Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Nihat Yeşiltaş

- Nihat Yeşiltaş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nihat Yeşiltaş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP Bursa'dan sağlık alanlarının özelleştirmesine tepki: Halkın yakasından düşün Haber

CHP Bursa'dan sağlık alanlarının özelleştirmesine tepki: Halkın yakasından düşün

Bursa’da sağlık alanlarının satışına yönelik tepki çekerken , CHP Bursa İl Başkanlığı konuyla ilgili Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi Memleket Hastanesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Bursa Memleket Hastanesi’nde düzenlenen basın açıklamasına TBMM Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal ve çok sayıda partili katıldı. CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Bursa’da kamuya ait sağlık alanlarının özelleştirme kapsamına alınmasına ilişkin kapsamlı bir basın açıklaması yaptı. Yeşiltaş, söz konusu sürecin yalnızca Bursa’yı değil, Türkiye genelinde sağlık sisteminin geleceğini doğrudan ilgilendirdiğini belirterek, kamu sağlık hizmetlerinin sistematik biçimde tasfiye edildiğini vurguladı. Yeşiltaş açıklamasında, 16 Mart ve 24 Nisan tarihlerinde yayımlanan Cumhurbaşkanı kararlarıyla başlayan sürecin kapsamının giderek genişletildiğine dikkat çekti. Nilüfer, Yıldırım ve Yenişehir’deki taşınmazlarla başlayan uygulamaların; bugün Memleket Hastanesi, Bursa Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi arazisi, Mustafakemalpaşa Tepecik Aile Sağlığı Merkezi ve Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi gibi Bursa’nın sağlık omurgasını oluşturan kritik alanlara kadar uzandığını ifade etti. Bu gelişmelerin teknik bir planlama ya da masum bir dönüşüm olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Yeşiltaş, “Bu, açık ve net bir şekilde kamu sağlık altyapısının tasfiye edilmesidir. Ve bu tasfiye süreci, AKP iktidarının yıllardır uyguladığı politikaların doğrudan sonucudur” dedi. AKP’nin sağlık alanını bir kamu hizmeti olmaktan çıkararak kar odaklı bir sektöre dönüştürme hedefini hiçbir zaman gizlemediğini söyleyen Yeşiltaş, “Sağlıkta dönüşüm” adı altında yürütülen politikalarla önce kamu hastanelerinin sistemli biçimde zayıflatıldığını, nitelikli hizmet üretme kapasitesinin törpülendiğini ve sağlık çalışanlarının ağır çalışma koşullarına mahkûm edildiğini ifade etti. Ardından ortaya çıkan sorunların gerekçe gösterilerek özelleştirme politikalarının devreye sokulduğunu belirten Yeşiltaş, “Bu süreç bilinçli olarak yürütülmüştür” dedi. Şehir hastaneleri modeline de değinen Yeşiltaş, bu modelin kamu kaynakları üzerindeki yüküne dikkat çekti. Milyarlarca liralık garanti ödemeleriyle kamu bütçesinin uzun yıllar boyunca yük altına sokulduğunu belirterek, sağlık hizmetlerinin şirketlerin kar planlarının bir parçası haline getirildiğini ifade etti. Bugün alınan “özelleştirme kapsamına alma” kararlarının yarın hangi projelere ve hangi sermaye gruplarına hizmet edeceğinin belirsiz olduğunu vurgulayan Yeşiltaş, bu konuda kamuoyuna bugüne kadar tatmin edici hiçbir açıklama yapılmadığını dile getirdi. Bursa’nın ve Güney Marmara’nın en köklü sağlık kurumlarından biri olan Memleket Hastanesi’ne de özel olarak değinen Yeşiltaş, hastanenin yıllar önce kapatıldığını ve inşaatının uzun süredir tamamlanamadığını hatırlattı. Bursalıların bu alanın yeniden sağlık hizmetine kazandırılmasını beklediğini belirten Yeşiltaş, buna karşın söz konusu alanın özelleştirme kapsamına alınmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti. Memleket Hastanesi’nin yalnızca bir sağlık kurumu olmadığını vurgulayan Yeşiltaş, buranın Bursa’nın ortak hafızasında önemli bir yere sahip olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Memleket Hastanesi; hayatın en gerçek anlarının yaşandığı, sevinçlerin ve hüzünlerin iz bıraktığı bir duraktı. Burada atılan ilk nefesler, verilen mücadeleler ve edilen vedalar, yıllar boyunca sayısız insanın hafızasında yer etti. Bu hastane, Bursalıların ortak duygularını taşıyan bir mekâna dönüştü. Bugün bu hafızanın yok sayılması, sadece bir yapının değil, bir kentin geçmişinin de yok sayılmasıdır.” Açıklamasında iktidara bir dizi soru yönelten Yeşiltaş, Bursa’nın en kıymetli sağlık alanlarının hangi gerekçeyle özelleştirme kapsamına alındığını, bu alanların geleceğinin kimlerle ve hangi kriterlere göre belirlendiğini sordu. Şehir hastanelerinin sürdürülebilirliği için yeni kamu alanlarının hedef alınıp alınmadığını da gündeme getirdi. Bu halk sizi ilk seçimde gönderecek Kamuya ait alanların satışından elde edilecek gelirlerin siyasi amaçlarla kullanılıp kullanılmayacağına ilişkin kaygılarını da dile getiren Yeşiltaş, “Eğer kamu alanlarını satarak bir seçim bütçesi yaratmayı hedefliyorsanız, hiç uğraşmayın. Çünkü bu halk sizi ilk seçimde gönderecek” ifadelerini kullandı. Sağlık hizmetinin anayasal bir hak olduğunun altını çizen Yeşiltaş, mevcut sistemin eşitsizlik ürettiğini belirterek, “Parası olanın daha hızlı ve kaliteli hizmet aldığı, parası olmayanın ise sistemin dışına itildiği bir düzen kabul edilemez” dedi. Kamu hastanelerinin bilinçli olarak işlevsizleştirildiğini ve ardından “çalışmıyor” gerekçesiyle özelleştirme politikalarının devreye sokulduğunu ifade etti. CHP Bursa İl Başkanlığı olarak bu sürecin karşısında durmaya devam edeceklerini belirten Yeşiltaş, Bursa’nın sağlık altyapısının talan edilmesine ve geleceğinin ipotek altına alınmasına sessiz kalmayacaklarını vurguladı. Söz konusu kararların iptali için her türlü demokratik ve hukuki mücadelenin sürdürüleceğini ifade etti. Yeşiltaş açıklamasının sonunda ise şu ifadelere yer verdi: “Hiç kimse şunu unutmasın: Bu ülkenin hastaneleri, sağlık merkezleri, arazileri bir avuç iktidar sahibinin tasarrufunda değildir. Bunlar 86 milyon yurttaşın ortak değeridir. Bursa’nın iradesine çöktünüz, Bursa’nın suyuna çöktünüz, Bursa’nın yeşiline çöktünüz; şimdi de Bursa’nın malına çökmeye çalışıyorsunuz. Artık yeter. Bursa’nın yakasından da halkın yakasından da düşün.” Tutuklu olan Bursa'nın iradesidir Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın da yaptığı açıklamada gündeme ilişkin sert değerlendirmelerde bulundu. Günaydın, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey üzerinden yürütülen sürece tepki göstererek, “Tutuklu olan yalnızca Mustafa Bozbey değil, Bursa’nın iradesidir” dedi. Günaydın, 2024 yerel seçimlerinde CHP’nin Bursa’da açık farkla kazandığını hatırlatarak, buna rağmen farklı yöntemlerle belediye yönetiminin etkisizleştirilmeye çalışıldığını ifade etti. Eski dosyalar üzerinden yürütülen süreçleri “kumpas” olarak nitelendiren Günaydın, halkın iradesinin gasp edilmek istendiğini söyledi. Yargı üzerinden siyasetin dizayn edilmek istendiğini ifade eden Günaydın, Türkiye genelinde belediyelerin büyük çoğunluğunun iktidar partilerinde olmasına rağmen tüm eleştirilerin CHP’li belediyelere yöneltildiğini dile getirdi. Günaydın, bu söylemlerin gerçeği yansıtmadığını belirtti. Konuşmasında cezaevlerindeki doluluk oranlarına da değinen Günaydın, mevcut kapasitenin üzerinde tutuklu ve hükümlü bulunduğunu, bunun sistemsel bir sorun olduğunu ifade etti. Günaydın, artan suç oranlarının nedenlerinin sorgulanması gerektiğini vurgulayarak, özellikle uyuşturucu, sanal bahis ve kumar konularında iktidarı eleştirdi. Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Günaydın, yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı nedeniyle milyonlarca vatandaşın açlık sınırının altında yaşadığını söyledi. Eğitim ve sağlık sistemine yönelik eleştirilerde de bulunan Günaydın, vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimde ciddi sorunlar yaşadığını kaydetti. Hastaneleri satmak çözüm değil Sağlık alanındaki özelleştirmelere de değinen Günaydın, hastanelerin satışına karşı olduklarını belirterek, “Sağlık sistemi çözülemeyince hastaneleri satmak çözüm değildir” ifadelerini kullandı. Erken seçim çağrısında da bulunan Günaydın, toplumun büyük bir kesiminin sandık istediğini dile getirerek, “Sandık geldiğinde halkın iradesi yeniden tecelli edecek” dedi.

CHP’den Bursa’da 23 Nisan töreni: "Amacımız, hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği Türkiye'yi yeniden inşa etmektir" Haber

CHP’den Bursa’da 23 Nisan töreni: "Amacımız, hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği Türkiye'yi yeniden inşa etmektir"

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanlığı tarafından Heykel Atatürk Anıtı’nda çelenk sunma töreni düzenlendi. Törene CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, CHP PM Üyesi Canan Taşer, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın ve çok sayıda yurttaş katıldı. Törende konuşan Nihat Yeşiltaş, 23 Nisan’ın tarihsel önemine dikkat çekerek, “Bundan tam 106 yıl önce yoksul ve yorgun düşmüş bir millet, ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ diyerek kendi kaderini eline aldı” ifadelerini kullandı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla birlikte millet iradesinin tüm dünyaya ilan edildiğini belirten Yeşiltaş, Cumhuriyet’in bu temeller üzerine inşa edildiğini vurguladı. Bozbey vurgusu Konuşmasında güncel gelişmelere de değinen Yeşiltaş, millet iradesine yönelik müdahaleler olduğunu dile getirerek, “Tükenmiş iktidarını sürdürmek için ele geçirdiği devlet gücüyle milletin iradesini ayaklar altına alan ve milletin egemenliğine tahammül edemeyen bu akıl, güzel şehrimiz Bursa’nın da iradesine çökerek her iki kişiden birinin oyunu alan, halkın bağrına bastığı başkanımız Sayın Mustafa Bozbey’i dört duvar arasına koymuş ve Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne çökmüştür. Ancak biliyoruz ki halkta karşılığı kalmayanların, halkın partisi Cumhuriyet Halk Partisi’ne ve onun seçilmiş belediye başkanlarına saldırmasının tek bir sebebi var. Çünkü bugün seçim olsa, Cumhuriyet Halk Partisi iktidar, Cumhuriyet Halk Partisi’nin adayı Sayın Ekrem İmamoğlu da Cumhurbaşkanı oluyor. Korkuları bu yüzden, telaşları bu yüzden, yaptıkları kötülükler bu yüzden." dedi. "Hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bir Türkiye..." Eğitim ve çocukların geleceğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yeşiltaş, mevcut koşulların çocukları olumsuz etkilediğini belirterek, “Nitelikli eğitimin bir lüks haline gelmesi, fırsat eşitsizliğini derinleştiriyor. Bu durum yalnızca çocuklarımızın bugününü değil, ülkenin yarınını da tehdit ediyor” ifadelerini kullandı. Yoksulluk ve sosyal adaletsizliklerin çocuklar üzerindeki etkisine dikkat çeken Yeşiltaş, hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bir Türkiye hedeflediklerini söyledi. Yeşiltaş, açıklamasının devamında demokrasi ve mücadele vurgusu yaparak, “Gün umutsuzluk değil, mücadele günüdür. Bu karanlık tabloyu da milletimizin azim ve kararıyla aşacağız” dedi. Tüm yurttaşları dayanışmaya çağıran Yeşiltaş, Cumhuriyet’in temel değerlerine sahip çıkılması gerektiğini ifade etti. Program, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın kutlanması ve Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere kurtuluş mücadelesinin kahramanlarının anılmasıyla sona erdi.

Mustafa Bozbey’den Bursalılara mektup: ‘‘Adalet mutlaka yerini bulacak’’ Haber

Mustafa Bozbey’den Bursalılara mektup: ‘‘Adalet mutlaka yerini bulacak’’

Bursalılar, seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in tutuklanmasının ardından protestolara devam ediyor. CHP Osmangazi İlçe Başkanlığının ev sahipliğinde akşam saatlerinde Kent Meydanı'nda düzenlenen buluşmaya İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, partililer ve çok sayıda yurttaş katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’yla başlayan buluşmada CHP Bursa İl Başkanı ilk olarak Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in yurttaşlara gönderdiği mektubunu okudu. "Nilüfer'de değişimin öncüsü olduk" Bozbey’in mektubu şu şekilde: "Sevgili yol arkadaşlarım, sevgili Bursalı hemşehrilerim, ben Mustafa Bozbey. Bursa Nilüfer ilçesi Özlüce Mahallesi doğumlu, yani sizlerin Bozbey'i, yani Bursalı Özlüceli Mustafa Bozbey. Beni tanırsınız. 1999'da Nilüfer Belediye Başkanı olmadan önce şirketleri olan ve büyük projeler yürüten bir inşaat yüksek mühendisiyim. O dönemde seçilmemi sağlayan ve bana doğduğum kentte hizmet etme onuru yaşatan rahmetli Bülent Ecevit'e minnet borçluyum. Kendisini saygı ve rahmetle anıyorum. Nilüfer'de muhtarlarımız ve çalışma arkadaşlarımızla birlikte gerçekleştirdiğimiz hizmetler ve yönetim anlayışında yaptığımız devrimlerle değişimin öncüsü olduk. Nilüferliler beni 4 dönem üst üste seçerek Türkiye'de bir ilke yaşattı. Nilüfer'i her alanda lider ve öncü kent yaptık. El ele, omuz omuza çalışarak 2019'da bu başarıyı tüm Bursa'ya yaymak için yola çıktım. Ancak sandıktaki oyunlar nedeniyle o zaman nasip olmadı. Vazgeçmedik. 5 yıl boyunca halkın içinde kalarak sorunları tespit ederek çözümler ürettik. Ve 31 Mart 2024'te ise yaklaşık 860 bin oy alarak, yani her iki Bursalıdan birinin oyuyla ve onların teveccühüyle seçildik. "1 milyar dolar borca batırılmış bir batık belediye bulduk" Görevi devraldığımızda tablo çok ağırdı. Karşımızda 1 milyar dolar borca batırılmış bir batık belediye bulduk. Ama mazeret üretmedik. Sadece 2 yılda sosyal desteklerden tarıma, eğitimden ulaşıma kadar sayısız hizmet ürettik. Ve borçlarımızı azalttık. 2025 sonu itibariyle önceki dönemin tüm SGK ve vergi borçlarını kapattık. Sevgili dostlarım, sevgili yol arkadaşlarım, sevgili hemşehrilerim, bizim göreve gelmemizle birlikte Bursa nefes aldı. Bursa'da birliktelik oluştu. Bursa bütünleşti, Bursa kenetlendi ve Bursa'da değişim ve dönüşüm başladı. Bursalılar gülümsedi, gülümsemeye devam etti. Ta ki 31 Mart 2026'ya kadar. Sonrası malum. Bugünler de geçecek. Adalet mutlaka yerini bulacak, adalete olan güvenim hâlâ devam ediyor. Bizim geçmişimiz ve duruşumuz da bellidir. Bursalının kör kuruşuna sahip çıkan bizleriz. Verilmeyecek hesabımız yoktur, olmaz da. Şimdi sizden tek bir şey istiyorum. Benim için üzülmeyin, öfkelenmeyin. Sadece birbirimize ve Bursa'mıza sahip çıkın. Çünkü Bursa dağıyla, ovasıyla, deniziyle çok özel bir kent. "Sonsuz bir Bursa aşkımız var" Bu kente sahip çıkmak boynumuzun borcu. Sorulacak çok sorumuz, yürünecek çok yolumuz ve sonsuz bir Bursa aşkımız var. Selam olsun Bursa'ya. Selam olsun Bursalı hemşehrilerime. Selam olsun yol arkadaşlarıma. Bizden alalım. Şampiyon Bursa'mıza selam, Bursaspor'umuza selam olsun. Bursaspor'un evi Süper Lig'dir ve bu yürüyüş devam edecektir. Sizlere hizmet etmek benim için bir onurdu. Haklarınızı helal edin. Benden yana da helal olsun. Özgür ve güzel günlerde tekrar buluşmak üzere. Sizleri çok seviyorum’’ ‘‘Büyük bir ahlaksızlık var" Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş da kalabalığa seslenerek şunları söyledi: "Kendi geleceğini kurtarmak için halkın geleceğini tehlikeye atmaktan hiçbir sakınca görmeyen bir azınlık iktidarı, demokrasi tarihimize ve Bursa'daki irademize karşı karanlık bir durumu yaşatıyor. 20 yıldır aralıksız bu kenti yönetenler, güzelim Bursa'yı yaşanmaz hale getirenler, dolandırıcılık suçundan hapis yatmış bir iftiracının sözleriyle bugün Büyükşehir Belediye Başkanımız tutuklu. Her 2 kişiden birinin oyunu almış ve Bursa'da bir belediyecilik markası yaratmış Mustafa Bozbey Başkanımıza yapılan bu operasyonun nedeni biliyoruz. Büyükşehir Belediyesi'ne çökmek için yapılan, hukukla hiçbir zaman anlatılamayacak bir çökme operasyonu gerçekleştirdiler. Ve bir de utanmadan çıkıp belediye meclisinde yaptıkları seçimle millî iradeyi tecelli ettirdiler. Ya millî irade burada, burada; millî irade bu meydanlarda, millî irade Bursa'nın dört bir yanında var. "Tek dertleri tükenmiş olan iktidarlarını sürdürebilmek" Millî irade Mustafa Bozbey'dir. Mustafa Bozbey Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı'dır. Millî irade arıyorsanız budur millî irade. 19 Mart'tan bu yana yaşadığımız bu sürecin ne anlama geldiğini size söyleyeyim: Halkta karşılığı kalmamış bir iktidarın, bugün seçim olsa Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidar olacağından, Cumhuriyet Halk Partisi'nin cumhurbaşkanı adayının Ekrem İmamoğlu olacağındandır bu. Tek dertleri tükenmiş olan iktidarlarını sürdürebilmektir. Bugüne kadar yaşananların hepsinin sebebi işte bu korkularıdır. Halkın seçtiği belediye başkanları içeridedir. Halkın seçtiği milletvekilleri içeridedir. Halkın gazetecileri içeridedir. Siyasi parti liderleri içeridedir. Vatanın ağacını koruyan Ege köylüsü, işçiyi savunan sendika başkanı içeridedir. Yarattıkları bu düzen; bir lokma ekmek için mücadele veren milyonlarca insanın, saray etrafında öbeklenen bir avuç insanı her geçen gün zenginleştirdiği bir kölelik düzenidir. Ülkenin nehirleri, yaylaları, madenleri, işçilerin emeği, çocukların ve gençlerin geleceği piyasanın ve bir grup yandaşın hesabına bırakılan düzendir. Ve bu düzen, o küçücük bedenleri, öğretmenlerimizi okullarda koruyamayan düzendir. "Bu düzen okulları tarikatlara teslim eden düzendir" Bu düzen, okul tuvaletlerini temizlemekten, okul tuvaletlerine sabun koymaktan aciz, okulların temizliğini gariban anneye yaptıran, okulların güvenliğini sağlayamayan ve okulları tarikatlara ve cemaatlere teslim eden düzendir. Bu düzen; holding patronundan alamadığı vergiyi 12 saat ter döken emekçiden alan düzendir. Ülkenin yüzde 60'ına açlık sınırının altında parayı reva görenlerin, insanın bakmaya kıyamadığı güzelim Ege köylerini sırf kömür çıkacak diye bir kararnameyle yandaşa verenlerin düzenidir. Kardeşlerim, korkuları işte bu düzenin son bulacak olmasıdır. Unutmayın, kaybedeceği şeyi çok olanların korkusu da fazla olur. Ama bizler bu mücadeleyi büyük bir kararlılıkla sürdüreceğiz. Bu mücadele, onurlu halk ile onurlu halkı sömüren bir grup azınlığın mücadelesidir. Artık kaybedeceğini bildiği için muhalefet istemeyen ve demokrasi istemeyenlere karşı demokrasiyi ve mücadeleyi seçenlerin onur mücadelesidir. Devran dönecek, AKP halka hesap verecek. Kendisine muhalif olan herkese karşı bir savaş açmış olan bir iktidar var. Şimdi toplumun bütün kesimleriyle, yani bu iktidara karşı duran, karşı çıkan herkesle bir arada olmak zorundayız. Yani bu ülkede demokrasiyi, yani bu ülkede adaleti, yani bu ülkede onurlu bir yaşamı isteyen, talep eden, baş koyan herkesle birlikte bu mücadeleyi birlikte sürdüreceğiz. Birleşim. Hiç kimseyi ötekileştirmeden, egemenlik kayıtsız şartsız milletindir diyen herkesi bu dayanışmaya davet ediyorum. Herkesi bu dayanışmaya ve mücadeleye davet ediyorum. "Hayallerimizi yıkmaya çalışanların düzenlerini bozacağız" Bugün yaşananlar demokrasi tarihimize kara bir leke olarak geçmiştir. Ama şunu unutmayın, verdiğimiz mücadele de tarihe geçecektir. Başkanlarımız ve yol arkadaşlarımız kurulan kumpaslarla bugün zindanlarda esir olabilir. Ama onların demokratik, halkçı ve kamucu iradesi bugün ülkenin dört bir yanındadır. Allah kahretsin de. Bizler işte bu iradeyi savunmaya ve mücadelesini vermeye devam edeceğiz. Şimdi bize diyorlar, bundan sonra ne yapacaksınız diye. Ne yapacağız biliyor musunuz? Hayallerimizi yıkmaya çalışanların düzenlerini bozacağız, arkadaşlar. Çalınan ekmeği, çalınan yarınları, çalınan adaleti mücadelemizin merkezine koyup hak ettiğimiz o güzel günlere hep birlikte ulaşacağız. Hani o büyük şair diyor ya; eğer halk haksızlıktan, yüce sevgi nefretten üstün, aydınlık karanlıktan güçlüyse çaresi yok usta, biz kazanacağız. Biz kazanacağız. Mutlaka kazanacağız. Yaşasın onurlu mücadelemiz. Yaşasın onurlu mücadelemiz."

Mustafa Bozbey’den Bursalılara mektup: ‘‘Adalet mutlaka yerini bulacak’’ Haber

Mustafa Bozbey’den Bursalılara mektup: ‘‘Adalet mutlaka yerini bulacak’’

Bursalılar, seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in tutuklanmasının ardından protestolara devam ediyor. CHP Osmangazi İlçe Başkanlığının ev sahipliğinde akşam saatlerinde Kent Meydanı'nda düzenlenen buluşmaya İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, partililer ve çok sayıda yurttaş katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’yla başlayan buluşmada CHP Bursa İl Başkanı ilk olarak Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in yurttaşlara gönderdiği mektubunu okudu. "Nilüfer'de değişimin öncüsü olduk" Bozbey’in mektubu şu şekilde: "Sevgili yol arkadaşlarım, sevgili Bursalı hemşehrilerim, ben Mustafa Bozbey. Bursa Nilüfer ilçesi Özlüce Mahallesi doğumlu, yani sizlerin Bozbey'i, yani Bursalı Özlüceli Mustafa Bozbey. Beni tanırsınız. 1999'da Nilüfer Belediye Başkanı olmadan önce şirketleri olan ve büyük projeler yürüten bir inşaat yüksek mühendisiyim. O dönemde seçilmemi sağlayan ve bana doğduğum kentte hizmet etme onuru yaşatan rahmetli Bülent Ecevit'e minnet borçluyum. Kendisini saygı ve rahmetle anıyorum. Nilüfer'de muhtarlarımız ve çalışma arkadaşlarımızla birlikte gerçekleştirdiğimiz hizmetler ve yönetim anlayışında yaptığımız devrimlerle değişimin öncüsü olduk. Nilüferliler beni 4 dönem üst üste seçerek Türkiye'de bir ilke yaşattı. Nilüfer'i her alanda lider ve öncü kent yaptık. El ele, omuz omuza çalışarak 2019'da bu başarıyı tüm Bursa'ya yaymak için yola çıktım. Ancak sandıktaki oyunlar nedeniyle o zaman nasip olmadı. Vazgeçmedik. 5 yıl boyunca halkın içinde kalarak sorunları tespit ederek çözümler ürettik. Ve 31 Mart 2024'te ise yaklaşık 860 bin oy alarak, yani her iki Bursalıdan birinin oyuyla ve onların teveccühüyle seçildik. "1 milyar dolar borca batırılmış bir batık belediye bulduk" Görevi devraldığımızda tablo çok ağırdı. Karşımızda 1 milyar dolar borca batırılmış bir batık belediye bulduk. Ama mazeret üretmedik. Sadece 2 yılda sosyal desteklerden tarıma, eğitimden ulaşıma kadar sayısız hizmet ürettik. Ve borçlarımızı azalttık. 2025 sonu itibariyle önceki dönemin tüm SGK ve vergi borçlarını kapattık. Sevgili dostlarım, sevgili yol arkadaşlarım, sevgili hemşehrilerim, bizim göreve gelmemizle birlikte Bursa nefes aldı. Bursa'da birliktelik oluştu. Bursa bütünleşti, Bursa kenetlendi ve Bursa'da değişim ve dönüşüm başladı. Bursalılar gülümsedi, gülümsemeye devam etti. Ta ki 31 Mart 2026'ya kadar. Sonrası malum. Bugünler de geçecek. Adalet mutlaka yerini bulacak, adalete olan güvenim hâlâ devam ediyor. Bizim geçmişimiz ve duruşumuz da bellidir. Bursalının kör kuruşuna sahip çıkan bizleriz. Verilmeyecek hesabımız yoktur, olmaz da. Şimdi sizden tek bir şey istiyorum. Benim için üzülmeyin, öfkelenmeyin. Sadece birbirimize ve Bursa'mıza sahip çıkın. Çünkü Bursa dağıyla, ovasıyla, deniziyle çok özel bir kent. "Sonsuz bir Bursa aşkımız var" Bu kente sahip çıkmak boynumuzun borcu. Sorulacak çok sorumuz, yürünecek çok yolumuz ve sonsuz bir Bursa aşkımız var. Selam olsun Bursa'ya. Selam olsun Bursalı hemşehrilerime. Selam olsun yol arkadaşlarıma. Bizden alalım. Şampiyon Bursa'mıza selam, Bursaspor'umuza selam olsun. Bursaspor'un evi Süper Lig'dir ve bu yürüyüş devam edecektir. Sizlere hizmet etmek benim için bir onurdu. Haklarınızı helal edin. Benden yana da helal olsun. Özgür ve güzel günlerde tekrar buluşmak üzere. Sizleri çok seviyorum’’ ‘‘Büyük bir ahlaksızlık var" Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş da kalabalığa seslenerek şunları söyledi: "Kendi geleceğini kurtarmak için halkın geleceğini tehlikeye atmaktan hiçbir sakınca görmeyen bir azınlık iktidarı, demokrasi tarihimize ve Bursa'daki irademize karşı karanlık bir durumu yaşatıyor. 20 yıldır aralıksız bu kenti yönetenler, güzelim Bursa'yı yaşanmaz hale getirenler, dolandırıcılık suçundan hapis yatmış bir iftiracının sözleriyle bugün Büyükşehir Belediye Başkanımız tutuklu. Her 2 kişiden birinin oyunu almış ve Bursa'da bir belediyecilik markası yaratmış Mustafa Bozbey Başkanımıza yapılan bu operasyonun nedeni biliyoruz. Büyükşehir Belediyesi'ne çökmek için yapılan, hukukla hiçbir zaman anlatılamayacak bir çökme operasyonu gerçekleştirdiler. Ve bir de utanmadan çıkıp belediye meclisinde yaptıkları seçimle millî iradeyi tecelli ettirdiler. Ya millî irade burada, burada; millî irade bu meydanlarda, millî irade Bursa'nın dört bir yanında var. "Tek dertleri tükenmiş olan iktidarlarını sürdürebilmek" Millî irade Mustafa Bozbey'dir. Mustafa Bozbey Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı'dır. Millî irade arıyorsanız budur millî irade. 19 Mart'tan bu yana yaşadığımız bu sürecin ne anlama geldiğini size söyleyeyim: Halkta karşılığı kalmamış bir iktidarın, bugün seçim olsa Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidar olacağından, Cumhuriyet Halk Partisi'nin cumhurbaşkanı adayının Ekrem İmamoğlu olacağındandır bu. Tek dertleri tükenmiş olan iktidarlarını sürdürebilmektir. Bugüne kadar yaşananların hepsinin sebebi işte bu korkularıdır. Halkın seçtiği belediye başkanları içeridedir. Halkın seçtiği milletvekilleri içeridedir. Halkın gazetecileri içeridedir. Siyasi parti liderleri içeridedir. Vatanın ağacını koruyan Ege köylüsü, işçiyi savunan sendika başkanı içeridedir. Yarattıkları bu düzen; bir lokma ekmek için mücadele veren milyonlarca insanın, saray etrafında öbeklenen bir avuç insanı her geçen gün zenginleştirdiği bir kölelik düzenidir. Ülkenin nehirleri, yaylaları, madenleri, işçilerin emeği, çocukların ve gençlerin geleceği piyasanın ve bir grup yandaşın hesabına bırakılan düzendir. Ve bu düzen, o küçücük bedenleri, öğretmenlerimizi okullarda koruyamayan düzendir. "Bu düzen okulları tarikatlara teslim eden düzendir" Bu düzen, okul tuvaletlerini temizlemekten, okul tuvaletlerine sabun koymaktan aciz, okulların temizliğini gariban anneye yaptıran, okulların güvenliğini sağlayamayan ve okulları tarikatlara ve cemaatlere teslim eden düzendir. Bu düzen; holding patronundan alamadığı vergiyi 12 saat ter döken emekçiden alan düzendir. Ülkenin yüzde 60'ına açlık sınırının altında parayı reva görenlerin, insanın bakmaya kıyamadığı güzelim Ege köylerini sırf kömür çıkacak diye bir kararnameyle yandaşa verenlerin düzenidir. Kardeşlerim, korkuları işte bu düzenin son bulacak olmasıdır. Unutmayın, kaybedeceği şeyi çok olanların korkusu da fazla olur. Ama bizler bu mücadeleyi büyük bir kararlılıkla sürdüreceğiz. Bu mücadele, onurlu halk ile onurlu halkı sömüren bir grup azınlığın mücadelesidir. Artık kaybedeceğini bildiği için muhalefet istemeyen ve demokrasi istemeyenlere karşı demokrasiyi ve mücadeleyi seçenlerin onur mücadelesidir. Devran dönecek, AKP halka hesap verecek. Kendisine muhalif olan herkese karşı bir savaş açmış olan bir iktidar var. Şimdi toplumun bütün kesimleriyle, yani bu iktidara karşı duran, karşı çıkan herkesle bir arada olmak zorundayız. Yani bu ülkede demokrasiyi, yani bu ülkede adaleti, yani bu ülkede onurlu bir yaşamı isteyen, talep eden, baş koyan herkesle birlikte bu mücadeleyi birlikte sürdüreceğiz. Birleşim. Hiç kimseyi ötekileştirmeden, egemenlik kayıtsız şartsız milletindir diyen herkesi bu dayanışmaya davet ediyorum. Herkesi bu dayanışmaya ve mücadeleye davet ediyorum. "Hayallerimizi yıkmaya çalışanların düzenlerini bozacağız" Bugün yaşananlar demokrasi tarihimize kara bir leke olarak geçmiştir. Ama şunu unutmayın, verdiğimiz mücadele de tarihe geçecektir. Başkanlarımız ve yol arkadaşlarımız kurulan kumpaslarla bugün zindanlarda esir olabilir. Ama onların demokratik, halkçı ve kamucu iradesi bugün ülkenin dört bir yanındadır. Allah kahretsin de. Bizler işte bu iradeyi savunmaya ve mücadelesini vermeye devam edeceğiz. Şimdi bize diyorlar, bundan sonra ne yapacaksınız diye. Ne yapacağız biliyor musunuz? Hayallerimizi yıkmaya çalışanların düzenlerini bozacağız, arkadaşlar. Çalınan ekmeği, çalınan yarınları, çalınan adaleti mücadelemizin merkezine koyup hak ettiğimiz o güzel günlere hep birlikte ulaşacağız. Hani o büyük şair diyor ya; eğer halk haksızlıktan, yüce sevgi nefretten üstün, aydınlık karanlıktan güçlüyse çaresi yok usta, biz kazanacağız. Biz kazanacağız. Mutlaka kazanacağız. Yaşasın onurlu mücadelemiz. Yaşasın onurlu mücadelemiz."

CHP Bursa İl Başkanı Yeşiltaş: "Sandıkta kaybedenlerin, kapalı kapılar ardında görevlendirilmesini meşru görmüyoruz" Haber

CHP Bursa İl Başkanı Yeşiltaş: "Sandıkta kaybedenlerin, kapalı kapılar ardında görevlendirilmesini meşru görmüyoruz"

Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Deniz Köken’in Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreterliği görevine getirilmesine ilişkin açıklama yaptı. Söz konusu atamanın “siyasi bir tasarruf” olduğunu belirten Yeşiltaş’ın açıklaması şu şekilde: “Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde yaşanan son gelişmeler ışığında karşımızda duran tablo; halkın sandıkta ortaya koyduğu iradeyi yok sayan, yerel demokrasiyi askıya alan ve merkezi müdahaleyi kalıcı hale getirmeye çalışan açık bir siyasi mühendislik girişimidir. Seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Bozbey’in hukuksuzca tutuklanıp görevden uzaklaştırılmasıyla başlayan bu antidemokratik tablo, Bursa Valiliği eliyle yürütülen geçici kayyum modeliyle derinleşmiş; şimdi ise yapılan atamalarla birlikte kurumsallaştırılmak istenmektedir. "Deniz Köken sandıkta kaybetti" Bu zincirin son halkası olan Deniz Köken’in Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreterliği görevine getirilmesi, idari bir tercih olarak izah edilemez. Bu, doğrudan doğruya siyasi bir tasarruf, açık bir dayatma ve kamu vicdanını yeniden yaralayan bir karardır. Deniz Köken’in geçmişi ve siyasi performansı ortadadır. İstanbul Eyüpsultan’da belediye başkanlığı yapmış, ancak 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde sandıkta kaybetmiştir. Bürokrasiden siyasete geçiş yapan ve son seçimde sandıkta kaybetmiş, seçmenin güvenini yitirmiş bir ismin; Bursa gibi ekonomik ve sosyal açıdan stratejik öneme sahip bir kentin en kritik bürokratik makamlarından birine atanması, demokrasiye meydan okumaktan başka bir anlam taşımamaktadır. "Bu atama sadakatle izah edilebilir" Bu atama, ancak ve ancak siyasi sadakat ilişkileriyle izah edilebilir. Daha açık bir ifadeyle sandıkta kaybedenler, masa başında ödüllendirilmek istenmektedir. Bursa halkının iradesi yok sayılmakta, seçim sonuçları fiilen geçersiz kılınmakta ve yurttaşa “siz kimi seçerseniz seçin, biz istediğimizi göreve getirir, istemediğimizi görevden alırız” anlayışı kurumsallaştırılmak istenmektedir. Bursa Büyükşehir Belediyesi, siyasi kariyer planlamalarının yapılacağı bir alan değildir. Burada özellikle altını kalın çizgilerle belirtmek isteriz. Bu eleştirimiz, 'başka şehirden gelmek' üzerinden yürütülen dar bir yaklaşım değildir. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Bozbey’in halkın oylarıyla göreve gelmesinin ardından Genel Sekreterlik görevini üstlenen Ergül Halisçelik de Bursa dışından gelmiştir. Ancak o dönemde yapılan atama liyakat, bürokratik birikim ve kurumsal yönetim kapasiteleri değerlendirilerek yapılmıştı. "Başarısız olduğu tescillenmiş bir figür" Bugün ise bambaşka bir durumla karşı karşıyayız. Bugün karşımızda, halkın oylarıyla başarısız olduğu tescillenmiş bir siyasi figürün kritik bir göreve atanması vardır. Bu anlayış, devleti yönetme ciddiyetinden uzak, kamu görevlerini birer “ikram” gibi dağıtan, demokratik ilkeleri hiçe sayan bir zihniyetin ürünüdür. Bu atamayla birlikte Bursa halkının demokratik iradesi açıkça gasp edilmeye devam edilmekte, liyakat ilkesi ortadan kaldırılmakta, kamu yönetimi, siyasi sadakat ilişkilerine teslim edilmektedir. Bu tabloyu kabul etmiyoruz. Bu yapılan, Bursa’yı yönetmek değil; Bursa’yı kontrol altına alma girişimidir. Bu yapılan, demokrasi değil; uyguladıkları vesayet pratiğinin yeni bir halkasıdır. Biz, sandıkta kaybedenlerin, kapalı kapılar ardında görevlendirilmesini meşru görmüyoruz. Hiç kimse unutmasın, halkın iradesinin üzerinde hiçbir güç yoktur. Ve o irade, günü geldiğinde kendisini yok sayanlara gereken cevabı mutlaka verecektir.”

Bursa'da Bozbey protestoları sürüyor, Yeşiltaş: Size mi diz çökeceğiz Haber

Bursa'da Bozbey protestoları sürüyor, Yeşiltaş: Size mi diz çökeceğiz

Eylemde konuşan CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, iktidara yönelik sert eleştirilerde bulunarak, yaşanan sürecin siyasi olduğunu savundu. Yeşiltaş, "Biz milli mücadele döneminde teslim olmadık, şimdi mi teslim olacağız? Size mi diz çökeceğiz? CHP Bursa'da geri adım atmaz, mücadeleye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Yeşiltaş'ın konuşmasının tamam şu şekilde "Halkta hiçbir karşılığı olmayan bir azınlık iktidarı, ülkeye tarihin en karanlık dönemini yaşatıyor. Bir taraftan CHP'nin kurumsal kimliğine saldırıyor, bir yandan da kötülüklerine karşı olan herkese saldırıyorlar. Gün geçtikçe halkın üzerinde tehdit ve baskıları artıracaklarını sanıyorlar; ama unuttukları bir şey var: Biz teslim olmayacağız. Sandıkta kaybettiğinizi siyasallaştırdığınız yargı eliyle çökmeye çalışıyorsunuz. Bugün bu çökme operasyonlarınız ayyuka çıktı. Vatandaş tek bir şey söylüyor: 'Biz oyumuzu Bozbey'e verdik ama bunlar çökertmeye çalışıyor.' Artık halk sizin ne yapmak istediğinizi biliyor. Sizin yapmak istediğiniz sandıkta kaybettiğinizi, yargıyı kullanarak almaya çalışıyorsunuz. Bu ülkeyi bu karanlıkta kurtarana kadar bu mücadeleyi vereceğiz. Bu mücadeleyi kanımızın son damlasına kadar sürdüreceğiz. Milli Mücadele döneminde teslim olmadık, şimdi mi olacağız? Biz emperyalizme diz çökmemişiz, size mi çökeceğiz? Her fırsatta söylüyorum. Eğer yüreğiniz varsa, getirin sandığı! Bakalım Bursa halkı ne diyor? Yüreğiniz var mı? Sandıkta Bursa halkı ne diyorsa, hepimiz saygı duyarız. Sizler başka kumpaslarla büyükşehire çökeceksiniz, biz yöneteceğiz diyeceksiniz. Öyle bir şey yok. Belediyeyi 20 yıl yönetemediniz, halk da kararını verdi. Niye saygı duymuyorsunuz? Halkın iradesine kumpaslarla ve yargı eliyle müdahale etmek halkta hiçbir karşılık bulamaz. Bugün aramızda Çanakkale milletvekilimiz ve İsmet Güneşhan da var. Mustafa Bozbeyi ziyaret ettik. Süreç yönetimiyle ilgili ortaklaşa karar verdik. Onlar da bunu anlasınlar. Biz bu mücadeleye ve eylemlere devam edeceğiz. Ekmek ve hürriyet günlerini hep birlikte kuracağız."

CHP İl Başkanı Yeşiltaş: Başkan Bozbey bizim onurumuzdur Haber

CHP İl Başkanı Yeşiltaş: Başkan Bozbey bizim onurumuzdur

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in gözaltına alınmasına karşı CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş Büyğkşehir belediye binası önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Cumhuriyet Halk Partili belediyelere yönelik yapılan siyasi operasyonların yeni bir halkası olarak bu sabah Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in gözaltına alınmasının doğrudan Bursalıların iradesinin demokrasiye ve hukuk devletine yönelik açık bir müdahale olduğunu söyleyen Yeşiltaş, “Sandıkta tecelli eden millet iradesini hiçe sayan, Cumhuriyet Halk Partili belediyelere yönelik bu yaklaşım; asla kabul edilemez. Çünkü unutulmamalıdır ki; milletin iradesi yok sayılamaz.” dedi. Başkan Bozbey hakkında yürütülen sürecin 10 yıl öncesine ait olduğunu iddia edilen dosya ile bugün ilişkilendirilerek yıllar sonra gündeme getirildiğini dile getiren Yeşiltaş, “Bu durum hukukun temel ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Hukuk, siyaseti dizayn etmenin bir aracı haline getirilemez. Bu tür uygulamalar, adalet duygusunu zedelediği gibi, halkın hukuka olan güvenini de derinden sarsmaktadır.” ifadelerini kullandı. Bozbey’in Bursa halkının iradesiyle seçildiği gün olan 31 Mart’ın ikinci yıl dönümünde, bir şafak operasyonu ile gözaltına alınmasının asla kabul edilemez olduğunu söyleyen Yeşiltaş, şunları söyledi: “Kaçma şüphesi olmayan, çağrılsa ifadeye gidebilecek olan Bozbey Başkan, halkın arasında çalışan bir belediye başkanıdır. Bu operasyonun hukuki değil, tamamen siyasi olduğu apaçık ortadadır. Bizler, halkın iradesini yok sayan her türlü girişimin karşısında durmaya devam edeceğiz. Demokrasiye, hukuka ve adalete olan inancımızla; Bursa halkının seçilmiş iradesine sahip çıkmayı sürdüreceğiz. Bozbey Başkanımızın bir an önce serbest bırakılarak, görevinin başına dönmesi, vicdan sahibi her yurttaşın en temel beklentisidir. Bu doğrultuda; halkın iradesinin gasp edilmesine itiraz eden herkesi saat 19:00’da Bursa Büyükşehir Belediye Binası (Ankara Yolu) önüne bekliyoruz. Unutulmamalıdır ki; Hiçbir güç, halkın iradesinden üstün değildir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.