Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Asgari Ücret

- Asgari Ücret haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Asgari Ücret haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anahtar Parti Bursa'dan tabutlu eylem: "Esnafın ruhuna Fatiha" Haber

Anahtar Parti Bursa'dan tabutlu eylem: "Esnafın ruhuna Fatiha"

Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan, 2026-2027 eğitim öğretim yılının tüm milletimize ve evlatlara hayırlı olmasını temenni ederek başladığı açıklamasında, devlet okullarında eğitimin adı ücretsiz olmasına rağmen veliden kayıt parası, temizlik parası, güvenlik parası, fotokopi parası, boya badana parası gibi bağış adı altında para toplandığını belirtti. "Velinin görevi okulun bütçe açığını kapatmak değildir" diyen Aslan, bir okulun temel ihtiyaçlarını veliden toplanan parayla karşılamak zorunda kalmasının hesabının okul müdürüne değil Milli Eğitim Bakanlığı'na sorulması gerektiğini ifade etti. Aslan, "Okul yönetimini tahsildara, velileri de finansman kaynağına çevirmeyin. Eğitim kamusal bir haktır. Sosyal devlet anlayışının temel özelliklerinden bir tanesi eğitimdir, okul masraflarını devlet karşılamak zorundadır" diye konuştu. Servis ücretlerinin 150.000 TL'ye kadar ulaştığını, Bursa Kantinciler Odası fiyat listesine göre kantinde bir çorbanın 2025 yılında 50 TL iken bu sene 220 TL olduğunu kaydeden Aslan, "Esnafın, emeklinin, asgari ücretlinin bu şartlarda çocuğunu okutma hakkı elinden alınmıştır" dedi. "ASGARİ ÜCRETLİ VE EMEKLİNİN DURUMU" Asgari ücretli ve emeklinin durumuna da değinen Aslan, ev kirasının ödenemez hale geldiğini, 2002'de maaşın üçte ikisinin kiraya giderken 24 yıl sonra bugün kiraya yetmediğini söyledi. 2002'de asgari ücretle 9 gram altın alınabilirken bugün 4 gram altın alınabildiğini belirten Aslan, emeklinin durumunun çok daha güçleştiğini, asgari ücretlinin ise alın terini evine götüremediğini ifade etti. Emekli ve asgari ücretlinin halk pazarlarına bile çıkamaz hale geldiğini, marketlerin indirim günlerini takip etmek zorunda kaldığını dile getiren Aslan, "Asgari ücretlinin bugün kolu kanadı kırılmıştır, psikolojisi bozulmuştur. Emeklimiz ise nefes alamaz hale gelmiştir. Oksijen tüpüne bağlanmıştır. Tabi oksijen tüpüne ulaşabilirse. Yani açlık sınırının altına mahkum edilmiştir" ifadelerini kullandı. Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için aylık gıda harcamasının Ağustos ayı sonu itibarıyla 37.388 TL olduğunu aktaran Aslan, "Asgari ücret konusunda da hükümet sınıfta kalmıştır" dedi. Diğer masraflar da hesap edildiğinde 121.786 TL'nin altında kalan ailenin yoksul sayıldığını belirten Aslan, bu ortalamaya bakıldığında Türkiye'nin yüzde 80'inin yoksulluk sınırının altında yaşadığını, orta direğin çöktüğünü söyledi. 2002'den 2026'ya milyonlarca vatandaşın yasal takibe düştüğünü, 2002'de kredi veya kredi kartı borcunu ödeyemediği için yasal takip sürecine giren kişi sayısı 358.000 seviyesindeyken 2026'da yasal takibe düşmüş ve borcu devam eden kişi sayısının 4.256.494'e ulaştığını kaydeden Aslan, söz konusu sayının yaklaşık 12 katına çıktığını vurguladı. Ticari kredi ve kredi kartlarında ise borç miktarının 44 milyar TL'den 20 trilyon TL'ye sıçrama yaptığını belirten Aslan, bu gelişmelerin esnafın durumunu da gösterdiğini ifade etti. "ESNAFIMIZIN ÖLÜMÜNE SEBEBİYET VEREN DOKTOR RAPORUNU AÇIKLIYORUM" Aslan, esnafın ölümüne sebebiyet veren doktor raporunu açıklayarak ölüm sebeplerini şöyle sıraladı: "Uzun zamandır çözülemeyen kronik enflasyon, uzun zamandır mücadele edilemeyen yüksek faiz, esnafımızın siftah yapamadan kepenk indirmesinden kaynaklı ödenemeyen krediler, yüksek işçilik maliyetleri, e-hacizler, finansman maliyetleri, vergi yükü, işletme maliyetleri, yüksek kiralar, esnafın ölümüne sebebiyet vermiştir." Aslan, "Esnafımızın ölümüyle sonuçlanan, asgari ücretlinin, emeklinin, öğrencinin dertlerinin kilidini açacak anahtar bizdedir. Esnafımız ölmüştür, başımız sağ olsun" diyerek sözlerini tamamladı.

Bölgesel asgari ücret iddiası: Türk-İş'ten açıklama Haber

Bölgesel asgari ücret iddiası: Türk-İş'ten açıklama

Türk-İş, bazı işverenlerin talep ettiği ve bu yönde çalışmalar yapıldığı öne sürülen "bölgesel asgari ücret"e ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada "Bölgesel asgari ücreti gündeme getirmek ya da bunu savunmak, işçiye de emekçiye de ülkeye de kötülüktür. Konuşulması gereken, asgari ücretin geçim ücretine dönüştürülmesidir" denildi. İyi niyetli değil Türk-İş Yönetim Kurulunca yapılan yazılı açıklamada, son dönemde bazı işverenlerin asgari ücretin bölgesel olarak belirlenmesi yönünde taleplerinin olduğu anımsatılarak, bu talebin iyi niyetli olmadığı, daha fazla kazanma hırsından kaynakladığı savunuldu. Bölgesel asgari ücretin 1960'lı yıllarda denendiği ancak olumsuz sonuçlara yol açtığına işaret edilen açıklamada, "1974'te ulusal düzeyde asgari ücret tespit sistemine geçildi. Şimdi bu konunun yaklaşık 60 yıl sonra tekrar gündeme getirilmesinin işçilere bir fayda sağlamayacağını hepimiz çok iyi biliyoruz." ifadesi kullanıldı. Açıklamada, bir grup işverenin, bölgesel asgari ücret uygulamasını yeniden gündeme taşıdığı belirtilerek, şunlar kaydedildi: "Bölgesel asgari ücreti gündeme getirmek ya da bunu savunmak, işçiye de emekçiye de ülkeye de kötülüktür. Konuşulması gereken, asgari ücretin geçim ücretine dönüştürülmesidir. Hayatını emeğiyle sürdüren herkesin bölgesel asgari ücret planlarına karşı durması gerekiyor. Bölgesel asgari ücret, başta işçi ve emekçiler arasında olmak üzere tüm ülkede ayrışmalara neden olabilecek, gerilimleri artırabilecek ve toplumsal huzuru zedeleyebilecek son derece riskli bir öneridir. Bu öneride bulunanlar ise art niyetlidir." Gözünü kar hırsını bürümüş patronlar Türk-İş'in, Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun yapısına ve Komisyonda alınan kararlara itiraz ettiğinin hatırlatıldığı açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Konfederasyon olarak 2026 yılı Asgari Ücret Tespit Komisyonunda yer almadık. Bu tepkimizi, asgari ücretin insan onuruna yakışır bir seviyede ve daha geniş bir katılımla sağlanması düşüncesiyle ortaya koyduk. Asgari ücretin bir geçim ücreti olmadığını, önceki yıllarda da imza atmadığımız ve muhalefet şerhi koyduğumuz komisyon kararlarında defalarca dile getirdik. Asgari ücretin 28 bin 75 lira olduğu günümüzde, bir işçi bu parayla ailesini geçindirmek zorunda kalıyor. Ama gözünü kar hırsı bürümüş bazı patronlar mevcut rakamı bile çok görüyor. Bölgesel asgari ücret talebinde bulunmak, 'asgari ücret bazı şehirlere göre yüksek', 'ben işveren olarak, daha çok kazanmak, daha çok kar etmek istiyorum' demenin bir başka yoludur."

Açlık ve yoksulluk sınırı açıklandı: TÜRK-İŞ'ten asgari ücret talebi Haber

Açlık ve yoksulluk sınırı açıklandı: TÜRK-İŞ'ten asgari ücret talebi

TÜRK-İŞ, Haziran 2026 dönemine ilişkin Açlık ve Yoksulluk Sınırıaraştırmasının sonuçlarını açıkladı. Buna göre dört kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması 35 bin 758,88 TL’ye çıktı. Yoksulluk sınırı 116 bin lirayı aştı Gıda harcamalarının yanı sıra giyim, konut, ulaşım, eğitim ve sağlık gibi temel ihtiyaçların da dahil edildiği yoksulluk sınırı 116 bin 478,40 TL olarak hesaplandı. Bekâr bir çalışanın aylık yaşam maliyeti ise 46 bin 248,50 TL seviyesine yükseldi. TÜRK-İŞ verilerine göre geçen yıl haziran ayında açlık sınırı 26 bin 115,18 TL, bu yıl mayıs ayında ise 35 bin 174,85 TL olarak kaydedilmişti. Yoksulluk sınırı ise aynı dönemlerde sırasıyla 85 bin 65,75 TL ve 114 bin 576,10 TL olmuştu. Alım gücü geriledi Asgari ücrete yılın ikinci yarısında zam yapılmamasının çalışanların alım gücünü zayıflattığı belirtildi. Aynı gelirle daha az ürün alınabildiği, birçok hanenin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı kaydedildi. Ücretlerin yaşam maliyetinin gerisinde kalmasının mutfak üzerindeki baskıyı sürdürdüğü ifade edilirken, gelirlerin hayat pahalılığına karşı korunmasının önemine dikkat çekildi. Mutlak enflasyonu verileri Dört kişilik bir ailenin gıda harcaması için yapması gereken asgari tutar şöyle belirtildi: · Aylık bazda yüzde 1,66 arttı · Yıllık bazda yüzde 36,93 yükseldi · Yıllık ortalama artış yüzde 40,44 oldu · 6 aylık artış yüzde 18,63 olarak hesaplandı.

Emekliye seyyanen zam iddiası: SGK Uzmanı tarih verdi Haber

Emekliye seyyanen zam iddiası: SGK Uzmanı tarih verdi

Sosyal Güvenlik Uzmanı İsa Karakaş, emeklilere seyyanen zam ile ilgili çok konuşulacak bir iddia ortaya attı. Karakaş, asgari ücret ve emeklilerle ilgili konuştu. ASGARİ ÜCRETE ARA ZAM İDDİASI Karakaş, mevcut tabloyu şu sözlerle özetledi: "Asgari ücretin tanımına göre bir işçinin tüm temel ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde olması gerekir. Bu da bugün yaklaşık 42.585 TL civarında. Ancak mevcut asgari ücret 28.000 TL. Yani yaklaşık %51,7 oranında bir artış gerekiyor." Temmuz ayında ara zam yapılmasının önünde yasal bir engel olmadığını hatırlatan Karakaş, geçmişte de benzer uygulamaların yapıldığını belirtti. "Enerji gibi kalemlere ciddi zamlar geldi, alım gücü hızla eridi. Dolayısıyla ara zam ihtimali gündeme gelebilir" dedi. Ancak şu an Ankara gündeminin büyük ölçüde uluslararası gelişmelere odaklandığını, ortamın sakinleşmesi halinde ekonomik başlıkların yeniden öne çıkabileceğini ifade etti. Emeklilere yönelik beklentileri de değerlendiren Karakaş, "En iyimser senaryoda önümüzdeki üç ayda enflasyon düşük kalırsa SSK ve Bağ-Kur emeklilerine yaklaşık %15, memur ve memur emeklilerine ise %10-11 civarında zam görünebilir. Daha kötü senaryoda bu oranlar artabilir" dedi. TARİH VERDİ Seyyanen zam konusuna da değinen Karakaş, bunun emekliler için en etkili çözüm olacağını ancak mevcut ekonomik koşullarda 2026 Temmuz için zor göründüğünü ifade etti. “Daha olası tarih olarak 2027 öngörülüyor” dedi. Karakaş, sözlerini “Emeklilerin ve çalışanların durumu oldukça zor. Sistemin dengelenmesi ve insanların nefes alabilmesi için kapsamlı adımların atılması artık kaçınılmaz” diyerek tamamladı.

CHP Nilüfer’de 'geçinemeyen korna çalsın' dedi, araçlar sessiz kalmadı Haber

CHP Nilüfer’de 'geçinemeyen korna çalsın' dedi, araçlar sessiz kalmadı

CHP Nilüfer İlçe Örgütü, art arda gelen zamlar, asgari ücrete yapılan yetersiz artış ve emekli maaşlarının açlık sınırının altında kalması sonucu yurttaşların geçim krizine sürüklendiğini söyleyerek yaşananlara dikkat çekmek için şehrin en önemli trafik akış noktası olan İzmir yolu üzerinde insan zinciri oluşturarak eylem yaptı. İzmir yolu üzerinde pankartlarla oluşturulan insan zincirine yurttaşlar korna çalarak ve alkışlarla destek oldu. Eylemde konuşan Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin, halkın yoğunluğunun geçinemediğini gösteren bir eylem yapmak istediklerini ve ‘geçinemeyen korna çalsın’ talebi üzerinde yolda korna çalmadan geçen araç olmadığını belirtti. Şahin, “Demek ki bugün ülkenin geldiği durumda kimse geçinemiyor. Bugün üst meslek grubu diye düşündüğümüz meslek gruplarının bile geçinemediği, dar gelirlilerin zaten geçinemediği, faturaları bir taraftan artarken gelirleri artmayan bir süreci yaşıyoruz. Bugün burada halkımızla birlikte bu düzene isyan ediyoruz. Bu düzen değişecek. Biraz önce hava karanlıktı, şimdi yağmurun içinde bir güneş var. Cumhuriyet Halk Partisi yağmurun içindeki güneştir. İktidar olduğunda aydınlık bir Türkiye’yi o gün oluşturacaktır. Bu zalim hükümeti de o gün gönderecektir.” dedi. "Bu üke bu zulümden kurtulacak" CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ise, yurttaşların eyleme büyük bir destek verdiğini söylerken bunun nedenini ise şu sözlerle açıkladı: “Çünkü bu iktidar artık yönetebilme kabiliyetini kaybetmiştir. Kendi yandaşlarını zengin etmek için sadece faize 2,5 trilyon para harcayan ama emekli ve işçiye gelince bir türlü destek olmayan, emekli ve işçiyi açlığa ve sefalete mahkum eden bir anlayışın artık ülkede yaşamın bir zulüm haline geldiği sürece hepimiz birlikte karşı çıkıyoruz. Çünkü bu iktidar geçilmeyen yollar, kullanılmayan havalimanları, garanti geçişli köprülerle bir takım sermayeyi zengin edip emekçiyi açlığa mahkum eden bir düzendir. Bu düzenin adı yandaşı zengin etme düzenidir. Bu düzen yoksulu, emekçiyi açlığa mahkum eden bir düzendir. Bunun için de Cumhuriyet Halk Partisi olarak tüm örgütlerimizle birlikte asla kabul etmiyoruz. Bu yaşananlar ülkenin kaderi değildir. Yanlış yönetimin eseridir. Onun için itiraz ediyoruz. Bu ülkeyi bu açlık ve sefaletten kurtaracağız. Bütün ülkedeki emekçiler, işçiler, emekliler, toplumun bütün sömürülen kesimleriyle birlikte bu ülkeyi daha yaşanılabilir hale getirene kadar hep birlikte mücadele edeceğiz. Bu üke bu zulümden kurtulacak, yakındır.” "Dünyanın en zengin ülkesinde, dünyanın en zalim maaşını ve bu düzeni reddediyoruz” Yurttaşların eyleme desteğine değinen CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk ise şöyle konuştu: Tüm vatandaşlarımız arabalarının kornalarıyla yaşanan ekonomik sıkıntının ve kötü yönetimin yarattığı geçinememe sıkıntısının doğru olduğunu ve bu konuda da seslerini bize korna çalarak, el sallayarak iletiyorlar. Niye geçinemiyoruz? Kötü yönetim ve devletin kaynaklarının adil bir şekilde paylaşılamamasının nedenidir. Bugün emekli 20 bin lira gibi bir sefalet ücretine, emekçi ise ocak ayında açıklanmış haliyle açlık sınırının altında bir kara düzene mahkum edilmiştir. Bu rakamları belirleyenler devleti yönetme iradesi teslim edilmiş Cumhur İttifakı’nın tüm unsurlarıdır. Bu bir hak değildir, dayatılan bir zulümdür. Bu zulme karşı hep birlikte mücadelemizi sürdürüyoruz ve sürdüreceğiz. Böyle bir dayatma kabul edilemez. 2001’de 50-55 yaşında emekli olduğunda bir buçuk asgari ücret alan, bedenen ihtiyacı olsa çalışabilecek 70 yaşlarındaki yaşlılarımızı bugün seyyar satıcı, bekçi olmayı yani emeklilikten çalışmak zorunda bırakan bu kara düzeni şiddetle reddediyoruz. Bir emekçi, ömrünün 24 saat olduğu bir yaşam düzeninde 8 saatini uyuyan, 16 saatini ayakta geçiren ve bunun 10 saatini alınteriyle çalışan ama günün sonunda 28 bin liraya mahkum edilen bir asgari ücret olmaz. Dünyanın en zengin ülkesinde, dünyanın en zalim maaşını ve bu düzeni reddediyoruz.” Bu gönderiyi Instagram'da gör Bursa Tanık Gazetesi (@bursatanik)'in paylaştığı bir gönderi

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.