Bursa’nın sağlık hafızasını yaşatan hekim: Dr. Ceyhun İrgil

Haber Giriş Tarihi: 12.12.2024 07:15
Haber Güncellenme Tarihi: 12.12.2024 07:15
https://www.bursatanik.com/
Pelin Akdemir 1974 yılında gazetecilikle iş hayatına atılan İrgil, bu meslekte edindiği disiplin ve gözlem yeteneğini ilerleyen yıllarda bambaşka bir alana taşıdı. Tıp Fakültesi’ni okurken bir yandan gazetelerde çalışmaya devam etti. Bursa Onkoloji Hastanesi’nde cerrahi ameliyathane şefi ve başhekim yardımcısı olarak yıllarca çalıştı. Bu çift yönlü kariyer, onu medya dünyasına aşina kılarken, aynı zamanda hekimlik mesleğine de bambaşka bir bakış açısı kazandırdı. İrgil, gazetecilikten kopmadığını, röportajlar yaparak, makaleler yazarak ve çeşitli sosyal etkinliklerde yer alarak ifade ediyor. Ancak onun hikayesi, Bursa’da sağlık tarihine yeni bir soluk getirmesiyle farklı bir boyut kazandı. AMERİKA'DAN İLHAMLA GELEN TUTKU Ceyhun İrgil, acil cerrahi ve meme kanseri üzerine eğitim almak için Amerika’ya gitti. Orada çalışırken yapacak fazla sosyal etkinlik olmadığı için müzeleri geziyordu. Müze ziyaretleri, insanlık tarihine duyduğu ilgiyi derinleştirirken, hafızanın korunmasının toplumlar için ne kadar önemli olduğunu fark etmesini sağladı. İrgil, “Öyküsüz insan, öyküsüz kent, öyküsüz toplum, mitolojisi olmayan bir toplum olmaz. Müzeler, kentin, insanların belleği diye düşündüm” diyor. Tesadüf o ki dönüşünde belediye tarafından Bursa Kent Müzesi’nin kuruluşuna atandı. BURSA KENT MÜZESİ'NDEN SAĞLIK TARİHİ MÜZESİ'NE 2003-2004 yıllarında Bursa Kent Müzesi’nin kuruluşuna öncülük eden İrgil, müzenin Avrupa’nın en iyi müzelerinden biri seçilmesini sağladı. Ancak bu onun için bir başlangıçtı. 2005’te Muradiye’de ilk sağlık müzesi açıldı. Yer başka bir kuruma devredilince müze taşınmak zorunda kaldı. İrgil, 2010 yılında Bursa Sağlık tarihi kitabını yazmaya başladı. Kitabı yazmak 7 yılını aldı. Kitabı yazarken birçok kişiyle iletişime geçen İrgil, müze için envanter toplamaya da başladı. 2014’te Bursa Büyükşehir Belediyesi bünyesinde Bursa Sağlık Tarihi Müzesi açıldı. 3 yıl sonra bina başka bir vakfa devredilerek müze bir kez daha taşındı. İrgil, defterdarlığa giden müze eşyalarını, bina yeniden başka bir kuruma verilince, depoya kaldırdı. Nilüfer Belediyesi tarafından müze eşyaları bir depoda muhafaza edildi. O esnada bugün kullanılan binanın yapımı tamamlandı. Türkiye’nin en kapsamlı ve orijinal eşya açısından en zengin müzesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi, bugünkü yerinde 29 Şubat’ta açıldı. Müzede sergilenecek olan envanterde 8 bine yakın salt obje ve 3 bine yakın kitap, belge bulunuyor. Müzede şu anda bu envanterin ancak yarısı sergileniyor. Müze, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte tıp ve sağlık hizmetlerindeki gelişmeleri, her bir eşya ve belgeyle ziyaretçilere sunuyor. Müzede, Atatürk’ün kullandığı eşyalarla Cumhuriyet Dönemi sağlık devrimleri, veterinerlikten eczacılığa kadar birçok sağlık alanı temsil ediliyor. Hatta Osmanlı’nın ilk hastanesi olan Yıldırım Darüşşifası’nın tarihine dair izler bile sergileniyor. İrgil, bu müzenin sadece bir sergi alanı değil, aynı zamanda toplumun belleğini koruyan bir anıt olduğunu ifade ediyor. İLK KOLEKSİYON VE MÜZE KAVGALARI İrgil’in koleksiyonculuğa olan ilgisi, cerrahi mesleği sırasında başladı. 1989-1990 yıllarında ameliyat ettiği hastalardan çıkan safra kesesi taşlarını biriktirmeye başladı. İrgil, “Bir cerrah olarak neyin koleksiyonunu yapacaksın? Benimki safra kesesi taşları oldu” sözleriyle gülümsüyor. Müze süreci boyunca engellerle de karşılaştığını ifade eden İrgil, yılmadığını, yılmayacağını “Üç defa kapattılar, dördüncüsünü açtım. Dördüncüyü kapatsalar beşinciyi açarız. Her kapandığında bir öncekinin iki katı müze açıldı” sözleriyle dile getiriyor. KENTE KENDİ BELLEĞİNİ İADE ETMEK Müze, sadece tıbbi eşyaların sergilendiği bir alan değil, aynı zamanda bir öğrenme merkezi. Gerçek insan organlarının sergilendiği bölümler, çocuklara ve gençlere hem eğitici hem de düşündürücü bir deneyim sunuyor. Ayrıca, Türkiye’nin ilk kadın eczacısı Suzan Bozkurt’un eczanesinden, Cumhuriyet’in ilk yıllarında yazılmış halk sağlığı kitaplarına kadar birçok tarihi unsur müzede yer alıyor. Müzede, bir anı duvarı var. Bursa’da sağlıktan yolu geçen herkesin kendisini veya tanıklık ettiklerini bulabileceği bir müze. İrgil, “Aslında kente kendi belleğini iade etmek. Bu bir saygı duruşu. Kente, sağlık çalışanlarına saygı duruşu. Bu kentte bir şekilde işi hastaneye düşmüş, ameliyat olmuş veya bir şekilde doktorla, hemşireyle karşılaşmış insanlar bu müzeye geldiklerinde kendi öykülerini de görmüş oluyorlar. Aşağı yukarı 100 yıl boyunca Bursa’da hizmet eden hemen hemen herkesin ya ismi ya fotoğrafı var” diyor. UNUTMAMAK İÇİN BİR SAYGI DURUŞU Dr. Ceyhun İrgil için bu müze, sadece geçmişe bir yolculuk değil, geleceğe bir miras bırakma çabası. “İnsanlar ölmekle ölmez, unutulunca ölür,” diyen İrgil, bu müzenin insanlara kendi hikayelerini görme fırsatı sunduğunu söylüyor. Ceyhun İrgil’in müze yolculuğu, bir cerrahın tarihe duyduğu sevgiyle bir toplumun belleğini nasıl canlandırabileceğini gösteren bir hikâye. Bu hikâye, geçmişle geleceği bağlayan bir köprü, Bursa’nın sağlık tarihine bir saygı duruşu. https://youtu.be/BGQ-en9Jb4k Haber Merkezi