Haber Giriş Tarihi: 26.08.2025 10:44
Haber Güncellenme Tarihi: 26.08.2025 10:44
https://www.bursatanik.com/
Zehra Değirmenci 8 Eylül Pazartesi günü ilk ders zilinin çalmasıyla beraber milyonlarca öğrenci 2025-2026 eğitim-öğretim dönemi için ders zili çalacak. Yeni dönemin telaşı içinde olan aileleri ise okula başlama maliyetleri ciddi anlamda zorluyor Eğitim İş Bursa Şubesi daha önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da yeni eğitim-öğretim dönemi için okula başlama maliyetlerini tespit eden bir araştırma hazırladı. Araştırmanın içinde kırtasiye giderleri, giyim, forma ile bir aylık beslenme ve ulaşım maliyetleri yer aldı.
1 yılda yüzde 108 artış Türkiye’de yüksek enflasyon yalnızca mutfakları değil, çocuklarımızın eğitim geleceğini de yaktığını ifade eden Eğitim İş Bursa Şube Başkanı Özkan Rona, yaptıkları araştırmaya göre 2024’te okula başlama maliyeti ilkokul için 19 bin 845 lira, ortaokul için 21 bin 40 lira, lise için 22 bin 689 lira iken, 2025’te aynı maliyet kırtasiye, giyim, beslenme giderlerindeki yüzde 67’lik enflasyon artışı, bu yıl getirilen forma zorunluluğu ek mali yükü ve ulaşım ücretlerindeki artışla beraber ilkokulda 41 bin 811, ortaokulda 43 bin 807, lisede 46 bin 561 liraya yükseldiğini belirtti. Bunun yüzde 108’lik bir artış anlamına geldiğini belirten Rona, bu rakamların içerisinde kayıt ücretleri, zorunlu bağışlar ve aidatların yer almadığının da altını çizdi.
“Çocuklar açıköğretim ya da MESEM yoluyla sanayiye mecbur kalacak” Memurun 1 aylık, asgari ücretli işçinin 2 aylık, emeklinin ise yaklaşık 3 aylık maaşına denk gelen bu ücretleri ailelerin karşılamasının mümkün olmadığını belirten Rona, “Bu maliyetleri karşılayamayan ailelerin çocukları açısından ya sağlık ve güvenlik koşullarını sağlamayan merdiven altı standartların dışında üretilmiş giyim ve kırtasiye gibi ürünleri almak zorunda bırakılacaklar ya da bu maliyetleri karşılayamadıkları için çocuklar okulu terk ederek açıköğretim ya da MESEM yoluyla sanayiye ucuz çocuk işçi olmak zorunda bırakılacaklar” dedi.
“Sosyal devlet çocukların eğitim geleceğini garanti altına almalıdır” Anayasada eğitim parasız olduğu yer alırken her yıl yüzbinlerce çocuğun okulu parasızlık nedeniyle terk ettiğini belirten Rona, “Oysa parasız eğitim demek dersin yalnızca okul parasız olarak sunulması değil, eğitimi bütünleyen diğer temel ihtiyaçlarının da devlet tarafından karşılanması demektir. Sosyal devlet ilkesinin gereği olarak siyasal iktidar eğitimin temel ihtiyaç kalemlerindeki desteğini sunmalı ve bu desteğe ihtiyaç duyan milyonlarca çocuğun eğitim geleceğini garanti altına almalıdır” ifadelerini kullandı. Bunun yalnızca sosyal yardım meselesi olmadığını, esas olarak ülkenin geleceğini garanti altına alma meselesi olduğunu kaydeden Rona, “Ailelerin ekonomik durumuna göre çocukların eğitim kaleminin belirlenmesi kabul edilemez. Eğitimi tüm çocuklarımız açısından eşit ve ulaşılabilir bir temel insan ve yurttaşlık hakkına getirmek devletin en temel görevlerindendir.” dedi.