Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

İsrail “öldürüldü” dedi: İran’ın kilit ismi Ali Laricani kimdir?

İsrail Ordusu’nun bugün öldürüldüğünü öne sürdüğü Ali Laricani’nin hayatta olup olmadığına ilişkin belirsizlik sürüyor. İran güvenlik sisteminin en üst organı olan Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi’nin sekreteri ve rejimin en güçlü figürlerinden biri olarak gösterilen Laricani hakkında neler biliniyor?

Haber Giriş Tarihi: 17.03.2026 16:52
Haber Güncellenme Tarihi: 17.03.2026 16:53
Kaynak: BirGün
İsrail “öldürüldü” dedi: İran’ın kilit ismi Ali Laricani kimdir?

ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırıları 18. gününde sürerken bugün İsrail Ordusu tarafından yapılan açıklamada, üst düzey İranlı devlet yetkililerine yönelik saldırılar sonucunda İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Ali Laricani'nin öldürüldüğü iddia edildi.

Laricani'nin öldürüldüğü yönünde haberlerin ortaya çıkmasının hemen ardından ise sosyal medya hesabından bir gönderi paylaşıldı.

Laricani'nin durumuna ilişkin henüz kesinleşmiş bir bilgi bulunmazken, olası ölümünün İran'da nasıl bir etki yaratacağı belirsiz.

ALİ LARİCANİ KİMDİR?

Bugün İran'ın güvenlik bürokrasisinin en üst kurulu olan Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi'nin Sekreteri olan Laricani hakkında “gölge rehber” tanımı yapılırken, aynı zamanda felsefeci kimliğiyle de biliniyor.

İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in öldürülmesinin hemen ardından Laricani'nin ismi yeni rehber adayları arasında da gösterilmişti.

Laricani, Hamaney öldürüldükten 24 saat sonra televizyon ekranlarına çıkmış ve ulusa seslenmişti. Konuşmasında ABD'nin, İsrail'in dayatmaları sonucunda saldırı kararı verdiğini savunmuş ve ABD-İsrail'i bu saldırılarından dolayı pişman edecekleri mesajını vermişti.

Sert mesajlarının yanı sıra Laricani, İran'ın nükleer müzakerelerini yöneten ve on yıllara yayılan siyasi kariyeri boyunca hem rejim içinde güçlü bir aktör hem de Rusya, Çin ve hatta ABD ile ilişkilerde yetkin bir müzakereci olarak öne çıktı.

AİLESİ DEVLETİN İÇİNDE

1958 yılında Irak’ın Necef kentinde, varlıklı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Laricani, rejim içinde derin dini ve siyasi bağları olan bir aileye mensup olarak biliniyor.

Ailesindeki birçok ismin devletin çeşitli kademelerinde görev alması nedeniyle ABD merkezli Time dergisi, eski ABD Başkanı John F. Kennedy'nin ailesine atıfla Laricani ailesini “İran'ın Kennedy'leri” olarak nitelendirmişti.

Laricani'nin babası Mirza Haşim Amuli üst düzey dini bir makam olan “Ayetullah” unvanına sahipti.

Kardeşi Sadık Erdeşir Laricani de “Ayetullah” unvanına ulaştı ve 2009-2019 yılları arasında İran yargısını yönetti. Bir diğer kardeşi Muhammed Cevad Laricani ise Hamaney'e danışmanlık yapmış kıdemli bir dış politika figürü.

Kayınpederi Murtaza Mutahhari de 1979 İslam Devrimi'nde Humeyni'nin yakın çevresinde bulunan bir din adamıydı.

KANT ÜZERİNE ÇALIŞMALAR

1958 doğumlu Laricani, 20 yaşında İran İslam Cumhuriyeti'nin kurucusu Ruhullah Humeyni'nin yakın isimlerinden Morteza Motahhari'nin kızı Farideh Motahari ile evlendi.

1981'de “rejimin bekçisi” olarak bilinen Devrim Muhafızları'na katıldı.

1980'lerde İran-Irak savaşının ilk yıllarında komutan olarak görev aldı.

Daha sonra bir dini okula kayıt oldu ancak ilgisi bilgisayar bilimi ve matematik alanına kaydı. Bu alanlarda eğitim aldıktan sonra Tahran Üniversitesi'nde Batı felsefesi alanında yüksek lisans ve doktora yaptı.

Akademik çalışmaları, doktora tezini de hakkında yazdığı Alman filozof Immanuel Kant üzerinde yoğunlaştı.

CUMHURBAŞKANLIĞI ADAYLIĞI VE AHMEDİNEJAD’LA GÖRÜŞ AYRILIĞI

Felsefe eğitimi sürerken, Ali Laricani savaş geçmişi ve güçlü aile bağlarının da etkisiyle siyasette yükseldi ve henüz 30’lu yaşlarının ortasındayken İran’ın kültür bakanlığı görevine getirildi.

1994 yılında Ayetullah Ali Hamaney tarafından İran devlet televizyonunun başına atanan Laricani, bu görevde yaklaşık on yıl kaldı.

Bu dönemde yayın kuruluşunu hükümet çizgisinde bir araç olarak kullandı. Özellikle “Hoviat” (Kimlik) adlı program, rejim karşıtı aydınları Batı destekli “hainler” olarak damgalayan içerikleriyle dikkat çekti.

Laricani, 2005 yılında cumhurbaşkanlığı için yarıştı ancak ilk turda oyların yüzde 6’sından azını alarak ikinci tura kalamadı. Seçimi ise sertlik yanlısı Mahmud Ahmedinejad kazandı.

Bu sürecin ardından Laricani, İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreterliği görevine getirildi ve aynı zamanda ülkenin baş nükleer müzakerecisi oldu. Ancak Ahmedinejad ile yaşadığı görüş ayrılıkları nedeniyle 2007 yılında bu görevinden ayrıldı.

MECLİS DÖNEMİ VE NÜKLEER ANLAŞMA

İran'daki sertlik yanlılarıyla yaşanan çatışmalar Laricani'nin siyasi kariyerini etkilemeye devam etti. Buna rağmen 2008'de parlamento başkanlığı görevini üstlendi ve bu görevini 12 yıl boyunca sürdürdü.

Parlamentodaki bu süreçte Laricani, İran ile ABD, Çin, Rusya, Almanya, İngiltere ve Fransa arasında imzalanan ve İran'ın nükleer programını sınırlamayı, karşılığında yaptırımların kaldırılmasını amaçlayan 2015 tarihli JCPOA anlaşmasına yasama desteği sağlanmasında kilit rol oynadı.

Anlaşma, Barack Obama döneminde imzalanmış, ancak ABD Başkanı Donald Trump tarafından 2018 yılında feshedilmişti.

ÇİN ANLAŞMASI VE VETO EDİLEN ADAYLIK

2020 yılında Laricani, Çin ile imzalanacak 25 yıllık stratejik iş birliği anlaşmasını yürütmekle görevlendirildi. İran’ın enerji sektörüne yaklaşık 400 milyar dolarlık Çin yatırımını içeren anlaşma bir yıl içinde hayata geçirildi.

Bu gelişmenin ardından 2021’de yeniden cumhurbaşkanlığına aday olmak istedi. Ancak adaylığı İran Anayasa Koruma Konseyi tarafından veto edildi.

Hamaney tarafından atanan altı din adamı ve Meclis tarafından onaylanan altı hukukçudan oluşan kurul, kararın gerekçesini açıklamadı.

Kararın arka planına dair farklı iddialar gündeme geldi. Bazı yorumlarda Laricani’nin kızının ABD’de yaşaması ve İngiltere pasaportuna sahip olması etkili gösterilirken, bazı değerlendirmeler bunun İbrahim Reisi’nin önünü açmak için yapıldığını savundu.

Ayetullah Sadık Laricani ise kardeşinin adaylığının “gizli servis kaynaklı yanlış bilgilere” dayanılarak engellendiğini ileri sürdü.

YENİDEN ADAYLIK VE GÖREVE DÖNÜŞ

İran'ın eski Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi'nin 2024'te bir helikopter kazasında hayatını kaybetmesinin ardından Laricani yeniden aday olmak istedi ancak bir kez daha yarıştan men edildi. Seçimi ılımlı Mesud Pezeşkian kazandı.

Ağustos 2025'te Cumhurbaşkanı Pezeşkian tarafından Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi sekreterliğine atanarak yeniden etkili bir konuma geldi.

Göreve geldikten sonra daha sert bir tutum sergiledi. Ekim 2025'te Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) ile iş birliği anlaşmasını iptal ettiği ve ajansın raporlarının “artık etkili olmadığını” söylediği yönünde haberler gündeme geldi.

SAVAŞ ORTAMINDA DİPLOMASİ

Sert söylemlerine rağmen Laricani, İran sistemi içinde pragmatik ve uzlaşmaya açık bir aktör olarak da değerlendiriliyor.

Gerilimin tırmanmasından kısa süre önce ABD ile dolaylı temaslar yürüttüğü bildirildi.

Şubat ayında Umman arabuluculuğunda yapılan görüşmelerde Tahran’ın Washington’dan somut bir teklif almadığını söylemiş ve İsrail’i diplomatik süreci sabote ederek “savaş çıkarmaya” çalışmakla suçlamıştı.

DURUMU BELİRSİZ

Laricani getiğimiz günlerde İran'da kitlesel bir yürüyüşe katılmış ve bu yürüyüşten verdiği görüntüler kamuoyuna yansımıştı.

Bugünkü saldırıdan bir gün önce yaptığı açıklamada ise İslam ülkelerine birlik çağrısında bulunmuştu.

Sosyal medya üzerinden yayımladığı mesajda, ABD ve İsrail’e karşı ortak duruş sergilenmesi gerektiğini vurgulayan Laricani, bölgedeki saflaşmaya dikkat çekmişti.

Laricani'nin hayatta olup olmadığına ilişkin henüz kesinleşmiş bir bilgi bulunmuyor.

Kaynak: BirGün

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.