Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dava

- Dava haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dava haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı 'bilirkişi' davası ertelendi Haber

Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı 'bilirkişi' davası ertelendi

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun kamuoyunda "bilirkişi davası" olarak bilinen yargılamasında karar beklenen duruşma ertelendi. Gazeteci Muratcan Altuntoprak'ın aktardığına göre, bir önceki duruşmada "bilirkişiyi etkileme suçu" dosyadan çıkarılmış, kalan suçlama ise ön ödeme kapsamına alınmıştı. Bunun üzerine İmamoğlu'nun avukatları mahkemenin işaret ettiği ön ödeme işlemini gerçekleştirmişti. Bu işlemin ardından bugün görülecek duruşmada davanın düşmesi beklentisi oluşmuştu. Ancak duruşma savcısının değişmesi nedeniyle yeni görevlendirilen savcı dosyayı incelemek için ek süre talep etti. Mahkeme de ön ödemesi yapılan dosyanın duruşmasını 8 Aralık 2026 tarihine erteledi. Ne olmuştu? Soruşturma, Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmadan önce düzenlediği "Turpun Büyüğü" başlıklı basın toplantısında, CHP'li belediyelere yönelik soruşturmalarda aynı bilirkişinin görevlendirildiğini öne sürmesinin ardından başlatılmıştı. İmamoğlu, Satılmış B. isimli bilirkişinin İBB iştirakleri İETT ve İSFALT ile Esenyurt ve Beşiktaş belediyelerine ilişkin soruşturmalarda da görev aldığını söylemiş, bu açıklamaların ardından hakkında dava açılmıştı. Bir önceki duruşmada ise Cumhuriyet savcısı, iddianamede yer alan "bilirkişiyi etkilemeye teşebbüs" suçunun oluşmadığı yönünde mütalaa vermiş; İmamoğlu'nun eyleminin yalnızca TCK'nin 288. maddesinde düzenlenen "adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs" suçu kapsamında değerlendirilebileceğini ileri sürmüştü. Mahkeme de kalan suçlamanın ön ödeme kapsamında olduğuna hükmederek eksik işlemlerin tamamlanması için duruşmayı bugüne bırakmıştı. Ancak savcının değişmesi nedeniyle dosya bu kez 8 Aralık tarihine ertelendi.

Yargıtay'dan emsal karar: Eşinin yemeklerini beğenmeyen koca ağır kusurlu sayıldı Haber

Yargıtay'dan emsal karar: Eşinin yemeklerini beğenmeyen koca ağır kusurlu sayıldı

Bir süredir şiddetli geçimsizlik yaşayan çift Aile Mahkemesi’ne müracaat ederek karşılıklı boşanma davası açtı. Davacı-karşı davalı erkek, ortak çocuğun doğumundan sonra kadının kötü davranmaya başladığını, sürekli hakaretler ettiğini, aşağıladığını, eziyet ettiğini, "moruk" diye hitap etmeye başladığını, "pislik, bunak" dediğini, yemek vermediğini öne sürdü. Eşinin buzdolabına kilit takıp kilitlediğini, bunun üzerine ikinci buzdolabını almak zorunda kaldığını dile getirdi. Asılsız şikayetlerle uzaklaştırma kararı aldığını belirterek boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin kendisine verilmesine ve 50 bin TL maddî, 50 bin TL manevî tazminata karar verilmesini talep etti. Davalı-karşı davacı kadın da iddiaları kabul etmediğini, önceki evliliğinden olan kızlarını eşinin hor gördüğünü, onlara hakaretler ettiğini, evlenen iki kızın düğünlerine bile katılmadığını kaydetti. Yaptığı yemekleri beğenmediğini, "sen cahilsin, sen ne anlarsın, tipe bak, hırsız, utanmaz, senin yemeklerin zehirli" diyerek aşağıladığını ifade ederek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile tarafların ortak çocuğun velâyetinin annesine verilmesine, ortak çocuk lehine aylık 1.500 TL tedbir-iştirak, kadın lehine aylık 1.500 TL tedbir-yoksulluk nafakası ile 50 TL maddî, 50 bin TL manevî tazminata karar verilmesini talep etti. Tarafları dinleyen Aile Mahkemesi, kadının erkeğe "seni istemiyorum, defol, sen pissin, bunak, moruk" diyerek erkeği aşağıladığına, hakaret ettiğine, erkeğin ise ‘Yemeklerin berbat, yemeklerin zehirli, sen cahilsin, sen ne anlarsın, tipe bak, hırsız, utanmaz’ dediğine dikkat çekti. Yemekleri beğenmemekle birlikte evin mutfak alışverişini yapmayan kocayı kadına nazaran ağır kusurlu saydı. Çiftin boşanmasına, ortak çocuğun velâyetinin babasına verilmesine, ortak çocuk ile annesi arasında kişisel ilişki tesisine, kadın lehine takdir edilen aylık 750 TL nafaka ve kadın lehine 20 bin TL maddî, 15 bin TL manevî tazminata karar verdi. Erkek, karara istinafa taşındı. Bölge Adliye Mahkemesi, hakaretlerin yanı sıra yemekleri beğenmeyip evin mutfak alışverişini tam olarak yapmayan kocanın ağır, kadının az kusurlu tespit edilmesinin yerinde olduğu, kusura yönelik gerekçe uyarınca, bu şartlar altında evliliğin devamı beklenemeyeceğinden itirazı geri çevirdi. Kocanın avukatı kararı temyiz edince devreye Yargıtay 2. Hukuk Dairesi girdi. Daire, kararı onadı.

Dilek İmamoğlu: Aylardır Silivri’de tutulan bir insanın salonda bulunmasından bu kadar mı çekiniyorsunuz? Haber

Dilek İmamoğlu: Aylardır Silivri’de tutulan bir insanın salonda bulunmasından bu kadar mı çekiniyorsunuz?

15 aydır cezaevinde tutulan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu, bugün yaşanan 'araç krizine' tepki gösterdi. Ekrem İmamoğlu, eski Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı'ya hakaret ettiği iddiasıyla yargılandığı davaya katılmak üzere Silivri'den Kartal'da bulunan Anadolu Adliyesi'ne doğru yola çıkarıldı. 60 kilometre yol gidildikten sonra 'aracın arızalandığı' bildirildi ve arızalı araçla aynı yol tekrar dönüldü ve Silivri'ye götürülen İmamoğlu duruşmaya SEGBİS ile bağlandı. Neyden korkuyorsunuz? Yaşananlara tepki gösteren Dilek İmamoğlu, "Aylardır Silivri’de tutulan bir insanın adaletin huzurunda, mahkeme salonunda fiziken bulunmasından bu kadar mı çekiniyorsunuz; neyden korkuyorsunuz?" diye sordu. Adil yargılanma hakkının eksiksiz uygulanmasının anayasal bir zorunluluk olduğunu vurgulayan Dilek İmamoğlu, şunları kaydetti: "İki kez beraat ettiği davadan üçüncü kez yargılanan Ekrem İmamoğlu’nun mahkeme salonunda bulunma hakkı, akıllara durgunluk verecek bir "arıza" bahanesiyle engelleniyor: Silivri’den Kartal’a 60 kilometre yol gittikten sonra arızalandığı söylenen bir araçla, aynı mesafeyi geri dönerek cezaevine ulaşmak... Üstelik en temel insani ihtiyaçların bile "beklesin" denilerek reddedildiği bu kabul edilemez süreci, Ekrem İmamoğlu duruşma hakimine bizzat SEGBİS ekranından aktarmak zorunda kalıyor. Aylardır Silivri’de tutulan bir insanın adaletin huzurunda, mahkeme salonunda fiziken bulunmasından bu kadar mı çekiniyorsunuz; neyden korkuyorsunuz? Bu yollardan vazgeçin. Hukuk, kişiye özel tasarlanan ve mantık sınırlarını zorlayan bu tarz senaryolarla yürütülemez. Adil yargılanma hakkının eksiksiz uygulanması anayasal bir zorunluluktur."

İl Kongresi davası: Duruşma ertelendi, kayyum heyeti devam edecek Haber

İl Kongresi davası: Duruşma ertelendi, kayyum heyeti devam edecek

İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi, CHP İstanbul İl Kongresi’nin iptali ve seçilen yönetimin görevden uzaklaştırılması istemiyle açılan davada, istinafın karar değiştirerek İstanbul mahkemelerini yetkisiz bulduğu yönündeki kararlarının dosyaya sunulmasını isterken, Ankara’daki dava dosyasıyla yeniden birleştirme talebi gönderilmesine karar verdi. CHP 38. Olağan İstanbul İl Kongresi davası kapsamında, kongrede seçilen il başkanı Özgür Çelik ve yönetimin tedbiren görevden uzaklaştırılması ile kongre kararlarının iptali istemiyle açılan davanın yeni duruşması İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde yapıldı. Taraf avukatları duruşmada hazır bulundu. Davacı vekili İlkay Orhan söz alarak şu şekilde beyanda bulundu: “Dava açıldıktan sonraki tarihte ifadesine başvurulan özellikle parti içerisinde etkin görevde bulunan kişilerin beyanları da esas alındığında CHP 38. İstanbul İl Kongresi aynı zamanda 38. Kurultayı sırasında delege iradelerinin çeşitli menfaatler karşılığı sakatlandığı açık bir şekilde ortadadır. Davanın kabulüne karar verilmesini talep ediyoruz.” İstinaf, kararını değiştirdi Ardından söz alan CHP’nin avukatı Çağlar Çağlayan ise şöyle konuştu: "İstinaf mahkemesi öncesinde mahkemeyi yetkili görmüştü. Ancak mahkeme bu yöndeki kararını değiştirdi. Celse arasında İstanbul İstinaf Mahekemeleri başkaca davalarda verilen yetkisizlik kararlarına dair istinaf başvurularını reddetti. Hâliyle istinafın son kararları İstanbul Mahkemelerinin yetkisiz olduğu yönünde olmasından yetkisizlik kararı verilmesini talep ederiz." Ara kararını kuran mahkeme, istinafın İstanbul’daki mahkemeleri yetkisiz bulduğu karar değişikliğinin kendilerine sunulmasını istedi. Ankara'daki dava dosyasıyla birleştirme talebi Ara kararda, Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2026/4 esas sayılı dosyasına yeniden birleştirme talebi gönderilmesine ve ceza dosyasındaki son duruşma tutanaklarının mevcut dosyaya eklenmesine de karar verildi. Ara karara göre, Gürsel Tekin ve heyeti görevine devam edecek. Mahkeme, duruşmayı 10 Temmuz 2026 saat 11.00’e erteledi.

Aziz İhsan Aktaş davası: Ceyhan Belediye Başkanı dahil 5 sanık hakkında tahliye kararı verildi Haber

Aziz İhsan Aktaş davası: Ceyhan Belediye Başkanı dahil 5 sanık hakkında tahliye kararı verildi

'Aziz İhsan Aktaş suç örgütü' soruşturması kapsamında, 5'i tutuklu 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu bir kısmı tutuklu bir kısmı tutuksuz 200 sanığın yargılanmasına devam ediliyor. Bir önceki duruşmada heyet, sanıklar Önder Gedik, Mehmet Karataş, Mustafa Yolcu, Adnan Acar, Mehmet Şimşek, Rana Uysal, Sencer Hacıoğlu' nun tahliyesine karar verildi. Duruşma İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kapasitesinin yetersiz olması nedeniyle, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısında bulunan 3 no'lu salonda yapılıyor. Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi 3 No'lu Duruşma Salonu'nda İstanbul 1.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülen Aziz İhsan Aktaş davasında savcı mütalaasında, sanıklardan Çağdaş Ateşçi, Gülşah Ocak, Ferit Tutşi'nin tahliyeleri diğer tutuklu sanıkların ise tutukluluk hallerinin devamı talep edildi. Mal varlığı tedbirlerinin kaldırılması yönündeki taleplerin ise reddedilmesi istendi.Savcının mütalaasının ardından sanıklar tahliye talebinde bulundu. "Ortada ne rüşvet var ne aracılık" Duruşmada, Avcılar Belediye Başkan Yardımcısı Erhan Daka, iddianameye konu olay tarihinde belediyede başkan ve başkan yardımcısıyla ilişkisinin bulunmadığını söyledi. O dönem CHP'de il başkan yardımcısı olarak görev yaptığını kaydeden Daka, 31 Mart yerel seçimleri için 3'üncü bölgede seçim çalışmaları yürüttüğünü ifade etti. Daka, Avcılar Belediyesi'nin seçim çalışmaları için 16 araç teslim aldığı iddiasına ilişkin ise, "Benim bu araçlardan haberim yoktur. Tarafıma herhangi bir araç teslim edilmemiştir. O dönemde CHP İl Başkan Yardımcısıydım. 31 Mart seçimi için çalışmaları sürdürüyordum" dedi. Temelsiz iddialarla 1 yıldır tutuklu bulunduğunu belirten Daka, "Ortada ne rüşvet var ne aracılık. Etkin pişmanlıktan yararlanan Aziz İhsan Aktaş ile Akın Kumanlı rüşvet olmadığını söylüyor. Ortada rüşvet yokken nasıl aracılık edebilirim. Savcının rüşvet iddiasını neye dayandırdığını anlamış değilim. Tamamen içi boş, temelsiz bir iddiayla 1 yıldır tutukluyum. Dosyada tüm deliller toplandı. Hakkımda toplanacak delil, dinlenecek kişi olmadığını göze alarak 11 aylık tutukluluğumu sonlandırmanızı talep ederim" dedi. "Ben İhsan Aktaş'tan 300 bin doları falan almadım" Tahliye talebinde bulunan Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar ise şunları söyledi: "Babamın İhsan Aktaş ile yapmış olduğu meşru ticaret yüzünden yargılanıyorum. Babam Adana'da meşhur bir iş insanıdır, onun belediyeyle hiçbir işi ve alakası yoktur. Benim de onun işleriyle alakam yoktur. Aktaş, babamın şirketine ait projeden 2 daire beğenmiş ve satın almış. Ben bu yüzden 12 aydır tutuklu olmamalıyım. İhsan Aktaş diyor ki, '4 milyonluk daireyi bana 4-5 katına sattılar.' Birincisi, benim bu ticaretle ilgim yoktur. İkincisi, 4 milyon tapuda görünen rakamdır. Türkiye'de kimse satın aldığı rakamı tam haliyle tapuda göstermiyordur. Dairenin çıplak halinin 16 milyon olduğunu hem savcılık hem bilirkişi raporları göstermektedir. Kaldı ki bu şahıs, dairelerin parasını ödememiştir. İhsan Aktaş'tan 300 bin dolar falan almadım; almış olsaydım bunu saklamazdım. Babam ev satmış, neyini inkâr edeyim. 25 Temmuz'da belediyeden toplam alacağı 1,5 milyondur. Şimdi bu insan, o 1,5 milyonu alabilmek için zorla değerinden 4-5 katı fazlasına daire mi satın almış.Mahkeme buna itimat etmemeli. Ben bu yüzden 13 aydır tutuklu olmamalıydım. Aktaş diyor ki, '4 milyonluk daireyi bana değerinden 4-5 katı fazlasına sattılar.' Benim bu ticaretle ilgim ve alakam yoktur. Ayrıca 4 milyon rakamı dairenin tapuda gösterildiği rakamdır. Burada Türkiye'den satın aldığı aracı, evi, arsayı tapuda gerçek değeriyle gösteren özellikle, başkanım, kaç kişi vardır; kimse. Ayrıca dairenin çıplak halinin bile 16 milyon olduğu savcılık ve bilirkişi raporlarıyla sabittir. Şimdi siz benim beyanıma da İhsan Aktaş'ın beyanına da itibar etmeyin. Bunlar sadece beyandır; ama dosyada bir gerçek var ki, hem savcılık hem bilirkişi raporları bu dairenin çıplak halinin 16 milyon olduğunu göstermektedir. O yüzden itibar edilmesi gereken bilirkişi raporları değil midir.Hani nerede değerinden 4-5 kat fazla daire satmak. Ben İhsan Aktaş'tan 300 bin doları falan almadım. Eğer almış olsaydım bunu saklamazdım. Çünkü babam ev satmış, aralarında bir ticaret olmuş. Niçin inkar edeceğiz. "Veresiye rüşvet mi olur!" Daire satmak suç değil de parasını istemek, onun parasını almak mı suç.Eğer almış olsaydık, aldık derdik. Aktaş'ın bütün ifadeleri yalan ve iftira niteliğindedir. İhsan Aktaş, 2 ay boyunca avukatlarıyla hazırladığı etkin pişmanlık ifadesinde araç satışlarıyla alakalı birşey söylemiyor. 25 Temmuz'da babam Mustafa Aydar ile yaptığı görüşmeyi hatırlıyor ama her ne hikmetse aracı ve 31 Temmuz tarihini hatırlamıyor. Bu şahıs babamla bir ticaret yapmış. Babamdan 2 adet daire, bir araç satın almış; ama nasıl oluyorsa bu satışın yarısı 'Rüşvet', yarısı kârlı ticaret oluyor. Daire satışına rüşvet, araç satışına kârla ticaret diyor. Bu nasıl bir iştir. Söylediğim gibi, temmuz ayında satması fiziken de mümkün değildir. O tarihte böyle bir araç ortada yoktur. O yüzden olmayan bir hayali aracı babam İhsan Aktaş'a satamaz ve hayali şekilde parasını veremez. Veresiye rüşvet mi olur."

İmamoğlu'nun mahkemedeki savunmasına da soruşturma başlatıldı Haber

İmamoğlu'nun mahkemedeki savunmasına da soruşturma başlatıldı

CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun bu sabahki "Bilirkişi Davası"ndaki savunması nedeniyle “kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaret ve tehdit” suçlamasıyla Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca re'sen soruşturmabaşlatıldı. CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Turpun Büyüğü” başlıklı basın toplantısında ismini açıkladığı bilirkişi S.B. ile ilgili sözleri nedeniyle yargılandığı davanın dördüncü duruşmasında yaklaşık iki saat süren bir savunma yaptı. İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nce Silivri'deki Marmara Cezaevi Duruşma Salonu'nda yapılan duruşmada İmamoğlu “Tabiri caizse burada bugün bir ‘Ekrem İmamoğlu mesaisi’ yaşanıyor. Her köşe başında bir kumpas, her salonda bir pusu kurulmuş durumda. Böyle bir gündemle karşı karşıyayım. Sayısını bile artık kestiremediğim, hatırlayamadığım, her saydığımda birkaç tanesini ıskaladığım bir mahkeme fırtınasıyla karşı karşıyayım. Bu fırtına öyle enteresan ki artık istatistiklere sığmıyor; hesaplamalarla bile anlayamayacağınız bir durumla karşı karşıyayım” dedi, bazı eleştiriler yöneltti. Savunma biter bitmez Savunmanın bittiği dakikalarda da Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı açıklama yaptı, İmamoğlu'nun bu sabahki "Bilirkişi Davası"ndaki savunmasında yargı mensuplarına yönelik sözleri nedeniyle “kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaret ve tehdit” suçlamasıyla re'sen soruşturma başlatıldığını açıkladı. Başsavcılığın konuya ilişkin açıklaması şöyle: "İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2025/125 esas sayılı dosyasının 30.03.2026 tarihli duruşmasında ifade veren sanık Ekrem İmamoğlu hakkında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı‘nın yürütmüş olduğu ve kamuoyunda İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü olarak bilinen soruşturmada görevli yargı mensuplarına yönelik sarf ettiği sözler nedeniyle, “kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaret ve tehdit” suçlarından, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca resen soruşturma başlatılmıştır"

Gazi katliamında yaşamını yitirenler 31’inci yıl dönümünde anıldı Haber

Gazi katliamında yaşamını yitirenler 31’inci yıl dönümünde anıldı

İstanbul'un Sultangazi ilçesinde bulunan Gazi Mahallesi’nde 12 Mart 1995 ve sonrasında yaşanan katliamda hayatını kaybeden 22 kişi, olayların başlangıcının 31’inci yıl dönümünde mahallede düzenlenen yürüyüşle anıldı. 12 Mart Platformu, Gazi ve Ümraniye Şehit Aileleri ve Gazi Mahallesi halkının çağrısıyla düzenlenen anma töreni için Gazi Cemevi önünde toplanıldı. Cemevi önünde kurulan sahnede türküler seslendirildi. Yaşamını yitirenler için bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Çok sayıda siyasi partinin ve örgütün de katıldığı anmada gruplar, yürüyüşe geçti. Saldırıda ölenlerin isimleri okunarak “Yaşıyor” denildi. “Gazi’de düşene, dövüşene bin selam. Gazi ve Ümraniye şehitleri ölümsüzdür”, “Gazi için adalet istiyoruz” ve “Gazi’den Ümraniye’ye adalet istiyoruz” yazılı pankartların açıldığı yürüyüş boyunca sık sık “Gazi şehitleri ölümsüzdür”, “Katilin hesabı sorulacak”, “Anaların öfkesi katilleri boğacak” ve “Susma, sustukça sıra sana gelecek” sloganları atıldı. AİHM TAZMİNATA MAHKUM ETMİŞTİ Katliamla ilgili dava İstanbul'dan yaklaşık bin kilometre uzaklıkta Trabzon'da görülmüş, yıllarca süren yargılama sonucu 2 sanık hakkında 1 yıl 8 ay ceza verilmiş, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi davayla ilgili Türkiye'yi tazminata mahkum etmişti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.