2021 yılında Marmara Denizi’nin tamamını etkisi altına alarak kamuoyunun dikkatini çeken müsilaj (deniz salyası), 2025 yılı itibarıyla yeniden görülmeye başlandı. Kocaeli, Bursa, İstanbul ve Çanakkale kıyılarında yüzeye çıkan müsilaj tabakası, hem çevresel hem ekonomik etkileriyle ciddi bir tehdit oluşturmaya devam ediyor. Peki, müsilaj tam olarak nedir ve neden oluşur?
MÜSİLAJ NEDİR?
Müsilaj, denizlerde bazı mikroorganizmaların (özellikle fitoplanktonların) aşırı çoğalması sonucu oluşan, jel kıvamında, yapışkan ve sümüksü bir maddedir. Genellikle deniz yüzeyinde veya suyun birkaç metre alt katmanında yoğunlaşır. Rengi sarıdan kahverengiye kadar değişebilir ve bazen yoğun balçık görünümündedir.
MÜSİLAJ NEDEN OLUŞUR?
Uzmanlara göre müsilajın başlıca oluşum nedenleri şunlardır:
Deniz kirliliği:Marmara Denizi gibi kapalı ve sığ denizlerde, evsel, endüstriyel ve tarımsal atıkların arıtılmadan denize verilmesi müsilajın temel nedenlerinden biridir.
İklim değişikliği:Deniz suyu sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi, mikroorganizmaların kontrolsüz çoğalmasını tetikler.
Durgun deniz koşulları:Rüzgarın az olması ve akıntıların yetersizliği, su sirkülasyonunu azaltarak müsilajın dağılmasını engeller.
Besin tuzlarındaki artış:Fosfor ve azot gibi atıklarda bulunan besin maddelerinin fazlalığı, mikroalglerin aşırı çoğalmasına neden olur.
MÜSİLAJ EKOSİSTEMİ VE EKONOMİYİ TEHDİT EDİYOR
Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Mustafa Sarı’ya göre, müsilaj sadece çevresel değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyo-psikolojik bir krizdir. Müsilaj deniz çayırlarının fotosentez yapmasını engelliyor, balıkların yumurtaları ölüyor, sabit canlılar (midye, sünger, Pina gibi) yaşam alanlarını kaybediyor.
Sarı, “25 milyon insanın atığının yarısı hâlâ arıtılmadan Marmara’ya dökülüyor. Endüstriyel atıkların %70’i doğrudan denize veriliyor. Bu koşullarda müsilajla başa çıkmak mümkün değil” diyerek yetkilileri uyarıyor.
MÜSİLAJ SORUNU NASIL ÇÖZÜLÜR?
Prof. Dr. Sarı, çözümün hâlâ mümkün olduğunu vurguluyor ve şu çağrıyı yapıyor:
“Marmara Denizi’ne bir litre bile arıtılmamış atık gitmemeli. 2021’de açıklanan 22 maddelik Marmara Denizi Eylem Planı eksiksiz uygulanmalı. Merkezi yönetim, yerel yönetimler ve sivil toplum birlikte hareket etmeli.”
Denetimlerin artırılması ve cezai yaptırımların uygulanması
Deniz kirliliği izleme sistemlerinin güçlendirilmesi
Bilimsel veriye dayalı eylem planlarının kararlılıkla sürdürülmesi
Kamuoyunun bilinçlendirilmesi ve katılımının sağlanması
MÜSİLAJ GEÇİCİ DEĞİL, SÜREGELEN BİR KRİZ
Müsilaj, denize dökülen atıkların, iklim değişikliğinin ve yanlış çevre politikalarının doğal sonucu olarak ortaya çıkıyor. Eğer gerekli önlemler alınmazsa Marmara Denizi her yaz yeniden bu kabusla yüzleşebilir. Çevreyi korumak, gelecek nesiller için yaşanabilir bir deniz bırakmak adına toplumun tüm kesimlerine sorumluluk düşüyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Marmara'da kabus yeniden görüldü: Müsilaj nedir?
2021 yılında Marmara Denizi’nin tamamını etkisi altına alarak kamuoyunun dikkatini çeken müsilaj (deniz salyası), 2025 yılı itibarıyla yeniden görülmeye başlandı. Kocaeli, Bursa, İstanbul ve Çanakkale kıyılarında yüzeye çıkan müsilaj tabakası, hem çevresel hem ekonomik etkileriyle ciddi bir tehdit oluşturmaya devam ediyor. Peki, müsilaj tam olarak nedir ve neden oluşur?
MÜSİLAJ NEDİR?
Müsilaj, denizlerde bazı mikroorganizmaların (özellikle fitoplanktonların) aşırı çoğalması sonucu oluşan, jel kıvamında, yapışkan ve sümüksü bir maddedir. Genellikle deniz yüzeyinde veya suyun birkaç metre alt katmanında yoğunlaşır. Rengi sarıdan kahverengiye kadar değişebilir ve bazen yoğun balçık görünümündedir.
MÜSİLAJ NEDEN OLUŞUR?
Uzmanlara göre müsilajın başlıca oluşum nedenleri şunlardır:
Deniz kirliliği: Marmara Denizi gibi kapalı ve sığ denizlerde, evsel, endüstriyel ve tarımsal atıkların arıtılmadan denize verilmesi müsilajın temel nedenlerinden biridir.
İklim değişikliği: Deniz suyu sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi, mikroorganizmaların kontrolsüz çoğalmasını tetikler.
Durgun deniz koşulları: Rüzgarın az olması ve akıntıların yetersizliği, su sirkülasyonunu azaltarak müsilajın dağılmasını engeller.
Besin tuzlarındaki artış: Fosfor ve azot gibi atıklarda bulunan besin maddelerinin fazlalığı, mikroalglerin aşırı çoğalmasına neden olur.
MÜSİLAJ EKOSİSTEMİ VE EKONOMİYİ TEHDİT EDİYOR
Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Mustafa Sarı’ya göre, müsilaj sadece çevresel değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyo-psikolojik bir krizdir. Müsilaj deniz çayırlarının fotosentez yapmasını engelliyor, balıkların yumurtaları ölüyor, sabit canlılar (midye, sünger, Pina gibi) yaşam alanlarını kaybediyor.
Sarı, “25 milyon insanın atığının yarısı hâlâ arıtılmadan Marmara’ya dökülüyor. Endüstriyel atıkların %70’i doğrudan denize veriliyor. Bu koşullarda müsilajla başa çıkmak mümkün değil” diyerek yetkilileri uyarıyor.
MÜSİLAJ SORUNU NASIL ÇÖZÜLÜR?
Prof. Dr. Sarı, çözümün hâlâ mümkün olduğunu vurguluyor ve şu çağrıyı yapıyor:
MÜSİLAJLA MÜCADELEDE NE YAPILMALI?
İleri biyolojik arıtma tesislerinin yaygınlaştırılması
Denetimlerin artırılması ve cezai yaptırımların uygulanması
Deniz kirliliği izleme sistemlerinin güçlendirilmesi
Bilimsel veriye dayalı eylem planlarının kararlılıkla sürdürülmesi
Kamuoyunun bilinçlendirilmesi ve katılımının sağlanması
MÜSİLAJ GEÇİCİ DEĞİL, SÜREGELEN BİR KRİZ
Müsilaj, denize dökülen atıkların, iklim değişikliğinin ve yanlış çevre politikalarının doğal sonucu olarak ortaya çıkıyor. Eğer gerekli önlemler alınmazsa Marmara Denizi her yaz yeniden bu kabusla yüzleşebilir. Çevreyi korumak, gelecek nesiller için yaşanabilir bir deniz bırakmak adına toplumun tüm kesimlerine sorumluluk düşüyor.
Haber Merkezi
En Çok Okunan Haberler