Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Deprem

- Deprem haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Deprem haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İznik Gölü'nde sular çekildi: Bir tarihi eser günyüzüne çıktı Haber

İznik Gölü'nde sular çekildi: Bir tarihi eser günyüzüne çıktı

İznik Gölü'nde yaşanan su çekilmesiyle birlikte, sahil şeridine çok yakın bir noktada bulunan ve ikinci bir bazilika olabileceği değerlendirilen yapı kalıntıları, İhlas Haber Ajansı muhabiri tarafından drone uçurulurken görüntülere takıldı. Havadan alınan görüntülerde belirgin şekilde fark edilen yapı, yapılan incelemeler sonrası dikkatleri üzerine çekti. Göl sularının çekilmesiyle tamamen görünür hâle gelen kalıntıların, İznik sahil bandında kumsalın hemen yanında yer aldığı görülürken, yapıyı fark eden ekip heyecan yaşadı. 2017'den bu yana 1. derece sit alanı Edinilen bilgiye göre söz konusu alan, 2017 yılında Müze Müdürlüğü tarafından 1. derece arkeolojik sit alanı ilan edildi. Yapının niteliğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Eski İznik Müze Müdürü Taylan Sevil, kalıntıların dini bir yapıya ait olabileceğini ve ikinci bir bazilika ihtimalinin güçlü olduğunu vurguladı. "Depremle sular altında kalmış olabilir" Sevil, İznik Gölü'ndeki su seviyesinin azalmasının antik kalıntıların ortaya çıkmasına zemin hazırladığını belirterek, bölgede milattan sonra 1045 ve 1065 yıllarında büyük deprem ve çöküntülerin yaşandığının bilimsel olarak tespit edildiğini söyledi. Yapılan analizlerin, özellikle Londra'daki incelemelerle kesinlik kazandığını ifade eden Sevil, şu değerlendirmeyi yaptı: "Mevcut bazilikaya yakın konumdaki bu kalıntıların, geçmişte göl üzerinde yer alan bir kara parçasının deprem ve çöküntü sonucu sular altında kalmasıyla gömülmüş olabileceğini değerlendiriyoruz. Yapının planı ve ölçüleri, büyük ölçekli ve dini bir yapı olma ihtimalini güçlendiriyor." Antik limanlara yakın, tarihî merkez Ortaya çıkan yapı kalıntılarının, antik Roma ve Bizans dönemlerinde oldukça hareketli olan bir bölge içerisinde yer aldığına dikkat çeken Sevil, alanın antik liman kalıntılarına yakınlığıyla da önem taşıdığını belirtti. Kuraklığın ilerleyen süreçte artması hâlinde, İznik Gölü'nde başka tarihî yapı ve batıkların da gün yüzüne çıkabileceği ifade edildi. Uzmanlar, ikinci bazilika ihtimalinin netlik kazanabilmesi için arkeolojik kazılar ve bilimsel çalışmaların başlatılması gerektiğine dikkat çekerken, İznik Gölü'nün yalnızca doğal değil, aynı zamanda çok katmanlı bir kültürel miras alanı olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Deprem araştırmasından çarpıcı sonuçlar: 61 milyon kişi risk altında Haber

Deprem araştırmasından çarpıcı sonuçlar: 61 milyon kişi risk altında

Türkiye gazetesinde yer alan habere göre, Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD), “Deprem Riski Altında Yaşam Bilinci” araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Yapı güvenliği, bireysel hazırlık ve toplumsal bilinç başlıklarının ele alındığı araştırmaya göre Türkiye’de toplumun yaklaşık yüzde 60’ı deprem kaygısı taşıyor. Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Küçükoğlu, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu vurgulayarak, “Ülkemiz topraklarının yüzde 66’sı, nüfusumuzun ise yüzde 71’i (yaklaşık 61 milyon kişi) orta ve yüksek riskli deprem bölgelerinde yaşıyor. Risk alanı tanımı genişletildiğinde bu oran yüzde 90’a kadar çıkıyor. Veriler çok net: Türkiye depremi biliyor, depremden korkuyor ama yeterince depreme hazırlanmıyor” dedi. 10 kişiden 6'sı deprem korkusu yaşıyor Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların yüzde 58,3’ü deprem konusunda kaygı taşıdığını belirtirken, her 10 kişiden yaklaşık 6’sı gündelik hayatında “ya olursa” duygusunu zihninin bir köşesinde taşıyor. Bu kaygı kadınlarda daha da belirginleşiyor; kadın katılımcılarda oran yüzde 67,7’ye yükseliyor. Toplumun yüzde 59,8’i hayatını ciddi biçimde etkileyen bir deprem deneyimi yaşamış durumda. Katılımcıların yüzde 40,6’sı önümüzdeki beş yıl içinde yıkıcı bir deprem yaşanma ihtimalini yüksek görürken, yüzde 45,5’i kendisini depreme hazır hissetmediğini belirtiyor. Başka bir ifadeyle her iki kişiden biri, muhtemel bir deprem karşısında ne yapacağını, nasıl korunacağını ve nasıl hareket edeceğini yeterince planlamadığını düşünüyor. Yaşadıkları bölgeyi "çok riskli" görenlerin oranı yüzde 54 Deprem kaygısı, insanların yaşadıkları çevreye bakışını da doğrudan etkiliyor. Araştırma kapsamında katılımcılara yaşadıkları bölgeyi ne kadar riskli gördükleri sorulduğunda ortaya çıkan tablo dikkat çekiyor. Katılımcıların yüzde 54’ü yaşadığı bölgeyi deprem açısından “çok riskli” olarak tanımlıyor. Başka bir ifadeyle toplumun yarıdan fazlası, yaşadığı yerle ilgili ciddi bir risk algısı taşıyor. Bu algı İstanbul ve Doğu Marmara hattında risk algısı en üst seviyeye çıkıyor. Bu bölgelerde yaşayanların büyük bölümü, yaşadıkları coğrafyayı deprem açısından hassas ve kırılgan olarak değerlendiriyor. Yarısından fazlasının DASK'ı yok Araştırmaya göre nüfusun yaklaşık üçte birlik kısmı 1999 depreminden önce inşa edilen yapılarda otururken, binaların önemli kısmında risk tespiti hiç yapılmamış. Buna rağmen Zorunlu Deprem Sigortası oranı yüzde 41,6 seviyesinde kalırken, toplumun yarıdan fazlası ekonomik güvenceye sahip olmadan hayatını sürdürüyor. Yüzde 73,1'in evinde deprem çantası yok Katılımcıların yüzde 55,2’si acil durumlarda toplanma alanının yerini bilmediğini ifade ediyor. Daha çarpıcı bir diğer bulgu ise deprem çantası konusunda ortaya çıkıyor. Araştırmaya göre toplumun yüzde 73,1’inin evinde deprem çantası bulunmuyor, yüzde 45’i eşyalarını sabitlemiyor.

Bursa’da depreme karşı ‘Bursa Modeli’ hayata geçiyor Haber

Bursa’da depreme karşı ‘Bursa Modeli’ hayata geçiyor

Birinci derece deprem kuşağında yer alan Bursa'nın dirençli ve sürdürülebilir bir kent olması adına çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, JICA ile yürüttüğü ‘Deprem Risk Azaltma ve Önleme Planlaması Projesi’ni tüm hızıyla sürdürüyor. Proje kapsamında düzenlenen 6. Ortak Danışma Komitesi Toplantısı, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi. JICA uzman ekibinin uzaktan bağlantıyla katıldığı programa, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in yanı sıra milletvekilleri, ilçe belediye başkanları ve kamu kurumlarının yetkilileri de katıldı. Toplantıda, Japon uzman ekiplerin Bursa’nın başta deprem olmak üzere doğal afetlere karşı risk durumunu ortaya koyan analizleri değerlendirildi. Ayrıca proje çıktılarından biri olan ‘Bursa Kentsel Dirençlilik Planı’ hakkında katılımcılara bilgi verildi. “Daha fazla sorumluluk almak zorundayız” Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, 6 Şubat depremlerinin oluşturduğu acıların hala taze olduğunu vurgulayarak, hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır diledi. Geçtiğimiz hafta deprem bölgesini ziyaret ettiğini hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, yaşanan yıkımın büyüklüğünü ve kayıpların derinliğini bir kez daha yerinde gördüğünü söyledi. Kent yöneticilerinin bu acılardan ders çıkararak bilime, planlamaya ve ortak akla dayalı bir anlayışla hareket etmesi gerektiğini ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, “Deprem riski altında yaşayan yurttaşlarımızın aynı acıları yaşamaması için çok daha fazla sorumluluk almak zorundayız” dedi. 536 bin binanın kapsamlı veri çalışması yapıldı JICA iş birliğiyle yürütülen projenin Türkiye için de örnek bir çalışma olduğuna dikkat çeken Başkan Mustafa Bozbey, proje kapsamında Bursa’daki 536 bin binaya ilişkin kapsamlı bir veri çalışması gerçekleştirildiğini söyledi. Yapı envanterlerinin toplandığını, zemin özellikleri ve davranış haritalarının güncellendiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Bu veriler ışığında Bursa’yı etkileyebilecek 12 ayrı deprem senaryosu üzerinden modellemeler yapıldı. Ortaya çıkan tabloya göre yapı stokunun yaklaşık yüzde 10 ila 15’i risk grubunda yer alıyor. Bu veriler bizi korkutmak için değildir. Harekete geçirmek ve önlem almamızı sağlamak için var” diye konuştu. Kritik yol ağları belirlendi Çalışmaların yalnızca binalarla sınırlı kalmadığını dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, yolların, köprülerin, tünellerin, okulların, hastanelerin, itfaiye ve emniyet binalarının, sanayi bölgelerinin, limanların ve demiryolu yapılarının da analiz edildiğini vurguladı. Afet sonrası arama-kurtarma ve yardım faaliyetleri için kritik yol ağlarının belirlendiğini anlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Kent yaşamının devamı için birincil ve ikincil kritik tesisler tanımlandı. Projenin en önemli çıktılarından biri de Bursa Kentsel Dirençlilik Planı’dır. Planla, hasarı en aza indirmeyi, kentsel işlevlerin sürekliliğini sağlamayı, hızlı iyileşme kapasitesini güçlendirmeyi ve toplumsal hazırlığı artırmayı hedefledik” dedi. “Bütüncül yaklaşımı ‘Bursa Modeli’ olarak tanımlıyoruz” Planın, 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı, Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesi ve AFAD İl Afet Risk Azaltma Planı ile entegre şekilde yürütüldüğünü belirten Başkan Bozbey, “Bu bütüncül yaklaşımı ‘Bursa Modeli’ olarak tanımlıyoruz. Afetlere hazırlık ve risk yönetiminin ulusal stratejilerin merkezine alınması gerekir. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak yerel kapasiteyi güçlendirmeye devam edeceğiz. Aynı zamanda ulusal düzeyde daha güçlü koordinasyon ve risk azaltma odaklı yasal çerçevelerin oluşturulması için sorumluluk almaya hazırız. Projeye katkı sunan herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu. “Planın gerçek sahipleri Bursalılardır” JICA Türkiye Ofisi Yetkilisi Keiko Savada, projeyi Ağustos ayında tamamlamayı planladıklarını söyledi. Bursa Büyükşehir Belediyesi ile iş birliği yapmaktan büyük memnuniyet duyduklarını belirten Savada, “Bursa, önemli ölçüde deprem riski taşıyan bir bölgede yer alıyor. Bu proje, titiz bilimsel analizlerle başladı. Bu analizler doğrultusunda, Bursa’nın karşı karşıya olduğu özel tehlike ve riskleri ele almak üzere bir Kentsel Dirençlilik Planı geliştirildi. Uygulanmak üzere hazırlanmış bir plandır. Japonya’da kentsel dirençlilik alanında iki ayrı eğitim programı gerçekleştirildi. Edinilen bilgi ve deneyimler birebir kopyalandı ve Bursa’nın gerçeklerine uygun şekilde dikkatle uyarlanarak Kentsel Dirençlilik Planı’na yansıtıldı. Bu plan; Bursa’da yaşayan, kenti en iyi tanıyan ve gelecekte yaşanabilecek afetlerin sonuçlarıyla yaşamaya devam edecek olan insanların eseridir. Bu anlamda, bu planın gerçek sahipleri Bursalılardır” dedi. Afet risklerinin azaltılmasının yalnızca yerel yönetimlerin değil, tüm kamu kurumlarının ve merkezi idarenin ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çeken CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin bu alanda yürüttüğü çalışmaları son derece değerli bulduklarını ifade etti. JICA iş birliğiyle yürütülen çalışmanın Bursa açısından önemli bir kazanım olduğunu dile getiren CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk ise, afetlere karşı dirençli kentler oluşturmak için bilimsel veriler ışığında hazırlanan bütüncül planların önemine değindi. Toplantıda konuşan Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren de Bursa Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde yürütülen sürecin yerel yönetimler açısından son derece kıymetli olduğunu ifade etti. Japon heyetten sunum Konuşmaların ardından Deprem ve Zemin İnceleme Şube Müdürü Duygu Yılmaz tarafından genel bakış ve genel ilerleme hakkında sunum yapıldı. JICA Uzmanları Dr. Masaşi İnoue, Toşihiko Suzuki, Ryo Tanahaşi, Akinori Miyoşi, Seiiçi Sato tarafından ‘Çıktı 1’in ilerlemesi ve sonucu değerlendirilirken, Şiniçi Fukasava, Rena Koseki, Kaho Kodama tarafından ‘Çıktı 2-3’ün ilerlemesi ve sonucu anlatıldı. Büyükşehir Belediyesi Şehir Plancısı Beyza Aydın ve Nihatcan Çeribaş’ın Bursa Büyükşehir Belediyesi Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesi hakkında bilgi verdiği toplantıda, Betül Aykanat ve Jie Zhang ‘Japonya’da Eğitim’ raporu, Şiniçi Fukasava ise projenin sonuçları ve yaklaşan faaliyetler hakkında sunum yaptı.

CHP Bursa’dan 6 Şubat anması Haber

CHP Bursa’dan 6 Şubat anması

Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanlığı, 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan on binlerce vatandaşımızın hayatını kaybettiği depremlerin 3’üncü yıl dönümünde anma programı düzenledi. Kent Meydanı’nda gerçekleştirilen programda, depremin meydana geldiği saat olan 04.17’de sirenler çalınarak, saygı duruşunda bulunuldu, Depremde yaşamını yitiren on binlerce yurttaş, rahmet ve saygıyla anıldı. Anma programına CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, CHP Parti Meclisi Üyesi Canan Taşer, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, İl Kadın Kolları Başkanı Nigar Bölüker, İl Gençlik Kolları Başkanı Berkcan Bora, partililer ve çok sayıda vatandaş katıldı. "Mücadelemiz sürecek" Ülkemizin tarihine kara bir gün olarak kazınan 6 Şubat depremlerinin yıldönümünde yitirdiğimiz canlarımızı anmak için bir araya geldiklerini belirten Yeşiltaş konuşmasında, "3 yıl geçti ama acı geçmedi. Çünkü biz, binaları değil, hayatlarımızı kaybettik o gece. Sadece şehirler yıkılmadı, aileler yıkıldı. Bir ülkenin vicdanı, güven duygusu, geleceğe dair umutları da enkaz altında kaldı. 6 Şubat’ta kaybettiğimiz her can, bu ülkenin bir parçasıydı. Bir anneydi, babaydı, öğretmendi, gençti ve en çok da çocuklarımızdı. Bugün burada özellikle söylemek zorundayız: Deprem ne yazık ki sadece can almadı. Deprem sonrası yaşanan büyük karmaşada, ihmaller zincirinde çocuklarımız kayboldu. Depremin ardından, binlerce çocuk ailesiz kaldı. Bazılarının adı kayıtlara bile geçmedi. Bazılarının nerede olduğu hala bilinmiyor. Bu ülkenin vicdanına soruyoruz: Bir çocuğun kaybolması, bir devletin kaybolması değil midir? Bir çocuğun izinin silinmesi, insanlığın izinin silinmesi değil midir? Biz unutmayacağız. Unutturmayacağız. Kaybolan her çocuğun hesabı sorulana kadar mücadelemiz sürecek. " ifadelerini kullandı. "Adalet, liyakat ve bilimle yöneteceğiz" 6 Şubat’ın bir kader değil, yaşanan acının da ihmallerin, plansızlığın, denetimsizliğin sonucu olduğuna dikkat çeken Yeşiltaş, "Deprem değil, insan öldürdü. Ve biz biliyoruz: Bir ülkede insanlar enkaz altında kalıyorsa, sorumlular sadece doğa değil, denetimsizlik ve yönetim anlayışıdır. Bugün burada sadece yas tutmuyoruz. Bugün burada bir söz veriyoruz: Bir daha hiçbir anne evladını enkaz altında aramasın diye, hiçbir çocuk kayıplara karışmasın diye, hiçbir yurttaş "Sesimi duyan var mı?" diye haykırmasın diye bu ülkeyi adaletle, liyakatle, bilimle yöneteceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu acının takipçisi olmaya devam edeceğiz. Hayatını kaybeden tüm yurttaşlarımızı rahmetle anıyorum. Yakınlarını kaybeden ailelerimizin acısını yüreğimizde taşıyoruz. Kaybolan çocuklarımız için, enkaz altından kalan umutlarımız için ve bir daha böyle acılar yaşanmaması için mücadelemiz ve çabamız sürecek. Unutmadık, unutturmayacağız. Enkazın altında can veren kızının elinin saatlerce bırakmayan babanın fotoğrafını da unutmayacağız, depremzedelere verilen konutlar için boş senet imzalatanları da unutmayacağız. Ruhları şad, mekanları cennet olsun." şeklinde konuştu. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ise, depremin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen acının ilk günkü tazeliğini koruduğunu belirterek, “Kahramanmaraş ve çevre illerde yaşanan bu büyük felaket, ortak hafızamızda silinmeyecek bir iz bıraktı. 6 Şubat depremlerinde gördük ki 1999 Marmara Depremi’nden gerekli dersler çıkarılamamış. Unutmadık, unutmuyoruz; unutmadan sorumluluk almaya devam edeceğiz." dedi. Konuşmaların ardından depremde hayatını kaybedenlerin anısına alana karanfil bırakıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.