Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İbb Davası

- İbb Davası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İbb Davası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İBB ‘itirafçısı’ Murat Kapki’nin dilekçesi ortaya çıktı Haber

İBB ‘itirafçısı’ Murat Kapki’nin dilekçesi ortaya çıktı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasında "itirafçı" olan ve baskı görüp tahliye vaadine kandığını söyleyen Murat Kapki’nin dilekçesi ortaya çıktı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Murat Kapki'nin “Baskı gördüm. ‘Bir gün bile burada yatmazsın’ demelerine aldandım. Tahliye vaadine kandım. Savcıların yönlendirmesiyle doğru olmayan şeylere imza attım” diyerek ifadesini geri çektiğini duyurmuştu. Kapki'nin tahliye talebinde bulunduğu dilekçesi ortaya çıktı. Kapki'nin dilekçesinde "Benim İBB ile reklam alanı kiralamaya dair ilişkim Ekrem İmamoğlu'nun seçilmesinden çok daha öncesinden beri devam etmektedir" dediği görüldü. Kapki, iddianamede örgüt üyesi olduğu ve Murat Ongun'un da kendisinin yöneticisi olduğu yönündeki iddialara atıfla "İddianamede benim örgüt üyesi olduğum ve Murat Ongun'un benim yöneticim olduğu iddia ediliyor. Bir kere Murat Ongun'la ben birbirimizi sevmeyiz. Bunca zamandır da 1-2 kez selamlaşmak ve usulen bayram tebriği için aramak dışında hiçbir sohbetimiz ve karşılaşmamız olmamıştır" dedi. Kapki ayrıca, Ekrem İmamoğlu'nu sadece iki kere gördüğünü ve birinde yalnızca el sıkıştığını, diğer karşılaşmasında ise selamlaşmadıklarını ifade etti. Kapki, "Benim Ekrem İmamoğlu ile de tanışıklığım ve görüşmüşlüğüm yoktur. Hayatımda İmamoğlu'nu 2 kez gördüm. Biri Belediyenin iştiraklere verdiği iftar yemeğidir. Yaklaşık bin kişilik bir etkinliktir. Burada Ekrem Beyle el sıkışmışlığım vardır. Bir kere de bir cenazede aynı ortamda bulunduk ama selamlaşmadık. Bunun dışında hiçbir yerde hiçbir suretle görüşmem olmamıştır" dedi. Kapki, ailesini korumak adına birtakım ifadeler verdiğini de şu sözlerle anlattı: "Savcı beyin odasına girdiğimde yaklaşık 1 saat boyunca sava beyle baş başa sohbet ettik. Bu sohbet esnasında bazı suçlamaları kabul etmediğim ve dosya hakkında yeni ifadeler vermediğim sürece serbest kalamayacağımdan emin oldum. Savcıların benim örgüt üyesi olmadığımı anlaması ve ailemi korumak adına bir takım ifadeler verdim." NE OLMUŞTU? CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Grup Toplantısı’nda yaptığı açıklamada İBB Davası'ndaki gizli tanık ve itirafçı beyanlarının çöktüğünü söylemişti. Özel, aylar boyunca iktidar medyası tarafından "İtiraflarına" genişçe yer verilen İş İnsanı Murat Kapki'nin pişman olup ifadelerinden vazgeçtiğini açıklamıştı. Kapki’nin baskı gördüğünü ve yönlendirmeyle ifade verdiğini söyleyen Özel, şu ifadeleri kullanmıştı: “İtirafçı olduğu söylenen, yaz boyunca gösterilen Murat Kapki vardı, Murat Kapki. Dün çıktı, mahkemeye başvurdu. Şöyle yazmış: 'Baskı gördüm. Bir gün bile burada yatmazsın demelerine aldandım. Tahliye vaadine kandım. Savcıların yönlendirmesiyle doğru olmayan şeylere imza attım.'”

DEM Parti'den 'Öcalan’a konut' iddialarına yanıt Haber

DEM Parti'den 'Öcalan’a konut' iddialarına yanıt

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, güncel gelişmelere ilişkin partisinin Genel Merkez'inde basın toplantısı düzenledi. İmralı Heyeti'nin hem İçişleri Bakanı hem de Adalet Bakanı ile yaptığı görüşmeleri hatırlatan Doğan, şunları kaydetti: "Görüşme sonrası görüşmenin içeriğine dair kamuoyu bilgilendirildi. Söz konusu bakanlıklar kendilerine yöneltilen sorulara zaman zaman bu konuya dair yanıt veriyorlar ama bu yanıtlar halen belirsiz yanıtlar. Bu yanıtlar halen önümüzdeki dönemin takviminin nasıl olacağının, nasıl işleyeceğinin, içeriğine dair bilgiler vermeyen ya da bunları kapsamayan yanıtlar. Toplumsal beklenti artık bu yasal düzenleme aşamasına geçilmesi ve bunun takvimlendirilmesi, çeşitli tarihlere göre ertelenmemesidir. Ne demek istiyorum? Bunu daha önce de söylemiştik. Bayrama sayılı günler kaldı. Dedik ki bunu bayramdan önce yapalım. Ramazan ayı hayırlı bir ay ve bu ayda hayırlı işlere imza atalım. Ama görülüyor ki bu süre zarfında Meclis'in gündemine henüz Adalet Komisyonu'na ya da Genel Kurul'a böyle bir takvim bilgisi verilmedi. Böyle bir takvim bilgisinin verilmemiş olması da bu yasal düzenlemelerle ilgili bayram sonrasının beklendiğine ilişkin yorumlara neden oluyor. Bir daha çağrımızı yineleyelim. Yasal düzenleme beklemeyen adımlar var.. Bunları yapıp Ramazan Bayramı'nda ve Nevruz'da bu iki bayramın coşkusunu arttırabiliriz ve çok büyük bir haksızlığa son verebiliriz. AİHM ve AYM kararları uygulanabilir. Hakikaten daha ne bekleniyor Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması için, siyasi güçlerin bırakılması için, ağır hasta mahpuslar neden hala cezaevinde tutuluyor? Niye biz bunları tekrar tekrar ifade etmek durumunda kalıyoruz? Bu adaletsizliği gidermek için ne bekleniyor? Mesela önceki dönem Eş Genel Başkanlarımız Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve diğer Kobani davası tutsakları dışarı çıksa, AİHM kararları uygulansa, Kobani kumpas davası inadından ve ısrarından vazgeçilse bu Türkiye demokrasisine kazandırmaz mı? Bu Türkiye'de hukukun yeniden işler hale geldiğine ilişkin önemli bir işaret sayılmaz mı? Sayılır. Milyonlarca insan bu kararların uygulanmasını bekliyor. İlla bir gerekçe arıyorsanız hukuksuzluğu hukukla kapatmak için çünkü bunlar siyasi davalar. O yüzden Kobani kumpas davası diyoruz." "İBB DAVASI AÇIKÇA DEMOKRASİYE DARBE" Doğan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Davası'na ilişkin tepki gösterdi: "Silivri'deki Marmara Açık Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde görülüyor bu duruşma. Gerginliklerle başladı. Biz de davayı çok yakından takip ediyoruz. Üstelik heyetimiz de orada ve sonuna kadar da takip edeceğiz. Yerel Yönetimlerden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcımız Mehmet Rüştü Tiryaki, İstanbul Milletvekilimiz ve Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyemiz Celal Fırat da oradaydı. İstanbul il yönetimimiz, il eş başkanlarımız ve yöneticilerimiz de orada davayı takip ediyorlar. Şimdi bu açıkça demokrasiye darbe, muhalefete bir tasfiye ve cumhurbaşkanlığı seçimlerine şimdiden müdahale olarak görülüyor. Bu muhalefetin dizaynı olarak değerlendiriliyor ve o nedenle cezaevi kampüslerinde kamuoyunun erişimine uzak, özel seçilmiş, tarafsızlığından ve bağımsızlığından şüphe duyulan mahkeme heyetleri, biz bunları gördük, yaşadık, yaşıyoruz. Gayet iyi biliyoruz. Gayet iyi tanıdığımız hamleler bunlar. Aşina olduğumuz operasyonlar." Adalet Bakanı Akın Gürlek'in çok kritik bir zamanda bakanlık koltuğuna oturduğunu söyleyen Doğan, "O koltuğun gereği adaleti sağlamaktır ve Adalet Bakanı'nın yapması gereken tam olarak budur. 'Mahkeme salonları siyaset arenası değil' demişti hemen koltuğa oturduktan sonra yaptığı açıklamada. Milyonlarca oy almış bir belediye başkanının tutuklu yargılandığını unutmuş olsa gerek Sayın Bakan. Öyle savunma hakkını sınırlamak değil, aksine bu haklara, temel tüm insan haklarına alan açması gerekir Adalet Bakanı'nın ve bu adaletsizlikleri gidermesi gerekir" diye konuştu. "MESELE BİR EV VE KONUT MESELESİ DEĞİL" Terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan ile ilgili birtakım "kulis haberleri" olduğunu ifade eden Doğan, şöyle devam etti: "Evdi, konuttu, statüydü gibi çeşitli başlıklarda bazı tartışmalar var. Zaman zaman yapılan çağrılar var. 'Ne olacak bu statü açığı? Nasıl kapanacak?' deniyor. 'Gördünüz mü?' diyenler oluyor siyasilerden... Bu sürecin başlamasından memnuniyet duymayanlar, dudak büzüp bakanlar sürecin niye başladığını anladılar mı diye serzenişler de oluyor. DEM Parti olarak Ekim 2024'ten bu yana bunun öncesi de var biliyorsunuz, ağır tecrit koşullarının, mutlak iletişimsizliğin bir işkence hali olduğunu hep söyledik. Temel bir insan hakkı ihlali olduğunu söyledik ve ağır bir insan hakkı suçu olduğunu söyledik. Buna karşı mücadele ettik. Kime yapılırsa yapılsın bunun karşısında duracağımızı söyledik. Evet bir ağır insan hakkı ihlali var. Bir kere bu giderilmeli. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı var, uygulanmalı. Mesele bir ev ve konut meselesi değil. Burada yanlış anlaşılan bir durum var muhtemelen. Mesele açıkça şu sorunun altını hukuken doldurabilmek. Ne yapılacak bundan sonra? "PARTİMİZE ULAŞMIŞ HERHANGİ BİR BİLGİ YOK" Bu sürecin ana aktörü, bu sürecin baş müzakerecisi, bu süreçte bugüne kadar atılan pek çok adımın temel olarak sağlayıcısı ve inisiyatif alanı, sorumluluk üstleneni, yıllardır bu konuda çaba sarf eden halkların karşı karşıya gelmemesi, halkların bir arada eşit ve özgür bir biçimde yaşayabilmesi için çok büyük bir gayret, özveri ve çabanın sahibi Sayın Öcalan'la ilgili özgür çalışabileceği koşullar nasıl oluşturulacak? Özgür iletişim kurabileceği koşullar nasıl oluşturulacak? Dünyada pek çok çatışma, çözüm deneyiminde benzer durumlar yaşanmış ve böyle bir liderlik gücü bir ada hapishanesinde bu koşullarda tutulmamış bu süreler boyunca ve sonrasında. Tartışmamız gereken temel mesele bu. Bunun altını doldurmak gerekiyor ama defacto bir biçimde değil, fiili bir biçimde değil. 'Orada bir konut yapıldı mı, yapılmadı mı?' diye bize böyle sorular geliyor. Buna ilişkin partimize ulaşmış herhangi bir bilgi yok. DEM Parti İmralı Heyeti'nin yaptığı görüşmelerden de bize ulaşmış herhangi bir bilgi yok. Yakın zamanda muhtemelen bayram arifesinde ya da sonrasında DEM Parti İmralı Heyeti tekrar adada Sayın Öcalan'la bir görüşme yapabilir. Bu görüşme sonrasında böyle bir gelişme varsa bu konuya dair bir gündem olursa zaten kendileri de sizlerle paylaşacaktır ama partimize şu ana kadar ulaşmış bugüne kadar yapılan avukat, aile ve İmralı Heyeti görüşmelerinden bize ulaşmış böyle bir bilgi yok." "ÇİÇEK OTLU'NUN SAĞLIK DURUMU İYİYE GİDİYOR" DEM Parti İstanbul Milletvekili Çiçek Otlu'nun geçirdiği ağır bir rahatsızlık nedeniyle İstanbul'da hastanede tedavisinin devam ettiğini belirten Doğan, "Sağlık durumu iyiye gidiyor. En kısa sürede tekrar bizimle olacağına, mücadele alanlarında yan yana olacağımıza inanıyoruz. Hastaneye geldiği, ulaştığı ilk andan itibaren hiçbir detay atlanmadan titizlikle ve hassasiyetle hem buradan hem oradan arkadaşlarımız takip ediyor. Bu konuda da Çapa Tıp Fakültesi Sağlık emekçilerine de ayrıca ilgileri için çok teşekkür ederiz" dedi.

CHP'nin kurultay davasında İBB talebi reddedildi Haber

CHP'nin kurultay davasında İBB talebi reddedildi

Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) 38'inci Olağan Kurultayı'nda usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla açılan ceza davasının, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davası ile birleştirilmesi talebi reddedildi. Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen dünkü (23 Şubat) duruşmada cumhuriyet savcısı, davanın İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davayla fiilen bağlantılı olduğunu kaydederek, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesine muvafakatname yazılmasını ve dosyanın İstanbul'daki dosyayla birleştirilmesini talep etmiş, mahkeme, dosyanın, savcının görüşü doğrultusunda İBB davasına bakan mahkemeye muvafakatname yazılarak İstanbul'daki dosyayla birleştirilmesinin talep edilmesine karar vermişti. Muvafakatname talebi reddedildi, dava Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nde devam edecek. İDDİANAMEDEN Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Kasım 2023'te yapılan CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı'na ilişkin iddialarla ilgili 10 Şubat'ta soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında bazı delegelerin ve parti mensuplarının ifadelerine başvuruldu. Sona gelinen soruşturmada iddianame tamamlandı. İddianamede; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Bursa Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, CHP Sancaktepe İlçe Başkanı Özgen Nama, CHP Bitlis İl Başkanı Metin Güzelkaya, CHP Parti Meclisi Üyesi Baki Aydöner, CHP Gençlik Kolları Genel Başkan Yardımcısı Serhat Can Eş, eski CHP Mardin İl Başkanı Mehmet Kılınçaslan ve eski CHP Parti Meclisi Üyesi Hüseyin Yaşar şüpheli sıfatıyla yer aldı. KILIÇDAROĞLU 'MAĞDUR' SIFATIYLA YER ALIYOR İddianamede eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 'mağdur' sıfatıyla yer aldı. İddianamede, İmamoğlu’nun divan başkanı olduğu CHP 38’inci Olağan Kurultayı'nda, diğer sanıklarla birlikte bazı delegelere para verildiği, adaylık ve iş vaadinde bulunulduğu, market kartı dağıtıldığı, oy pusulası fotoğraflarının istendiği, ikinci turun geciktirilerek yanlış bilgilendirme yapıldığı ve bu yollarla Özgür Özel’in kazanması için delegelerin iradelerinin yönlendirildiği iddia edilerek, tüm sanıkların 'Seçim kanununa muhalefet' suçundan 3'er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.