Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mansur Yavaş

- Mansur Yavaş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mansur Yavaş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP somut vaatlerini açıkladı: İktidara gelince neler yapılacak? Haber

CHP somut vaatlerini açıkladı: İktidara gelince neler yapılacak?

CHP’nin, “Milletle Birlikte, Milletin Emrinde” sloganıyla gerçekleştirdiği toplantıda, somut vaatler kamuoyu ile paylaşıldı. CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nin (CAO) 18 bakanlık için belirlediği vaatler, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in de katıldığı program ile tanıtıldı. Toplantıya, ABB Başkanı Mansur Yavaş’ın yanı sıra çok sayıda ilçe belediye başkanı ile il ve ilçe başkanları da katıldı. CHP Milletvekilleri de toplantıda yer aldı. CHP Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantı için salon, Ekrem İmamoğlu’nun fotoğrafının yer aldığı ve “Yükselen Türkiye için el ele” yazılı pankartlarla süslendi. İmamoğlu fikren özgür Toplantının açılış konuşmasını Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Genel Koordinatörü Bülent Tezcan gerçekleştirdi. İmamoğlu’nun tutsak olmasına karşın, “Fikren özgür” olduğunu belirten Tezcan, CHP’nin tüm tutuklu belediye başkanlarına selam gönderdi. CHP’nin, “Türkiye siyasetinde bir ilke imza attığını” savunan Tezcan, “Tek seslilik yerine ortak aklı merkeze alıyoruz. Kapsayıcı bir siyaseti hayata geçirmek için buradayız” değerlendirmesinde bulundu. CAO’yu, “Kurucu siyasetin merkezi olmaya odaklanmış, Türkiye İttifakı’nın vücut bulmuş hali” olarak nitelendiren Tezcan, “Aday ofisine arka planda gönüllü şekilde destek veren yüzlerce kişi var” diye konuştu. Tezcan’ın konuşmasının ardından katılımcılara, CAO’nun çalışmalarının anlatıldığı tanıtım filmi izletildi. Filmde, CAO üyelerinin en temel alanlardaki vaatlerini ve “CHP iktidarında uygulanacak temel politikaları” anlattığı görüldü. Bu kapsamda adaletten yargıya, eğitimden sağlık ve sosyal politikalara kadar temek çok sayıda alanda vaatler sıralandı. Gerçek bir demokrasi Filmin ardından CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke kürsüye çıktı. Böke, “Omuz omuza mücadele kararlılığında olduklarının” altını çizerek, “Bu salon, Türkiye için birlikte üretme motivasyonuyla bir arada bulunuyor” ifadesini kullandı. CHP’nin, “Aktif yurttaşlığa dayalı gerçek bir demokrasiyi” kuracağını belirten Böke, “Bizler, Türkiye’yi kaldırmaya, herkes için haysiyetli bir yaşamı merkeze alan sosyal devleti inşa etmeye geliyoruz” yorumunu yaptı. İmamoğlu'nun mesajları Böke’nin konuşmasından ardından Ekrem İmamoğlu’nun mesajları salona dinletildi. Yapay zeka ile canlandırılan mesaj videosunda İmamoğlu, özetle şunları söyledi: "Ülkenin en değerli kurumları, sadakatten başka bir özelliği olmayanlara teslim edilmiş. Cezaevleri gazeteciler, siyasetçiler ve aydınlarla dolu. Küçük bir azınlık servetine servet katarken gençlerimiz işsiz, çocuklarımız ümitsiz... Şehirlerimiz çetelere, uyuşturucu kaçakçılarına teslim edilmiş. Ülkemiz gerçek bir yol ayrımında. Büyük bir reform hamlesine ihtiyacımız var. Bu hamleyi yapmamız için de bu iktidarı değiştirmemiz gerekiyor. Ülkeniz makus tarihini, 100 yıl önce olduğu gibi bugün de CHP değiştirebilir. Değişimin başarı getirdiğini 2024’te gördük. 2024’te başardık çünkü CHP’yi tüm Türkiye’nin partisi yaptık. CHP bugün, Türkiye’nin birinci partisi. 19 Mart’ta başlatılan kuşatma girişimine karşı genel başkanımız ve örgütümüzle dimdik ayakta durduk. Belediyelerimiz yoksulu, yaşlığı, genci koruduğu için millet bize güven duyuyor. Şimdi CAO olarak genel başkanımızın liderliğiyle bu güveni hak etme zamanı. Nasıl ki birinci dünya savaşının ardından bu ülkeyi ayağa kaldırdıysak, nasıl ki ülkeyi çok partili sisteme geçirdiysek bugün de büyük reformları biz yapabiliriz." Özgür Özel'den açıklama İmamoğlu’nun mesajının ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel kürsüye geldi. Türkiye’nin kritik bir dönemden geçtiğini belirten Özel, konuşmasında özetle şunları kaydetti: “Türkiye’nin daha güvenli, daha adil ve daha özgür bir ülke olması mücadelesinin içindeyiz. Bölgemiz bir ateş çemberine dönüşmüş durumda. Bölgemizin ABD ve İsrail’in müdahaleleri altında olduğunu biliyoruz ve İran’a yönelik saldırılara karşı olduğumuzu belirtiyoruz. AKP iktidarının bölgemizdeki ülkelere liderlik ederek bu savaşı engellemede başarısız olduğunu tespit etmek zorundayız. ABD’nin, istediği her ülkeye müdahale edebilecek bir düzen kurmak istediğinin bilincindeyiz. AKP iktidarının, sanki tüm varlığını ona bağlamış gibi her koşulda Trump yönetiminin safında durmasını ve ürkek bir tavır göstermesini kabul etmiyoruz. İran’daki rejimi desteklememekle birlikte İran’ın geleceğine yalnız İranlıların karar vereceğini söylemek bir insani sorumluluktur. Türkiye’nin güvenliği ve toplumsal barışı için iktidar değişikliği zorunlu hale gelmiştir. Kendi iktidarını biraz daha sürdürmek için milletimizin huzurunu ve refahını feda etmekten çekinmeyen bir yönetim anlayışı ile ilerleyemeyiz. Ülkemiz kutuplaşmayla, baskıyla, keyfiyetle yönetilemez. Ülkemiz likayatsizlikle, plansızlıkla, adaletsizlikle ayakta kalamaz. Yaşadığımız sorunlar yalnızca ekonomik değildir, yalnızca hukuki ve toplumsal da değildir. Sorun sistemseldir. Bu yüzden yalnızca iktidara değil, yeni bir siyaset ve yönetim anlayışını ülkemize hakim kılmaya tabiiyiz. DEMOKRASİ • Bir daha hiç kimse bugünkü Cumhurbaşkanı'nın yetkileriyle donatılmayacak. • Cumhurbaşkanı tarafsız ve kapsayıcı olacak. Cumhurbaşkanı dahil herkes denetlenecek. • Kuvvetler ayrılığı gerçek anlamda tesis edilecek. Meclis hak ettiği güce kavuşacak. • En kısa sürede Demokratik Parlamenter Sisteme geçilecek. • Temel hak ve özgürlükler dokunulmaz olacak. • Düşünce, ifade ve basın özgürlüğü önündeki engeller kaldırılacak. • Parti devleti değil, milletin devleti olacak. ADALET • Yargıyı siyasetin arka bahçesi olmaktan kurtaracağız. • Yargıç ve savcılara yer ve kürsü güvencesi sağlayacağız. • Yargı karşısında herkes, eşit muamele görecek. • Yıllarca süren yargılama çileleri bitecek. • AYM ve AİHM kararlarına tam uyum sağlanacak. • Toplumsal travma yaratmış olan davaların yeniden görülmesinin önü açılacak. • Haklarında hiçbir yargı kararı olmayan ya da yargılanıp beraat edenlerin mağduriyetleri giderilecek. EKONOMİ • Vergi adaleti için kapsamlı Vergi Reformu getireceğiz. • Dolaylı vergilerin payını OECD ülkeri seviyesine indireceğiz. • Çok kazananın çok, az kazananın az vergi ödeyeceği adil vergi sistemini kuracağız. • Temel tüketim ürünleri, vergiden muaf olacak. • Çalışanların üzerindeki ağır gelir vergisi yükü azaltılacak. • Gelir vergisi dilimleri yoksulluk sınırı hesabıyla yeniden güncellenecek. • Kayıt dışıyla etkin mücadele edilecek, vergi gelirleri artırılacak. • En düşük emekli maaşını, asgari ücrete yükselteceğiz. • Emeklilere bayramlarda 1 asgari ücret ikramiye vereceğiz. • Gerçek intibak yöntemiyle emekliler arasındaki gelir adaletsizliğini ortadan kaldıracağız. • Kamuda israfı bitireceğiz. Bütçeyi işsize, çalışana ve emekliye vereceğiz. DIŞ POLİTİKA • Dış politikaya yatırım çeken, istihdam yaratan bir kalkınma aracına dönüştüreceğiz. • Demokrasimisi ve ekonomimisi gelişen Türkiye, Ortadoğu'ya da barışın, kardeşliğin ve refahın liderliğini yapacak. • Türkiye'nin pozisyonu Amerika'ya göre değişmeyecek. • Dünyanın her yerinde vatandaşlarımız, devleti yanında hissedecek. • Pasaportumuz saygınlık kazanacak. • Avrupa Birliği'ne tam üyelik için hızlı ve etkin adımlar atacağız. • Yasaksız Türkiye ve Vizesiz Avrupa'ya ulaşacağız. SAVUNMA VE SANAYİ • Savunma sanayimiz; etkin, adil ve denetlenebilir proje yönetimiyle daha da güçlenecek. • Askeri sağlık sistemi yeniden tesis edilecek. • Türkiye Silahlı Kuvvetleri personelinin özlük ve sosyal haklarında adaletsizlikler giderilecek. • Kıdemli binbaşılar ile astsubaylara makam ve görev tazminatları emeklilik haklarını da kapsayacak şekilde verilecek. • Uyuşturucu ve organize suç örgütleriyle etkin mücadele edilecek. • Finansal ağları çökertilecek ve suç ekonomisi kaynağında kurutulacak. • Kolluk, sosyal hizmetler ve yerel yönetimler eşgüdüm içinde çalışacak. TİCARET VE SANAYİ • Ticaret ve sanayide planlı, şeffaf stratejik kalkınma hamlesi yapacağız. • Öngörülebilir, hesap verebilir, verimli planlama için Türkiye Planlama Teşkilatı'nı kuracağız. • Küresel ticarette aktif, kural koyan bir ülke olacağız. • İhracatçıyı en etkin şekilde koruyacağız. • Temel hedef ilk dönemde Avrupa Birliği'ne tam üyelik. • Üyelik sağlanana kadar Gümrük Birliği başta olmak üzere tüm uluslararası anlaşmaları güncelleyeceğiz. • Tarım, hizmetler ve dijital ticareti Gümrük Birliği'ne dahil edeceğiz. • Ulusal Teknoloji Stratejisi ile üniversite-sanayi işbirliğini güçlendireceğiz. • 1 milyon üretim uzmanı seferberliği başlatacağız. • OSB'leri, teknoporklar ve eğitim kurumlarıyla entegre edeceğiz. • Bilgiyi üreten ve ihraç eden Türkiye vizyonuyla beyin göçünü tersine çevireceğiz. TARIM • Alım garantili üretim modelini hayata geçireceğiz. • Tarımda arz-talep dengesi planlı şekilde kurulacak. • Fiyat istikrarı sağlanacak, çiftçi korunacak. • Çiftçi desteklerini Tarım Kanunu'na göre eksiksiz vereceğiz. • Çiftçi borçlarından faizi sileceğiz, ana parayı 5 yıla yapılandıracağız. • Çiftçinin kullandığı mazottan vergiyi tamamen kaldıracağız. • Süt üretimini doğru süt/yem paritesi ile garanti altına alacağız. • Hayvancılık destekleriyle, yurt dışından et ithalatını bitireceğiz. • Et üretimini artıracağız, ette ithalatçı değil, ihracatçı olacağız. • Balık stoklarını takip ederek sürdürülebilir balıkçılığı hedefleyeceğiz. SOSYAL DEVLET • İlk 100 günde 'Temel Vatandaşlık Geliri' uygulamasını başlatacağız. • Bu ülkenin vatandaşı olmak, onurlu bir yaşam için yeterli olacak. • Herkese belirli bir gelir desteğini sağlayan sosyal devleti kuracağız. • Yardımlar sürekli kılınacak. • Gerçek bir Sosyal Konut Seferberliği başlatacağız. • TOKİ'nin yıllık konut üretimini 60 binden 120 bine çıkaracağız. • Üretilen konutların en az yüzde 25'i kiralık konut olacak. •Sosyal konut kira bedeli hane gelirinin yüzde 25'ini geçmeyecek. • Sosyal Enerji Destek Fonu'nu kuracağız. • İhtiyaç sahibi vatandaşlara elektrikte her ay 300 kWH'e kadar, doğalgazda kışın 80 m3'e kadar ücretsiz enerji sağlayacağız. • Kalıcı yaz saati uygulamasına son vereceğiz. EĞİTİM • Liseyi bitiren her genç, en az bir yabancı dili iyi seviyede konuşacak ve dünyayla rekabet edecek teknolojik becerilere sahip olacak. • Okullarımız temiz ve güvenli olacak. • Öğrencilere 1 öğün ücretsiz yemeği ve içme suyunu vereceğiz. • Kamuda mülakatı kaldıracağız, liyakati getireceğiz. • 100 bin öğretmen, 100 bin temizlik görevlisi ve 65 bin güvenlik görevlisi ile 75 bin okul sağlığı hemşiresi atayacağız. • Her okula temel ihtiyaç bütçesi tahsis edeceğiz. • Okullarda uyuşturucu, suç çeteleri ve akran zorbalığına karşı, kararlı ve etkin önlemler alacağız. SAĞLIK • Herkes için eşit, ücretsiz, ulaşılabilir sağlık sistemi kurulacak. • Kapatılan devlet hastanelerini ihtiyaca göre yeniden açacağız. • 5 yılda 200 bin sağlık çalışanını istihdam edeceğiz. • Performans sistemini kaldıracağız, emekliliğe yansıyan temel ücret, liyakat esaslı atama ve terfi sistemini getireceğiz. • Sağlık çalışanlarına şiddete gerçek bir caydırıcılığı sağlayacak düzenlemeleri vakit kaybetmeden yapacağız. • Tedavi ve ilaçta katkı payı, ilave ücret ve fark ücretlerini kaldıracağız. • Aile hekimliklerinde ağız ve diş sağlığı hizmeti sunacağız. TURİZM • Turizmi ihracatçı statüsüne alacağız. • Güvenli turizm yatırımlarına uygun finansman ve KDV istisnası getireceğiz. • Konaklama Vergisi gelirlerini yerel yönetimlerle ve turizm altyapısına aktaracağız. • Her bölgede en az bir ürünü dünya markası yapacağız. • Turizmde yerel kalkınmayı destekleyeceğiz. • Sanatın özgürce üretildiği bir kültür iklimi yaratacağız. ULAŞIM VE ALTYAPI • Organize sanayi bölgeleri ve lojistik merkezlerini doğrudan demiryolu ile bağlayacağız. • Bölünmüş yolları ilk 5 yılda 40 bin km'ye ulaştıracağız. • Bölünmüş yolu olmayan il bırakmayacağız.

CHP Lideri Özgür Özel'den Mesut Özarslan'ın iddialarına yanıt Haber

CHP Lideri Özgür Özel'den Mesut Özarslan'ın iddialarına yanıt

2024 Yerel Seçimleri’nde CHP adayı olarak Keçiören Belediye Başkanı seçilen Mesut Özarslan, önümüzdeki hafta AKP'ye katılacağına yönelik haberlerin ardından sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla CHP'den istifa ettiğini bildirdi. Özarslan istifasını duyurduğu açıklamada, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in WhatsApp’tan mesaj yazarak, kendisi ve annesine küfrettiğini ileri sürdü. CHP Lideri Özel, Özarslan'ın iddialarına yanıt verdi. Gazeteci İsmail Saymaz'a konuşan Özel, “Yalan atıyor. ‘Aileme, anneme, babama küfretti’ diyor; böyle bir şey yok” dedi. Özarslan’a söylediği sözleri aktaran Özel, şunları kaydetti: “Sana hırsız dediler, seni çağırdım, sordum. ‘Yolsuzluğum, hırsızlığım yok, iftira ediyorlar’ dedin. Sana inandım, güvendim. Şimdi, hırsız diyenlere gidiyor, sana güvenenleri bırakıyorsun. Bu yaptığınla senin büyük bir hırsız olduğuna inandım. Çünkü bizim irademizi çalıyorsun. Ayrıca sana söylenenlerin hepsini, bütün o suçları işlediğin belli oluyor. Bu yaptıkların seni doğuran anneyi de evlatlarını da torunlarını da utandıracak. Bir gün görüşürüz, seni asla affetmeyeceğim. Dediğim bu.” Özarslan’ın “milli manevi değerlere küfretti” iddiasına da yanıt veren Özel, “Ne milli manevi değeri? Getirsin, göstersin. Ne milli manevi değerine ne ailesine... Anneye küfür yok” ifadelerini kullandı. "Esas meselenin özü o" PORTAŞ meselesi üzerinden AKP’liler tarafından verilen dosyalar olduğunu söyleyen Özel, “Adam AK Parti'ye geçiyor çarşamba günü. Esas meselenin özü o, bizim de tepkimiz ona” dedi. Özarslan’ı arama sürecini de anlatan Özel, il başkanının ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın mesajlarına yanıt verilmemesi üzerine WhatsApp üzerinden aradığını söyledi. Görüşmede Özarslan’ın iddiaları reddettiğini belirten Özel, şu ifadeleri kullandı: “Ben o kadar nokta nokta mıyım genel başkanım? Bunları söyleyenler yalan söylüyor, ben sizinle beraberim.” Özel, Özarslan’dan bu tartışmayı bitirmek için mesaj atmasını istediğini ancak bunun gerçekleşmediğini belirtti. Adnan Beker’in kendisini arayarak Özarslan’ın AKP’ye geçeceğini söylediğini aktaran Özel, “Mansur Bey dedi ki, ‘Başkanım zaten benim mesajlara da dönmüyor, il başkanının telefonlarına da... Kimsenin telefonlarına çıkmıyor. Bu gitti.’ Bunun üzerine aradım, açmadı. Mesaj yazdım” dedi. Gönderdiği mesajın içeriğini de anlatan Özel, aileye ya da dini değerlere küfür olmadığını vurgulayarak, “O tamamen iftira, varsa çıkarsın. Ben orada ‘Defol git’ dediğimi hatırlıyorum” ifadelerini kullandı. Özarslan’ın “Küfrettiği için ayrıldım” sözlerine ilişkin de konuşan Özel, Ankara’da bir süredir bu konunun konuşulduğunu belirterek, “Eskiden inkâr ediyordu, son üç dört gündür inkâr etmiyor, telefona çıkmıyor. Zaten çarşamba günü rozet takılacağını Adnan Beker bana söyledi” dedi. "Beş suç duyurusuna eriştim" Özarslan’ın suç duyurusunda bulunacağını açıklamasına ilişkin ise Özel, “E gitsin bulunsun. Ben de onun hakkında AK Parti'nin bulunduğu beş suç duyurusuna eriştim. O beş suç duyurusunun içeriklerini paylaşacağım” diye konuştu. Özarslan hakkında daha önce ihraç sürecinin neden başlatılmadığı sorusuna Özel, iddiaların kendisi tarafından reddedildiğini belirterek, “Adam ‘Genel Başkanım korkacak, utanacak bir şeyim yok. Hırsızlığım, yolsuzluğum yok, alnım açık’ dedi. Biz de inandık” dedi. Özel, Özarslan’ın parti değiştirme kararına ilişkin değerlendirmesinde ise “Demek ki bunu bir şekilde bir yerden kıstırmışlar. Yani ya AK Parti'ye geçeceksin ya Silivri'ye gideceksin. Gördüğüm o yani” ifadelerini kullandı. Özel'in Saymaz'a verdiği yanıtlar şu şekilde: “Milli manevi değerlere küfretti” diyor. Ne milli manevi değeri? Getirsin, göstersin. Ne milli manevi değerine ne ailesine... Anneye küfür yok. Zaten PORTAŞ meselesi üzerinden beş tane dosya, AK Partililer bunu vermiş. AK Partililer “Kapımıza geliyor, MHP’nin kapısına gidiyor, bunlardan kurtulmak için sığınıyor” diyordu. Adam AK Parti'ye geçiyor çarşamba günü. Esas meselenin özü o, bizim de tepkimiz ona. Özarslan’ı aramanızın sebebi neydi? AK Parti'ye geçeceği için mi aradınız? Hayır hayır, ben onu bir gün önce de aradım. Niçin aramıştınız? Şundan dolayı aradım: İl başkanımızın telefonlarına çıkmıyor. Mansur Başkan, “Bir şeyler duydum, Mesut doğru mu?” diye yazmış, cevap vermemiş. Kimsenin telefonuna çıkmıyor. Bunun üzerine WhatsApp'tan aradım. Ben arayınca açtı. Perşembe günü… İddiaları sorunca “Ben o kadar nokta nokta mıyım genel başkanım? Bunları söyleyenler yalan söylüyor, ben sizinle beraberim” dedi. Ben de dedim ki, “O zaman mesaj at ve bu tartışmayı bitir.” Dedi ki, “Pazartesi günü İller Bankası'nda Murat Kurum’la bir işim var, sonra atayım mesajı.” Dedim ki, “CHP'nin üyesisin. ‘Ben partimdeyim, böyle tartışmalara gerek yok” demekle Murat Kurum senin işini mi yapmayacak?” O da “Dur atayım” dedi, kapattı, atmadı mesajı. Sonra uzun süre telefonları kapalıydı. Adnan Beker aradı beni, “Genel Başkanım bu geçiyormuş, çarşamba rozet takıyorlarmış” dedi. Mansur Bey'i aradım. Mansur Bey dedi ki, “Başkanım zaten benim mesajlara da dönmüyor, il başkanının telefonlarına da... Kimsenin telefonlarına çıkmıyor. Bu gitti.” Bunun üzerine aradım, açmadı. Mesaj yazdım. Dün (Cumartesi) akşam değil mi? Dün akşam, evet. Açmayınca mesaj yazdım, o kadar. Karşılık verdi mi? Hayır, hiçbir karşılık vermedi. Mesajınızın genel çerçevesi neydi? İlk başta dediklerim. Dedim ki “Sana bunlar hırsız dedi, seni çağırdım, sordum. Sen bana ‘Bunların hepsi iftira, hırsızlık yok, partiyi yıpratmak için söylüyorlar’ dedin. Sana güvendim. Şimdi sen sana hırsız diyenlere gidiyorsun. Layığını buluyorsun. Senin dürüst insanlarla işin yok, o anlaşıldı. Senin gerçek bir hırsız olduğuna şimdi inandım. Bu yaptıkların hem seni doğuran ananı hem evladını hem torunlarını utandırır. Bunun hesabını ne büyüklere ne çocuklarına veremezsin.”Aileye, anneye, dini manevi değerlere küfür yok. O tamamen iftira, varsa çıkarsın. Ben orada “Defol git” dediğimi hatırlıyorum. Özarslan, “Küfrettiği için ayrıldım, yoksa ayrılmayacaktım” diyor. Bütün Ankara bir aydır bunu konuşuyor. Eskiden inkâr ediyordu, son üç dört gündür inkâr etmiyor, telefona çıkmıyor. Zaten çarşamba günü rozet takılacağını Adnan Beker bana söyledi. "Genel Başkanım, şu ana kadar yüzde 99 diyordum, yüzde 100 oldu, gitti bu” dedi. Yarın suç duyurusunda bulunuyormuş. E gitsin bulunsun. Ben de onun hakkında AK Parti'nin bulunduğu beş suç duyurusuna eriştim. O beş suç duyurusunun içeriklerini paylaşacağım. Eğer AK Parti ona iftira attıysa bu iftira siyasetiyle korkutarak adam devşirmeye niye çalışıyor? Yok AK Parti iftiracı değilse bu hırsızı niye partiye alıyor o zaman? Özarslan ile ilgili daha önce neden ihraç mekanizmasını devreye koymadınız? Bilmiyorduk ki. Adam “Genel Başkanım korkacak, utanacak bir şeyim yok. Hırsızlığım, yolsuzluğum yok, alnım açık” dedi. Nasıl bağırıyor, çağırıyor… Biz de inandık. Ama şimdi parti değiştirmeye kalkınca demek ki korktuğu bir şey varmış diye düşünüyorsun. Yoksa hani her iddia edilen adamı partiden atamazsın. Ben çağırdım, konuştum, “Korktuğun bir şey var mı, bir yanlışın var mı?” Her şekilde yalanladı. Sizce istifa etme ve geçme sebebi ne? Demek ki bunu bir şekilde bir yerden kıstırmışlar. Yani ya AK Parti'ye geçeceksin ya Silivri'ye gideceksin. Gördüğüm o yani."

Mansur Yavaş'tan CHP'den istifa eden Özarslan'a tepki Haber

Mansur Yavaş'tan CHP'den istifa eden Özarslan'a tepki

Ankara kulislerinde bir süredir AKP'ye geçeceği konuşulan ve haftaya grup toplantısında AKP'ye katılması beklenen Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, akşam saatlerinde sosyal medyadan yaptığı açıklamayla CHP'den istifa ettiğini duyurdu. Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş, CHP'den istifa eden ve AKP'ye geçeceği konuşulan Keçiören Belediyesi Başkanı Mesut Özarslan'a tepki gösterdi. Yavaş şunları yazdı: "Keçiören halkının iradesine gölge düşüren bu karar asla kabul edilemezdir. Hemşehrilerimiz sandıkta açık, net ve tartışmasız bir tercih ortaya koymuş; Keçiören’in yönetimini Cumhuriyet Halk Partisi’ne emanet etmiştir ve bunu da özgür iradesiyle vermiştir. Eğer Keçiören halkı bu ilçenin AK Parti tarafından yönetilmesini isteseydi, bunu sandıkta zaten açıkça ve tereddütsüz şekilde ifade ederdi. Sandık, milletin sözüdür; o sözün üstünde hiçbir gerekçe, hiçbir hesap olamaz. Unutulmamalıdır ki; Yetki millettindir. Sandıkta alınan yetki, kişilere ya da kurumlara değil, doğrudan seçmene aittir. Bu yetki bir emanettir; keyfi biçimde devredilemez, el değiştiremez, gasp edilemez. Bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi’nin politikalarıyla ilgili tek bir şikâyeti dahi olmadığı gibi, konu her gündeme geldiğinde hakkında yaklaşık bir aydır ortaya atılan “AK Parti’ye geçeceği” yönündeki iddiaları da herkesin huzurunda kesin bir dille yalanlamıştır. Binlerce partili, binlerce gönüllü; hiçbir karşılık beklemeden, gece gündüz demeden, inançla ve fedakârlıkla kendisinin seçilmesi için emek vermiştir. Ortaya konan bu karar, yalnızca bir siyasi tercih değil; o emeğe, o inanca ve o alın terine yapılmış açık bir saygısızlıktır. Siyaset geçicidir; makamlar gelir geçer. Ama bazı kararlar vardır ki, hafızalara kazınır. Çünkü millet, kendisine yapılanı da kendisini yok sayanı da günü geldiğinde mutlaka hatırlar."

Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan CHP'den istifa etti Haber

Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan CHP'den istifa etti

Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan CHP'den istifa etti. Özarslan, sosyal medyadan yaptığı açıklamada "Tepkim; Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliğine, Atatürkçü ve Cumhuriyetçi seçmenlerine değil; siyasi nezaketi ve devlet ciddiyetini yitirmiş mevcut yönetim anlayışınadır. Bu çerçevede, Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ediyorum" dedi. Özarslan'ın açıklaması şöyle: Aziz Hemşerilerim, 31 Mart 2024 tarihinde yapılan yerel seçimlerde Keçiören halkı teveccüh göstererek büyük bir oy oranı ile şahsımı Belediye Başkanlığı’na layık görmüştür. Keçiören halkının bu teveccühü beni onore etmiştir. Mazbata alma töreninde de açıkladığım üzere, ilk günden itibaren parti rozetimi çıkartarak tüm Keçiören’e şeffaf ve eşit hizmet etmeye başladım. Bu kapsamda parti ayrımı gözetmeksizin her kapıyı aşındırarak Keçiören’imize hizmet getirmeye gayret gösterdim. Son zamanlarda Keçiören’imizin belli başlı büyük yatırım ve sorunlarına çözüm bulmak amacı ile yapmış olduğum ziyaretlerin artmış olması ve bu ziyaretlerimin şeffaf bir şekilde sosyal medyadan halkımıza duyurmam sonrasında CHP içerisinde bazı klik ve odaklar tarafından sistemli bir dedikodu ve algı faaliyeti başlatılmıştır. Temsil ettiğim millî ve manevi değerlere mesafeli olanlar ile bu değerleri parti içi hesaplaşmalarında araçsallaştırmak isteyenler, gerçek dışı spekülasyonlarla kamuoyunu yanıltma ve şahsımı parti içinde itibarsızlaştırma çabasına girişmiştir. Ancak; şahsımla ilgili iftiralar, spekülasyonlar “Halka Hizmet Hakka Hizmettir” anlayışı ile tarafımca umursanmamış ve 6 Ocak 2026 tarihinde, T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat Kurum ile Keçiören’imizin sorunlarının çözümü amacıyla görüşme gerçekleştirilmiştir. Bu ziyaret sonrasında CHP içerisindeki bazı klikler; bu dedikodu ve algıların dozunu artırmıştır. Ancak bir Belediye Başkanının; özellikle deprem bölgesinde yürütmüş olduğu etkin ve hızlı hizmetleri ile halkımızın gönlünde taht kuran Çevre Şehircilik ve İklimlendirme Bakanını ziyaret etmesi ve ilçesine hizmet etmek için ziyarette bulunmasının altında başka bir gaye aranması tarafımca anlaşılamamıştır. Ayrıca Sayın Bakan ile ilişkimiz, okul ve mesai arkadaşlığına dayanan, yıllara sari bir dostluk olmasına rağmen; bu ziyaret sonrasında bu kliklerin sayısı ve şahsıma yönelik baskısı artmıştır. Baskı, dedikodu ve iftiralara karşı sessizliğimi korumama ve hizmetlerime devam etmeme rağmen 07.02.2025 tarihinde saat 23:59’da CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel tarafından şahsıma yönelik Whatsapp mesajları gelmeye başlamıştır. Bu mesajlar; siyasi nezaketle, parti ahlakıyla, kamu sorumluluğu ve insanlıkla bağdaşmayacak hakaret, tehdit ve iftiralar içermektedir. Soruyorum; Bir genel başkan, belediye başkanına küfür eder mi? Bir genel başkan, ailevi değerleri hedef alıp hakaret eder mi? Bir genel başkan, ağıza alınmayacak kelimelerle tehdit eder mi? Özellikle aile değerlerimi ve kutsal varlığım annem ve merhum babamın dahi karıştırıldığı mesajlar karşısında; Cumhuriyet Halk Partili seçmene olan saygım ve sevgim baki kalmak kaydı ile artık Cumhuriyet Halk Partisi saflarında hizmet etmem söz konusu dahi olamaz. Benim tek önceliğim Keçiören’e hizmet olmasına rağmen mesajlarda yer alan üslubun ve anlayışın hâkim olduğu bir zeminde, enerjimi ve mesaimi ilçemin sorunlarına odaklayarak sağlıklı bir şekilde görev yapmamın mümkün olmadığı kanaatine varmış bulunuyorum. Tepkim; Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliğine, Atatürkçü ve Cumhuriyetçi seçmenlerine değil; siyasi nezaketi ve devlet ciddiyetini yitirmiş mevcut yönetim anlayışınadır. Bu çerçevede, Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ediyorum. Her şeye rağmen birlikte yol yürüdüğüm Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mansur Yavaş başta olmak üzere, Ankaralı diğer belediye başkanı arkadaşlarıma emekleri için teşekkür ediyorum. Hizmet odaklı siyasetin parti içi gerilimlere ve kırıcı üsluba kurban edilmemesi gerektiğine inanıyor; bu üsluba sahip bir yönetimin olduğu yerde siyaset yapma zemininin herkes tarafından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyorum. Ayrıca belirtmek isterim ki; beraber yol yürüdüğüm başta Sayın Mansur Yavaş olmak üzere Ankaralı diğer Belediye Başkanlarına teşekkür etmem sebebi ile CHP içerisinde yer alan ve bu sürecin buraya gelmesine sebep olan kliklerin “teşekkür” etmemi de başka yerlere çekeceğini de düşünerek belediye başkanı arkadaşlarımdan helallik istiyorum. Ancak; kardeşleri, dostları ve mesai arkadaşları olarak bir hatırlatma yapmak istiyorum; biz “Allah yolunda, millete hizmet gayesi ile vatanın birliğini bütünlüğünü koruyarak” yol yürümek için kader birliği yapmıştık. Ancak; geldiğimiz noktada; maalesef ki CHP Genel Başkanı Sn. Özgür Özel ve yakın çalışma arkadaşlarında; ne Allah Yolu, ne vatan, ne aile ne de kutsal saydığımız değerlerden hiç bir şey kalmamış, tüm mukaddesiyetler yerle yeksan olmuştur. Yola çıktığım ve birlikte yol yürüdüğüm arkadaşlarımın vicdanlarına sesleniyorum; “Dava İnsanlık Davasıdır”; kuruluş kodlarından uzaklaşmış, gayri ahlaki bir şekilde idare edilen bu yapıdan kendilerini kurtarmaya, şahsıma yapılan ahlaksızlığın içerisinde yer almamaya ve tepkilerini göstermeye davet ediyorum. Bugün şahsıma ve aileme yapılanlar; unutulmasın ki tepki gösterilmez ise bir gün kendilerine de yapılacaktır. Keçiörenli hemşerilerimin emanetini layıkıyla taşımaya ve parti ayrımı gözetmeksizin ilçemiz için çalışmaya kararlılıkla devam edeceğim. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

AKP'ye geçecekleri iddia edilen CHP'li üç belediye başkanından açıklama Haber

AKP'ye geçecekleri iddia edilen CHP'li üç belediye başkanından açıklama

CHP’nin birçok belediyeyi yeniden kazandığı ve yeni belediyeler eklediği, AKP açısından ise ağır bir yenilgiyle sonuçlanan 2023 yerel seçimlerinden bu yana siyasette çok sayıda “parti değiştirme” vakası yaşandı. İktidarın belediyeler üzerindeki yoğun baskılarının etkisiyle, hem yerel yönetimlerde hem de milletvekili düzeyinde partilerinden istifa ederek AKP’ye geçen birçok isim oldu. Ankara’da da bir süredir bazı belediye başkanlarının CHP’den AKP’ye geçeceği yönünde iddialar gündeme gelirken, adı geçen belediye başkanlarından üçünden art arda açıklamalar geldi. Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı ile Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, CHP’den istifa edeceklerine ilişkin iddialara sosyal medya hesapları üzerinden yanıt verdi. Yakup Odabaşı, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile birlikte çekildiği bir fotoğrafı paylaşarak şu ifadeleri kullandı: “Ankara Büyükşehir Belediyemiz ile el ele vererek Gölbaşılı hemşehrilerimize hizmet ediyoruz. Mansur Başkanımıza verdikleri kıymetli destekler için şükranlarımı sunuyor, kendisiyle aynı hedef doğrultusunda yol yürümekten büyük onur duyuyorum.” "BU YOLDA AYRILIK, FARKLI BİR YÖN ARAYIŞI SÖZ KONUSU DEĞİLDİR" Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç da açıklamasında, şunları kaydetti: "Son günlerde sosyal medyada dolaşıma sokulan asılsız iddiaları üzülerek takip ediyorum. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mansur Yavaş ile yol arkadaşlığımız dünün değil, yılların birikimidir. Aynı davaya inanmış, aynı yolda omuz omuza yürümüş insanlarız. Kendisi benim için sadece bir belediye başkanı değil; ağabeyimdir. Bu yolda ayrılık, kopuş ya da farklı bir yön arayışı söz konusu değildir. Yolumuz da niyetimiz de nettir. Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında, ayrıştırmadan, ötekileştirmeden; Kalecik'te ve Ankara'da hemşehrilerimize hizmet etmeye kararlılıkla devam edeceğiz." "MANSUR YAVAŞ İLE YOLUMUZ BİRDİR" Beypazarı Belediye Başkanı Özer Kasap, sosyal medya hesabından, "Son günlerde, sosyal medyada bazı hesaplar aracılığıyla yapılan spekülatif paylaşımlar hakkında" diyerek, şu açıklamayı paylaştı: "Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mansur Yavaş ile yolumuz birdir. Bizim ağabeyimiz, hemşehrimizdir; ayrı düşmemiz söz konusu olamaz. CHP çatısı altında, hiçbir Beypazarlı hemşehrimizi ayırt etmeden hizmet etmeye devam edeceğiz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.