Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Eylem

- Eylem haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Eylem haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursalılar Bozbey için toplandı: "Bozbey Aydın'daki topuklayan efe gibi gidip de AKP'ye sığınmadığı için gözaltında" Haber

Bursalılar Bozbey için toplandı: "Bozbey Aydın'daki topuklayan efe gibi gidip de AKP'ye sığınmadığı için gözaltında"

Bursa Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in 10 yıl önceye dayandırılarak gözaltına alınmasının ardından Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bursa İl Başkanlığı'nın 3 gündür belediye binası önünde sürdürdüğü eylemler sürüyor. CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız, CHP'li milletvekilleri, il başkanları ve siyasi parti temsilcileri katıldığı eylemlere bugün CHP Genel Başkanı Özgür Özel de katılıyor. Mitingde ilk olarak CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş söz alarak "Son sözü direnenler söyleyecek, son sözü Silivri zindanında direnenler söyleyecek" dedi. 20:20 | Özgür Özel kürsüde Nihat Yeşiltaş'ın ardından kürsüye CHP Genel Başkanı Özgür Özel çıktı. Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle: “Bir yıl geçti, bir kuşatmanın altındayız. Bir kumpasla karşı karşıyayız ve darbecilere karşı adalet ve demokrasi mücadelesinin içerisindeyiz. Sizlerle daha önce ‘Bursa İradesine Sahip Çıkıyor’ mitinginde bir araya geldiğimizde İstanbul’un iradesine sahip çıkıyorduk. Hep beraber Cumhurbaşkanı adayımıza, bir sonraki Cumhurbaşkanımıza ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidar yürüyüşüne sahip çıkıyorduk. Darbeciler durmadılar, yorulmadılar, milletin tepkisini duymadılar, utanmadılar ve darbeyi yurt sathına yaymakta hiç tereddüt etmediler. Antalya’ya, Adana’ya, Adıyaman‘a ve yurdun çeşitli bölgelerine bu darbeyi ulaştırmaya, bu darbeyle, bu darbe girişimiyle beraber sürekli insanları korkutmaya, sindirmeye çalıştılar. Sıra şimdi Bursa’ya, Bursa’nın iradesine geldi. Biz bugün bu tarihi kente sizlerin, seçtiğine sahip çıkarken, kim kimsenin hakkını yemeyen Bursa’nın hakkını yedirmeme iradesine de destek olmaya geldik. Bugün Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Bozbey gözaltındadır. Yarın sabah saatlerinde dördüncü gün dolacaktır. Kendisi görev yaptığı bu son dönemle, büyükşehirdeki dönemle ilgili değil; arada beş yıl aday olarak çalıştığı, çırpındığı dönem de varken yedi yıl öncesinden bir iftira, bir kumpas kurularak Bursa’nın iradesine el uzatanlar Mustafa Bozbey‘i bugün, dördüncü gün emniyette tutuyorlar. 20 saat süren acımasız, işkenceye varan bir sorguyla onu yormaya, teslim almaya; 20 saat boyunca ifade alarak ona bir takım çelişkiler, yanlışlar yaptırmaya ve adeta yorgunluğundan istifade ederek ona kumpas kurmaya çalışıyorlar. Buradan sonra da savcılık aşaması ve daha sonra ki umuyoruz olmaz ama mahkeme aşaması olacak.” Sürekli AK Parti'ye geçecek söylentisi yaydılar “Günlerce uykusuz bırakılan, rahatsız edilen ve bir şekilde işkenceyle ona ifade sırasında hata yaptırmaya çalışanların ellerindeki bilgiye, ihbara güvenmedikleri; o iftiranın, iftiracıların ne olduğunu bildikleri çok açık. Peki bunu niye yapıyorlar? İki yıllık büyükşehir döneminde sürekli ‘Mustafa Bozbey AK Parti’ye geçecek’ diye söylentiler yaydılar. Her seferinde reddetti. Sürekli kendisine hakkında operasyon yapılacağına ilişkin bilgiler ulaştırdılar, huzurunu bozdular. Sonra gelip ‘Ya AK Parti‘ye katılacaksın, ya hapse atılacaksın’ dediler. Bugün Mustafa Bozbey göz altındaysa bunun sebebi AK Parti’den gelen tehditlere boyun eğmemiş olmasıdır. Şantaja teslim olmamış olması ve Aydın’daki sözde topuklu, ‘topuklayan efe’ gibi gidipte AK Parti‘ye sığınmamış olmasıdır. Buradan vicdanı olan bütün Bursalılara soruyorum. Mustafa Bozbey çağırdıklarında AK Parti’ye gitseydi, tehdit edildiğinde korksaydı, sinseydi ve kendisine güvenmeseydi bugün bu halde olur muydu? İddia ediyorum; Mustafa Bozbey bu akşam AK Parti‘ye katılmayı kabul etse bir anda bütün iş değişir; savcının tutumu değişir, kararlar değişir ve bir anda Mustafa Bozbey’in suçsuz olduğu, iftiracıların yalan söylediği kabul edilir. Bir anda Mustafa Bozbey özgürlüğüne kavuşur. Bu yalana, baskıya teslim olmayan ve bu darbecilerin oyunlarına gelmeyen, onlara boynunu teslim olmayan Mustafa Bozbey‘in sonuna kadar arkasındayız.” Dertleri sandıkta alamadığı belediyeyi hakimle, savcıyla almak. Bursa bu kumpası görüyor, yapılanı görüyor. Bursalılnın vermediği yetkiyi zorbalıkla almaya çalışıyorlar. İşte rezaletin fotoğrafı budur. Buradan Erdoğan'a sesleniyorum: Cuntacısın, darbe başısın dendiğinde kızıyorsun. Bu yapılan nedir? Bugün Bursa'da belediye meclis çoğunluğu sende olmasaydı bu işe kalkışmayacaktın. Didik didik incelediniz hiçbir şey bulamadınız, bula bula bir iftiracı buldunuz, bir vakıf üzerinde kumpas kurdunuz. Bu millet kimi seçerse görev ondadır. Bu millet kumpasa gelmez. Günü gelince bu hesabı Bursa'ya verirsin. Erdoğan'a söylüyorum belediye meclisinde çoğunluk sende de neden belediye başkanı sende değil? Çünkü Mustafa Bozbey iki kişiden birinin oyunu alacak kadar Bursalıların güvendiği bir isim oldu. Yani millet bir şey diyor sen başka bir şey diyorsun. Didik didik yapıldı, hiçbir şey bulunamadı “Burası Bursa ve burada Mustafa Bozbey yüzde 47 oy aldı geçtiğimiz seçimlerde. Yüzde 30’lu oylarla bütün partiler baraj altı kalmışken iktidara gelen, tek başına iktidarı bulan, o günden bugüne de iktidarda olanlara soruyorum. Üç kişiden bir kişinin oyuyla geldiniz, memlekette yıllarca iktidar oldunuz. İki kişiden birinin oyunu almış, memnuniyet anketlerinde yüzde 65’lere kadar tırmanmış, yaptığı hizmetlerle Bursa’nın gönlüne girmiş, oy vereni pişman etmemiş, vermeyeni pişman etmiş olan birisini bu dönemine değil de yedi yıl önceden o güne dair bir iftiracıyla içeri atmak ve hapsetmek, sonra meclis çoğunluğuyla 31 Mart 2024 günü alamadığın belediyeyi yani sandıkta alamadığın belediyeyi savcıyla almak, hakimle almak… Yazıklar olsun sizin demokrasi anlayışınıza. Bursa bu kumpası görüyor mu? Yapılanı görüyor musunuz? İşte karşınızda geçmişte hapse girince o mağduriyeti tepe tepe kullanan, aslında geçmişte bir gün bile gözaltına alınmayan, nezarette tutulmayan, tutuklu yargılanmayan, cezası birinci kademede görülünce bile görevinde tutulup Yargıtay‘da kesinleşince telefonla hapishaneye davet edilen birisi bugün daha üzerinde yedi yıl öncesinden bir iftiracının iddiasıyla onu tutuklamaya ve meclisteki çoğunluğuyla belediye başkanlığını el ele almaya, Bursalının vermediği yetkiyi zorbalıkla almaya çalışıyorum. İşte rezaletin fotoğrafı budur. Buradan Erdoğan’a sesleniyorum. ‘Cuntacısın, cunta başısın, darbecisin’ denince kızıyorsun. Bu yapılan nedir? Bugün cümle alem biliyor ki eğer buradan belediye seçimlerinde belediye meclis çoğunluğu sende olmasaydı bu işe kalkışmayacaktın. Didik didik yapıldı son iki yıl, hiçbir şey bulunmadı. Yedi yıl öncesindeki beş yıllık Nilüfer Belediye Başkanlığı dönemi didik didik incelendi, hiçbir şey bulunmadı. Buluna buluna bir iftiracı bulundu. Bir vakıf üzerinden bir kumpas kuruldu. Şimdi Bozbey hapishaneye, AK Parti Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne…” Millet kimi seçerse görev ondadır “Buradan açıkça söylüyorum. Bu millet kimi seçerse görev ondadır. Bu millet kumpasa gelmez, bu millet iradesini teslim etmez. Kısa sürede bir sonuç alırsın ama günü gelince bu yaptığının hesabını Bursa’ya verirsin. Bunun kurtuluşu yoktur. Erdoğan’a söylüyorum. Burada belediye meclisinde çoğunluk sende de neden belediye başkanı sende değil? Çünkü Mustafa Bozbey iki kişiden birinin oyunu alacak kadar Bursalıların güvendiği, inandığı, tercih ettiği bir isim oldu. Öyle olunca millet bir şey diyor, sen başka bir şey diyorsun. Millet ‘Kararım budur’ diyor, sen ona direniyorsun. Unutma… Bu millet ne istersen yapar. Askere çağırırsın, gider. Evladını istersin, verir. Evladı tabutla gelir bayrağı sarılı, ‘Vatan sağ olsun’ der. Ama Atatürk’ün emaneti Cumhuriyet’in kazanımı sandığına el uzattın mı o eli ittirir, buna kalkışana haddini bildirir. Bu arada bakın kimden bahsediyorum? Neden bahsediyorum? Bu belediye AK Parti’den alındığında 400 milyon dolar borçla alındı. Bunu duyan - duymayan kalmasın. Bugünkü parayla 17,5 milyar lira borç. İki sene geçti, bu borcun yarısı bitti. 17,5 milyar lira borç bırakan AKP bir tarafa… Hem de ‘Silkeleyin bunları, paralarını kesin. İflahlarını kesin, hizmet edemez, maaş ödeyemez, çöp toplayamaz hale getirin’ talimatına rağmen 17,5 milyar lira borcun yarısını ödeyen bir belediyecilik yapmışız. AK Parti’den kalan SGK borçlarının ve vergi borçlarının… Bakın, borcu bunlar yaptılar; faiziyle birlikte parayı biz ödedik ve tamamı bitti. İki yılda 4 milyar lirayı aşan ulaşım yatırımı yapıldı gözünüzün önünde. 330 bin ton asfalt serildi gözünüzün önünde. 600 kilometre yol kaplandı gözünüzün önünde. Ulaşımda gece seferleri başladı siz istediniz diye. 7 milyar liralık yatırımla 820 kilometre içme suyu hattı döşendi evinizin önünde. 37 su deposu, beş gölet, sekiz sulama tesisi, üç atık su arıtma tesisi yapıldı gözünüzün önünde. 250 bin metrekare yeşil alan kazandırılarak Bursa’daki kişi başına yeşil alan miktarı 12,3 metrekareye çıktı. Karşılaştırma için söylüyorum. Esenyurt’u bunlar aldılar, 25 - 30 yıl yönettiler. Ancak aldık, şimdi kayyımla geri aldılar. Esenyurt‘taki kişi başına yeşil alan yarım metrekaredir; yanı başındaki Ekram Başkan’ın, Murat Çalık Başkan’ın Beylikdüzü’nde 10 metre karedir; Bursa’da Mustafa Bozbey‘in emekleriyle 12,3 metrekaredir. “Soruyorum Bursalılara; Bursa yetmez. Memleketim Manisa’ya soruyorum. Trabzon’a soruyorum, Ekrem Başkan’ın memleketine. Erdoğan’ın Rizesine, Bahçeli’nin Osmaniyesine soruyorum. Sayın Davutoğlu‘nun Konyasına soruyorum. Meral Akşener‘in Kocaelisine soruyorum. Bütün başkanlarımızın memleketlerine teker teker soruyorum. Acaba bu kadar borç ödenip bu kadar hizmet yapılırken yolsuzluk mu yapılmış? Yoksa 400 milyon dolar borç bırakılırken ve sigorta ödenmezken, vergi ödenmezken 17,5 milyar lira borç yapılırken mi yolsuzluk yapılmış? Bir tarafta belediyeyi batıranlar, bir tarafta borcu kapatıp Bursa’yı ayağa kaldıranlar var. O yüzden özellikle Bursa’da CHP’ye değil, AK Parti’ye oy vermiş, MHP’ye oy vermiş ancak bu hizmetleri gören herkese sesleniyorum. Kent lokantaları, 10 binden fazla öğrenciye eğitim desteği, dokuz yeni ‘B Cafe,’ geri dönüşüm malzemeleri ile damla sulama borularının üretimi, 15 milyon metre damla sulama borusunun çiftçiye dağıtılması... Sütünden zeytinine, yerel üreticinin elinde kalan bütün ürünlerin alınıp değerlendirilmesi. Afet Koordinasyon Merkezleri, 42 Mahalle’ye afet istasyonlarının kurulması, kentsel dönüşüm projeleri ve 62 özel gereksinimli bireyin istihdam edilmesi...” Bursa'daki hiçbir vicdan, bu alçaklığa sessiz kalmaz “Bunların hepsi AK Partili, MHP’li vatandaşların da gördüğü, belediyemizin tıkır tıkır çalıştığı, borç ödediği, asfalt yaptığı, hizmet ürettiği ve bütün Bursa’nın gördüğü işler. Şimdi bunları durduralım, seçmediklerinizi geri getirelim. Yeniden borç yapsınlar, yeniden israf yapsınlar. Bursa’nın bıktığı işleri tekrar tekrar yapsınlar. Mustafa Bozbey de haksız yere hapiste yatsın… MHP’li, AK Partili Bursalılar; ben sizin Bursa’nın da evladıyım. Bursa’nın damadıyım. Bursalıları bilirim. Bursa’daki hiçbir vicdan bu alçaklığa sessiz kalmaz. Hiçbir vicdan sessiz kalmaz. Şimdi Mustafa Bozbey‘in benden bir isteği vardı. Diyordu ki ‘Nisan ayında bir gün gel, Genel Başkanım. Çünkü çok açılışım birikti. Bu açılışları birlikte yapalım.’ Geçen gün haber yollamış avukatlarıyla, demiş ki ‘Genel Başkan nisan ortasında gelecekti, açılış yapacaktık. Ama beni aldılar, içeriye koydular. Ne olur, ne olmaz. Bir suçum yok. Ama sırf belediyeye çökmek için gelip de beni tutuklarlar, sonra da 3-5 ay yatarlar, sonra da çıkıp benim yaptığım işleri kendileri yapmış gibi anlatırlar. Açılış yaparlar. Genel Başkanım gelsin, ben buradayım. O orada. Açılışı yapsın, Bursalı kimin hizmet yaptığını görsün, kumpasa teslim olmasın.’” Tarihe böyle geçsin “Bugün Mustafa Bozbey’in açılış için beni beklediği 29 hizmetin açılışını yapacağız. Bu otobüsün üstünde 103’üncü kez iradeye sahip çıkıyoruz. Şiirler okuduk, şarkılar söyledik. Gün oldu ağladık. Gün oldu gülümsedik. Ama bu da nasipmiş ki dünya siyaset tarihinde ilk kez hizmetleri yapan polis tarafından sorgudayken, savcı sorgusu beklerken, gecenin bir yarısında, ama hizmeti alanlarla birlikte toplu açılış töreni yapıyoruz. Bu da tarihe böyle geçsin. Bize bunu yaptıranlar, yaptıklarından utansınlar. Bursa da bu hizmetlerle gurur duysun. Şimdi Çınarcık İçme Suyu Arıtma Tesisi’nde ilk suyu veriyoruz. BUSKİ Genel Müdürü Ercihan Subaşı, Genel Müdür Yardımcısı Ali Elper Makam oradalar, 2,7 milyar liralık yatırımla şimdi Bursa Çınarcık İçme Suyu Arıtma Tesisi’ni açıyoruz. Çınarcık İçme suyu Arıtma Tesisi’nin ilk suyunu hep birlikte verdik. Nilüfer Balkan Parkı, 34 bin metrekarelik bu güzel park Bursa’ya hayırlı ve uğurlu olsun. Parkın videosu görelim. Bursa’ya hayırlı ve uğurlu olsun, bir Balkan göçmeni olarak akrabalarım adına Mustafa Bozbey Başkan’a teşekkür ediyorum. Mudanya İstasyon Caddesi’ni açıyoruz. 5 bin metrekare sahil düzenlemesiyle, 3 bin metrekare yürüyüş yolu, plaj alanları, yeşil alanlara Mudanya İstasyon Caddesi hayırlı ve uğurlu olsun. Toplu araç alımları yapıldı, AK Parti’ye yakın müteahhitlerden filolar kiralamak yerine BUSKİ, BURULAŞ ve itfaiye daire başkanlıklarımız için 23 yeni itfaiye aracı, 12 yeni toplu ulaşım otobüsü, onlarca iş makinası ve saha hizmet araçları Bursa’ya hayırlı ve uğurlu olsun. Kestel Kadın Dayanışma Merkezi ve Kestel’de Bursa Yuvam Merkezini açıyoruz. Kestel ve Bursa’ya hayırlı ve uğurlu olsun. Değerli Bursalılar, şimdi 29 eser için şöyle devam ediyoruz. Ben eserin, hizmetin ve binanın adını söylüyorum. Hizmetin esas sahipleri ‘Açıyorum’ diye destek veriyor. BUSKİ’deki 16 su deposunu, Orhaneli Atıksu Arıtma Tesisini, Büyükorhan Atıksu Arıtma Tesisini, Doğu Atıksu Arıtma Tesisini, İznik Özekdere Sulama Göletini, Fidan üretim alanını, Gemlik Termal Tesislerini, Atatepe Sosyal Tesislerini, Adatepe Sosyal Tesislerini, Otobüs Kontrol Merkezini, Büyükorhan İtfaiye Binasını, Büyükorhan Düğün Salonunu, Merinos Olgun Gençlik Merkezini, Feyha Çelenk Sanat Kütüphanesini, iki yeni gençlik merkezini, motor sporları merkezini, beş yeni spor tesisini, beş yeni B kafeyi, Bursa satış mağazasını, fabrika silosunu… Bu hizmetlerin her birisi Bursa’ya hayırlı olsun. ‘Kim açtı?’ derlerse, ‘3 Nisan 2026’ı akşamı meydanda belediyenin önünde bizzat açtım’ dersiniz. Hepinize helal olsun.” Aileye dokunanın ellerini bu millet kırar “Bütün Türkiye duysun ki ne diye gözaltına aldılar, hangi bahane ile tutuklayıp içeri koyacaklar. Tuğrul Kutluay diye bir firari, Suat Sırrı diye bir sanık, Deniz Bozkurt diye bir iftiracı. Bunlar bir şirket kurmuşlar, Bursa’da olabilecek en büyük haksızlığı yapıp, aynı daireleri, olmayan daireleri Bursalılara senet - sepetle satmışlar. Bursa’da 500 kişiyi dolandırmışlar. Şimdi birisi ellerinde, birisi firarda, birisini iftiracı yapmışlar. Paçayı kurtarmak için Bozbey’i yakacaklar. Bu adamların evinin önünde bugün 500 tane Bursalı protesto yaptı. Yani bir tarafta suçsuz, sizin seçtiğinize atılan iftiralar, bir tarafta kendileri bizzat dolandırıcı olan bu üç kişi. Diğer taraftan firarda olan, ‘Türkiye'ye getirildi, Edirne’de cezaevinde’ deniyor. Resmi açıklama yok. Emin Adanur denen bir iftiracının ifadeleriyle bu konular yıllarca gündemde, soruşturulmuş, hiçbir şey çıkmamış. Şimdi Deniz Bozkurt’u iftiracı yaparak, buradan sorgulama yapıyorlar. Başkanı, eşini, kızını, kardeşini alıp aileye de saldırarak, Bursa’nın iradesine çökmeye çalışıyorlar. ‘Aileye dokunanın elleri kırılır, yuvası yıkılır’ demiş büyüklerimiz. Bu gözü dönmüşlere diyorum ki ‘İstanbul’daki ailelerden sonra Bursa’daki aileye dokunanın da ellerini bu millet kırar, yuvasını değilse de iktidarını bu millet yıkar.’ İki gündür memleketim Manisa’da 70 açılış yaptım. 24 temel attım Manisa’da ve İzmir’de, bugünkülerle birlikte 95’e ulaştı ve Cumhuriyet Halk Partisi bütün bu saldırılara karşı çalışıyor, direniyor, didiniyor ve başarıyor. Buradan, bu meydandan sesleniyorum. Biz hesap vermekten kaçan insanlar değiliz. Bozbey’in avukatları bütün iddiaları çürüttüler, bütün iftiracıların attığı iftiraları ortaya çıkardılar. Mahkeme görülecek, millet görecek. Bir eksiklik varsa o zaman hesap vermekten kaçmayız. Ama bu şartlar altında, kendisi 500 Bursalıyı dolandıranın ifadesiyle yapılacak tutuklama; haksızlıktır, siyasi yankesiciliktir, kapkaççılıktır. Bursa’nın vermediği yetkiyi hileyle almaktır. Erdoğan’a sesleniyorum. Bu gece bir kere daha düşün. Yaptığın seçim iptalinde İstanbul seçiminde 13 bin fark vardı, 1,5 ay sonra millet 806 bine çıkardı. Sandığı çalmaya çalışıyorsun diye. Yine aynı şey olacak. Bir yıldır yapmadığınız kalmadı, ama Ekrem Başkan’a yapılanın kumpas olduğuna inanan yüzde 62, doğru olduğuna inanan yüzde 25, ‘Kararsızım’ diyen, konuşmayan yüzde 15. Milletin yüzde 62’sini bir yıldır inandıramadın.” Erdoğan, hak etmediğine çökmekten vazgeç “Şimdi Bursa’da bunu yaparsan Bursa’nın gönlünü kıracaksın ve Bursalı bunun hesabını çok ağır şekilde ödetecek. Denemesi bedava. Ama buradan Erdoğan’a çağrım şudur ki; bu hakimlere, savcılara verdiğin talimattan vazgeç, hak etmediğin bir şeye çökmekten vazgeç, tutuksuz yargılama olsun. Mustafa Bozbey, yargı önünde yargılansın, televizyondan yayınlansın, kararı millet versin, Bursa versin. Hodri meydan. Eğer bunu dinlemezse Erdoğan, sizin iradenize halel getirirse, Bursa Büyükşehir’e çökmeye kalkarsa, bunun hesabını soracak mısınız? Bir dahaki seçimde bu darbenin bedelini AK Parti’ye en ağır şekilde ödetecek miyiz? Tercih senin Erdoğan. İşte milletin sesi, işte vicdanın sesi. İşte senin kulağına fısıldayan o şeytanın sesi. Şeytana uyarsan milleti karşına alırsın. Genç arkadaşlar sesleniyor, buradan şunu söylüyorum. Bugün buraya gelmek tarihi bir iştir. Buraya gelmek, mitinge gelmek, otobüsün üzerine çıkmak, elde mikrofonla konuşmak önemli değil. Bu bir partinin Genel Başkanı’nın görevidir, yapacak. Milletvekilinin görevidir, yapacak. İl başkanının görevidir, yapacak. Ama esas ne biliyor musun? Bugün bu şartlarda kalkıp da evinden buraya geliyorsun ya. Verdiğin oyun arkasında duruyorsun ya. Siyasi bir kapkaça ‘dur’ diyorsun ya. Siyasi yankesiciye haddini bildiyorsun ya. Sen var ya sen, işte sen taşıyorsun Cumhuriyyet’i sırtında. Sensin hepimizin ümidi. Herkes de şunu bilsin ki bu akşam Bursa’dan öğrenecek çok şey vardır. Bu meydana bakıp da şunu herkes görecek. Millettir efendi olan. Esas olan millettir. Millet ne diyorsa o olur, o olacak. Bu yolda hep beraber yürümeye devam edecek miyiz? Bozbey’e sahip çıkacak mısınız? İradenize sahip çıkacak mısınız? Günü gelince hesap soracak mısınız? Bu yolda birlikte yürüyelim mi? Haydi o zaman yolun açık olsun. Yolu sen açtın. Umudun meşalesini sen yaktın. Aslansın Bursa, aslansın. Yürüyelim arkadaşlar.”

Bozbey'e destek nöbeti üçüncü gününde Haber

Bozbey'e destek nöbeti üçüncü gününde

Soruşturma kapsamında, aralarında Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de bulunduğu 57 şüpheli hakkında "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, rüşvet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve imar kirliliğine neden olma" suçlamalarıyla gözaltı işlemi uygulanmıştı. Başkan Bozbey'in gözaltına alınmasının üçüncü gününde de çok sayıda vatandaş, Bursa Büyükşehir Belediyesi binası önünde bir araya geldi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Aydın Saldız yaptığı konuşmada, "Bu kentin iradesine sahip çıkan tüm Bursa'da hemşerilerimi başkanımız Mustafa Bozbey adına canı gönülden selamlıyorum. Her akşam burada bir araya geldik, hep birlikte tek bir şey söyledik: Mustafa Bozbey yalnız değildir. Bugün bir kez daha sesimizi en güçlü şekilde haykırıyoruz: Mustafa Bozbey yalnız değildir. Bizler sonucu ne olursa olsun başkanımızı asla yalnız bırakmayacağız. Çünkü biliyoruz ki bugün yaşananlar geçici, kalıcı olan milletin vicdanıdır, halkın iradesidir. Başkanımızın özgürlüğünü elinden almaya çalışabilirler ama asla bunu gerçekleştiremeyecekler. Ancak bu kentin iradesini, bu halkın inancını asla tutsak alamayacaklar. Bu mücadele yalnızca bizlerin mücadelesi değildir. Bu mücadele 3,5 milyon Bursalının, tüm Türkiye'nin ortak mücadelesidir. Yarın akşam yine burada, en güçlü şekilde Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel sizlerle buluşacak. Bursamıza kazandırdığımız yatırımların açılışlarını yapacağız. Hep birlikte Bursa'nın iradesine, başkanımıza, milletin iradesine yarın akşam yine burada birlikte sahip çıkacağız. Sizlerin desteğiyle, güveniyle Bursamıza verdiğimiz sözleri tek tek hayata geçirmenin gururunu yaşıyoruz. Hangi koşulda olursak olalım, çalışmaya, üretmeye, Bursamız için mücadele etmeye devam ediyoruz. Siz yanımızda oldukça bu zorlukları mutlaka aşacağımızı çok iyi biliyoruz. Değerli hemşerilerim, Mustafa Bozbey iyi gününüzde mutluluğunuzu paylaşan, zor gününüzde omuz vereninizdir. Bursaspor'umuzu yeniden umutla ayağa kaldırandır. Bu kentin emeğinin de, toprağının da, çocuklarının da, kadınlarının da, gençlerinindir Mustafa Bozbey. Kısacası Mustafa Bozbey Bursa'dır, Bursa'nın umududur. Yarın akşam saat 20.00'de genel başkanımızla birlikte yine bu alanda buluşuruz. Hep birlikte Bursamızın iradesini, gücünü ve kararlılığını bir kez daha gösteriyoruz. Bugüne kadar verdiğiniz destekler için her birinize ayrı ayrı teşekkürlerimi sunarken, başkanımız adına sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Yaşasın Bursa sevdamız." dedi. Bozbey görevine dönene kadar mücadele sürecek Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş da Bursalılara seslenerek şu ifadeleri kullandı: "Bugün burada umudu büyütmek için bir aradayız. Bugün yaşadıklarımız zor olabilir, bugün yaşadıklarımız hepimizin içini acıtıyor olabilir ama şunu net bir şekilde ifade etmek isterim: Bu baskı düzenini hep birlikte yeneceğiz, bu karanlığı hep birlikte aşacağız. Ve bizler, sizlerin oylarıyla seçilmiş Belediye Başkanımız Mustafa Bozbey'i görevinin başına getirene kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu topraklar en zor zamanlarda bile ayağa kalkmasını bilen insanların yaşadığı topraklardır, değerli kardeşlerim. Bugün bize korku vermek isteyenler var, bugün bizi susturmak isteyenler var, bugün bizi baskıyla yıldırmak isteyenler var. Ama şunu bilmiyorlar: Bu halk korkmaz, bu halk susmaz, bu halk asla bir adım geri atmaz, bu halk başını öne eğmez. Unutmayın, her karanlığın bir sabahı var. Bizim mücadelemiz sadece bugün için değil; bizim mücadelemiz çocuklarımızın geleceği için, onların daha adil, daha özgür, daha güzel bir ülkede yaşaması için. Hep birlikte mücadeleye devam edeceğiz. Buradan sizlere söz veriyoruz: Bu ülkeye yeniden adaleti getireceğiz, bu ülkeye yeniden refahı ve huzuru getireceğiz, bu ülkeye yeniden umudu, onurlu bir yaşamı yeniden getireceğiz. Ve hep birlikte aydınlık bir Bursa, aydınlık bir Türkiye'yi kuracağız. Değerli kardeşlerim, sevgili Bursalılar; yarın akşam Cumhuriyet Halk Partisi'nin Genel Başkanı Sayın Özgür Özel bu meydanda, Bursa'da olacak. Bu mücadeleyi hep birlikte büyüteceğiz, halkın iradesine hep birlikte sahip çıkacağız. Buradan tüm Bursa'ya bir çağrı yapıyorum: Yarın akşam işte burada, Büyükşehir Belediyemizin ana binasının yan tarafında hep birlikte buluşuyoruz ve verdiğimiz oya sahip çıkıyoruz, milli egemenliğe sahip çıkıyoruz. Yarın akşam genel başkanımız Bursa'da ve Bursa'nın iradesine sahip çıkmak için burada. Değerli dostlar, şunu söylemek isterim: "Dörtnala gelip Uzak Asya'dan Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket, bizim. Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak ve ipek bir halıya benzeyen toprak, bu cehennem, bu cennet bizim. Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın, yok edin insanın insana kulluğunu, bu davet bizim... Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine..." Kardeşçesine dayanışacağız, paylaşacağız ve bu ülkeyi karanlıktan aydınlığa hep birlikte çıkaracağız. Selam olsun Silivri zindanlarında direnenlere. Selam olsun cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu'na. Selam olsun belediye başkanımız Mustafa Bozbey'e. Selam olsun aydınlık yarınlara, selam olsun aydınlık geleceğe."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.