Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kentsel Dönüşüm

- Kentsel Dönüşüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kentsel Dönüşüm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa’da kentsel dönüşüm isyanı: "Adaletli bir şekilde kentsel dönüşüm istiyoruz" Haber

Bursa’da kentsel dönüşüm isyanı: "Adaletli bir şekilde kentsel dönüşüm istiyoruz"

Güllük mahallesi sakinleri Yıldırım Belediyesi tarafından mahallelerinde yapılacak olan kentsel dönüşüm projesinin adil ve şeffaf olmadığı gerekçesiyle bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Mahallede yapılan basın açıklamasında konuşan hak sahipleri, arsalarına yapılması planlanan büyük ölçekli projelere karşın kendilerine yeterli daire verilmeyeceğini belirterek sürecin yeniden planlanması talebinde bulundu. Yapılan basın açıklamasına siyasi partiler de destek verdi. "Adil, şeffaf ve yaşanılabilir dönüşüm talep ediyoruz" Mahalleli tarafından yapılan basın açıklamasında şu ifadeler yer aldı: “Bugün burada bir kentsel dönüşüm sürecine karşı çıkmak için değil, adil, şeffaf ve yaşanabilir bir dönüşüm talep etmek için bulunuyoruz. Bölgede yaşayan vatandaşlarımızın önemli bir kısmı mevcut yapıların durumunun farkındadır ve dönüşüm fikrine ilkesel olarak açıktır. Ancak yürütülen sürecin, bu beklentiyi karşılayacak düzeyde bir güven ve öngörülebilirlik oluşturmadığı görülmektedir. Sahada yürütülen görüşmelerde, sürecin büyük ölçüde yazılı ve resmi bir çerçeveye oturtulmadan ilerlediği, benzer durumdaki hak sahiplerine tutarlılık göstermeyen yaklaşımlar sergilendiği, önceki dönemlerde oluşan beklentiler ile bugünkü yaklaşımlar arasında farklılıklar bulunduğu, sunulan seçeneklerin mevcut yaşam düzeni ve aile yapılarıyla her zaman uyumlu olmadığı yönünde yaygın bir memnuniyetsizlik söz konusudur. "Süreç, belirsizlik ve endişe yaratıyor" Bununla birlikte, sürece ilişkin teknik ve hukuki konuların, vatandaş nezdinde zaman zaman belirsizlik ve endişe oluşturduğu görülmektedir. Bu başlıkların açık, anlaşılır ve güven verici bir şekilde ele alınması sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından önem taşımaktadır. Buradan açıkça ifade ediyoruz, kentsel dönüşüm süreçleri, vatandaşın barınma hakkını zayıflatacak ya da onu kabul etmekte zorlanacağı şartlara yöneltecek bir anlayışla yürütülemez. Kentsel dönüşüm, bir dayatma süreci değil, bir uzlaşı ve güven inşa etme sürecidir. Bizim talebimiz nettir. Sürecin şeffaf, yazılı ve denetlenebilir bir zemine taşınması, tüm hak sahipleri için eşitlikçi ve öngörülebilir bir yaklaşımın benimsenmesi, sunulan çözümlerin insanların yaşam alışkanlıklarını ve aile yapılarını gözetmesi, sürecin müzakere ve rıza temelinde yürütülmesi. Unutulmamalıdır ki, vatandaş dönüşüme karşı değil; belirsizliğe ve adaletsizliğe karşıdır. Bizler, sürecin sağlıklı ilerlemesi adına yapıcı bir duruş sergilemeye devam edeceğiz. Ancak hiçbir vatandaşımızın hak kaybına uğramasına veya süreç dışında bırakılmasına izin verilmeyeceğini de açıkça ifade ediyoruz. Yetkilileri; süreci hukuka, hakkaniyete ve toplumsal uzlaşıya uygun şekilde yeniden değerlendirmeye davet ediyoruz.” "Kentsel değil, rantsal dönüşüme karşıyız" Yapılan açıklamada konuşan bir mahalleli, “Biz kentsel dönüşümle ilgili sıkıntı yaşıyoruz. Bu sıkıntıyı yetkililere duyurmaya çalıştık ama başarılı olamadık. Tek tek bizlerin birbirimizden habersiz olduğunu düşünerek baskı ve korkutmaya sevk ederek kabul etmediğimiz şeyleri bize dayatarak kabul ettirmeye çalıştılar. Biz buna karşıyız. Kentsel dönüşüme karşı değiliz, rantsal dönüşüme karşıyız.” dedi. Güllük mahalle muhtarı İlhami Aydın, “Biz kentsel dönüşüme kesinlikle karşı değiliz. Biz halkımızı daha fazla sosyal donatı, yaşam alanı daha yüksek, kaliteli bir kentsel dönüşüm istiyoruz. Biz buradaki halkın başka yere gitmesini istemiyoruz. 40 yıldır burada yaşıyoruz. Aynı yerde daha yaşanılabilir bir Güllük mahallesi istiyoruz.” şeklinde konuştu. Bir başka mahalle sakini de, “Rantsal dönüşüm istemiyoruz. Adaletli bir şekilde kentsel dönüşüm istiyoruz. Benim babam 75 yaşında, belediyeye gittiğinde kimse dikkate almıyor. Böyle bir şey olamaz. Vatandaşı dinleyeceksin. Burada kimseyi mağdur edemezsin. Yıldırım’ın belediye başkanı nerede? Oy zamanı herkes buraya geliyor. Biz adalet istiyoruz.” Söz alan başka mahalle sakini ise, “Benim arsamın üzerinde 4 tane daire var. 4 tane dairemin hakkını versin bana, arsamı vereyim, arsamız üzerine 100 tane daire yapsın… Ben kabul etmiyorum.” İfadelerini kullandı. Bir başka mahalleli ise şu ifadeleri kullandı: “Hayatımız boyunca çalışarak kazandığımız yuvamızı başımıza yıkmaya çalışıyorlar. Bu kentsel dönüşümü ortaya getiren şahıs nerede? Ben evimde kentsel dönüşüme karşıyım. Burada doğdum burada yaşayacağım, benim tapum var. ‘Sana 4 bin lira kira vereyim, git nerede yaşarsan yaşa’ diyor. 4 bin liraya kira mı var?” "Bizi buradan süremezsiniz" Açıklamaya destek için katılan CHP Yıldırım İlçe Başkanı Ahmet Keskin de şu ifadeleri kullandı: “Kentsel dönüşüm tüm Türkiye’de ve Bursa’da da özel bir uygulamayla yapılıyor. Yüzde 50’nin üzerinde bir rıza aranıyor ve ondan sonra geri kalanının rızası aranmaksızın dönüşüm yapılıyor. Eğer bahsi geçen yerde kamunun da arazileri varsa kamu da bu yüzde 50’nin içerisine giriyor. Böylece birçok yerde vatandaşın rızası aranmadan kentsel dönüşüm meydana gelmiş oluyor. Kentsel dönüşüm rantın en yüksek olduğu, depreme dayanıklı olup olmadığına bakılmaksızın, vatandaşın ihtiyacı olup olmadığına bakılmaksızın, sermayedar ve müteahhitlerin en yüksek kar edebilecekleri şekilde yapılıyor. Kentsel dönüşüm yapılırken arsan ne kadar, kaç para eder buna bakıyorlar. Hatta ‘senin 4 katlı evin ne kadar yapar’ diye soruyorlar, 5 milyon ediyorsa diyorlar ki ‘ben sana 7 milyon vereyim git’. Yahu biz bu 4 katlı evde 4 aile yaşıyoruz. Bizim için bu evin parası pulu önemli değil ki. Sen benim 4 katlı evimi yıkıyorsun. Biz farklı şehirlerden bu şehre sanayisi olduğu için geldik. Bu evleri de geldiğimizde zengin olalım diye yapmadık. Biz bu evlerin ilk katını kendimize, diğer katlarını da çocuklarımıza yaptık. Bu evleri kiraya vermiyoruz, üzerinden rant elde etmiyoruz. O yüzden bu evlerin TL karşılığı da bizim çok umurumuzda değil. Sen benim 3-4 katlı evimiz yıkacaksın, karşılığında bana bir daire parası vereceksin, ondan sonra benim 3 hane insanım nerede yaşayacak bunun cevabını vermeyeceksin. Sen o zamna kentsel dönüşümde ne yapıyorsun? Diyorsun ki ‘ben bu mahalleyi beğenemedim, müteahhitleri getireyim, buraya inşaatlar yapsın, yaptıklarının yarısını kendi ceplerine indirecekler, burada 4 hane insanın en fazla 2 tanesine ev vereceğim, kalanı da nereye gidiyorsa gitsin’. Güllük’ün insanı burayı terk etmek zorunda kaldıkta sonra bu mahalledeki inşaatlar güzel olmuş kime ne! Bizim buna rızamız yok. Burada kim dönüşüm yapacaksa bilsin ki bizi buradan süremezsiniz.”

Bursa’da depreme karşı ‘Bursa Modeli’ hayata geçiyor Haber

Bursa’da depreme karşı ‘Bursa Modeli’ hayata geçiyor

Birinci derece deprem kuşağında yer alan Bursa'nın dirençli ve sürdürülebilir bir kent olması adına çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, JICA ile yürüttüğü ‘Deprem Risk Azaltma ve Önleme Planlaması Projesi’ni tüm hızıyla sürdürüyor. Proje kapsamında düzenlenen 6. Ortak Danışma Komitesi Toplantısı, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi. JICA uzman ekibinin uzaktan bağlantıyla katıldığı programa, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in yanı sıra milletvekilleri, ilçe belediye başkanları ve kamu kurumlarının yetkilileri de katıldı. Toplantıda, Japon uzman ekiplerin Bursa’nın başta deprem olmak üzere doğal afetlere karşı risk durumunu ortaya koyan analizleri değerlendirildi. Ayrıca proje çıktılarından biri olan ‘Bursa Kentsel Dirençlilik Planı’ hakkında katılımcılara bilgi verildi. “Daha fazla sorumluluk almak zorundayız” Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, 6 Şubat depremlerinin oluşturduğu acıların hala taze olduğunu vurgulayarak, hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır diledi. Geçtiğimiz hafta deprem bölgesini ziyaret ettiğini hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, yaşanan yıkımın büyüklüğünü ve kayıpların derinliğini bir kez daha yerinde gördüğünü söyledi. Kent yöneticilerinin bu acılardan ders çıkararak bilime, planlamaya ve ortak akla dayalı bir anlayışla hareket etmesi gerektiğini ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, “Deprem riski altında yaşayan yurttaşlarımızın aynı acıları yaşamaması için çok daha fazla sorumluluk almak zorundayız” dedi. 536 bin binanın kapsamlı veri çalışması yapıldı JICA iş birliğiyle yürütülen projenin Türkiye için de örnek bir çalışma olduğuna dikkat çeken Başkan Mustafa Bozbey, proje kapsamında Bursa’daki 536 bin binaya ilişkin kapsamlı bir veri çalışması gerçekleştirildiğini söyledi. Yapı envanterlerinin toplandığını, zemin özellikleri ve davranış haritalarının güncellendiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Bu veriler ışığında Bursa’yı etkileyebilecek 12 ayrı deprem senaryosu üzerinden modellemeler yapıldı. Ortaya çıkan tabloya göre yapı stokunun yaklaşık yüzde 10 ila 15’i risk grubunda yer alıyor. Bu veriler bizi korkutmak için değildir. Harekete geçirmek ve önlem almamızı sağlamak için var” diye konuştu. Kritik yol ağları belirlendi Çalışmaların yalnızca binalarla sınırlı kalmadığını dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, yolların, köprülerin, tünellerin, okulların, hastanelerin, itfaiye ve emniyet binalarının, sanayi bölgelerinin, limanların ve demiryolu yapılarının da analiz edildiğini vurguladı. Afet sonrası arama-kurtarma ve yardım faaliyetleri için kritik yol ağlarının belirlendiğini anlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Kent yaşamının devamı için birincil ve ikincil kritik tesisler tanımlandı. Projenin en önemli çıktılarından biri de Bursa Kentsel Dirençlilik Planı’dır. Planla, hasarı en aza indirmeyi, kentsel işlevlerin sürekliliğini sağlamayı, hızlı iyileşme kapasitesini güçlendirmeyi ve toplumsal hazırlığı artırmayı hedefledik” dedi. “Bütüncül yaklaşımı ‘Bursa Modeli’ olarak tanımlıyoruz” Planın, 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı, Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesi ve AFAD İl Afet Risk Azaltma Planı ile entegre şekilde yürütüldüğünü belirten Başkan Bozbey, “Bu bütüncül yaklaşımı ‘Bursa Modeli’ olarak tanımlıyoruz. Afetlere hazırlık ve risk yönetiminin ulusal stratejilerin merkezine alınması gerekir. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak yerel kapasiteyi güçlendirmeye devam edeceğiz. Aynı zamanda ulusal düzeyde daha güçlü koordinasyon ve risk azaltma odaklı yasal çerçevelerin oluşturulması için sorumluluk almaya hazırız. Projeye katkı sunan herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu. “Planın gerçek sahipleri Bursalılardır” JICA Türkiye Ofisi Yetkilisi Keiko Savada, projeyi Ağustos ayında tamamlamayı planladıklarını söyledi. Bursa Büyükşehir Belediyesi ile iş birliği yapmaktan büyük memnuniyet duyduklarını belirten Savada, “Bursa, önemli ölçüde deprem riski taşıyan bir bölgede yer alıyor. Bu proje, titiz bilimsel analizlerle başladı. Bu analizler doğrultusunda, Bursa’nın karşı karşıya olduğu özel tehlike ve riskleri ele almak üzere bir Kentsel Dirençlilik Planı geliştirildi. Uygulanmak üzere hazırlanmış bir plandır. Japonya’da kentsel dirençlilik alanında iki ayrı eğitim programı gerçekleştirildi. Edinilen bilgi ve deneyimler birebir kopyalandı ve Bursa’nın gerçeklerine uygun şekilde dikkatle uyarlanarak Kentsel Dirençlilik Planı’na yansıtıldı. Bu plan; Bursa’da yaşayan, kenti en iyi tanıyan ve gelecekte yaşanabilecek afetlerin sonuçlarıyla yaşamaya devam edecek olan insanların eseridir. Bu anlamda, bu planın gerçek sahipleri Bursalılardır” dedi. Afet risklerinin azaltılmasının yalnızca yerel yönetimlerin değil, tüm kamu kurumlarının ve merkezi idarenin ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çeken CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin bu alanda yürüttüğü çalışmaları son derece değerli bulduklarını ifade etti. JICA iş birliğiyle yürütülen çalışmanın Bursa açısından önemli bir kazanım olduğunu dile getiren CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk ise, afetlere karşı dirençli kentler oluşturmak için bilimsel veriler ışığında hazırlanan bütüncül planların önemine değindi. Toplantıda konuşan Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren de Bursa Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde yürütülen sürecin yerel yönetimler açısından son derece kıymetli olduğunu ifade etti. Japon heyetten sunum Konuşmaların ardından Deprem ve Zemin İnceleme Şube Müdürü Duygu Yılmaz tarafından genel bakış ve genel ilerleme hakkında sunum yapıldı. JICA Uzmanları Dr. Masaşi İnoue, Toşihiko Suzuki, Ryo Tanahaşi, Akinori Miyoşi, Seiiçi Sato tarafından ‘Çıktı 1’in ilerlemesi ve sonucu değerlendirilirken, Şiniçi Fukasava, Rena Koseki, Kaho Kodama tarafından ‘Çıktı 2-3’ün ilerlemesi ve sonucu anlatıldı. Büyükşehir Belediyesi Şehir Plancısı Beyza Aydın ve Nihatcan Çeribaş’ın Bursa Büyükşehir Belediyesi Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesi hakkında bilgi verdiği toplantıda, Betül Aykanat ve Jie Zhang ‘Japonya’da Eğitim’ raporu, Şiniçi Fukasava ise projenin sonuçları ve yaklaşan faaliyetler hakkında sunum yaptı.

Nilüfer’de kentsel dönüşümde yeni model Haber

Nilüfer’de kentsel dönüşümde yeni model

Ülke tarihimizin en büyük doğal felaketlerinden olan 6 Şubat Kahramanmaraş Depremleri’nin 3’üncü yıl dönümünde Nilüfer İlçe Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi’nde düzenlenen toplantıda, Nilüfer Belediyesi’nin kentsel dönüşüm ve afet hazırlıkları ele alındı. Toplantıya Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Baran Güneş, CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin ile Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, meclis üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı. Nilüfer tarihinde ilk bölgesel dönüşüm Toplantıda yapılan sunumda, Nilüfer Belediye Meclisi’nin Kasım 2025’te oybirliğiyle aldığı kararla Barış Mahallesi’nde 1,17 hektarlık ve Esentepe Mahallesi’nde 10,22 hektarlık olmak üzere toplam 11,39 hektarlık iki bölgenin “Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı” ilan edildiği duyuruldu. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nden sağlanan yetki devriyle gerçekleştirilen bu adım, Nilüfer Belediyesi tarihinde bölgesel ölçekte ilk kentsel dönüşüm uygulaması olma özelliği taşıyacak. Sunumda, kentsel dönüşümün iki mahalleyle sınırlı tutulmayacağının bilgisi de paylaşıldı. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin kentsel dönüşüm strateji belgesi çalışmaları kapsamında ilçe genelinde 26 riskli bölge belirlendi. Bu bölgeler risk düzeyi, aciliyet ve uygulanabilirlik kriterlerine göre önceliklendirildi. Dönüşüm çalışmalarının ilk etapta yapılaşma geçmişi daha eski ve zemin riskleri belirgin olan doğu hattındaki Barış Mahallesi ile İhsaniye-Esentepe-Karaman hattından başlanacağı duyuruldu. Nilkent Kentsel Dönüşüm A.Ş. kuruldu Nilüfer Belediyesi, kentsel dönüşüm sürecini yürütmek üzere Nilkent Kentsel Dönüşüm A.Ş.’yi kurdu. Belediye bünyesinde ayrıca ilk olarak Kentsel Tasarım Müdürlüğü kuruldu ve Kentsel Dönüşüm Bürosu da faaliyete geçirildi. Böylece uzlaşma, sözleşme, uygulama ve denetim süreçleri tek merkezden, şeffaf biçimde yürütülecek. Başkan Şadi Özdemir, modelin 1990’da Ankara’da uygulanan Portakal Çiçeği Vadisi kentsel dönüşüm projesinden esinlendiğini belirtti. O dönem Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olan Murat Karayalçın ile projenin genel müdürlüğünü yapan Faruk Göksu’nun da Nilüfer’deki kentsel dönüşüm çalışmalarına fahri danışmanlık yapacağını açıkladı. "Vatandaşla yüklenici karşı karşıya gelmemeli" Parsel bazlı kentsel dönüşümün sorunu çözemediğini uzun süredir dile getirdiğini vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, “Belki binayı sağlamlaştırıyorsunuz ama o binanın altından ne geçiyor? Oraya kimse bakmıyor. Bir de onu yükselterek yaşam kalitesini düşürüyoruz” dedi. Geçmişte vatandaşla yüklenici firmaların doğrudan karşı karşıya bırakılmasının ağır sonuçlar doğurduğunu ifade eden Başkan Şadi Özdemir, “Şu anda evlerinde olmayan, 8 – 9 senedir yapısı tamamlanmamış, belediyeden ruhsat almamış kaçak yapılar var. Vatandaşlar evsiz durumda, evlerinin bitmesini bekliyorlar” diye konuştu. Başkan Şadi Özdemir, yeni modelde vatandaşla sözleşmeleri ve birebir görüşmeleri belediyenin üstleneceğini, inşaat işlerini belediye şirketinin yürüteceğini anlattı. Vatandaşın muhatabının artık belediye olacağını belirterek şunları söyledi: “Vatandaş işine bakar, muhatabı belediyedir ve günün sonunda belediye o işi bitirip vatandaşlara hak sahibi olarak verir.” Barış mahallesi pilot bölge olarak belirlendi Dönüşüme Barış Mahallesi’nden başlanacağının bilgisini veren Başkan Şadi Özdemir, bu tercihte mahalledeki mülkiyet sayısının az olması ve yapıların daha zayıf durumda bulunmasının belirleyici olduğunu söyledi. Başkan Şadi Özdemir, “Birkaç vatandaş oradaki mülkiyetin yüzde 50’sinden fazlasına sahip. Hem de oradaki yapılar daha zayıf “ dedi. Başkan Şadi Özdemir, Barış Mahallesi’ndeki dönüşümde taşınmazlarda yapı bulunup bulunmadığı, yapının niteliği ve kat sayısına bakılarak bir dönüşüm planlandığını ve vatandaşa fazla yük çıkarılmadan sürecin tamamlanabileceğini ifade etti. Barış Mahallesi’ndeki kentsel dönüşüm projesinin uzlaşma, planlama ve uygulama süreçleriyle birlikte yaklaşık 24 ay içinde tamamlanması öngörülüyor. Ardından İhsaniye – Karaman – Esentepe hattında yaklaşık 70 hektarlık geniş ölçekli alana 4 etap halinde geçilecek. Başköy'e deprem lojistik merkezi planlanıyor Toplantıda kentsel dönüşümün yanı sıra afet hazırlıkları da ele alındı. Başkan Şadi Özdemir, 6 Şubat depremlerinde saha edindiği gözlemleri paylaşarak, afet sonrasının en az kadar deprem kadar yıkıcı olabildiğini vurguladı. Başkan Şadi Özdemir, “Bir deprem oluyor, arkadan üç-beş gün başka bir deprem daha oluyor. Gözünün önünde kurtarılacak var, alet yok, insanlar annesini, kardeşini, çocuğunu kaydediyor” dedi. Olası bir Marmara depreminde İstanbul’un da etkileneceğini ve Bursa’nın başlangıçta yeterli destek alamayabileceğini belirten Başkan Şadi Özdemir, Başköy’de 300 dönümlük hazineye ait bir alanda deprem lojistik merkezi kurulması için talepte bulunduklarını açıklayarak, “Merkezde arama-kurtarma ekipmanları, gıda stokları, geçici barınma malzemeleri, iş makineleri parkı ve TIR parkını bir arada planladık. Bir afet durumunda burada bulunan merkezden ihtiyaçları karşılayabileceğiz” diye konuştu Başkan Şadi Özdemir konuşmasını, “İnşallah başarılı oluruz, başkalarına da örnek oluruz” diyerek tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.