Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kemal Kılıçdaroğlu

- Kemal Kılıçdaroğlu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kemal Kılıçdaroğlu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kılıçdaroğlu, TBMM Grup Toplantısı'nda konuşacak: PM 11 Haziran'da toplanıyor Haber

Kılıçdaroğlu, TBMM Grup Toplantısı'nda konuşacak: PM 11 Haziran'da toplanıyor

Mahkeme kararıyla CHP'nin başına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin sözcüsü Müslim Sarı, partinin Genel Merkezi'nde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu yönetiminin yeni Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyeleri ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Sarı, "Biz topladığımız MYK ile aslında yeni bir başlangıç yapmayı, sıfırdan bir başlangıç yapmayı, bugüne kadar yapıldığını düşündüğümüz eksikleri ve hataları gidererek, önümüze yeni bir yol haritası koyabilecek genel çerçeveyi üretmeyi düşündük, değerlendirdik. Zor bir görev üstlendiğimizi değerlendiriyoruz" ifadelerini kullandı. "Mahkemenin vermiş olduğu karar eskiye dönüş anlamına geldiği için bizler MYK üyeleri bu hukuki zorunluluğu yerine getirmek üzere bir görev üstleniyoruz" diyen Sarı, "Dolayısıyla bu Parti Meclisimiz de dışarıdan gelmiş Parti Meclisimiz değil. 37. Kurultayda kurultay delegelerinin oylarıyla gelmiş Parti Meclisi. Sayın Kılıçdaroğlu’nun atadığı üyelerle oluşmuş bir MYK’dan söz etmiyoruz. Bu CHP’nin kurultay delegelerinin özgür iradesiyle seçilip gelmiş Parti Meclisi üyeleriyle oluşmuş bir MYK" ifadelerini kullandı. Sarı, şöyle devam etti: "Mahkeme kararı beğenmeyen ve doğru bulmayan arkadaşlarımız ve bizler bakımından çok özenli bir biçimde davranılması gereken, özenli bir dille ilerlenmesi gereken bir süreçteyiz. Bu sorumluluğu herkesin hissetmesi aksi durum CHP’nin ayrışması anlamına gelir. Biz ayrışmayı, çatışmayı asla istemiyoruz." PM 11 Haziran'da toplanacak Müslim Sarı, Parti Meclisi'nin 11 Haziran Perşembe günü toplanacağını belirtti. TBMM Grup Toplantısı yapılacak Sarı ayrıca 9 Haziran Salı günü TBMM Grup Toplantısı yapacaklarını ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşma yapacağını söyledi.

Kılıçdaroğlu: Arınmadan kurultaya gitmem Haber

Kılıçdaroğlu: Arınmadan kurultaya gitmem

Gazeteci Muharrem Sarıkaya, istinaf mahkemesinin “mutlak butlan” kararı ile Genel Başkanlık koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu'nun yakın çevresine “partiyi hırsızlardan temizlemeden, arınma olmadan” kurultaya gitmeyeceğini söylediğini aktardı. Sarıkaya, Yetkin Report'ta yayımlanan bugünkü "Kılıçdaroğlu Kurultay’a gitmiyor: CHP’yi kirli insanlara mı bırakayım?" başlıklı yazısında, Kemal Kılıçdaroğlu’nun yakın çevresine yaptığı değerlendirmeleri aktardı. Buna göre Kılıçdaroğlu, istendiği kadar imza toplansın, “partiyi hırsızlardan temizlemeden” kurultaya gitmeyeceğini söylüyor. Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP kaynaklarla yaptığı görüşmelere işaret eden Sarıkaya, "Yaptığım görüşmeler, “tedbir” gerekçesinin asıl neden olmadığını, Kılıçdaroğlu’nun partide kapsamlı bir tasfiye olmaksızın Kurultaya gitmek istemediğini gösteriyor" ifadelerini kullandı. Sarıkaya, Kılıçdaroğlu’nun yakın çevresiyle yaptığı değerlendirmelerden aktarılanları şöyle özetledi: • Kılıçdaroğlu “Kurultaya gitmeyeceğim demiyorum ki, tedbir olduğu sürece, bu şartlarda gidemeyiz diyorum” diyor. • Yargıtay’a yapılan başvuruların geri çekilmesi durumunda tedbir sürecinin sona ereceği anımsatıldığında ise Kılıçdaroğlu, “Tamam kurultayla gideceğim” diyor; “Ama parti kirlilikten arınmadan, hırsızlar partiden temizlenmeden kurultaya gidilmesi doğru mu? Bakın bakalım önceki yönetimin yanında olan isimlere. Nasıl zenginleşmişler bir anda? Savcılık şimdi yakınlarının da malvarlıklarının araştırılmasını MASAK’tan istedi. Bakalım neler çıkacak? • Bunun kurultay sürecini daha da uzatacağı anımsatıldığında da Kılıçdaroğlu’nun, “Dijital çağda uzun sürmez, bir ay içinde hepsi ortaya çıkar; o zaman bakalım kim ne diyecek?” dediği de belirtildi. • Kılıçdaroğlu yakın çevresiyle yaptığı değerlendirmelerde İsmet İnönü döneminden sonra “tek başına iktidar olamamasına rağmen ahlaki üstünlüğünü koruyarak kimliğini ayakta tutmayı başardığına” vurgu yapıyor. • Partide yaşananlardan kendisi de hoşnut değil. Ama yakında herkesin kendi haklılığına inanacağına inanıyor. “BUTLAN ÇIKARSA GELİRİM DEDİM” Sarıkaya, Kılıçdaroğlu'nun diğer değerlendirmelerini de şöyle aktardı: • “Özgür Özel ile her türlü diyaloğu, ortak çözümü denedim ama olmuyor. Özgür Bey arınmayı kabul etmekten kaçınıyor. Butlan kararı çıkmadan önce Mansur Yavaş (Ankara Büyükşehir Başkanı), Vahap Seçer (Mersin Büyükşehir Başkanı) ve Engin Özkoç birlikte geldiler ve Mutlak Butlan çıkması halinde benim görevi kabul etmememi istediler. Ben de kendilerine eğer bir çağrı heyeti oluşturulmak istenirse bunda yer almayacağımı, ama butlan ile göreve dönmem yönünde bir karar çıkarsa da bunu kabul etmek durumunda kalacağımı söyledim. Çünkü ben kabul etmediğim takdirde çok daha sıkıntılı bir sonuç doğuracağını, kişilerin eline kalacağını belirttim. Butlan kararı çıkınca da verdiğim sözde durdum. “BUTLAN KARARI ARDINDAN ÖZEL’İ ARADIM” • Butlan kararı çıktığı gün de Özgür Bey’i de aradım, haldi gel beraber bir yol bulalım diye ama yanaşmadı. • (Sabah 07:00’de partiye giden milletvekilleri) Ben yollamadım, milletvekili arkadaşlar gitmiş. Ama onları da içeri almamışlar. Milletvekili partisinin genel merkezine nasıl sokulmaz? (Partili olmayan kişilerle gitmişler) Yanlarındaki o kişilerle gitmeleri doğru değildi. Belki o saatte gitmeleri doğru olmayabilir, ama milletvekilini içeri nasıl almazsınız siz parti genel merkezinde. • Ayrıca o gün polisin içeri girmesi doğru değildi. Ama bana 10’uncu, 12’nci katlara, 5 ve 6’ya polisin girmediğini söylediler. Genel Başkan ve yardımcılarının bulunduğu katlara polis girmemiş. Ben bana söyleneni söylüyorum. “PARTİYİ ARINDIRMADAN GİTMEM” • Ben de kurultay istiyorum. Kurultay yapılmayacak demiyordum ki… Kurultay tabii ki yapılacak. İmza sayısı bırakın 900’ü, 1300 de olabilir, ama tedbir kararı varken kurultayı nasıl toplayacaksınız? (Yargıtay’daki başvurular çekilince toplanır) İyi de mahkeme para ile delege alıp satan 8 kişinin adını da kararında belirtti. Onları ne yapacağız? Parayı alanlar, aldım diyor; onlarla ilgili ne diyeceğiz? Parti kirlilikten arınmadan kurultaya gidilmesi doğru mu? Bu kişiler para ile iş yaptı. • Bu parti İnönü dönemi hariç, tek başına hiç iktidar olmadı. Ama bu sürede hiç kimse ahlaki yönden partiye tek kelime edemedi. Ahlaki üstünlüğünü ve dürüstlüğünü hiçbir zaman kaybetmedi. • Biz partiyi tekrar kirli insanlara bırakırsak, para karşılığı delege alıp satanların kirli oyunlarına tekrar teslim edersek, hırsızlara, zenginleşmesinin kaynağını açıklayamayan en yakınındaki kişilere partiyi bırakırsak, o zaman arınmayı nasıl başaracağız? • O villaları kim nasıl almış, onların hepsini tek tek sıralayacağım. Bir süre sonra herkes kimin ne olduğunu anlar, maskeleri düşer. Bu kişilerin partiden atılmasını sağlayacağım. • Zenginleşmesinin kaynağını açıklayamadığı için muhasebe ofisini yakan bir insandan söz ediyorum. Neden yanar bir şirketin muhasebe ofisi? Kirli paranın kaynağını açıklamayacağı için… Ne kadar sürerse o kadar… Ama kısa sürede kurultayı toplarız, uzun sürmez. Yakında hepsini tek tek açıklayınca insanlar kimin ne olduğunu görür. “ERDOĞAN’IN KONTROLÜNE NİYE GİREYİM?” • Toplum ilk başta tepki gösterebilir. Ama onlar bunu yapıyor diye biz arınmaktan vaz mı geçeceğiz? Temiz olmayan, kirli insanları partide mi tutalım? Bu mu isteniyor? Ben hepsini temizleyeceğim. • Partiden bir şirkete tam 700 milyon lira vermişler. Özgür Bey’e soracağım bu parayı niye verdin diye… Kim bunlar? Para ile irade satılır mı? Ben onların televizyonlarına çıkmak istiyorum. Halk TV’de, Sözcü TV’de “Haydi gelin, bana dilediğinizi sorun” diyorum ama beni çıkarmıyorlar. • Beni Erdoğan ile diyalog kurmakla suçluyor. Oysa Bülent Arınç üzerinden diyalog kurmaya çalışan kendisiydi. Ben çıkıp müzakere değil, mücadele lazım demedim mi? Ben Erdoğan’ın kontrolüne niye gireyim? • Bana diyorlar ki bayramlaşma konuşmasında iktidara laf etmedi… Söyledim ya, 418 milyarı, 128 milyarı, 5’li çeteyi. Müzakere değil mücadele etmek lazım dedim yine. •Mahir Polat arkadaşımızın TGRT’ye teşekkür etmesi yanlıştı. Benim yakınlığım yok."

Kemal Kılıçdaroğlu'nun MYK'sı açıklandı: Orhan Sarıbal da listede Haber

Kemal Kılıçdaroğlu'nun MYK'sı açıklandı: Orhan Sarıbal da listede

CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı hakkında verilen karar sonrası göreve geri getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun belirlediği Merkez Yönetim Kurulu üyeleri açıklandı. "Mutlak butlan" kararı sonrası CHP Genel Başkanlığı görevine getirilen Kılıçdaroğlu’nun Genel Merkez’e geldiği 30 Mayıs Cumartesi gününden bu yana Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyelerini belirlemek için çalıştığı belirtiliyordu. Mutlak butlan yönetiminin sözcüsü Müslim Sarı oldu. "Basın Sözcüsü" olarak görevlendirilen Müslim Sarı, MYK üyelerinin isim ve görevlerini duyurdu. MYK BELLİ OLDU Kılıçdaroğlu’nun A Takımı’nda görevleriyle birlikte şu isimler yer aldı: Genel Sekreter: Rifat Turuntay Nalbantoğlu (İzmir Milletvekili) Yurtiçi Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Orhan Sarıbal (Bursa Milletvekili) İdari ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı / Sayman: Bülent Kuşoğlu (Ankara Milletvekili) Parti Sözcüsü ve Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Müslim Sarı (İstanbul Milletvekili) Yurtdışı Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Semra Dinçer (Ankara Milletvekili) Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Deniz Demir (Ankara Milletvekili) Sağlık Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Prof. Dr. Ali Rıza Erbay (Ankara Milletvekili Adayı / Parti Meclisi Üyesi) İşveren Sendikaları ve İş Dünyasından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Cemal Canpolat (İstanbul Eski İl Başkanı / Milletvekili Adayı) Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Necdet Saraç (İstanbul Milletvekili Adayı) Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Yıldırım Kaya (Ankara Milletvekili) Gençlik Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Hasan Efe Uyar (Parti Meclisi / MYK Üyesi) Kültür ve Sanat Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Berhan Şimşek (İstanbul Milletvekili) Bilgi ve İletişim Teknolojilerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Devrim Barış Çelik (İzmir Milletvekili Adayı / Parti Meclisi Üyesi) Arge ve Üretim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Ahmet Hakan Uyanık (Parti Meclisi Üyesi) Bölgesel Kalkınma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Nevaf Bilek (Siirt Milletvekili Adayı / Parti Meclisi Üyesi) İşçi Sendikaları ve STK'lardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Adnan Demirci (Parti Meclisi / Sendika Sorumlusu) Sanayi ve Ticaret Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Tahsin Tarhan (Eski Kocaeli Milletvekili) İnsan Hakları ve Aileden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Gamze Akkuş İlgezdi (İstanbul Milletvekili) Mutlak butlan yönetiminin MYK'si bugün 18.00'de toplanacak. Sarı, kurultay sorusuna, "CHP'nin mevcut durumda kurultay yapma şansı yok" yanıtını verdi.

Kılıçdaroğlu’ndan Meclis Başkanlığı’na yanıt: “CHP Grup Toplantısı yapmayacağız” Haber

Kılıçdaroğlu’ndan Meclis Başkanlığı’na yanıt: “CHP Grup Toplantısı yapmayacağız”

Genel başkanlık seçimini kaybettikten 3 yıl sonra mahkemenin verdiği 'mutlak butlan' kararıyla tekrar genel başkanlığa getirilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun, CHP Grup Toplantısı’na ilişkin TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’tan gelen yazıya yanıt vererek bugün grup toplantısı yapma taleplerinin bulunmadığını bildirdiği öğrenildi. CHP’nin salı günleri düzenlenen haftalık grup toplantısını, Özgür Özel’in mi yoksa Kemal Kılıçdaroğlu’nun mu yapacağına ilişkin tartışmalar sürerken, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Kılıçdaroğlu yönetimine yazı gönderdiklerini açıklamıştı. Meclis Başkanlığı tarafından dün gönderilen yazıda, CHP Grup Toplantısı’nın yapılıp yapılmayacağının sorulduğu öğrenildi. Kılıçdaroğlu yönetimi ise yazıya yanıt verdi. Kılıçdaroğlu’na yakın kaynaklar, Meclis Başkanlığı’na gönderilen yanıtta bugün CHP Grup Toplantısı yapma taleplerinin olmadığının bildirildiğini belirtti. Ne olmuştu? İstinaf mahkemesinin CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı’na yönelik iptal kararı ve Özgür Özel'in Grup Başkanı seçilmesi sonrasında, CHP'nin salı günleri düzenlenen haftalık grup toplantısını, Özgür Özel’in mi Kemal Kılıçdaroğlu’nun mu yapacağı tartışmalarının ardından istinafın kararıyla tedbiren CHP Genel Başkanlığı'na getirilen Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi, Meclis Başkanlığı’na yazı yazarak Özgür Özel’in Grup Başkanlığı’na itiraz etmişti. Konuya ilişkin dün konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Türkiye Büyük Millet Meclisi kendini mahkeme yerine koyamaz. Cumhuriyet Halk Partisi, bu meseleyi kendi iç dinamikleri ve kurumsal yapısı çerçevesinde çözmeli ve sorunu ortadan kaldırmalıdır. CHP Genel Başkanlığına bu çelişkinin giderilmesi için yazı yazarak, bu hususu talep edeceğiz. Bundan sonraki tartışmalarda ve çelişkilerde Meclis Başkanlığının resen bir işlem yapma yetkisi yoktur, vazifesi de değildir" demişti. Kurtulmuş’un konuşması ile aynı saatlerde Meclis Başkanlığı, saat 13.30’da Özel’in konuşacağı grup toplantısını gündemine almıştı.

Tutuklu İsmail Arı, Kılıçdaroğlu ile görüşmesini yazdı: "Yenilgiyi sindiremedi, olumsuz haberleri okumuyor" Haber

Tutuklu İsmail Arı, Kılıçdaroğlu ile görüşmesini yazdı: "Yenilgiyi sindiremedi, olumsuz haberleri okumuyor"

BirGün gazetesinin muhabiri İsmail Arı 70 gündür tutuklu bulunduğu Sincan Cezaevi’nden yazdığı mektupla, Kemal Kılıçdaroğlu ile yaklaşık 1 ay önce gerçekleştirdiği görüşmeyi yazdı. Cezaevinde kendisine “bakanlık görüşmesi” yapılacağının bildirilmesi üzerine karşısında Kılıçdaroğlu’na görünce şaşırdığını belirten Arı, görüşme sırasında kurultay yenilgisini hala sindiremediğini anladığını yazdı. Arı ayrıca Kılıçdaroğlu’nun kendisi hakkındaki olumsuz haberleri asla okuyup takip etmediğini söyledi. Yazının ilgili kısmı şöyle: “Bir ay önce mutlak butlanı kabul edeceğini açıkça bana söyleyen Kılıçdaroğlu’nun anlattıklarından anladığım şu: "Kurultay satın alındı" diyerek kurultayı kaybetmeyi hiç beklemediğini ve bu yenilgiyi hâlâ sindiremediğini anladım. Yıllarca milletvekilliği, belediye başkanlığı yaptırdığı isimleri "hırsızlıkla" suçlayıp kendisi hakkındaki "olumsuz" değerlendirmeler içeren haberleri "asla okuyup takip etmediğini" söylüyor. Hayatımda bu kadar çok şaşırdığım kaç günüm oldu bilmiyorum. Hatta uzun bir süre şaşkınlığımı, üzüntümü atlatamadım. Ve bir süre sonra da CHP Genel Merkezi’nde yaşanan demokrasi ayıbını, Kılıçdaroğlu’nun sebep olduklarını cezaevinde anbean takip ettim. Ülkesini ve halkını çok sevdiğini iddia eden bir politikacı; ülkesine, halkına bu kötülüğü neden yapar? Tüm bu yaşananlar karşısında ben hiç umutsuz değilim. Sakın kimse umutsuzluğa da kapılmasın. Tutuklu Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın dediği gibi “Bir şenlik havasında kalkar bu ülke ayağa.” Bizim yaşadıklarımız "büyük bir çöküşü" kesin olarak gösteriyor. Bu süreçte tarihin doğru tarafında durup durmayanlar da ortaya çıkıyor.”

Kemal Kılıçdaroğlu: "Hesap soracağım sonra kurultay sandığını önünüze getireceğim" Haber

Kemal Kılıçdaroğlu: "Hesap soracağım sonra kurultay sandığını önünüze getireceğim"

İstinaf kararıyla tedbiren CHP Genel Başkanı olarak görevlendirilen Kemal Kılıçdaroğlu, yaklaşık 2,5 yıllık bir aranın ardından CHP Genel Merkezi’ne yeniden geldi. Genel Merkez bahçesinde bayramlaşmaya gelen partililere hitap eden Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: “Bugün burada, bu binanın önünde sizlere bakarken sadece bir genel merkez görmüyorum. Ben, kardeşlerime, yoldaşlarıma ve evlatlarıma bakarken, adalet yürüyüşünde birlikte attığımız her adımda toprağa düşen helal alın terini görüyorum. Ben, hak, hukuk, adalet mücadelesinde vatanperver CHP’lileri görüyorum. Ben sizlere bakarken, yoksulun, emekçinin, yetimin hak mücadelesi için çarpan binlerce yüreği görüyorum. Ülkenin geleceği için buradasınız, beraber mücadele edeceğiz. Bugün burada CHP’nin tarihsel namusunun, Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik güvenliğinin, millet iradesinin onurunu ve devlet aklının geleceğini konuşmak için bulunuyoruz. Çünkü yaşadığımız mesele yalnızca bir kurultay tartışması değildir. Yalnızca kimin genel başkan olacağı meselesi de değildir. Bu mesele, Türkiye’de siyasetin ahlakla mı, parayla mı, hukukla mı, operasyonla mı, millet iradesiyle mi, aparatlar üzerinden mi şekilleneceği meselesidir. "Bu hesaplaşma kişisel değil, ahlakidir” Ben bugün çok açık konuşacağım. Ama öfkeyle değil, sert konuşacağım ama kinle değil, gerçeği söyleyeceğim ama kimseyi aşağılamadan, hedef göstermeden, kimseye haksızlık etmeden. Çünkü bizim geleneğimiz budur. Çünkü biz CHP’liyiz. Bizim kitabımızda intikam yoktur, iftira yoktur, kin yoktur, mertçe helalleşme ve hesaplaşma vardır. Ama bu hesaplaşma kişisel değil, ahlakidir. Bizim kitabımızda arınma vardır. Ama bu arınma tasfiye değil, yeniden bir doğuştur.” “Biz bu partiyi mahkeme salonlarında itibarımız çiğnensin diye mi büyüttük” CHP’nin 38. Olağan Kurultay’ına ilişkin de konuşan Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “38’inci kurultayda bir bayrak değişimi olmuştu. Biz o gün dedik ki: Başımızın üstüne, CHP’de demokrasi esastır. Maalesef gördük ki durum öyle değil. O kurultay, Türkiye siyasetinde bir milattır. O gün yaşananlar, o günden sonra ortaya çıkan iddialar, yargıya taşınan dosyalar, kamuoyunda oluşan derin kuşkular ve bugün geldiğimiz nokta hepimize şunu gösterdi: Bir siyasi partinin iç demokrasisi sakatlanırsa, ülkenin de demokrasisi sakatlanır. Bunu, herkesin hafızasının bir yerinde tutması lazım. Bir partinin delegesinin iradesi şaibeli hale gelirse, milletin iradesine duyulan güven sarsılır ve derin bir yara alır. Bir partinin yönetimi ahlaki meşruiyet sorunu yaşarsa o partinin Türkiye’de demokrasi vaat etmesi de imkansız hale gelir. Soruyorum size: Biz bu partiyi mahkeme salonlarında itibarımız çiğnensin diye mi büyüttük? Atamızın emaneti partimizi kimler pavyon masalarına meze etmeye çalıştı? Emanetimizi kimler mahkeme kapılarına düşürdü? Kimler kapalı kapılar ardındaki küçük hesaplarla kişisel ikbal telaşıyla ihanet etti?” “Temiz bir kurultay yapacağız” Kurultayı en kısa sürede düzenleyeceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: “Şimdi bana soruyorlar: Ne yapacaksın? Benim ne yapacağım bellidir. Ben hesap soracağım. Herkes bunu bilsin. Sonra kurultay sandığını en kısa sürede önünüze getireceğim. Temiz bir kurultay yapacağız. Partimizin güvenli limanını işaret ve inşa edecek. O güvenli limana hep beraber gideceğiz. Doğru düzgün bir limana gideceğiz. Ben değil, güvenli limanı sizler inşa edeceksiniz. Ve o sandıktan kim çıkarsa partinin meşru hukuki lideri olacaktır. Başımızın tacı olacaktır. “Kimseye kul hakkı yedirmeyeceğim” Biz usulsüzlüğe de, koltuk sevdasına da geçit vermeyiz. Karşınızda duran bu adamı iyi tanırsınız. Ben hayatı boyunca hem bürokratik yaşamında hem de siyasi yaşamında sadece vatana millete hizmet etmişimdir. Hesap uzmanlığından genel müdürlüğe, milletvekilliğinden genel başkanlığa kadar devletin ve milletin her kademesinde görev tek bir kuruş boğazından aşağı haram lokma inmedi. Kul hakkı yemedim, yedirmedim. Bundan sonra da açıkça söylüyorum: Kul hakkını kimseye yedirmeyeceğim. Benim hayatım ortada. Bir ömür boyunca vicdandan, ahlaktan ve dürüstlükten zerre kadar ayrılmadım.” “Benim tek odağım vatandır” Hiçbir terör örgütüyle bir temasının bulunmadığını ifade eden Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: “Şimdi beni iyi dinleyin, altını çizerek ve haykırarak söylüyorum: FETÖ terör örgütü başta olmak üzere hiçbir terör örgütüyle ve hiçbir yurt dışı odaklı yapıyla en ufak bağlantısı, en ufak teması olmamış alnı ak, başı dik bir adam duruyor karşınızda. Sizi utandıracak hiçbir işin içinde olmamış bir kardeşiniz olarak söylüyorum: Benim tek bağım bu aziz milletledir. Benim tek odağım vatandır ve Türkiye’dir. Unutmayın, bize çamur atmaya kalkanların çamurları kendi ellerinde kalmışlar. Tarih önünde de hep ellerinde kalacaktır. Ben 79 yaşındayım. Koca bir ömür. Ve bugün 78 yaşında ama bir derdi olan ama derdini anlatmaktan asla vazgeçmeyen aziz Türk milletine tarih önündeki millet yürüyüşünü sizlerle yapan bir kişi olarak karşınızdayım. Bu yürüyüş, benim yürüyüşüm değil. Bu yürüyüş, adaletin, dürüstlüğün, temiz siyasetin son büyük nöbetidir. Bu yürüyüş arınmanın, arınarak çoğalmanın, çoğalarak kazanmanın yürüyüşüdür. Bu yürüyüş, bu asırlık çınarı kuruluş kodlarına, o tertemiz ahlaki zemine geri oturtma yürüyüşüdür.” “Bu vatanda ihanet ile vatan kahramanlığı arasındaki çizgi, kıldan ince, kılıçtan keskindir” Kılıçdaroğlu, kendisine atılan ‘hain’ sloganlarına ilişkin, “Duydum kardeşlerim, duydum. Birilerinin siparişleriyle, birilerinin fermanıyla atılan o kirli sloganları duydum. Bana, 78 yıllık ömrünü bu vatana adamış bu adama ‘hain’ diye bağıranları duydum. Onlara tarih önünde sesleniyorum: Bu vatanda ihanet ile vatan kahramanlığı arasındaki çizgi, kıldan ince, kılıçtan keskindir” dedi.

Sosyalist Enternasyonal'den Kılıçdaroğlu'na 'kurultay' çağrısı Haber

Sosyalist Enternasyonal'den Kılıçdaroğlu'na 'kurultay' çağrısı

Sosyalist Enternasyonal, CHP’ye ilişkin gelişmelere dair yazılı açıklama yayımladı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Türkiye’deki üye partimiz CHP ile uzun yıllara dayanan verimli bir ilişkimiz bulunmaktadır. Yıllar boyunca Kemal Kılıçdaroğlu dahil birçok CHP lideriyle iş birliği yaptık. Sosyalist Enternasyonal, Özgür Özel’in genel başkan seçildiği son CHP kurultaylarına aktif şekilde katılmış ve süreçleri yakından izlemiştir. Kurultay süreçlerinin demokratik ve kapsayıcı şekilde yürütüldüğüne tanıklık edilmiştir. Son kurultaylarda Özgür Özel’e karşı aday olmamayı tercih eden Kemal Kılıçdaroğlu, önceki kurultayları ve partinin seçilmiş yönetimini geçersiz sayan ‘butlan’ kararının ortaya çıkardığı sürecin yönetilmesi konusunda önemli bir tarihsel sorumluluğa sahiptir. Üye partilerimizden birini etkileyen bu kritik süreçteki tüm gelişmeler ve örgütümüz içindeki benzer örnekler dikkate alınarak, Sosyalist Enternasyonal; dava kabul edilebilir ve uzlaşı temelinde çözüme kavuşana kadar Özgür Özel’i ve CHP’nin demokratik yollarla seçilmiş mevcut yönetimini tanımayı sürdürecektir. Sosyalist Enternasyonal, Kemal Kılıçdaroğlu’na; şeffaf, demokratik, kapsayıcı ve hizipçi bir yaklaşım izlenimi yaratabilecek disiplin süreçlerinden uzak bir şekilde derhal olağanüstü kurultay toplaması çağrısında bulunmaktadır. Sosyalist Enternasyonal, temelsiz ‘butlan’ kararıyla ilgili gelişmeleri takip etmeyi sürdürecek ve bu zorlu süreçte Özgür Özel ile tam dayanışma içinde olduğunu ifade etmektedir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.