İmamoğlu’nun ‘makam aracı’ davasında savunması: “Bedava tahsis edilen arabadan suç çıkarma girişimidir”

Ekrem İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde kişisel aracını makam aracı olarak kullanmasıyla ilgili davanın ilk duruşması görüldü. İmamoğlu, aracın bedelsiz tahsis edildiğini belirterek suçlamaları reddetti.

Haber Giriş Tarihi: 22.09.2026 16:24
Haber Güncellenme Tarihi: 22.09.2026 16:28
https://www.bursatanik.com/

Tutuklu İBB Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde kişisel aracını makam aracı olarak kullanmasına ilişkin davanın ilk duruşması Silivri’de görüldü. İmamoğlu, savunmasında aracın belediyeye bedelsiz tahsis edildiğini belirterek suçlamayı reddetti.

Büyükçekmece 21. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada İmamoğlu ile birlikte 12 sanık yargılanıyor. İddianamede İmamoğlu ve diğer sanıklar hakkında “görevi kötüye kullanma” suçlaması yöneltilirken, İmamoğlu için 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. İddianamede kamu zararının 122 bin 305 lira 70 kuruş olduğu öne sürülüyor.

“Bedava tahsis edilen arabadan suç çıkarma girişimi”

Savunmasına devam eden İmamoğlu, belediyenin kiralamayı planladığı aracın aylık maliyetinin yüksek olduğunu, bunun yerine kendi şirketine ait aracı belediyeye bedelsiz tahsis ettiğini söyledi.

İmamoğlu, “O dönem KDV dahil yanlış hatırlamıyorsam 7 bin 200 lira ihale, o günün rakamlarıyla 3 bin dolara tekabül eden, aylık kirası 3 bin doları aşan bir aracın kiralanması yerine ‘Buna gerek yok. İade edin. Bu arabayı belediyeye bedava tahsis edelim, şirketimin arabasıdır’ diyerek yapılan işlemden Ekrem’e suç çıkarma girişimidir” dedi.

İmamoğlu, “Benim aracım varsa milletin parasını neden makam aracına harcayayım?” diyerek işlemin kamu yararı gözetilerek yapıldığını savundu.

“Seçimle gelen seçimle gider”

Belediye başkanlığını daha pahalı araçlara veya makam odalarına sahip olmanın aracı olarak görmediğini söyleyen İmamoğlu, “Seçimle gelen seçimle gider” ifadelerini kullandı.

İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde makamı halkla bir arada olmak için kullandığını belirterek, görev yaptığı dönemlerde gecekondularda iftar sofralarına, pazar yerlerine, okullara ve esnafın bulunduğu alanlara gittiğini söyledi.

“Kusmuk hallerini yaşadık”

Savunmasında yargı süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan İmamoğlu, daha önceki davalarda tutuklanan kişilerin “itirafçı” olmaya zorlandığını ileri sürdü. İmamoğlu, bu durumu Yalçın Küçük’ün korku ve itirafçılık üzerine değerlendirmelerine atıf yaparak anlattı.

İmamoğlu, hukuk devletinde hakim, savcı, gazeteci, siyasetçi ve vatandaşların korkmadan yaşayabilmesi gerektiğini söyledi.

“Zihniyeti tartışalım”

İmamoğlu, davanın konusu olan aracın yanı sıra kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin başka örneklerin de tartışılması gerektiğini savundu.

Kendisinin görev yaptığı belediyelerde makam odası ve kişisel zevk alanları oluşturmadığını söyleyen İmamoğlu, “Onun için otomobili değil, biraz zihniyeti tartışalım” dedi.

İmamoğlu ayrıca kamu kaynaklarının makam araçları, lüks konutlar ve ayrıcalıklı yaşam alanları için kullanılmasını eleştirdi; farklı kamu görevlileri ve belediyelerdeki harcamalara ilişkin örnekler verdi.

Davanın iddianamesinde ise İmamoğlu’nun ortağı olduğu şirkete ait aracın makam aracı olarak kullanılması ve aracın yakıt, lastik, bakım ve onarım giderlerinin belediye bütçesinden karşılanması nedeniyle kamu zararına yol açıldığı ileri sürülüyor.