Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ankara

- Ankara haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ankara haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tom Barrack, İsrail'in Suriye saldırısını anlattı: Türkiye uçaklarını havalandırmayı değerlendirdi Haber

Tom Barrack, İsrail'in Suriye saldırısını anlattı: Türkiye uçaklarını havalandırmayı değerlendirdi

ABD'nin Ankara Büyükelçisi, Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, İsrail'in Suriye'nin kuzeyindeki İdlib ilinin doğusunda bulunan Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na düzenlediği saldırının perde arkasını anlattı. Barrack’ın aktardığına göre İsrail, saldırıdan yaklaşık altı gün önce Washington’a Türkiye’nin hedef alınan üsse asker ya da askeri ekipman sevk etmeye hazırlandığına ilişkin istihbarat bulunduğunu iletti. Ancak Barrack'ın anlattığına göre ABD, kendi istihbarat kaynakları üzerinden yaptığı kontrollerde bölgede böyle bir Türk askeri hareketliliğine rastlamadı. “BUNUN BÖYLE OLMADIĞINI BİLİYORUZ” Barrack, İsrail’in elindeki istihbaratın neye dayanmış olabileceğine ilişkin üç ayrı ihtimal üzerinde durdu. İlk senaryo, Türkiye’ye ait askerlerin veya askeri unsurların bölgede bulunduğuna yönelik bilgiydi. Ancak Barrack, ABD’nin yaptığı incelemelerin bunu doğrulamadığını söyledi. İkinci olasılık, İsrail’in saldırının hemen öncesinde diğer ülkelerin fark etmediği ani bir askeri hareketlilik tespit etmiş olmasıydı. Barrack’ın daha güçlü bulduğu üçüncü ihtimal ise Türkiye’nin ilerleyen dönemde bölgede askeri eğitim faaliyetlerini genişletmesine ilişkin bazı görüşmelerin İsrail istihbaratının radarına girmiş olmasıydı. SURİYE İLE MOSSAD ARASINDA SALDIRIDAN ÖNCE İKİ SAATLİK GÖRÜŞME Barrack’ın anlattıklarına göre saldırı öncesinde diplomatik temaslar devam ediyordu. Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani ile Mossad’ın yeni başkanı arasında yaklaşık iki saat süren bir görüşme yapıldığını belirten Barrack, bu görüşmede taraflar arasındaki sorunların ayrıntılı biçimde ele alındığını söyledi. “YAPMADIKLARI ŞEY BİZE YA DA TÜRKİYE’YE HABER VERMEKTİ” Barrack’a göre krizin en tehlikeli aşaması, İsrail’in saldırı öncesinde Washington’a da Ankara’ya da bilgi vermemesiyle başladı. Tarafların iletişim kanalları üzerinden sorunun kontrol altına alındığını düşündüğü sırada İsrail, pistleri vurma kararı aldı. "TÜRKİYE SAVAŞ UÇAKLARINI KALDIRMAYI DEĞERLENDİRDİ" Barrack’ın açıklamalarında en dikkat çekici bölümlerden biri, İsrail savaş uçaklarının Türkiye sınırına yaklaşması sırasında Ankara’da yaşananlardı. Türkiye’nin güçlü bir askeri ve istihbarat kapasitesine sahip olduğunu vurgulayan Barrack, İsrail uçaklarının sınıra yöneldiğinin görülmesine rağmen Ankara’nın uçakların hedefi, rotası ve niyeti konusunda bilgi sahibi olmadığını söyledi. Bu belirsizlik nedeniyle Türkiye’de savaş uçaklarının havalandırılması seçeneği gündeme geldi. Barrack o anları şöyle anlattı: “Bu uçakların sınıra doğru geldiğini gördüklerinde amaçlarını, yönlerini ya da niyetlerini bilmiyorlar. ‘Biz de kendi uçaklarımızı kaldırmak zorunda kalacağız’ demeye başlıyorlar.” Barrack, son anda iletişim kanallarının devreye girdiğini ve gerilimin kontrol altına alındığını söyledi. Aksi durumda sonuçların çok daha ağır olabileceğine işaret etti. İSRAİL TÜRKİYE’Yİ KIŞKIRTMAYA MI ÇALIŞTI? Barrack’a, diplomatik temaslar sürerken İsrail’in neden böylesine riskli bir saldırıya başvurduğu da soruldu. Kesin nedeni bilmediğini belirten Barrack, Trump yönetiminin üzerinde durduğu iki ihtimali anlattı. Bunlardan ilki, İsrail’in Türkiye’yi bilinçli biçimde karşılık vermeye zorlamaya çalışmış olabileceğiydi. Barrack, Türkiye’nin geçmişte hava sahasına giren bir Rus savaş uçağını düşürdüğünü hatırlatarak, önceden bildirim yapılmadan Türkiye sınırına yakın bölgelerde savaş uçaklarıyla operasyon düzenlenmesini “çok tehlikeli bir oyun” olarak değerlendirdi. Böyle bir hamlenin İsrail’de yaklaşan seçim süreci bakımından “agresif ama karşılık bulabilecek” bir siyasi strateji olabileceğini de söyledi. Barrack, röportajın önceki bölümünde Netanyahu’nun ekim ayına doğru seçim sürecine ilerlediğini ve kendi siyasi tabanının beklentilerini dikkate aldığını belirtmişti. MOSSAD, ORDU VE NETANYAHU ARASINDA KOORDİNASYON SORUNU İHTİMALİ Barrack’ın gündeme getirdiği ikinci senaryo ise İsrail devlet kurumları arasındaki iletişim ve koordinasyonun aksamasıydı. Bu ihtimale göre Mossad Başkanı, Suriye Dışişleri Bakanı ile diplomatik görüşmeleri yürütürken İsrail ordusundaki bir komutan eldeki istihbaratı acil bir tehdit olarak yorumlayarak pistlerin vurulması yönünde harekete geçmiş olabilir. Barrack, böyle bir durumda Mossad, İsrail ordusu ve Başbakanlık arasındaki bilgi akışı tamamlanmadan saldırı kararının uygulanmış olabileceğini söyledi. “ANKARA ÇATIŞMA İSTEMİYOR” Barrack, Türkiye’nin kriz sırasındaki tutumuna ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Ankara’daki siyasi ve güvenlik yönetiminin gerilimi büyütmemeye odaklandığını söyleyen ABD’li diplomat, Türkiye’nin İsrail’le askeri bir çatışmaya girmek istemediğini vurguladı. Barrack, MİT, Dışişleri Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı ve güvenlik bürokrasisinin yaklaşımını şöyle aktardı: “Kendilerini kontrol etmeye odaklanmış durumdalar. Saldırgan değiller. İsrail’le askeri veya hasmane bir ilişkiye girmekle ilgilenmiyorlar.” NE OLMUŞTU? İsrail ordusuna ait savaş uçakları iki gün önce, Suriye'nin kuzeyinde Türkiye sınırında yer alan İdlib ilinin doğusunda bulunan terk edilmiş durumdaki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na saldırı düzenlemişti. Saldırıda can kaybı ya da yaralanan olup olmadığına ilişkin bilgi paylaşılmamıştı. Suriyeli yetkili, İsrail savaş uçaklarının Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na 8 saldırı düzenlediğini belirterek, saldırılarda pistin yanı sıra hangarda atıl durumdaki bir yapının hedef alındığını kaydetmişti.

Bursa'da 7 ayda trafik kazalarında 33 can kaybı Haber

Bursa'da 7 ayda trafik kazalarında 33 can kaybı

Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Başkanlığı, geçen Temmuz ayına dair kaza bilançosunu kamuoyu ile paylaştı. Bir ay boyunca ülke genelinde meydana gelen 64 bin 255 trafik kazasında 43 bin 361 kişi yaralandı, 225 kişi hayatını kaybetti. Yılının ilk 7 aylık döneminde ise ülke genelinde gerçekleşen 392 bin 598 kazada bin 197 kişi hayatını kaybetti, 227 bin 461 kişi yaralandı. Kazalara yine sürücü kusurları davetiye çıkardı. 173 bin 337 kazaya sürücüler sebep olurken 14 bin 777 yaya da kazaya karıştı. Bin 77 kaza da araç içerisindeki yolcuların kurallara uymamasından kaynaklandı. 14 milyon araç sürücüsüne kameradan ceza yazıldı Yılın 7 aylık döneminde kuralları çiğneyen sürücülere ceza yağdı. 2 milyon 836 bin 624 sürücüye çeşitli kural ihlalleri sebebiyle cezai işlem uygulanırken şehir güvenlik kameralarınca tespit edilen kural ihlalleri sebebiyle de 14 milyon 880 araç plakasına ceza yazıldı. Alkol alıp direksiyon başına geçen 129 bin 271 sürücü denetimlerde trafik polisine yakalandı. 1 milyon 352 bin 863 araç da çeşitli sebeplerden ötürü trafikten men edildi. 2 bin 583 yayaya kuralları hiçe saydıkları için ceza yazılırken 60 bin 680 yolcuya da ceza kesildi. Bursa'da 33 kişi hayatını kaybetti Kural tanımaz sürücüler metropol şehirlerde de onlarca ölümlü trafik kazasına karıştı. Resmi verilere göre yılın ilk 7 ayında meydana gelen kazalarda Ankara'da 70, İstanbul'da 85, İzmir'de 39 ve Bursa'da 33 kişi hayatını kaybetti. Bursa'da geçtiğimiz Temmuz ayında bin 99 yaralamalı kaza meydana geldi. Bu kazalar sonucu kentte 8 kişi hayatını kaybederken yaralanan bin 458 kişi de hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. Şehirde yılın Ocak - Temmuz döneminde ise 6 bin 143 yaralamalı kaza meydana geldi. 33 kişi kaza yerinde hayatını kaybederken 8 bin 219 kişi de yaralandı. Bursa Emniyet Müdürlüğü, sürücülerin anlaştığı kazaların ise rakamlara dahil olmadığını duyurdu.

Ankara'da eğitim helikopteri düştü: Yaralılar var Haber

Ankara'da eğitim helikopteri düştü: Yaralılar var

Ankara Temelli'de bir eğitim helikopteri düştü, 2 kişi yaralandı. Bölgeye çok sayıda yardım ekibi sevk edildi. Alınan bilgiye göre, bir şirkete ait helikopter, Ankara-Eskişehir kara yolu Temelli mevkisinde henüz belirlenemeyen nedenle araziye düştü. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık, itfaiye, AFAD ve diğer acil müdahale ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından yaralılar hastaneye kaldırıldı. Yaralıların sağlık durumlarına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Helikopterin düşüş nedeninin belirlenmesi amacıyla kaza kırım ekipleri bölgede geniş çaplı inceleme başlattı. Yetkililerin olayla ilgili teknik değerlendirmelerinin sürdüğü bildirildi. Düşen helikopterin Robinson R44 tipi olduğu öğrenildi. Robinson R44 helikopterlerinin, kamu personeline yönelik temel helikopter eğitimlerinde TUSAŞ Uçuş Okulu tarafından kullanıldığı kaydedildi. Valilikten açıklama Ankara Valiliği, Sincan ilçesine bağlı Temelli Mahallesi sınırlarında TUSAŞ’a ait R-44 tipi eğitim helikopterinin düştüğünü, kazada yaralanan 2 personelin hastaneye kaldırıldığını bildirdi. Ankara Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada, "Bugün saat 10.02’de, Sincan ilçemize bağlı Temelli Mahallesi sınırları içerisinde TUSAŞ’a ait R-44 tipi eğitim helikopterinin düştüğü bilgisi alınmıştır" denildi. Açıklamada, ilk belirlemelere göre helikopterde bulunan 2 personelin kazadan yaralı olarak kurtarıldığı belirtilerek, "Yaralılara olay yerinde ilk müdahalelerinden sonra bir yaralı ambulansla, diğer yaralı ise ambulans helikopterle hastaneye sevk edilmiştir" ifadelerine yer verildi. Valilik, kazanın ardından bölgeye sevk edilen İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince gerekli güvenlik tedbirlerinin alınarak olay yerinin emniyet altına alındığını kaydetti. Kazanın nedenine ilişkin inceleme ve araştırma çalışmalarının ilgili kurumlar tarafından sürdürüldüğü belirtilen açıklamada, kamuoyunun gelişmeler hakkında bilgilendirileceği ifade edildi.

Türkiye'ye göç edenlerin sayısında artış: Bursa kaçıncı sırada? Haber

Türkiye'ye göç edenlerin sayısında artış: Bursa kaçıncı sırada?

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Uluslararası Göç İstatistikleri’ni açıkladı. Buna göre, yurt dışından Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025 yılında, bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Göç eden nüfusun yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklular oluşturdu. Türkiye'den yurt dışına 403 bin 216 kişi göç etti Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 5 azalarak 403 bin 216 oldu. Göç eden nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklular oluşturdu. En fazla 20-24 ve 25-29 yaş grubundaki nüfus göç etti Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin yaş grubu incelendiğinde, en fazla göç edenlerin yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi. Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu izledi. Yurt dışından en fazla göç alan ve yurt dışına en fazla göç veren il İstanbul oldu Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti. Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul'un en fazla göç veren il olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 İzmir izledi. Türkiye'ye gelen yabancı nüfusun yüzde 23,4'ünü Türkmenistan vatandaşları oluşturdu Türkiye'ye 2025 yılında gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Türkmenistan'ı yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları izledi. Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Irak'ı yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları takip etti.

Özel sektör öğretmenleri Bursa'dan ses yükseltti: "Hakkımız olanı almadan gitmeyeceğiz" Haber

Özel sektör öğretmenleri Bursa'dan ses yükseltti: "Hakkımız olanı almadan gitmeyeceğiz"

Özel Sektör Öğretmenleri ve Mülakat Mağduru Öğretmenler, çalışma koşulları ve istihdam sorunlarına dikkat çekmek amacıyla Bursa'da Şehreküstü Meydanı’nda toplandı. Verilen sözlerin tutulması ve emeklerinin karşılığını almak isteyen öğretmenler, dün ve bugün arkadaşlarının polis şiddetiyle gözaltına alındıklarını söyledi. Tüm baskılara rağmen geri adım atmayarak mücadelelerini büyüttüklerini belirten öğretmenler yaşadıkları adaletsizliğe karşı dayanışmayı büyütmeye davet etti. Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Bursa Şubesi Başkanı Koray Aslan'ın okuduğu ve eğitim sendikalarının katıldığı açıklamada şu ifadelere yer verildi: “14 Haziran Pazar günü Ankara Güvenpark'ta, yıllardır verilen sözlerin tutulmasını talep eden mülakat mağduru öğretmenler ve özel sektör öğretmenleri olarak ortak mücadelemizi büyütmek için bir araya geldik. Ancak daha ilk andan itibaren en temel demokratik haklarımızı kullanmamızı engellemeye yönelik sert bir polis müdahalesiyle karşı karşıya kaldık. “40 MESLEKTAŞIMIZ GÖZALTINA ALINDI” Taleplerimizi dile getirmemize ve sesimizi kamuoyuna duyurmamıza izin verilmemiş; öğretmenler abluka altına alınarak darp edilmiş ve 40’ı aşkın meslektaşımız gözaltına alınmıştır. Eğitim emekçilerinin anayasal haklarını kullanmasının dahi engellenmesi, içinde bulunduğumuz hak ihlalleri tablosunun ne denli ağırlaştığını bir kez daha gözler önüne sermiştir. “BASKILAR BİZİ SUSTURAMAZ!” Tüm baskı ve engellemelere rağmen mücadelemiz susturulamamış; Güvenpark'taki müdahalenin ardından Sakarya Caddesi'nde geniş katılımlı bir basın açıklaması gerçekleştirilmiştir. Açıklamaya; mülakat mağduru öğretmenler, aileleri, özel sektör öğretmenleri, vakıf üniversitesi akademisyenleri, eğitim sendikalarının temsilcileri, öğrenci temsilcileri, dayanışmayı büyütmek için gelen emek ve demokrasi güçleri ile milletvekilleri katılım göstermiştir. Basın açıklamasında söz alan öğretmenler, yıllardır maruz bırakıldıkları adaletsizlikleri ve güvencesizliği kamuoyuyla paylaşmıştır. Dün gözaltına alınan arkadaşlarımızın serbest bırakılmasının ardından kararlılığımızı bir kez daha dile getirmiştik. “OTELDEN ÇIKIŞLARINA İZİN VERİLMEDİ” Dün ise Kurtuluş Parkı’nda dostlarımızla birlikte taleplerimizi dile getirmek ve önceki gün yaşadığımız polis şiddetini protesto etmek için toplanmak istedik. Enerji Otel'de konaklayan arkadaşlarımızın otelden çıkışına izin verilmediğini öğrendik. Otelin etrafı Ankara Emniyeti tarafından ablukaya alınmış, otelin önüne hapsedilen arkadaşlarımızın Kurtuluş Parkı’na gelmesine izin verilmemiştir. Arkadaşlarımız abluka altından çıkarılana kadar Kurtuluş Parkı’nda beklemek istememiz üzerine yine polisin sert müdahalesiyle karşılaştık. Genel Başkanımız, Yürütme Kurulu Üyelerimiz, Temsilcilerimiz, dost sendika temsilcileri ve mülakat mağduru öğretmenler gözaltına alınmıştır. Annelerimiz müdahale sırasında biber gazına maruz bırakılmış, sağlıkları olumsuz etkilenmiştir. Kurtuluş Parkı’ndaki saldırının ve otel önündeki ablukanın bize gösterdiği şey; haklarımızı almak şöyle dursun, yaşamamıza, konuşmamıza hatta seyahat hakkımıza bile yasak getirilmeye çalışılmasıdır. Verdikleri sözlerin altında kalanlar, patronları üzmek istemeyenler, çıkar ilişkilerinin ve sömürünün devam etmesini isteyenler; öğretmenleri ve ailelerini yok saydı. Korkunuz şuydu: Taleplerinde haklı ve birleşmiş bir öğretmen kitlesinin varlığı… “YEMİYORUZ, İÇMİYORUZ DİYEREK AÇLIK GREVİNE BAŞLADIK” Korkunuzu yaşıyorsunuz, üzerimize gelmeniz bundan. Madem bize yürümek, gülmek, gezmek ve taleplerimiz için açıklama yapmak yasak… Madem devlet sözü verenlerin umurunda değiliz… Yemek içmek de yasak olsun dedik ve yemiyoruz, içmiyoruz diyerek açlık grevine başladık. Çünkü bize başka bir yol gösterilmiyor. Her şeyi tükettik. Söz bitti… Mücadelemiz ve dayanışma gösteren kurumlar sayesinde Enerji Otel önündeki abluka kaldırıldı ve sendikamızın önünde toplandık. Gözaltındaki arkadaşlarımız da akşamüzeri serbest bırakıldı. “SOMUT ADIM ATILANA KADAR ANKARA'DAN AYRILMAYACAĞIZ” Bugün açlık grevinin 2. gününde başka illerden sesimizi yükseltirken Ankara’daki arkadaşlarımıza selam gönderiyoruz. Arkadaşlarımız sendika önünde direnişe devam ederken bir yandan da Meclis Eğitim Komisyonunun toplanması için görüşmeler yapmaya, çözüm için irade gösterilecekse konuşmaya açık olduklarını ilan ettiler. Somut adım atılana ve taleplerimiz karşılanana kadar ağzımıza tek lokma koymayacağız ve Ankara'dan ayrılmayacağız. Eylemlerimiz hem Ankara’da hem başka şehirlerde devam edecek! TALEPLERİNİ SIRALADILAR Somut taleplerimiz şunlardır: Ortak Toplantının Derhal Gerçekleştirilmesi: Bir yıl önce devlet diliyle bizzat sözü verilip planlanan, ancak bir yıldır türlü bahanelerle ertelenen; Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (ÇSGB), patron dernekleri ve özel sektör öğretmenlerini bir araya getirecek olan ortak toplantının artık vakit kaybedilmeden yapılması. Kanun Teklifinin Yasalaşması: Mülakat mağduru öğretmenlerin haklarının teslim edilmesi ve yaşanan adaletsizliklerin giderilmesi amacıyla TBMM'ye sunulan kanun teklifinin derhal Meclis'ten geçirilmesi. “ÖĞRETMENLER İŞSİZLİĞE MAHKÛM EDİLİYOR” Öğretmenler geçinemiyor! Öğretmenler kirasını ödeyemiyor, temel ihtiyaçlarını karşılayamıyor! Öğretmenlerin hakkı olan atamaları yapılmıyor, öğretmenler işsizliğe mahkûm ediliyor. Bizim açlığımızdan başka kaybedecek bir şeyimiz kalmadı! Bize verilen sözler tutulana kadar, bize hak verdiğini söyleyen ve çözüm sözleri veren başta Yusuf Tekin, Ayşen Gürcan olmak üzere bürokratlar bizimle aynı masaya oturana kadar aç kalacağız! “HAKLI TALEPLERİMİZİ HER PLATFORMDA DİLE GETİRMEYE KARARLIYIZ” Mülakat mağduru öğretmenlerin atanma hakkı ile özel sektör öğretmenlerinin insanca çalışma koşulları talebi aynı mücadelenin ayrılmaz parçalarıdır. Bu mücadele, herkes için nitelikli, kamusal eğitim hakkı mücadelesidir. Baskılara, gözaltılara ve yıldırma politikalarına rağmen; alınan süresiz eylem kararı doğrultusunda eğitim emekçilerinin mücadelesi büyümeye devam edecektir. Verilen sözlerin takipçisi olmaya ve haklı taleplerimizi her platformda dile getirmeye kararlıyız. Bu şehirden, hakkımız olanı almadan gitmeyeceğiz! Yaşasın öğretmenlerin ortak mücadelesi! Yaşasın dayanışma!”

Başsavcılık, Özgür Özel ve 3 vekil hakkındaki dosyaları Ankara'ya gönderdi Haber

Başsavcılık, Özgür Özel ve 3 vekil hakkındaki dosyaları Ankara'ya gönderdi

CHP'nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Ankara Milletvekili Umut Akdoğan ve İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş hakkındaki soruşturma dosyası yetkisizlik kararı verilerek Ankara’ya gönderildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, şu ifadeler kullanıldı: "Cumhuriyet Başsavcılığımız Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülen 2025/239999 soruşturma sayılı dosyada tutuklu bulunan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım' a ait cep telefonlarının incelenmesinde yapılan tespitler ile şüphelilerin ikrar içerikli beyanları neticesinde; Cumhuriyet Halk Partisi Manisa Milletvekili Özgür Özel' in Özkan Yalım' dan farklı tarihlerde siyasi rüşvet olarak değerlendirilen maddi menfaat talep ettiğine ve talep edilen miktarların Özkan Yalım tarafından teslim edildiğine ilişkin iddialar hakkında alınan beyanlar, hts/baz eşleşmeleri, mesajlaşma tutanakları neticesinde fezleke düzenlenmesini gerektirebilecek nitelikteki iddialar bakımından Cumhuriyet Halk Partisi Manisa Milletvekili Özgür Özel hakkında rüşvet almak suçundan, Cumhuriyet Halk Partisininin 38’inci Olağan Kurultayı hakkındaki iddialar yönünden ise; 04.11.2023 ve 05.11.2023 tarihinde gerçekleştirilen Cumhuriyet Halk Partisinin 38’inci Olağan Kurultayı’nda Cumhuriyet Halk Partisi Manisa Milletvekili Özgür Özel ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba koordinesinde delegelerin iradesini etkilemeye, kurultaya hile karıştırmaya yönelik eylemlerin tespit edilmesi, Cumhuriyet Halk Partisi Ankara Milletvekili Umut Akdoğan ve İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş' ın bahsi geçen eylemlere iştirak ettiklerine ilişkin iddialar hakkında fezleke düzenlenmesini gerektirebilecek nitelikteki iddialar bakımından Cumhuriyet Halk Partisi Manisa Milletvekili Özgür Özel, Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Ankara Milletvekili Umut Akdoğan ve İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş'ın hakkında 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanununa Muhalefet suçundan tefrik edilen dosyanın 04.06.2026 tarihinde yetkisizlik kararı verilerek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmiştir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.