Yeşilin İncileri: Tribünlerde bir aşk hikayesi

Haber Giriş Tarihi: 19.02.2025 07:55
Haber Güncellenme Tarihi: 19.02.2025 07:55
https://www.bursatanik.com/

Sibel Öztopçu

Bursa'nın sokaklarında, Bursaspor sevdasıyla büyüyen bir kadının hikayesi var. Yasemin Göçen, çocukluk yıllarından beri tribünlerde, Bursaspor'un her anına şahitlik eden bir isim. Şimdi ise Yeşilin İncileri 2021 Derneği'nin kurucu başkanı olarak Bursaspor aşkını bir adım öteye taşıyor.

94-95 yıllarından beri tribünlerde maçlarda takip ediyor Göçen. "Anneden bizim taraftarlığımız” diyen Göçen, yıllar boyu Bursaspor'u destekleyen, deplasman yollarına düşen, yeşil-beyaza gönül veren bir grup kadınla beraber dört yıl önce bir araya gelerek ‘Yeşilin İncileri 2021’ adıyla bu sevgiyi bir dernek haline getirdi. Bursa’nın aktif olan tek kadın derneği. Dernek yönetimi 20 kadından oluşuyor. İçerisinde doktor, iş kadını, mali müşavir olan da var. Dernekleşme fikrini Göçen, “Kadın taraftarları bir çatı altında toplayalım, onlarla beraber maç izleyelim, sosyal faaliyetlerde bulunalım, şehrimizi, takımımızı temsil edelim” sözleriyle aktarıyor ve devam ediyor: “Biz sürekli Bursaspor’un içerisinde olan insanlardık. Grubumuzda futbolcu kızlarımız var, milli tekvandocularımız var.”

Derneğin yürüttüğü faaliyetler, sadece tribünde tezahürat etmekten ibaret değil. Sosyal projelerle de fark yaratıyorlar. Görme engelli bireylere 90 dakika boyunca maç anlatan 60 kadından tutun da LÖSEV ve kadın hakları dernekleriyle ortak organizasyonlara kadar uzanan geniş bir yelpazede çalışıyorlar. "LÖSEV, kadın hakları dernekleri, temsilcileriyle, topluma hizmet edecek olan bütün herkesle bir araya geliyoruz, organizasyonlar yapıyoruz” diyor Göçen.

‘KADININ OLDUĞU YER GÜZELLEŞİR’

Bursaspor’un zor geçen dönemleri de oldu. Göçen, “Herkes ‘Bursaspor ne olacak?’ diye sorguluyordu. Biz yıllardan beri destekliyoruz. Fark etmiyor bizim için hangi ligde olduğumuz. Şu an üçüncü ligdeyiz.  Bursaspor’u aile olarak düşünebiliriz. Anneye, babaya, eşe, çocuğa olan sevgin, hepsi bir bütün. Zaten bunları yapamazsan taraftar olamazsın” diyor.

Futbolda erkek egemenliğine meydan okumak da kolay değil. Göçen, “Ülkemizde her yerde bir erkek hegemonyası var. Ama o insanları maça hazırlayan da bir kadın, o üniformaları yıkayan da bir kadın, futbolcuların eşleri de bir kadın. Kadının olduğu yer daha da güzelleşir. Biz neden bir aradayız? Küfür olmasın, aileler çocuklarıyla izleyebilsin. Futbolu kötü bir amaç uğruna değil de güzelleştiren bir spor olarak görmek. Bunu bir sonraki nesillere aktarmak zorundasın. Bu bir görev değil, içten yapılacak olan bir şey” sözleriyle anlatıyor.

Fair Play ödülü kazandıkları "Kadına Şiddete Hayır" projesi, Teksas grubuyla birlikte hayata geçirdikleri en anlamlı projelerden biri olmuş. Bursa tribünlerinin bir parçası olan bu kadınlar, sadece Bursaspor taraftarlarıyla değil, Ankaragücü'nden Trabzonspor’a, Samsunspor’dan Adanaspor’a kadar pek çok kulübün kadın taraftarlarıyla da bir araya geliyor.

‘TARAFTAR OLARAK HAKSIZLIĞA GELEMİYORUZ’

Her maçı takip etmeye çalıştıklarını söyleyen Göçen, “Biz her maç buradayız. İç saha maçları hiç boşumuz yok. Deplasmanlarda imkânımız dahilinde gidiyoruz. Ligden düştüğümüz için bazı sahalar çok az kapasitede. Biz yine gidiyoruz ama bir Süper Lig gibi olmuyor” diyor. Selim Fırtına’nın bir röportajında ‘Solo halinde küfür var, sonra koroya dönüyor’ sözünü hatırlatan Göçen, küfür ettirmemeye çalıştıklarını söylüyor ve ekliyor: “Orada küfürden dolayı kendini kulüpten soyutlayan, maçlara gelmeyen çok fazla insan var. Örneğin; divan üyesi ama küfürden dolayı ‘bir daha asla gelmem’ diyor.”

Çok sinirlendikleri anların da olduğunu söyleyen Göçen, “Onlar kışkırtıyorlar. Yenemiyorlar. Küfür ettirecekler, ceza aldıracaklar. Yapabilecekleri bu. Hakemler bazen gerçekten çok yanlış kararlar veriyor. Tamam küfür etmemeye, ettirmemeye çalışıyoruz ama insanız. Bizim taraftar olarak haksızlığa gelememe yönümüz var. O haksızlığı görünce haliyle saçmalıklar olabiliyor” diye devam ediyor.

‘HER HAFTA SEVGİLİMİZE KOŞA KOŞA GELİYORUZ’

‘Tribünde olmak nasıl hissettiriyor?’ sorusuna ise Göçen, şöyle yanıt veriyor: “Biz tribünde olmazsak çok kötü hissediyoruz. O hafta geçmiyor. Oranın havasını almak, yeşili görmek… her maç bizim için bayrama hazırlık gibi, bir düğüne hazırlık gibi. Bazen seviniyoruz, bazen üzülüyoruz. Üzüldüğümüz zaman bir hafta etkisi oluyor. Sevindiğimiz zaman… Onun tadı başka, tarifi yok. Keşke hep yensek ama arada yeniliyoruz. Ailemizle, sevdiklerimizle, sevdiğimizle, aşkımızla bir arada olmak. Bir buluşma gibi düşünün bunu. Her hafta sevgilimize koşa koşa geliyoruz. Sevgilimizle birlikte oluyoruz. Yeri geliyor gülüyoruz, yeri geliyor seviniyoruz. Sonra evimize dönüyoruz. 24 saat maç özeti, sonrası, bir sonraki maçın hazırlığı…”

‘SÜPER LİG TAKIMLARI BİLE SEYİRCİ REKORUMUZU KIRAMIYOR’

Yeni yönetimin heyecan getirdiğini, tribünlerin yeniden dolmaya başladığını konuşmasına ekleyerek, yeni yönetime teşekkür ediyor. Göçen, "Bursaspor hiçbir zaman unutulmadı ama gerçek Bursasporlu olmanın duygusunu bize tekrardan yaşattıkları için teşekkür ediyorum. Tabi ki benim için en büyük Bursaspor. Biz tekrardan hak ettiğimiz gibi lige çıkacağız. Süper lig takımları bile bizim seyirci rekorunu kıramıyor. Bursaspor onlara her zaman korkulu bir deplasman, korkulu bir takım olmuştur. Değişen bir şey yok. Sadece ligden düştük ama sevgimiz daha da arttı” diyor.

Yeşilin İncileri, Bursaspor’un sadece bir futbol kulübü olmadığını, bir ruh, bir aşk, bir aile olduğunu herkese göstermeye devam ediyor.

https://youtu.be/a4oUgzMgl1c