
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan Tolga Akış hakkında iddianame hazırlandı. Akış, “müstehcenlik”, “uyuşturucu madde kullanma” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçlamalarıyla soruşturma konusu olmuştu.
İddianamede, Akış’ın Manifest grubunun konser organizasyonlarını ve finansal işlerini yürüttüğü, sahne performanslarının planlanmasında da rol aldığı belirtildi.
Savcılık, konserlerdeki dansların, kıyafetlerin ve sahne görüntülerinin toplumun edep ve haya duygularını zedeleyebileceğini değerlendirdi. Akış’ın yalnızca menajerlik faaliyetlerinde bulunmadığı, sahne şovlarının içeriğinin belirlenmesi ve yayımlanması süreçlerinde de sorumluluk üstlendiği ileri sürüldü.
Bu değerlendirmeler doğrultusunda Akış’ın “müstehcenlik” suçundan 6 aydan 3 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.
Süreç, fotoğrafçı Mesut Adlin’in Manifest grubu ve Tolga Akış hakkında sosyal medya ile YouTube üzerinden çeşitli iddialar ortaya atmasıyla gündeme gelmişti.
Akış’ın avukatı Kaya Pulat, 20 Ağustos’ta yapılan açıklamasında, Adlin’in iddiaları ve 21 Ağustos gecesindeki yayının ardından tehdit ve şantaj niteliğindeki eylemler gerekçesiyle suç duyurusunda bulunduklarını bildirmişti.
Mesut Adlin, yayımladığı yaklaşık 15 dakikalık videoda grup üyelerinin sözleşmeleri, gelir paylaşımı ve özel hayatları hakkında çeşitli iddialar ortaya atmıştı.
Adlin, üyelerle 10 yıllık sözleşmeler yapıldığını, Spotify ve YouTube gelirlerinin Tolga Akış tarafına bırakıldığını, konser gelirlerinden ise grup üyelerinin yüzde 10 pay aldığını öne sürmüştü.
Ayrıca Sueda Uluca’nın Berkcan Güven ile ilişkisi ve Hilal Yelekçi’nin Agah Uz ile ilişkisi nedeniyle grup içinde baskı yaşandığını iddia etmişti. Adlin, söz konusu süreçlerde üyelerin mobbinge maruz kaldığını da ileri sürmüştü.