Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Polis

- Polis haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Polis haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Rabia Naz dosyasında "okul çantası" iddiası: Şaban Vatan'dan suç duyurusu Haber

Rabia Naz dosyasında "okul çantası" iddiası: Şaban Vatan'dan suç duyurusu

Giresun’un Eynesil ilçesinde 2018'de şüpheli şekilde yaşamını yitiren 11 yaşındaki Rabia Naz Vatan'ın dosyasında yeni bir gelişme yaşandı. Baba Şaban Vatan, savcılıktan teslim aldığı dijital delilleri yeniden incelediğini, olay günü bulunamadığı söylenen kızının okul çantasının saatler sonra teras katı kapı girişinde ortaya çıktığını öne sürdü. Vatan, "Okul çantasının olaydan 5 saat sonra terasa bırakıldığı, tutanağın buna göre düzenlenmesi için organize bir durum olduğu ortaya çıktı." diyerek dönemin savcıları ve polisleri hakkında suç duyurusunda bulundu. Giresun'un Eynesil ilçesinde 8 yıl önce evlerinin önünde yaralı halde bulunan ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren 11 yaşındaki Rabia Naz Vatan'ın dosyasında yeni bir gelişme yaşandı. Soruşturma dosyasında daha önce takipsizlik kararı verilmesine karşın ailenin, "araç çarpması ve delil karartma" iddialarıyla gündemde tuttuğu dosyada, baba Şaban Vatan, olay günü bulunamadığını belirttiği okul çantasının saatler sonra ortaya çıktığını öne sürerek dönemin savcıları ve polisleri hakkında suç duyurusunda bulundu. Rabia Naz Vatan, 12 Nisan 2018'de Eynesil ilçesine bağlı Gümüşçay Mahallesi’ndeki evlerinin önünde yaralı halde bulunmuş, ihbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırılmıştı. Rabia Naz, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamamıştı. Adli Tıp Kurumu raporunda, Rabia Naz'ın ölümünün "genel beden travmasına bağlı kırık ve iç organ yaralanması sonucu meydana geldiği" ve bulguların "yüksekten düşme ile uyumlu olduğu" belirtilmişti. Aile ise Rabia Naz’a araç çarptığını, ardından yaralı halde evlerinin önüne bırakıldığını iddia etmişti. Giresun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, Rabia Naz Vatan'ın ölümüne ilişkin kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişti. Başsavcılık açıklamasında, 130 kişinin tanık olarak dinlendiği, dosya kapsamında Rabia Naz'ın evinin çatısından düşerek yaşamını yitirdiği kanaatine varıldığı, başkası tarafından kasten ya da taksirle öldürüldüğüne dair delil tespit edilemediği belirtilmişti. Dersim'de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Gülistan Doku dosyasındaki gelişmelerin ardından Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, "Sadece Gülistan Doku dosyası değil, Rabia Naz ve Rojin Kabaiş dosyaları da inceleniyor" açıklaması Rabia Naz dosyasını yeniden gündeme taşıdı. Baba Şaban Vatan, bu açıklamanın kendileri açısından yeni bir umut yarattığını belirterek, şunları söyledi: "Son zamanlarda gündem olan Faili Meçhul Cinayetler Daire Başkanlığı’nın Adalet Bakanlığı tarafından kurulmuş olması, Sayın Bakanımızın bizlere hukuk anlamında yeni bir umut kapısı açtı. Sayın Adalet Bakanımızın Gülistan Doku cinayeti ardından Rojin Kabaiş, Rabia Naz ve diğer şüpheli veya faili meçhul cinayetlerle ilgili dosyaların yeniden incelenmesi sürecini belirtmesi bizim için çok önemliydi. Bundan sonraki süreçte adaletin olması gerektiği gibi tecelli etmesini umutla bekliyoruz. Makam, mevki hiç sorun değil. Ucu kime dokunursa dokunsun, hak edenler hak ettiği cezayı en ağır şekilde almalıdır." Okul çantası olaydan 5 saat sonra terasa bırakıldı Soruşturma kapsamında savcılıktan teslim aldığı ön otopsi, olay yeri inceleme, fotoğraf ve videoların yer aldığı dijital materyalleri yeniden incelediğini belirten Şaban Vatan, kızının olay günü bulunamadığı söylenen okul çantasının teras katı kapı girişinde olduğuna dair fotoğrafı fark ettiğini söyledi. Okul çantasına ilişkin video kaydı bulunmadığını belirten Vatan, çantanın olaydan saatler sonra ortaya çıktığını, yerinin değiştirildiğini ve delil karartıldığını ileri sürdü. Baba Vatan, bu nedenle dönemin savcıları, polis memurları ve olay yeri inceleme sürecinde görev alan kişiler hakkında suç duyurusunda bulunduğunu belirterek, şöyle konuştu: "Okul çantasıyla ilgili, okul çantasının terasa bırakıldığı, olaydan 5 saat sonra bırakıldığı ve bulunması beklenip de tutanağa öyle geçirilmesi için planlanan organize bir durum olduğu ortaya çıktı. Ben de bu durumla ilgili suç duyurusunda bulundum. Bu olayın içinde polis memurları var, inceleme polisi var ve dosyanın sürecindeki ilgili makamlar var. Gerekli suç duyurusunda bulundum. Aynı zamanda suç duyurusunun Adalet Bakanlığı’nın kurmuş olduğu Faili Meçhul Cinayetler Daire Başkanlığı’na da arz edilmesini bizzat sundum." 8 yıldır söylüyorum Şaban Vatan, hastanede Rabia Naz’ı muayene eden ortopedi uzmanının ifadesinde yer alan bir ayrıntının da kendi iddialarını desteklediğini öne sürerek, doktorun ifadesinde Rabia Naz’ın ayağına ön pansuman yapıldığının belirtildiğini söyledi. Vatan, "Biz zaten 8 yıldır bunu söylüyoruz. Rabia Naz’ın ayağı temizlenmiş bir şekilde bulunduğu yere bırakıldığını sürekli dile getirdim. Bu durum da doktorumuzun ifadesinde ortaya çıktı. Zaten doktor da araç çarpması hasarını belirtmiş. Biz katillerin yargılanıp hak ettiği cezayı almasını istiyoruz. Rabia Naz o haliyle, can çekişir halde yolun kenarına bırakıldı. Yaşıyordu, hastanede vefat etti. Bu çok ağır bir insanlık suçudur" dedi. Şaban Vatan, dönemin Eynesil Belediye Başkanı Coşkun Somuncuoğlu’nun hastanede morga, ön otopsi alanına ve müdahale odasına girdiğine ilişkin iddialarını da yineledi, bu durumun hem bazı tanık ifadelerinde hem de doktor beyanlarında geçtiğini ileri süren Vatan, hastane kamera kayıtlarının dosyaya girmediğini savundu. Vatan, şunları söyledi: "Coşkun Somuncuoğlu’nun morga girdiği, ön otopsiye girdiği, aynı zamanda müdahale odasına da girdiği durumu ilgili ortopedi doktorumuzun verdiği ifadede belirtilmiş. Yine Muhammed Vatan’ın oğlu Buğra da ifadesinde bunu belirtmiş. Ayrıca görüp tanıklık edecek kişiler de var. Gülistan Doku sürecinde olduğu gibi hastanedeki kamera olayı çok önemli. Görele Hastanesi’nin kamerası morg girişini net gösterir durumdayken hiçbir kaydı soruşturmaya girmedi. Koridor kısmındaki müdahale odasına girişleri gösteren kameralar da soruşturmaya dahil edilmedi. Bundan sonra umarım hızlı şekilde bunlar da ele alınır. Eğer silinmişse gerekli yaptırımlar yapılmalıdır." Adalet Bakanı'ndan randevu talep ettik Rabia Naz dosyasının Gülistan Doku ve Rojin Kabaiş dosyalarıyla yeniden ele alınması gerektiğini söyleyen Şaban Vatan, Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş ile Adalet Bakanı Akın Gürlek’ten görüşme talep ettiklerini söyledi. Vatan, "Bugün Adalet Bakanlığı Özel Kalemi’ni aradım. Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş ile birlikte görüşmeye alınmamızı, elimizdeki tüm verileri ve taleplerimizi Sayın Bakan’a sunarak bu sürecin bir an önce başlamasını istiyoruz. Biz adaletin sağlanmasını istiyoruz. Ardında kim varsa ortaya çıkarılsın" ifadelerini kullandı.

Açlık grevindeki madenciler ablukaya alındı! Haber

Açlık grevindeki madenciler ablukaya alındı!

Eskişehir’den Ankara’ya yürüyen Doruk Madencilik işçilerinin Ankara’daki eylemleri sürüyor. Aylarca maaş alamadıklarını söyleyen Doruk Madencilik'te çalışan Bağımsız Maden İş üyesi işçiler, Ankara’da açlık grevi ve oturma eylemini sürdürüyor. Açlık grevlerinin beşinci gününde maden emekçileri, eylemde oldukları Kurtuluş Parkı'ndan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na yürümek istedi. Polis, maden işçilerini ablukaya aldı. Günlerdir aç olan madenciler, protesto için üstlerindeki kıyafeti de çıkardı. Abluka sırasında iki emekçi fenalaştı. Alana gelen ambulanslarla madenciler, hastaneye sevk edildi. Polisin yürüyüşe izin vermemesinin ardında işçiler oturma eylemi başlattı. İşçiler, "Ölmek var, dönmek yok" sloganları attı. Maden işçilerinin talepleri ne? Doruk Madencilik işçileri, aylardır maaş alamadıklarını, fazla mesailerinin ve geçmiş tazminatlarının ödenmediğini, sık sık ücretsiz izne çıkarıldıklarını belirtiyor. Bağımsız Maden İş Sendikası’nın aktardığına göre maden 2016’da TMSF’ye geçti, 2022’de ise Yıldızlar SSS Holding’e devredildi. Sendika, bu süreçten sonra hak kayıplarının arttığını belirtiyor. Ödemelerde yaşanan sorunlar nedeniyle çalışan sayısının 1200’den 250-300 seviyesine düştüğü ifade ediliyor. İşçiler, ödenmeyen maaşlarının ikramiye, yıllık izin ve sendikal haklarla birlikte ödenmesini istiyor. TMSF öncesi ve sonrasında işten çıkarılan tüm işçilere tazminat verilmesi de talepler arasında yer alıyor. Madenciler ayrıca rızaları dışında uygulanan ücretsiz izinlerin kaldırılmasını, iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uygun çalışma ortamı sağlanmasını, sendikal faaliyetler nedeniyle işten çıkarılan işçilerin işe iade edilmesini ve madenin kamulaştırılarak iş güvencesinin sağlanmasını talep ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.