
TBMM Genel Kurulu'ndaki 12 saatlik mesainin ardından Çerçeve Yasa, 87 ret oya karşı 467 kabul oyu ile kanunlaştı. Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin oylamasında izleyeceği yol haritası en çok merak edilen parti olan YENİ Parti, oylamada parçalı bir görüntü verdi.
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in, "Sizleri serbest bırakıyorum" dediği parti grubu, Çerçeve Yasa'ya karşı 54 ret oyu kullandı. Özel ve parti kurmaylarının aralarında bulunduğu 35 milletvekili de teklifin kabulü yönünde oy verdi.
Özgür Özel ve grubunun teklife yönelik tutumu, "YENİ Parti'de bölünme mi var?" sorusunu beraberinde getirdi.
TAVIR ELEŞTİRİSİ
Özel ve YENİ Parti kurmaylarının "Evet" dediği Çerçeve Yasa'ya 54 YENİ Parti milletvekili, "Hayır" oyu verdi. YENİ Parti kurmayları, oylamadaki dağınık görüntüye yönelik, "Parti yönetimine tavır alınıyor" eleştirilerinin gerçeği yansıtmadığını belirtti.
CHP'den ayrılan kadrolar ile kurulan YENİ Parti kurmaylarının tamamının Kürt sorununu inkar etmeyen isimlerden oluştuğunu belirten parti kaynakları, "Dün nerede duruyorsak bugün de oradayız. Kürt sorunu çözüme kavuşturulması gereken bir sorundur ancak AK Parti, bu sorunu çözecek aktör değildir" yorumunu yaptı.
YENİ Parti Lideri Özel'in, "AK Parti bu işten nemalanmak isteyen tarafta" sözlerini anımsatan bir YENİ Parti Milletvekili, "İşine gelmediğinde tüm bir halkı terörist ilan eden bu irade, sorunu çözemez" görüşünü savundu. YENİ Parti kurmayları, "Kürt sorununun çözümü" amacıyla TBMM çatısı altında kurulan komisyon için hazırlanan rapordaki önerilerin seçmenle paylaşılacağını bildirdi.
Çerçeve Yasa'nın oylamasına yönelik tartışmalar devam ederken YENİ Parti, yeni dönemde izlenecek yol haritasını da belirledi. YENİ Parti kaynakları, Çerçeve Yasa'ya hangi gerekçelerle evet ya da hayır oyu verildiğinin saha çalışmaları ile halka anlatılacağını söyledi.
NEDEN HAYIR?
YENİ Parti kurmaylarınca, saha çalışmalarında halka anlatılacağı belirtilen ve öne çıkan başlıklar, "Hayır oyu" gerekçeleri ise şunlar oldu:
Toplumsal barışın sağlanması ve kronik sorunların çözümü, yalnızca belirli kurumlar arasında yürütülen dar kapsamlı süreçlerle değil, toplumun tüm kesimlerini kapsayan güçlü bir demokratik zeminle mümkündür. Süreçler, şeffaflıktan uzak, bürokratik ve kısıtlı koşullara bağlı yürütülmüştür.
Demokrasi tek bir alana veya tanıma indirgenemeyecek kadar çok boyutludur.
Süreci terör örgütü ile güvenlik bürokrasisi arasındaki sınırlı alana sıkıştıran, sürekli koşullara bağlayıp takvimini belirsizleştiren, Meclis'i pasif kılan ve yargı mekanizmasının önüne kurulları çıkaran bir yaklaşım benimsenmiştir.
Türkiye'nin bugün yaşadığı adaletsizlik ve hukuksuzluk sorunlarının birçoğu, yürürlükteki Anayasa'dan değil, bu Anayasa'daki temel hak ve özgürlüklerin, asgari standartlarda dahi uygulanmamasından ve yargıya siyasi müdahalelerden kaynaklanmaktadır. Böylesi bir iklimde kalıcı barışa ulaşmak mümkün değildir.
NEDEN EVET?
YENİ Partililer, "Evet" oylarının gerekçesini ise şöyle temellendirdi:
Partimize, belediye başkanlarımıza ve toplumsal muhalefete yönelik tüm kötülüklere rağmen, bu ülkede bir daha şehit cenazesine gitmeme ihtimali.
Sürecin en başı itibarıyla samimiyet testini geçemeyen AK Parti ve MHP'nin, halkın baskısı ile demokratikleşme adımlarına mecbur kalması.
Ortak raporun yedinci bölümünde yer verilen, "AYM ve AİHM kararlarına uyulması" ile "İfade özgürlüğünün sağlanması" önerileri başta olmak üzere, tüm demokratikleşme önerileri için müzakere olanağının sağlanması.
İktidarın, "Bir taraf" ile barışırken "Diğer taraf" ile kavga ediyor görüntüsünden kaçınmak zorunda olması.