Engelli vatandaşlardan Bursa’da ÖTV tepkisi: “Yeni düzenleme yaşam kalitemizi tehdit ediyor”
Engelli vatandaşlardan Bursa’da ÖTV tepkisi: “Yeni düzenleme yaşam kalitemizi tehdit ediyor”
Haber Giriş Tarihi: 29.12.2024 16:13
Haber Güncellenme Tarihi: 29.12.2024 19:07
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.bursatanik.com/
TBMM Genel Kurulu’nda Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edildi. Kanun teklifi ile birlikte engellilerin araç alımına illişkin düzenleme de değişti.
Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nda yapılan değişiklikle engelli araçları artık 5 yılda değil 10 yılda bir değiştirilebilecek. Ayrıca araçların yüzde 20 oranında yerli olması gerekecek.
Bursa Kent Konseyi Engelli Hakları Meclisi de bugün Kent Meydanı’nda bir basın açıklaması gerçekleştirerek, değişikliğin yeniden gözden geçirilmesini talep etti.
Gamze Nur Sarğın, kendisinin de 2016 yılında gerçirdiği bir tarfik kazası sonucu tekerlekli sandalye kullanarak hayatına devam eden bir vatandaş olduğunu söyleyerek konuşmasına başladı.
Kanunda yapılan değişikliğin engelli bireylerin yaşam kalitesine ve temel haklarına ciddi bir tehdit oluşturduğunu söyleyen Sarğın, “Bu yeni düzenleme ile birlikte, ÖTV Kanunu’nun 7. Maddesi’nde yer alan şartlarda yapılan değişiklikle birlikte, engelli bireylerin ÖTV muafiyeti ile aldığı araçların değiştirebilme süreleri 5 yıldan 10 yıla çıkarılmış, alınacak araçların en az %40 yerli katkı oranına sahip olması zorunlu hale getirilmiş ve araçlarımızın kullanımı belirli kişiler ile kısıtlanmıştır.” dedi.
Yapılan değişikliğin engelli bireylerin hayatını kolaylaştırmanın aksine yaşam içerisinde var olmalarını ve toplumsal hayata katılımlarını zorlaştıracağını belirten Sarğın, “Engelli bireylerin yaşamı, fiziksel, ruhsal ve sosyal engellerle dolu birçok mücadeleyi gerektirdiği bilinmektedir. Bu zorlukların yanında, sosyal yaşam içerisinde olmamızda kolaylıklar sağlayan araçlarımızda belirli özelliklere ihtiyacımız olmaktadır. Bu ihtiyaçların büyük bagaj kapasitesi ile tekerlekli sandalyelerimizi yükleme alanlarına, teknolojik donanımlar ve güvenlik paketleri gibi kritik özelliklere sahip araçlar ile elden gaz tertibatlarımızla tek elle kullanmak zorunda olduğumuz araçlarımızda acil durumlarda güvenliğimizin sağlanması için desteğin olmasıdır. Bu tarz özellikler üst segment araçlarda bir arada bulunmaktadır. Bu araçlarda saydığım sebeplerden anlaşıldığı üzere bizim için bir lüks değil; temel bir ihtiyaçtır. Ancak getirilen %40 yerli katkı oranı, mevcut şartlarda bu ihtiyaçları karşılayan araç seçeneklerini çok ciddi bir şekilde sınırlamaktadır. Bu sınırlı seçenekler piyasada engellilere satılan araçlarda enflasyon yaratacağı yakın zamanda getirilen satış limiti kuralı ile limit dahilinde kalan araçların alımında rüşvet alındığında tecrübe edilmiştir. Bu durumda yine bizim hayatımızı zorlaştıracaktır ve yasal hakkımız olan araçlara ulaşmamızı da imkansız hale getirecektir.” şeklinde konuştu.
Piyasaki tek yerli aracın TOGG olduğunu hatırlatan Sarğın, yaşanacak mağduriyeti şu sözlerle ifade etti:
“Mevcut mevzuat bildiğiniz üzere, elektrikli araçlardaki ÖTV muafiyetini %10 olarak belirlemiştir. Yeni düzenlemeye göre piyasadaki tek yerli elektrikli araç olan TOGG markasının tek seçenek haline gelmesine neden olmaktadır. Ancak TOGG dışındaki seçeneklerin neredeyse tamamı ithal olduğundan, engelli bireylerin bu gibi düzenlemeler nedeniyle yaşamlarında daha fazla sıkıntı yaşayacağı açıktır. Bu sistem TOGG marka yerli üretim araçların engellilerin tek seçeneği olması sağlanmak istenmesi sorularını akla getirmektedir. Ancak biz engelli bireylerin elektrikli araç kullanımları, hem şarj etme olanaklarının erişilebilir olmaması, hem de yeni geçilen bir yakıt türünde tüm sistemin tam entegre çalışıyor olmamasından dolayı çok mümkün değildir. Yani bu sistemi kendi aracını kullanan engelli bireylerin kullanması mümkün olmadığından elektrikli araçların bizler tarafından tercih edilmesi çok mümkün değildir.”
"DÜZENLEME GERİ ÇEKİLMELİDİR"
Yeni düzenlemenin gerekçesi olarak engelli olmayan kişilerin engelli vatandaşlar üzerinden ÖTV muafiyeti kullanarak durumu suistimal edilmesinin gösterilmesine tepki gösteren Sarğın, bu durumun engelli vatandaşların haklarının zorlaştırılmasını meşrulaştırmayacağının altını çizdi.
Anayasanın 10. maddesine atıfta bulunan Sarğın, kanun önünde herkesin eşit olduğunu devletin, bu eşitliğin fiilen yaşama geçmesi için gereken tedbirleri almakla yükümlü olduğunu hatırlattı.
Sarğın taleplerini şöyle aktardı:
ÖTV muafiyetindeki 10 yıllık süre derhal yeniden gözden geçirilmeli ve eski 5 yıllık uygulamaya dönülmelidir.
%40 yerli katkı oranı şartı, engelli bireylerin yaşam standartlarını düşüreceği açıktır ve bu düzenleme geri çekilmelidir.
Hatta yeni değerleme ile 2 milyon 247 bin tl olan limit ortadan kaldırılarak, eskiden uygulanan 1.6 motor hacmine dönülmesi bizlerin yaşamında pozitif etkiler yaratacaktır.
Ayrıca, Engelli bireylerin haklarını korumaya yönelik politikalar geliştirilirken, engelli STK’larının ve bu konuda uzman kişilerin görüşleri mutlaka dikkate alınmalıdır.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Engelli vatandaşlardan Bursa’da ÖTV tepkisi: “Yeni düzenleme yaşam kalitemizi tehdit ediyor”
TBMM Genel Kurulu’nda Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edildi. Kanun teklifi ile birlikte engellilerin araç alımına illişkin düzenleme de değişti.
Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nda yapılan değişiklikle engelli araçları artık 5 yılda değil 10 yılda bir değiştirilebilecek. Ayrıca araçların yüzde 20 oranında yerli olması gerekecek.
Bursa Kent Konseyi Engelli Hakları Meclisi de bugün Kent Meydanı’nda bir basın açıklaması gerçekleştirerek, değişikliğin yeniden gözden geçirilmesini talep etti.
Gamze Nur Sarğın, kendisinin de 2016 yılında gerçirdiği bir tarfik kazası sonucu tekerlekli sandalye kullanarak hayatına devam eden bir vatandaş olduğunu söyleyerek konuşmasına başladı.
Kanunda yapılan değişikliğin engelli bireylerin yaşam kalitesine ve temel haklarına ciddi bir tehdit oluşturduğunu söyleyen Sarğın, “Bu yeni düzenleme ile birlikte, ÖTV Kanunu’nun 7. Maddesi’nde yer alan şartlarda yapılan değişiklikle birlikte, engelli bireylerin ÖTV muafiyeti ile aldığı araçların değiştirebilme süreleri 5 yıldan 10 yıla çıkarılmış, alınacak araçların en az %40 yerli katkı oranına sahip olması zorunlu hale getirilmiş ve araçlarımızın kullanımı belirli kişiler ile kısıtlanmıştır.” dedi.
"ARAÇLARIMIZDA BELİRLİ ÖZELLİKLERE İHTİYACIMIZ VAR"
Yapılan değişikliğin engelli bireylerin hayatını kolaylaştırmanın aksine yaşam içerisinde var olmalarını ve toplumsal hayata katılımlarını zorlaştıracağını belirten Sarğın, “Engelli bireylerin yaşamı, fiziksel, ruhsal ve sosyal engellerle dolu birçok mücadeleyi gerektirdiği bilinmektedir. Bu zorlukların yanında, sosyal yaşam içerisinde olmamızda kolaylıklar sağlayan araçlarımızda belirli özelliklere ihtiyacımız olmaktadır. Bu ihtiyaçların büyük bagaj kapasitesi ile tekerlekli sandalyelerimizi yükleme alanlarına, teknolojik donanımlar ve güvenlik paketleri gibi kritik özelliklere sahip araçlar ile elden gaz tertibatlarımızla tek elle kullanmak zorunda olduğumuz araçlarımızda acil durumlarda güvenliğimizin sağlanması için desteğin olmasıdır. Bu tarz özellikler üst segment araçlarda bir arada bulunmaktadır. Bu araçlarda saydığım sebeplerden anlaşıldığı üzere bizim için bir lüks değil; temel bir ihtiyaçtır. Ancak getirilen %40 yerli katkı oranı, mevcut şartlarda bu ihtiyaçları karşılayan araç seçeneklerini çok ciddi bir şekilde sınırlamaktadır. Bu sınırlı seçenekler piyasada engellilere satılan araçlarda enflasyon yaratacağı yakın zamanda getirilen satış limiti kuralı ile limit dahilinde kalan araçların alımında rüşvet alındığında tecrübe edilmiştir. Bu durumda yine bizim hayatımızı zorlaştıracaktır ve yasal hakkımız olan araçlara ulaşmamızı da imkansız hale getirecektir.” şeklinde konuştu.
"ENGELLİ VATANDAŞLAR YAŞAMLARINDA SIKINTI YAŞAYACAK"
Piyasaki tek yerli aracın TOGG olduğunu hatırlatan Sarğın, yaşanacak mağduriyeti şu sözlerle ifade etti:
“Mevcut mevzuat bildiğiniz üzere, elektrikli araçlardaki ÖTV muafiyetini %10 olarak belirlemiştir. Yeni düzenlemeye göre piyasadaki tek yerli elektrikli araç olan TOGG markasının tek seçenek haline gelmesine neden olmaktadır. Ancak TOGG dışındaki seçeneklerin neredeyse tamamı ithal olduğundan, engelli bireylerin bu gibi düzenlemeler nedeniyle yaşamlarında daha fazla sıkıntı yaşayacağı açıktır. Bu sistem TOGG marka yerli üretim araçların engellilerin tek seçeneği olması sağlanmak istenmesi sorularını akla getirmektedir. Ancak biz engelli bireylerin elektrikli araç kullanımları, hem şarj etme olanaklarının erişilebilir olmaması, hem de yeni geçilen bir yakıt türünde tüm sistemin tam entegre çalışıyor olmamasından dolayı çok mümkün değildir. Yani bu sistemi kendi aracını kullanan engelli bireylerin kullanması mümkün olmadığından elektrikli araçların bizler tarafından tercih edilmesi çok mümkün değildir.”
"DÜZENLEME GERİ ÇEKİLMELİDİR"
Yeni düzenlemenin gerekçesi olarak engelli olmayan kişilerin engelli vatandaşlar üzerinden ÖTV muafiyeti kullanarak durumu suistimal edilmesinin gösterilmesine tepki gösteren Sarğın, bu durumun engelli vatandaşların haklarının zorlaştırılmasını meşrulaştırmayacağının altını çizdi.
Anayasanın 10. maddesine atıfta bulunan Sarğın, kanun önünde herkesin eşit olduğunu devletin, bu eşitliğin fiilen yaşama geçmesi için gereken tedbirleri almakla yükümlü olduğunu hatırlattı.
Sarğın taleplerini şöyle aktardı:
Haber Merkezi
En Çok Okunan Haberler