Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Adalet Bakanı

- Adalet Bakanı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adalet Bakanı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DEM Parti'den 'Öcalan’a konut' iddialarına yanıt Haber

DEM Parti'den 'Öcalan’a konut' iddialarına yanıt

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, güncel gelişmelere ilişkin partisinin Genel Merkez'inde basın toplantısı düzenledi. İmralı Heyeti'nin hem İçişleri Bakanı hem de Adalet Bakanı ile yaptığı görüşmeleri hatırlatan Doğan, şunları kaydetti: "Görüşme sonrası görüşmenin içeriğine dair kamuoyu bilgilendirildi. Söz konusu bakanlıklar kendilerine yöneltilen sorulara zaman zaman bu konuya dair yanıt veriyorlar ama bu yanıtlar halen belirsiz yanıtlar. Bu yanıtlar halen önümüzdeki dönemin takviminin nasıl olacağının, nasıl işleyeceğinin, içeriğine dair bilgiler vermeyen ya da bunları kapsamayan yanıtlar. Toplumsal beklenti artık bu yasal düzenleme aşamasına geçilmesi ve bunun takvimlendirilmesi, çeşitli tarihlere göre ertelenmemesidir. Ne demek istiyorum? Bunu daha önce de söylemiştik. Bayrama sayılı günler kaldı. Dedik ki bunu bayramdan önce yapalım. Ramazan ayı hayırlı bir ay ve bu ayda hayırlı işlere imza atalım. Ama görülüyor ki bu süre zarfında Meclis'in gündemine henüz Adalet Komisyonu'na ya da Genel Kurul'a böyle bir takvim bilgisi verilmedi. Böyle bir takvim bilgisinin verilmemiş olması da bu yasal düzenlemelerle ilgili bayram sonrasının beklendiğine ilişkin yorumlara neden oluyor. Bir daha çağrımızı yineleyelim. Yasal düzenleme beklemeyen adımlar var.. Bunları yapıp Ramazan Bayramı'nda ve Nevruz'da bu iki bayramın coşkusunu arttırabiliriz ve çok büyük bir haksızlığa son verebiliriz. AİHM ve AYM kararları uygulanabilir. Hakikaten daha ne bekleniyor Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması için, siyasi güçlerin bırakılması için, ağır hasta mahpuslar neden hala cezaevinde tutuluyor? Niye biz bunları tekrar tekrar ifade etmek durumunda kalıyoruz? Bu adaletsizliği gidermek için ne bekleniyor? Mesela önceki dönem Eş Genel Başkanlarımız Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve diğer Kobani davası tutsakları dışarı çıksa, AİHM kararları uygulansa, Kobani kumpas davası inadından ve ısrarından vazgeçilse bu Türkiye demokrasisine kazandırmaz mı? Bu Türkiye'de hukukun yeniden işler hale geldiğine ilişkin önemli bir işaret sayılmaz mı? Sayılır. Milyonlarca insan bu kararların uygulanmasını bekliyor. İlla bir gerekçe arıyorsanız hukuksuzluğu hukukla kapatmak için çünkü bunlar siyasi davalar. O yüzden Kobani kumpas davası diyoruz." "İBB DAVASI AÇIKÇA DEMOKRASİYE DARBE" Doğan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Davası'na ilişkin tepki gösterdi: "Silivri'deki Marmara Açık Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde görülüyor bu duruşma. Gerginliklerle başladı. Biz de davayı çok yakından takip ediyoruz. Üstelik heyetimiz de orada ve sonuna kadar da takip edeceğiz. Yerel Yönetimlerden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcımız Mehmet Rüştü Tiryaki, İstanbul Milletvekilimiz ve Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyemiz Celal Fırat da oradaydı. İstanbul il yönetimimiz, il eş başkanlarımız ve yöneticilerimiz de orada davayı takip ediyorlar. Şimdi bu açıkça demokrasiye darbe, muhalefete bir tasfiye ve cumhurbaşkanlığı seçimlerine şimdiden müdahale olarak görülüyor. Bu muhalefetin dizaynı olarak değerlendiriliyor ve o nedenle cezaevi kampüslerinde kamuoyunun erişimine uzak, özel seçilmiş, tarafsızlığından ve bağımsızlığından şüphe duyulan mahkeme heyetleri, biz bunları gördük, yaşadık, yaşıyoruz. Gayet iyi biliyoruz. Gayet iyi tanıdığımız hamleler bunlar. Aşina olduğumuz operasyonlar." Adalet Bakanı Akın Gürlek'in çok kritik bir zamanda bakanlık koltuğuna oturduğunu söyleyen Doğan, "O koltuğun gereği adaleti sağlamaktır ve Adalet Bakanı'nın yapması gereken tam olarak budur. 'Mahkeme salonları siyaset arenası değil' demişti hemen koltuğa oturduktan sonra yaptığı açıklamada. Milyonlarca oy almış bir belediye başkanının tutuklu yargılandığını unutmuş olsa gerek Sayın Bakan. Öyle savunma hakkını sınırlamak değil, aksine bu haklara, temel tüm insan haklarına alan açması gerekir Adalet Bakanı'nın ve bu adaletsizlikleri gidermesi gerekir" diye konuştu. "MESELE BİR EV VE KONUT MESELESİ DEĞİL" Terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan ile ilgili birtakım "kulis haberleri" olduğunu ifade eden Doğan, şöyle devam etti: "Evdi, konuttu, statüydü gibi çeşitli başlıklarda bazı tartışmalar var. Zaman zaman yapılan çağrılar var. 'Ne olacak bu statü açığı? Nasıl kapanacak?' deniyor. 'Gördünüz mü?' diyenler oluyor siyasilerden... Bu sürecin başlamasından memnuniyet duymayanlar, dudak büzüp bakanlar sürecin niye başladığını anladılar mı diye serzenişler de oluyor. DEM Parti olarak Ekim 2024'ten bu yana bunun öncesi de var biliyorsunuz, ağır tecrit koşullarının, mutlak iletişimsizliğin bir işkence hali olduğunu hep söyledik. Temel bir insan hakkı ihlali olduğunu söyledik ve ağır bir insan hakkı suçu olduğunu söyledik. Buna karşı mücadele ettik. Kime yapılırsa yapılsın bunun karşısında duracağımızı söyledik. Evet bir ağır insan hakkı ihlali var. Bir kere bu giderilmeli. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı var, uygulanmalı. Mesele bir ev ve konut meselesi değil. Burada yanlış anlaşılan bir durum var muhtemelen. Mesele açıkça şu sorunun altını hukuken doldurabilmek. Ne yapılacak bundan sonra? "PARTİMİZE ULAŞMIŞ HERHANGİ BİR BİLGİ YOK" Bu sürecin ana aktörü, bu sürecin baş müzakerecisi, bu süreçte bugüne kadar atılan pek çok adımın temel olarak sağlayıcısı ve inisiyatif alanı, sorumluluk üstleneni, yıllardır bu konuda çaba sarf eden halkların karşı karşıya gelmemesi, halkların bir arada eşit ve özgür bir biçimde yaşayabilmesi için çok büyük bir gayret, özveri ve çabanın sahibi Sayın Öcalan'la ilgili özgür çalışabileceği koşullar nasıl oluşturulacak? Özgür iletişim kurabileceği koşullar nasıl oluşturulacak? Dünyada pek çok çatışma, çözüm deneyiminde benzer durumlar yaşanmış ve böyle bir liderlik gücü bir ada hapishanesinde bu koşullarda tutulmamış bu süreler boyunca ve sonrasında. Tartışmamız gereken temel mesele bu. Bunun altını doldurmak gerekiyor ama defacto bir biçimde değil, fiili bir biçimde değil. 'Orada bir konut yapıldı mı, yapılmadı mı?' diye bize böyle sorular geliyor. Buna ilişkin partimize ulaşmış herhangi bir bilgi yok. DEM Parti İmralı Heyeti'nin yaptığı görüşmelerden de bize ulaşmış herhangi bir bilgi yok. Yakın zamanda muhtemelen bayram arifesinde ya da sonrasında DEM Parti İmralı Heyeti tekrar adada Sayın Öcalan'la bir görüşme yapabilir. Bu görüşme sonrasında böyle bir gelişme varsa bu konuya dair bir gündem olursa zaten kendileri de sizlerle paylaşacaktır ama partimize şu ana kadar ulaşmış bugüne kadar yapılan avukat, aile ve İmralı Heyeti görüşmelerinden bize ulaşmış böyle bir bilgi yok." "ÇİÇEK OTLU'NUN SAĞLIK DURUMU İYİYE GİDİYOR" DEM Parti İstanbul Milletvekili Çiçek Otlu'nun geçirdiği ağır bir rahatsızlık nedeniyle İstanbul'da hastanede tedavisinin devam ettiğini belirten Doğan, "Sağlık durumu iyiye gidiyor. En kısa sürede tekrar bizimle olacağına, mücadele alanlarında yan yana olacağımıza inanıyoruz. Hastaneye geldiği, ulaştığı ilk andan itibaren hiçbir detay atlanmadan titizlikle ve hassasiyetle hem buradan hem oradan arkadaşlarımız takip ediyor. Bu konuda da Çapa Tıp Fakültesi Sağlık emekçilerine de ayrıca ilgileri için çok teşekkür ederiz" dedi.

CHP'li Başarır'dan ''Gürlek ile el sıkışma'' iddialarına yanıt Haber

CHP'li Başarır'dan ''Gürlek ile el sıkışma'' iddialarına yanıt

CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Adalet Bakanı olarak atanan Akın Gürlek ile TBMM’de yaşanan “el sıkışma” görüntülerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Başarır, olayın kısa sürdüğünü belirterek, “Bizim olayımız iki saniye sürdü. İlkten göremedim zaten. Boy farkı da var aramızda ama kendisine hakaret de etmedim muhatap da olmadım. Sadece günün zor geçeceğini ona söyledim ve terk ettik odayı biz. Şunu iddia etmesinler arkada uzlaştılar. Neye uzlaşacağız biz” dedi. CHP Grup Başkanvekili Başarır, daha önce yaptığı açıklamada da Gürlek’e “Sizin için zor bir gün olacak” dediğini aktararak, “Herkesle el sıkıştık. Ben orada Akın Gürlek’e saldıracak mıyım yani?” ifadelerini kullanmıştı. ''BEN NE TEBRİK EDECEĞİM'' Sözcü TV’de konuşan Başarır, Meclis Başkanı’nın davetiyle grup başkanvekillerinin her gün toplandığı odada bulunduklarını belirterek, “Önce ben gittim. Turhan Çömez oradaydı. Elini uzattı baktım Akın Gürlek. ‘Sizin için bugün çok zor geçecek’ dedim ve burada toplantı yapamayız diyerek odadan ayrıldım” dedi. Bazı yayın organlarında yer alan “tebrik etti” iddialarına da tepki gösteren Başarır, “CNN Türk elini sıkıp tebrik etti dedi AKP milletvekili, provokasyona bak. Ben ne tebrik edeceğim” diye konuştu. Diğer muhalefet partilerinin tepki vermediğini de dile getiren Başarır, “Biz kimseye saldırmadık. Usul tartışması açmak istedi. Anayasayı aldı iki adım attı ve o anda yüz kişi saldırdı. Ben hemen gidip Murat Emir’i aldım. Oradan Sayın Mahmut Tanal’a saldırmışlar. Kürsüyü işgal eden üzerimize yürüyen AKP Grubu Cumhurbaşkanı bizi suçluyor, çok yazık” ifadelerini kullandı. Başarır, yaşananların ardından herhangi bir uzlaşma iddiasını da reddederek, “Neye uzlaşacağız biz!” dedi.

Özgür Özel'den Akın Gürlek için ilk yorum Haber

Özgür Özel'den Akın Gürlek için ilk yorum

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Partiye operasyon yapmak için İstanbul'a Cumhuriyet Başsavcısı olarak görevlendirilen birisi, bugünün ilk saatlerinde Adalet Bakanlığına atanabilmiştir. İki siyasi görev arasında Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurumsal kimliğine de saldıracak" dedi. Özel, eski Genel Başkan Deniz Baykal için Devlet Mezarlığı'nda düzenlenen anma törenine katıldı. Törenin ardından açıklamalarda bulunan Özel, Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olarak atanmasına ilişkin de ilk kez değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasına Deniz Baykal'ı anarak başlayan Özel, "Deniz Bey'in bakan olduğu ve partinin birinci parti olduğu dönemlerden bugüne, 47 yıl sonra partimizi birinci parti yapabilmiş ve yerel seçimlerde büyük bir zaferi kazanmış durumdayız. Şu an dünyada belediye sayısı en çok olan, Avrupa'da oy oranı en yüksek olan Sosyal Demokrat Parti olarak iktidara yürüyoruz" dedi. "TESLİM OLMAYACAĞIZ, UMUTSUZLUK YOK" Devamla, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olarak atanmasına değinen Özel, partisinin tarihin en ağır siyasi operasyonuyla karşı karşıya olduğunu kaydetti. Özel, "Yarın sabah bu sabahtan daha zor bir sabah olacak. Buna kimsenin şüphesi olmasın" ifadelerini kullandı. Buna karşın mücadele etmekten vazgeçmeyeceklerini vurgulayan Özel, hiçbir koşulda boyun eğmeyeceklerini kaydetti. Özel, "Teslim olmayacağız, umutsuzluk yok. CHP kararlılıkla mücadelesini sürdürecektir" dedi. Özel, şu değerlendirmelerde bulundu: "35 yaşında milletvekili, 36 yaşında Maliye Bakanı olan, 40 yaşında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı iken madenleri kamulaştıracak cesareti gösteren, partimize ve Türkiye Cumhuriyeti’ne pek çok kademede, hep ülkenin ve partinin faydasını gözeterek hizmet etmiş olan, benim açımdan 2009 yılında Manisa Cumhuriyet Meydanı’nda ‘Ona bakınca ben 35 yıl önceki Deniz’i görüyorum’ diyerek ve o gün verdiği öğütlerle, ‘Bu makamlarda sen de bulunacaksın’ diyerek bugünlerde partinin Genel Başkanı olmama yönelik olarak ilk tahminde, öngörüde bulunan, ilk sorumluluğu yükleyen kişinin huzurunda olmanın heyecanını ve sorumluluğunu taşıyorum. Burada bizimle birlikte olan herkes Deniz Bey’le birlikte siyaset yaptı, ondan bir şeyler öğrendi, onunla partiye emek verdi. "BÜYÜK SALDIRININ HERHANGİ BİR SABAHINDAYIZ" Onunla birlikte aynı kabinede yer alanlar, Cumhuriyet Halk Partisi‘ni yönetenler bugün aynı sorumluluk duygusuyla hep birlikte onun huzurundayız. Bizim bu vakitten sonra bir sorumluluğumuz var. Biz Deniz Bey’in Cumhuriyet Halk Partisi’nde bakan olduğu ve partinin birinci parti olduğu dönemlerden bugüne 47 yıl sonra partimizi birinci parti yapabilmiş ve yerel seçimlerde bir büyük zaferi kazanmış, şu an dünyada belediye sayısı en çok olan, Avrupa’da oy oranı en yüksek olan sosyal demokrat parti olarak iktidara yürüyoruz. Ama kolay olmuyor, bunun karşısında da parti siyasi tarihimizin en büyük saldırısına ile karşı karşıyadır. Gün odur ki partiye geçmişte siyasi bir görevde olan, sonra partiyi operasyon yapmak için İstanbul’a Cumhuriyet Başsavcısı olarak görevlendirilen birisi bugünün ilk saatlerinde Adalet Bakanlığı’na atanabilmiştir. İki siyasi görev arasında Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliğine de saldıracak, İstanbul İl Kongresi’ni, iki seçim önceki il kongresini iptal edip oraya kayyım atayacak, o kayyımı hâlen daha bir taraftan görevde tutacak, bir yandan partinin tüm seçilmişlerine her fırsatta iftira kampanyaları üzerinden siyasi bir operasyon olduğu bilinen adli süreçleri yürütecek, sonra da dönüp gelip tekrar siyasi bir pozisyona oturacak ve bütün dünyanın gözünün içine bakıp da ‘Türkiye hukuk devletidir’ diyecekler. Bu büyük saldırının herhangi bir sabahındayız. "YARIN SABAH BU SABAHTAN DAHA ZOR OLACAK" Yarın sabah bu sabahtan daha zor olacak. Buna kimsenin şüphesi olmasın. Ama kimsenin şüphesi de olmasın ki bu saldırıyı ülke en ağır saldırı altında iken ülkeyi saldırıdan, işgalden kurtarıp bu ülkeye bir Cumhuriyet ve ardından demokrasi hediye edebilmiş bir partinin kararlılığı, mücadelesi ve direnci bugünlere de damgasını vuracak. Teslim olmayacağız, boyun eğmeyeceğiz ve Sayın Genel Başkanımızın huzuruna nasıl bugün Türkiye’nin birinci partisi olarak geldiysek, Türkiye’yi yöneten iktidar partisinin, Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı, o partinin sorumluluk almış siyasetçileri dünüyle, bugünüyle, yarınıyla el ele, omuz omuza, kol kola girmiş yürüyen Atatürkçüler, Cumhuriyetçiler ve Cumhuriyet Halk Partililer olarak buraya tekrar geleceğiz. O yüzden saldırı altında olmamızı ve bu saldırıların ardı arkası kesilmeyeceğini düşünmemizi ve bunun bir umutsuzluk yaymasını bekleyenlere sadece ‘Daha çok beklersiniz, Cumhuriyet Halk Partisi kararlılıkla mücadelesini sürdürecektir ve bu milletin bir kez daha bu ülkeyi ayağa kaldırma görevini vereceği güne kadar da mücadelesini sürdürecektir’ diyorum. Hepimizin başı sağ olsun. Hatırası önünde bir kez daha hep birlikte saygıyla eğiliyoruz." "ZULMÜNÜZ ARTSIN Kİ SONUNUZ GELSİN" Devamla basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özel, Gürlek'in atamasıyla ilgili değerlendirmesine devam etti. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı atama ile kendi tezlerini doğruladığını belirten Özel, "Zulmünüz artsın ki sonunuz gelsin. Sizden korkan sizin gibi olsun" diye konuştu. Özel, şöyle devam etti: "Erdoğan'ın iddiası nedir; 'Türkiye bir hukuk devletidir.' Bizim iddiamız nedir; 'Bu yapılanlar yargılama değil, siyasi bir operasyondur. Bizim suçumuz Erdoğan'ı yenmektir.'" "Erdoğan'ın kendilerini normal siyasi bir mücadeleyle yenemeyeceği için geleceğin iktidarına ve Cumhurbaşkanına darbe girişiminde bulunduğunu, bunu da Akın Gürlek'in şeklen istanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak atadığını, sonrasında yine siyasi bir göreve getirdiğini" söyleyen Özel, "Biz durduğumuz yerdeyiz. Cumhuriyet Halk Partisi'ni hiçbir sıra dışı müdahale, hiçbir saldırı yıldıramaz" şeklinde konuştu. Akın Gürlek'e yönelik eleştirilerini sürdüren Özel, şu ifadeleri kullandı: "Akın Gürlek her zaman Erdoğan'ın maşasıydı, emir eriydi, onun adına kul hakkı yiyendi, mala çökendi Bakanlık koltuğu yargılanmama, dokunulmazlık hakkı veriyor. Ne zamana kadar? Milletimiz yetkiyi bize verip, biz onu Yüce Divan'da çatır çatır yargılatana kadar." Eski İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'ya da seslenen Özel, "Ona 8 Eylül 2025 günü bir mesaj yazmıştım. CHP'nin İstanbul İl Başkanlığına 5 bin polis soktuğu gün bir mesaj yazmıştım. Dedim ki 'bu mesajı sana sonra bir daha okutacağım.' Şimdi o mesajı bir okusun. O mesajı bir gün bir daha okutacağım."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.