CHP'li Muharrem İnce, sosyal medya hesabından yayımladığı kapsamlı açıklamada CHP’ye destek verdiğini belirterek, parti içindeki tartışmaların son bulması gerektiğini söyledi. İnce, CHP’nin Türkiye’nin demokratik geleceği açısından kritik bir rol üstlendiğini vurguladı.
Haber Giriş Tarihi: 09.06.2026 17:43
Haber Güncellenme Tarihi: 09.06.2026 17:45
Kaynak:
Haber Merkezi
Sosyal medya hesabından açıklama yayımlayan Muharrem İnce, CHP’de yaşanan tartışmaların partiye zarar verdiğini savundu. CHP'nin Türkiye'nin "sigortası" olduğunu ifade eden İnce, parti içinde ayrışma yerine birlik çağrısında bulunurken, CHP’nin üyelerinin iradesine dayanan daha demokratik bir yapıya kavuşturulması gerektiğini dile getirdi. İnce açıklamasında, Türkiye'nin içinde bulunduğu siyasi ve ekonomik koşullar nedeniyle CHP'nin güçlü ve bütünlüklü bir şekilde yoluna devam etmesinin önem taşıdığını belirtti.
CHP benim 40 yıllık emeğimdir, göz yaşımdır, alın terimdir, torunlarıma bırakacağım demokratik Cumhuriyet mücadelesi mirasımdır. CHP, Türkiye’nin sigortası, yıkılmaması gereken kalesidir. Kurucu parti parçalanırsa, Türkiye parçalanır; eşit ve özgür bireyler üzerinde yükselen demokratik Cumhuriyet yok olur. CHP bu nedenle hedeftir. İktidar ve medyası CHP’yi parçalamak için adeta çırpınmaktadır.
Ne yazık ki CHP, Saray rejiminin kurduğu tuzağa düşmüştür. 'Arınma' ve 'direnme' kavramları etrafında, CHP’yi parçalanmaya taşıyan anlamsız, gereksiz, yersiz ve talihsiz sert bir kavga yürütülmektedir. Kavgayı kızıştıran, Partiyi ayrıştıran eylem ve söylemlerin, CHP’nin ve Türkiye’nin aleyhine olduğunu görmek için siyaseten kör olmak gerekir. Siyasette küskünlük ve kırgınlık olmaz. Siyaset uzun süreli ve uzun soluklu bir mücadele alanıdır, vazgeçmemek gerekir. Türkiye’nin ve Partinin menfaati neyi gerektiriyorsa o yönde serin kanlılıkla hareket etmek gerekir.
Hiç kimsenin partililiği tartışılmamalı; kimse ağır hakaretlerin hedefi haline getirilmemelidir. CHP, herhangi bir dinin, mezhebin, sosyal sınıfın veya etnik kimliğin partisi olamaz. CHP, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesi olan dil, din, mezhep, ırk veya etnik köken ayrımı gözetmeksizin, devletle hukuki bağı eşit yurttaş olarak gören anlayıştan ve laik, demokratik ve sosyal hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ni savunmaktan asla vazgeçemez. Süreçte hayal kırıklığı yaşayan arkadaşlarımızın süreci soğuk kanlılıkla takip etmeleri, asla mücadeleyi ve Partiyi bırakmamaları, ayrı parti kurma gibi yollara tevessül etmemeleri gerekir. Bir dönem, CHP’den ayrılma deneyimini yaşamış ve geri dönmüş biri olarak CHP’den ayrılmanın ve yeni bir parti kurmanın doğru bir yol ve siyasi karar olmadığını bütün samimiyetimle yol arkadaşlarıma söylemeliyim.
O halde ne yapmalı?
CHP mutlaka ayakta kalmalı; parçalanmamalıdır. CHP çıkarların değil, ülkenin ve kamu yararının partisi konumunu güçlendirmeli, seçmenin sahip çıkacağı ve göğsünü gere gere gururla savunacağı bir parti haline gelmelidir. AKP iktidarlarının olağan hale getirdiği siyaset üzerinden zenginleşme ve kamu kaynakları üzerinden ideolojisine bağlı sermaye sınıfı yaratma anlayışı CHP’de nefes alamamalı ve hayat bulmamalıdır. CHP’nin gerçek sahibi üyeleridir. Hiç itiraz etmeden acil bir Tüzük Kurultayı toplanmalıdır. Tüzük, AKP tüzüğünden aşırılan maddelerden temizlenerek, genel başkan, parti meclisi, milletvekili, belediye başkanı ve meclis üyelerinin parti üyeleri tarafından seçileceği demokratik bir yapıya kavuşturulmalıdır. Demokrasi halkın iradesine dayanır. Demokrasiyi savunan CHP de üyelerinin iradesine dayanmak ve meşruiyetini üyelerinden almak zorundadır. Ardından da hiç geciktirilmeksizin genel başkan ve parti meclisinin parti üyeleri tarafından seçileceği kurultay acilen toplanmalı ve despotik saray rejiminin tuzağı boşa çıkarılmalıdır.
Çünkü Türkiye’nin dört bir yanı ateş çemberidir. Bu ateş çemberinin içine Türkiye de çekilmek istenmektedir. Ülkemizin bu zor zamanlarında, 'Yurtta barış, dünyada barış' ilkesi ile hareket eden CHP’ye her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır.
Saray rejimi, başarısızlıklarını perdelemek, Türkiye’ye verdiği zararın konuşulmasını engellemek ve rejim değişikliği sürecinde CHP’yi güçten düşürüp pasifize etmek için halkın önüne CHP’yi, CHP’nin önüne de CHP’yi parçalamak için CHP’lileri atmıştır.
Planlandığı ve dolayısıyla beklendiği üzere mutlak butlan kararıyla birlikte CHP ikiye bölünmüş; butlan ile gelenler 'arınmak', butlanla gidenler 'direnmek' kavramlarını politikalarının temeline yerleştirerek giriştikleri mücadelede Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu partisi CHP’nin genel merkezine polisle girildiği ve CHP Genel Merkezi’nin polisle boşaltıldığı görüntüleri dünyaya izletmişlerdir.
Bugün grup toplantısı öncesinde yaşananları da bu süreçten ayrı düşünmemek ve umudunu CHP’ye bağlayan milyonlarca seçmenin gözyaşlarına sebep olduğunu görmezden gelemeyiz.
Arınmak, direnmek yetmez; bu noktaya nasıl geldiğimizle ilgili de yüzleşmek zorundayız.
Sonuç olarak; CHP yalnızca bir seçim partisi değil, Cumhuriyet’in kurucu partisidir. Bu itibarla CHP’nin görevi, yalnızca iktidarı değiştirmek değil, Türkiye’nin yönünü değiştirmektir. Bunun için CHP’nin parçalanması değil, bütün kadrolarıyla kol kola, sımsıkı, omuz omuza ve başı dik bir şekilde ayakta durması gerekmektedir. Demokratik, laik, sosyal hukuk devletine gönül vermiş tüm yurttaşlarımızı CHP’ye üye olmaya; CHP’nin altı okunda simgeleşen Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik, Halkçılık, Laiklik, Devletçilik ve Devrimcilik ilkelerine dayalı ideolojisini benimsemiş üyelerimizi de CHP’ye sahip çıkmaya davet ediyorum. CHP’nin gerçek sahibi halkın gönlü ve üyelerinin iradeleridir.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Muharrem İnce: CHP’nin yanındayım
CHP'li Muharrem İnce, sosyal medya hesabından yayımladığı kapsamlı açıklamada CHP’ye destek verdiğini belirterek, parti içindeki tartışmaların son bulması gerektiğini söyledi. İnce, CHP’nin Türkiye’nin demokratik geleceği açısından kritik bir rol üstlendiğini vurguladı.
Sosyal medya hesabından açıklama yayımlayan Muharrem İnce, CHP’de yaşanan tartışmaların partiye zarar verdiğini savundu. CHP'nin Türkiye'nin "sigortası" olduğunu ifade eden İnce, parti içinde ayrışma yerine birlik çağrısında bulunurken, CHP’nin üyelerinin iradesine dayanan daha demokratik bir yapıya kavuşturulması gerektiğini dile getirdi. İnce açıklamasında, Türkiye'nin içinde bulunduğu siyasi ve ekonomik koşullar nedeniyle CHP'nin güçlü ve bütünlüklü bir şekilde yoluna devam etmesinin önem taşıdığını belirtti.
Muharrem İnce'nin açıklaması şöyle:
Nerede durduğumu soranlara cevabımdır: CHP’nin yanındayım.
CHP benim 40 yıllık emeğimdir, göz yaşımdır, alın terimdir, torunlarıma bırakacağım demokratik Cumhuriyet mücadelesi mirasımdır. CHP, Türkiye’nin sigortası, yıkılmaması gereken kalesidir. Kurucu parti parçalanırsa, Türkiye parçalanır; eşit ve özgür bireyler üzerinde yükselen demokratik Cumhuriyet yok olur. CHP bu nedenle hedeftir. İktidar ve medyası CHP’yi parçalamak için adeta çırpınmaktadır.
Ne yazık ki CHP, Saray rejiminin kurduğu tuzağa düşmüştür. 'Arınma' ve 'direnme' kavramları etrafında, CHP’yi parçalanmaya taşıyan anlamsız, gereksiz, yersiz ve talihsiz sert bir kavga yürütülmektedir. Kavgayı kızıştıran, Partiyi ayrıştıran eylem ve söylemlerin, CHP’nin ve Türkiye’nin aleyhine olduğunu görmek için siyaseten kör olmak gerekir. Siyasette küskünlük ve kırgınlık olmaz. Siyaset uzun süreli ve uzun soluklu bir mücadele alanıdır, vazgeçmemek gerekir. Türkiye’nin ve Partinin menfaati neyi gerektiriyorsa o yönde serin kanlılıkla hareket etmek gerekir.
Hiç kimsenin partililiği tartışılmamalı; kimse ağır hakaretlerin hedefi haline getirilmemelidir. CHP, herhangi bir dinin, mezhebin, sosyal sınıfın veya etnik kimliğin partisi olamaz. CHP, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesi olan dil, din, mezhep, ırk veya etnik köken ayrımı gözetmeksizin, devletle hukuki bağı eşit yurttaş olarak gören anlayıştan ve laik, demokratik ve sosyal hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ni savunmaktan asla vazgeçemez. Süreçte hayal kırıklığı yaşayan arkadaşlarımızın süreci soğuk kanlılıkla takip etmeleri, asla mücadeleyi ve Partiyi bırakmamaları, ayrı parti kurma gibi yollara tevessül etmemeleri gerekir. Bir dönem, CHP’den ayrılma deneyimini yaşamış ve geri dönmüş biri olarak CHP’den ayrılmanın ve yeni bir parti kurmanın doğru bir yol ve siyasi karar olmadığını bütün samimiyetimle yol arkadaşlarıma söylemeliyim.
O halde ne yapmalı?
CHP mutlaka ayakta kalmalı; parçalanmamalıdır. CHP çıkarların değil, ülkenin ve kamu yararının partisi konumunu güçlendirmeli, seçmenin sahip çıkacağı ve göğsünü gere gere gururla savunacağı bir parti haline gelmelidir. AKP iktidarlarının olağan hale getirdiği siyaset üzerinden zenginleşme ve kamu kaynakları üzerinden ideolojisine bağlı sermaye sınıfı yaratma anlayışı CHP’de nefes alamamalı ve hayat bulmamalıdır. CHP’nin gerçek sahibi üyeleridir. Hiç itiraz etmeden acil bir Tüzük Kurultayı toplanmalıdır. Tüzük, AKP tüzüğünden aşırılan maddelerden temizlenerek, genel başkan, parti meclisi, milletvekili, belediye başkanı ve meclis üyelerinin parti üyeleri tarafından seçileceği demokratik bir yapıya kavuşturulmalıdır. Demokrasi halkın iradesine dayanır. Demokrasiyi savunan CHP de üyelerinin iradesine dayanmak ve meşruiyetini üyelerinden almak zorundadır. Ardından da hiç geciktirilmeksizin genel başkan ve parti meclisinin parti üyeleri tarafından seçileceği kurultay acilen toplanmalı ve despotik saray rejiminin tuzağı boşa çıkarılmalıdır.
Çünkü Türkiye’nin dört bir yanı ateş çemberidir. Bu ateş çemberinin içine Türkiye de çekilmek istenmektedir. Ülkemizin bu zor zamanlarında, 'Yurtta barış, dünyada barış' ilkesi ile hareket eden CHP’ye her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır.
Saray rejimi, başarısızlıklarını perdelemek, Türkiye’ye verdiği zararın konuşulmasını engellemek ve rejim değişikliği sürecinde CHP’yi güçten düşürüp pasifize etmek için halkın önüne CHP’yi, CHP’nin önüne de CHP’yi parçalamak için CHP’lileri atmıştır.
Planlandığı ve dolayısıyla beklendiği üzere mutlak butlan kararıyla birlikte CHP ikiye bölünmüş; butlan ile gelenler 'arınmak', butlanla gidenler 'direnmek' kavramlarını politikalarının temeline yerleştirerek giriştikleri mücadelede Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu partisi CHP’nin genel merkezine polisle girildiği ve CHP Genel Merkezi’nin polisle boşaltıldığı görüntüleri dünyaya izletmişlerdir.
Bugün grup toplantısı öncesinde yaşananları da bu süreçten ayrı düşünmemek ve umudunu CHP’ye bağlayan milyonlarca seçmenin gözyaşlarına sebep olduğunu görmezden gelemeyiz.
Arınmak, direnmek yetmez; bu noktaya nasıl geldiğimizle ilgili de yüzleşmek zorundayız.
Sonuç olarak; CHP yalnızca bir seçim partisi değil, Cumhuriyet’in kurucu partisidir. Bu itibarla CHP’nin görevi, yalnızca iktidarı değiştirmek değil, Türkiye’nin yönünü değiştirmektir. Bunun için CHP’nin parçalanması değil, bütün kadrolarıyla kol kola, sımsıkı, omuz omuza ve başı dik bir şekilde ayakta durması gerekmektedir. Demokratik, laik, sosyal hukuk devletine gönül vermiş tüm yurttaşlarımızı CHP’ye üye olmaya; CHP’nin altı okunda simgeleşen Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik, Halkçılık, Laiklik, Devletçilik ve Devrimcilik ilkelerine dayalı ideolojisini benimsemiş üyelerimizi de CHP’ye sahip çıkmaya davet ediyorum. CHP’nin gerçek sahibi halkın gönlü ve üyelerinin iradeleridir.
Kaynak: Haber Merkezi
En Çok Okunan Haberler