Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bursa Haber

- Bursa Haber haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bursa Haber haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa’da Mustafa Bozbey’e destek yürüyüşü Haber

Bursa’da Mustafa Bozbey’e destek yürüyüşü

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in tutuklanarak görevden alınmasını protesto etmek için vatandaşlar FSM caddesinde bir araya gelerek hastane alanına yürüdü. Yürüyüşe CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, CHP Bursa milletvekilleri Prof. Dr. Kayıhan Pala, Hasan Öztürk, Orhan Sarıbal, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Harmancık Belediye Başkanı Haşim Ali Arıkan, CHP PM üyesi Canan Taşer, Mustafa Bozbey’in kızı Side Bozbey ve eşi Seden Bozbey’in yanı sıra çok sayıda vatandaş katıldı. Yürüyüş sırasında sık sık, “Bursa’nın başkanı Mustafa Bozbey”, “Kurtuluş yok yek başına ya hep beraber ya hiç birimiz”, “hükümet istifa” sloganları atılırken, arabayla geçen yurttaşlar kornalarıyla, evlerindeki yurttaşlar da alkışlarıyla destek verdi. Miting alanında yurttaşlara Mustafa Bozbey imzalı Bursaspor atkıları dağıtıldı. Alana kurulan sinevizyonda Mustafa Bozbey’in konuşmaları ve belediye başkanlığı süresince yaptığı hizmetlerinin yer aldığı videolar gösterildi. Sahnede Mustafa Bozbey’in 2024 Yerel Seçimleri’nde aldığı 860 bin 490 oyun H Tipi Cezaevinde bulunduğunu gösteren demir parmaklık konuldu. “Hiç utanmadan milli irade tecelli etti dediler” Sahnede konuşma yapan CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş şu ifadeleri kullandı: “Kardeşlerim, kendi geleceğini kurtarmak için halkın geleceğini tehlikeye atmaktan çekinmeyen bir azınlık iktidarı, ülkemize en karanlık dönemlerden birini yaşatmaktadır. Yirmi yıl boyunca Bursa’yı yönetenler, bu güzel kenti yaşanmaz hale getirmiştir. Bugün ise halkın oylarıyla seçilmiş Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Bozbey’i dört duvar arasına koyarak, belediyeye çökmüşlerdir. Ardından da hiçbir utanma göstermeden “milli irade tecelli etti” demişlerdir. Sen seçimde yüz binlerce oy farkı yiyeceksin, sonra birkaç meclis üyesiyle belediyeye çökeceksin; sonra da çıkıp “milli irade” diyeceksin! İnsan biraz utanır. “Ne partisini ne de Bursa’yı satmamıştır” Değerli kardeşlerim, bugün Nilüfer’deyiz. Sizler Mustafa Bozbey’i çok iyi tanıyorsunuz. Bursa’ya dair iyi olan ne varsa, bunun önemli bir kısmında onun emeği vardır. Nilüfer’de yaptığı hizmetlerle insanlara daha iyi bir yaşamın mümkün olduğunu göstermiştir. Başkanımız, girdiği her seçimde oylarını artırarak seçilmiş, hiç kimseyi ayırmadan herkese hizmet etmiş ve yerel yönetim tarihine adını yazdırmıştır. Bugün seçim olsa, yine büyük bir destekle göreve geleceğine herkes emindir. Ancak gelinen noktada teklifler tehdide dönüşmüştür. “Bize katılmazsan içeri girersin” denmiştir. Ama o, “Ben Cumhuriyet Halk Partisi’nin evladıyım” demiştir. Ne partisini ne de Bursa’yı satmamıştır. Bugün yaşananların sebebi budur. “Mutlaka başaracağız” Değerli yol arkadaşlarım, bugün yaşananların asıl nedeni açıktır: Halk desteğini kaybedenler, baskı ve tehditle iktidarlarını sürdürmeye çalışmaktadır. Gazeteciler, siyasetçiler, sendika temsilcileri, doğasını koruyan yurttaşlar… Hepsi baskı altındadır. Bu düzen; emeğin karşılığını vermeyen, zengini daha zengin, yoksulu daha yoksul yapan bir düzendir. Ülkenin kaynakları bir avuç yandaşa aktarılırken, milyonlar geçim mücadelesi vermektedir. Kardeşlerim, korkuları büyüktür. Çünkü kaybedecek çok şeyleri vardır. Ama bizim korkacak hiçbir şeyimiz yok! Bizim alnımız ak, mücadelemiz temizdir. Bizim kaybedecek değil, kazanacak bir geleceğimiz var. İnanın, o güzel geleceği hep birlikte kazanacağız. Birlikte başaracağız. Mutlaka başaracağız. “Son sözü Cumhuriyet Halk Partisi söyleyecek” Değerli Bursalılar, Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne çökenlerin ilk icraatlarından biri, belediyenin sitesinden ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün fotoğrafını kaldırmak olmuştur. Bu zihniyeti asla kabul etmiyoruz. Bugün demokrasi, adalet ve cumhuriyet değerleri tehdit altındadır. Bu mücadele; egemenliği milletten alıp bir avuç güce vermek isteyenlerle, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” diyenlerin mücadelesidir. Eğer pes edersek yarınlarımız çalınacak. Eğer susarsak ekmeğimiz daha da küçülecek. Bu artık bir onur mücadelesidir. Bu süreç sadece Cumhuriyet Halk Partisi’nin değil, demokrasiye inanan herkesin meselesidir. Bu yüzden herkesi dayanışmaya çağırıyorum. Bugün yaşananlar tarihe kara bir leke olarak geçecektir. Ama bizim mücadelemiz de tarihe altın harflerle yazılacaktır. Başkanlarımız bugün tutsak olabilir, ama temsil ettikleri halk iradesi asla tutsak edilemez! O irade Bursa’da, Türkiye’nin dört bir yanında yaşamaktadır. Bizler bu iradeye sahip çıkmaya devam edeceğiz. Hayallerimizi yıkmak isteyenlerin düzenini bozacağız! Çalınan ekmeği, çalınan adaleti geri alacağız! Hak ettiğimiz o güzel geleceğe birlikte ulaşacağız. Unutmasınlar, tarihin son sözünü direnenler söyler. İnananlar söyler. Son sözü Cumhuriyet Halk Partisi söyleyecek. Son sözü bu onurlu halk söyleyecek.” “Bursa benim yuvam oldu” Mitingde konuşan Mustafa Bozbey’in eşi Seden Bozbey şunları söyledi: “Bugün karşınıza sadece bir belediye başkanının eşi ya da kızı olarak değil; bir kadın, bir anne ve en önemlisi Mustafa Bozbey’in hayat arkadaşı olarak çıkıyorum. Biliyorsunuz ki benim köklerim Ege’ye, İzmir’e uzanıyor. Ancak bu şehre adım attığım ilk günden itibaren kalbim, emeğim ve hayallerim Bursa ile birleşti. Bursa benim için sadece yaşadığım bir yer değil, artık benim yuvam oldu. “Mustafa Bozbey her yerde Bursa’nın yanında” Mustafa Bozbey hayatı boyunca bu şehre hizmet etmeyi bir görev değil, bir gönül borcu olarak gördü. Evimizin ışığı kimi zaman sabahlara kadar yanardı. Çünkü o her zaman “Bursa için ne yapabilirim?” diye düşünürdü. Bugün yine o ışık yanmaya devam ediyor. Çünkü biliyorum ki o, bulunduğu her yerde kalbiyle, aklıyla ve vicdanıyla Bursa’nın yanında. Bizler bir aile olarak güçlü durmayı ondan öğrendik. Ama bugün burada görüyorum ki asıl güç sizsiniz. Sizin desteğiniz, dualarınız, iyi dilekleriniz… Hepsi bize nefes oluyor, umut oluyor, sabır oluyor. Her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. “Bizim alnımız ak” Şunu bilmenizi isterim: Bizim alnımız ak, başımız dik. Ve inanıyorum ki bu zorlu günler geçecek. Çünkü iyilik her zaman bir yolunu bulur ve kazanır. Mustafa Bozbey’in en büyük gücü her zaman siz oldunuz, bugün de öyle. Ve ben eşi olarak sizlere söz veriyorum: Mustafa neredeyse, kalbimiz de oradadır. Onun attığı her yerde Bursa vardır. Biz bu şehrin insanlarına hep inandık, hep güvendik. Sizler de bize güç verdiniz. Bursa’nın dayanışması, vicdanı ve sevgisi hiçbir duvarın arkasında kalmaz. Bugün burada olduğunuz, yanımızda durduğunuz, bu aileyi yalnız bırakmadığınız için hepinize minnettarım. “Güzel günler gelecek” Güzel günler gelecek. Umudu kaybetmeyenlerin, sevgiyi çoğaltanların, birbirine sahip çıkanların zamanı mutlaka gelecek. Ben buna gönülden inanıyorum. O zamana kadar da Bozbey için, Bursa için mücadele etmeye devam edeceğiz. Hepinize teşekkür ediyorum. Mustafa yalnız değildir. Bursa yalnız değildir.”

Altın Portakallı yönetmen Seyfettin Tokmak Nilüferlilerle buluştu Haber

Altın Portakallı yönetmen Seyfettin Tokmak Nilüferlilerle buluştu

Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği ‘Bir Yönetmen Bir Söyleşi’ etkinliğinin konuğu 7 dalda Altın Portakal alan "Tavşan İmparatorluğu" filminin yönetmeni ve senaristi Seyfettin Tokmak oldu. Konak Kültürevi’ndeki programda ilk olarak Alpay Kaya, Sermet Yeşil, Kubilay Tunçer, Perla Palamutçuoğlu, Emrullah Çakay’ın rol aldığı film gösterildi. 12 yaşındaki Musa’nın hikâyesine odaklanan film izleyicilerden büyük alkış aldı. Film gösteriminin ardından yönetmen Tokmak, seyircilerle söyleşi gerçekleştirdi. Sinemada çocukluk üzerine çok çalıştığını anlatan Seyfettin Tokmak, " Çocuklarla ilgili yaptığım çalışmaların filmde çok etkisi oldu. Göçmen çocuklarla, yetiştirme yurdundaki çocuklarla çalıştım. Pandemi öncesine kadar 3 yıl gönüllü olarak Ümraniye Çocuk Cezaevi’nde çalıştım. Orada çocuklara kısa filmlerle ilgili eğitimler veriyordum. Musa’nın aslında bu kadar direnişçi bir karakter olmasının benim oradaki çocuklarda gördüklerim üzerinden çok şekillendiğini düşünüyorum. Çünkü o çocuklarda çok fazla depresif bir dünya deneyimlemiştim. Onun sanırım bende öfkesi oluştu. Yani "Bu çocuklardan bu dünya ne istiyor diye" düşündüm. Filmin yolculuğunun belli kısmı oradaki süreçlerden oluştu. Edebiyattan ve sinemadan çok fazla etkileri de var. Hikayenin oluşumu, yazım süreci 2-3 yıl gibi zaman aldı" dedi. "Barbar erkeklik dünyasını anlatmak istedim" Filmde kadınların az olmasının sorulması üzerine Tokmak, "Filmin çekiminden 5-6 ay öncesinde çıkardım. Bunu yaparken de bir risk aldım aslında. Çünkü ben böyle bir barbar erkeklik dünyası anlatmak istedim. Yani kadınlar dünyadan çıktığında geri ne kalıyor? Kadın olmadığında bu coğrafyalar neye benziyor yani? Geriye ne kalıyor göstermek istedim" diye konuştu. Filmde Musa karakterini canlandıran Alpay Kaya’nın aslında çobanlık yaptığını anlatan Tokmak, "Onu Kars’ın bir köyünde buldum. Mesela neden onu seçtim derseniz de, 12 yaşındayken 300 tane hayvana tek başına bakabilen bir çocuktu. Onun da o hayvan ilişkisi o kadar güçlüydü ki yani onlarla teması çok iyiydi. Zaten film bence gösteriyor" dedi. Zamansız ve mekansız bir film yapmaya çalıştığını söyleyen Tokmak, çok iyi bir ekibin olduğunu ve herkesin filme gönlünü koyduğunu söyledi. Söyleşi sonunda ise yönetmen Seyfettin Tokmak’a plaket takdim edildi.

Bursa’da bir istifa daha: Kadın Meclisi Başkanı görevini bıraktı Haber

Bursa’da bir istifa daha: Kadın Meclisi Başkanı görevini bıraktı

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in 'yolsuzluk' ve 'rüşvet' iddiaları nedeniyle tutuklanıp görevden uzaklaştırılmasının ardından bir istifa daha geldi. 2024 yılının Ağustos ayında görevine başlayan Bursa Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Derya Şimşek Aksakal, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla görevinden istifa ettiğini duyurdu. "Demokrasi yalnızca sandıktan ibaret değil" Seçilmiş iradenin temsiline ve yerel yönetimlerin işleyişine dair ortaya çıkan mevcut tablonun demokratik değerler ve hukuk devleti ilkeleri ışığında toplumsal bir hassasiyet oluşturduğunu belirten Aksakal, "Demokrasi, yalnızca sandıktan ibaret olmayıp, seçilmişlerin görevlerini istikrarla sürdürebildiği ve ortak aklın her aşamada karşılık bulduğu bir süreçtir. Gelinen noktada, toplumsal barışın ve güven ortamının tesis edilmesi her zamankinden daha büyük bir önem arz etmektedir." dedi. Mücadeleye devam vurgusu Başkan olarak yürüttüğü görevde kadınların sesini duyurmanın, emeğini yüceltmenin ve hak mücadelesini büyütmenin temel hedefi olduğunu ifade eden Aksakal, gelinen noktada mevcut koşulların, savunduğu bu değerleri layıkıyla temsil etmesine imkan tanımayacağını söyleyerek, "Bu nedenle, ilkelerimle bağdaşmayan ve toplumsal fayda üretme zeminini yitirdiğini düşündüğüm bu süreçte, Bursa Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanlığı görevimden istifa ediyorum." dedi Aksakal, açıklamasında, "Bu karar, toplumsal sorumluluk bilincimin ve hukukun üstünlüğüne olan inancımın bir gereğidir. Mücadelem, demokratik değerlerin güçlenmesi ve eşitlik idealinin gerçekleşmesi adına farklı platformlarda aynı kararlılıkla devam edecektir." ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.