Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Akın Gürlek

- Akın Gürlek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akın Gürlek haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Gürlek’ten İBB soruşturması açıklaması: “Ek iddianame üzerinde çalışmalar yürütülüyor” Haber

Bakan Gürlek’ten İBB soruşturması açıklaması: “Ek iddianame üzerinde çalışmalar yürütülüyor”

Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde görev yapan adliye muhabirleriyle bir araya geldiği toplantıda, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Gürlek, tutuklanan ve görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da yargılandığı İBB davası, Gülistan Doku soruşturması, faili meçhul dosyalar, AHBAP soruşturması, “Terörsüz Türkiye” süreci gibi pek çok konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İBB davası İBB davasında yargılamanın sürdüğünü kaydeden Gürlek, "Soruşturma aşamasında insanlar aileleriyle tehdit edildi, baskı yapıldı, tutuklamayla korkutuldu ve bu nedenle savcılıkta ifade verdiler, mahkemede bu ifadelerinden dönecekler” şeklindeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını söyledi. Gürlek, soruşturma dosyasındaki eylemlerin delillerle desteklendiği yönündeki kanaatini Başsavcılık görevini yürüttüğü dönemde de ifade ettiğini belirtti. Bakan Gürlek, “Ancak dosya artık kovuşturma aşamasında. Bundan sonra delillerin değerlendirilmesi, tanık beyanlarının güvenilirliği ve sanıkların hukuki durumuyla ilgili nihai takdir mahkemeye aittir” dedi. "İBB ve İmamoğlu'na yönelik devam eden soruşturma dosyalarına ilişkin ek iddianame çalışmalarının bulunup bulunmadığı" sorusuna Akın Gürlek, "Evet, Cumhuriyet başsavcılığı tarafından ek iddianameye konu olabilecek yeni delil, rapor ve hukuki değerlendirmeler üzerinde çalışmalar yürütülüyor. Yeni bazı ihale raporları söz konusu olduğu belirtiliyor" yanıtını verdi. Davutoğlu ve Gökçek soruşturmaları Ahmet Davutoğlu hakkında Cumhurbaşkanı’na hakaret iddiasıyla başlatılan soruşturmaya ilişkin konuşan Gürlek, suçun unsurlarının oluşup oluşmadığı ve zamanaşımı olmak üzere iki temel hususun değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Akın Gürlek, Gökçek ailesine ilişkin soruşturma hakkında, "Melih Gökçek ve oğullarıyla ilgili konu da kamuoyunda uzun süre tartışıldı. Şikayet ve başvurular yapıldı. Cumhuriyet başsavcılığı da kendisine ulaşan ihbar ve şikayetleri hukuken değerlendirdi, soruşturma başlattı ve bazı ifadeler aldı. Bundan sonraki süreç de deliller çerçevesinde savcılığın takdirinde ilerleyecek" şeklinde konuştu. Kuriş soruşturması Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen Alihan Kuriş Suç Örgütü soruşturmasına da değinen Gürlek, şunları kaydetti: "Bizim herhangi bir dini yapılanmayla, toplumsal oluşumla veya sivil toplum kuruluşuyla kategorik bir problemimiz yok. Bizim mücadele ettiğimiz, din, inanç veya yardım faaliyeti kisvesi altında vatandaşın iyi niyetini kullanan, bunu kişisel veya mali menfaat temin etmek için istismar eden ve suç teşkil ettiği değerlendirilen yapılanmalardır. Dini veya insani duygular üzerinden kendisine özel bir mali alan ya da ayrıcalıklı bir yaşam düzeni oluşturan yapılara karşı hukuk çerçevesinde mücadelemiz devam ediyor. Almanya'dan adli yardım talebinde bulunuldu. Bazı işlemlerin hangi kaynaklarla, hangi kişiler aracılığıyla ve kimlerin bilgisi dahilinde gerçekleştirildiğinin aydınlatılması amacıyla uluslararası adli yardımlaşma mekanizmaları işletiliyor. Alihan Kuriş suç örgütü soruşturmasında, Alihan Kuriş'in etrafında kümelenen bir yapılanmaya ilişkin kapsamlı bir dosya var. MASAK raporları, yeni tanık beyanları ve önemli itirafçı beyanları ortaya çıktı. Bunlara ilişkin süreçler devam ediyor. Eğitim gören öğrencilerle, Kur'an kursu öğrencileriyle veya okullarda eğitim alan çocuklarla bizim hiçbir problemimiz yok. Soruşturmanın odağında, MASAK raporları ve diğer deliller çerçevesinde suç teşkil ettiği değerlendirilen mali yapılanma bulunuyor. Adli işlemler de bu çerçevede gerçekleştiriliyor." "Menzil Cemaati'ne yönelik yürütülen özel bir çalışma yok" Sosyal medyada yayılan "Menzil Cemaati operasyonu" iddialarına da yanıt veren Gürlek, "Bizim bir cemaatle, dini oluşumla veya sivil toplum kuruluşuyla ilgili özel bir gündemimiz yok. Cemaatler Türkiye'nin toplumsal gerçekliğinin bir parçası. Ancak bir yapı, din kisvesi altında devleti ele geçirmeye yönelik faaliyet yürütürse veya suç teşkil eden yöntemlerle maddi menfaat sağlarsa yetkili savcılıklar deliller çerçevesinde hukuken gerekeni yapar. Ama söylediğiniz anlamda şu anda yürütülen özel bir çalışma yok" ifadelerini kullandı. Gülistan Doku soruşturması Akın Gürlek, üniversite öğrencisi Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturma dosyasında önemli ilerlemeler sağlandığını ancak soruşturmanın tamamlandığını söylemek için henüz erken olduğunu belirtti. Dosya kapsamında Umut Altaş’ın da ifadesinin alındığını hatırlatan Gürlek, şöyle konuştu: "Burada bizim için en önemli konulardan biri Gülistan'ın naaşının bulunması. Arkadaşlarımız özellikle bu konu üzerinde hassasiyetle çalışıyor. Dosyadaki bazı beyanlarda naaşın birkaç kez yer değiştirmiş olabileceğine ilişkin bilgiler bulunuyor. En son Pertek Yolu üzerindeki bir noktaya götürüldüğüne yönelik beyanlar var. Ayrıca kimyasal maddeler kullanılarak naaşın tamamen ortadan kaldırılmış olma ihtimali de değerlendiriliyor. Bu yönde bazı beyanlar ortaya çıktı. Ama elbette öncelikli amacımız naaşa ulaşmak. En azından ailesinin evladının kabri başında dua edebilmesini sağlamak açısından bu bizim için çok önemli. Burada kişinin vali olması veya başka bir makamda bulunması önemli değil. Somut suç şüphesi varsa, kişinin unvanına bakılmaksızın ilgili savcılık hukuk çerçevesinde gereken işlemleri yapar. Soruşturmanın devamında yeni gelişmeler olabilir. Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılıklarının yürüttüğü süreçler var." Faili meçhul dosyalar Faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması amacıyla Bakanlık bünyesinde bir birim kurulduğunu belirten Gürlek, faili meçhul dosyaların yeniden ele alındığını söyledi. Gürlek, başsavcılıklarla toplantılar yapıldığını ve dosyalardaki imkanların değerlendirildiğini belirterek, “Birim kurulalı dört ay oldu; 46 maktulün yer aldığı 40 dosya aydınlatıldı” dedi. Bu çalışmaların adalete güveni artırdığını belirten Gürlek, yıllar sonra dahi devletin imkanları ve kararlılığıyla sonuç alınabileceğini ifade etti. Muhsin Yazıcıoğlu soruşturması devam ediyor Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasının ilgili Cumhuriyet başsavcılığı tarafından sürdürüldüğünü belirten Gürlek, Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının da koordinasyon ve dosya inceleme çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi. Gürlek, "Başka isimler olur mu, olmaz mı? Bunu benim söylemem doğru olmaz. Bir soruşturmanın başlatılması için hukuken gerekli şüphe şartlarının oluşması gerekir. Faili meçhul dosyaların tamamı ilgili Cumhuriyet başsavcılıklarınca kendi delil durumu içinde değerlendiriliyor. Hangisi hakkında yeni bir süreç başlar, hangisinde başlamaz? Bunu ben bilemem. Bu konuda isim vermem de doğru olmaz" dedi. Rojin Kabaiş soruşturmasında teknik incelemeler sürüyor Rojin Kabaiş soruşturmasına ilişkin de konuşan Gürlek, DNA incelemelerinin yapıldığını, cep telefonuna yönelik teknik incelemelerin ise sürdüğünü bildirdi. Bakan Gürlek, “Ancak şu an itibarıyla doğrudan ve kesin bir sonuca götüren somut bir veriye ulaşıldığını söyleyemeyiz” diye konuştu. Kaşif Kozinoğlu’nun ölümü… Adalet Bakanı Akın Gürlek, eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevinde hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturmanın Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütüldüğünü, olayın bütün yönleriyle araştırıldığını söyledi. Kozinoğlu’nun tutukluluk sürecinde şüpheli şekilde hayatını kaybettiğini belirten Gürlek, daha önce konuya ilişkin şikayet ve ihbarların bulunduğunu aktardı. Yurt dışında firari bulunan ve FETÖ bağlantısına ilişkin hakkında adli süreç bulunan eski bir cezaevi personelinin önemli beyanlarının ardından bazı adli işlemlerin gerçekleştirildiğini anlatan Gürlek, şunları söyledi: "Kaşif Kozinoğlu devletin yetiştirdiği müstesna bir isimdi. Örgütün hedefi haline getirilmiş olabileceğine ilişkin değerlendirmeler de dosyada inceleniyor. Cezaevinde hayatını kaybetti. Ölümünün kesin sebebine ilişkin tartışmalar var. Zehirlenme mi, kalp krizi mi, bir ilaç etkisi mi yoksa doğal ölüm mü? Bunların hepsi bilimsel ve adli verilerle inceleniyor." AHBAP soruşturması: “MASAK tespitleri ve itirafçı beyanları bulunuyor” AHBAP soruşturmasının da devam ettiğini aktaran Bakan Gürlek, vatandaşların yardım duygularının suç teşkil eden faaliyetlerle istismar edilip edilmediğinin incelendiğini söyledi. Dosyada MASAK tespitleri ve itirafçı beyanlarının bulunduğunu ifade eden Gürlek, soruşturmanın seyri ve ortaya çıkacak yeni deliller doğrultusunda yeni adli işlemlerin gündeme gelebileceğini kaydetti. Toplanan yardımların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığının önemli olduğunu söyleyen Gürlek, dosya kapsamında mağdur ve şikayetçilerin bulunduğunu, bazı yeni görüntülerin de ortaya çıktığını bildirdi. Gürlek, "AHBAP soruşturmasında dosyadaki tespitlere göre yaklaşık 245 milyon dolarlık bir para toplandığı ifade ediliyor. Toplanan bu paraların dışında bir de müştekiler var. Elden borç verdiğini, taşınmaz devrettiğini veya senet aldığını söyleyen kişiler bulunuyor. Bunlar yeni yeni toparlanıyor ve savcılık tarafından inceleniyor. Gerçekten ilginç örnekler var. Senet düzenlenmiş, 'Ödeyeceğim' denilmiş, imza atılmış ancak paranın ödenmediği iddia ediliyor" dedi. Uyuşturucu ve yasadışı bahis soruşturmaları… Uyuşturucuyla mücadelede taviz vermediklerini, operasyonların devam edeceğini belirten Bakan Gürlek, kamuoyunca tanınan isimlere ve sanat camiasına yönelik soruşturmaların caydırıcı etkisi bulunduğunu, uyuşturucuyla mücadelenin farklı alanlarında da adli soruşturmaların gündeme gelebileceğini ifade etti. Gürlek, futbolda bahis ve şike soruşturmalarının da sürdüğünü belirterek, "Sadece futbol değil, basketbol da dahil olmak üzere farklı spor alanlarında yasa dışı bahis ve şike iddiaları inceleniyor" diye konuştu. "FETÖ ile mücadele tavizsiz şekilde devam ediyor" Akın Gürlek, FETÖ ile mücadelenin tavizsiz şekilde sürdüğünü, örgütün farklı isim ve yapılar altında yeniden örgütlenme veya kamu kurumlarına sızma girişimlerine karşı devletin dikkatli olduğunu söyledi. Gürlek, örgütün finansal kaynaklarına ilişkin çalışmaların da sürdüğünü belirterek, "Biz bunlara müsaade etmeyeceğiz. FETÖ ile mücadele tavizsiz şekilde devam ediyor" ifadelerini kullandı. Umut Altaş ve Eylem Tok’un iade süreçleri Yurt dışındaki şüpheli ve sanıkların iade süreçlerini de yakından takip ettiklerini belirten Gürlek, Umut Altaş’la ilgili iade talebinde bulunduklarını ve olumlu gelişmeler olduğunu söyledi. Eylem Tok hakkında ise iade yönünde karar verildiğini ancak kararın üst mahkemeye taşındığını belirten Gürlek, üst mahkemenin kararının beklenmesi gerektiğini aktardı. “Terörsüz Türkiye” süreci “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin de konuşan Gürlek, çerçeve yasanın yaklaşık 467 oyla kabul edildiğini hatırlattı. Yasanın yürürlüğe girmesi için örgütün tamamen silah bırakması gerektiğini belirten Gürlek, örgütün silah bırakması, silahlarını teslim etmesi ve tüm unsurlarıyla tasfiye edilmesine ilişkin sürecin Milli Savunma Bakanlığı ve MİT tarafından takip edildiğini kaydetti. Suça sürüklenen çocuk düzenlemesi Suça sürüklenen çocuklarla ilgili yeni düzenlemeyle “suça sürüklenen çocuk” kavramı yerine “adli süreçteki çocuk” yaklaşımının getirildiğini söyleyen Gürlek, amaçlardan birinin, suç örgütlerinin çocukları kolayca kullanabilmesini önlemek olduğunu ifade etti. Ailelerin çocuklarının eğitimine, davranışlarına, sosyal çevresine ve bulunduğu ortamlara karşı daha fazla sorumluluk üstlenmesini sağlayacak düzenlemeler yapıldığını da belirtti. “Gazetecilere saldırı, toplumun haber alma hakkına da bir saldırıdır” Basın mensuplarına yönelik saldırılara da değinen Gürlek, gazetecilerin toplumun haber alma hakkına hizmet ettiğini belirterek, “Bu nedenle gazetecilere, görevlerini yaptıkları için yönelen saldırıların yalnızca bireye karşı değil, toplumun haber alma hakkına karşı bir saldırı olarak da değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum” dedi. Borsada manipülasyon vurgusu Adalet Bakanı Gürlek, borsadaki işlem hacminin son yıllarda önemli ölçüde büyüdüğüne dikkati çekerek, mağduriyet yaşayan yatırımcılara ilişkin konuların değerlendirildiğini ve Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ile koordinasyon içinde takip edilen süreçlerin bulunduğunu söyledi. Manipülasyon konusunda SPK'ya mevzuatla verilen yetki ve usullerin bulunduğunu belirten Gürlek, adli süreçlerin de bu yasal çerçevede yürütüldüğünü vurguladı. Gürlek, "Elbette piyasaların gereksiz yere tedirgin edilmemesi de önemli. Çünkü borsada çok sayıda yatırımcı ve vatandaşımız var. Ancak suç teşkil eden manipülatif işlemlerin de hukuk çerçevesinde karşılıksız bırakılmaması gerekir. Bu konudaki çalışmalar devam ediyor" ifadelerini kullandı.

Akın Gürlek'ten 'internet gazeteciliği' için yasa sinyali: Tek çatı altında toplanmalı Haber

Akın Gürlek'ten 'internet gazeteciliği' için yasa sinyali: Tek çatı altında toplanmalı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Iğdır'da konuştu. Iğdır Valiliği'ni ziyaret eden Gürlek, daha sonra Iğdır'da İnternet Gazeteciliği Derneği'nin (TİGAD) düzenlediği 13'üncü Dijital Medya Çalıştayı'nda açıklamalarda bulundu. "İnternet haberciliğinin tek çatı altında toplanması" gerektiğini söyleyen Gürlek, "Güncel ihtiyaçlara göre böyle bir yasa zorunluluğu ortaya çıktı" dedi. TİGAD'ın bu konudaki hazırlıklarına dikkat çeken Gürlek, ekim ayında TBMM'ye gelmesi beklenen 'sosyal medya yasası'na da değindi. Bunların tek bir çatı altında mutlaka toplanması gerekiyor Gürlek, ekim ayında TBMM'ye sunulması gereken yasa hakkında şöyle konuştu: Burada çok değerli üstatlarımız var, çoğuyla tanışıyoruz. Bunların tek bir çatı altında mutlaka toplanması gerekiyor. Bunun daha önceden düşünülmesi gerekiyordu ama düşünülmemiş. Güncel ihtiyaçlara göre böyle bir yasa zorunluluğu ortaya çıktı. Bu konuda sizin yaptığınız yasa çalışması varsa biz de bu yasanın gündeme getirilmesi ya da Meclis gündemine alınması konusunda elimizden geldiğince destek oluruz." TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel ise daha önce Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ile görüştüğünü ve Oktay’ın kendisine “Böyle bir yasa çalışması yapın, getirin, ben de destek vereyim, bakanımızla da görüşelim” dediğini aktardı. Artık internet basını bir güç Geçgel'in talebi üzerine desteğini yineleyen Bakan Gürlek, şunları kaydetti: "Herkes şu an internetten bir şekilde bir haber yapmaya çalışıyor. Burada en azından kimin yaptığı, kimin gerçek haber yaptığı, bir sorumluluk da gerektirir, yani işin sorumluluğu da var... Özellikle internet medyası son zamanlarda çok yaygın. Artık internet gazeteciliği, internet basını bir güç. Her şeyi internetten takip ediyoruz. Anlık olarak ekranımıza düşüyor. Bu yüzden sizler de canlı olarak, anlık olarak haberleri internet basınına veriyorsunuz. Biliyorsunuz malum şu an bir sosyal medya yasamız var. Bir kısmını basına duyurduk. Burada önemli düzenlemeler getiriyoruz. Sosyal medyada maalesef bir dezenformasyon, bir bilgi kirliliği var. Bir haber üzerinden, bir algı üzerinden insanlar birbirlerine ithamlarda bulunuyorlar, birbirlerini özel hayatlarını ifşa ediyorlar, yalan haber yayıyorlar. Bu konuda ben bu çalıştaya çok önem veriyorum."

Akın Gürlek duyurdu: HSK 2026’da 84 hâkim ve savcıyı meslekten çıkardı Haber

Akın Gürlek duyurdu: HSK 2026’da 84 hâkim ve savcıyı meslekten çıkardı

Adalet Bakanı ve Hâkimler ve Savcılar Kurulu Başkanı Akın Gürlek, HSKİkinci Dairesinin 2026 yılı içinde hâkim ve Cumhuriyet savcıları hakkında verdiği disiplin kararlarına ilişkin verileri paylaştı. Gürlek, yargı mensuplarının sahip oldukları sıfatın kendilerine ayrıcalık sağlamayacağını belirterek denetim ve disiplin mekanizmalarının işletilmeye devam edeceğini söyledi. Gürlek, Şubat 2026’da Adalet Bakanlığı görevine atanmıştı. Paylaşılan verilere göre 525 hâkim ve savcı hakkında esasa ilişkin karar alındı. Bunlardan 168’ine uyarma, 24’üne kınama, 23’üne aylıktan kesme, 4’üne kademe ilerlemesini durdurma, 30’una yer değiştirme, 84’üne ise meslekten çıkarma cezası verildi. Ayrıca 98 kişi hakkındaki soruşturma evrakı işlemden kaldırılırken 80 kişi hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verildi. 14 kişi hakkındaki soruşturma dosyası ise zamanaşımı ya da ölüm nedeniyle ortadan kaldırıldı. Gürlek’in açıklamasının tamamı şöyle: "Milletimizin huzurunu ve kamu düzenini hedef alan suçlularla ve suç örgütleriyle kararlılıkla mücadele ediyoruz. Adaletin gereğini yerine getirirken kimsenin makamına, unvanına veya nüfuzuna bakmıyoruz. Bu hassasiyetimiz, yargı teşkilatımızın mensupları bakımından da aynen geçerlidir. Hâkim ve Cumhuriyet savcılarımızın büyük çoğunluğu görevlerini hukuka, vicdana ve meslek onuruna bağlılıkla yerine getirmektedir. Ancak bu sıfatın hiç kimseye ayrıcalık sağlamayacağı da açıktır. Hâkimler ve Savcılar Kurulumuz denetim ve disiplin mekanizmalarını etkin biçimde işletmektedir. Bu çerçevede HSK İkinci Dairesince 2026 yılında 525 hâkim ve Cumhuriyet savcısı hakkında esasa ilişkin karar alınmıştır. Bunlardan 333’ü hakkında; 168 uyarma, 24 kınama, 23 aylıktan kesme, 4 kademe ilerlemesini durdurma, 30 yer değiştirme ve 84 meslekten çıkarma cezası uygulanmıştır. Adalet sistemimizin hızını ve etkinliğini artırırken denetim mekanizmalarını daha da güçlendireceğiz. Dışarıda suç örgütleriyle, yargı teşkilatımız içinde ise hukuku ve meslek onurunu zedeleyen her türlü tutumla mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz."

Gülistan Doku soruşturmasında yeni dalga operasyon: 18 gözaltı Haber

Gülistan Doku soruşturmasında yeni dalga operasyon: 18 gözaltı

Dersim'de 2020'den bu yana kayıp olan Gülistan Doku soruşturmasında dosyada delillere müdahale edildiği şüphesi üzerine 15 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 18 şüpheli gözaltına alındı. Dersim'de 2020 yılından bu yana kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'ya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında yeni operasyon düzenlendi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda yürütülen soruşturmada, bazı kolluk görevlilerinin delillere müdahale etmiş olabileceğine ilişkin şüphe oluşmasının ardından operasyon kararı verildiğini açıkladı. Buna göre 19 şüpheli hakkında işlem başlatılırken 21 adreste arama yapıldı ve 18 kişi gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerin ifadeleri alınırken, dijital materyal ve çeşitli belgelere de el konuldu. Operasyonun hangi illerde gerçekleştirildiği ile gözaltına alınanların kimliklerine ilişkin ise resmi açıklama yapılmadı. Gürlek'in sosyal medyadan duyurduğu operasyona ilişkin şu ifadeler yer aldı: ''Gülistan Doku soruşturması kapsamında Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinasyonunda Erzurum İl Jandarma Komutanlığımız tarafından 15 ilde 19 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon düzenlenmiştir. Soruşturma sürecinde bazı kolluk görevlilerinin delillere müdahale şüphesi doğurması üzerine gerçekleştirilen operasyonda 21 adreste arama yapılmış, 18 şüpheli gözaltına alınmıştır.'' Dosyanın peşini bırakmayacağız Gürlek, geçtiğimiz gün paylaştığı bir sosyal medya mesajında da, "Ucu nereye giderse gitsin, maddi gerçeğin üzerinin örtülmesine müsaade etmeyeceğiz. Gülistan Doku’nun akıbeti bütün yönleriyle aydınlatılıncaya, sorumlular adalet önünde hesap verinceye kadar bu dosyanın peşini bırakmayacağız." demişti.

Ahbap'a bağış yapan ünlü isimler ve bağış tutarları belli oldu Haber

Ahbap'a bağış yapan ünlü isimler ve bağış tutarları belli oldu

Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasıyla yürütülen soruşturmada yeni gözaltıların olacağını ve dernek kurucusu Haluk Levent'in "yurtdışına kaçma planı" yaptığını söyledi. Adalet Bakanı Gürlek, TRT Haber canlı yayınında Rasim Kılıç'ın gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturmanın, Şile Belediyesi soruşturmasında gözaltına alınan Berkant Acil ve Yeliz Kaya'nın hesap hareketlerinin incelenmesi sırasında başladığını anlatan Gürlek, Berkant Acil'in Haluk Levent'in üvey kardeşi olduğunu söyledi. MASAK raporlarında Yeliz Kaya ile Ahbap Derneği ve Haluk Levent arasında para hareketleri tespit edildiğini öne süren Gürlek, Kaya'nın ifadesinde hesabın Haluk Levent tarafından kullanıldığını söylediğini aktardı. Haluk Levent yurtdışına kaçmayı düşünüyordu Gürlek, Haluk Levent'in 12 Temmuz'da yurt dışına çıkmak istediği sırada hakkındaki yurt dışına çıkış yasağını öğrendiğini belirterek, şunları söyledi: “Haluk Levent birden ürktü, panik içerisinde bulundu. Daha sonra 12 Temmuz'da yurt dışına çıkış yapmak isterken yurt dışı çıkış yasağını öğrendi. Orada telefonu kapattı, telefon sinyali kesildi. Savcılarımız sinyal kapanınca kaçma girişiminde olduğunu düşündüler ki doğru. İzmir'e gitmeyi, İzmir'den de tekneyle Yunan adalarına kaçmayı düşünüyordu. Yanında Muzaffer isimli bir şahıs var, o hâlen firari. Pazar günü gözaltı kararı verdiler ve Haluk Levent'i aldılar.” Deprem döneminde 245 milyon dolar toplandı Ahbap Derneği'nin 6 Şubat depremlerinin ardından yoğun biçimde yardım topladığını kaydeden Gürlek, derneğin bu dönemde 245 milyon dolar, dönemin kuruyla yaklaşık 4,3 milyar lira topladığını söyledi. Soruşturmanın, bağışların ihtiyaç sahipleri dışında kullanılıp kullanılmadığına odaklandığını belirten Gürlek, "Haluk Levent'in dernekten para aldığını ve bahis nedeniyle borçlandığını kabul ettiğini" öne sürdü. Gürlek, şöyle konuştu: “Bizi ilgilendiren kısım, Ahbap Derneği'nde toplanan paraların Haluk Levent'in şahsına alınması. Biz bunu MASAK raporlarında gördük. Haluk Levent de kumar ve bahis sebebiyle bir bataklığa düştüğünü, bu sebeple dernekten borç aldığını kabul etti. Haluk Levent, yasal bahis şirketlerinde 990 milyon lira bahis oynamış. Bunların hepsi tespit edildi. Vatandaşlarımızın deprem için gönderdiği paraların şahsi hesaba alınması ve bahis, kumar ya da özel hayatta kullanılması soruşturmanın konusudur.” Yeni gözaltılar olabilir Soruşturma kapsamında 28 kişinin tutuklandığını, 21 kişi hakkında adli kontrol kararı verildiğini açıklayan Gürlek, soruşturmanın genişleyebileceğini ve yeni gözaltıların olabileceğini söyledi. Gürlek, soruşturmada bir kripto şirketine yapılan para transferlerinin ve taşınmaz devirlerinin de incelendiğini belirterek, yaklaşık 70 kişinin müşteki olduğunu ve 68 taşınmaz tespit edildiğini aktardı. Taşınmazların önce Yeliz Kaya'ya, kısa süre sonra da Esin Çağlar'a devredildiğini öne süren Gürlek, şunları kaydetti: “Vatandaşlarımız Haluk Levent tutuklandıktan sonra yeni yeni şikâyetçi oluyor. Borç senetleri ve taşınmaz devirleri ortaya çıkıyor. Şu ana kadar 68 taşınmaz çıktı. Haluk Levent bunları kendi üzerine almıyor. Önce Yeliz Kaya'ya, birkaç gün sonra da Esin Çağlar isimli üçüncü bir kişiye geçiyor. Soruşturma devam ediyor.” Deprem döneminde sosyal medya üzerinden Ahbap Derneği'ne bağışyapılması yönünde çağrıda bulunan bazı sanatçıların da bilgi sahibi sıfatıyla ifadelerinin alındığını belirten Gürlek, soruşturmanın amacının “maddi gerçeğe ulaşmak” olduğunu söyledi.

Akın Gürlek duyurdu: Uğur Mumcu, Bahriye Üçok ve Çetin Emeç dosyaları da yeniden inceleniyor Haber

Akın Gürlek duyurdu: Uğur Mumcu, Bahriye Üçok ve Çetin Emeç dosyaları da yeniden inceleniyor

Adalet Bakanı Akın Gürlek, faili meçhul cinayetler bürosunun çalışmalarını sürdürdüğünü belirterek zamanaşımına uğramamış 680 civarında dosyanın incelendiğini açıkladı. Gürlek, 28 faili meçhulün aydınlatıldığını, Uğur Mumcu, Çetin Emeç ve Bahriye Üçok dosyalarının da masada olduğunu söyledi. Akın Gürlek TRT Haber'de gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Gürlek'in açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle: Yazıcıoğlu soruşturmasında FETÖ izi var ''Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında deliller FETÖ tarafından bu işin yapıldığı yönünde. Yazıcıoğlu, FETÖ’nün hedefindeydi. FETÖ organizasyonuyla cinayet işlendiği yönünde ciddi şüphe var. Yeni bir operasyon yapıldı. Burada o dönemki Tunceli Valisinin eşi, koruyucular, bir kısım işte hastane kayıtlarını silen personel şu an gözaltında ya da tutuklamaya sevk edildi diye biliyorum. Soruşturma devam ediyor." Uğur Mumcu, Çetin Emeç, Bahriye Üçok dosyaları incelemede Adalet Bakanı Akın Gürlek, faili meçhul cinayetler için çalışmaların sürdüğünü, Uğur Mumcu, Çetin Emeç, Bahriye Üçok'un dosyalarının da incelemeye alındığını kaydetti. Gürlek, şunu söyledi: "Faili meçhul suçlarla mücadeleyi ben şahsen çok önemsiyorum. Şu ana kadar ben göreve geldikten sonra bu büro kurulduktan sonra 28 faili meçhul cinayet aydınlatıldı. Bu çok önemli ve bunlar, bakın Rasim Bey, 20-25 yıl önce işlenmiş olan cinayetler. Bu çok önemli. Yani devlet mutlaka hesabını sorar. Yani o zaman ortaya çıkmamıştır ama daha sonradan mutlaka bunu yapanları ortaya çıkarmak devletin en büyük görevidir. Bizim buradaki asıl mesajımız da asıl yani bu büroyu kurma amacımız da suçlarla ve suçluyla mücadele konusunda kararlılığımızı ortaya koymak. Burada biz arkadaşlarımız faili meçhul dosyaları 680 civarında bir dosyayı ele aldık. Bunların hepsi tek tek inceleniyor. Oradaki başsavcı arkadaşlarımızla sürekli istişare halindeyiz. Yani vatandaş nezdinde de çok olumlu bir hava oluştu. Yani özellikle 15-20 yıl önce işlenmiş bir cinayetin elbette ortaya çıkarılması, failin ortaya çıkarılması, adalet önünde hesap vermesi vatandaş için gerçekten çok önemli. Büro çalışıyor. Yani burada önemli soruşturmaları, dosyaları da aldık. Tabii burada zamanaşımı olayı var. Zamanaşımına uğramamış dosyaları alıyoruz. 680 civarında. Kısa sürede de az önce söyledim 28 faili meçhul cinayet aydınlatıldı. Burada tabii büroda olan önemli dosyalar da var; Uğur Mumcu, Çetin Emeç, Bahriye Üçok gibi dosyalar da var. Bunlara da bakılıyor. İnşallah bunlar da çözümlenir. Gülistan Doku dosyası Akın Gürlek, Gülistan Doku dosyası için de şunları kaydetti: "Özellikle Umut Altaş var, bununla ilgili bizim kilit ismimiz bu. Kırmızı bülten çıkartmıştık, biliyorsunuz şu an Amerika'da, ABD'de tutuklandı. Onun cezaevinde görüştüğü bir şahsın ses kaydı dosyaya delil olarak sunuldu. Takip ettiniz mi bilmiyorum, burada özellikle Umut Altaş'ın çok önemli itirafları var. Ama tabii Umut Altaş'ın biz ısrarla Türkiye'ye getirilmesini istiyoruz. Burada ABD makamlarıyla da görüştük, orada bir iade yargılaması yapılıyor. Şu an olumlu gidiyor süreç. Umut Altaş bence olayın en önemli görgü tanığı. Özellikle çocuğun, yani şüpheli şahsın yakın arkadaşı. Aynı zamanda Gülistan Doku'nun da yakın arkadaşı. Yani burada Gülistan Doku hayatının baharında gencecik bir kardeşimiz. Umutları var, geleceği var. Aynı şekilde Rojin Kabaiş, diğer kardeşleri. Rojin Kabaiş soruşturmasında cep telefonu önemli bir delil Savcılarımız kararlı bir şekilde çalışıyor. Yakın zamanda olumlu gelişmeler olacağını düşünüyorum. Cep telefonunun açılması ve daraltılmış baz çalışmasından olumlu şeyler çıkacağını düşünüyorum" "ALO Adalet" hattı Adalet Bakanı Akın Gürlek, yargı süreçlerinin daha şeffaf ve erişilebilir hale getirilmesi amacıyla hazırlanan "Alo Adalet" projesinin kısa süre içinde hayata geçirileceğini açıkladı. Test aşamasında olan sistemle vatandaşların davalarının hangi aşamada olduğunu, neden uzadığını ve ne zaman sonuçlanmasının beklendiğini doğrudan öğrenebileceğini belirten Gürlek, "Karşılarında bir muhatap bulabilecekler" dedi.

Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında yeni operasyon: 25 gözaltı Haber

Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında yeni operasyon: 25 gözaltı

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun 2009 yılında helikopter kazası sonucu ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada 29 gözaltıkararı verildi. Adalet Bakanı Akın Gürlek yaptığı açıklamada, 30 adrese baskın yapıldığını ve 29 şüphelinin tespit edildiğini açıkladı. Gürlek, operasyonda 25 şüphelinin gözaltına alındığını, 2 şüphelinin ise yurtdışında olduğunu ifade etti. Akın Gürlek'ten açıklama Akın Gürlek'in açıklaması şu şekilde; "Merhum Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Sayın Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki heyetin 25 Mart 2009 tarihinde meydana gelen helikopter kazasında hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturma, milletimizin vicdanında derin yer edinmiş, yıllardır aydınlatılması beklenen dosyaların başında gelmektedir. Bu dosyanın tüm yönleriyle aydınlatılması, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve sorumluluğu bulunan herkesin hukuk önünde hesap vermesi için yargı makamlarımız ile kolluk kuvvetlerimiz, güçlü bir koordinasyon ve eşgüdüm içerisinde çalışmalarını sürdürmektedir. 12 Haziran 2026 tarihinde Kahramanmaraş’tan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına devredilen soruşturma kapsamında; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinasyonunda, Ankara İl Emniyet Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar neticesinde bu sabah harekete geçilmiştir. 30 adrese eş zamanlı operasyon Soruşturma kapsamında, silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmak ile tasarlayarak kasten adam öldürme suçlarını işledikleri değerlendirilen 29 şüpheli tespit edilmiş; Ankara, İstanbul, İzmir, Balıkesir, Adana, Antalya, Çanakkale, Bursa, Isparta ve Afyonkarahisar’da bulunan 30 adrese eş zamanlı operasyon düzenlenmiştir. Operasyon kapsamında 25 şüpheli yakalanmış; 2 şüphelinin cezaevinde, 2 şüphelinin yurt dışında bulunduğu belirlenmiş olup firari şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmalar devam etmektedir. Soruşturmanın geldiği bu önemli aşamada titiz çalışmaları dolayısıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımıza, Ankara İl Emniyet Müdürlüğümüze ve operasyonda görev alan tüm emniyet mensuplarımıza teşekkür ediyorum. Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan ’ın tevdi ettiği görev ve sorumluluk çerçevesinde, milletimizin adalet beklentisine yanıt vermek bizim için en büyük sorumluluktur. Aradan kaç yıl geçerse geçsin; hiçbir dosyanın karanlıkta kalmasına ve hiçbir şüphenin cevapsız bırakılmasına müsaade edilmeyecektir. Başta merhum Muhsin Yazıcıoğlu olmak üzere, bu elim olayda hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızı rahmetle anıyor; ailelerinin ve aziz milletimizin yüreğinde yer eden bu acının tüm yönleriyle aydınlatılması için sürecin sonuna kadar kararlılıkla takip edileceğini kamuoyunun bilgisine sunuyorum."

Bursa'da Daltonlar’a şafak baskını : 9 gözaltı Haber

Bursa'da Daltonlar’a şafak baskını : 9 gözaltı

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıkladığı, 81 ilde organize suç örgütlerine yönelik gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonların Orhangazi ayağında dikkat çeken detaylar ortaya çıktı. Orhangazi Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma, kira anlaşmazlığı nedeniyle "Daltonlar" suç örgütünün adı kullanılarak iki vatandaşa yönelik tehdit iddiasıyla başladı. Soruşturma devam ederken, müştekilerin yaşadığı ev 15 ve 16 Haziran tarihlerinde peş peşe silahlı saldırıya uğradı. Bunun üzerine Bursa İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube, Orhangazi İlçe Emniyet Müdürlüğü ve İstihbarat Şube ekipleri geniş çaplı çalışma başlattı. Yaklaşık 1080 saatlik güvenlik kamerası görüntüsünü inceleyen ekipler, saldırıyı gerçekleştiren şüphelilerin ilçe dışından gelerek eylemleri gerçekleştirdikten sonra yeniden ilçeden ayrıldıklarını belirledi. Elde edilen deliller doğrultusunda Bursa merkezli 3 ilde 7 adrese özel harekat ekiplerinin de katılımıyla eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 9 şüpheli yakalanırken, firari örgüt liderinin yurt dışında olduğu tespit edildi. Lider hakkında Türkiye’ye getirilmesi amacıyla kırmızı bülten çıkarılması için işlem başlatıldı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 9 şüpheli geniş güvenlik önlemleri altında Orhangazi Adliyesi’ne sevk edilirken, soruşturmanın çok yönlü sürdüğü öğrenildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.