
Emeklilik koşullarının belirlenmesinde kişinin hangi emeklilik düzenlemesine tabi olacağını, gerekli sigortalılık süresini, prim gün sayısını ve bazı durumlarda emeklilik yaşını etkileyen sigorta başlangıç tarihinin tespiti için açılan bir davada Anayasa Mahkemesi (AYM) önemli bir hak ihlali kararı verdi.
Anayasa Mahkemesi (AYM), sigorta başlangıç tarihinin tespiti için açılan davada, başvurucunun sunduğu benzer Yargıtay kararlarının mahkemelerce değerlendirilmemesini adil yargılanma hakkının ihlali saydı. Yüksek Mahkeme, aynı koşullarda çalışan kişilerin davalarının kabul edildiğini gösteren kararların neden dikkate alınmadığının açıklanmaması üzerine yeniden yargılama yapılmasına hükmetti.
AYM İkinci Bölümü'nün Kadriye Şendir'in başvurusuna ilişkin 5 Mayıs 2026 tarihinde verdiği karar, 30 Ekim tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı.
Karara konu olay, Şendir'in 1989 yılında çalışmaya başladığı tarihin sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesi talebiyle Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) aleyhine açtığı davayla başladı.
1989 YILINDAKİ ÇALIŞMASINI SİGORTA BAŞLANGICI SAYDIRMAK İSTEDİ
Kadriye Şendir, 19 Eylül 2016'da Kırklareli İş Mahkemesine başvurarak 11 Eylül 1989 tarihinde çalışmaya başladığı işyerindeki faaliyetinin sigorta başlangıcı olarak tespit edilmesini istedi.
Başvurucu, dava dilekçesinde işyerinde 11 Eylül 1989 tarihinde işe başladığını ve işe giriş bildirgesinin verildiğini belirterek o tarihteki bir günlük çalışmasının tespitini ve söz konusu tarihin tüm sigorta kolları bakımından sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesini talep etti.
Kırklareli İş Mahkemesi 8 Aralık 2017'de davayı kabul etti. SGK'nin istinaf başvurusu da İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi tarafından 28 Mart 2019'da reddedildi.
Ancak SGK'nin temyiz başvurusu üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 4 Mart 2020'de kararı bozdu.
YARGITAY EL HALICILIĞINA İLİŞKİN DÜZENLEMEYİ GEREKÇE GÖSTERDİ
Yargıtay, uyuşmazlığın yaşandığı dönemde yürürlükte bulunan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'ndaki el halıcılığına ilişkin istisnai düzenlemeyi esas aldı.
Düzenlemeye göre el halıcılığı dokuma işlerinde çalışanlar, zorunlu olarak yalnızca iş kazaları, meslek hastalıkları, analık ve hastalık sigortası kolları kapsamında bulunuyordu. Bu kişilerin malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası kollarına ise isteğe bağlı olarak dahil olabilmeleri öngörülüyordu.
Yargıtay, 9 Temmuz 1987 ile 6 Ağustos 2003 arasındaki dönemde bu kapsamda yapılan çalışmaların uzun vadeli sigorta kolları açısından zorunlu sigortalılık olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti.
Bu nedenle başvurucunun yaptığı işin el halıcılığı dokuma işi kapsamında bulunup bulunmadığının araştırılmasını istedi.
Bozma kararına uyan Kırklareli İş Mahkemesi, işyerinin el halıcılığı dokuma faaliyeti yürüttüğünü belirleyerek 5 Kasım 2020'de davayı reddetti. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi de 21 Nisan 2021'de ret kararını onadı.
AYNI DURUMDAKİ ÇALIŞANLARIN DAVALARI KABUL EDİLMİŞTİ
Başvurucu, yargılama sırasında kendisiyle aynı durumda bulunan kişilerin açtıkları davaların kabul edildiğini belirterek bu davalara ilişkin Yargıtay kararlarını mahkemeye sundu.
Şendir, benzer koşullarda çalışan kişilerin sigorta başlangıç tarihlerinin, işe giriş bildirgelerinde belirtilen tarihler esas alınarak tespit edildiğini ve bu kararların Yargıtay tarafından onandığını bildirdi.
AYM kararına göre başvurucu, 5 Kasım 2020 tarihli duruşmada benzer davalarda verilen kabul kararlarına ilişkin onama kararlarını mahkemeye sunduğunu belirtti. Ardından 9 Aralık 2020 tarihli temyiz dilekçesinde de aynı nitelikteki davaların kabul edildiğini ve kararların Yargıtay tarafından onandığını ileri sürdü.
Ancak yerel mahkemenin ve Yargıtayın, başvurucunun sunduğu benzer davalara ilişkin kararları neden farklı değerlendirdiğine dair bir açıklama yapmadığı belirlendi.
AYM: ÖNEMLİ İTİRAZLAR KARŞILANMADI
Başvuruyu inceleyen AYM, mahkemelerin delilleri değerlendirme ve hukuk kurallarını yorumlama yetkisinin bulunduğunu ancak davanın sonucunu etkileyebilecek önemli iddialara yeterli gerekçeyle yanıt verilmesi gerektiğini vurguladı.
Yüksek Mahkeme, başvurucunun sunduğu Yargıtay kararlarında, el halıcılığı dokuma işlerinde çalışan kişilerin sigorta başlangıç tarihlerinin tespitine ilişkin farklı sonuçlara ulaşıldığına dikkat çekti.
AYM, yerel mahkemenin ret kararında başvurucunun sunduğu benzer davalara ilişkin kararların neden dikkate alınmadığını tartışmadığını, Yargıtayın da bu itirazları gerekçeli biçimde karşılamadığını tespit etti.
Başvurucunun aynı koşullar altında çalışan kişilerin davalarının kabul edilmesine rağmen kendi davasının reddedilmesine ilişkin itirazlarının yeterli şekilde açıklığa kavuşturulmadığı sonucuna varıldı.
AYM, bu gerekçelerle Anayasa'nın 36'ncı maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle hükmetti.
YENİDEN YARGILAMA YAPILACAK
Yüksek Mahkeme, hak ihlalinin sonuçlarının giderilmesi amacıyla dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Kırklareli İş Mahkemesine gönderilmesine karar verdi.
Ayrıca 487,60 TL harç ve 40 bin TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 40 bin 487,60 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine hükmedildi.
AYM, verdiği ihlal kararının davanın mutlaka kabul edilmesi gerektiği anlamına gelmediğini de belirtti. Yeniden yapılacak yargılamada delillerin değerlendirilmesi ve davanın sonucuna karar verilmesi ilgili mahkemenin yetkisinde olacak.
Karar, sigorta başlangıç tarihi uyuşmazlıklarında mahkemelerin, davanın sonucunu etkileyebilecek nitelikteki benzer yargı kararlarına ilişkin itirazları gerekçeli biçimde değerlendirmesi gerektiğini ortaya koydu.
KARAR NE ANLAMA GELİYOR?
AYM'nin kararı, sigorta başlangıç tarihinin tespiti için açılan davalar açısından önemli bir hukuki güvenceye işaret ediyor. Buna göre mahkemeler, benzer koşullarda çalışan kişiler hakkında verilmiş farklı yargı kararlarını görmezden gelemeyecek. Davanın sonucunu etkileyebilecek nitelikteki emsal kararların neden dikkate alındığının veya alınmadığının gerekçeli biçimde açıklanması gerekiyor.
Ancak karar, geçmişte sigortasız çalışılan bütün sürelerin sigorta başlangıcı olarak kabul edileceği ya da başvurucunun sigorta başlangıç tarihinin doğrudan değiştirileceği anlamına gelmiyor. AYM, somut olayda gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine hükmetti. Yeniden yargılama yapacak mahkeme, başvurucunun itirazlarını ve sunduğu benzer kararları değerlendirerek yeni bir karar verecek.