Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Işçi

- Işçi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Işçi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yıllık izin parasını peşin vermeyen patrona kötü haber Haber

Yıllık izin parasını peşin vermeyen patrona kötü haber

Yargıtay’ın yıllık izin ücretinin peşin ödenmemesinin işçi açısından haklı fesih sebebi olarak kabul edilmesinin arkasında aynı şehirde iki ayrı mahkemenin farklı karar vermesi olduğu ortaya çıktı. Yıllık izne giderken izin dönemine ait ücreti peşin alamayan A.B. isimli işçi, İş Mahkemesi’nin yolunu tuttu. Davacı A.B., yoğun bir çalışma temposundan sonra ailesiyle tatil planı yaparken izin çıkışı peşin ödeme ya da avans alamadığı için iş sözleşmesini haklı olarak feshettiğini dile getirdi. İş Mahkemesi feshin haklı olduğuna, davacıya kıdem tazminatı ödenmesi gerektiğine hükmetti. Karar istinafa taşındı Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 15. Hukuk Dairesi itirazları geri çevirdi. Benzer bir durumun mağduru olan B.K. isimli işçi de izne çıkarken peşin ödeme alamadığı için istifa etti. Kıdem tazminatı alamayan B.K., İş Mahkemesi’nin kapısını çaldı. Mahkeme; davacının feshe konu ettiği hususların haklı fesih sebebi teşkil etmediği gerekçesiyle reddetti. İstinafa taşınan dosya BAM 9. Hukuk Dairesi gündemine geldi. Daire, itirazları geri çevirdi. Aynı şehirde, aynı binada aynı davalarda iki farklı dairenin kesin nitelikteki kararlarının uyuşmaması üzerine devreye Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu girdi. Kurul, yıllık izne çıkan işçiye peşin ödeme ya da avans verilmemesi durumunda nasıl hüküm kurulması konusunda Yargıtay’ın kapısını çaldı. Ültimatom gibi karar Bölge Adliye Mahkemesi’nin 9 ve 15. Hukuk Dairelerinin kanunda açıkça düzenlenen peşin veya avans olarak ödeme yükümlülüğünün ihlali halinde çalışanın iş akdini haklı nedenle fesih hakkına dair farklı yönde kararlar vermesi üzerine; uyuşmazlığın giderilmesi amacıyla verilen kararda Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nce işverenin yıllık izin ücreti ödeme borcunun kapsamı ortaya konuldu. Kararda; işverenin yıllık izin ücreti ödeme yükümlülüğünü düzenleyen 4857 sayılı İş Kanunu’nun 57. Maddesindeki, "İşveren, yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye, yıllık izin dönemine ilişkin ücretini ilgili işçinin izine başlamasından önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermek zorundadır" hükmü hatırlatıldı. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, çalışanın yıllık ücretli izne çıkmasından önce çalışanın talebi olmasa dahi işverenin yıllık izin ücretini peşin veya avans olarak işçiye ödememesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II-(e) hükmünde işveren tarafından işçiye ücretinin kanun hükümlerine uygun olarak ödenmesi ve aynı maddenin (f) alt bendinde çalışma şartlarının uygulanması düzenlemelerine aykırılık oluşturacağı ve haklı nedenle fesih gerekçesi olacağını tekrar vurguladı. Kararda şöyle denildi: ‘’Davalı tarafça aksi savunulmuş ise de davacıya nispi emredici nitelikte olan 4857 sayılı Kanun’un 53. maddesine göre hak kazandığı yıllık izin süresinin üstünde yıllık izin kullandırılmış olması, yıllık izin ücretinin mutlak emredici nitelikte olan 57. maddeye göre izin başlamadan evvel peşinen veya avans olarak ödenmesi yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. İşveren tarafından işçiye ücretinin kanun hükümlerine uygun olarak ödenmemesi ve aynı maddenin (f) alt bendinde çalışma şartlarının uygulanmaması, haklı fesih nedeni olarak düzenlenmiştir. Şu hâlde anılan hükümler gereğince yıllık izne ilişkin ücretin, yıllık izne ayrılmadan evvel işverence peşin ödenmediği gerekçesiyle yapılan fesih haklı nedene dayalıdır. Bölge Adliye Mahkemesi kararları arasındaki uyuşmazlığın, işverenin işçinin yıllık izin dönemine ilişkin ücretinin izinden önce peşinen veya avans olarak ödeme zorunluluğuna ilişkin yükümlülüğüne aykırı davranışının işçi bakımından haklı nedenle fesih sebebi teşkil edeceğine dair Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi’nin kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.’’

Bölgesel asgari ücret iddiası: Türk-İş'ten açıklama Haber

Bölgesel asgari ücret iddiası: Türk-İş'ten açıklama

Türk-İş, bazı işverenlerin talep ettiği ve bu yönde çalışmalar yapıldığı öne sürülen "bölgesel asgari ücret"e ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada "Bölgesel asgari ücreti gündeme getirmek ya da bunu savunmak, işçiye de emekçiye de ülkeye de kötülüktür. Konuşulması gereken, asgari ücretin geçim ücretine dönüştürülmesidir" denildi. İyi niyetli değil Türk-İş Yönetim Kurulunca yapılan yazılı açıklamada, son dönemde bazı işverenlerin asgari ücretin bölgesel olarak belirlenmesi yönünde taleplerinin olduğu anımsatılarak, bu talebin iyi niyetli olmadığı, daha fazla kazanma hırsından kaynakladığı savunuldu. Bölgesel asgari ücretin 1960'lı yıllarda denendiği ancak olumsuz sonuçlara yol açtığına işaret edilen açıklamada, "1974'te ulusal düzeyde asgari ücret tespit sistemine geçildi. Şimdi bu konunun yaklaşık 60 yıl sonra tekrar gündeme getirilmesinin işçilere bir fayda sağlamayacağını hepimiz çok iyi biliyoruz." ifadesi kullanıldı. Açıklamada, bir grup işverenin, bölgesel asgari ücret uygulamasını yeniden gündeme taşıdığı belirtilerek, şunlar kaydedildi: "Bölgesel asgari ücreti gündeme getirmek ya da bunu savunmak, işçiye de emekçiye de ülkeye de kötülüktür. Konuşulması gereken, asgari ücretin geçim ücretine dönüştürülmesidir. Hayatını emeğiyle sürdüren herkesin bölgesel asgari ücret planlarına karşı durması gerekiyor. Bölgesel asgari ücret, başta işçi ve emekçiler arasında olmak üzere tüm ülkede ayrışmalara neden olabilecek, gerilimleri artırabilecek ve toplumsal huzuru zedeleyebilecek son derece riskli bir öneridir. Bu öneride bulunanlar ise art niyetlidir." Gözünü kar hırsını bürümüş patronlar Türk-İş'in, Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun yapısına ve Komisyonda alınan kararlara itiraz ettiğinin hatırlatıldığı açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Konfederasyon olarak 2026 yılı Asgari Ücret Tespit Komisyonunda yer almadık. Bu tepkimizi, asgari ücretin insan onuruna yakışır bir seviyede ve daha geniş bir katılımla sağlanması düşüncesiyle ortaya koyduk. Asgari ücretin bir geçim ücreti olmadığını, önceki yıllarda da imza atmadığımız ve muhalefet şerhi koyduğumuz komisyon kararlarında defalarca dile getirdik. Asgari ücretin 28 bin 75 lira olduğu günümüzde, bir işçi bu parayla ailesini geçindirmek zorunda kalıyor. Ama gözünü kar hırsı bürümüş bazı patronlar mevcut rakamı bile çok görüyor. Bölgesel asgari ücret talebinde bulunmak, 'asgari ücret bazı şehirlere göre yüksek', 'ben işveren olarak, daha çok kazanmak, daha çok kar etmek istiyorum' demenin bir başka yoludur."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.