
Gül Bedel
Bursalı yazar ve şair Özgül Bingül Ayhan, çocuk yaşta zorluklarla yaşama başlayan Türkiye’nin pek çok evlatlarından biri. Okuma tutkusuyla hem ailesinin onu evlendirme isteğine karşı koydu, hem de yazarlık hayalini kendi bileğinin gücüyle gerçek kıldı. Eğitim hayatından koparılmak ve evlendirilmek zorunda bırakılan Ayhan, kendi gibi gençlerin hayallerinden vazgeçmemesi için 13 kitabının ardından yeni kitap projeleri için aralıksız olarak yazmaya devam ediyor.
Kendini, doğuştan geldiğini söylediği yazma yeteneği nedeniyle 'seçilmiş bir insan' olarak tanımlayan 34 yaşındaki yazar Ayhan, henüz çocuk yaşta tutkuyla okuma ve yazmaya başladığını söylüyor. Bugün Türkiye’deki pek çok çocuk gibi küçük yaşta okul kitaplarını almaya ailesinin ekonomik durumunun zar zor yeterli olduğunu belirten Ayhan, “Türkçe kitabımı baştan sona okuyarak avundum. Ailem bana okuma kitabı alamıyordu çünkü. Oysa ben okumayı çok seviyordum” diyor.
Yıllar ve uzun uğraşlar sonunda 22 yaşında İlk kitabı Kelepçeli Sevda’yı çıkardıktan sonra imza günü için katıldığı kitap fuarında ilk defa kendine kitaplar aldığını belirten yazar Ayhan, duygulandırdığı kadar hayrete düşüren yaşam öyküsünü şu ifadelerle özetliyor:
“Çocuk denecek çok genç yaşımda annemin beni evlendirme çabası vardı. Babamın da beni okutmama çabası vardı. Ben her gece dua ediyordum okula gidebilmek için. Kendimi rüyalarımda okul bahçesine görüyordum. Ortaokuldan sonra okumaya 2 yıl ara vermek zorunda kaldım. 18 yaşındaydım. Akranlarım liseden mezun olup üniversiteye başlamıştım. Eskiden ev telefonlarımız vardı. Bir gün yanlış bir numara çevirmişim. Tanımadığım biri açtı tabii. Kocaeli’yi aramışım. Büyükçe bir beyefendiydi. Sonra biraz konuşunca okuyup okumadığımı sordu. Bursa’da yaşadığımı okutmadıklarını söyledim. Kadere bakın ki beyefendinin babasının bir vasiyeti varmış; çocuk okutmak. Sonra bu beyefendi beni liseye yazdırdı. Böylece annemin evlendirme çabalarından kurtuldum. Halen eve görücüler geliyordu ama. Bense gazeteci olmak istiyordum. Bu arada da annemle babam ayrıldı. Artık annemle birlikte yaşıyordum. Bir süre sonra annem evlendi. Lise bitince Kıbrıs’a gazetecilik okumak için gitmek istedim ama annem bu defa üvey babamla birlikte beni başlık parası için zorla evlendirdi. Eşim ise kitaplara karşı biriydi. Kitap okumamı istemiyordu. Kitaplarımı, yazdıklarımı yakmakla tehdit ediyordu. Ben de bazı sevdiğim kitapları ve yazılarımı arkadaşımın evine götürüp sakladım. Pes etmedim, her an her yerde yazmaya ve okumaya devam ettim.”
“GENÇLERİ ÇOK ÖNEMSİYORUM”Tüm baskılara rağmen eline ne geçerse okuduğunu söyleyen yazar Özgül Bingül Ayhan, yaşadıklarını unutmadığını ve bu nedenle imza günlerine çok önem verdiğini kaydediyor. Cebinde şiiri ya da yazdıklarıyla gelen her genci büyük bir önemle karşıladığını belirterek, “Bugün imza günlerime hiç kimse gelmese, yalnızca elinde yazdıklarıyla ‘Abla, ben de yazıyorum’ diyen bir genç gelince o bana yetiyor. Çünkü o heyecanı tanıyorum” diyor.
Sosyal medyada pek çok şiirinden alıntıların dolaştığını ve bazen bazı mısralarını tanıyamadığını, çok yoğun bir üretim evrenine sahip oluşuna bağlayan şair ve yazar Ayhan, okurlarla buluşan 10 kitabı olduğunu ve raflara çıkmak yeni 3 kitabı olduğunu belirtiyor. Şiir, roman ve çocuk kitapları kaleme aldığını ve zorla evlendirilen biri olarak yetişkin kitaplarında aşkı anlattığını vurgulayan Özgül Bingül Ayhan, “Raflara çıkan yeni kitaplarımın ikisi kişisel gelişim, biriyse şarkı sözleri kitabı. Kişisel gelişim türünde yazdım çünkü yaşadıklarımdan yola çıkarak damıttıklarımı genç okurlara aktarmak istiyorum. Onlara kendilerini sevmelerinin ve değer vermelerinin önemini anlatmak istiyorum. Yazmak isteyen insanlar söyleyecek şeyleri olanlardır. Bu nedenle gençlere önerim günlük tutmaları yönünde. Gençlere önem veriyorum. Bu bakımdan Bursa’da yakın zamanda gerçekleşen Bursa Edebiyat Festivali (BUEF)’nin çok güzel bir etkinlik olmasıyla birlikte gelecek yıl daha fazla genç yazarın katılımını umuyorum” diye sözlerini tamamlıyor.
https://www.youtube.com/watch?v=cdZ-I6Tp7_8