Bursa’da karpuz tarlada kaldı, üretici zarar etti
Bursa’da karpuz üretiminin yapıldığı Mustafakemalpaşa ilçesi Ormankadı mahallesinde üreticilerin malları, alıcı bulunamadığı için tarlada kaldı. İlçede üreticilik yapan Uğur Yaman, fiyatların dibe vurması nedeniyle alıcı bulamadıklarını ve bu nedenle karpuzun tarlada kaldığını söylerken, maliyetlerini de şu şekilde açıkladı:
“Maliyetimiz yüksek. Bize bunun 45-55 TL arası fide maliyeti var. Bunun 330-350 tane dönümüne atılıyor. Oradan zaten 18-20 bin lira bir maliyetimiz var bizim, sadece fidesi bu. Onun dışında tarla kendinin olmazsa kirası var. Damlama hortumu var. Gübresi var. Yer hazırlarken bizim bir maliyetimiz oluyor. Traktörümüzle bu tarlayı sürüyoruz, hazırlıyoruz onun bir maliyeti var. İlacı var. İşçi masrafı var. Yani bunun bir dönümde 45-50 TL maliyeti var bize. Bu sene satış için bize verilen fiyat kilosuna 2,5-3 lira. Zaten bunu işçiye toplatıyoruz, onun da bir maliyeti var. Bin liraya tonunu topluyor işçi. Piyasayı da bulamadık. Tüccar gelmedi. Rastgele ekim yapıyoruz. Ürünün ne kadar gideceği, ne kadar alım yapılacağı belli değil. Kilosu 2 lira, 2,5 liraya şu an satılıyor. Zaten bir plansız, projesiz bir ekiliş var. Köylü olarak yalnız başımızayız. Hiçbir planlama yok. Planlama olmadığı için herkes kafasına göre ekim yapıyor. Rekolte yine genelde her seneki gibi aynı. Tonajlar ortalaması 10 ton alan da var ama ortalaması 7 ton, 8 ton bazında. Geçen sene karpuzu zarardaydı ama bu sene satış da olmadı. Geçen sene yine hani maliyetin aşağısında da olsa tarlada mal kalmadı, satıldı. Bu sene mal tarlada kaldı.”
Müsteşarlık sistemini önerdi
Karpuz üreticilerinin sorunları için bölgeye gelen Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan devletin her kurumu gibi tarımda da savrulma olduğunu söylerken, çözüm için ise müsteşarlık sistemini önerdi. Aslan sözlerini şöyle sürdürdü:
“Devlette müsteşarlık sistemi olmadığı müddetçe devletlerin sürdürülebilmesi için, kontrollü olabilmesi için müsteşarlık sisteminin geri gelmesi lazım. Müsteşarlık sistemi geri gelmediği için her bakanlığımızda bu problemleri yaşıyoruz. Devletin istikametinin ve istikrara dönüşebilmesinin, sürdürülebilir bir devlet geleneğinin olabilmesi için müsteşarlık sisteminin geri gelmesi lazım. Devlet aklının geri gelmesi lazım. Görüyoruz ki tarımda da devlet aklı hakim değil. Burada da millet kendi kaderine terk edilmiş. Her sektörde olduğu gibi maalesef ki bu sektörde de milletimiz, çiftçimiz, üreticimiz kendi kaderine terk edilmiştir. Bir programa, plana tabi değildir. Plan ve program yapılmadığı müddetçe biz her sene alın terinin evine götüremediği hüznü her dönem yaşadığımız gibi bu dönemde yaşamaktayız. Bu yüzyılda, böyle bir dönemde bu kadar şeyi planlayamayan, daha tarımını, çiftçisini planlayamayan bir akıl, devletin geleceğini nasıl planlayacak tereddüt ile karşı karşıyayız maalesef.”
"İktidar tarımı batırmak mı istiyor?"
Tarımın planlamasının çok basit olduğunu, gelinen durumda ise devletin tarım politikalarında bir kasıt gördüğünü belirten Anahtar Parti Mustafakemalpaşa İlçe Başkanı Mehmet Akar ise şu ifadeleri kullandı:
“Bizim ilçemiz domatese, bibere ve karpuza, sebzeye yatkın bir ilçe. O sebepten planlaması çok basit. Birinci sınıf domates Mustafakemalpaşa ve Karacabey bölgesinden çıkar. Şu anda ekilmesi gereken miktarın çok üzerinde bir ekim var. İhracatımızın önü kapalı. İktidar partimizin yapmış olduğu hatalar var. İhracatın önünü kapatmak gibi. Burada ucuza mal edeceğim derken tam tersine çiftçi zarara uğratıyorlar ilçemizde ve Türkiye'mizde. Bu buğdayda, ayçiçeğinde, mısırda, karpuzda, kavununda ve diğer sebzelerde de aynı şekilde. Kooperatifleşmeden, planlamalar yapılmadan, yani devlet garantisi olmadan çiftçinin geleceği hüsrandır. Bu araziler bir zaman gelecek boşalacak. Zaten çiftçiye işçi bulamıyoruz şu anda. Şu anda bir işçi yevmiyesi 1250 lira. Koca gün güneşin alnında çalışmak onun için de zor. Şimdi karpuzun maliyeti yaklaşık dekarda 40-50 bin lira civarında. Sadece fidesi bunun 30 bin lira. Gübresi, mazotu, damlama hortumları, çiftçinin emeği heba oluyor. 2,5 lira 10 ton verse 25 bin lira yapar, yüzde 100 zarar etmiş oluyor çiftçi burada. Bir an önce devletin bunu planlaması lazım. Kesinlikle planlamadan tarımı başaramayız. İktidar ne yapmak istiyor? Tarımı batırmak mı istiyor? Bir Hollanda bizim ülkemizin Konya ovası kadar bir ülke ama dünyada tarıma hakim.”