Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hasan Öztürk

- Hasan Öztürk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hasan Öztürk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Nilüfer'de hastane alanının satışına CHP'den tepki: "Birkaç sene sonra iktidarız, bunların hepsini geri alırız" Haber

Nilüfer'de hastane alanının satışına CHP'den tepki: "Birkaç sene sonra iktidarız, bunların hepsini geri alırız"

Cumhurbaşkanı kararıyla Türkiye genelinde bazı taşınmazların özelleştirme kapsamına alınmasının ardından, Bursa’da satış listesine giren alanlar kamuoyunda tartışma yarattı. Nilüfer Fethiye Mahallesi Fatih Sultan Mehmet Bulvarı’ndaki “Hastane Alanı” da bu tartışmaların odağında. Alan uzun yıllardır kamusal etkinliklere ev sahipliği yapıyor ve Nilüferlilerin nefes alabildiği nadir mekanlardan biri olarak biliniyor. CHP Bursa İl Başkanlığı çağrısıyla bugün alanda yapılan basın açıklamasında konuşan CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin, alanın 2007’den bu yana 29 Ekim etkinliklerine ev sahipliği yaptığını hatırlatarak, “Nilüferlinin nefes aldığı tek noktayı satıp başka amaçlar için kullanılmasını kabul edemeyiz” ifadelerini kullandı. Şahin, alanın satışının engellenmesi için eylemlerini sürdüreceklerini belirtti. Bölge Nilüferlilerin buluşma alanı olarak kalmalı Bölgenin aynı zamanda deprem toplanma alanı olduğunu vurgulayan Nilüfer Beleidye Başkanı Şadi Özdemir ise, "Buranın satışa çıkması Nilüfer’in kalbine hançer sokmak gibi bir şey. Hastane alanı diye geçiyor ama burada hastaneye de ihtiyaç yok. Çünkü burası hastane alanı olarak planlandığında etraftaki hastaneler yoktu. Şu anda 2 kilometre çapında burada neredeyse 20’nin üzerinde hastane var." dedi. Özdemir bu nedenle bölgenin Nilüferlinin buluşma noktası olması gerektiğini belirtti. Alanların satışından vazgeçin Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Bursa'da satışa çıkarılan alanların sağlık alanları olduğunu belirtirken, "Bir de Büyük Ova Projesi içerisinde yer alan alanlar dahi satılıyor. Böyle bir şeyin kabul olması mümkün değil." dedi. Bozbey sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu alanın bir an önce Büyükşehir’e devredilmesi, otopark yapılması ve üzerinin de meydan yapılarak Bursa’da miting yapılacak bir alanın olmamasından kaynaklı buranın miting alanı olarak da değerlendirilmesi, sosyal ve kültürel faaliyetlerde değerlendirilmesi amacıyla talebimizi yinelemiştik. Bu alan Bursalıların alanıdır. O nedenle ben bir an önce bu alanların satışından vazgeçilmesini ve Bursalılar adına imar planlarına uygun tesislerin gerçekleşmesini isterim." Bursa sağlıkta 31. sırada Bursa Milletvekili ve CHP Sağlık Politika Kurulu üyesi Kayıhan Pala, CHP Sağlık Politika Kurulu olarak her bir il için sağlık kartı oluşturduklarını ve Bursa'nın sağlıkta Türkiye’de devletin kendi sınıflandırmasına göre 31’inci sırada olduğunu belirtirken, "Aklı başında bir hükümet kendi ülkesinin sağlık alanını satar mı?" dedi. 15 yıl önce de satışa çıkarılan alanın AKP tarafından ticari alana çevrilerek satılma niyetinde olmasına karşı eylemelr yapıldığını kaydeden Pala, "Sonra halkın itirazına karşı AKP’liler topluma bir açıklama yaptılar, burası asla bir ticaret alanına dönüştürülmeyecek ve kamu alanı olarak kalacak diye. Üstelik biz bugün burada yapıyoruz bu açıklamayı ama Bursa’da satılığa çıkarılan diğer yerlere bakın, hepsi sağlık alanı." dedi. "Bir kaç sene sonra iktidarız, hepsini geri alacağız" Pala sözlerini şöyle sürdürdü: "Kimse para lazım o yüzden satıyoruz demesin. Buradan elde edilecek parayla sağlık alanında yatırım yapılacakmış. Bunların hepsini satsalar 200 milyon dolar civarında bir para yaparmış. Bugün Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı ihalelere bakın, 900 yataklı bir hastane için harcanan para 14 milyarın üstünde. Bunların hepsini satsanız bir tane hastane yapacak parayı elde edersiniz. Öyle anlaşılıyor ki bizim yıllardır söylediğimiz şehir hastanelerinin Sağlık Bakanlığı’nı rehin aldığı meselede artık para bulmak için her şeyi satılığa çıkarıyorlar. Burayı alma heveslisi olanlara söylüyorum, aklınızı başınıza alın. Burayı sattırmayız. Eğer satılır ve siz de alacak olursanız çok değil birkaç sene sonra iktidarız, bunların hepsini geri alacağız. Halkın malı satılamaz. Buraların ne olacağına halk kendisi karar verecek.” Arazinin değeri 100 milyon dolar CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk ise, satılığa çıkarılan arazilerin değerine dikkat çekerek, "Cumhurbaşkanı’nın en iyi yaptığı şey kupon arazinin neresi olduğunu ve ne değerde olduğunu çok iyi biliyor. Bugün bu alanın değerini emlak eksperlerine sorduk. Bugünkü değeriyle burası 100 milyon dolar. Eski fakülte 50 milyon dolar civarında. Diğerleri de toplam 100 milyon dolar. Özellikle Samanlı’daki bölge ova projesinin içinde asla arsa olarak değerlendirilmemesi gereken, ki itirazlarla da imarının iptal edildiğini biliyoruz, ama arsa diye satışa konulmuş. Demek ki bunları kimin alacağını da ihaleye çıkarmadan önce az çok belirlediğinizi tahmin edebiliyoruz." ifadelerini kullandı.

Gönül coğrafyasında Ramazan coşkusu Haber

Gönül coğrafyasında Ramazan coşkusu

Bursa Büyükşehir Belediyesi, Batı Trakya’da ve Balkanlarda yaşayan Müslümanların birliği ve beraberliği yönünde iftar sofraları kurmaya devam ediyor. Ramazan ayının başlamasıyla birlikte Balkanlar’daki ilk iftar organizasyonunu Gümülcine’de yapan Büyükşehir Belediyesi, ikinci iftar programını Filibe’de düzenledi. Programa, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve eşi Seden Bozbey’in yanı sıra Filibe Başkonsolosu Emre Manav, CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, RUMELİSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Evke, RUMELİSİAD üyeleri ve Bursa Büyükşehir Belediyesi yöneticileri de katıldı. Akşam ezanının okunmasıyla birlikte oruçlar açılırken, Filibe Müftüsü Taner Veli’nin yaptığı duayla kardeşliğin daim olması temenni edildi. Dayanışmamızı sürdürmeye kararlıyız Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak Filibe’de düzenledikleri iftar programında soydaşlarımızla aynı sofrada buluştuklarını belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Ramazan’ın maneviyatını gönül coğrafyamızda paylaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Filibe’deki Türklerin her zaman yanında olmaya ve dayanışmamızı sürdürmeye kararlıyız. İftar programımıza teşrif eden Filibe Başkonsolosumuza, Bölge Müftümüze, belediye başkanlarımıza, siyasi parti temsilcilerimize, Bulgaristan yöre derneklerimizin başkanlarına ve yönetimlerine teşekkür ediyorum. Bu anlamlı buluşmaya katkı sunan RUMELİSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Evke’ye ve yönetim kuruluna şükranlarımı sunuyorum” dedi.

Başkan Mustafa Bozbey’den Batı Trakya çıkarması Haber

Başkan Mustafa Bozbey’den Batı Trakya çıkarması

Ramazan programı kapsamında ilk olarak Batı Trakya Türklerinin unutulmaz lideri Dr. Sadık Ahmet’i Gümülcine’deki kabri başında anan Başkan Mustafa Bozbey, daha sonra Gümülcine Başkonsolosu Aykut Ünal’ı, Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif’i, Gümülcine Türk Gençler Birliği Başkanı Sedat Hasan’ı ve İskeçe Müftüsü Mustafa Trampa’yı makamında ziyaret etti. Ziyaretlere CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, BALKANTÜRKSİAD Başkanı İskender İskenderoğlu ve Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Bursa Şubesi Başkanı Hasan Karaömer de eşlik etti. Ziyaretlerde Bursa’nın fethinin 700. Yılı anısına özel olarak hazırlanan kartpostallar ve pullardan hediye eden Başkan Mustafa Bozbey, Batı Trakya’daki soydaşların dayanışma içinde olmasının memnuniyet verici olduğunu dile getirdi. Batı Trakya Türklerinin unutulmaz lideri Dr. Sadık Ahmet’i kabri başında rahmet ve minnetle andıklarını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, soydaşların hak mücadelesine ömrünü adayan Dr. Sadık Ahmet’in aziz hatırasını yaşatmaya, ortaya koyduğu kararlı duruşu gelecek kuşaklara aktarmaya devam edeceklerini belirtti. Program kapsamında Gümülcine Başkonsolosu Aykut Ünal’la da bir araya geldiklerini hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Batı Trakya’daki soydaşlarımızla dayanışma içindeyiz. Bursalı hemşehrilerimizi bu anlamlı coğrafyada temsil ediyoruz. Ayrıca Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif, Gümülcine Türk Gençler Birliği Başkanı Sayın Sedat Hasan ve İskeçe Müftüsü Mustafa Trampa ile de buluştuk. Batı Trakya’daki soydaşlarımızın manevi değerlerini paylaşmaya, gönül birliğimizi güçlendirmeye devam ediyoruz” dedi.

Bursa’da vatandaşlardan kornalı ‘geçinemiyoruz’ tepkisi Haber

Bursa’da vatandaşlardan kornalı ‘geçinemiyoruz’ tepkisi

CHP Bursa İl Başkalığı, art arda gelen zamlar, asgari ücrete yapılan yetersiz artış ve emekli maaşlarının açlık sınırının altında kalması sonucu yurttaşların geçim sıkıntısına dikkat çekmek için 17 ilçede eş zamanlı ‘geçinemiyoruz’ eylemi yaptı. İlçelerin işlek caddelerinde yol kenarlarında ‘geçinemiyorsan korna çal’ pankartları tutan CHP’lilere vatandaşlar korna çalarak ve alkışlarla destek verdi. Eylemin şehrin dört bir yanında güçlü destek gördüğünü belirten CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, “Halkımız gün geçtikçe daha çok yoksullaşıyor. Birileri yandaşlarını zengin etsin diye halkı yoksulluğa terk ettiler. Geçilmeyen yollara, kullanılmayan köprülere para var ama emekliye para yok. Sadece faize 2026 bütçesinden 2.7 trilyon para veren iktidar; emekliye, çiftçiye, işçiye, çalışana gelince para yok öyle mi? Bir taraftan yandaş şirketlerin bir gecede trilyonlarca vergi borcunu silen iktidar, fakir fukaraya, işçiye, emekçiye, çiftçiye gelince yok öyle mi? Öyleyse biz de meydanlardayız işte.” dedi. “Hiçbir CHP’liyi teslim alamayacaklar” İktidar gidene kadar sokaklarda olmaya devam edeceklerini ifade eden Yeşiltaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu sefaleti bitirene kadar, bu ülkeyi yönetebilme becerisini kaybetmiş bu iktidar gidene kadar biz de sokaklarda olacağız. Bu ülkeyi bu düzenden kurtarana kadar sesimizi daha da yükselteceğiz. Bursa’nın dört bir yanında erken seçim sandığını getirene kadar sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Asla umutsuz olmayın. Tarihin her döneminde zorluklar yaşadık ama hiçbir zaman teslim olmadık. Hiçbir Cumhuriyet Halk Partiliyi teslim alamayacaklar. Direneceğiz ve sonunda kazanacağız.” “Bu kadar zengin bir ülkede sefalet niye? Eyleme destek veren CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, “Yıldırım’da ‘geçinemiyoruz’ eylemine korna çalmayan yok. Babalar, anneler, öğretmenler, mühendisler ‘geçinemiyoruz’ diyor.” dedi. Öztürk sözlerini şöyle sürdürdü: “Kim geçiniyor bu ülkede bu milletin sırtından? Kim zenginleşiyor, kim fakirleşiyor? 24 yıllık iktidarınızın sonunda bugün emekliyi sefalet sınırının altında bir maaşa mahkum ettiniz. Asgari ücretli işçiyi de ilk açıklandığı gün yoksulluk sınırının altında bir maaşa mahkum ettiniz. Peki kim belirliyor bu rakamları? Bu rakamları, bu ülkeyi yönetsin diye bu milletin bir şekilde aklıyla, kalbiyle ve milli-manevi değerleriyle oy verdiğiniz bu iktidar bu millete bunu dayatıyor. Bunu asla kabul etmeyeceğiz. Türkiye fakir bir ülke değil, burada doğmuş tüm medeniyetlerin mirasına sahip. Bu topraklar dünya imparatorluklarına ev sahipliği yaptı. Bu toprakların çocuklarında çalışkanlık, üretkenlik var. Bu topraklarda bereket, üretim var. Bu kadar kıymetli ve herkesin sahip olmak istediği, bu kadar güzel ve atadan zengin bu ülkede bu sefalet niye? “Bu ülkenin evlatları umudunuz kestiyse, iktidarın gitme zamanı gelmiştir” AKP iktidarının kara düzeninin yarattığı bu kötü yönetim, bugün halkımıza sefalet ve açlık sınırının altında bir yaşam dayatıyor. Bu ülkenin kaynaklarının eşit ve adil paylaşılmadığından kaynaklanan sefalet var. Geldiğinizde emekli maaşı 1,5 asgari ücretti. Geldiğinizde bir evde bir insan çalışıyorsa o evde açlık olmazdı. Bir evde iki kişi çalışıyorsa o evde para birikirdi. Hiç kimse çocuğunu nasıl okutacak, bunun altından nasıl kalkacak diye düşünmezdi. Bugün ise anne-baba umutsuz. En kötüsü, evlatlar umutsuz. Eğer bu ülkenin çocukları bu ülkeden umudunu kestiyse bu iktidarın gitme zamanı çoktan gelmiş demektir. Bizim umudumuz çocuklarımız. Bütün mücadelemiz, bu ülkenin geleceği milletimiz adınadır. Bugün Cumhuriyet Halk Partisi’nin bütün muhalefeti örgütleme görevi vardır. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi bu ülkenin sigortasıdır, bu ülkenin geleceğinin en önemli güvencesidir.”

CHP’li Öztürk, Bursa’da Ramazan alışverişine çıktı: Geçen sene alamadığı pastırmayı yine alamadı Haber

CHP’li Öztürk, Bursa’da Ramazan alışverişine çıktı: Geçen sene alamadığı pastırmayı yine alamadı

CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, geçtiğimiz yıl Ramazan ayı öncesi 15 Şubat’ta Bursa’da bir zincir markette yaptığı ve 5 bin 275 tutan erzak alışverişini bu yıl aynı ürünleri alarak fiyat karşılaştırması yaptı. Öztürk’ün alışveriş sepetinde kıyma, hurma zeytin, peynir, yağ çeşitleri, makarna, bakliyat, un ve şeker gibi temel gıda maddeleri yer aldı. “TÜİK’in yaptığı kul hakkı yemek” Alışveriş yaptığı sırada Öztürk’le konuşan ve işletme mezunu olduğunu söyleyen bir vatandaş ürün fiyatları için, “Anormal bir artış var. TÜİK öyle demiyor ama. Kasım ve aralık ayında farkı nasıl açıkladılar? Ocakta zam vermesin diye. Kul hakkı yiyorlar başka bir şey değil. TÜİK’in yaptığı kul hakkı yemek. Neyi baz alıyorlar çok merak ediyorum.” dedi. Emekli bir vatandaş ise alım gücüne dair “Emekliyiz, neyle alacağız?” derken, geçen seneye oranla ürünlere yüzde 50, yüzde 70 ve yüzde 100’e varan zamlar uygulandığını söyledi. En büyük kabahatin TÜİK’te olduğunu ifade eden bir başka yurttaş ise, “Gerçek enflasyon oranlarını gösterseydi, kök maaşlar hiç problem olmayacaktı. Ona az buna çok verdin denilmeyecekti.” dedi. Ramazan alışverişi bir yılda 2 bin TL arttı Alışverişin ardından değerlendirmede bulunan CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk şöyle konuştu: Bugün geçen sene 15 Şubat'ta ramazan alışverişi yaptığımız markette yine aynı alışverişi yaptık. Fişimiz elimizde. O gün marketten 3 bin 954 lira, pazar alışverişiyle de toplam yaklaşık 5 bin 250 liralık bir alışveriş yapmıştık. Aynı ürünlerin tamamını almaya çalıştık ki TÜİK ne diyor, bu marketten alışveriş yapan Bursalı hemşehrilerimiz, vatandaşlarımız, emeklimiz, işçimiz ne yaşıyor ve nasıl bir oran var görelim. O gün 3 bin 954 lira olan fişin bugünkü karşılığı 5 bin 919 lira. 300 liralık ürünü bulamadık. Onları da özellikle arkadaşlarımızdan ürünlerin etiketlerini de alarak buraya ekledik. Aynı ürünleri birebir aldığımızda gördüğümüz Ramazan alışverişimize gelen zam yüzde 49,70. TÜİK’in yıllık enflasyonu yüzde 30,69. ENAG kısmen bu enflasyonun biraz üzerinde ve yüzde 56,14. Evde bir fincan Türk kahvesinin maliyeti 15 lira Belli ürünlerde, özellikle makarnada fiyatın çok artmadığını ama bir Türk kahvesinin bile artık iftardan sonra içilmesinin maliyetinin bir fincanın evde bile 15 lira olduğunu hesap ettik ve gördük maalesef. Makarna yemeye devam. Ama kahvesiz bir iftar sofrası. Geçen sene özellikle pastırmaya bakmıştık. Pastırma bin 700 lira civarındaydı. Aynı pastırma 3 bin 500 lira olmuş. “TÜİK, gel beraber alışveriş yapalım” Şimdi ben TÜİK'e sesleniyorum buradan. Masa başında detayını anlatmadığınız bir sepetle millete yüzde 30.9 enflasyon var diyorsunuz. Biz de diyoruz ki TÜİK yetkililerine gelin beraber bizim geldiğimiz bir markette, üç harfli bir markette veya Tarım Kredi Kooperatiflerinin marketinde birlikte alışveriş yapalım ve rakamları karşılaştıralım. Burada çalışan arkadaşlar sürekli buradaki ortamı ve fiyatlarla yaşayanlara sorduğumuzda yüzde 60-70 arasında yıllık fiyatlarda artış olduğunu söylüyorlar. Yani dolayısıyla Ramazan'ın enflasyonu yüzde 50. Ocak ayı enflasyonunu hava şartlarına dayandıran, olumsuz hava koşulları nedeniyle yüzde yüzde 4.84 arttı diyen Mehmet Şimşek'e bir kez daha buradan söylüyorum. Ocak ayında ne bekliyordunuz? Karın yağmamasını mı? Yağmurun yağmamasını mı? Şimdi de Ramazan ayındayız Şubat ayında. Şubat ayının enflasyon rakamı yüksek çıktığında sakın ama sakın ‘Ramazan olduğunu dikkate almadık, atladık’ demeyin. Enflasyon yüzde 50. Vatandaşa yapılan zam yüzde 27. Emekliye yapılan zam ortada. Memura yapılan zam ise bunların çok daha altında. Diyorum ki TÜİK gel beraber alışveriş yapalım. İhtiyaç ürünlerinde zam daha fazla CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz ise şunları söyledi: “Geçen sene de aynı tarihte aynı markette aynı ürünlerle alışveriş yapmıştık. O zamanki fiyatlarla şimdi karşılaştırdığımızda gerçekten enflasyonun bazı ürünlerde vekilim söylemedi aslında yüzde 90-95 oranında zam olduğunu gördük. Bazı ürünlerde daha az zam olduğu için bunu yüzde 50 civarlarına indiriyor. Ama özellikle gıdada çok lazım olan, insanların sağlıklarıyla ilgili ,vitamin almasını, protein almasını gerektiren, vatandaşın asıl ihtiyaç duyduğu ürünler aslında daha fazla, yüzde 80-90 oranlarında artmış. “Üretici desteklenmedikçe fiyatlar artar” Bunların nedeni de aslında kötü yönetim. Sayın Bakanın, Sayın hükümet yetkililerinin yönetimi doğru yapamayışından kaynaklı. Çünkü üretimde destek yok. Üretilenler, üretenleri desteklemedikçe böyle kıt olan ürünler doğal olarak artar. Bunun böyle olduğunu vatandaş da biliyor. Ancak burada uygulamacılar, hükümet edenler, hükmedenler üreticileri desteklemediği için üretim kalemlerinin içerisindeki vergileri azaltmadıkları için iş gücü üzerindeki vergi yükünü, SGK yükünü oransal olarak desteklemediği ve sübvanse etmedikleri için bu ürünleri artmaya devam edecektir. Vatandaşımız bu yükü çekmeye devam edecektir.

CHP Nilüfer’de 'geçinemeyen korna çalsın' dedi, araçlar sessiz kalmadı Haber

CHP Nilüfer’de 'geçinemeyen korna çalsın' dedi, araçlar sessiz kalmadı

CHP Nilüfer İlçe Örgütü, art arda gelen zamlar, asgari ücrete yapılan yetersiz artış ve emekli maaşlarının açlık sınırının altında kalması sonucu yurttaşların geçim krizine sürüklendiğini söyleyerek yaşananlara dikkat çekmek için şehrin en önemli trafik akış noktası olan İzmir yolu üzerinde insan zinciri oluşturarak eylem yaptı. İzmir yolu üzerinde pankartlarla oluşturulan insan zincirine yurttaşlar korna çalarak ve alkışlarla destek oldu. Eylemde konuşan Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin, halkın yoğunluğunun geçinemediğini gösteren bir eylem yapmak istediklerini ve ‘geçinemeyen korna çalsın’ talebi üzerinde yolda korna çalmadan geçen araç olmadığını belirtti. Şahin, “Demek ki bugün ülkenin geldiği durumda kimse geçinemiyor. Bugün üst meslek grubu diye düşündüğümüz meslek gruplarının bile geçinemediği, dar gelirlilerin zaten geçinemediği, faturaları bir taraftan artarken gelirleri artmayan bir süreci yaşıyoruz. Bugün burada halkımızla birlikte bu düzene isyan ediyoruz. Bu düzen değişecek. Biraz önce hava karanlıktı, şimdi yağmurun içinde bir güneş var. Cumhuriyet Halk Partisi yağmurun içindeki güneştir. İktidar olduğunda aydınlık bir Türkiye’yi o gün oluşturacaktır. Bu zalim hükümeti de o gün gönderecektir.” dedi. "Bu üke bu zulümden kurtulacak" CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ise, yurttaşların eyleme büyük bir destek verdiğini söylerken bunun nedenini ise şu sözlerle açıkladı: “Çünkü bu iktidar artık yönetebilme kabiliyetini kaybetmiştir. Kendi yandaşlarını zengin etmek için sadece faize 2,5 trilyon para harcayan ama emekli ve işçiye gelince bir türlü destek olmayan, emekli ve işçiyi açlığa ve sefalete mahkum eden bir anlayışın artık ülkede yaşamın bir zulüm haline geldiği sürece hepimiz birlikte karşı çıkıyoruz. Çünkü bu iktidar geçilmeyen yollar, kullanılmayan havalimanları, garanti geçişli köprülerle bir takım sermayeyi zengin edip emekçiyi açlığa mahkum eden bir düzendir. Bu düzenin adı yandaşı zengin etme düzenidir. Bu düzen yoksulu, emekçiyi açlığa mahkum eden bir düzendir. Bunun için de Cumhuriyet Halk Partisi olarak tüm örgütlerimizle birlikte asla kabul etmiyoruz. Bu yaşananlar ülkenin kaderi değildir. Yanlış yönetimin eseridir. Onun için itiraz ediyoruz. Bu ülkeyi bu açlık ve sefaletten kurtaracağız. Bütün ülkedeki emekçiler, işçiler, emekliler, toplumun bütün sömürülen kesimleriyle birlikte bu ülkeyi daha yaşanılabilir hale getirene kadar hep birlikte mücadele edeceğiz. Bu üke bu zulümden kurtulacak, yakındır.” "Dünyanın en zengin ülkesinde, dünyanın en zalim maaşını ve bu düzeni reddediyoruz” Yurttaşların eyleme desteğine değinen CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk ise şöyle konuştu: Tüm vatandaşlarımız arabalarının kornalarıyla yaşanan ekonomik sıkıntının ve kötü yönetimin yarattığı geçinememe sıkıntısının doğru olduğunu ve bu konuda da seslerini bize korna çalarak, el sallayarak iletiyorlar. Niye geçinemiyoruz? Kötü yönetim ve devletin kaynaklarının adil bir şekilde paylaşılamamasının nedenidir. Bugün emekli 20 bin lira gibi bir sefalet ücretine, emekçi ise ocak ayında açıklanmış haliyle açlık sınırının altında bir kara düzene mahkum edilmiştir. Bu rakamları belirleyenler devleti yönetme iradesi teslim edilmiş Cumhur İttifakı’nın tüm unsurlarıdır. Bu bir hak değildir, dayatılan bir zulümdür. Bu zulme karşı hep birlikte mücadelemizi sürdürüyoruz ve sürdüreceğiz. Böyle bir dayatma kabul edilemez. 2001’de 50-55 yaşında emekli olduğunda bir buçuk asgari ücret alan, bedenen ihtiyacı olsa çalışabilecek 70 yaşlarındaki yaşlılarımızı bugün seyyar satıcı, bekçi olmayı yani emeklilikten çalışmak zorunda bırakan bu kara düzeni şiddetle reddediyoruz. Bir emekçi, ömrünün 24 saat olduğu bir yaşam düzeninde 8 saatini uyuyan, 16 saatini ayakta geçiren ve bunun 10 saatini alınteriyle çalışan ama günün sonunda 28 bin liraya mahkum edilen bir asgari ücret olmaz. Dünyanın en zengin ülkesinde, dünyanın en zalim maaşını ve bu düzeni reddediyoruz.” Bu gönderiyi Instagram'da gör Bursa Tanık Gazetesi (@bursatanik)'in paylaştığı bir gönderi

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.