salonuna getirildi. İmamoğlu, salonda alkış tufanıyla karşılandı. Salondaki görevliler sanıkları izleyicilere el sallamamaları yönünde uyardı. İzleyiciler bu uyarıya alkışlayarak tepki gösterirken, sanıklara "Sizi seviyoruz" diyerek seslendiler. İzleyiciler sanıklara "İstanbul ve Cumhuriyetin muhafızları, sizlerle gurur duyuyoruz" şeklinde seslendi.

İBB Davası'nda ilk duruşma günü: Mahkeme heyeti salonu terk etti, duruşmaya ara verildi Haber

İBB Davası'nda ilk duruşma günü: Mahkeme heyeti salonu terk etti, duruşmaya ara verildi

Aralarında CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 106’sı tutuklu 402 sanıklı İBB davasının ilk duruşması Silivri’de başladı. Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu duruşma salonuna getirilirken alkışlarla karşılandı. Duruşma öncesinde Silivri Kaymakamlığı'nın kararıyla ilçede adeta OHAL ilan edildi. Marmara Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde görülecek duruşma öncesi cezaevi çevresi "özel güvenlik bölgesi" ilan edilirken, basın ve avukat katılımına kısıtlamalar getirildi. Dava öncesinde Silivri Kaymakamlığı'nın kararıyla ilçede adeta OHAL ilan edildi. 1 km ötede görüntü almak ve herhangi bir basın açıklaması yapmak dahi yasaklandı. 11.40 | DURUŞMAYA ARA VERİLDİ Heyetin salonu terk etmesinin ardından duruşmaya 13.30'a kadar ara verildi. 11.20 | MAHKEME HEYETİ, SALONU TERK ETTİ Sanık avukatları, yandaş Yeni Şafak gazetesinde sanık listesinin yayınlanmasını tepki göstererek avukatlara verilmeyen bu listenin nasıl Yeni Şafak'a sızdırıldığını sordu. Mahkeme Heyeti, en son Ekrem İmamoğlu'nun savunmasının alınmasına karar verildiğini bildirdi. Bunun üzerine İmamoğlu’nun söz almak istemesi ve Mahkeme Başkanı'nın izin vermemesi üzerine avukatlar itiraz etti İzleyicilerden gelen tepkilerin ardından mahkeme başkanı, salonun boşaltılmasını istedi. Mahkeme heyeti, duruşma salonundan ayrıldı. 11.15 | İMAMOĞLU HAKKINDA ZABIT TUTULDU İmamoğlu, tartışma üzerine kürsüye çıktı, uyarılara rağmen kürsüye geldiği için hakkında zabıt tutuldu. Hakim, "Bu şekilde yargılamaya devam edemeyiz, lütfen yerinize geçin" dedi. Avukatların itirazı devam ediyor. 11.10 | İMAMOĞLU İLE HAKİM ARASINDA SELAMLAMA TARTIŞMASI Ekrem İmamoğlu ile hakim arasında 'selamlama' tartışması yaşandı. Hakim, "Şu an söz alma, selamlama zamanı değil" derken salondakiler alkışlarla İmamoğlu'na destek verdi. İmamoğlu, "Söz almak istiyorum bu benim hakkım" derken hakim söz vermedi. 11.05 | TUTUKSUZ SANIKLAR İÇİN YAKALAMA KARARI ÇIKARTILMAYACAK Davanın hakimi, ilk celsede tutuklu sanıkların, ikinci celsede tutuksuz sanıkların savunmalarının alınacağını söyledi. Bir buçuk aylık bir program yaptıklarını belirten hakim, tutuksuz sanıkların için yakalama kararı çıkartılmayacağını belirtti. Mahkeme başkan, yargılamanın ses veya görüntü kaydının bir yere düşmesi halinde yargılamayı seyircisiz yapacağını söyledi. Tutuklu sanıkların selamla konuşması isteği mahkemece reddedildi. 11.00 | İMAMOĞLU SALONA GETİRİLDİ Ekrem İmamoğlu duruşma salonuna getirildi. İmamoğlu, salonda alkış tufanıyla karşılandı. Salondaki görevliler sanıkları izleyicilere el sallamamaları yönünde uyardı. İzleyiciler bu uyarıya alkışlayarak tepki gösterirken, sanıklara "Sizi seviyoruz" diyerek seslendiler. İzleyiciler sanıklara "İstanbul ve Cumhuriyetin muhafızları, sizlerle gurur duyuyoruz" şeklinde seslendi. İmamoğlu hakkında 2352 yıl hapis talebi İddianamede, İmamoğlu hakkında; doğrudan işlediği öne sürülen "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, rüşvet (12 kez), suç gelirlerinin aklanması (7 kez), kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık (7 kez)" suçlarıyla birlikte, iddianameye konu toplam 143 eylem kapsamında 828 yıldan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Hakkında kamu davası açılan sanıklardan 99’unun "örgüt mensubu" olduğu (1’i örgütün kurucusu ve lideri olduğu iddia edilen şüpheli Ekrem İmamoğlu, 6’sı örgüt yöneticileri olduğu iddia edilen şüpheliler Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün, 92’si ise örgüt üyesi olmak üzere), geri kalanının ise "örgüt mensubu olmamakla birlikte bağlantılı suçlar işleyen" konumunda olduğu iddia ediliyor. Hedef 12 yıl yargılama İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nin ilan ettiği "Yargılama Hedef Süre Formu"nda, yargılamanın azami 4 bin 600 günde tamamlanmasının hedeflendiği bildirildi. Bu süre yaklaşık 12,5 yıla denk geliyor. Formda, "Bu hedeflerin gerçekleştirilmesinde tarafların ve avukatların katkı ve desteği büyük önem arz etmektedir. Taraflardan kaynaklanan sebeplerden meydana gelen gecikmelerin hedef sürenin hesabında dikkate alınmadığı da göz önünde bulundurularak bu hususlara hassasiyet göstermenizi rica ediyoruz" ifadeleri yer aldı. Silivri'de ohal ilanı Yargılama öncesi Silivri’de bir “OHAL” ilan edilmiş durumda. 1 ay boyunca cezaevi yerleşkesinin 1 kilometre çapında gösteri ve yürüyüş, basın açıklaması yapmak ses ve görüntü kaydı almak valilik kararıyla yasaklandı. Davayı yalnızca 25 basın mensubu salonda takip edebilecek. Savunma yapmayacağım İmamoğlu duruşma öncesi verdiği son mesajda “Bir yıl sonunda duruşma aşamasına geldik. Bir yıldır haksız yere tutsak haldeyiz. Yarın mahkeme salonunda olacağız ve ben savunma yapmayacağım, yargılayacağım” dedi. Her hafta 4 gün devam edecek Duruşmalar Nisan ayı sonuna kadar haftanın 4 günü devam edecek. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’deki Marmara Açık Cezaevi Yerleşkesi'ndeki binada görülecek duruşmada, sanıkların kimlik tespiti yapılacak ardından da iddianamenin özeti okunacak. Daha sonra sanıkların savunmalarına geçilecek. Tarihi bir gün yaşıyoruz Duruşma salonunun önünde Halk TV'ye konuşan Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu şunları söyledi: "Tarihi günlerden birini yaşıyoruz. Bizim istediğimiz şekilde olmalı. “Duruşmaların canlı yayımlansın” dedik. Hala duruşmalar canlı yayımlanabilir. Yapılmamasının sebebini gayet iyi biliyoruz." Duruşmaya sırasıyla basın mensupları, davayı takip etmek için gelen milletvekilleri, belediye başkanları ve davanın avukatları, yabancı misyon temsilcileri ve tutuksuz sanıklar alındı. Tutuklu sanıklar duruşma salonuna alınmaya başlandı. Salonda tutuklu sanıklara alkışlarla destek veriliyor. Özgür Özel'de katıldı CHP Genel Başkanı Özgür Özel de İBB davasını takip etmek için Silivri'ye geldi. Özel duruşma öncesi yaptığı açıklamada "Bu dava bir kumpas davasıdır. Tayyip Erdoğan’ın kendinden sonraki Cumhurbaşkanına ve iktidara yaptığı darbe girişimidir" dedi.

CHP Lideri Özgür Özel'den Mesut Özarslan'ın iddialarına yanıt Haber

CHP Lideri Özgür Özel'den Mesut Özarslan'ın iddialarına yanıt

2024 Yerel Seçimleri’nde CHP adayı olarak Keçiören Belediye Başkanı seçilen Mesut Özarslan, önümüzdeki hafta AKP'ye katılacağına yönelik haberlerin ardından sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla CHP'den istifa ettiğini bildirdi. Özarslan istifasını duyurduğu açıklamada, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in WhatsApp’tan mesaj yazarak, kendisi ve annesine küfrettiğini ileri sürdü. CHP Lideri Özel, Özarslan'ın iddialarına yanıt verdi. Gazeteci İsmail Saymaz'a konuşan Özel, “Yalan atıyor. ‘Aileme, anneme, babama küfretti’ diyor; böyle bir şey yok” dedi. Özarslan’a söylediği sözleri aktaran Özel, şunları kaydetti: “Sana hırsız dediler, seni çağırdım, sordum. ‘Yolsuzluğum, hırsızlığım yok, iftira ediyorlar’ dedin. Sana inandım, güvendim. Şimdi, hırsız diyenlere gidiyor, sana güvenenleri bırakıyorsun. Bu yaptığınla senin büyük bir hırsız olduğuna inandım. Çünkü bizim irademizi çalıyorsun. Ayrıca sana söylenenlerin hepsini, bütün o suçları işlediğin belli oluyor. Bu yaptıkların seni doğuran anneyi de evlatlarını da torunlarını da utandıracak. Bir gün görüşürüz, seni asla affetmeyeceğim. Dediğim bu.” Özarslan’ın “milli manevi değerlere küfretti” iddiasına da yanıt veren Özel, “Ne milli manevi değeri? Getirsin, göstersin. Ne milli manevi değerine ne ailesine... Anneye küfür yok” ifadelerini kullandı. "Esas meselenin özü o" PORTAŞ meselesi üzerinden AKP’liler tarafından verilen dosyalar olduğunu söyleyen Özel, “Adam AK Parti'ye geçiyor çarşamba günü. Esas meselenin özü o, bizim de tepkimiz ona” dedi. Özarslan’ı arama sürecini de anlatan Özel, il başkanının ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın mesajlarına yanıt verilmemesi üzerine WhatsApp üzerinden aradığını söyledi. Görüşmede Özarslan’ın iddiaları reddettiğini belirten Özel, şu ifadeleri kullandı: “Ben o kadar nokta nokta mıyım genel başkanım? Bunları söyleyenler yalan söylüyor, ben sizinle beraberim.” Özel, Özarslan’dan bu tartışmayı bitirmek için mesaj atmasını istediğini ancak bunun gerçekleşmediğini belirtti. Adnan Beker’in kendisini arayarak Özarslan’ın AKP’ye geçeceğini söylediğini aktaran Özel, “Mansur Bey dedi ki, ‘Başkanım zaten benim mesajlara da dönmüyor, il başkanının telefonlarına da... Kimsenin telefonlarına çıkmıyor. Bu gitti.’ Bunun üzerine aradım, açmadı. Mesaj yazdım” dedi. Gönderdiği mesajın içeriğini de anlatan Özel, aileye ya da dini değerlere küfür olmadığını vurgulayarak, “O tamamen iftira, varsa çıkarsın. Ben orada ‘Defol git’ dediğimi hatırlıyorum” ifadelerini kullandı. Özarslan’ın “Küfrettiği için ayrıldım” sözlerine ilişkin de konuşan Özel, Ankara’da bir süredir bu konunun konuşulduğunu belirterek, “Eskiden inkâr ediyordu, son üç dört gündür inkâr etmiyor, telefona çıkmıyor. Zaten çarşamba günü rozet takılacağını Adnan Beker bana söyledi” dedi. "Beş suç duyurusuna eriştim" Özarslan’ın suç duyurusunda bulunacağını açıklamasına ilişkin ise Özel, “E gitsin bulunsun. Ben de onun hakkında AK Parti'nin bulunduğu beş suç duyurusuna eriştim. O beş suç duyurusunun içeriklerini paylaşacağım” diye konuştu. Özarslan hakkında daha önce ihraç sürecinin neden başlatılmadığı sorusuna Özel, iddiaların kendisi tarafından reddedildiğini belirterek, “Adam ‘Genel Başkanım korkacak, utanacak bir şeyim yok. Hırsızlığım, yolsuzluğum yok, alnım açık’ dedi. Biz de inandık” dedi. Özel, Özarslan’ın parti değiştirme kararına ilişkin değerlendirmesinde ise “Demek ki bunu bir şekilde bir yerden kıstırmışlar. Yani ya AK Parti'ye geçeceksin ya Silivri'ye gideceksin. Gördüğüm o yani” ifadelerini kullandı. Özel'in Saymaz'a verdiği yanıtlar şu şekilde: “Milli manevi değerlere küfretti” diyor. Ne milli manevi değeri? Getirsin, göstersin. Ne milli manevi değerine ne ailesine... Anneye küfür yok. Zaten PORTAŞ meselesi üzerinden beş tane dosya, AK Partililer bunu vermiş. AK Partililer “Kapımıza geliyor, MHP’nin kapısına gidiyor, bunlardan kurtulmak için sığınıyor” diyordu. Adam AK Parti'ye geçiyor çarşamba günü. Esas meselenin özü o, bizim de tepkimiz ona. Özarslan’ı aramanızın sebebi neydi? AK Parti'ye geçeceği için mi aradınız? Hayır hayır, ben onu bir gün önce de aradım. Niçin aramıştınız? Şundan dolayı aradım: İl başkanımızın telefonlarına çıkmıyor. Mansur Başkan, “Bir şeyler duydum, Mesut doğru mu?” diye yazmış, cevap vermemiş. Kimsenin telefonuna çıkmıyor. Bunun üzerine WhatsApp'tan aradım. Ben arayınca açtı. Perşembe günü… İddiaları sorunca “Ben o kadar nokta nokta mıyım genel başkanım? Bunları söyleyenler yalan söylüyor, ben sizinle beraberim” dedi. Ben de dedim ki, “O zaman mesaj at ve bu tartışmayı bitir.” Dedi ki, “Pazartesi günü İller Bankası'nda Murat Kurum’la bir işim var, sonra atayım mesajı.” Dedim ki, “CHP'nin üyesisin. ‘Ben partimdeyim, böyle tartışmalara gerek yok” demekle Murat Kurum senin işini mi yapmayacak?” O da “Dur atayım” dedi, kapattı, atmadı mesajı. Sonra uzun süre telefonları kapalıydı. Adnan Beker aradı beni, “Genel Başkanım bu geçiyormuş, çarşamba rozet takıyorlarmış” dedi. Mansur Bey'i aradım. Mansur Bey dedi ki, “Başkanım zaten benim mesajlara da dönmüyor, il başkanının telefonlarına da... Kimsenin telefonlarına çıkmıyor. Bu gitti.” Bunun üzerine aradım, açmadı. Mesaj yazdım. Dün (Cumartesi) akşam değil mi? Dün akşam, evet. Açmayınca mesaj yazdım, o kadar. Karşılık verdi mi? Hayır, hiçbir karşılık vermedi. Mesajınızın genel çerçevesi neydi? İlk başta dediklerim. Dedim ki “Sana bunlar hırsız dedi, seni çağırdım, sordum. Sen bana ‘Bunların hepsi iftira, hırsızlık yok, partiyi yıpratmak için söylüyorlar’ dedin. Sana güvendim. Şimdi sen sana hırsız diyenlere gidiyorsun. Layığını buluyorsun. Senin dürüst insanlarla işin yok, o anlaşıldı. Senin gerçek bir hırsız olduğuna şimdi inandım. Bu yaptıkların hem seni doğuran ananı hem evladını hem torunlarını utandırır. Bunun hesabını ne büyüklere ne çocuklarına veremezsin.”Aileye, anneye, dini manevi değerlere küfür yok. O tamamen iftira, varsa çıkarsın. Ben orada “Defol git” dediğimi hatırlıyorum. Özarslan, “Küfrettiği için ayrıldım, yoksa ayrılmayacaktım” diyor. Bütün Ankara bir aydır bunu konuşuyor. Eskiden inkâr ediyordu, son üç dört gündür inkâr etmiyor, telefona çıkmıyor. Zaten çarşamba günü rozet takılacağını Adnan Beker bana söyledi. "Genel Başkanım, şu ana kadar yüzde 99 diyordum, yüzde 100 oldu, gitti bu” dedi. Yarın suç duyurusunda bulunuyormuş. E gitsin bulunsun. Ben de onun hakkında AK Parti'nin bulunduğu beş suç duyurusuna eriştim. O beş suç duyurusunun içeriklerini paylaşacağım. Eğer AK Parti ona iftira attıysa bu iftira siyasetiyle korkutarak adam devşirmeye niye çalışıyor? Yok AK Parti iftiracı değilse bu hırsızı niye partiye alıyor o zaman? Özarslan ile ilgili daha önce neden ihraç mekanizmasını devreye koymadınız? Bilmiyorduk ki. Adam “Genel Başkanım korkacak, utanacak bir şeyim yok. Hırsızlığım, yolsuzluğum yok, alnım açık” dedi. Nasıl bağırıyor, çağırıyor… Biz de inandık. Ama şimdi parti değiştirmeye kalkınca demek ki korktuğu bir şey varmış diye düşünüyorsun. Yoksa hani her iddia edilen adamı partiden atamazsın. Ben çağırdım, konuştum, “Korktuğun bir şey var mı, bir yanlışın var mı?” Her şekilde yalanladı. Sizce istifa etme ve geçme sebebi ne? Demek ki bunu bir şekilde bir yerden kıstırmışlar. Yani ya AK Parti'ye geçeceksin ya Silivri'ye gideceksin. Gördüğüm o yani."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.