Bursa'nın Kestel ilçesinde faaliyet gösteren Güneş Tekstil'in kapasite artışı sonrası oluşan gürültü ve hava kirliliğine tepki gösteren mahalle sakinleri yürüyüş düzenledi.
Haber Giriş Tarihi: 04.04.2026 16:01
Haber Güncellenme Tarihi: 04.04.2026 16:01
Kaynak:
Haber Merkezi
Kestelliler, "Kestel halkı nefes almak istiyor" sloganıyla bir araya gelerek, yaşam alanlarının ortasında faaliyet gösteren fabrikanın çevreye ve insan sağlığına zarar verdiğini dile getirdi.
Kestel Çevre Platformu tarafından yapılan açıklama şöyle:
"Bugün burada, Kestel'in kalbinde, yaşam alanlarımızın tam ortasında faaliyet gösteren Güneş Tekstil'in sebep olduğu çevre katliamına ve insan sağlığını hiçe sayan uygulamalarına "Dur!" demek için toplanmış bulunuyoruz.
Bir zamanlar Kestel; bağları, bahçeleriyle, tertemiz akan dereleriyle doğa harikası olarak anılırdı. Günümüzde ise hava kirliliğinde en üst sıralarda yer almaktadır. Kara dumanlarla kirletilen havası, zehir akan dereleriyle anılmaktadır. Artık dört bir yanı sanayi ile çevrili olan Kestel'imizin ne yazık ki havası, doğası, çevresi pistir ve insanları zehirlenmektedir.
Kestel'imizi ve kurulu bulunduğu Kale Mahallesi'ni zehirleyen fabrikalardan biri de Güneş Tekstil'dir. Gelinen noktada Güneş Tekstil, üretim kapasitesini artırırken çevresindeki yaşamı tüketmeyi tercih etmiştir.
Söz konusu fabrika, gece ve gündüz fark etmeksizin yasal sınırların çok üzerinde bir ses düzeyiyle çalışmaktadır. Mahalle sakinlerimizin en temel hakkı olan dinlenme hakkı ellerinden alınmıştır. Özellikle çocuklarımızın ve yaşlılarımızın uyku düzeni bozulmuş, psikolojik sağlıkları ciddi bir tehdit altına girmiştir. Bir konut alanında bu düzeyde bir gürültüye izin verilmesi kabul edilemez.
Fabrika bacalarından salınan duman, toz ve geniz yakan ağır kokular, Kestel'in havasını solunamaz hale getirmiştir. Bizler evlerimizde camlarımızı açamaz, balkonlarımızı kullanamaz durumdayız. Bu kirlilik sadece bir konfor meselesi değil; uzun vadede kronik solunum yolu hastalıklarına davetiye çıkaran bir halk sağlığı sorunudur.
İşletmenin son dönemde gerçekleştirdiği kontrolsüz kapasite artırımı, bölgemizdeki araç trafiğini ve atık yoğunluğunu katlanılamaz bir boyuta taşımıştır. Konut alanlarına bu kadar yakın bir noktada, devasa ölçekli sanayi faaliyetlerinin yürütülmesi en temel şehircilik ilkelerine ve bölge planlamasına aykırıdır.
Kestel Çevre Platformu olarak yetkililere sesleniyoruz:
Söz konusu işletmenin iş yeri açma ve çalışma ruhsatının mevcut kapasiteye uygun olup olmadığının denetlenmesini,
İlgili adreste gürültü ölçümü (desibel kontrolü) ve hava kalitesi ölçümü yapılmasını,
İşletmenin çevre izin ve lisans belgelerinin, emisyon raporlarının incelenmesini,
Varsa mevzuata aykırı durumların giderilmesi için gerekli idari yaptırımların uygulanmasını ve kapasite artışının durdurulması dahil tüm önlemlerin alınmasını talep ediyoruz.
Yetkili kurumlara bir kez daha sesleniyoruz: Havamızı zehirleyen, halkın sağlığı ile oynayan işletmelere karşı gerekli denetimleri derhal gerçekleştirin, mevzuata aykırılık tespit edilmesi halinde yasal yaptırımları eksiksiz uygulayın.
Bu noktada açıkça ifade ediyoruz ki; Anayasa'nın 56. maddesi uyarınca herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Bu hakkın korunması yalnızca devletin değil, aynı zamanda tüm gerçek ve tüzel kişilerin sorumluluğundadır.
Kestel Çevre Platformu olarak, çevreye zarar veren, mevzuata aykırı faaliyet yürüten ya da gerekli önlemleri almayan tüm işletmeleri yakından takip edeceğimizi; gerekli durumlarda ilgili idari kurumlara başvuracağımızı, yargı yoluna başvurmaktan imtina etmeyeceğimizi ve süreci hukuki zeminde sonuna kadar sürdüreceğimizi kamuoyuna ilan ederiz.
Aynı şekilde, denetim yükümlülüğünü yerine getirmeyen, görevini ihmal eden veya geciktiren kamu kurumları hakkında da hukuki sorumlulukların işletilmesi için gerekli girişimlerde bulunulacaktır.
Bu mücadele herhangi bir işletmeyi hedef almak değil; hukukun üstünlüğü çerçevesinde, çevreyi ve halk sağlığını koruyan bir yaşam düzenini tesis etme mücadelesidir.
Kestel halkı ve Kale Mahallesi sahipsiz değildir! Bizler sanayiye değil, düzensizliğe; üretime değil, kirliliğe karşıyız. Çocuklarımızın temiz bir havada uyuyabildiği, kuş seslerini gürültüye kurban vermediğimiz bir Kestel için mücadelemiz sürecektir.
Kestel'in havası temiz ve sağlıklı olana kadar, soluduğumuz havayı kirleten her türlü faaliyete karşı mücadelemizi sürdüreceğiz. Hiç kimse doğayı ve insan sağlığını sınırsız bir kâr hırsına feda edemez."
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Kestel'de "Nefes almak istiyoruz" yürüyüşü
Bursa'nın Kestel ilçesinde faaliyet gösteren Güneş Tekstil'in kapasite artışı sonrası oluşan gürültü ve hava kirliliğine tepki gösteren mahalle sakinleri yürüyüş düzenledi.
Kestelliler, "Kestel halkı nefes almak istiyor" sloganıyla bir araya gelerek, yaşam alanlarının ortasında faaliyet gösteren fabrikanın çevreye ve insan sağlığına zarar verdiğini dile getirdi.
Kestel Çevre Platformu tarafından yapılan açıklama şöyle:
"Bugün burada, Kestel'in kalbinde, yaşam alanlarımızın tam ortasında faaliyet gösteren Güneş Tekstil'in sebep olduğu çevre katliamına ve insan sağlığını hiçe sayan uygulamalarına "Dur!" demek için toplanmış bulunuyoruz.
Bir zamanlar Kestel; bağları, bahçeleriyle, tertemiz akan dereleriyle doğa harikası olarak anılırdı. Günümüzde ise hava kirliliğinde en üst sıralarda yer almaktadır. Kara dumanlarla kirletilen havası, zehir akan dereleriyle anılmaktadır. Artık dört bir yanı sanayi ile çevrili olan Kestel'imizin ne yazık ki havası, doğası, çevresi pistir ve insanları zehirlenmektedir.
Kestel'imizi ve kurulu bulunduğu Kale Mahallesi'ni zehirleyen fabrikalardan biri de Güneş Tekstil'dir. Gelinen noktada Güneş Tekstil, üretim kapasitesini artırırken çevresindeki yaşamı tüketmeyi tercih etmiştir.
Söz konusu fabrika, gece ve gündüz fark etmeksizin yasal sınırların çok üzerinde bir ses düzeyiyle çalışmaktadır. Mahalle sakinlerimizin en temel hakkı olan dinlenme hakkı ellerinden alınmıştır. Özellikle çocuklarımızın ve yaşlılarımızın uyku düzeni bozulmuş, psikolojik sağlıkları ciddi bir tehdit altına girmiştir. Bir konut alanında bu düzeyde bir gürültüye izin verilmesi kabul edilemez.
Fabrika bacalarından salınan duman, toz ve geniz yakan ağır kokular, Kestel'in havasını solunamaz hale getirmiştir. Bizler evlerimizde camlarımızı açamaz, balkonlarımızı kullanamaz durumdayız. Bu kirlilik sadece bir konfor meselesi değil; uzun vadede kronik solunum yolu hastalıklarına davetiye çıkaran bir halk sağlığı sorunudur.
İşletmenin son dönemde gerçekleştirdiği kontrolsüz kapasite artırımı, bölgemizdeki araç trafiğini ve atık yoğunluğunu katlanılamaz bir boyuta taşımıştır. Konut alanlarına bu kadar yakın bir noktada, devasa ölçekli sanayi faaliyetlerinin yürütülmesi en temel şehircilik ilkelerine ve bölge planlamasına aykırıdır.
Kestel Çevre Platformu olarak yetkililere sesleniyoruz:
Söz konusu işletmenin iş yeri açma ve çalışma ruhsatının mevcut kapasiteye uygun olup olmadığının denetlenmesini,
İlgili adreste gürültü ölçümü (desibel kontrolü) ve hava kalitesi ölçümü yapılmasını,
İşletmenin çevre izin ve lisans belgelerinin, emisyon raporlarının incelenmesini,
Varsa mevzuata aykırı durumların giderilmesi için gerekli idari yaptırımların uygulanmasını ve kapasite artışının durdurulması dahil tüm önlemlerin alınmasını talep ediyoruz.
Yetkili kurumlara bir kez daha sesleniyoruz: Havamızı zehirleyen, halkın sağlığı ile oynayan işletmelere karşı gerekli denetimleri derhal gerçekleştirin, mevzuata aykırılık tespit edilmesi halinde yasal yaptırımları eksiksiz uygulayın.
Bu noktada açıkça ifade ediyoruz ki; Anayasa'nın 56. maddesi uyarınca herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Bu hakkın korunması yalnızca devletin değil, aynı zamanda tüm gerçek ve tüzel kişilerin sorumluluğundadır.
Kestel Çevre Platformu olarak, çevreye zarar veren, mevzuata aykırı faaliyet yürüten ya da gerekli önlemleri almayan tüm işletmeleri yakından takip edeceğimizi; gerekli durumlarda ilgili idari kurumlara başvuracağımızı, yargı yoluna başvurmaktan imtina etmeyeceğimizi ve süreci hukuki zeminde sonuna kadar sürdüreceğimizi kamuoyuna ilan ederiz.
Aynı şekilde, denetim yükümlülüğünü yerine getirmeyen, görevini ihmal eden veya geciktiren kamu kurumları hakkında da hukuki sorumlulukların işletilmesi için gerekli girişimlerde bulunulacaktır.
Bu mücadele herhangi bir işletmeyi hedef almak değil; hukukun üstünlüğü çerçevesinde, çevreyi ve halk sağlığını koruyan bir yaşam düzenini tesis etme mücadelesidir.
Kestel halkı ve Kale Mahallesi sahipsiz değildir! Bizler sanayiye değil, düzensizliğe; üretime değil, kirliliğe karşıyız. Çocuklarımızın temiz bir havada uyuyabildiği, kuş seslerini gürültüye kurban vermediğimiz bir Kestel için mücadelemiz sürecektir.
Kestel'in havası temiz ve sağlıklı olana kadar, soluduğumuz havayı kirleten her türlü faaliyete karşı mücadelemizi sürdüreceğiz. Hiç kimse doğayı ve insan sağlığını sınırsız bir kâr hırsına feda edemez."
Kaynak: Haber Merkezi
En Çok Okunan Haberler