Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Cumhuriyet Halk Partisi

- Cumhuriyet Halk Partisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cumhuriyet Halk Partisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Özgür Özel'den Akın Gürlek için ilk yorum Haber

Özgür Özel'den Akın Gürlek için ilk yorum

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Partiye operasyon yapmak için İstanbul'a Cumhuriyet Başsavcısı olarak görevlendirilen birisi, bugünün ilk saatlerinde Adalet Bakanlığına atanabilmiştir. İki siyasi görev arasında Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurumsal kimliğine de saldıracak" dedi. Özel, eski Genel Başkan Deniz Baykal için Devlet Mezarlığı'nda düzenlenen anma törenine katıldı. Törenin ardından açıklamalarda bulunan Özel, Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olarak atanmasına ilişkin de ilk kez değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasına Deniz Baykal'ı anarak başlayan Özel, "Deniz Bey'in bakan olduğu ve partinin birinci parti olduğu dönemlerden bugüne, 47 yıl sonra partimizi birinci parti yapabilmiş ve yerel seçimlerde büyük bir zaferi kazanmış durumdayız. Şu an dünyada belediye sayısı en çok olan, Avrupa'da oy oranı en yüksek olan Sosyal Demokrat Parti olarak iktidara yürüyoruz" dedi. "TESLİM OLMAYACAĞIZ, UMUTSUZLUK YOK" Devamla, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olarak atanmasına değinen Özel, partisinin tarihin en ağır siyasi operasyonuyla karşı karşıya olduğunu kaydetti. Özel, "Yarın sabah bu sabahtan daha zor bir sabah olacak. Buna kimsenin şüphesi olmasın" ifadelerini kullandı. Buna karşın mücadele etmekten vazgeçmeyeceklerini vurgulayan Özel, hiçbir koşulda boyun eğmeyeceklerini kaydetti. Özel, "Teslim olmayacağız, umutsuzluk yok. CHP kararlılıkla mücadelesini sürdürecektir" dedi. Özel, şu değerlendirmelerde bulundu: "35 yaşında milletvekili, 36 yaşında Maliye Bakanı olan, 40 yaşında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı iken madenleri kamulaştıracak cesareti gösteren, partimize ve Türkiye Cumhuriyeti’ne pek çok kademede, hep ülkenin ve partinin faydasını gözeterek hizmet etmiş olan, benim açımdan 2009 yılında Manisa Cumhuriyet Meydanı’nda ‘Ona bakınca ben 35 yıl önceki Deniz’i görüyorum’ diyerek ve o gün verdiği öğütlerle, ‘Bu makamlarda sen de bulunacaksın’ diyerek bugünlerde partinin Genel Başkanı olmama yönelik olarak ilk tahminde, öngörüde bulunan, ilk sorumluluğu yükleyen kişinin huzurunda olmanın heyecanını ve sorumluluğunu taşıyorum. Burada bizimle birlikte olan herkes Deniz Bey’le birlikte siyaset yaptı, ondan bir şeyler öğrendi, onunla partiye emek verdi. "BÜYÜK SALDIRININ HERHANGİ BİR SABAHINDAYIZ" Onunla birlikte aynı kabinede yer alanlar, Cumhuriyet Halk Partisi‘ni yönetenler bugün aynı sorumluluk duygusuyla hep birlikte onun huzurundayız. Bizim bu vakitten sonra bir sorumluluğumuz var. Biz Deniz Bey’in Cumhuriyet Halk Partisi’nde bakan olduğu ve partinin birinci parti olduğu dönemlerden bugüne 47 yıl sonra partimizi birinci parti yapabilmiş ve yerel seçimlerde bir büyük zaferi kazanmış, şu an dünyada belediye sayısı en çok olan, Avrupa’da oy oranı en yüksek olan sosyal demokrat parti olarak iktidara yürüyoruz. Ama kolay olmuyor, bunun karşısında da parti siyasi tarihimizin en büyük saldırısına ile karşı karşıyadır. Gün odur ki partiye geçmişte siyasi bir görevde olan, sonra partiyi operasyon yapmak için İstanbul’a Cumhuriyet Başsavcısı olarak görevlendirilen birisi bugünün ilk saatlerinde Adalet Bakanlığı’na atanabilmiştir. İki siyasi görev arasında Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliğine de saldıracak, İstanbul İl Kongresi’ni, iki seçim önceki il kongresini iptal edip oraya kayyım atayacak, o kayyımı hâlen daha bir taraftan görevde tutacak, bir yandan partinin tüm seçilmişlerine her fırsatta iftira kampanyaları üzerinden siyasi bir operasyon olduğu bilinen adli süreçleri yürütecek, sonra da dönüp gelip tekrar siyasi bir pozisyona oturacak ve bütün dünyanın gözünün içine bakıp da ‘Türkiye hukuk devletidir’ diyecekler. Bu büyük saldırının herhangi bir sabahındayız. "YARIN SABAH BU SABAHTAN DAHA ZOR OLACAK" Yarın sabah bu sabahtan daha zor olacak. Buna kimsenin şüphesi olmasın. Ama kimsenin şüphesi de olmasın ki bu saldırıyı ülke en ağır saldırı altında iken ülkeyi saldırıdan, işgalden kurtarıp bu ülkeye bir Cumhuriyet ve ardından demokrasi hediye edebilmiş bir partinin kararlılığı, mücadelesi ve direnci bugünlere de damgasını vuracak. Teslim olmayacağız, boyun eğmeyeceğiz ve Sayın Genel Başkanımızın huzuruna nasıl bugün Türkiye’nin birinci partisi olarak geldiysek, Türkiye’yi yöneten iktidar partisinin, Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı, o partinin sorumluluk almış siyasetçileri dünüyle, bugünüyle, yarınıyla el ele, omuz omuza, kol kola girmiş yürüyen Atatürkçüler, Cumhuriyetçiler ve Cumhuriyet Halk Partililer olarak buraya tekrar geleceğiz. O yüzden saldırı altında olmamızı ve bu saldırıların ardı arkası kesilmeyeceğini düşünmemizi ve bunun bir umutsuzluk yaymasını bekleyenlere sadece ‘Daha çok beklersiniz, Cumhuriyet Halk Partisi kararlılıkla mücadelesini sürdürecektir ve bu milletin bir kez daha bu ülkeyi ayağa kaldırma görevini vereceği güne kadar da mücadelesini sürdürecektir’ diyorum. Hepimizin başı sağ olsun. Hatırası önünde bir kez daha hep birlikte saygıyla eğiliyoruz." "ZULMÜNÜZ ARTSIN Kİ SONUNUZ GELSİN" Devamla basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özel, Gürlek'in atamasıyla ilgili değerlendirmesine devam etti. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı atama ile kendi tezlerini doğruladığını belirten Özel, "Zulmünüz artsın ki sonunuz gelsin. Sizden korkan sizin gibi olsun" diye konuştu. Özel, şöyle devam etti: "Erdoğan'ın iddiası nedir; 'Türkiye bir hukuk devletidir.' Bizim iddiamız nedir; 'Bu yapılanlar yargılama değil, siyasi bir operasyondur. Bizim suçumuz Erdoğan'ı yenmektir.'" "Erdoğan'ın kendilerini normal siyasi bir mücadeleyle yenemeyeceği için geleceğin iktidarına ve Cumhurbaşkanına darbe girişiminde bulunduğunu, bunu da Akın Gürlek'in şeklen istanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak atadığını, sonrasında yine siyasi bir göreve getirdiğini" söyleyen Özel, "Biz durduğumuz yerdeyiz. Cumhuriyet Halk Partisi'ni hiçbir sıra dışı müdahale, hiçbir saldırı yıldıramaz" şeklinde konuştu. Akın Gürlek'e yönelik eleştirilerini sürdüren Özel, şu ifadeleri kullandı: "Akın Gürlek her zaman Erdoğan'ın maşasıydı, emir eriydi, onun adına kul hakkı yiyendi, mala çökendi Bakanlık koltuğu yargılanmama, dokunulmazlık hakkı veriyor. Ne zamana kadar? Milletimiz yetkiyi bize verip, biz onu Yüce Divan'da çatır çatır yargılatana kadar." Eski İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'ya da seslenen Özel, "Ona 8 Eylül 2025 günü bir mesaj yazmıştım. CHP'nin İstanbul İl Başkanlığına 5 bin polis soktuğu gün bir mesaj yazmıştım. Dedim ki 'bu mesajı sana sonra bir daha okutacağım.' Şimdi o mesajı bir okusun. O mesajı bir gün bir daha okutacağım."

Mansur Yavaş'tan CHP'den istifa eden Özarslan'a tepki Haber

Mansur Yavaş'tan CHP'den istifa eden Özarslan'a tepki

Ankara kulislerinde bir süredir AKP'ye geçeceği konuşulan ve haftaya grup toplantısında AKP'ye katılması beklenen Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, akşam saatlerinde sosyal medyadan yaptığı açıklamayla CHP'den istifa ettiğini duyurdu. Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş, CHP'den istifa eden ve AKP'ye geçeceği konuşulan Keçiören Belediyesi Başkanı Mesut Özarslan'a tepki gösterdi. Yavaş şunları yazdı: "Keçiören halkının iradesine gölge düşüren bu karar asla kabul edilemezdir. Hemşehrilerimiz sandıkta açık, net ve tartışmasız bir tercih ortaya koymuş; Keçiören’in yönetimini Cumhuriyet Halk Partisi’ne emanet etmiştir ve bunu da özgür iradesiyle vermiştir. Eğer Keçiören halkı bu ilçenin AK Parti tarafından yönetilmesini isteseydi, bunu sandıkta zaten açıkça ve tereddütsüz şekilde ifade ederdi. Sandık, milletin sözüdür; o sözün üstünde hiçbir gerekçe, hiçbir hesap olamaz. Unutulmamalıdır ki; Yetki millettindir. Sandıkta alınan yetki, kişilere ya da kurumlara değil, doğrudan seçmene aittir. Bu yetki bir emanettir; keyfi biçimde devredilemez, el değiştiremez, gasp edilemez. Bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi’nin politikalarıyla ilgili tek bir şikâyeti dahi olmadığı gibi, konu her gündeme geldiğinde hakkında yaklaşık bir aydır ortaya atılan “AK Parti’ye geçeceği” yönündeki iddiaları da herkesin huzurunda kesin bir dille yalanlamıştır. Binlerce partili, binlerce gönüllü; hiçbir karşılık beklemeden, gece gündüz demeden, inançla ve fedakârlıkla kendisinin seçilmesi için emek vermiştir. Ortaya konan bu karar, yalnızca bir siyasi tercih değil; o emeğe, o inanca ve o alın terine yapılmış açık bir saygısızlıktır. Siyaset geçicidir; makamlar gelir geçer. Ama bazı kararlar vardır ki, hafızalara kazınır. Çünkü millet, kendisine yapılanı da kendisini yok sayanı da günü geldiğinde mutlaka hatırlar."

AKP'ye geçecekleri iddia edilen CHP'li üç belediye başkanından açıklama Haber

AKP'ye geçecekleri iddia edilen CHP'li üç belediye başkanından açıklama

CHP’nin birçok belediyeyi yeniden kazandığı ve yeni belediyeler eklediği, AKP açısından ise ağır bir yenilgiyle sonuçlanan 2023 yerel seçimlerinden bu yana siyasette çok sayıda “parti değiştirme” vakası yaşandı. İktidarın belediyeler üzerindeki yoğun baskılarının etkisiyle, hem yerel yönetimlerde hem de milletvekili düzeyinde partilerinden istifa ederek AKP’ye geçen birçok isim oldu. Ankara’da da bir süredir bazı belediye başkanlarının CHP’den AKP’ye geçeceği yönünde iddialar gündeme gelirken, adı geçen belediye başkanlarından üçünden art arda açıklamalar geldi. Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı ile Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, CHP’den istifa edeceklerine ilişkin iddialara sosyal medya hesapları üzerinden yanıt verdi. Yakup Odabaşı, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile birlikte çekildiği bir fotoğrafı paylaşarak şu ifadeleri kullandı: “Ankara Büyükşehir Belediyemiz ile el ele vererek Gölbaşılı hemşehrilerimize hizmet ediyoruz. Mansur Başkanımıza verdikleri kıymetli destekler için şükranlarımı sunuyor, kendisiyle aynı hedef doğrultusunda yol yürümekten büyük onur duyuyorum.” "BU YOLDA AYRILIK, FARKLI BİR YÖN ARAYIŞI SÖZ KONUSU DEĞİLDİR" Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç da açıklamasında, şunları kaydetti: "Son günlerde sosyal medyada dolaşıma sokulan asılsız iddiaları üzülerek takip ediyorum. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mansur Yavaş ile yol arkadaşlığımız dünün değil, yılların birikimidir. Aynı davaya inanmış, aynı yolda omuz omuza yürümüş insanlarız. Kendisi benim için sadece bir belediye başkanı değil; ağabeyimdir. Bu yolda ayrılık, kopuş ya da farklı bir yön arayışı söz konusu değildir. Yolumuz da niyetimiz de nettir. Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında, ayrıştırmadan, ötekileştirmeden; Kalecik'te ve Ankara'da hemşehrilerimize hizmet etmeye kararlılıkla devam edeceğiz." "MANSUR YAVAŞ İLE YOLUMUZ BİRDİR" Beypazarı Belediye Başkanı Özer Kasap, sosyal medya hesabından, "Son günlerde, sosyal medyada bazı hesaplar aracılığıyla yapılan spekülatif paylaşımlar hakkında" diyerek, şu açıklamayı paylaştı: "Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mansur Yavaş ile yolumuz birdir. Bizim ağabeyimiz, hemşehrimizdir; ayrı düşmemiz söz konusu olamaz. CHP çatısı altında, hiçbir Beypazarlı hemşehrimizi ayırt etmeden hizmet etmeye devam edeceğiz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

CHP Nilüfer’de 'geçinemeyen korna çalsın' dedi, araçlar sessiz kalmadı Haber

CHP Nilüfer’de 'geçinemeyen korna çalsın' dedi, araçlar sessiz kalmadı

CHP Nilüfer İlçe Örgütü, art arda gelen zamlar, asgari ücrete yapılan yetersiz artış ve emekli maaşlarının açlık sınırının altında kalması sonucu yurttaşların geçim krizine sürüklendiğini söyleyerek yaşananlara dikkat çekmek için şehrin en önemli trafik akış noktası olan İzmir yolu üzerinde insan zinciri oluşturarak eylem yaptı. İzmir yolu üzerinde pankartlarla oluşturulan insan zincirine yurttaşlar korna çalarak ve alkışlarla destek oldu. Eylemde konuşan Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin, halkın yoğunluğunun geçinemediğini gösteren bir eylem yapmak istediklerini ve ‘geçinemeyen korna çalsın’ talebi üzerinde yolda korna çalmadan geçen araç olmadığını belirtti. Şahin, “Demek ki bugün ülkenin geldiği durumda kimse geçinemiyor. Bugün üst meslek grubu diye düşündüğümüz meslek gruplarının bile geçinemediği, dar gelirlilerin zaten geçinemediği, faturaları bir taraftan artarken gelirleri artmayan bir süreci yaşıyoruz. Bugün burada halkımızla birlikte bu düzene isyan ediyoruz. Bu düzen değişecek. Biraz önce hava karanlıktı, şimdi yağmurun içinde bir güneş var. Cumhuriyet Halk Partisi yağmurun içindeki güneştir. İktidar olduğunda aydınlık bir Türkiye’yi o gün oluşturacaktır. Bu zalim hükümeti de o gün gönderecektir.” dedi. "Bu üke bu zulümden kurtulacak" CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ise, yurttaşların eyleme büyük bir destek verdiğini söylerken bunun nedenini ise şu sözlerle açıkladı: “Çünkü bu iktidar artık yönetebilme kabiliyetini kaybetmiştir. Kendi yandaşlarını zengin etmek için sadece faize 2,5 trilyon para harcayan ama emekli ve işçiye gelince bir türlü destek olmayan, emekli ve işçiyi açlığa ve sefalete mahkum eden bir anlayışın artık ülkede yaşamın bir zulüm haline geldiği sürece hepimiz birlikte karşı çıkıyoruz. Çünkü bu iktidar geçilmeyen yollar, kullanılmayan havalimanları, garanti geçişli köprülerle bir takım sermayeyi zengin edip emekçiyi açlığa mahkum eden bir düzendir. Bu düzenin adı yandaşı zengin etme düzenidir. Bu düzen yoksulu, emekçiyi açlığa mahkum eden bir düzendir. Bunun için de Cumhuriyet Halk Partisi olarak tüm örgütlerimizle birlikte asla kabul etmiyoruz. Bu yaşananlar ülkenin kaderi değildir. Yanlış yönetimin eseridir. Onun için itiraz ediyoruz. Bu ülkeyi bu açlık ve sefaletten kurtaracağız. Bütün ülkedeki emekçiler, işçiler, emekliler, toplumun bütün sömürülen kesimleriyle birlikte bu ülkeyi daha yaşanılabilir hale getirene kadar hep birlikte mücadele edeceğiz. Bu üke bu zulümden kurtulacak, yakındır.” "Dünyanın en zengin ülkesinde, dünyanın en zalim maaşını ve bu düzeni reddediyoruz” Yurttaşların eyleme desteğine değinen CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk ise şöyle konuştu: Tüm vatandaşlarımız arabalarının kornalarıyla yaşanan ekonomik sıkıntının ve kötü yönetimin yarattığı geçinememe sıkıntısının doğru olduğunu ve bu konuda da seslerini bize korna çalarak, el sallayarak iletiyorlar. Niye geçinemiyoruz? Kötü yönetim ve devletin kaynaklarının adil bir şekilde paylaşılamamasının nedenidir. Bugün emekli 20 bin lira gibi bir sefalet ücretine, emekçi ise ocak ayında açıklanmış haliyle açlık sınırının altında bir kara düzene mahkum edilmiştir. Bu rakamları belirleyenler devleti yönetme iradesi teslim edilmiş Cumhur İttifakı’nın tüm unsurlarıdır. Bu bir hak değildir, dayatılan bir zulümdür. Bu zulme karşı hep birlikte mücadelemizi sürdürüyoruz ve sürdüreceğiz. Böyle bir dayatma kabul edilemez. 2001’de 50-55 yaşında emekli olduğunda bir buçuk asgari ücret alan, bedenen ihtiyacı olsa çalışabilecek 70 yaşlarındaki yaşlılarımızı bugün seyyar satıcı, bekçi olmayı yani emeklilikten çalışmak zorunda bırakan bu kara düzeni şiddetle reddediyoruz. Bir emekçi, ömrünün 24 saat olduğu bir yaşam düzeninde 8 saatini uyuyan, 16 saatini ayakta geçiren ve bunun 10 saatini alınteriyle çalışan ama günün sonunda 28 bin liraya mahkum edilen bir asgari ücret olmaz. Dünyanın en zengin ülkesinde, dünyanın en zalim maaşını ve bu düzeni reddediyoruz.” Bu gönderiyi Instagram'da gör Bursa Tanık Gazetesi (@bursatanik)'in paylaştığı bir gönderi

CHP Bursa’dan 6 Şubat anması Haber

CHP Bursa’dan 6 Şubat anması

Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanlığı, 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan on binlerce vatandaşımızın hayatını kaybettiği depremlerin 3’üncü yıl dönümünde anma programı düzenledi. Kent Meydanı’nda gerçekleştirilen programda, depremin meydana geldiği saat olan 04.17’de sirenler çalınarak, saygı duruşunda bulunuldu, Depremde yaşamını yitiren on binlerce yurttaş, rahmet ve saygıyla anıldı. Anma programına CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, CHP Parti Meclisi Üyesi Canan Taşer, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, İl Kadın Kolları Başkanı Nigar Bölüker, İl Gençlik Kolları Başkanı Berkcan Bora, partililer ve çok sayıda vatandaş katıldı. "Mücadelemiz sürecek" Ülkemizin tarihine kara bir gün olarak kazınan 6 Şubat depremlerinin yıldönümünde yitirdiğimiz canlarımızı anmak için bir araya geldiklerini belirten Yeşiltaş konuşmasında, "3 yıl geçti ama acı geçmedi. Çünkü biz, binaları değil, hayatlarımızı kaybettik o gece. Sadece şehirler yıkılmadı, aileler yıkıldı. Bir ülkenin vicdanı, güven duygusu, geleceğe dair umutları da enkaz altında kaldı. 6 Şubat’ta kaybettiğimiz her can, bu ülkenin bir parçasıydı. Bir anneydi, babaydı, öğretmendi, gençti ve en çok da çocuklarımızdı. Bugün burada özellikle söylemek zorundayız: Deprem ne yazık ki sadece can almadı. Deprem sonrası yaşanan büyük karmaşada, ihmaller zincirinde çocuklarımız kayboldu. Depremin ardından, binlerce çocuk ailesiz kaldı. Bazılarının adı kayıtlara bile geçmedi. Bazılarının nerede olduğu hala bilinmiyor. Bu ülkenin vicdanına soruyoruz: Bir çocuğun kaybolması, bir devletin kaybolması değil midir? Bir çocuğun izinin silinmesi, insanlığın izinin silinmesi değil midir? Biz unutmayacağız. Unutturmayacağız. Kaybolan her çocuğun hesabı sorulana kadar mücadelemiz sürecek. " ifadelerini kullandı. "Adalet, liyakat ve bilimle yöneteceğiz" 6 Şubat’ın bir kader değil, yaşanan acının da ihmallerin, plansızlığın, denetimsizliğin sonucu olduğuna dikkat çeken Yeşiltaş, "Deprem değil, insan öldürdü. Ve biz biliyoruz: Bir ülkede insanlar enkaz altında kalıyorsa, sorumlular sadece doğa değil, denetimsizlik ve yönetim anlayışıdır. Bugün burada sadece yas tutmuyoruz. Bugün burada bir söz veriyoruz: Bir daha hiçbir anne evladını enkaz altında aramasın diye, hiçbir çocuk kayıplara karışmasın diye, hiçbir yurttaş "Sesimi duyan var mı?" diye haykırmasın diye bu ülkeyi adaletle, liyakatle, bilimle yöneteceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu acının takipçisi olmaya devam edeceğiz. Hayatını kaybeden tüm yurttaşlarımızı rahmetle anıyorum. Yakınlarını kaybeden ailelerimizin acısını yüreğimizde taşıyoruz. Kaybolan çocuklarımız için, enkaz altından kalan umutlarımız için ve bir daha böyle acılar yaşanmaması için mücadelemiz ve çabamız sürecek. Unutmadık, unutturmayacağız. Enkazın altında can veren kızının elinin saatlerce bırakmayan babanın fotoğrafını da unutmayacağız, depremzedelere verilen konutlar için boş senet imzalatanları da unutmayacağız. Ruhları şad, mekanları cennet olsun." şeklinde konuştu. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ise, depremin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen acının ilk günkü tazeliğini koruduğunu belirterek, “Kahramanmaraş ve çevre illerde yaşanan bu büyük felaket, ortak hafızamızda silinmeyecek bir iz bıraktı. 6 Şubat depremlerinde gördük ki 1999 Marmara Depremi’nden gerekli dersler çıkarılamamış. Unutmadık, unutmuyoruz; unutmadan sorumluluk almaya devam edeceğiz." dedi. Konuşmaların ardından depremde hayatını kaybedenlerin anısına alana karanfil bırakıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.