Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

6 Şubat depreminde ailesini kaybedene 550 bin liralık manevi tazminat verildi: Belediye, bakanlık ve AFAD itiraz etti

Adıyaman 2. İdare Mahkemesi’nin, 6 Şubat depremlerinde anne, baba ve 3 kardeşini kaybeden kişinin açtığı davada, Adıyaman Belediyesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile AFAD’ın toplam 550 bin lira manevi tazminat ödemesi kararına, 3 kamu kurumunun da itiraz ettiği öğrenildi.

Haber Giriş Tarihi: 13.05.2026 10:22
Haber Güncellenme Tarihi: 13.05.2026 10:25
Kaynak: ANKA
6 Şubat depreminde ailesini kaybedene 550 bin liralık manevi tazminat verildi: Belediye, bakanlık ve AFAD itiraz etti

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde, Adıyaman’ın Merkez ilçesine bağlı Cumhuriyet Mahallesi’nde bulunan apartmanın yıkılması sonucu anne, baba ve üç kardeşini kaybeden bir depremzede, Adıyaman Belediyesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın hizmet kusuru bulunduğu gerekçesiyle, anne ve babasının desteğinden yoksun kalma tazminatı ile vefat eden yakınları için toplam 5 milyon lira manevi tazminat istemiyle dava açtı.

Adıyaman 2. İdare Mahkemesi’nde görülen davada, kamu kurumları ayrı ayrı savunmalarını sundu.

“Manevi tazminat talebi zenginleşmeye yöneliktir”

Adıyaman Belediyesi savunmasında, idarenin herhangi bir ihmal veya kusurunun bulunmadığını, söz konusu zararın mücbir sebepten kaynaklandığını, dava konusu taşınmaz için yapı ruhsatı düzenlendiğini ve binanın yapılış tarihi itibarıyla idarenin üzerine düşen tüm yasal sorumlulukları yerine getirdiğini öne sürdü. Belediye, “talep edilen manevi tazminat miktarının hak ve nesafet kurallarına aykırı olduğu, manevi tazminat talebinin zenginleşmeye yönelik olduğu, talep edilen faiz türünün ve başlangıç tarihinin ise kanuna aykırı olduğu”nu ileri sürerek, davanın reddini istedi.

“Mücavir alan içinde belediye, dışında valilik sorumludur”

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ise savunmasında, Bakanlığın hasım mevkine alınmayacağını iddia ederek, imar mevzuatına göre şehirlerin planlaması, planlamada ortaya konulan ilkeler ve kararlar, yapılaşma düzeni, depreme ve heyelana karşı dayanıklılığın kontrolü gibi konularda mücavir alan içinde belediyelerin, mücavir alan dışında ise valiliklerin (il özel idarelerinin) sorumlu olduğunu belirtti. Bakanlık, bu nedenle davanın reddedilmesi gerektiğini savundu.

“Deprem nedeniyle afetzedelere gerekli yardım yapıldı”

AFAD da savunmasında, usül yönünden kuruma husumet yöneltilemeyeceğini, esas yönünden ise “6 Şubat 2023 depreminin ardından ilk andan itibaren gerekli koordinasyonun sağlandığını, ulusal ve uluslararası arama kurtarma ekiplerinin bölgeye sevk edildiğini, ilgili kurumlarla iletişim içinde afet yönetimi ve zararın azaltılmasına yönelik görevlerin yerine getirildiğini” öne sürdü. Kurum, “idarenin herhangi bir eylem veya işlemi ile dava konusu zarar arasında illiyet bağı bulunmadığını, yapı inşa sürecinde yetki ve sorumluluklarının olmadığını, deprem nedeniyle afetzedelere gerekli yardımların yapıldığını” belirtti. Ayrıca tazminat hesabında yapılan yardım ve sigorta ödemelerinin dikkate alınması gerektiğini, manevi tazminatı gerektirecek bir sebep bulunmadığını ve kendilerine atfedilebilecek bir kusur olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etti.

Başvurucuya 550 bin lira yasal faiziyle ödenecek

ANKA Haber Ajansı’nın aldığı bilgiye göre, Adıyaman 2. İdare Mahkemesi, başvurucunun maddi tazminat isteminin reddine, anne, baba ve üç kardeşi için 550 bin lira manevi tazminat ödenmesine hükmetti. Tutar, başvuru tarihi olan 29 Ocak 2024’ten itibaren işleyecek yasal faiziyle davacıya ödenecek. Manevi tazminat istemine ilişkin kararda şu ifadelere yer verildi:

“Bakılan davada, davacılar tarafından manevi tazminat da istendiğinden, manevi zarar, kişinin fizik yapısının ve iç huzurunun bozulmasını, yaşama gücünün ve sevincinin azalmasını, kişilik haklarının zedelenmesini, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesini, ölüm veya uğranılan diğer cismani zarar nedeniyle duyulan acı ve ıstırabı, kişinin günlük yaşamını zorlaştıran belli ağırlıktaki her türlü üzüntü ve sıkıntıyı ifade etmektedir. Kendisinin veya yakınlarının uğradığı tecavüz, saldırı veya meydana gelen bir ölüm olayı sonucunda; fiziki veya manevi acılar duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan kişinin manevi yönden zarara uğramış olduğu kabul edilmektedir.

Manevi tazminat, kişinin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ısdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın, zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.

Kusur oranlarına göre dağıtıldı

Manevi tazminat, ilgilisinin mamelekinde meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı olmayıp, manevi tatmin aracı olduğundan zenginleşmeye yol açmayacak miktarda, fakat olayın vuku buluş şekli ve zararın niteliği ile idarelerin bu olaydaki kusurunun ağırlığı, idarelerin sorumluluğunun özelliğini ifade edecek ölçüde saptanması gerektiğinden olayın niteliği göz önünde bulundurularak, müteveffalar davacının babası ve annesi bakımından talep edilen 1 milyon TL’lik manevi tazminat talebinin 125 bin TL’lik kısmının kabulüne, müteveffalar 3 kardeşi bakımından her biri için ayrı ayrı talep edilen 1 milyon TL’lik manevi tazminat talebinin 100 bin TL’lik kısmının kabulüne, toplam 4 milyon 450 bin TL’lik kısmının reddine hükmedilerek; bu kapsamda, dava konusu taşınmazın yıkılmasında davalı idarelerin kusurları toplamının yüzde 25 olduğu, kabul edilen 550 bin TL manevi tazminatın davalı idarelerin kusurlarına karşılık gelmek üzere hesaplandığında, yüzde 20 kusurlu 440 bin TL’nin Adıyaman Belediye Başkanlığınca, yüzde 3 kusurlu 66 bin TL’nin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca, yüzde 2 kusurlu 44 bin TL’nin ise Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığınca davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.”

3 kamu kurumu da itiraz etti

Edinilen bilgiye göre, 3 kamu kurumu da İdare Mahkemesi’nin kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesi talebiyle İstinaf Mahkemesi’ne başvurdu.

Kaynak: ANKA

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.